<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyarbakır &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/diyarbakir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Nov 2020 08:48:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>diyarbakır &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Serçava Diyarbakır!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/sercava-diyarbakir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/sercava-diyarbakir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Ahmet POLAT]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2020 08:48:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16263</guid>

					<description><![CDATA[Yıllardır süregelen vahşi terör saldırılarına karşı herkesi hayran bırakan başarılara imza atmış olan ülkemiz, bugün yeni tehditleri bertaraf etmenin arifesindedir. Uluslararası etki ajanlarının güdümünde hareket eden PKK, DAEŞ, FETÖ gibi terör örgütleri ülkemizde iç huzuru bozmak için yeni fırsatların peşine düşmüştür. nitekim hain terör örgütleri tarafından dünyanın pek çok yerinde gerçekleştirilen şiddet eylemleri, tarihin hiçbir döneminde görülemeyecek kadar onursuz bir şekilde icra edilmeye başlanmış; insanî değerlerden yoksun bu eylemler artık tüm dünyayı tehdit eder hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti şiddet eylemlerinden en fazla etkilenen ülkelerin başındadır. Çok değil, 15 yıl öncesine kadar neredeyse tek gündemi terör olan Türkiye, uzunca bir süredir verdiği mücadelenin sonuna yaklaşmıştır. Bayrağına sevda ile bağlı yurttaşlarımız teröristin karanlık ruh dünyasının, kafasının gerisinde bulunan alçak planların artık farkına varmıştır. Sokakları mayınlı çukurlarla doldurmak, hayata umutla bakması ve ülkesine önemli hizmetler vermesi beklenen gençleri hain emeller uğrunda kullanmak, çiçeği burnunda gencecik öğretmenleri hayattan koparmak, kamu güvenliğini tehdit ederek panik atmosferi oluşturmaya çalışmak gibi hepsi de kaostan ve anarşiden beslenen sinsi ve kanlı eylemlerde bulunmak, ülkesini seven insanların değil, ülkesini satmak için fırsat kollayanların işidir. Çocuk kaçırma, haraç, uyuşturucu ve insan ticareti başta olmak üzere kötülükte ve hainlikte sınır tanımayan terör örgütleri asla gerçekleştiremeyecekleri ideolojik amaçları için masum insanların hayatlarını &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yıllardır süregelen vahşi terör saldırılarına karşı herkesi hayran bırakan başarılara imza atmış olan ülkemiz, bugün yeni tehditleri bertaraf etmenin arifesindedir. Uluslararası etki ajanlarının güdümünde hareket eden PKK, DAEŞ, FETÖ gibi terör örgütleri ülkemizde iç huzuru bozmak için yeni fırsatların peşine düşmüştür. nitekim hain terör örgütleri tarafından dünyanın pek çok yerinde gerçekleştirilen şiddet eylemleri, tarihin hiçbir döneminde görülemeyecek kadar onursuz bir şekilde icra edilmeye başlanmış; insanî değerlerden yoksun bu eylemler artık tüm dünyayı tehdit eder hale gelmiştir.</p>



<p>Türkiye Cumhuriyeti şiddet eylemlerinden en fazla etkilenen ülkelerin başındadır. Çok değil, 15 yıl öncesine kadar neredeyse tek gündemi terör olan Türkiye, uzunca bir süredir verdiği mücadelenin sonuna yaklaşmıştır. Bayrağına sevda ile bağlı yurttaşlarımız teröristin karanlık ruh dünyasının, kafasının gerisinde bulunan alçak planların artık farkına varmıştır. Sokakları mayınlı çukurlarla doldurmak, hayata umutla bakması ve ülkesine önemli hizmetler vermesi beklenen gençleri hain emeller uğrunda kullanmak, çiçeği burnunda gencecik öğretmenleri hayattan koparmak, kamu güvenliğini tehdit ederek panik atmosferi oluşturmaya çalışmak gibi hepsi de kaostan ve anarşiden beslenen sinsi ve kanlı eylemlerde bulunmak, ülkesini seven insanların değil, ülkesini satmak için fırsat kollayanların işidir.</p>



<p>Çocuk kaçırma, haraç, uyuşturucu ve insan ticareti başta olmak üzere kötülükte ve hainlikte sınır tanımayan terör örgütleri asla gerçekleştiremeyecekleri ideolojik amaçları için masum insanların hayatlarını tehdit etmektedir. Türk’ü ile Kürt’ü ile Arap, Acem her rengiyle asırlardır kardeşlik hukukunun sembolü olmuş bir milleti ayrıştırmak, taze fidanlarını gelecekleriyle birlikte dağlarda soldurmak, bir üst aklın kılavuzluğuna sığınarak cennet vatanın aydınlık yarınlarını karartmak, herkesten çok bu ülkenin insanına zarar vermektedir. İnanıyoruz ki; camiler, hastaneler, okullar gibi kamusal alanlarda bile terör estirmekte beis görmeyenlerin her biri, adalet terazisi şaşmayan necip milletimizin maşeri vicdanında mahkum edilecek, yarın Hak divanında, şüphesiz, ağır hesap verecektir.</p>



<p>Bütün fitne tohumlarına ve uluslararası para babalarının finansal desteğine, hatta önde gelen istihbarat örgütlerinin şeytani stratejilerine ve taktiklerine rağmen milletimizi birbirine kırdıramayan şer güçler, şimdilerde Türkiye Cumhuriyeti’ni bölgesinde yalnızlaştırarak antidemokratik ülkeler sınıfına dâhil etmek ve şayet fırsat bulurlarsa ekonomik ambargolarla ve hatta askerî güçle hizaya getirmek gibi büyük bir hedefi gerçekleştirme çabası içine girmişlerdir. Çünkü sömürgeci karaktere sahip bu ülkeler Libya’da, Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, Somali’de, Sudan’da, Myanmar’da ve son olarak Karabağ’da Türkiye Cumhuriyeti bayrağı görecek olmanın hazımsızlığı içindedirler. Çünkü bunlar, İslam dünyasının ve günümüzde Müslümanların en gür sedası olan Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası arenada söz sahibi olma ihtimalinden büyük rahatsızlık duymaktadırlar.</p>



<p>Ülkemizde barışın ve huzurun teminatı için sürdürülen mücadelenin toplumun tüm katmanlarında muazzam destek gördüğünü bilmenin huzurunu yaşayan bizler, bu topraklarda binlerce yıldır süregelen kardeşlik bağının koparılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Asırlardır yeryüzünün her noktasına adalet ve merhamet taşıyan şanlı İslam akıncılarının yatağı olmuş Anadolu’nun tarihî misyonunu yeniden yüklenmesi; güzel yarınlarımızdan, umudumuzdan ve aydınlığımızdan taviz verilmemesi için elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Küresel savaş baronlarına kan servis eden yerli işbirlikçilerin sözde demokratik haklar adına gençlerimizi heba etmesine, bin yıllık barış ortamını dinamitlemesine ve cennet yurdumuzu cehenneme çevirmesine izin vermeyeceğiz.</p>



<p>İşbu sebeple; ülkemizin müstesna köşesi kadim medreseler şehri Muş’tan, Sultan Muhammed Alparslan’ın emaneti Malazgirt’ten peygamberler ve sahabîler ocağı Diyarbakır’a binlerce kez selam olsun!</p>



<p>“Serçava Diyarbakır!”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/sercava-diyarbakir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hacire Ana, HDP&#8217;nin &#8216;Kanton&#8217; Belediyeciliğini Sobeledi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hacire-ana-hdpnin-kanton-belediyeciligini-sobeledi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hacire-ana-hdpnin-kanton-belediyeciligini-sobeledi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 08:03:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=12235</guid>

					<description><![CDATA[Hacire Ana, HDP’nin kapısına dayandığında “Kayyım” gürültüsü yapanların derin bir sessizliğe gömüldüğünü fark ettik. Sel götürürken İstanbul’a uğramayanların “kayyım” ziyareti için gittiği Diyarbakır’daki HDP binasına dayanan acılı bir annenin çığlığını duymazdan geldiğini gördük. Zaman ayarlı twitlerle duyarlılık gösterisi yapan eski cumhurbaşkanı ve başbakanın, arka çıktıkları partinin kapısına dayanan annenin yürekleri delip geçen feryadı için bir tweeti esirgediğini izledik. Şehrin ve ülkemin kadın örgütlerinin, HDP kapısına oturduğu gerekçesiyle bir grup kudurmuş erkeğin saldırısına uğrayan bu acılı anneyi yok saydığını hep beraber anladık. Hacire Ana, HDP kapısına dayanarak çıkarılan “Demokrasi” gürültüsünün ne kadar yapay, sahte ve ikiyüzlüce olduğunu da böylece bütün Türkiye’ye göstermiş oldu. HDP belediyeciliğinin Güneydoğu’ya getirdiği tek düzen, PKK’nın kanton düzenidir. Hacire Ana, dayandığı kapının arkasında ne dolapların çevrildiğini ifşa ederek güneşin balçıkla sıvanamayacağını ortaya çıkardı. Demokrasi, özgürlük, adalet ve hatta insanlık gibi yüce değerlerin aslında HDP binasından geçemediğini, o kapının arkasında insanlık dışı bir düzenin döndüğünü açığa çıkardı. Devletin “kayyım” kararını “demokrasimiz için uygun olmamıştır” diye eleştirenlerin, PKK’nın kanton düzenini Güneydoğu’ya taşıyan HDP belediyeciliğine tek laf etmemesi ne kadar samimi ve tutarlı? Hacire Ana, HDP’nin kanton belediyeciliğine karşı isyan etmiş, dağa kaldırılan oğlu için tek başına “kral çıplak” diyerek kendilerini “mağdur” gösteren HDP’lilerin, sahte demokratların, demokratların, sözde ünlü siyasetçilerin, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hacire Ana, HDP’nin kapısına dayandığında “Kayyım” gürültüsü yapanların derin bir sessizliğe gömüldüğünü fark ettik.</p>
<p>Sel götürürken İstanbul’a uğramayanların “kayyım” ziyareti için gittiği Diyarbakır’daki HDP binasına dayanan acılı bir annenin çığlığını duymazdan geldiğini gördük.</p>
<p>Zaman ayarlı twitlerle duyarlılık gösterisi yapan eski cumhurbaşkanı ve başbakanın, arka çıktıkları partinin kapısına dayanan annenin yürekleri delip geçen feryadı için bir tweeti esirgediğini izledik.</p>
<p>Şehrin ve ülkemin kadın örgütlerinin, HDP kapısına oturduğu gerekçesiyle bir grup kudurmuş erkeğin saldırısına uğrayan bu acılı anneyi yok saydığını hep beraber anladık.</p>
<p>Hacire Ana, HDP kapısına dayanarak çıkarılan “Demokrasi” gürültüsünün ne kadar yapay, sahte ve ikiyüzlüce olduğunu da böylece bütün Türkiye’ye göstermiş oldu.</p>
<p>HDP belediyeciliğinin Güneydoğu’ya getirdiği tek düzen, PKK’nın kanton düzenidir. Hacire Ana, dayandığı kapının arkasında ne dolapların çevrildiğini ifşa ederek güneşin balçıkla sıvanamayacağını ortaya çıkardı. Demokrasi, özgürlük, adalet ve hatta insanlık gibi yüce değerlerin aslında HDP binasından geçemediğini, o kapının arkasında insanlık dışı bir düzenin döndüğünü açığa çıkardı.</p>
<p>Devletin “kayyım” kararını “demokrasimiz için uygun olmamıştır” diye eleştirenlerin, PKK’nın kanton düzenini Güneydoğu’ya taşıyan HDP belediyeciliğine tek laf etmemesi ne kadar samimi ve tutarlı?</p>
<p>Hacire Ana, HDP’nin kanton belediyeciliğine karşı isyan etmiş, dağa kaldırılan oğlu için tek başına “kral çıplak” diyerek kendilerini “mağdur” gösteren HDP’lilerin, sahte demokratların, demokratların, sözde ünlü siyasetçilerin, kadın örgütlerinin, medyanın ve bilumum müptezelin maskesini düşürmüştür.</p>
<p>Kurtuluş Tayiz/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hacire-ana-hdpnin-kanton-belediyeciligini-sobeledi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
