<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>covid 19 &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/covid-19/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2020 07:59:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>covid 19 &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Covid-19 ve İnanç Özgürlüğü</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/covid-19-ve-inanc-ozgurlugu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/covid-19-ve-inanc-ozgurlugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cemal Toptancı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 09:49:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14447</guid>

					<description><![CDATA[Dünya çapında küresel bir musibet yaşıyoruz. En son Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği rakamlara göre halen 4,5 milyon insanın Covid-19 hastalığına yakalandığını ve 400 bine yakın insanın da hayatını kaybettiğini biliyoruz.Bütün dünyayı adeta esir alan bu musibetten önce, günümüz dünya insanları olarak ırk, mezhep, din, vatan, bayrak ve devlet kavramlarının ve kutsalları sanki biz insanlar dizayn etmişiz gibi bir intiba içindeydik.Oysa dünyanın ne kadar küçük olduğunu, ve biz dünya insanlarının aynı evin içinde yaşadığımızı Çin’in Vuhan eyaletinde bu hastalığa ilk yakalanan Çinli Doktor Li Venliang bize aslında ölürken acıyla göstermiş oldu.Ülkemize musibetin gelişi alınan önlemlerle her ne kadar sonraları ulaştı ise de, nihayet dediğimiz gibi aynı dünyada yaşıyor olmamız bu süreci çok daha ötelere kaydırmaya imkân vermedi.Bu küresel hastalığa bugün itibariyle yakalanan hasta sayımız, 150 bine yakın olurken vefat eden vatandaşlarımızın sayısı ise 4 bin 55 olmuştur.Tedbirler devam ederken camilerimizin kapalı tutulması da bu bağlamda bizim jenerasyon içinde darbeler ve olağanüstü haller dışında ülke tarihimiz için bir ilk olmuştur.Önümüzde bir Ramazan Bayramında da aynı tedbirlerin devam edeceğini ve sokağa çıkmanın bayram sürecinde devam edeceği şimdiden belli olmuş durumda.Gelelim Hac mevsiminin de bu musibetin devam ettiği bu süreçte sağlıklı bir mevsim olmayacağı endişesi ve öngörüsü ilgililer için gündemde.Bugün gerek Diyanet İşleri Başkanımızın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya çapında küresel bir musibet yaşıyoruz. En son Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği rakamlara göre halen 4,5 milyon insanın Covid-19 hastalığına yakalandığını ve 400 bine yakın insanın da hayatını kaybettiğini biliyoruz.<br>Bütün dünyayı adeta esir alan bu musibetten önce, günümüz dünya insanları olarak ırk, mezhep, din, vatan, bayrak ve devlet kavramlarının ve kutsalları sanki biz insanlar dizayn etmişiz gibi bir intiba içindeydik.<br>Oysa dünyanın ne kadar küçük olduğunu, ve biz dünya insanlarının aynı evin içinde yaşadığımızı Çin’in Vuhan eyaletinde bu hastalığa ilk yakalanan Çinli Doktor Li Venliang bize aslında ölürken acıyla göstermiş oldu.<br>Ülkemize musibetin gelişi alınan önlemlerle her ne kadar sonraları ulaştı ise de, nihayet dediğimiz gibi aynı dünyada yaşıyor olmamız bu süreci çok daha ötelere kaydırmaya imkân vermedi.<br>Bu küresel hastalığa bugün itibariyle yakalanan hasta sayımız, 150 bine yakın olurken vefat eden vatandaşlarımızın sayısı ise 4 bin 55 olmuştur.<br>Tedbirler devam ederken camilerimizin kapalı tutulması da bu bağlamda bizim jenerasyon içinde darbeler ve olağanüstü haller dışında ülke tarihimiz için bir ilk olmuştur.<br>Önümüzde bir Ramazan Bayramında da aynı tedbirlerin devam edeceğini ve sokağa çıkmanın bayram sürecinde devam edeceği şimdiden belli olmuş durumda.<br>Gelelim Hac mevsiminin de bu musibetin devam ettiği bu süreçte sağlıklı bir mevsim olmayacağı endişesi ve öngörüsü ilgililer için gündemde.<br>Bugün gerek Diyanet İşleri Başkanımızın gerekse Dışişleri Bakanımızın yaptıkları açıklama da HAC farizesinin eda edileceği cihetinde kesin bir beyanatta bulunmayışları ayrıca bu konunun bizce Ramazan Bayramı sonrası çokça konuşulup tartışılacağını şimdiden söyleyelim.<br>Hac, dinimizin eda şartlarıyla sınırladığı bir farzımız. Bu konuda elbette ilahiyatçıların görüşlerine müracaat edip geçmişten günümüze Müslümanlarca eda edilen Hac mevsimleri için günümüzde engel görülen bir musibet yaşanmış mıdır, yaşanmışsa Müslümanların bu konuda tasarrufları ne olmuştur elbette ki Diyanet İşlerimiz buna cevap vermede yetkili olacaktır.<br>Ama önümüzdeki zaman dilimi içinde Hac farizasının eda edilmesinde bizce şimdiden tedbirlerimiz için bir saik olarak ertelenmesi hem ülkemiz gündeminden bir an önce düşmesine hem de bu konuda gereksiz tartışmaların önüne geçilmiş olacaktır.<br>Cemaatle kılınan vakit namazlarını ve Cuma namazlarını insanlarımızın hayatlarının riske edilmemesi açısından alınan tedbirlerle önlenmesi gibi Hac farizasının da bu minval üzere ertelenmesi mutlaka uygulanmalıdır.<br>Ancak, bazı tartışmaların da önünü kesme amaçlı olarak;<br>-Bu yıl kurada Hac’a gitmede isimleri çıkmış olan vatandaşlarımızın hakları zayi olmayacak şekilde gelecek mevsime ertelenmesi.<br>-Hac farizaları erteletilen vatandaşlarımızın vefatları halinde, bir vasiyetname ile kendi haklarını devredecekleri vekilleri içinde gitme imkânlarının sağlanması</p>



<p>-Bu konuda isteyen Hacı adaylarının Hac için ayırdıkları bütçelerini devletin denetiminde ilgili kurumları tarafından yoksul ve yardımı hak edenlere dağıtılması<br>-Kesecekleri Kurbanlarını da böylece memleketlerinde kesmeleri<br>Covid-19 Hastalığının ülkemizde görüldüğü Mart ayının ilk iki haftası içinde Umre’de bulunan vatandaşlarımız üzerinden anti program yapan inanç özgürlüğüne karşı duruş ve söz sergileyenlere de böylece yalan ve yanlış beyanlarıyla inançlı insanlara karşı hakaretlerin önüne de geçilmiş olur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/covid-19-ve-inanc-ozgurlugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlığın ev hapsi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/insanligin-ev-hapsi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/insanligin-ev-hapsi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2020 07:52:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[covid 19]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13827</guid>

					<description><![CDATA[Dünya üzerinde milyarlarca insan ev hapsinde. Kimi gönüllü kimi zorunlu. Ne fark eder? Aynı korkuyu, endişeyi hasılı trajediyi yaşıyor insanoğlu. Hep birlikte ve istisnasız. Krallar, kraliçeler, devlet başkanları, soylular, zenginler dahil. Savaş yıllarında ve sonrasında çektikleri sıkıntıları, açlığı, sefaleti anlatan dedeleriyle belki de benzer bir akıbeti yaşıyor olacak milyarlarca genç adam. Ataları savaşmış, ölen ölmüş kalanları ülkelerini yeniden imar etmişlerdi. Torunları hazıra kondular. Şimdi sıra onlarda. Bugünün torunlarının ileride kendi torunlarına anlatacakları ‘buhran yılları’ hikayeleri olacak. Ne yaşıyorsak bugün, anlatacağız bir gün. Sanırım hayatta kalanları zor günler bekleyecek. Yıkılan, bozulan her şeyi yeniden imar etmek zorundalar. Daha çok çalışacaklar, daha çok yorulacaklar. Günün sonunda sahip olduklarının kıymetini çok iyi bilecekler. Tuhaf ama gerçek! Dünya kurulduğu günden bu yana böylesi bir döngü var. Muhakkak bundan sonra da olacak. İçinizi bir ürperti kapladıysa, bir an karamsarlığa kapıldıysanız, canınız sıkıldıysa; boşuna. Sonbaharın gelmesi gibi bir şey. Ama son olmuyor o bahar. O yılın sonbaharı oluyor. Yeniden ilkbahar gelecek, ardından yaz. Demem o ki bir dönemin sonbaharını yaşıyor tüm dünya. İlkbahara hazırlanıyor. Siz de hazırlanın. ‘Ne zaman gelecek’ diye tasalanmayın. Gelecek elbet, rahat olun. Korona virüsün bir mesajı vardı tüm insanlığa. Herkes hissesine düşeni aldı. Dünyanın en zengin adamı olsanız ne olur? Virüs her &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>Dünya üzerinde milyarlarca insan ev hapsinde.</p>
<p>Kimi gönüllü kimi zorunlu.</p>
<p>Ne fark eder?</p>
<p>Aynı korkuyu, endişeyi hasılı trajediyi yaşıyor insanoğlu. Hep birlikte ve istisnasız. Krallar, kraliçeler, devlet başkanları, soylular, zenginler dahil.</p>
<p>Savaş yıllarında ve sonrasında çektikleri sıkıntıları, açlığı, sefaleti anlatan dedeleriyle belki de benzer bir akıbeti yaşıyor olacak milyarlarca genç adam.</p>
<p>Ataları savaşmış, ölen ölmüş kalanları ülkelerini yeniden imar etmişlerdi. Torunları hazıra kondular. Şimdi sıra onlarda. Bugünün torunlarının ileride kendi torunlarına anlatacakları ‘buhran yılları’ hikayeleri olacak.</p>
<p>Ne yaşıyorsak bugün, anlatacağız bir gün.</p>
<p>Sanırım hayatta kalanları zor günler bekleyecek. Yıkılan, bozulan her şeyi yeniden imar etmek zorundalar. Daha çok çalışacaklar, daha çok yorulacaklar.</p>
<p>Günün sonunda sahip olduklarının kıymetini çok iyi bilecekler.</p>
<p>Tuhaf ama gerçek! Dünya kurulduğu günden bu yana böylesi bir döngü var.</p>
<p>Muhakkak bundan sonra da olacak.</p>
<p>İçinizi bir ürperti kapladıysa, bir an karamsarlığa kapıldıysanız, canınız sıkıldıysa; boşuna. Sonbaharın gelmesi gibi bir şey. Ama son olmuyor o bahar. O yılın sonbaharı oluyor. Yeniden ilkbahar gelecek, ardından yaz. Demem o ki bir dönemin sonbaharını yaşıyor tüm dünya. İlkbahara hazırlanıyor.</p>
<p>Siz de hazırlanın.</p>
<p>‘Ne zaman gelecek’ diye tasalanmayın.</p>
<p>Gelecek elbet, rahat olun.</p>
<p>Korona virüsün bir mesajı vardı tüm insanlığa. Herkes hissesine düşeni aldı. Dünyanın en zengin adamı olsanız ne olur? Virüs her yerde! Uçağına atlayıp kaçacak bir yerin yok. Paris’te kahvaltı, Londra’da akşam yemeği; zor!</p>
<p>Markette ne kaldıysa onunla idare edeceksin.</p>
<p>Annene babana en son ne zaman sarıldın?</p>
<p>Yahut bir daha ne zaman sarılacaksın?</p>
<p>Sarılabilecek misin?</p>
<p>Allah bilir!</p>
<p>Henüz kaç gün oldu? Ama neleri özledik değil mi?</p>
<p>Hem de ne basit şeyleri.</p>
<p>Daha doğrusu basit sandığımız şeyleri. Oysa en kıymetli hazinemiz, özgürce aldığımız nefesmiş değil mi?</p>
<p>Neydi o açgözlülüğümüz?</p>
<p>Neydi o şımarıklığımız?</p>
<p>Dahası bencilliğimiz.</p>
<p>Virüs bir şey anlatıyor tüm insanlığa.</p>
<p>Ve son bir not.</p>
<p>Uyarılara harfiyen riayet edin. Koruyun, korunun. İsyan etmeyin, sabredin. Kötülerden uzak durun, onlara kulak asmayın. Asla şükürsüzlük yapmayın. Hamd edin. Ümitsiz olmayın. Allah’a sığının. İmkânınız varsa çevrenizdeki ihtiyaç sahiplerini gözetin.</p>
<p>Dua edin.</p>
<p>İlacı bulunacak elbet.</p>
<p>Şüphesiz çaba insandan, ilham Allah’tan.</p>
<p>Düşünüp hakkedelim öyleyse.</p>
<p>Turgay Güler/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/insanligin-ev-hapsi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir tek bizde var</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bir-tek-bizde-var/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bir-tek-bizde-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2020 07:53:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13805</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Ghebreyesus, rakamları verdi: Dünya, Koronavirüs salgınında ilk 100 bin vakaya 67 günde ulaştı. İkinci 100 binlik vakayı yakalamak 11 gün sürdü. Üçüncü 100 binlik vaka ise, sadece 4 gün içinde ortaya çıktı. Virüs, hızla yayılıyor… ABD Başkanı Trump, “Virüsle ilgili rakamlar, kesinlikle daha kötü olacak” değerlendirmesini yapıyor. Kanada Başbakanı, kelimenin tam anlamı ile isyan halinde. Kurallara uymayanlara “Yeter artık” diye sesleniyor: -Evinize gidin, evinizde kalın. Ünlü Tv sunucuları, hafta sonu sokaklara dökülenleri ekrandan teşhir edip, ağır ifadelerle yükleniyor: -Şunlara bakın. Bunların hepsi cahil. Kendi hayatlarını ve başkalarının hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Moron bunlar. Avrupa’daki ülkelerden hiç bahsetmeyeceğim. Çünkü çoğu çökmüş durumda… Hastaneler tıklım tıklım dolu. Böyle bir dönemde en fazla ihtiyaç duyulan solunum cihazları yetersiz. Hastaların çoğu ölüme terk edilmiş durumda. Sağlık personeli perişan. Doktorlar alabildiğine bitkin. İçine düştükleri durum vahim! Buna karşılık kimse çıkıp devleti suçlamıyor. Bir Allah’ın kulu algı peşinde koşmuyor. Sağlık Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na hakaret edenler çıkmıyor. Papazlar, din görevlileri ve kiliseler tartışma konusu yapılmıyor. Kimse yaşadığı ve ekmeğini yediği ülkeyi yerden yere vurmuyor. Muhalefet de açık aramak yerine, yürütülen mücadelede elini taşın altına koyuyor. Bu durum, sadece bize özgü bir hastalık! Türkiye, sadece virüsle savaşmıyor. Bir taraftan da bu hasta kafalar ve bozguncularla mücadele etmek zorunda kalıyor. İşimiz zor vesselam… ***Biz öyle bir ülkede yaşıyoruz ki… Bu ülke, yurt dışındaki 10 vatandaşını getirmek &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p><b>Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Ghebreyesus, </b>rakamları verdi: Dünya, <b>Koronavirüs </b>salgınında ilk <b>100 bin</b> vakaya <b>67 günde</b> ulaştı. İkinci <b>100 binlik</b> vakayı yakalamak <b>11 gün</b> sürdü. Üçüncü <b>100 binlik</b> vaka ise, sadece</p>
<p><b>4 gün</b> içinde ortaya çıktı.</p>
<p>Virüs, hızla yayılıyor…</p>
<p><b>ABD Başkanı Trump, “Virüsle ilgili rakamlar, kesinlikle daha kötü olacak”</b> değerlendirmesini yapıyor.</p>
<p><b>Kanada Başbakanı</b>, kelimenin tam anlamı ile isyan halinde. Kurallara uymayanlara <b>“Yeter artık”</b> diye sesleniyor:</p>
<p><b>-Evinize gidin, evinizde kalın.</b></p>
<p>Ünlü Tv sunucuları, hafta sonu sokaklara dökülenleri ekrandan teşhir edip, ağır ifadelerle yükleniyor:</p>
<p><b>-Şunlara bakın. Bunların hepsi cahil. Kendi hayatlarını ve başkalarının hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Moron bunlar.</b></p>
<p><b>Avrupa</b>’daki ülkelerden hiç bahsetmeyeceğim. Çünkü çoğu çökmüş durumda…</p>
<p>Hastaneler tıklım tıklım dolu. Böyle bir dönemde en fazla ihtiyaç duyulan solunum cihazları yetersiz. Hastaların çoğu ölüme terk edilmiş durumda. Sağlık personeli perişan. Doktorlar alabildiğine bitkin.</p>
<p>İçine düştükleri durum vahim!</p>
<p>Buna karşılık kimse çıkıp devleti suçlamıyor. Bir <b>Allah</b>’ın kulu algı peşinde koşmuyor. <b>Sağlık Bakanı, Başbakan</b> ve <b>Cumhurbaşkanı</b>’na hakaret edenler çıkmıyor. Papazlar, din görevlileri ve kiliseler tartışma konusu yapılmıyor. Kimse yaşadığı ve ekmeğini yediği ülkeyi yerden yere vurmuyor.</p>
<p>Muhalefet de açık aramak yerine, yürütülen mücadelede elini taşın altına koyuyor.</p>
<p>Bu durum, sadece bize özgü bir hastalık! <b>Türkiye</b>, sadece virüsle savaşmıyor. Bir taraftan da bu hasta kafalar ve bozguncularla mücadele etmek zorunda kalıyor.</p>
<p>İşimiz zor vesselam…</p>
<p><center><center><b>***</b></center></center>Biz öyle bir ülkede yaşıyoruz ki…</p>
<p>Bu ülke, yurt dışındaki 10 vatandaşını getirmek için bile uçak kaldırıyor. İhtiyaç duyan ülkelere maske ve sağlık malzemeleri gönderiyor. Yetmiyor, maske üretimini artırıp, kendi solunum cihazını üretiyor. 65 yaş üstü vatandaşlarının çarşı-pazar alışverişlerini yapıyor. İhtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını kapısına kadar götürüyor.</p>
<p>Kit gerekirse kit satın alıyor; ayrıca kendi üretimini hızlandırıyor. Çin’den ilaç getiriyor. <b>Japon</b> patentli <b>Favipiravir</b> haplarını virüs tedavisinde kullanıp, sonuç almaya çalışıyor.</p>
<p>Çırpınıyor kısaca…</p>
<p>Üstelik, ülkeyi yönetenler kendi vatandaşlarını da azarlamıyor. Sadece nazik bir dille onları uyarıyor.</p>
<p>Vurguncunun, bozguncunun üzerine gidiyor. Sadece İstanbul’da kaçak üretilen 25 bin maskeye el koyuyor.</p>
<p>Mobilizasyonu kısıtlamak, sosyal izolasyonu gerçekleştirmek ve salgının en asgari hasarla atlatılması için gereken tedbirleri alıyor. Hastalığı kontrol altında ve mücadele edilebilir seviyede tutmak için ne gerekiyorsa yapıyor.</p>
<p>Daha ne olsun?</p>
<p>Yetmiyor, bu mücadeleyi baltalamak isteyenlerin tepesine de biniyor. Sosyal medyayı denetim altında tutmaya çalışıyor. Bozgunculara ve ülke düşmanlarına operasyonlar düzenliyor.</p>
<p>İyi de gidiyor…</p>
<p>Çevremize şöyle bir bakın. Biz, bütün engelleme çabalarına ve her türlü saldırıya rağmen pek çok ülkeden iyiyiz. Herkes ne yapacağını biliyor. Panik yok ve herkes görevinin başında.</p>
<p><b>Avrupa’</b>nın durumuna düşmedik ve düşmeyeceğiz inşallah.</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bir-tek-bizde-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVİD-19&#8217;un yansıttıkları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/covid-19un-yansittiklari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/covid-19un-yansittiklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 09:45:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[covid 19]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Hacısalihoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13801</guid>

					<description><![CDATA[Covid-19 küresel tehdidi tüm hızıyla dünyayı etkilemeye devam ediyor. Henüz virüsün tüm yönleriyle karakteri konusunda eksizsiz tüm bilgilere sahip değiliz. Ancak şurası açık ki, bundan böyle yeni bir dönemin içindeyiz ve buna ilişkin küresel düzeyde yeni değişimlerin baskısı altındayız. Aslında küresel düzeyde hemen her kesimi ve her ülkeyi etkileyecek bir dizi denklemin yeniden oluşacağı yeni bir düzenin başlangıcındayız. Her şey den önce dünya ölçeğinde, Covid-19 ortaya çıkana kadar her gün onunla yatıp kalktığımız birçok sorunu unutmuş durumdayız. Diğer tüm sorunlar ve çıkar hesapları Covid-19’un gerisine düşmüş durumda. Bugüne değin bizi meşgul eden diğer birçok sorunun, adeta yapay olduğunu bize düşündürtecek kadar, Covid-19 gündemi tersyüz etmiş durumda. Her bakımdan yeni bir algı, duygu ve düşünce fazındayız. Bu noktada bazı gerçeklerinde su yüzüne çıktığına tanık oluyoruz. Sınırsızlık Avrupası’nın yaşadığı buhranın aslında içten içe siyasi, stratejik, güvenlik hatta sosyolojik açıdan nasıl açıklar bıraktığını Corona virüsünün yayılım hızı ve karakteri gösterdi. İtalya’nın yaşadığı buhranı, sadece İtalya yönetiminin değil, Avrupa Birliği’nin (AB) de yönetmede ki zaafları fark edildi. Her şeyden önce sınırlarının olmadığı AB’nin bir ülkesindeki büyük buhrana, Birlik mekanizmalarının yeterince destek olmaması veya olamaması bu noktadaki en çarpıcı zaafıydı. Fransa ve İspanya’nın da Covid-19 mücadelesinde yaşadıkları, benzer zaafların ürünüydü. Diğer yandan İngiltere’nin, Covid-19 mücadelesinin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>Covid-19 küresel tehdidi tüm hızıyla dünyayı etkilemeye devam ediyor. Henüz virüsün tüm yönleriyle karakteri konusunda eksizsiz tüm bilgilere sahip değiliz.</p>
<p>Ancak şurası açık ki, bundan böyle yeni bir dönemin içindeyiz ve buna ilişkin küresel düzeyde yeni değişimlerin baskısı altındayız. Aslında küresel düzeyde hemen her kesimi ve her ülkeyi etkileyecek bir dizi denklemin yeniden oluşacağı yeni bir düzenin başlangıcındayız.</p>
<p>Her şey den önce dünya ölçeğinde, Covid-19 ortaya çıkana kadar her gün onunla yatıp kalktığımız birçok sorunu unutmuş durumdayız. Diğer tüm sorunlar ve çıkar hesapları Covid-19’un gerisine düşmüş durumda. Bugüne değin bizi meşgul eden diğer birçok sorunun, adeta yapay olduğunu bize düşündürtecek kadar, Covid-19 gündemi tersyüz etmiş durumda. Her bakımdan yeni bir algı, duygu ve düşünce fazındayız.</p>
<p>Bu noktada bazı gerçeklerinde su yüzüne çıktığına tanık oluyoruz. Sınırsızlık Avrupası’nın yaşadığı buhranın aslında içten içe siyasi, stratejik, güvenlik hatta sosyolojik açıdan nasıl açıklar bıraktığını Corona virüsünün yayılım hızı ve karakteri gösterdi.</p>
<p>İtalya’nın yaşadığı buhranı, sadece İtalya yönetiminin değil, Avrupa Birliği’nin (AB) de yönetmede ki zaafları fark edildi. Her şeyden önce sınırlarının olmadığı AB’nin bir ülkesindeki büyük buhrana, Birlik mekanizmalarının yeterince destek olmaması veya olamaması bu noktadaki en çarpıcı zaafıydı.</p>
<p>Fransa ve İspanya’nın da Covid-19 mücadelesinde yaşadıkları, benzer zaafların ürünüydü.</p>
<p>Diğer yandan İngiltere’nin, Covid-19 mücadelesinin en koyu yerinde yöntem değiştirmeye çalışmasının olumsuzlukları, İngiltere imajını zedeleyen sonuçlar doğurmuştur. Tarih boyu derin stratejik aklıyla davrandığı bilinen bir ülkenin, Covid-19 stratejisini tam olarak belirleyememiş olması bu sonucun sebebi olmuştur.</p>
<p>AB içinde Almanya’nın farklı tutumu ise, AB içinde daima çok farklı bir konumda pozisyon almasının bir kez daha açığa çıkmasının göstergesi olmuştur.</p>
<p>Çin’in Covid-19 mücadelesinde benimsediği yöntemler ve bunları uygulama disiplini, geçmişten çok farklı bir güç potansiyeline eriştiğinin kanıtı olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>ABD ise yaşadığı liderlik sorununu tam olarak aşamadığının sonuçlarıyla meşgul. Bilimsel ve teknolojik altyapısına ve üstünlüğüne rağmen, Covid-19 mücadelesin de yaşadığı yer yer çaresizlikler, küresel gücündeki aşınma fazının içinde olmasını ve bu fazın etkilerini hızlandırıcı sonuçlar üretebileceğini işaretliyor.</p>
<p>Türkiye ise bir süredir büyük bir mücadele olarak başlattığı, hemen her alanda milli hamlelerinin olumlu sonuçlarından yararlandı. Covid-19 mücadelelinde erken alınan önlemler, devlet ciddiyeti, sorumluluğunu ve titizliğini hissettiren tutumlar, her bakımdan fark edildi. Sağlık altyapısının birçok açıdan yeterli olması, başta Şehir Hastaneleri olmak üzere, son dönemde teknolojik donanımdaki artış güven veren sonuçlar üretti.</p>
<p>Şayet alınan kararlara ve önlemlere halkımızın da harfiyen uyması mümkün olursa, bu sürecin en az zararla atlatılacak ülkelerden olacağı görülüyor.</p>
<p>Bir başka husus ise; Covid-19 mücadelesinde sosyal devlet niteliğinin öneminin anlaşılmasıdır ki, Türkiye bu konuda; ABD başta olmak üzere birçok Batı ülkesinin çok önünde olduğunu ortaya koymuştur. ABD’de Covid-19 hastalarının karşı karşıya kaldığı hastane faturalarının astronomik rakamları bu durumun en çarpıcı örneğidir.</p>
<p>Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/covid-19un-yansittiklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
