<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ceza ve infaz kanunu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/ceza-ve-infaz-kanunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2020 22:37:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>ceza ve infaz kanunu &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anayasa Mahkemesi Bu Kanunu İptal Eder mi?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/anayasa-mahkemesi-bu-kanunu-iptal-eder-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/anayasa-mahkemesi-bu-kanunu-iptal-eder-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2020 13:49:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ceza ve infaz kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13920</guid>

					<description><![CDATA[Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının fazla olması, Corona virüsü, cböyle bir düzenlemeyi zorunlu halde, Kanun teklifi, Ak Parti ve MHP li milletvekilleri tarafından meclise sunuldu, Cumhur ittifakına kensup olan partilerin oylarıyla kabul edildi. Muhalefet partileri, kanun teklifinin meclise sunulduğu andan itibaren kanuna itiraz ettiler. Muhalefet partileri, terörle mücadele kanunu kapsamında olan tutuklu ve hükümlü olanların cezaların indirilmesini, bütün tutuklu ve hükümlü olanların yararlanmasını isterken, bir kısmı, corona kapsamında alınan tedbirleri uygulamaları eleştirmeyi tercih etti. İtiraz sebepleri farklı olsa da, kanun teklifine muhalefet ortak paydasında bir araya geldiler. Muhalefet partileri, gerek meclisteki görüşmeleri sırasında, gerekse meclis dışında,&#160; bu kanununun af kanunu olduğunu, af kanunlarında, meclisin beşte üçünün (360 milletvekilinin) kabul oyu gerektiğini, bu kanunda tutuklu ve hükümlüler arasında ayırım yapıldığını, bunun anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürerek, Anayasa mahkemesine götüreceklerini söylediler. Bu kanundan önce, ceza indirimine, şartlı salıvermeye yönelik birçok kanun (12.04.1991 tarih, 3713 sayılı TMK, geçici maddeleri, 28.08.1999 tarih ve 4454 sayılı Basın yoluyla işlenen bazı suçların ertelenmesine dair kanun, Rahşan Ecevit&#8217;in önerisiyle çıkarılan, 21.12.2000 tarih ve 4616 sayılı, devlete karşı işlenen suçlar dışındaki suçlara erteleme veya şartlı salıverme kanunu) çıkarılmış, bu kanunların bazı hükümlerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa mahkemesinin bu konuda nasıl bir karar vereceğini tahmin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının fazla olması, Corona virüsü, cböyle bir düzenlemeyi zorunlu halde, Kanun teklifi, Ak Parti ve MHP li milletvekilleri tarafından meclise sunuldu, Cumhur ittifakına kensup olan partilerin oylarıyla kabul edildi. Muhalefet partileri, kanun teklifinin meclise sunulduğu andan itibaren kanuna itiraz ettiler. Muhalefet partileri, terörle mücadele kanunu kapsamında olan tutuklu ve hükümlü olanların cezaların indirilmesini, bütün tutuklu ve hükümlü olanların yararlanmasını isterken, bir kısmı, corona kapsamında alınan tedbirleri uygulamaları eleştirmeyi tercih etti. İtiraz sebepleri farklı olsa da, kanun teklifine muhalefet ortak paydasında bir araya geldiler. Muhalefet partileri, gerek meclisteki görüşmeleri sırasında, gerekse meclis dışında,&nbsp; bu kanununun af kanunu olduğunu, af kanunlarında, meclisin beşte üçünün (360 milletvekilinin) kabul oyu gerektiğini, bu kanunda tutuklu ve hükümlüler arasında ayırım yapıldığını, bunun anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürerek, Anayasa mahkemesine götüreceklerini söylediler.</p>
<p>Bu kanundan önce, ceza indirimine, şartlı salıvermeye yönelik birçok kanun (12.04.1991 tarih, 3713 sayılı TMK, geçici maddeleri, 28.08.1999 tarih ve 4454 sayılı Basın yoluyla işlenen bazı suçların ertelenmesine dair kanun, Rahşan Ecevit&#8217;in önerisiyle çıkarılan, 21.12.2000 tarih ve 4616 sayılı, devlete karşı işlenen suçlar dışındaki suçlara erteleme veya şartlı salıverme kanunu) çıkarılmış, bu kanunların bazı hükümlerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa mahkemesinin bu konuda nasıl bir karar vereceğini tahmin etmek için, bu davalarda vermiş olduğu kararlara bakmak gerekiyor. Anasasa Mahkemesi bu konuda çok sayıda karar vermiş, kararların büyük çoğunluğu, iptal başvurularının reddi yönünde olmuştur. Muhalefet partilerin ıssarla vurguldığı, suçlar arasında ayırım yapmasını (yasa koyucunun takdirinde olduğunu belirterek) anayasaya aykırı görmemiştir. Ak Parti’nin ve MHP’nin, AYM’nin bu içtihatlardan aldığı cesaretle böyle bir kanun teklifi hazırladığını düşünüyorum. Anayasa Mahkemesinin önceki içtihatlarını dikkate aldığımızda, yasanın özüne dokunmayacağını, bazı hükümlerin iptaline karar verse bile son derece sınırlı olacağını söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Özetle</strong>, 7242 Sayılı bu kanun, olumlu düzenlemeler içerse ve 2005 yılında ceza sisteminde yapılan değişikliğin bazı olumsuz sonuçlarını tamire yönelik olsa da, yüzbinden fazla tutuklu ve hükümlü tahliye edilmeye başladığında, infaz sisteminde yapılan olumlu düzenlemeler değil, serbest bırakılan hükümlülerin işledikleri suçlar ve bu suçların mağdurları tartışılacaktır. Muhalefet cephesinin yapacağı eleştiriler, bana göre iktidar cephesini etkilemeyecek, daha ziyade, muhalefet cephesindeki bağları güçlendirecektir. Ak Parti, önümüzdeki yıllarda, yeniden böyle bir durumla karşılaşmak istemiyorsa, “ceza sistemini” yeni baştan ele alması, bunun için suçları önlemeye yönelik sosyal politikaları devreye koyması, ceza kanunlarındaki cezaları makul seviyelere indirmesi, (acilen) alternatif çözüm yollarını devreye sokması, suçları ve cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısını azaltması, cezaevindeki suçluların ıslahına önem vermesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Cüneyt Toraman</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/anayasa-mahkemesi-bu-kanunu-iptal-eder-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böyle Bir Kanuna Niçin İhtiyaç Duyuldu?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ceza-ve-infaz-kanununda-degisiklikler-ii/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ceza-ve-infaz-kanununda-degisiklikler-ii/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2020 11:59:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ceza ve infaz kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13899</guid>

					<description><![CDATA[Böyle bir kanuna niçin ihtiyaç duyuldu? Ak Partinin tek başına iktidara geldiği 2002 yılından bugüne kadar, af veya ceza indiriminin gündeme gelmediğinin  Cumhur ittifakının ortaklarından MHP’nin bu konudaki sözlü ve yazılı teklifinin uzun süre dikkate almadığının altını çizmek gerekiyor. Bu durum, Ak Partinin, affa veya ceza indirimine sıcak bakmadığını gösteriyor. Esasen, bundan önceki af ve ceza indirimi tecrübeleri de, toplumun bu tür tasarrufları benimsemediğini gösteriyor. Ancak tutuklu ve hükümlü sayısının cezaevi kapasitesinin epey üzerine çıkması, corona virüsünün (covid-19) Türkiye’de Mart ayındaki yayılma hızı, böyle bir kanun teklifini kaçınılmaz hale getirdi. Burada, bu kanunun temel sebeplerinden biri olan cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışın sebeplerine değinmek gerekiyor. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının artmasında en önemli nedeni, 2005 yılında yapılan kapsamlı değişikliklerdir. Bu tarihte, yürürlükte bulunan (eski) ceza kanunu, ceza muhakemesi kanunu yürürlükten kaldırılmış, yeni ceza kanunu ve yeni ceza mhakemesi kanunu yürürlüğe girmiş, infaz kanunlarında önemli değişikler yapılmıştır. 765 Sayılı (eski) ceza kanunu döneminde, (kabaca) davaların yarısı beraatle sonuçlanmakta, kalanın yarısı zamanaşımı ve şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmekte, dörtte birinde de mahkumiyete karar verilmekteydi. Mahkumiyetine karar verilenlerin bir kısmının cezası ertelenmekte, bir kısmının hapis cezası para cezasına çevrilmekte, hapis cezasına mahkum edilenler de, cezanın üçte birini yatıp tahliye olmaktaydı. 2005 yılında, zamanaşımını &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Böyle bir kanuna niçin ihtiyaç duyuldu?</strong></p>
<p>Ak Partinin tek başına iktidara geldiği 2002 yılından bugüne kadar, af veya ceza indiriminin gündeme gelmediğinin  Cumhur ittifakının ortaklarından MHP’nin bu konudaki sözlü ve yazılı teklifinin uzun süre dikkate almadığının altını çizmek gerekiyor. Bu durum, Ak Partinin, affa veya ceza indirimine <strong>sıcak bakmadığını</strong> gösteriyor. Esasen, bundan önceki af ve ceza indirimi tecrübeleri de, toplumun bu tür tasarrufları benimsemediğini gösteriyor. Ancak tutuklu ve hükümlü sayısının cezaevi kapasitesinin epey üzerine çıkması, corona virüsünün (covid-19) Türkiye’de Mart ayındaki yayılma hızı, böyle bir kanun teklifini kaçınılmaz hale getirdi. Burada, bu kanunun temel sebeplerinden biri olan cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki <strong>artışın sebeplerine</strong> değinmek gerekiyor.</p>
<p>Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının artmasında en önemli nedeni, 2005 yılında yapılan kapsamlı değişikliklerdir. Bu tarihte, yürürlükte bulunan (eski) ceza kanunu, ceza muhakemesi kanunu yürürlükten kaldırılmış, yeni ceza kanunu ve yeni ceza mhakemesi kanunu yürürlüğe girmiş, infaz kanunlarında önemli değişikler yapılmıştır. 765 Sayılı (eski) ceza kanunu döneminde, (kabaca) davaların yarısı beraatle sonuçlanmakta, kalanın yarısı zamanaşımı ve şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmekte, dörtte birinde de mahkumiyete karar verilmekteydi. Mahkumiyetine karar verilenlerin bir kısmının cezası ertelenmekte, bir kısmının hapis cezası para cezasına çevrilmekte, hapis cezasına mahkum edilenler de, cezanın üçte birini yatıp tahliye olmaktaydı. 2005 yılında, zamanaşımını süresi artırılmasıyla, (infaz kanununda ½ olan) infaz sürelerinin 2/3 e çıkarılmasıyla cezaevinde kalma oranı (otomatikman) <strong>ikiye katlandı</strong>.</p>
<p>Kolluk kuvvetine yapılan takviyelerle (ve teknolojide gelişmelerle) failin kısa sürede yakalanıp, Hakim ve savcı sayısının artırılarak yargılama süresinin kısalmasıyla, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı hızla artmaya başladı. Ceza sistemini havuza benzetecek olursak, yeni ceza sistemiyle, havuzun suyunu tahliye eden bazı delikler tıkanıp, bazıları daraltılırken, havuza giren su miktarı artırıldı. Suçları önlemeye yönelik sosyal politikaların dikkate alınmadığı bir ceza sisteminde, sistemin (döngünün) tıkanmaması için, alternatif çözüm kanallarının açılması, (eski) ceza kanunundaki cezaların indirilmesi, yeni cezaevleri inşa edilmesi gerekiyordu. Eski ceza sistemi kaldırılıp, yeni bir ceza sistemi inşa edilirken, bu sistemi inşa eden bu kanunları hazırlayan teknik kadronun<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> ve siyasi iradenin, yeni sistemin sonuçlarının dikkate alınması (buna göre düzenleme yapılması) gerekirdi. <strong>Simülatör</strong> vasıtasıyla, beşer yıllık periyodlarla cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı hesaplanabilir, buna göre düzenleme yapılabilirdi. Kapsamlı reform çalışmaları sırasında geleceğe yönelik böyle bir hesaplama yapılmadığı için, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı her geçen gün artmaya başladı. Bu süreçte, çok sayıda yeni cezaevleri inşa edilmesine rağmen, cezaevlerinin kapasitesi yetersiz kaldı.</p>
<p>Buna, Türkiye’nin içinde bulunduğu <strong>olağanüstü durumu</strong>, ABD’nin (devletin kılcal damarlarına sızan) FETÖ terör örgütü vasıtasıyla “hükümeti devirmeye” yönelik operasyonlarını, 15 Temmuz darbe teşebbüsünü ve FETÖ, PKK ve İŞİD terör örgütüne yönelik soruşturma ve kovuşturma kapsamında, (yaklaşık) 37.000 civarında tutuklu ve hükümlüyü ilave ettiğimizde, cezaevlerinin kapasitesinin niçin aşıldığını anlayabiliriz. Adalet Bakanlığının açıklamalarına göre, 1 Mart 2020 tarihi itibariyle, 235.000 kapasitesi olan cezaevlerinde (257.000’i hükümlü, 43.000’i tutuklu olmak üzere), 300.000 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Bu istatistik, kapasitenin üzerinde 65.000 tutuklu ve hükümlü olduğu anlamına geiyor.</p>
<p>Hükümetin, bu kanunla, infaz sürelerini eski hale getirmesi, cezaevinde kalma süresini azalttacağı açıktır. Ancak sadece infaz süresinde yapılan indirim, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışı azaltmaya yeterli değildir. Yukarıdaki örnekten hareketle, infaz süresinin 2/3 ten ½ ye indirilmesiyle, sadece havuzun tahliye borularından birinin çapı genişletilmiş, diğer tahliye kanalları hala tıkalıdır. Havuza akan su miktarında azalma olmayıp, havuza akan su miktarı, tahliye edilen su miktarından <strong>hala daha fazladır.</strong> Hükümet, bundan sonra böyle bir kanununun gündeme gelmesini istemiyorsa, daha kalıcı düzenlemeler yapması gerekiyor. Türkiye’deki cezalar Avrupa ülkelerindeki cezalarl kıyaslandığında, bizdeki cezaların çok yüksektir. Yeni ceza kanunu hazırlanırken, cezalar makul bir seviyeye indirilseydi, böyle bir kanuna gerek kalmayabilirdi. Ak Partinin önde gelen isimlerinin bazı suçlara verilen cezaları az bulması, verilen cezaları eleştirmesi, yeni kanunda bile bazı suçların cezalarını artırması, “sistemdeki tıkanıklığın” sebebini anlayamadğını gösteriyor. Suç istatistiklerine göre, cezaları artırılan suçlarda azalma olmaması, bu yöntemin etkili olmadığını gösteriyor. Suçları önlemenin en etkili yolu, (suçları önlemeye yönelik) sosyal politikalardır. Suç oranları, sosyal politikaların başarısı oranında suç oranı azalabilir. Bundan sonra, suç işleyenlerin ıslahı önem taşımaktadır. Suç işleyenler, amatör olarak girmekte profesyonel olarak çıkmaktadır. Cezasını tamamlayıp, cezaevinden tahliye edilenlerin önemli bir kısmının tekrar suç işleyip cezaevine girmesi, mevcut sistemin, suç işleyenleri ıslah etmediğini göstermektedir.</p>
<p>(Devam Edecek)</p>
<p>[1]2005 yılında yürürlüğe giren, (5237 sayılı) Türk Ceza Kanunu, üç kişilik bir komisyon (Prof.Dr.Adem Sözüer, Prof.Dr.İzzet Özgenç, Prof.Dr.Ahmet Gökçen)  tarafından hazırlanmıştır.</p>
<p><strong>Cüneyt Toraman</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ceza-ve-infaz-kanununda-degisiklikler-ii/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ceza ve İnfaz Kanunu&#8217;nda Değişiklikler</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ceza-ve-infaz-kanununda-degisiklikler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ceza-ve-infaz-kanununda-degisiklikler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2020 07:39:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yörünge Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ceza ve infaz kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13889</guid>

					<description><![CDATA[Ak Parti ve MHP milletvekilleri, 31 Mart 2020 tarihinde, Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, İnfaz Kanunu başta olmak üzere toplam 11 kanunda değişiklik yapan (70 maddelik) Kanun Teklifini, meclise sundu.  Meclis Adalet Komisyonunda beş maddede değişiklik yapılıp kabul edildikten sonra, 7 Nisan’da meclis genel kuruluna geldi. Meclis gernel kurulunda yapılan görüşmelerin ardından, 14 Nisan’da oylanarak kabul edildi. Cumhurbaşkanının onayını takiben 7242 Sayılı Kanun, 15.04.2020 tarihinde resmi gazetede yayınlarak yürürlüğe girdi. Bu kanundan (ceza indiriminden) yüzbinden fazla kişi yararlanacak, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı epey azalacak. Muhalefet partilerinin kamuoyuna yapmış oldukları açıklamalarına istinaden, birkaç gün içinde, bu kanunun iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine başvuracaklarını tahmin ediyorum. Bu konda son sözü, (her zaman olduğu gibi) Anayasa Mahkemesi söyleyecek. Ya iptal başvurusunun reddine karar verecek, ya da, kanunun bazı hükümlerin iptaline karar verip, kapsamını genişletecek, ya da meclisten yeniden düzenleme yapmasını isteyecek. Kanun, hangi konuda değişiklikler getiriyor? 15.04.2020 tarihli resmi gazetede yayınlararak yürürlüğe giren kanun, çok sayıda kanunda değişiklik yapıyor. Kabaca tasnif edecek olursak, infaz sürelerini azaltıyor, koşullu salıverme denetimli serbestlik süresini uzatıyor, infaz sisteminde önemli değişiklikler getiriyor. Açık cezaevlerinde olanlara (cezalarını evde çekmek üzere) 2 ay izin veriliyor. Cumhurbaşkanı bu süreyi 3 defa uzatabiliyor. Cezaların büyük bir kısmının infaz süresi azaltırırken, bazı suçların &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ak Parti ve MHP milletvekilleri, 31 Mart 2020 tarihinde, Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, İnfaz Kanunu başta olmak üzere toplam 11 kanunda değişiklik yapan (70 maddelik) Kanun Teklifini, meclise sundu.  Meclis Adalet Komisyonunda beş maddede değişiklik yapılıp kabul edildikten sonra, 7 Nisan’da meclis genel kuruluna geldi. Meclis gernel kurulunda yapılan görüşmelerin ardından, 14 Nisan’da oylanarak kabul edildi. Cumhurbaşkanının onayını takiben <strong>7242 Sayılı Kanun</strong>, 15.04.2020 tarihinde resmi gazetede yayınlarak yürürlüğe girdi. Bu kanundan (ceza indiriminden) yüzbinden fazla kişi yararlanacak, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı epey azalacak. Muhalefet partilerinin kamuoyuna yapmış oldukları açıklamalarına istinaden, birkaç gün içinde, bu kanunun iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine başvuracaklarını tahmin ediyorum. Bu konda son sözü, (her zaman olduğu gibi) Anayasa Mahkemesi söyleyecek. Ya iptal başvurusunun reddine karar verecek, ya da, kanunun bazı hükümlerin iptaline karar verip, kapsamını genişletecek, ya da meclisten yeniden düzenleme yapmasını isteyecek.</p>
<p><strong>Kanun, hangi konuda değişiklikler getiriyor?</strong></p>
<p>15.04.2020 tarihli resmi gazetede yayınlararak yürürlüğe giren kanun, çok sayıda kanunda değişiklik yapıyor. Kabaca tasnif edecek olursak, infaz sürelerini azaltıyor, koşullu salıverme denetimli serbestlik süresini uzatıyor, infaz sisteminde önemli değişiklikler getiriyor. Açık cezaevlerinde olanlara (cezalarını evde çekmek üzere) 2 ay izin veriliyor. Cumhurbaşkanı bu süreyi 3 defa uzatabiliyor. Cezaların büyük bir kısmının infaz süresi azaltırırken, bazı suçların cezası artırılıyor. Bu kanundan önce, mahkemelerce hükmolunan (ve kesinleşen) terör suçları için ¾, diğer suçlarda 2/3 olan ceza infaz süreleri, yeni kanunla, (¾, 2/3 ve ½ olmak üzere) <strong>üç kademeli</strong> bir sisteme geçiliyor. Terör suçlarında ¾ olan infaz oranı, aynen muhafaza ediliyor. Bazı suçlarda 2/3 olan infaz süresi aynen muhafaza edilirken, bu suçların dışında kalan suçların 2/3 olan infaz süresi ½ ye indiriliyor. 765 sayılı (eski) ceza kanununda infaz süresi, terör suçlarınde ¾, diğer suçlar için ½ uygulanmaktaydı. Son değişiklikle, (sınırlı sayıda suçta 2/3 oranı muhafaza edilirken) eski sistemdeki orana (½ ye) <strong>geri dönülmüş</strong> oldu. Örneğin, bundan önce, 10 yıl ceza alan ve 2/3 oranına göre 6,66 yıl hapis yatması gereken birinin infaz süresi ½ ye indiriledek cezaevinde yatması gereken süre, 5 yıla iniyor. İnfaz süresinin 2/3 ten ½ ye indirilmesi, önemli oranda indirim sağlasa da, cezaevlerinde hükümlünün tahliyesini, koşuyyu salıverme ve denetimli serbestlik süresinin uzatılması, çok sayıda tutuklu ve hükümlünün serbest bırakılmasını sağlıyor. Buna göre, cezanın infazının bitim süresinden 1 yıl önce uygulanan koşullu salıverme denetimli serbestlik süresi, 3 ve 4 yıla çıkarılıyor. Cezanın infaz süresinde yapılan indirime, koşullu salıverme (denetimli serbestlik) süresinin öne çekilmesi eklendiğinde, yüzbinden fazla hükümlünün serbest kalacağı tahmin ediliyor. Bu kanundan önce, infaz süreleri, hükümlülerin kişisel durumlarını dikkate almadan otomatik olarak uygulanmakta iken, bu kanun, hükümlülerin kişisel durumunu dikkate alan yeni bir sisteme geçiliyor, İnfaz hakimliği tahkim ediliyor. Bazı suçların infaz süresinin 2/3 ten ½ ye indirilmesini, ceza indirimi değil, eski sisteme dönüş olarak niteleyebiliriz.</p>
<p>(Devam edecek)</p>
<p class="Standard" style="margin: 2.85pt 0cm 2.85pt 0cm;"><b>Av. Cüneyt Toraman</b></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ceza-ve-infaz-kanununda-degisiklikler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
