<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cemal Kaşıkçı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/cemal-kasikci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Jun 2019 11:39:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Cemal Kaşıkçı &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BM&#8217;nin Cemal Kaşıkçı Raporu: Veliaht Prens Selman&#8217;ın Soruşturulması İçin Güvenilir Kanıtlar Var</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bmnin-cemal-kasikci-raporu-veliaht-prens-selmanin-sorusturulmasi-icin-guvenilir-kanitlar-var/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bmnin-cemal-kasikci-raporu-veliaht-prens-selmanin-sorusturulmasi-icin-guvenilir-kanitlar-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jun 2019 11:39:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=11384</guid>

					<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesini &#8216;Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infaz&#8217; diye niteledi. Raporda, &#8220;Suudi Arabistan Veliaht Prensi&#8217;nin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin soruşturulması için güvenilir kanıtlar var&#8221; denildi. Birleşmiş Milletler (BM) Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard&#8217;ın Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın ölümüne ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. 101 sayfalık raporda, Kaşıkçı&#8217;nın ölümü için &#8216;yargısız infaz&#8217; denilirken, Suudi Arabistan sorumlu tutuldu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman bizzat işaret edildi ve yaptırım çağrısında bulundu. Ayrıca diplomatik ayrıcalıkları suiistimal etmesinden dolayı Suudi Arabistan&#8217;ın Türkiye&#8217;den özür dilemesi gerektiği vurgulandı. PRENSE YAPTIRIM UYGULANMALI BM raporunda, cinayetin suçlusu için tek ve açık bir isme işaret edilmezken Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın da aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin soruşturulması için güvenilir kanıtlar olduğu kaydedildi. Raporda, &#8220;Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin yaptırımlar Veliaht Prens ve onun yurt dışındaki kişisel mal varlıklarını da kapsamalıdır&#8221; ifadelerine yer verildi. Riyad&#8217;ın sorumluluğunu kabul ederek Kaşıkçı&#8217;nın ailesine tazminat ödemesi gerektiği de belirtildi. &#8216;TÜRK HÜKÜMETİNDEN ÖZÜR DİLENMELİ&#8217; Raporda şu ifadelere yer verildi; &#8220;Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infazdır. Suudi Arabistan, diplomatik ayrıcalıkları suiistimal etmesinden dolayı Türk Hükümeti&#8217;nden özür dilemeli. ABD, Kaşıkçı cinayetinin araştırılması için FBI soruşturması başlatmalı. Suudi Arabistan Veliaht Prensi&#8217;nin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin soruşturulması &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesini &#8216;Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infaz&#8217; diye niteledi. Raporda, &#8220;Suudi Arabistan Veliaht Prensi&#8217;nin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin soruşturulması için güvenilir kanıtlar var&#8221; denildi.</strong></p>
<p>Birleşmiş Milletler (BM) Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard&#8217;ın Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın ölümüne ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. 101 sayfalık raporda, Kaşıkçı&#8217;nın ölümü için &#8216;yargısız infaz&#8217; denilirken, Suudi Arabistan sorumlu tutuldu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman bizzat işaret edildi ve yaptırım çağrısında bulundu.</p>
<p>Ayrıca diplomatik ayrıcalıkları suiistimal etmesinden dolayı Suudi Arabistan&#8217;ın Türkiye&#8217;den özür dilemesi gerektiği vurgulandı.</p>
<p><strong>PRENSE YAPTIRIM UYGULANMALI</strong></p>
<p>BM raporunda, cinayetin suçlusu için tek ve açık bir isme işaret edilmezken Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın da aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin soruşturulması için güvenilir kanıtlar olduğu kaydedildi. Raporda, &#8220;Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin yaptırımlar Veliaht Prens ve onun yurt dışındaki kişisel mal varlıklarını da kapsamalıdır&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Riyad&#8217;ın sorumluluğunu kabul ederek Kaşıkçı&#8217;nın ailesine tazminat ödemesi gerektiği de belirtildi.</p>
<p><strong>&#8216;TÜRK HÜKÜMETİNDEN ÖZÜR DİLENMELİ&#8217;</strong></p>
<p>Raporda şu ifadelere yer verildi; &#8220;Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infazdır. Suudi Arabistan, diplomatik ayrıcalıkları suiistimal etmesinden dolayı Türk Hükümeti&#8217;nden özür dilemeli. ABD, Kaşıkçı cinayetinin araştırılması için FBI soruşturması başlatmalı. Suudi Arabistan Veliaht Prensi&#8217;nin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin soruşturulması için güvenilir kanıtlar var.&#8221;</p>
<p>BM Özel Raportörü Callamard ayrıca, &#8220;BM Genel Sekreteri (Antonio Guterres), Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin cezai soruşturma başlatmalı&#8221; dedi.</p>
<p>Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018&#8217;de girdiği Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmüştü.</p>
<p>sputniknews.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bmnin-cemal-kasikci-raporu-veliaht-prens-selmanin-sorusturulmasi-icin-guvenilir-kanitlar-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suudi Yönetiminden Kaşıkçı&#8217;nın Çocuklarına Rüşvet</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/suudi-yonetiminden-kasikcinin-cocuklarina-rusvet/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/suudi-yonetiminden-kasikcinin-cocuklarina-rusvet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2019 08:46:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9517</guid>

					<description><![CDATA[Washington Post’un haberi doğruysa eğer çok üzücü. Habere göre Suud Kaşıkçının çocuklarına ( iki erkek ve iki kız) mahkemelerden sonra on milyonlarca dolar almaları yerine uzun vadeli bir anlaşmanın parçası olarak susmalarını garanti etmek için Cidde kentinde her birinin değeri dört milyon dolar olan dört ev ve aylık en az on bin dolarlık bir tutar vermiş. . https://www.washingtonpost.com/graphics/2019/world/assassination-of-jamal-khashoggi-documentary/?noredirect=on&#038;utm_term=.c423b85f9380]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Washington Post’un haberi doğruysa eğer çok üzücü. Habere göre Suud Kaşıkçının çocuklarına ( iki erkek ve iki kız) mahkemelerden sonra on milyonlarca dolar almaları yerine uzun vadeli bir anlaşmanın parçası olarak susmalarını garanti etmek için Cidde kentinde her birinin değeri dört milyon dolar olan dört ev ve aylık en az on bin dolarlık bir tutar vermiş.<br />
.<br />
https://www.washingtonpost.com/graphics/2019/world/assassination-of-jamal-khashoggi-documentary/?noredirect=on&#038;utm_term=.c423b85f9380</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/suudi-yonetiminden-kasikcinin-cocuklarina-rusvet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB Suudi Arabistan&#8217;ı Kara Listeye Aldı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ab-suudi-arabistani-kara-listeye-aldi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ab-suudi-arabistani-kara-listeye-aldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Feb 2019 06:23:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[prens salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8531</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Komisyonu Suudi Arabistan, Panama ve birkaç ülkeyi daha terörizmin finansmanı ve kara para aklama konusundaki gevşek kontroller nedeniyle AB&#8217;ye tehdit oluşturan ülkeler kara listesine eklediğini açıkladı. Avrupa Birliği (AB), Suudi Arabistan&#8217;ı kara para aklamayla ve terörizmin finansmanıyla mücadele standartlarına uymadığı için kara listeye aldı AB Komisyonu, kara para ve terörizmin finansmanı ile mücadelede yetersiz kalan 23 ülkeyi kapsayan liste açıkladı. Listede, Afganistan, Amerikan Samoası, Bahamalar, Botsvana, Kuzey Kore, Etiyopya, Gana, Guam, İran, Irak, Libya, Nijerya, Pakistan, Panama, Porto Riko, Samoa, Suudi Arabistan, Sri Lanka, Suriye, Trinidad ve Tobago, Tunus, ABD Virgin Adaları ile Yemen yer aldı. yenisafak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Komisyonu Suudi Arabistan, Panama ve birkaç ülkeyi daha terörizmin finansmanı ve kara para aklama konusundaki gevşek kontroller nedeniyle AB&#8217;ye tehdit oluşturan ülkeler kara listesine eklediğini açıkladı.</strong></p>
<p>Avrupa Birliği (AB), Suudi Arabistan&#8217;ı kara para aklamayla ve terörizmin finansmanıyla mücadele standartlarına uymadığı için kara listeye aldı</p>
<p>AB Komisyonu, kara para ve terörizmin finansmanı ile mücadelede yetersiz kalan 23 ülkeyi kapsayan liste açıkladı.<br />
Listede, Afganistan, Amerikan Samoası, Bahamalar, Botsvana, Kuzey Kore, Etiyopya, Gana, Guam, İran, Irak, Libya, Nijerya, Pakistan, Panama, Porto Riko, Samoa, Suudi Arabistan, Sri Lanka, Suriye, Trinidad ve Tobago, Tunus, ABD Virgin Adaları ile Yemen yer aldı.</p>
<p>yenisafak</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ab-suudi-arabistani-kara-listeye-aldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Önceden Planlanmış Ve Barbarca Cinayet</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/8417/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/8417/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2019 07:29:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[FahrettinAltun]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8417</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yürütülen BM soruşturmasıyla ilgili bir açıklama yaptı. Altun, &#8220;Türkiye&#8217;nin bulguları BM raportörünün sonuçlarıyla benzer. Kaşıkçı vakası konusunda şeffaflık olmaması endişe uyandırıcı. Bu durum Suudi yetkililerin güvenilirliğine zarar veriyor. Suudi yetkililer planlı bir cinayetle Türkiye&#8217;de Kaşıkçı&#8217;yı öldüren katilleri iade etmeli&#8221; ifadelerini kullandı. Altun, &#8220;Suudilerin şeffaflıktan tamamen yoksun olması, itibarlarına zarar veriyor ve çok endişe verici&#8221; dedi. BM raportörünün Kaşıkçı cinayeti hakkındaki açıklamasının Türkiye&#8217;nin bulgularıyla örtüştüğünü ifade eden Altun; Suudi yetkililerin, adalete hizmet etmek istiyorlarsa, katilleri iade etmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yürütülen BM soruşturmasıyla ilgili bir açıklama yaptı.</strong></p>
<p>Altun, <strong>&#8220;Türkiye&#8217;nin bulguları BM raportörünün sonuçlarıyla benzer. Kaşıkçı vakası konusunda şeffaflık olmaması endişe uyandırıcı. Bu durum Suudi yetkililerin güvenilirliğine zarar veriyor. Suudi yetkililer planlı bir cinayetle Türkiye&#8217;de Kaşıkçı&#8217;yı öldüren katilleri iade etmeli&#8221; </strong>ifadelerini kullandı.</p>
<p>Altun,<strong> &#8220;Suudilerin şeffaflıktan tamamen yoksun olması, itibarlarına zarar veriyor ve çok endişe verici&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>BM raportörünün Kaşıkçı cinayeti hakkındaki açıklamasının Türkiye&#8217;nin bulgularıyla örtüştüğünü ifade eden Altun; Suudi yetkililerin, adalete hizmet etmek istiyorlarsa, katilleri iade etmesi gerektiğini vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/8417/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çok Özel Bilgiler</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/cok-ozel-bilgiler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/cok-ozel-bilgiler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 13:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[HaticeCengiz]]></category>
		<category><![CDATA[SonerYalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8404</guid>

					<description><![CDATA[Sinan Onuş 27 yıllık gazeteci. BBC&#8217;den TRT&#8217;ye kadar çok yerde çalıştı. Mesleğe yanımda başladığı için bana “şefim” diye hitap eder! Meslektaşı Mehmet Akif Ersoy ile yazdığı kitabı “şefim mutlaka okumalısın” diye gönderdi: “Hatice Cengiz Anlatıyor: Cemal Kaşıkçı Hayatı- Mücade­lesi-Sırları” Hatice Cengiz-Cemal Kaşıkçı ilişkisini çok merak ettiğim için kitabı soluksuz okudum. Hatice Cengiz&#8217;in anlatımla­rında hayli özel bilgiler var: Erzurumlu bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1982 yılında Bursa&#8217;da doğdu. Beş kardeşler. Babası fırın­cıydı… Bursa İmam Hatip Lisesi&#8216;ni bitirdikten sonra Mısır&#8217;a gitti; El Ezher Üni­versitesi&#8216;ne kaydoldu. Çok okuyordu; İngiliz kadın seyyah- casus Gertrude Bell&#8217;in yaşamı­na hayrandı. Üç yıllık Mısır deneyiminin ardından 2006&#8217;da İstanbul&#8217;a döndü. Bazı iş denemeleri oldu. Turizm firmalarında çalış­mak ve rehberlik yapmak gibi… 2010&#8217;da İstanbul Üniver­sitesi İlahiyat Fakültesi İslami İlimler Bölümü&#8216;nü kazandı. Ardından yüksek lisans için Sabahattin Zaim Üniversitesi Temel İslami Bilimler Bölümü&#8216;ne kayıt yaptırdı. Mezhepler konu­sunda araştırma yapmak için 2016&#8217;da Umman&#8217;a gitti. “Mezheplerarası Bir Arada Yaşam Modeli: Umman” başlıklı tezini 2017&#8217;de tamamladı ve me­zun oldu. Bu kez Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi&#8217;nde Tarih Bölümü&#8217;nde doktoraya başvurdu. Hatice Cengiz&#8217;in geleceğe dair hayali; hem akademi­ye devam etmek hem de araştırmacı gazeteci olmak­tı. Dış Politika dergisine ilk makalesini yazdı… O günlerde Cemal Kaşıkçı ile tanıştı… Sıra gecesinde başladı Tarih: 6 Mayıs 2018. Al Sharq Forum İstan­bul&#8217;da “Orta Doğu ve Ku­zey Afrika Bölgesinde Yeni Güvenlik Düzenlemelerine Doğru” başlıklı toplantı düzenledi. Konuklardan biri Cemal Kaşıkçı idi. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinan Onuş </strong>27 yıllık gazeteci. BBC&#8217;den TRT&#8217;ye kadar çok yerde çalıştı.<br />
Mesleğe yanımda başladığı için bana <strong>“şefim” </strong>diye hitap eder!<br />
Meslektaşı <strong>Mehmet Akif Ersoy </strong>ile yazdığı kitabı “şefim mutlaka okumalısın” diye gönderdi: <strong>“Hatice Cengiz Anlatıyor: Cemal Kaşıkçı Hayatı- Mücade­lesi-Sırları”<br />
</strong>Hatice Cengiz-Cemal Kaşıkçı ilişkisini çok merak ettiğim için kitabı soluksuz okudum. Hatice Cengiz&#8217;in anlatımla­rında hayli özel bilgiler var:<br />
<strong>Erzurumlu </strong>bir ailenin ikinci çocuğu olarak <strong>1982 yılında Bursa&#8217;da </strong>doğdu. Beş kardeşler. Babası fırın­cıydı…<br />
<strong>Bursa İmam Hatip Lisesi</strong>&#8216;ni bitirdikten sonra Mısır&#8217;a gitti; <strong>El Ezher Üni­versitesi</strong>&#8216;ne kaydoldu.<br />
Çok okuyordu; <strong>İngiliz kadın seyyah- casus Gertrude Bell&#8217;in yaşamı­na hayrandı.<br />
</strong>Üç yıllık Mısır deneyiminin ardından 2006&#8217;da İstanbul&#8217;a döndü.<br />
Bazı <strong>iş denemeleri </strong>oldu. Turizm firmalarında çalış­mak ve rehberlik yapmak gibi… 2010&#8217;da İstanbul Üniver­sitesi <strong>İlahiyat Fakültesi İslami İlimler Bölümü</strong>&#8216;nü kazandı. Ardından yüksek lisans için Sabahattin Zaim Üniversitesi <strong>Temel İslami Bilimler Bölümü</strong>&#8216;ne kayıt yaptırdı. Mezhepler konu­sunda araştırma yapmak için 2016&#8217;da Umman&#8217;a gitti. <strong>“Mezheplerarası Bir Arada Yaşam Modeli: Umman” </strong>başlıklı tezini 2017&#8217;de tamamladı ve me­zun oldu.<br />
Bu kez Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi&#8217;nde Tarih Bölümü&#8217;nde doktoraya başvurdu.<br />
Hatice Cengiz&#8217;in geleceğe dair hayali; hem akademi­ye devam etmek hem de araştırmacı gazeteci olmak­tı. <strong>Dış Politika </strong>dergisine ilk makalesini yazdı…<br />
O günlerde Cemal Kaşıkçı ile tanıştı…</p>
<p><strong>Sıra gecesinde başladı</strong></p>
<p>Tarih: 6 Mayıs 2018.<br />
<strong>Al Sharq Forum </strong>İstan­bul&#8217;da “Orta Doğu ve Ku­zey Afrika Bölgesinde Yeni Güvenlik Düzenlemelerine Doğru” başlıklı toplantı düzenledi. Konuklardan biri Cemal Kaşıkçı idi.<br />
Hatice Cengiz, Cemal Kaşıkçı ile röportaj yap­tı <strong>ama hiç bir yerde ya­yınlatamadı</strong>. (Suudi yöne­timini eleştiren bu röportaj kitapta var.) Durumu maille ABD&#8217;de yaşayan Kaşıkçı&#8217;ya bildirdi. <strong>Şu yanıtı aldı:<br />
</strong>“Hatice, önemli değil. Gayretlerini anlıyorum, takdir ediyorum. Türkiye&#8217;ye geldiğimde daha uzun konuşabiliriz. Yakın zaman­da geleceğim.” Kaşıkçı bu e-postaya <strong>“Son görüşme­miz bir başlangıç” </strong>notu­nu da düştü!<br />
<strong>Temmuzda </strong>İstanbul&#8217;da buluştular. Kaşıkçı tekrar ABD&#8217;ye döndü. Telefon­laşmaya başladılar. Kaşık­çı, <strong>ağustosta </strong>yine İstan­bul&#8217;a geldi. Hatice Cengiz, her cuma günü Türk-Arap Medya Derneği&#8217;nde yapı­lan <strong>sıra gecesine </strong>Kaşık­çı&#8217;yı davet etti. İlişki bu gece başladı.<br />
ABD&#8217;ye dönüşünde mesaj attı: <strong>“Sağ salim geldim. Bir sonrakinde iki kişi dönmeyi arzu ediyo­rum!”<br />
</strong>Kaşıkçı 10 Eylül&#8217;de bu kez <strong>oğlu Abdullah </strong>ile İstanbul&#8217;a geldiğinde, Türk-Arap Medya Derne­ği&#8217;nde Hatice Cengiz&#8217;i <strong>ba­basından isteyip </strong>medeni durumunu anlattı. Suudi Arabistan&#8217;da <strong>dört evli­lik </strong>yapmıştı. Dört çocuğu da ilk eşindendi ve bu eşi Dubai&#8217;de yaşıyordu.<br />
Babası kızının güvencesi için bir daire ve mehir/ “başlık parası” istedi.<br />
Kaşıkçı daireyi 25 Ey­lül&#8217;de aldı. Daire <strong>250 bin doların </strong>üstünde olduğu için Türk vatandaşı ola­bilirdi. Öneri geldiğinde “Türk vatandaşı olursam üzerime daha çok gelirler. Bana zaten <strong>‘Türkiye&#8217;nin adamı&#8217; </strong>diyorlar” yanıtını verdi. Özellikle <strong>Cidde&#8217;de bankacı olan büyük oğlu Salah&#8217;ın </strong>başına kötü bir şey gelmesinden korku­yordu…<br />
Zaten kısa bir süre önce <strong>Amerikan vatan­daşlığı </strong>için başvurmuştu.</p>
<p><strong>Öldürüleceğini düşünmüyor</strong></p>
<p>Kitapta Cemal Kaşıkçı ile ilgili enteresan bilgiler var:<br />
-Afganistan&#8217;da <strong>kalaşni­kof </strong>ile çekilmiş fotoğrafını şöyle açıkladı: “1989&#8217;da Afgan cihadını desteklerken gazetecilik yapıyordum. <strong>Ci­hatçı değildim ama onla­rı destekliyordum</strong>. Savaş­madım. Silahı elime, fotoğraf çektirmek için aldım. Otuz sene geçti. Herkes değişti. Ben de değiştim…”<br />
-Önce <strong>“İslamcı” </strong>son­ra <strong>“liberal” </strong>ve “Arap Ba­harı” ile <strong>Müslüman Kar­deşler </strong>sempatizanı olmuştu! “Arap Baharı”ndan hâlâ umutluydu…<br />
-Suud krallığı, ABD&#8217;nin <strong>S. Arabistan&#8217;da </strong>“Arap Baha­rı” ayaklanması çıkaracağın­dan korkuyordu. Kaşıkçı&#8217;nın 2013&#8217;teki Mısır askeri dar­besine karşı çıkması ilişkileri tamamen yıktı. Yazı yazması yasaklandı.<br />
-Kaşıkçı ABD&#8217;ye git­ti. <strong>Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi </strong>Direk­törü Nihad Awad&#8217;ı ziyaret ederek, <strong>“Arap Dünyası İçin Demokrasi Şimdi” (DAWN) </strong>adlı “düşünce kulü­bünü” kurdu.<br />
-Washington Post&#8217;u <strong>Arap­ça </strong>çıkarmak için toplantılar yaptı.<br />
-Uluslararası toplantı­lara daha çok katılmaya başladı. <strong>En son 29 Ey­lül&#8217;de </strong>Londra&#8217;da Orta Doğu merkezli <strong>“Middle East Monitor” </strong>adlı kuruluşun Filistin Konferansı&#8217;na katıldı. 1 Ekim&#8217;de İstanbul&#8217;a döner­ken Hatice Cengiz&#8217;e <strong>“Şu an uçaktayım, sana geliyorum. Seven, âşık ve tutkulu” diye mesaj gönderdi.<br />
</strong>-Öldürüleceğini hiç dü­şünmüyordu; “İstenmeyen adam olsaydım emekli maa­şımı keserlerdi” diyordu…<br />
–<strong>2 Ekim 2018&#8217;de </strong>girdiği Suudi Arabistan Konsolos­luğu&#8217;ndan çıkamadı! Dört aydır cesedi bulunamıyor…<br />
Hatice Cengiz&#8217;in <strong>Erdo­ğan ile Trump&#8217;la konuş­ması </strong>gibi detaylar kitaba kalsın; meraklılara tavsiye ederim…</p>
<p><strong>Soner Yalçın-SÖZCÜ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/cok-ozel-bilgiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kınarken Silah Pazarlığı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kinarken-silah-pazarligi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kinarken-silah-pazarligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2019 19:36:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[May]]></category>
		<category><![CDATA[Silah Ticareti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7372</guid>

					<description><![CDATA[SAHTEKÂRLIĞIN BÖYLESİ İngiltere Suudi Arabistan&#8217;ı kınadığı gün İngiliz heyeti Riyad&#8217;da silah pazarlığı yapıyordu. İngiltere Başbakanı May&#8217;in, Cemal Kaşıkçı cinayeti sebebiyle 2 Ekim&#8217;de Suudi Arabistan&#8217;ı kınadığı gün, Riyad&#8217;a silah satışı için heyet gönderdiği ortaya çıktı. İngiliz Daily Mirror gazetesinin, Bilgi Edinme Yasası kapsamında yaptığı başvuruyla ilgili yanıtta, Uluslararası Ticaret Bakanlığı&#8217;nın silah satışlarıyla ilgili birimi olan Savunma ve Güvenlik Dairesi&#8217;nden bir heyetin 14 ve 22 Ekim tarihlerinde Suudi Arabistan&#8217;da temaslarda bulunduğu belirtildi. Başbakan May, üst düzey heyetin Riyad&#8217;daki ikinci görüşmesini yaptığı gün, &#8220;Suudi Arabistan&#8217;ı en güçlü şekilde kınadıklarını&#8221; açıklamıştı. Dışişleri Bakanı Hunt: Değerlerimize aykırı Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt da, aynı gün parlamentodaki konuşmasında Suudi Arabistan&#8217;a verilecek karşılığı değerlendirdiklerini belirterek &#8220;Duyduğumuz dehşet verici haberler değerlerimize temelden aykırıdır ve gerçek çıkması halinde buna göre davranacağız&#8221; demişti. Hunt, açıklamasında Ticaret Bakanı Liam Fox&#8217;un Riyad ziyaretini iptal ettiğini duyurmuş ancak Riyad&#8217;da yapılan silah görüşmelerinden söz etmemişti. Suudi Arabistan, İran destekli Husiler tarafından devrilen Devlet Başkanı Abdurabbu Mansur Hadi&#8217;yi yeniden iktidara geçirmek için 2015&#8217;te Yemen&#8217;e hava saldırıları başlatmıştı. İç savaşta, çoğu Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarında olmak üzere en az 10 bin kişi hayatını kaybetmişti. Savaş nedeniyle 16 milyon Yemenli kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya. &#8220;İngiltere, Yemen&#8217;deki operasyonların sonra 6 milyar dolarlık silah sattı&#8221; Independent gazetesine göre &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAHTEKÂRLIĞIN BÖYLESİ</strong></p>
<p>İngiltere Suudi Arabistan&#8217;ı kınadığı gün İngiliz heyeti Riyad&#8217;da silah pazarlığı yapıyordu. İngiltere Başbakanı May&#8217;in, Cemal Kaşıkçı cinayeti sebebiyle 2 Ekim&#8217;de Suudi Arabistan&#8217;ı kınadığı gün, Riyad&#8217;a silah satışı için heyet gönderdiği ortaya çıktı.</p>
<p>İngiliz Daily Mirror gazetesinin, Bilgi Edinme Yasası kapsamında yaptığı başvuruyla ilgili yanıtta, Uluslararası Ticaret Bakanlığı&#8217;nın silah satışlarıyla ilgili birimi olan Savunma ve Güvenlik Dairesi&#8217;nden bir heyetin 14 ve 22 Ekim tarihlerinde Suudi Arabistan&#8217;da temaslarda bulunduğu belirtildi.</p>
<p>Başbakan May, üst düzey heyetin Riyad&#8217;daki ikinci görüşmesini yaptığı gün, &#8220;Suudi Arabistan&#8217;ı en güçlü şekilde kınadıklarını&#8221; açıklamıştı.</p>
<p><strong>Dışişleri Bakanı Hunt: Değerlerimize aykırı</strong></p>
<p>Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt da, aynı gün parlamentodaki konuşmasında Suudi Arabistan&#8217;a verilecek karşılığı değerlendirdiklerini belirterek &#8220;Duyduğumuz dehşet verici haberler değerlerimize temelden aykırıdır ve gerçek çıkması halinde buna göre davranacağız&#8221; demişti.</p>
<p>Hunt, açıklamasında Ticaret Bakanı Liam Fox&#8217;un Riyad ziyaretini iptal ettiğini duyurmuş ancak Riyad&#8217;da yapılan silah görüşmelerinden söz etmemişti.</p>
<p>Suudi Arabistan, İran destekli Husiler tarafından devrilen Devlet Başkanı Abdurabbu Mansur Hadi&#8217;yi yeniden iktidara geçirmek için 2015&#8217;te Yemen&#8217;e hava saldırıları başlatmıştı.</p>
<p>İç savaşta, çoğu Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarında olmak üzere en az 10 bin kişi hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Savaş nedeniyle 16 milyon Yemenli kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya.</p>
<p><strong>&#8220;İngiltere, Yemen&#8217;deki operasyonların sonra 6 milyar dolarlık silah sattı&#8221;</strong></p>
<p>Independent gazetesine göre İngiltere, Yemen&#8217;deki hava saldırılarını başlattıktan sonra Riyad&#8217;a toplam 4.7 milyar sterlinlik (yaklaşık 6 milyar dolar) silahın satışına izin verdi. İngiltere, sivil ölümleri nedeniyle Yemen&#8217;deki operasyonlarında savaş suçu işlemekle suçlanan Suudi Arabistan&#8217;a en fazla silah satan ülke oldu.</p>
<p>Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinden sonra Almanya ve Norveç, Suudi Arabistan&#8217;a silah satışını durdurmuş, İngiltere&#8217;nin de aynı yolu izlemesi çağrıları yapılmıştı.</p>
<p>Silah ticaretine karşı kampanya yürüten of Campaign Against Arms Trade örgütünden Andrew Smith, &#8220;Jeremy Hunt, cinayet nedeniyle Suudi Arabistan&#8217;ı hemen kınamasına karşın silah satışının durdurulması konusunda hiçbir adım atmadı. İngiltere&#8217;yi harekete geçirmek için daha ne kadar saldırı ve ihlal olması gerekiyor?&#8221; dedi.</p>
<p>Kaynak: BBC Türkçe</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kinarken-silah-pazarligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaşıkçı Cinayetinin Üzerinden 80 Gün Geçti</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/kasikci-cinayetinin-uzerinden-80-gun-gecti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/kasikci-cinayetinin-uzerinden-80-gun-gecti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Dec 2018 10:53:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6564</guid>

					<description><![CDATA[Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürülen Cemal Kaşıkçı&#8217;nın cesedinin nerede olduğuna ilişkin sorular, cinayetin üzerinden geçen 80 güne rağmen yanıtlanamadı. Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda 80 gün önce vahşi bir cinayete kurban giden gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın ailesi ve sevenleri, halen bulunamayan cesedinin kendilerine verilmesini ve İslami usullere uygun şekilde defnetmeyi bekliyor. Orta Doğu&#8217;nun en etkin gazetecilerinden biri olarak bilinen Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı&#8217;nın, evlilik işlemleri için 2 Ekim&#8217;de gittiği Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkmaması ve sonrasında öldürüldüğünün anlaşılması sürecinde yaşananlar, Türkiye ve dünya gündemindeki yerini halen koruyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve uluslararası kamuoyunun tepkisinin ardından Suudi Arabistan, Kaşıkçı&#8217;nın konsoloslukta öldürüldüğünü itiraf etmek zorunda kalırken, cesedine ne olduğuna yönelik herhangi bir açıklama yapmadı. Kaşıkçı&#8217;nın cinayet planı çerçevesinde konsolosluk görevlilerinin Yalova&#8217;da ve Belgrad Ormanı&#8217;nda keşif yaptığını da belirleyen ekipler, Yalova&#8217;daki iki villada inceleme yaptı. Konsolosluğa girer girmez boğularak öldürüldüğü ve ardından cesedinin parçalanarak yok edildiği açıklanan Kaşıkçı&#8217;nın ailesi, dostları ve sevenleri, 60 yaşındaki gazetecinin İslami usullere uygun defnedilmesi için cesedinin bulunup kendilerine teslim edilmesini bekliyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kaşıkçı cinayetine giden süreç ile olayın ardından bugüne kadar yaşananların kronololojik gelişimi özetle şöyle: Cinayete giden süreç Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, ilk olarak 28 Eylül Cuma günü saat 11.50&#8217;de evlilik &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürülen Cemal Kaşıkçı&#8217;nın cesedinin nerede olduğuna ilişkin sorular, cinayetin üzerinden geçen 80 güne rağmen yanıtlanamadı.</p>
<p>Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda 80 gün önce vahşi bir cinayete kurban giden gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın ailesi ve sevenleri, halen bulunamayan cesedinin kendilerine verilmesini ve İslami usullere uygun şekilde defnetmeyi bekliyor.<br />
Orta Doğu&#8217;nun en etkin gazetecilerinden biri olarak bilinen Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı&#8217;nın, evlilik işlemleri için 2 Ekim&#8217;de gittiği Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkmaması ve sonrasında öldürüldüğünün anlaşılması sürecinde yaşananlar, Türkiye ve dünya gündemindeki yerini halen koruyor.<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve uluslararası kamuoyunun tepkisinin ardından Suudi Arabistan, Kaşıkçı&#8217;nın konsoloslukta öldürüldüğünü itiraf etmek zorunda kalırken, cesedine ne olduğuna yönelik herhangi bir açıklama yapmadı.</p>
<p>Kaşıkçı&#8217;nın cinayet planı çerçevesinde konsolosluk görevlilerinin Yalova&#8217;da ve Belgrad Ormanı&#8217;nda keşif yaptığını da belirleyen ekipler, Yalova&#8217;daki iki villada inceleme yaptı.<br />
Konsolosluğa girer girmez boğularak öldürüldüğü ve ardından cesedinin parçalanarak yok edildiği açıklanan Kaşıkçı&#8217;nın ailesi, dostları ve sevenleri, 60 yaşındaki gazetecinin İslami usullere uygun defnedilmesi için cesedinin bulunup kendilerine teslim edilmesini bekliyor.<br />
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kaşıkçı cinayetine giden süreç ile olayın ardından bugüne kadar yaşananların kronololojik gelişimi özetle şöyle:<br />
Cinayete giden süreç<br />
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, ilk olarak 28 Eylül Cuma günü saat 11.50&#8217;de evlilik işlemleri için konsolosluk binasına gitti. Burada Kaşıkçı&#8217;ya 2 Ekim&#8217;de randevu verilerek cinayet planı devreye sokuldu.<br />
İstanbul&#8217;a 1 Ekim&#8217;de saat 16.30&#8217;da, tarifeli seferle gelen 3 kişilik bir ekip, otele yerleştikten sonra başkonsolosluğa gitti. Bu sırada başkonsolosluktan bir başka ekip de Belgrad Ormanı ve Yalova&#8217;da keşif çalışmaları yaptı.<br />
Saat 01.45&#8217;te 3 kişilik ikinci ekip tarifeli seferle İstanbul&#8217;a gelip otele yerleşti. Aralarında generallerin de bulunduğu 9 kişilik üçüncü ekip ise özel bir uçakla havalimanına inip bir başka otele hareket etti.<br />
Toplam 15 kişiden oluşan bu ekip, sabah 09.50 ile 11.00 arasında ayrı ayrı gelip başkonsoloslukta buluştu. Önce başkonsolosluğun kamera sistemindeki hard disk söküldü, saat 11.50&#8217;de de Cemal Kaşıkçı telefonla aranıp o günkü randevusu teyit edildi.<br />
Aynı gün erken saatlerde Londra&#8217;dan İstanbul&#8217;a dönen Kaşıkçı, saat 13.08&#8217;de konsolosluk binasına yaya olarak girdikten sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.<br />
Kaşıkçı&#8217;nın buradan çıkmaması üzerine kendisini bekleyen nişanlısı Hatice Cengiz, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve gazeteci Turan Kışlakçı&#8217;yı aradı.<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşıkçı&#8217;nın ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;ndaalıkonulduğuna dair iddiayla ilgili soruşturma başlattı.<br />
Çeşitli uçaklarla Türkiye&#8217;ye gelen ve aralarında güvenlikçi, istihbaratçı ve adli tıpçının bulunduğu 15 kişilik Suudi heyet, iki ayrı uçakla akşam saatlerinde Türkiye&#8217;den ayrıldı.<br />
&#8211; 3 Ekim<br />
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı&#8217;nın ardından yaptığı açıklamada, &#8220;Bizdeki bilgilere göre şu an itibarıyla bu Suud vatandaşı olan kişi, hala Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda.&#8221; bilgisini paylaştı.<br />
&#8211; 4 Ekim<br />
Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu, Kaşıkçı&#8217;nın binadan çıktıktan sonra kaybolduğunu ve gerçeklerin ortaya çıkarılması için Türk yetkililerle temasta olduklarını bildirdi.<br />
&#8211; 6 Ekim<br />
Emniyet yetkilileri, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla İstanbul&#8217;a gelen aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğunu ve bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndüklerinin belirlendiğini açıkladı.<br />
&#8211; 7 Ekim<br />
Kaşıkçı&#8217;nın akıbetine ilişkin öldürüldüğü yönünde farklı iddiaların gündeme gelmesi üzerine Başkonsolosluğun resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, söz konusu iddialar reddedildi.<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasıyla ilgili, &#8220;Cumhurbaşkanı olarak takibindeyim, kovalıyorum, buradan çıkacak sonuç neyse onu da dünyaya bizler bildireceğiz.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 8 Ekim<br />
BM, AB, Almanya, İngiltere ve Fransa, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasına ilişkin suçlamaların son derece ciddi olduğunu ve endişe duyduklarını belirtti.<br />
&#8211; 9 Ekim<br />
ABD Başkanı Donald Trump, Kaşıkçı&#8217;nın akıbeti hakkında, &#8220;Bu konuda endişeliyim. Bu konuda bazı oldukça kötü haberler var. Bu, hoşuma gitmiyor.&#8221; ifadesini kullandı.<br />
Trump, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasıyla ilgili Suudi yetkililerle görüşeceğini açıkladı.<br />
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, soruşturma çerçevesinde konsolosluk binasında inceleme yapılacağını açıkladı.<br />
Türk diplomatik kaynaklar da Suudi Arabistan&#8217;ın, Türk uzman ve yetkilileri İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nu ziyaret etmeleri için davet ettiği bilgisini paylaştı.<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konsoloslukta inceleme yapılacağının belirtilmesinin ardından binada adli işlemleri yürütmek üzere bir başsavcıvekili ve bir cumhuriyet savcısı görevlendirdi.<br />
&#8211; 10 Ekim<br />
ABD istihbaratının yaptığı bir dinlemede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın, Kaşıkçı&#8217;nın bazı vaatlerle Suudi Arabistan&#8217;a dönmesinin sağlanması, daha sonra da tutuklanmasını emrettiği ileri sürüldü.<br />
&#8211; 11 Ekim<br />
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kaşıkçı olayıyla ilgili Başsavcılığın yoğun ve kapsamlı bir soruşturma başlattığını belirtti.<br />
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliği çerçevesinde ve Suudi Arabistan&#8217;ın teklifi üzerine olayın aydınlatılması için ortak çalışma grubu kurulmasının kararlaştırıldığını bildirdi.<br />
Trump, kayıp gazeteci Kaşıkçı bulunana kadar &#8220;Suudi Arabistan&#8217;a askeri yardımların kesilmesi&#8221; çağrılarına, &#8220;Böyle bir adım bizi yaralar.&#8221; ifadeleriyle karşılık verdi.<br />
&#8211; 12 Ekim<br />
Washington Post&#8217;ta yayımlanan &#8220;Türkler, ABD&#8217;li yetkililere, Kaşıkçı&#8217;nın öldürüldüğü sonucunu destekleyen ses ve görüntü kayıtlarına sahip olduklarını söyledi.&#8221; başlıklı haberde, Türk hükümetinin, Kaşıkçı&#8217;nın İstanbul&#8217;daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürüldüğünü kanıtlayan kayıtlara sahip olduğunu Amerikan tarafına ilettiği öne sürüldü.<br />
ABD&#8217;li basın kuruluşu CNN de Türkiye&#8217;nin, Kaşıkçı&#8217;nın öldürüldüğünü destekleyen &#8220;şok edici&#8221; ses ve görüntü kayıtlarına sahip olduğunu iddia etti.<br />
Suudi Arabistan&#8217;dan bir heyet, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında Türkiye&#8217;ye geldi.<br />
ABD, Suudi Arabistan&#8217;ın Washington Büyükelçisi Prens Halit bin Salman bin Abdulaziz&#8217;den, kayıp Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın akıbetine ilişkin bilgi istedi.<br />
ABD ve İngiltere&#8217;nin önde gelen medya kuruluşları ve bazı önemli firmaları, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın himayesinde düzenlenmesi planlanan Geleceğe Yatırım Girişimi (Future Investment Initiative) adlı konferanstan sponsorluğunu &#8220;Cemal Kaşıkçı&#8221; olayı nedeniyle çekme kararı aldı.<br />
&#8211; 13 Ekim<br />
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kaşıkçı olayının aydınlatılmasını isteyerek, &#8221;Gerçeğin ortaya çıkması, tam olarak ne olduğunun ve kimin sorumluluğu bulunduğunun netleştirilmesi gerek.&#8221; dedi.<br />
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ilgili Başsavcılığın ve uzmanların Suudi Arabistan Başkonsolosluğu&#8217;na girmesi konusunda, Suudi Arabistan&#8217;ın iş birliği yapması gerektiğini belirterek, “Soruşturmanın selameti ve her şeyin ortaya çıkması için bu konuda henüz bir iş birliği görmedik, bunu da görmek istiyoruz.&#8221; diye konuştu.<br />
Trump, Kaşıkçı&#8217;nın akıbetiyle ilgili Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile görüştü.<br />
Trump, Kaşıkçı&#8217;nın Suudi yetkililerce öldürüldüğüne yönelik iddialara ilişkin, &#8220;Eğer durum böyleyse bu bizi çok kızdırır. Yakın bir gelecekte elimizde bir yanıt olacaktır.&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, &#8220;Bu şahsın belli bir mekana girdiği ve o mekandan çıkmadığı görülmektedir. Dolayısıyla bunun açığa kavuşturulması gerekir.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 14 Ekim<br />
Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz, New York Times&#8217;a yazdığı makalede, &#8220;Cemal&#8217;i kaybettiysek sadece kınamak yetmez. Onu bizden alan insanlar, siyasi konumlarına bakılmaksızın sorumlu tutulmalı ve hukuki çerçevede cezalandırılmalıdır.&#8221; ifadesini kullandı.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz telefonda görüşerek, olayın soruşturulması çerçevesinde ortak çalışma grubu oluşturulmasının önemini vurguladı.<br />
İngiltere, Fransa ve Almanya dışişleri bakanları, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasına ilişkin yayımladıkları ortak yazılı açıklamada, olayın aydınlatılması çağrısında bulundu.<br />
&#8211; 15 Ekim<br />
Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasıyla ilgili oluşturulan ortak çalışma grubunda yer alan Suudi ve Türk yetkililer, Vatan Caddesi&#8217;ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü&#8217;nde bir araya geldi.<br />
Yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından ortak çalışma grubunda yer alan Suudi yetkililer konsolosluk binasına girdi. Türk yetkililerin de binaya girmesinin ardından başkonsoloslukta inceleme başladı.<br />
Trump, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Kaşıkçı olayını görüştü ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo&#8217;yu Kral Selman ile görüşmesi için acilen bu ülkeye göndereceğini belirtti.<br />
Amerikan CNN televizyonu, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasıyla ilgili, &#8220;elçilikte sorgulama sırasında öldüğünü kabul edecekleri yönünde bir rapor hazırlandığını&#8221; iddia etti.<br />
&#8211; 16 Ekim<br />
Ortak çalışma grubunda yer alan uzman ekipler, başkonsolosun olduğu iddia edilen odada çalışmalarına sabah saatlerine kadar devam etti. Başkonsolosluğa inceleme yapmak için giren Türk ve Suudi yetkililer, 9 saat sonra olay yerinden ayrıldı.<br />
Kaşıkçı&#8217;nın ailesi, öldürüldüğüne ilişkin iddiaların araştırılması için bağımsız ve tarafsız bir uluslararası komisyonun kurulması çağrısı yaptı.<br />
BM, Kaşıkçı olayının aydınlatılması için Suudi Arabistan Başkonsolosu ve konsolosluk çalışanlarının dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.<br />
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile bir araya geldi.<br />
Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasıyla ilgili Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu konutunda inceleme yapılacağını bildirdi.<br />
Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Uteybi, saat 17.00&#8217;deki tarifeli uçakla Türkiye&#8217;den ayrıldı.<br />
Trump, Pompeo&#8217;nun Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile görüşmesinin ardından Kaşıkçı olayına ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı. ABD Başkanı Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın kendisine İstanbul&#8217;daki konsolosluk binasında ne olduğuna dair bilgisi olmadığını söylediğini aktardı.<br />
&#8211; 17 Ekim<br />
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kaşıkçı olayını görüşmek için Riyad ziyaretinin ardından Türkiye&#8217;ye geldi. Pompeo, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabulünün ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü.<br />
Amerikan Washington Post gazetesi yazarı ve üst düzey yöneticisi (CEO) Fred Ryan, Suudi Arabistan yönetiminin Cemal Kaşıkçı&#8217;nın ailesine &#8220;tam ve dürüst bir açıklama&#8221; yapmak zorunda olduğunu bildirdi.<br />
New York Times gazetesi, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi için Türkiye&#8217;ye geldiği belirtilen kişilerden 5&#8217;inin kimliğinin tespit edildiğini iddia etti. Gazetenin iddiasına göre, şüphelilerden biri Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;a yolculuklarında eşlik eden bir diplomat, bir diğeri ise adli tıp uzmanı. New York Times, diğer üç şüphelinin de Suudi Arabistan güvenlik yetkilileri olduğunu ileri sürdü.<br />
Türkiye ve Suudi Arabistan yetkililerinden oluşan ortak çalışma grubunda yer alan ekip, başkonsolosluk konutunda incelemelerde bulundu. Olay yeri inceleme ekibinin Başkonsolosluk konutunun çatısında inceleme yaptığı görülürken, drone yardımıyla bina ve çevresinin görüntüsü alındı.<br />
Başkonsolosluk binası ve bahçesinde incelemelerde bulunan ekipler, delil çalışması yaptı. Toplanan deliller özel poşetlere ve kutulara konularak olay yeri inceleme aracına yüklendi.<br />
&#8211; 18 Ekim<br />
New York Times gazetesi, ABD&#8217;li istihbarat yetkililerinin, &#8220;Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın rolü olduğuna giderek ikna olduğunu&#8221; yazdı.<br />
Gazete, Muhammed bin Selman&#8217;a yakın isimlerden Maher Abdulaziz Mutreb&#8217;in 2 Ekim&#8217;de Cemal Kaşıkçı&#8217;dan birkaç saat önce Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;na girdiğine dair fotoğrafları yayımladı.<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, &#8220;İnceleme ve soruşturmaya ilişkin diğer adli işlemler ayrıca devam etmekte olup, soruşturma, uluslararası hukuk/teamül, anlaşma ve sözleşme hükümlerine riayet edilerek titizlikle ve tüm boyutlarıyla yürütülmektedir.&#8221; açıklamasını yaptı.<br />
&#8211; 19 Ekim<br />
ABD Başkanı Donald Trump, Kaşıkçı&#8217;nın akıbeti hakkında, &#8220;Eğer çok büyük bir mucize olmazsa onun öldüğünü kabul ediyorum. Bu, gelen tüm istihbaratlara dayanıyor.&#8221; diye konuştu.<br />
Trump, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo&#8217;nun Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın akıbetiyle ilgili herhangi bir ses veya görüntü kaydı gösterildiği iddiasını yalanladı.<br />
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, &#8220;Ortaya çıkacak sonuçları tüm dünyayla paylaşacağız. Herhangi bir ülkeyle o ya da bu bilgiyi paylaşmamız söz konusu değil. Türkiye&#8217;nin Pompeo ya da herhangi bir Amerikalı yetkiliye herhangi bir ses kaydı vermesi söz konusu değil.&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu çalışanları, Kaşıkçı&#8217;nın kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında savcılıkta ifade verdi. Adliyeye çağrılanlar arasında konsolosluk şoförünün yanı sıra muhasebe, santral ve teknik bakım elemanları da bulunuyordu.<br />
&#8211; 20 Ekim<br />
Suudi Arabistan yönetimi, Kaşıkçı&#8217;nın &#8220;konsolosluk binasında yaşanan arbede sonucunda öldüğünü&#8221; açıkladı.<br />
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA&#8217;da yer alan habere göre, Suudi Arabistan Başsavcılığı&#8217;nın yürüttüğü soruşturma neticesinde, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;na geldiği sırada burada bulunan &#8220;Başka Suudi vatandaşlarla tartışmaya başladığı, tartışmanın arbedeye dönüştüğü ve bunun sonucunda Kaşıkçı&#8217;nın hayatını kaybettiği&#8221; belirtildi.<br />
Suudi Arabistan Başsavcılığı&#8217;nın dosya hakkındaki soruşturmasının sürdüğü ve olayla ilişkili 18 Suudi Arabistan vatandaşının gözaltına alındığı aktarıldı.<br />
Suudi Arabistan, Türkiye&#8217;nin, &#8220;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde Kaşıkçı olayı soruşturma sürecinde ortaya koyduğu üstün dayanışmayı değerli bulduklarını&#8221; açıkladı.<br />
Aynı gece yayımlanan kraliyet kararnamesiyle, Suudi Arabistan Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed Asiri görevden alındı. Bunun yanı sıra Suudi Arabistan, üst düzey 3 istihbarat görevlisinin görevden alındığı bilgisini paylaştı.<br />
Görevden alınanlar arasında bulunan ve daha önce Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın danışmanlığını yapan Suud el-Kahtani ve Yemen&#8217;de Husilere karşı meşru hükümeti desteklemek amacıyla Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Arap koalisyonunun sözcülüğünü yürüten Ahmed Asiri isimleri dikkati çekti.<br />
Suudi Arabistan Adalet Bakanı Velid es-Samani, &#8220;Kaşıkçı olayı, Suudi Krallığı&#8217;nın egemen olduğu bir toprak parçasında gerçekleşti.&#8221; açıklamasını yaptı.<br />
Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın ölümüne ilişkin, &#8220;Bay Kaşıkçı&#8217;nın öldüğünün teyit edildiğini duymaktan üzgünüz. Kaşıkçı&#8217;nın ailesine, nişanlısına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
ABD Başkanı Donald Trump, &#8220;Suudilere bazı sorularımız olacak. Bu konuda Kongre ile birlikte çalışacağız.&#8221; açıklamasını yaptı.<br />
Almanya Başbakanı Angela Merkel, &#8220;Hala hiçbir şey aydınlatılmadı. Elbette konunun tam olarak aydınlatılmasını talep ediyoruz.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 21 Ekim<br />
Trump, &#8220;Cevapları bulana kadar tatmin olmayacağım.&#8221; dedi.<br />
İngiltere, Almanya ve Fransa, yayımladıkları ortak bildiride, &#8220;Hiçbir şey bu cinayeti haklı gösteremez ve biz bunu en güçlü şekilde kınıyoruz. 2 Ekim&#8217;de tam olarak ne olduğunun aydınlatılmasına acil ihtiyaç var. Suudi soruşturmasında şimdiye dek sunulan hipotezlerin inandırıcı olması için olgularla desteklenmesi gerekiyor.&#8221; ifadeleri kullanıldı.<br />
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, ABD&#8217;nin Fox News haber kanalına yaptığı açıklamada, Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine dair bilgi ve sorumluluğu olmadığını savundu.<br />
&#8211; 22 Ekim<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, telefonda görüştü. Görüşmede, ikili ilişkilerin ele alınmasının yanı sıra terörle mücadele, Cemal Kaşıkçı meselesi ve Suriye&#8217;deki son gelişmeler hakkında görüş teatisinde bulunuldu.<br />
Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın oğlu Salah&#8217;ı telefonla arayarak taziyede bulundu.<br />
CNN, Kaşıkçı için Suudi Arabistan&#8217;dan geldiklerine inanılan 15 kişilik ekipten bir kişinin, Kaşıkçı&#8217;nın dublörü olarak kullanıldığını ortaya koyan görüntüleri yayımladı.<br />
Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;na ait diplomatik plakalı araç, Sultangazi&#8217;de bir otoparkta bulundu.<br />
&#8211; 23 Ekim<br />
Reuters&#8217;ın iki Suudi yetkiliye dayandırdığı haberinde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın yakınındaki isimlerden olan ve gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinin ardından görevden alınan Suud el-Kahtani&#8217;nin, cinayet öncesi katillerle internet üzerinden iletişim halinde olduğu ileri sürüldü. Kahtani&#8217;nin, Kaşıkçı&#8217;nın konsolosluk binasında tutulduğu odaya görüntülü görüşme programı aracılığıyla bağlandığı ve ona hakaretler ettiği de iddialar arasında yer aldı.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında, &#8220;Olayın cereyan ettiği yer İstanbul&#8217;dur, dolayısıyla bu 15+3 kişi, 18 tutuklunun yargılanmasının İstanbul&#8217;da yapılması teklifimdir. Takdir kendilerinindir ama bu benim teklifimdir, talebimdir. Çünkü olayın cereyan ettiği yer burası, o bakımdan önemli.&#8221; dedi.<br />
İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, Erdoğan&#8217;ın yaptığı konuşmada Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesinin &#8220;önceden planlandığını&#8221; söylediğini duymanın kendilerini son derece kaygılandırdığını belirtti.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın ailesini telefonla arayarak taziyelerini bildirdi.<br />
Sultangazi&#8217;de park halindeki, Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;na ait diplomatik plakalı araçta yapılan incelemede, 2 valiz ve çeşitli malzemelerin bulunduğu belirtildi.<br />
&#8211; 24 Ekim<br />
ABD Başkanı Trump, &#8220;Örtbaslar tarihindeki en kötü örtbastı. Her kim bunu düşündüyse kanımca başı belada. Ne yapacağımız noktasında kararı Kongreye bırakacağım ve umarım iki partinin de desteklediği bir karar olur.&#8221; dedi.<br />
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, &#8220;ABD yönetimi olarak, elde ettiğimiz bilgiler ışığında Kaşıkçı&#8217;nın ölümüne karıştığından şüphelendiğimiz Suudi Krallığı, Dışişleri Bakanlığı, istihbarat ve diğer bakanlıklara bağlı bazı Suudi yetkililerine vize iptali, vize yasağı ve diğer yaptırımlar uygulayacağız.&#8221; açıklamasını yaptı.<br />
Kaşıkçı&#8217;nın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, emniyet güçlerinin Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu konutundaki kuyuda arama yapmasına izin verilmediği ortaya çıktı.<br />
İngiltere Başbakanı Theresa May, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine karışan şüphelilerin İngiltere vizelerinin iptal edileceğini söyledi.<br />
Soruşturma kapsamında, cinayetten önce Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;na ait diplomatik plakalı araçla Belgrad Ormanı&#8217;nda keşif yapıldığı ortaya çıktı.<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, telefonda görüştü. Görüşmede, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin bütün yönleriyle aydınlatılması için ortak çaba harcanması hususu ve bu çerçevede atılması gereken adımlar ele alındı.<br />
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, &#8220;Suudi Arabistan ve Türkiye arasında çatlak oluşturmak isteyenler var. Kral Selman bin Abdulaziz, ben ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu sürece bunu asla başaramayacaklar.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 25 Ekim<br />
Suudi Arabistan, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde Türkiye&#8217;den gelen bilgilerin, Kaşıkçı davasındaki şüphelilerin cinayeti önceden planladığını gösterdiğini duyurdu.<br />
&#8211; 26 Ekim<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı&#8217;nda, &#8220;Diyoruz ki öldürüldüğü artık ayan beyan ortada da nerede, bu cesedi göstermeniz lazım. &#8216;Buradan çıktı.&#8217; diyorsunuz, çıktıysa biz de diyoruz ki ispat. En sonunda 18 kişinin tutuklandığı kabul edildi. Bunu da Hadimul Harameyn Şerifeyn&#8217;den bizzat öğrendim, dinledim. Burada şöyle bir soru ortaya çıkıyor, bu 18 kişi Cemal Kaşıkçı&#8217;nın kimler tarafından öldürüldüğünü biliyor, bunun başka izahı yok. Çünkü fail bunların içinde. Fail bunların içinde değilse o zaman yerli iş birlikçi kim bunu açıklayacaksınız. Bunları açıklamadığınız sürece o zaman Suudi Arabistan bu zandan kurtulamaz.&#8221; açıklamasında bulundu.<br />
Türk Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı, &#8220;Ailesi babalarının bir mezarının olmasını istiyor. Dostları Cemal&#8217;in bir mezarının olmasını istiyor. O cenazeyi geri verin. Bizim Türk Arap Medya Derneği olarak talebimiz budur. Evet, itiraf ettiniz, biz dostları ve ailesi olarak Cemal&#8217;in cesedini istiyoruz.&#8221; dedi.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile telefonda görüşerek, Kaşıkçı cinayeti hakkında bilgi paylaşımında bulundu.<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nca 18 şüphelinin iadesi için hazırlanan talepname, Adalet Bakanlığı tarafından Suudi Arabistan&#8217;a gönderilmek üzere, Dışişleri Bakanlığı&#8217;na iletildi.<br />
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, &#8220;İade talepnamesinin yerine getirilmesi beklenmektedir. Çünkü bu menfur hadise Türkiye&#8217;de cereyan etmiştir.&#8221; dedi.<br />
Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nun bulunduğu sokakta, özel bir şirketin çalışanlarınca, robot kameralarla kanalizasyonda inceleme gerçekleştirildi.<br />
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD yönetiminin bir taraftan Suudi Arabistan ile stratejik ilişkilerini sürdüreceğini ancak aynı zamanda Cemal Kaşıkçı cinayetinin sorumlularından hesap soracaklarını söyledi.<br />
&#8211; 27 Ekim<br />
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi olayına karışanların, ülkesinde yargılanacağını söyledi.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul&#8217;daki Suriye Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada, &#8220;Merhum Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak ikili görüşmelerimizde bu konuyu ele aldık ve gerekli bilgileri kendilerine verdim. Daha önce de zaten istihbarat örgütlerimizle yapılmış olan bu konuda çeşitli bilgilendirmeler oldu. Detaya, bugün yaptığımız ikili görüşmelerle girmiş bulunuyoruz.&#8221; dedi.<br />
Almanya Başbakanı Angela Merkel de &#8220;Failler ortaya çıkarıldıktan sonra Avrupa Birliği genelinde gerekenlerin yapılacağını taahhüt etmek isterim.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 29 Ekim<br />
Suudi Arabistan Başsavcısı Suud Ma&#8217;cib, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan&#8217;la Çağlayan&#8217;daki İstanbul Adliyesi&#8217;nde 1 saat 15 dakika görüştü.<br />
Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;a seslenerek, &#8220;Başkan Trump, gerçeğin ortaya çıkarılmasına ve adaletin icra edilmesine yardım etmeli. Başkan Trump, nişanlımın cinayetinin üzerinin örtülmesine izin vermemeli.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 30 Ekim<br />
Suudi Arabistan Başsavcısı Suud el-Ma&#8217;cib, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;na geldi.<br />
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Suudi Arabistan&#8217;a, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin soruşturmaya uluslararası bağımsız uzmanların da dahil edilmesi ve Kaşıkçı&#8217;nın cesedinin nerede olduğunun açıklanması çağrısında bulundu.<br />
Ma&#8217;cib, soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan ile ikinci kez görüştü.<br />
&#8211; 31 Ekim<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada,Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin detaylara yer verildi.<br />
Açıklamada, şunlar kaydedildi:<br />
&#8220;Maktul Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018&#8217;de, evlilik işlemleri için girdiği Suudi Arabistan Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda, daha önceden yapılan planlama doğrultusunda, başkonsolosluk binasına girer girmez boğularak öldürülmüştür. Maktul Cemal Kaşıkçı&#8217;nın cesedi, boğularak öldürülmesine müteakip yine önceden yapılan planlama doğrultusunda parçalanarak yok edilmiştir.<br />
Gelinen aşama itibarıyla gerçeğin ortaya çıkartılmasına yönelik tüm iyi niyetli çabalarımıza rağmen görüşmelerden somut sonuç elde edilememiştir. Olayla ilgili olarak &#8216;yerli işbirlikçi&#8217; bulunduğuna dair Suudi Arabistan Krallığı makamlarının herhangi bir beyanının olmadığı bildirilmiştir.&#8221;<br />
Suudi Arabistan Başsavcısı Suud el-Ma&#8217;cib, Türkiye&#8217;den ayrıldı.<br />
&#8211; 1 Kasım<br />
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın İstanbul&#8217;daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda öldürülmesinin ardından Beyaz Saray ile yaptığı bir telefon görüşmesinde Kaşıkçı için &#8220;tehlikeli bir İslamcı&#8221; dediği iddia edildi.<br />
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Robert Palladino, &#8220;ABD, Kaşıkçı&#8217;nın cesedinin yerinin tespit edilmesi ve en kısa sürede uygun bir defin işlemi için ailesine teslim edilmesi gerektiğini söylüyor.&#8221; ifadesini kullandı.<br />
&#8211; 2 Kasım<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington Post gazetesi için &#8220;Suudi Arabistan&#8217;ın, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi hakkında hala cevaplaması gereken birçok soru var.&#8221; başlıklı bir makale kaleme aldı.<br />
Gayretleri neticesinde, tüm dünyanın Cemal Kaşıkçı&#8217;nın soğukkanlı biçimde bir suikast timi tarafından öldürüldüğünü öğrendiğini ve cinayetin önceden planlandığının kesin olarak ortaya çıktığını yazan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şunları kaydetti:<br />
&#8220;Cinayeti işleyenlerin, Suudi Arabistan&#8217;da derdest edilen 18 şüphelinin içinde olduğunu biliyoruz. Cemal&#8217;in katledilmesi emrinin, Suudi hükümetinin en üst makamlarından geldiğini de iyi biliyoruz. Kendisi, en azından İslami usullere uygun şekilde defnedilmeyi hak etmektedir. Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi emrini Hadim ül-Haremeyn Kral Selman&#8217;ın verdiğine inanmam kesinlikle mümkün değildir. Dolayısıyla bu cinayetin, Suudi Arabistan&#8217;ın resmi politikasını yansıttığına inanmak için de herhangi bir sebep bulunmamaktadır.&#8221;<br />
İsrail Başbakanı Netanyahu, &#8220;İstanbul&#8217;daki konsoloslukta yaşananlar korkunç. Ne gerekiyorsa usulüne uygun olarak yapılmalı. Suudi Arabistan&#8217;da istikrarın devam etmesi hem bölge hem de dünyanın istikrarı açısından çok önemli.&#8221; dedi.<br />
ABD&#8217;li gazeteci Courtney Radsch, Suudi Arabistan yönetiminin kendilerine muhalif olan kişileri belirlemek için ABD&#8217;li şirket ve yazılımlara milyonlarca dolar harcadığını ileri sürerek, &#8220;Cemal Kaşıkçı, İsrail tarafından üretilip, bir Amerikalı şirket tarafından satılan Pegasus adlı yazılım programıyla gözetlendi.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 3 Kasım<br />
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Haşmetullah Felahetpişe, Türk siyasetçilerin ve yargı mensuplarının Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin üzerine gitmesinden dolayı dünya halkları tarafından &#8220;şerefli insanlar&#8221; olarak anıldığını söyledi.<br />
&#8211; 4 Kasım<br />
Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi, &#8220;Ne oldu bu kardeşimize? Konsolosluğa girişini hepimiz gördük ekranlardan. Şer gücü diyebileceğimiz Suudi Arabistan Konsolosluğu&#8217;nun kapısından girmesiyle başına gelenleri hepimiz biliyoruz.&#8221; dedi.<br />
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, &#8220;Bu cinayeti işleyenleri sorumlu tutacağız. Aynı zamanda ABD&#8217;nin Suudi Arabistan&#8217;la olan stratejik ilişkisini koruyacağız.&#8221; ifadesini kullandı.<br />
&#8211; 5 Kasım<br />
Suudi Prens Velid bin Talal, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda aklanacağını savunarak, &#8220;Lütfen soruşturmanın bitmesi için (Suudi Arabistan&#8217;a) biraz zaman verin.&#8221; dedi.<br />
Cemal Kaşıkçı&#8217;nın oğulları Salah ve Abdullah, Amerikan CNN kanalına konuştu.<br />
Büyük oğlu 35 yaşındaki Salah Kaşıkçı, &#8220;Şu anda tek istediğimiz, babamızı Medine&#8217;deki El Baki Kabristanlığı&#8217;na, ailesinin diğer üyelerinin yanına defnedebilmek. İnsanlar bizde cevapların olduğuna inanıyor, ne yazık ki yok.&#8221; diye konuştu.<br />
Küçük oğlu 33 yaşındaki Abdullah Kaşıkçı da &#8220;İnşallah huzur içinde ölmüştür. (Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Müslüman Kardeşler üyesi olduğu iddiaları) Bunlar sadece babama yapıştırılan etiketler, insanlar onun makalelerini okuyup derinine inmiyorlar.&#8221; dedi.<br />
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, &#8220;Kaşıkçı cinayeti, uluslararası boyutta her tarafı dökülen, hiçbir tarafından tutamayacağınız bir olay.&#8221; şeklinde konuştu.<br />
&#8211; 6 Kasım<br />
Suudi Arabistan İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Bender el-Ayban, BM İnsan Hakları Konseyi&#8217;nin oturumunda yaptığı konuşmada, Kaşıkçı&#8217;nın katillerinin adalete teslim edileceğini bildirdi.<br />
&#8211; 7 Kasım<br />
ABD Başkanı Donald Trump, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda gelecek hafta Kongre ile görüşeceğini, konuya ilişkin Türkiye ve Suudi Arabistan&#8217;la yakın çalıştığını belirterek, &#8220;Bu konuda güçlü bir fikir oluşturuyorum.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 8 Kasım<br />
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın, ülkesinin başkenti Riyad&#8217;da bir grup Amerikalı Evanjelist ile geçen hafta yaptığı toplantıda, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde sorumluluğu olanları cezalandıracağını belirterek, &#8220;ABD&#8217;ye hoş görünmeye çalıştığı&#8221; iddia edildi.<br />
Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ahmed er-Raysuni, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;yı &#8220;şehit&#8221; şeklinde nitelendirerek, bu olayın Arap ve İslam dünyasını ilgilendirmesinin yanı sıra insani ve küresel bir mesele olduğunu belirtti.<br />
Birleşmiş Milletler, soruşturmaların sonucunda atılacak adımların değerlendirileceğini açıkladı.<br />
ABD&#8217;de iki ayrı düşünce kuruluşundan iki akademisyen, Washington&#8217;daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği&#8217;nin bulunduğu sokağın isminin, &#8220;Cemal Kaşıkçı Yolu&#8221; olarak değiştirilmesi için imza kampanyası başlattı.<br />
&#8211; 9 Kasım<br />
Kaşıkçı&#8217;nın nişanlısı Hatice Cengiz, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, &#8220;Sevgili Cemal&#8217;in öldürüldükten sonra eritilerek yok edildiğine dair haberlerle ilgili dair yaşadığım şok ve üzüntüyü ifade etmek için yeterli kelime bulamıyorum. Bizi vasiyetinde olduğu gibi Medine&#8217;ye defninden bile mahrum ettiler. Gerçekten bunu yapanlar insan olabilir mi?&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
&#8211; 10 Kasım<br />
BM İnsan Hakları Konseyi, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi ile ilgili devam eden soruşturmanın &#8220;eksiksiz, güvenilir, şeffaf ve hızlı&#8221; bir şekilde yürütülmesi de dahil Suudi Arabistan&#8217;a 258 tavsiyede bulundu.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Kesinlikle bu 15&#8217;in içerisinde bunun katili veya katilleri kimdir, bunu onlar biliyor ve Suudi Arabistan yönetimi bu 15&#8217;i konuşturmak suretiyle bunu meydana çıkarmayı başarır.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 12 Kasım<br />
Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ayrıntıları konusunda Türk tarafının kendilerini bilgilendirdiğini söyledi.<br />
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ülkesinin, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesiyle ilgili kayıtları dinlediğini ifade etti.<br />
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, &#8220;Türkiye&#8217;nin kararlı çabaları olmasaydı bu olayın üzerinin çoktan örtülmüş olacağı unutulmamalıdır. Türkiye, Kaşıkçı cinayetinin tüm detaylarının ortaya çıkarılması için çalışmaya devam etmektedir. Buna cinayet emrini kimin verdiği de dahildir.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 13 Kasım<br />
İngiltere Başbakanı Theresa May, &#8220;Dışişleri Bakanımız bugün Riyad ziyaretinde bir kez daha bu konuda saydam ve inandırıcı bir soruşturma yapılması ve sorumlulardan hesap sorulması gerektiğini açıkça dile getirdi.&#8221; diye konuştu.<br />
Amerikan The New York Times gazetesi, Türkiye&#8217;ye gelen 15 kişilik suikast ekibinden Mahir Abdulaziz Mutreb&#8217;in, cinayetten kısa süre sonra yaptığı telefon görüşmesinde, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ı kastederek, &#8220;Patronunuza söyleyin, adamlar işlerini bitirdi&#8221; dediğini ileri sürdü.<br />
Türk yetkililerin söz konusu ses kaydında Prens Muhammed&#8217;den net bir şekilde bahsedilmediğini belirttiği aktarılan haberde, Amerikan istihbarat yetkilileri yine de bu kaydın Veliaht Prens&#8217;in Kaşıkçı cinayetiyle bağlantısı konusunda &#8220;inkar edilemez bir delil olmayabileceğine&#8221; dikkati çekti. Suudi Arabistan, yaptıkları açıklamada, ses kayıtlarını dinlediklerini ancak söz konusu bölümü duymadıklarını öne sürdü.<br />
&#8211; 14 Kasım<br />
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesiyle ilgili kayıtların Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın dahlini işaret etmediğini savundu.<br />
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda &#8220;Bulunduğumuz aşamada artık uluslararası soruşturmanın şart olduğunu görüyoruz.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 15 Kasım<br />
Suudi Arabistan Başsavcı Sözcüsü Şelan eş-Şelan, başkent Riyad&#8217;da düzenlediği basın toplantısında, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesiyle ilgili soruşturma sonuçlarını paylaştı.<br />
Buna göre soruşturma sonuçlarının bazıları şöyle: Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi olayında 5 kişinin idamı istendi, Kaşıkçı&#8217;yı öldüren ekibi kurma emrini eski İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed el-Asiri verdi, zanlılardan biri konsolosluktaki kameraları bozdu, Kaşıkçının cesedi konsoloslukta parçalanarak dışarı çıkarıldı, cesedi teslim alan yerel işbirlikçinin robot resmine ulaşıldı, 21 şüpheliden 11&#8217;ine suç isnat edilerek dava dosyası mahkemeye gönderildi, görevden alınan eski Kraliyet Divanı Müsteşarı Suud el-Kahtani hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı getirildi.<br />
ABD yönetimi, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesiyle bağlantılı 17 Suudi&#8217;ye yaptırım kararı aldı.<br />
&#8211; 16 Kasım<br />
Kaşıkçı için Mekke ve Medine&#8217;de gıyabi cenaze namazı kılındı.<br />
Telefonla görüşen Erdoğan ve Trump, Cemal Kaşıkçı cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılması ve olayın örtbas edilmesine izin verilmemesi hususunda mutabık kaldı.<br />
&#8211; 17 Kasım<br />
Washington Post gazetesi, &#8220;ABD Başkanı Donald Trump&#8217;a Muhammed bin Selman&#8217;ın bu işin içinde olduğunun kanıtı gizlice gösterildi ancak Muhammed&#8217;in bu cinayetin emrini vereceği konusunda Trump&#8217;ın hala şüpheleri vardı. Başkan Trump, CIA ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerine Kaşıkçı&#8217;nın cesedinin nerede olduğunu sordu, kendisine cevap verilmedikçe de büyük bir hayal kırıklığına uğradı&#8221; ifadelerine yer verdi.<br />
AP&#8217;ye konuşan ABD&#8217;li üst düzey bir yetkili, &#8220;ABD&#8217;li istihbarat yetkilileri, Veliaht Muhammed bin Selman&#8217;ın Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;yı öldürme emri verdiği sonucuna ulaştı.&#8221; dedi.<br />
ABD Başkanı Donald Trump, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin kapsamlı bir raporun hafta başında hazır olacağını duyurdu.<br />
&#8211; 19 Kasım<br />
Almanya, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilişkisi bulunan 18 kişiye ülkeye giriş yasağı getirdi.<br />
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Kaşıkçı cinayetine ilişkin, &#8220;Biz de bildiklerimizle hızlı bir şekilde birçok yaptırım uygulayacağız.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 20 Kasım<br />
ABD Dışişleri Bakanlığı&#8217;nda görevli bir yetkili, cinayet emri Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın verdiğinin &#8220;gün gibi aşikar&#8221; olduğunu söyledi.<br />
Trump, Amerikan istihbaratının Kaşıkçı cinayeti bilgilerini değerlendirmeye devam ettiğini belirterek, &#8220;Selman&#8217;ın bilgi sahibi olabileceğini&#8221; kaydetti. Trump, kongrenin Kaşıkçı konusunda farklı yöne gitmek isteyebileceğini, ABD&#8217;nin güvenliği ön planda olduğu sürece tüm görüşlere açık olduğunu bildirdi.<br />
&#8211; 22 Kasım<br />
Almanya&#8217;nın ardından Fransa da Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilişkisi bulunan 18 kişiye ülkeye giriş yasağı getirdi.<br />
&#8211; 24 Kasım<br />
Kaşıkçı&#8217;nın kızları Noha ve Razan Cemal Kaşıkçı, Washington Post gazetesi için kaleme aldıkları makalede babalarını anlattı.<br />
&#8211; 26 Kasım<br />
Yalova&#8217;nın Termal ilçesine bağlı Samanlı köyündeki iki villada cinayete ilişkin polislerce arama gerçekleştirildi, villanın bahçesindeki kuyuda inceleme yapıldı.<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, &#8220;Bir plan dahilinde ülkemize gelerek Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesi olayını gerçekleştiren şüphelilerden Mansour Othman M. Abbahussaın&#8217;in olaydan bir gün önce, 1 Ekim&#8217;de Yalova&#8217;nın Samanlı Köyü&#8217;nde ikamet eden Suudi Arabistan vatandaşı &#8216;Ghozan&#8217; kod adlı Mohammed Ahmed A. Alfaozan ile iletişim kurduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu görüşmenin, öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın cesedinin parçalara ayrıldıktan sonra yok edilmesine/saklanmasına yönelik olduğu değerlendirilmektedir.&#8221; açıklamasında bulundu.<br />
&#8211; 28 Kasım<br />
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı&#8217;nın (CIA), Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin elde ettiği verilerde talimatın Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından verildiğini gösteren direkt bir rapor olmadığını belirtti.<br />
Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, &#8220;Cemal Kaşıkçı öldürülürken konsoloslukta olanların örtbas edilmesinin bir parçası olan bir başkanımız (ABD Başkanı Donald Trump) var.&#8221; dedi.<br />
ABD Savunma Bakanı James Mattis, &#8220;Veliaht Prens&#8217;in (Muhammed Bin Selman) dahlinin olduğuna dair açık bir delilimiz yok. Ne istihbaratta ne de kimsede açık bir delil var.&#8221; diye konuştu. Matis, cinayete ilişkin ses kaydını dinlemediğini ancak kaydın çevirisini okuduğunu ifade etti.<br />
&#8211; 29 Kasım<br />
Kanada hükümeti, Cemal Kaşıkçı cinayetiyle bağlantılı 17 Suudi vatandaşına yaptırım kararı aldığını açıkladı.<br />
&#8211; 1 Aralık<br />
CIA, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın, Kaşıkçı&#8217;nın öldürüldüğü sıralarda gazeteciyi infaz eden ekibi denetleyen danışmanına gönderdiği belirtilen 11 mesajın içinde &#8220;öldürme emrini vermiş olabileceği&#8221; değerlendirmesinde bulundu. CIA&#8217;nın değerlendirmesinde, Suudi Prens&#8217;in &#8220;Onu (Kaşıkçı), Suudi Arabistan’ın dışında yemleyip, bir şeyler ayarlayabiliriz.&#8221; dediği belirtildi.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Bu olayı asla siyasi bir mesele olarak görmedik. Bizim için bu olay alçakça bir cinayettir ve öyle de kalacaktır. Bu vahşi cinayetin emrini vereninden uygulayanına kadar tüm sorumluları ortaya çıkartılmadan ne İslam dünyasının ne de dünya kamuoyunun tatmin olması mümkündür.&#8221; dedi.<br />
İngiltere Başbakanı Theresa May, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüşmesinde Kaşıkçı cinayetiyle ilgili &#8220;tam, inanılır ve saydam&#8221; soruşturma yürütülmesinin ve sorumluların bulunmasının önemini vurguladığını söyledi.<br />
&#8211; 3 Aralık<br />
CNN International, Cemal Kaşıkçı&#8217;nın Kanada&#8217;nın Montreal kentinde yaşayan Suudi aktivist Ömer Abdülaziz&#8217;e WhatsApp&#8217;tan gönderdiği mesajlarda, Suudi Arabistan&#8217;ı ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ı sertçe eleştirdiği ve gazetecinin öldürülmesi için bu mesajlaşmaların da bir faktör olabileceğini ortaya çıkardı.<br />
&#8211; 4 Aralık<br />
CIA Direktörü Gina Haspel&#8217;in, Senatoda yaptığı Cemal Kaşıkçı oturumuna katılan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, &#8220;Mümkün olan en yüksek seviyede onun (Veliaht Prens Muhammed bin Selman) Kaşıkçı cinayetinde suç ortağı olduğunu düşünüyorum.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 5 Aralık<br />
Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, eski Suudi İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed el-Asiri ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın eski danışmanı Suud el-Kahtani hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.<br />
Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin belgesel hazırlayacağı kaydedilen ABD&#8217;li ünlü sinema oyuncusu Sean Penn, Türkiye&#8217;ye geldi. Penn, cinayetin işlendiği Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde çekim yaptı.<br />
Florida Senatörü Marco Rubio, &#8220;Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın Cemal Kaşıkçı cinayetinden haberdar ve bu işin içinde olduğu sonucuna ulaşmak için fazlasıyla şey biliyoruz.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 6 Aralık<br />
ABD&#8217;li bir grup senatör, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın Cemal Kaşıkçı cinayetinden sorumlu tutulmasını öngören tasarıyı Senatoya sundu.<br />
&#8211; 7 Aralık<br />
Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine ilişkin belgesel çekimi için İstanbul&#8217;da bulunan ABD&#8217;li ünlü sinema oyuncusu Sean Penn, tarifeli uçakla Türkiye&#8217;den ayrıldı.<br />
&#8211; 9 Aralık<br />
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, ülkesinin, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilişkisi bulunan vatandaşlarını Türkiye&#8217;ye teslim etmeyeceğini açıkladı.<br />
&#8211; 10 Aralık<br />
Amerikan CNN televizyonunun haberine göre,Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmeden önceki son sözleri &#8221;Nefes alamıyorum&#8221; oldu.<br />
Körfez İşbirliği Konseyi 72 maddelik kapanış bildirgesinde en belirgin konular arasında Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin Suudi Arabistan yönetiminin takındığı tavır ve olayın aydınlatılması için yerine getirdiği icraat ve çalışmaların KİK tarafından desteklendiği ifadeleri yer aldı.<br />
Litvanya, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesiyle bağlantılı 17 Suudi Arabistan vatandaşını kara listeye aldı.<br />
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, &#8220;Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr&#8217;in, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın katillerinin Türkiye&#8217;ye iade edilmesi talebimize verdiği yanıt hayal kırıklığı yaratmıştır. Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosu&#8217;nun da bu suçun ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Türkiye&#8217;nin iade talebi, Suudi makamlarına &#8216;Kaşıkçı cinayetini tüm detaylarıyla aydınlatmaya hazır olduklarını&#8217; dünyaya göstermek için bir fırsat sunmuştur. Öte yandan Kaşıkçı&#8217;nın katillerinin iadesini reddetmek, ancak Suudi Arabistan&#8217;ı cinayeti örtbas etmeye çalışmakla itham edenleri haklı çıkarır.&#8221; açıklamasında bulundu.<br />
Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı, Amerikan Time dergisinin her yıl seçtiği &#8220;yılın kişisi&#8221; unvanı için finale kalan isimler arasında yer aldı.<br />
&#8211; 12 Aralık<br />
ABD&#8217;nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden, &#8220;Suudi hükümetinin başı&#8221; olarak nitelendirdiği Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ı sorumlu tuttu.<br />
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilişkisi bulunan 21 Suudi yetkiliye ABD tarafından uygulanan yaptırımların yeterli olduğunu savunarak, &#8220;Suudiler zaten bedelini ödedi.&#8221; dedi.<br />
CIA Başkanı Gina Haspel&#8217;in, kapalı oturumda bazı Temsilciler Meclisi üyelerine Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin bilgi verdiği bildirildi.<br />
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, &#8220;İstanbul&#8217;da yaşananlar korkunç. Her ülke bu konuyla ilgili ne yapacağına karar vermeli ama Suudi Arabistan&#8217;da istikrar bozulursa sadece Orta Doğu&#8217;da değil tüm dünyada istikrar bozulur.&#8221; dedi.<br />
&#8211; 13 Aralık<br />
Kaşıkçı cinayetinden Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ı sorumlu tutan tasarı, ABD Senatosunda kabul edildi.<br />
&#8211; 14 Aralık<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;Cemal Kaşıkçı, (Suudi Arabistan) Başkonsoloslukta ne yazık ki alçakça bir operasyonla şehit edildi.&#8221; dedi.<br />
BM Genel Sekreter sözcülerinden Farhan Haq, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres&#8217;in, Kaşıkçı cinayetinde gerçeklerin ortaya çıkması için kapsamlı ve şeffaf bir soruşturma görmek istediğini söyledi.<br />
&#8211; 17 Aralık<br />
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, ABD Senatosu&#8217;nun Cemal Kaşıkçı cinayetinden Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ı sorumlu tutan kararını &#8220;iç işlerine ölçüsüz bir müdahale&#8221; olarak niteledi.<br />
&#8211; 19 Aralık<br />
Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;yı planlı bir cinayetle ortadan kaldırmak için Suudi Arabistan&#8217;dan gelen 15 kişilik infaz timinin farklı zamanlarda yurda girişleri, Suudi Arabistan&#8217;ın İstanbul Başkonsolosluğu ile konuta geliş ve çıkışları ile havalimanından ayrılışlarına ilişkin yeni fotoğraflara ulaşıldı.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/cc-1-364x1024.jpg" alt="" width="364" height="1024" class="alignnone size-large wp-image-6566" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/cc-1-364x1024.jpg 364w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/cc-1-107x300.jpg 107w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/cc-1.jpg 648w" sizes="(max-width: 364px) 100vw, 364px" /></p>
<p><strong>Kaynak: www.aa.com.tr</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/kasikci-cinayetinin-uzerinden-80-gun-gecti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kan Donduran O Cümleyi İlk Kez Paylaştı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/cumhurbaskani-erdogan-kan-donduran-o-cumleyi-ilk-kez-paylasti/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/cumhurbaskani-erdogan-kan-donduran-o-cumleyi-ilk-kez-paylasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Dec 2018 13:57:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Prens Selman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6205</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul&#8217;daki Kudüs Platformu&#8217;nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kan donduran o cümleyi ilk kez paylaştı: &#8220;Kendi istihbarat şefi bile &#8216;Bu bir felaket, bu adam uyuşturulmuş, böyle bir şey yapılamaz&#8217; diyor. Adam açık açık &#8216;Ben kesmesini iyi bilirim&#8217; diyor. Niye? Çünkü bir morg mensubu. Bu adam asker, üst düzey. Bunların hepsi kayıtlarda var.&#8221; İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın açıklamalarından satır başları: &#8220;Kudüs Filistin&#8217;in ebedi başkenti temalı konferans münasebetiyle bugün bizleri bir araya getiren bu ulvi gaye etrafında gönüllerimizi buluşturan herkese şükranlarımı sunuyorum. Dini, dili ne olursa olsun Filistin davasına sahip çıkan Kudüs&#8217;ün tekrar tüm insanlık için bir barış ve esenlik yuvası olması için gayret gösterenlerin, Arakan&#8217;dan Suriye&#8217;ye kadar gönül coğrafyamızın dört bir köşesinde barış ve huzura hasret Müslümanlara, mazlumlara, Yemen&#8217;de masum yavrulara, sizlerin aracılığıyla en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. İsrail kurşunlarına göğüslerini siper eden babaları, top oynarken bombalarla minik bedenleri parçalanan Filistinli çocukları, sabah namazına giderken siyonist yerleşimciler tarafından yakılarak şehit edilen Filistinli gençleri, Kudüs&#8217;e sahip çıkan Filistin&#8217;in cesur kadınlarını rahmetle yad ediyorum. &#8220;BU DAVA HEPİMİZİN ORTAK DAVASIDIR&#8221; Merhum Cahit Zarifoğlu bir şiirinde; &#8220;Filistin bir sınav kağıdı, her mümin bunun önündedir.&#8221; Kudüs Plaftormu yaptığı çalışmalarla işte bu imtihanı alnının akıyla vermenin mücadelesini yürütüyor. Bu dava hepimizin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul&#8217;daki Kudüs Platformu&#8217;nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kan donduran o cümleyi ilk kez paylaştı: &#8220;Kendi istihbarat şefi bile &#8216;Bu bir felaket, bu adam uyuşturulmuş, böyle bir şey yapılamaz&#8217; diyor. Adam açık açık &#8216;Ben kesmesini iyi bilirim&#8217; diyor. Niye? Çünkü bir morg mensubu. Bu adam asker, üst düzey. Bunların hepsi kayıtlarda var.&#8221;</p>
<p>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın açıklamalarından satır başları:</p>
<p>&#8220;Kudüs Filistin&#8217;in ebedi başkenti temalı konferans münasebetiyle bugün bizleri bir araya getiren bu ulvi gaye etrafında gönüllerimizi buluşturan herkese şükranlarımı sunuyorum. Dini, dili ne olursa olsun Filistin davasına sahip çıkan Kudüs&#8217;ün tekrar tüm insanlık için bir barış ve esenlik yuvası olması için gayret gösterenlerin, Arakan&#8217;dan Suriye&#8217;ye kadar gönül coğrafyamızın dört bir köşesinde barış ve huzura hasret Müslümanlara, mazlumlara, Yemen&#8217;de masum yavrulara, sizlerin aracılığıyla en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. </p>
<p>İsrail kurşunlarına göğüslerini siper eden babaları, top oynarken bombalarla minik bedenleri parçalanan Filistinli çocukları, sabah namazına giderken siyonist yerleşimciler tarafından yakılarak şehit edilen Filistinli gençleri, Kudüs&#8217;e sahip çıkan Filistin&#8217;in cesur kadınlarını rahmetle yad ediyorum. </p>
<p><strong>&#8220;BU DAVA HEPİMİZİN ORTAK DAVASIDIR&#8221;</strong><br />
Merhum Cahit Zarifoğlu bir şiirinde; &#8220;Filistin bir sınav kağıdı, her mümin bunun önündedir.&#8221; Kudüs Plaftormu yaptığı çalışmalarla işte bu imtihanı alnının akıyla vermenin mücadelesini yürütüyor. Bu dava hepimizin ortak davası, hepimizin ortak meselesidir. </p>
<p>Kudüs kırmızı çizgimizdir diyoruz. Kudüs&#8217;ü savunmanın insanlığı savunmak, barışı adaleti bağımsızlığı savunmak olduğu inancıyla bu meseleye en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Bu süreçte sizlerin ülkemize verdiği destek sadece bugünümüz adına değil, geleceğimiz adına da hayati öneme sahiptir. </p>
<p><strong>&#8220;SİLEMEYECEKSİNİZ, HALKLARI YOK EDEMEYECEKSİNİZ&#8221;</strong><br />
İsrail son 50 yıldır kasıtlı şekilde Kudüs&#8217;teki İslam dünyasının izlerini silmeye çalışıyor. Silemeyeceksiniz. Bu tarihi gerçeği yok edemeyeceksiniz. Ve tüm 1 milyar 700 milyonluk İslam dünyasını içinde gaflet içerisinde olan yöneticiler olabilir. Ama bu halkları yok edemeyeceksiniz. Müslümanlara ait toprakları, iş yerlerini, evlerini hatta ibadethaneleri gasp ederek burada bir soykırım uyguluyor. Buralara bir kaç tane büyükelçilik getirmek suretiyle eğer Kudüs&#8217;ün şahsı manevisini yok edeceğinizi zannediyorsanız kendinizi aldatıyorsunuz. Bununla bunu yok edemezsiniz. </p>
<p>1967 yılındaki Filistin haritasıyla 2018&#8217;deki haritayı karşılaştırmak başka hiçbir söze gerek kalmadan Filistin&#8217;de yaşanan bu kültürel soykırımı ortaya koyacaktır. BM&#8217;nin beş daimi üyesinin bir tanesinin iki dudağı arasında sıkışmış kalan bu dünya adil bir dünya olamaz. </p>
<p>70 yıl önce başkalarının işlediği cürümlerin bedelini bugün Filistinliler ödemek zorunda kalıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa&#8217;daki Musevilere yapılan zulümleri aratmayacak baskıda yıldırma politikalarına bugün Filistin halkı maruz bırakılıyor. Bizim açımızdan faili kim olursa olsun, bunların her ikisi de katliamdır, vahşettir, zulümdür. Holokost nasıl insanlık dışı suçsa, Gazze sahilinde top oynayan çocuklara bomba yağdırmak da aynı derecede ağır bir insanlık suçudur. </p>
<p>Biz mazlumlar arasında ayrım yapmadığımız gibi zalimler arasında da ayrım yapmıyoruz. Bir siyasi çıkar uğruna asla insanların acılarını yarıştırmıyoruz. Nerede bir adaletsizlik, zulüm varsa; kimliğine, inancına bakmadan tavrımızı ortaya koyuyoruz. Ancak birileri her eleştiriyi, vahşet ve katliama yönelik her haklı tepkiyi hemen antisemitizm yaftasıyla önemsiz hale getirmeye çalışıyor.</p>
<p>İsrail&#8217;in politikalarına tepki göstermek asla antisemitizm değildir. Bizim medeniyetimizde bir insana sırf inancından, etnik kökeninden ırkından veya ten renginden dolayı düşmanlık edilmez. İşte bunun için bizim tarihimizde sömürgecilik lekesi de soykırım suçu da yoktur. Biz böyle tertemiz bir tarihe sahibiz.</p>
<p>İstanbul gibi, Kudüs gibi, Kahire, Mardin, Şam, Bağdat, Granada, Toledo gibi farklı inançların, farklı kültürlerin asırlar boyunca bir arada sulh içinde yaşadığı şehirler var. 500 yıl önce İspanya&#8217;dan kaçan Musevilere kapıları kim açtı? O 500 Musevi İstanbul&#8217;a geldiler. Ve onlar burada barındılar. Ve böyle bir millet olarak bütün gayemiz Filistin&#8217;de kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesidir. Bunun yolu da her fırsatta ifade ettiğimiz gibi 1967 sınırlarında bağımsız Filistin devletinin kurulmasıdır. </p>
<p><strong>&#8220;KAŞIKÇI ALÇAKÇA BİR OPERASYONLA ŞEHİT EDİLDİ&#8221;</strong><br />
Özellikle İsrail&#8217;in Kudüs&#8217;e yönelik işgal teşebbüslerine hız vermesinin bir başka nedeni de İslam aleminin içinde bulunduğu parçalanmışlıktır. Burada bir şeyin önünde ısrarla duracağım. Yakın zamanda İstanbulumuzda, Suudi Arabistan Başkonolosluğu&#8217;nda bir Cemal Kaşıkçı olayı yaşadık. Cemal Kaşıkçı, başkoloslukta ne yazık ki alçakça bir operasyonla şehit edildi. Dışarıda nişanlısı bekliyor. Nikah muamelesi yapmak için içeri giriyor. </p>
<p><strong>KRAL İLE KONUŞMAYI ANLATTI</strong><br />
Tabi bizi Suudi Arabistan&#8217;dan aradılar. Ve biz gerek babaya, gerek oğluna her şeyleri anlattık. Ve özel temsilcilerimizi gönderebilir miyiz dediler, buyrun gönderin dedim. Geldi, bizzat kabul ettim. Kendilerine anlattık. İstihbarat şeflerine bütün belgeleri dinlettik, gösterdik. Fakat bütün bunlara rağmen Krala ben şunu sordum. &#8220;Bu 15 kişi İstanbul&#8217;a niye gönderildi? Bu 15 kişinin İstanbul&#8217;da ne işi var? Bunlar İstanbul&#8217;a geldiyse konsoloslukta bunlar ne iş yaptı? Bu katili siz biliyorsunuz. Bak ben size adres vereyim, bu katil bu 15 kişinin içinde&#8221; dedim. &#8220;Eğer isterseniz siz bu katili çıkartırsınız ve ilan edersiniz.&#8221;</p>
<p>Bana verdiği cevap şu oldu &#8220;Şu anda 18 kişiyi tutukladık. Sonra sayı 22&#8217;ye çıktı&#8221; Tamam da tutuklamak çıkış yolu değil. Cezası bunların ne oldu? Yargılayamıyorsanız suçun işlendiği yer İstanbul olduğu için bunu İstanbul mahkemelerinin uluslararası hukuka göre yargılaması gerekir. Gönderin biz yargılayalım. </p>
<p><strong>&#8220;BUNLAR DÜNYAYI ENAYİ ZANNEDİYOR&#8221;</strong><br />
Dışişleri bakanı dedi ki &#8220;yerli işbirlikçilerle bu iş yapıldı&#8221; Konuşmamda sordum. Kimdir o yerli işbirlikçiler bunu açıklamaya mecbursun. Çünkü iddia sahibi sizsiniz. Açıklayamadılar, sonra inkar ettiler.</p>
<p>Veliaht Prens dedi ki, &#8220;Cemal Kaşıkçı başkonsolosluktan çıktı&#8221; Ya Cemal Kaşıkçı çocuk mu? Dışarıda nişanlısı var. Onu alıp ayrılmaz mıydı? Bunlar dünyayı enayi zannediyor. Bu millet enayi değil hesabı sormasını bilir. </p>
<p>Ve tabi dedik ki biz herkese açığız. Suudi Arabistan almak istedi, kusura bakmayın o kadar değil. Dinletiriz, gösteririz ama vermeyiz. Verelim de ondan sonra bunları yok mu edeceksiniz?</p>
<p><strong>&#8220;ADAM AÇIK AÇIK &#8216;BEN KESMEYİ İYİ BİLİRİM&#8217; DİYOR&#8221;</strong><br />
Kendi istihbarat şefi bile bu bir felaket, bu adam uyuşturulmuş, böyle bir şey yapılamaz diyor. Adam açık açık &#8220;ben kesmesini iyi bilirim&#8221; diyor. Niye? Çünkü bir morg mensubu. Bu adam asker, üst düzey. Bunların hepsi kayıtlarda var. Eninde sonunda denilen yere geldiler. Şimdi ABD senatosu ne diyor? Suudi yönetimini şimdi suçluyor. </p>
<p><strong>&#8220;BURADAN ÇOK ŞEYLER ÇIKAR&#8221;</strong><br />
Daha bir çok şeyler çıkacak. Buradan çok şeyler çıkar. Artık insanlık bunlara tahammül edemez. İslam dünyası da birbirini bu şekilde çekiştirerek, zulmederek bir yere varamaz. Ya bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız. Hakkıyla Müslüman olacağız. </p>
<p>Aliya&#8217;nın bir ifadesi var. &#8220;İslam güçlü ama Müslümanlar zayıf&#8221; Sıkıntı burada. Filistin meselesi başta olmak üzere Müslümanların ortak dertlerine deva aranması, kimi zaman bizzat kendi kardeşlerimizde endişe oluşturuyor. </p>
<p><strong>&#8220;GERİLİM YÜKSELDİKÇE BATILI ŞİRKETLERİN KÂRLARI DA YÜKSELİYOR&#8221;</strong><br />
Libya&#8217;dan Yemen&#8217;e Suriye&#8217;den Irak&#8217;a kadar çatışmaların dindirilmesine kimi politika ve eylemleriyle diğer Müslüman ülkeler mani oluyor. Türkiye&#8217;den kaçan teröristlerin senelerce batılı ülkelerle beraber kimi komşularımızda himaye bulması bunun örneklerinden biridir.</p>
<p>15 Temmuz&#8217;da 251 vatandaşımızı şehit eden FETÖ&#8217;cülerin karalama kampanyalarına kimi dost görünen ülkenin maddi manevi destek vermesi gerçekten düşündürücüdür. İslam dünyasında gerilim yükseldikçe, batılı şirketlerin karları da yükseliyor.</p>
<p><strong>&#8220;KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESTİK&#8221;</strong><br />
İşte Türkiye&#8217;ye karşı oynadıkları oyun bu. Biz Müslüman kardeşlerimize, o dönemde senin imkanların var, biz sizden sadaka diyet zekat istemiyoruz. Ama gelin en azından bir borç takviyesinde bulunabilirsiniz. İnanır mısınız hemen hemen hiçbirinden ses yok. Yine biz kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Tekrar yeniden ayağa kalktık. </p>
<p>Batılı devletlerin silah satışları da artıyor. Filistin&#8217;de işgal, Somali&#8217;de açlık katlanarak devam ediyor. Somali&#8217;de kim var? Yahu neredeyse bizden başka kimse yok ya. Somali&#8217;de biz varız biz. Bir büyükelçilik var orada sadece Türkiye. Amerika konteyner içerisinde büyükelçilik kurmuş. Bizden başka yok. </p>
<p>Bir süredir alevlendirilmeye çalışılan bölgesel çatışmaların kazananı asla Müslüman olmayacaktır. Ceplerini dolduracak olan yine batılı silah şirketleridir. 2017 ve 2018 senesi Kudüs&#8217;e yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir yıl oldu. Amerikan yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayarak büyükelçiliğini Kudüs&#8217;e taşıma kararı alması Müslümanların haklarını gasp etmeye yönelik provokatif bir adımdı. Bu gelişme karşısında İslam İşbirliğini Teşkilatı&#8217;nı süratle harekete geçirdik. </p>
<p>Filistinli kardeşlerime seslenmek istiyorum. Aranızdaki ayrılığa son vermeniz gerekiyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/cumhurbaskani-erdogan-kan-donduran-o-cumleyi-ilk-kez-paylasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MbS Hakkında Bilinmeyenler</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mbs-hakkinda-bilinmeyenler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mbs-hakkinda-bilinmeyenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 14:43:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed bin Salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5955</guid>

					<description><![CDATA[Hocası Herşeyi Anlattı BBC Arapça Servisi muhabiri Rachid Sekkai, çocukluğunda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;a İngilizce dersleri vermişti. Sekkai, Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası tüm dikkatleri üzerine çeken prense öğretmenlik yapmanın nasıl bir deneyim olduğunu yazdı. 1996 yılında Cidde&#8217;deki prestijli bir okul olan El Anjal&#8217;da öğretmenlik yaparken bir telefon aldım. Dönemin Riyad Valisi Prens Selman Abdülaziz el-Suud ve ailesi geçici olarak Kızıldeniz Eyaleti&#8217;nin başkenti Port Sudan&#8217;ataşınmıştı ve çocukları için bir öğretmene ihtiyaçları vardı. Daha sonra Suudi Arabistan Kralı olacak Selman bin Abdülaziz el-Suudokulumu aradı ve hızla kraliyet sarayına gönderildim. El-Suud&#8217;un ilk evliliğinden olan çocukları Prens Türki, Prens Nayif, Prens Halid ve elbette Prens Muhammed bin Selman&#8217;a özel ders verecektim. Kentin gözde bölgelerinden birinde bir dairede yaşıyordum. Bir şoför beni sabah 07:00&#8217;de evden alıp okula götürüyor, öğleden sonra dersler bitince de saraya getiriyordu. Rachid Sekkai Yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu bariyerleri geçtiğimde dudak uçuklatacak kadar lüks bir dizi villa rüzgar gibi gözümün önünden geçiyordu. Villaların bahçelerinden beyaz üniformalı çalışanlar sorumluydu. Aşırı lüks otomobillerle dolu bir de araba park yeri vardı. İlk kez o zaman pembe renkte bir Cadillac gördüm. Kraliyet kalesine geldiğimde beni sarayın yönetiminden sorumlu orta yaşlı bir adam olan Mansur el-Şahri karşılıyordu. O sırada 11 yaşında olan Muhammed bin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hocası Herşeyi Anlattı</strong></p>
<p>BBC Arapça Servisi muhabiri Rachid Sekkai, çocukluğunda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;a İngilizce dersleri vermişti. Sekkai, Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası tüm dikkatleri üzerine çeken prense öğretmenlik yapmanın nasıl bir deneyim olduğunu yazdı.</p>
<p>1996 yılında Cidde&#8217;deki prestijli bir okul olan El Anjal&#8217;da öğretmenlik yaparken bir telefon aldım. Dönemin Riyad Valisi Prens Selman Abdülaziz el-Suud ve ailesi geçici olarak Kızıldeniz Eyaleti&#8217;nin başkenti Port Sudan&#8217;ataşınmıştı ve çocukları için bir öğretmene ihtiyaçları vardı.<br />
Daha sonra Suudi Arabistan Kralı olacak Selman bin Abdülaziz el-Suudokulumu aradı ve hızla kraliyet sarayına gönderildim. El-Suud&#8217;un ilk evliliğinden olan çocukları Prens Türki, Prens Nayif, Prens Halid ve elbette Prens Muhammed bin Selman&#8217;a özel ders verecektim.<br />
Kentin gözde bölgelerinden birinde bir dairede yaşıyordum. Bir şoför beni sabah 07:00&#8217;de evden alıp okula götürüyor, öğleden sonra dersler bitince de saraya getiriyordu.<br />
Rachid Sekkai<br />
Yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu bariyerleri geçtiğimde dudak uçuklatacak kadar lüks bir dizi villa rüzgar gibi gözümün önünden geçiyordu. Villaların bahçelerinden beyaz üniformalı çalışanlar sorumluydu. Aşırı lüks otomobillerle dolu bir de araba park yeri vardı. İlk kez o zaman pembe renkte bir Cadillac gördüm.<br />
Kraliyet kalesine geldiğimde beni sarayın yönetiminden sorumlu orta yaşlı bir adam olan Mansur el-Şahri karşılıyordu. O sırada 11 yaşında olan Muhammed bin Selman&#8217;la da çok yakınlardı.<br />
Prensin elinden düşmeyen telsizler<br />
Muhammed bin Selman o sırada benim verdiğim derslere dikkatini vermektense saraydaki korumalarla zaman geçirmeyi tercih ediyor gibiydi. En büyük kardeş olarak istediğini yapmasına izin veriliyormuş izlenimini veriyordu.<br />
Daha genç olan prensler üzerinde sadece Muhammed ortalıkta görünene dek otorite kurabiliyordum.<br />
Derslerimiz sırasında görevlilerden birinden aldığı telsizi kullandığını, benim hakkımda küstahça yorumlar yaptığını, kardeşleriyle ve korumalarla şakalaştığını halen anımsıyorum.<br />
Sonradan Suudi Arabistan Kralı olacak dönemin Riyad Valisi PrensSelman bin Abdülaziz el-Suud<br />
Bugün 33 yaşındakiMuhammed bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanı ve tahtın varisi.<br />
Geçen yıl ülkenin fiili lideri olduğundan bu yana Selman kendisini krallığın modernleşme yanlısı varisi olarak konumlandırdı.<br />
Muhafazakarların muhalefetine rağmen ülkenin gerek duyduğu ekonomik reformlara öncülük etti ve toplumda liberalleşme akımı başlattı.<br />
Bazı uygulamaları övgüyle karşılandı ancak hem Yemen&#8217;de bitmeyen savaş ve en son Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın 2 Ekim&#8217;de ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğu&#8217;nda öldürülmesi nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu.<br />
Muhammed bin Selman ülke dışında da tepki çekti<br />
Bir defa Muhammed bin Selman annesinin benim hakkında &#8220;gerçek bir centilmen&#8221; dediğini anlattığında nasıl şaşırdığımı hatırladım.<br />
Prensesle tanıştığımı hatırlamıyordum. Kraliyetteki kadınlar yabancıların yanında gözükmezdi ve tek karşılaştığım kadın, Filipinli dadıydı.<br />
Tahtın varisi bana duvardaki güvenlik kameralarını gösterene kadar da izlendiğimin farkına bile varmamıştım. O günden sonra dersler sırasında hep davranışlarıma dikkat eder olmuştum.<br />
Kısa sürede Muhammed ve kardeşlerine yakınlık duymaya başladım. Ayrıcalıklarla dolu bir dünyanın içinde, prenslere ders veriyordum ama bana göre onlar öğrenmeye meraklı ama gözü oyunda olan okuldaki öğrencilerimden farksızdı.<br />
Bir gün sarayın sorumlusu Mansur el-Şahri benden geleceğinSuudi Arabistan Kralı Abdülaziz el-Suud ile tanışmamı istedi. El-Suudçocuklarının derslerdeki durumuyla ilgili bilgi almak istiyordu. Bunun Prens Muhammed&#8217;in haylazlıklarıyla ilgili konuşmak için iyi bir fırsat olabileceğini düşünmüştüm.<br />
Prens Selman Abdülaziz el-Suud&#8217;un ofisinin önünde prenslerin diğer öğretmenleriyle beraber bekliyordum.<br />
Hepsi de kraliyet protokollerini iyi biliyor gibiydi.<br />
Prens Selman bizi kabul ettiğinde öğretmenler bir içgüdüyle ayaklandılar ve birer birer eğilip onun elini öptüler. Çocuklarla ilgili çekingen bir kaç kelime edip ayrıldıklarını gördüğümde dehşete düştüm.<br />
Rachid, şu an Suudi Arabistan&#8217;ın ABD Büyükelçisi olan Prens Halid Bin Selman&#8217;a da ders vermişti<br />
Bana sıra geldiğinde onlar gibi Prens Selman&#8217;ın önünde eğilemedim. Daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştım ve tamamen donakaldım. Suudi Arabistan&#8217;ın gelecekteki kralına elimi uzattım ve sıkıca elini sıktım.<br />
Yüzünde hafif bir şaşkınlık ifadesi gördüğümü hatırlıyorum ama bu gafımı sorun etmedi.<br />
Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın derslerimdeki tavrıyla ilgili tek kelime etmedim çünkü o sırada çoktan pes edip İngiltere&#8217;ye dönmeye karar vermiştim.<br />
Kısa süre sonra El-Şahri kraliyet protokolünü izlemeyi başaramadığım için beni bir güzel azarladı.<br />
Suudi Arabistan&#8217;ın ABD Büyükelçisi olan Prens Halid dışında ders verdiğim diğer kardeşler, gözden uzak bir hayat yaşamayı tercih etti.<br />
Geçmişe baktığımda, saraydaki kısa süreli görevimi yaşamımın olağanüstü bir dönemi olarak nitelendiriyorum ve tüm dünyayı idare eden eski genç öğrencimi uzaktan izliyorum.<br />
BBC TÜRKÇE</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mbs-hakkinda-bilinmeyenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Graham: ABD olmasa, Suudiler Bir Haftada Farsça Konuşur</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/graham-abd-olmasa-suudiler-bir-haftada-farsca-konusur/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/graham-abd-olmasa-suudiler-bir-haftada-farsca-konusur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 13:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[salman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5879</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham,&#8221;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz.&#8221; dedi. ABD&#8217;de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Washington yönetiminin gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine tepki göstermesinin, ABD&#8217;nin bölgesel çıkarlarına zarar verebileceği değerlendirmesine katılmadığını belirtti. &#8220;SUUDİLER KESE KAĞIDIYLA BİLE SAVAŞAMAZ&#8221; ABD&#8217;li senatör, &#8220;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz. Bizim onlara ihtiyacımız olduğundan daha fazla onların bize ihtiyacı var.&#8221; şeklinde konuştu. &#8220;RİYAD YÖNETİMİNE BASKI YAPMAYIN&#8221; ABD&#8217;de katıldığı bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, &#8220;Kaşıkçı olayı konusunda Riyad yönetimine baskı yapmanın, ABD&#8217;nin bölgedeki çıkarlarını, özellikle İran&#8217;a karşı duruşunu olumsuz etkileyebileceğini&#8221; belirtilerek bu konuda görüşünün sorulması üzerine değerlendirmelerde bulundu. Graham, &#8220;Veliaht Prens Muhammed bin Selman, adeta yıkım güllesi gibi. Bence aklı yerinde değil. Aklı başındaki hangi insan bir kişiyi kandırarak Türkiye&#8217;deki konsolosluğa getirip, öldürdükten sonra bunun yanına kalacağını düşünür ki? Benim endişem şu ki bu adamın liderliğindeki Suudi Arabistan&#8217;a satacağımız silahlar daha sonra Rusların veya Çinlilerin eline geçebilir.&#8221; dedi. CİNAYETİ PLANLAYAN VELİAHT PRENSİN SAĞKOLU Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Gina Haspel&#8217;in, Senato&#8217;da düzenlediği Kaşıkçı oturumuna katılan tüm senatörlerin, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın Kaşıkçı cinayetinin suç ortağı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham,&#8221;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz.&#8221; dedi.</p>
<p>ABD&#8217;de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Washington yönetiminin gazeteci Cemal Kaşıkçı&#8217;nın öldürülmesine tepki göstermesinin, ABD&#8217;nin bölgesel çıkarlarına zarar verebileceği değerlendirmesine katılmadığını belirtti.</p>
<p><strong>&#8220;SUUDİLER KESE KAĞIDIYLA BİLE SAVAŞAMAZ&#8221;</strong><br />
ABD&#8217;li senatör, &#8220;Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz. Bizim onlara ihtiyacımız olduğundan daha fazla onların bize ihtiyacı var.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;RİYAD YÖNETİMİNE BASKI YAPMAYIN&#8221;</strong><br />
ABD&#8217;de katıldığı bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, &#8220;Kaşıkçı olayı konusunda Riyad yönetimine baskı yapmanın, ABD&#8217;nin bölgedeki çıkarlarını, özellikle İran&#8217;a karşı duruşunu olumsuz etkileyebileceğini&#8221; belirtilerek bu konuda görüşünün sorulması üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Graham, &#8220;Veliaht Prens Muhammed bin Selman, adeta yıkım güllesi gibi. Bence aklı yerinde değil. Aklı başındaki hangi insan bir kişiyi kandırarak Türkiye&#8217;deki konsolosluğa getirip, öldürdükten sonra bunun yanına kalacağını düşünür ki? Benim endişem şu ki bu adamın liderliğindeki Suudi Arabistan&#8217;a satacağımız silahlar daha sonra Rusların veya Çinlilerin eline geçebilir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>CİNAYETİ PLANLAYAN VELİAHT PRENSİN SAĞKOLU</strong><br />
Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Gina Haspel&#8217;in, Senato&#8217;da düzenlediği Kaşıkçı oturumuna katılan tüm senatörlerin, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman&#8217;ın Kaşıkçı cinayetinin suç ortağı olduğuna inandığını ifade eden Graham, şunları kaydetti:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255.jpg" alt="" width="600" height="375" class="alignnone size-full wp-image-5881" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255.jpg 600w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255-300x188.jpg 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/rhyh_255-318x200.jpg 318w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>&#8220;Senato&#8217;da bugüne kadar tanık olduğum en iyi bilgilendirmeydi. İki analist bizi Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın Kaşıkçı&#8217;yı iki yıldır takibe almış olduğunu anlattı. Söz konusu operasyonun detaylı olarak planlandığı, operasyonun yürütülmesinden sorumlu olan kişinin Veliaht Prens&#8217;in sağkolu olduğu ifade edildi. O bilgilendirmeyi dinleyen senatörlerin hiçbirinin Muhammed bin Selman&#8217;ın suç ortağı olduğuna dair şüphesi yok.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/65yh65_7220.jpg" alt="" width="600" height="309" class="alignnone size-full wp-image-5882" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/65yh65_7220.jpg 600w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/65yh65_7220-300x155.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>BAŞKA VAKALARDA VAR</strong><br />
Graham, Veliaht Prens&#8217;in hedef aldığı tek muhalifin Kaşıkçı olmadığını, başka ülkelerde başka muhaliflerin de alıkonulduğu ve kaçırılarak Suudi Arabistan&#8217;a geri götürüldüğü vakaların yaşandığını kaydetti.</p>
<p>Öte yandan Graham, Muhammed bin Selman&#8217;ın, bir süre önce Lübnan Başbakanı Saad Hariri&#8217;yi de bir hafta Riyad&#8217;da alıkoyduğunu hatırlattı.</p>
<p><strong>&#8220;SUÇ ORTAĞI OLDUĞUNU ORTAYA KOYACAĞIZ&#8221;</strong><br />
Graham, Fox TV sunucusunun &#8220;Peki bu konuda ne yapacaksınız?&#8221; sorusuna, &#8220;Bir kere onun suç ortağı olduğunu söyleyeceğiz. Senato&#8217;da oturum düzenleyip Veliaht Prens Muhammed bin Selman&#8217;ın, Kaşıkçı cinayetinde suç ortağı olduğunu ortaya koyacağız.&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Senatör olarak bundan böyle Suudi Arabistan&#8217;a yönelik hiçbir silah satışına destek vermeyeceğini belirten Graham, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>Veliaht Prens liderliğindeki Suudi Arabistan ile ilişkilerin gözden geçirilmesi konusunda Senato&#8217;da partilerüstü bir mutabakat bulunduğunu kaydeden Graham, &#8220;Suudi Arabistan ile ilişkimiz stratejik olarak önemli ancak bunun için her bedeli ödeyecek değiliz.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>ABD&#8217;NİN YÜZDE 9 PETROLÜNÜ KARŞILIYOR</strong><br />
Sunucunun, &#8220;ABD&#8217;nin İran&#8217;a karşı Suudi Arabistan&#8217;ın desteğine ihtiyacı olduğunu&#8221; ifade ederek bu konudaki görüşünü sorması üzerine Graham, &#8220;Bu konuda çok açık konuşacağım. Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz. ABD&#8217;nin petrol ithalatının yalnızca yüzde 9&#8217;unu karşılıyorlar. Bizim onlara ihtiyacımız olduğundan daha fazla onların bize ihtiyacı var.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>&#8220;SELMAN&#8217;LA İŞ BİRLİĞİNE KATILMIYORUM&#8221;</strong><br />
Graham ayrıca, &#8220;ABD&#8217;nin İran&#8217;dan korunmak için cani bir rejime tutunması, Muhammed bin Selman gibi bir haydutla iş birliği yapması gerektiği fikrine katılmıyorum. Bilakis ona dayanmayı sürdürürsek bölgeyi yönetme yeteneğimizi kaybedeceğiz.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/graham-abd-olmasa-suudiler-bir-haftada-farsca-konusur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
