<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>camii &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/camii/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Mar 2023 07:49:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>camii &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İki Gündem İki Yorum</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/iki-gundem-iki-yorum/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/iki-gundem-iki-yorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yavuz KÖKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 07:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Görmez]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18686</guid>

					<description><![CDATA[Mehmet Görmez&#8217;in depremzedeler için söylediği &#8220;naz makamında Allah&#8217;a karşı kalpleri kırık, devlete karşı öfkeli olabilirler&#8221; sözü.Camide depremzedeleri rehabilitasyon için palyaçolar eşliğinde çalgı çalınıp dans edilmesi ve şarkılar söylenmesi. Verilen tepkiler: Birincisine: Şirk içeriklidir, vatana ihanettir, isyana teşviktir…İkincisine: Camiler ne hale getirildi, olacak şey değil, Diyanet neyi bekliyor… Biliyorum, Müslümanlar olarak maalesef kutuplaştık. Zihnimizde kültürel yüklerimiz var. Bazı kesimlere karşı bilenmişliklerimiz söz konusu. Birbirimizi anlamak istemiyoruz. Belki de korumak istediğimiz değerler bazen birbirimizi anlamamızı da zorlaştırıyor. Bence daha soğukkanlı değerlendirmeler yapmalıyız. Ben burada yukarıda söylenenlerin lehinde ya da aleyhinde Kur&#8217;an ve sünnetten deliller getirecek değilim. Mesele birbirimizi anlamak. Geçmişte yanlış anlaşılmaya müsait sözler için ne güzel bir formül bulunmuş: Naz makamı. Bu formüller basit bulunmuyor. Yüksek bir edebiyat kültürünün bulunduğu yerlerde belki ancak neşvü nema bulabilir bu formüller. Eğer biz bugün bir takım sözleri çok edebi bir dille hem tatlı bir şekilde eleştirip hem de tatlı bir yere konumlandırılmasını beceremiyorsak bu bizim sorunumuz. Bugün böyle sözlere hemen ilk aklımıza şirk küfür nifak geliyorsa bizim dilimizde bir sorun var demektir. Edebi bir dil geliştiremedik demektir. Hele bunları 50 yılını tasavvufta geçirmiş biri söylüyorsa o zaman acınacaklık bir halimiz var demektir. Tarikat maalesef kendini selefi diyebileceğimiz ötekileştirici bir dile mahkum etmiş durumda. Camilerde &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ol class="wp-block-list"><li>Mehmet Görmez&#8217;in depremzedeler için söylediği &#8220;naz makamında Allah&#8217;a karşı kalpleri kırık, devlete karşı öfkeli olabilirler&#8221; sözü.</li><li>Camide depremzedeleri rehabilitasyon için palyaçolar eşliğinde çalgı çalınıp dans edilmesi ve şarkılar söylenmesi.</li></ol>



<p>Verilen tepkiler:</p>



<p>Birincisine: Şirk içeriklidir, vatana ihanettir, isyana teşviktir…<br>İkincisine: Camiler ne hale getirildi, olacak şey değil, Diyanet neyi bekliyor…</p>



<p>Biliyorum, Müslümanlar olarak maalesef kutuplaştık. Zihnimizde kültürel yüklerimiz var. Bazı kesimlere karşı bilenmişliklerimiz söz konusu. Birbirimizi anlamak istemiyoruz. Belki de korumak istediğimiz değerler bazen birbirimizi anlamamızı da zorlaştırıyor.</p>



<p>Bence daha soğukkanlı değerlendirmeler yapmalıyız. Ben burada yukarıda söylenenlerin lehinde ya da aleyhinde Kur&#8217;an ve sünnetten deliller getirecek değilim. Mesele birbirimizi anlamak.</p>



<p>Geçmişte yanlış anlaşılmaya müsait sözler için ne güzel bir formül bulunmuş: Naz makamı. Bu formüller basit bulunmuyor. Yüksek bir edebiyat kültürünün bulunduğu yerlerde belki ancak neşvü nema bulabilir bu formüller. Eğer biz bugün bir takım sözleri çok edebi bir dille hem tatlı bir şekilde eleştirip hem de tatlı bir yere konumlandırılmasını beceremiyorsak bu bizim sorunumuz. Bugün böyle sözlere hemen ilk aklımıza şirk küfür nifak geliyorsa bizim dilimizde bir sorun var demektir. Edebi bir dil geliştiremedik demektir. Hele bunları 50 yılını tasavvufta geçirmiş biri söylüyorsa o zaman acınacaklık bir halimiz var demektir. Tarikat maalesef kendini selefi diyebileceğimiz ötekileştirici bir dile mahkum etmiş durumda.</p>



<p>Camilerde söz konusu olan eyleme gelince elbette camilerde bu haliyle arzu endam edilmesi hiç de hoş değildir. Ancak içinden geçtiğimiz bir süreç var. Dolayısıyla zaruret diye bir şey söz konusu. O zaman burada da öyle bir dil geliştirmeliyiz ki, hem bunun zaruretten kaynaklanması sebebiyle camilerde böyle şeylerin yapılabileceğini hem de bu şeylerin camilerin asli fonksiyonuna uygun olmadığını ve bunun alışkanlık haline getirilmemesi gerektiğini vurgulamış olalım. Bu esnek dil için, hem mevcut durumu tolere edebilmek hem de bu durumu tatlı bir şekilde eleştirebilmek için edebiyat kültürü gerekli. Ve maalesef bugün için söylersek edebiyat ve eleştiri alanında tam bir adam kıtlığını yaşıyoruz.</p>



<p>Son olarak Mehmet Görmez olayında meselenin bir adamı savunmak değil anlamak olduğunu belirtmem gerekir. Bir adamın bir sözünü anlamaya çalıştığınızda sanki onun bütün görüşlerini savunuyormuşsunuz gibi bir algı oluşturuluyor. Bu, doğru bir yaklaşım değil. Biz Müslümanlara en güzel yakışan yaklaşım insaflı olmaktır. Bunu söyleyince birilerinin aklına &#8220;herkese&#8221; mi diye bir soru gelecektir. Elbette herkese değil. Ya da şöyle diyeyim: Örneğin Mustafa İslamoğlu gibilere insaflı olmak istiyorsak onu tenkitle iyi bir sarsmamız gerekiyor. Ki, zaten bu tipleri şu anda muhatap almaya bile gerek yoktur. Bu son cümleleri kurmama neden olan da maalesef söylediklerimi yanlış algılabilecek birilerinin olması. Yoksa hiç gerek duymazdım.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/iki-gundem-iki-yorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taksim Camiini Yaptırmak ve Engellemek İsteyen Rizeliler</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/taksim-camiini-yaptirmak-ve-engellemek-isteyen-rizeliler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/taksim-camiini-yaptirmak-ve-engellemek-isteyen-rizeliler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof.Dr. Zeki Bayraktar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2021 10:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17351</guid>

					<description><![CDATA[Yıllardır gündemde olan Taksim Camii nihayet yapıldı ve ibadete açıldı. Hayırlı olsun.Bu caminin (siyasi ve ideolojik tartışmalar haricinde) sanki Rizeliler açısından da ilginç bir hikâyesi var gibi. Bugüne kadar camiyi yaptırmak isteyenler de engelleyenler de (ağırlıklı olarak) Rizeliler olmuş. Ama sonuçta camiyi engelleyen değil yaptırmak isteyen Rizeliler kazanmış 🙂 Şöyle ki;Taksim camisi ile ilgili ilk ciddi adımlardan biri 1960’ların ortasında ‘’Taksim Camii Şerifi Derneği’’ kurularak atılıyor. Derneği kuran kim mi? Rizeli bir işadamı olan (İshakol Boyaları’nın sahibi) Süleyman İshakoğlu. İshakoğlu caminin projesi ve maketini bile hazırlıyor. Dönemin gazeteleri İshakoğlu’nun resimleri eşliğinde projenin maketini de yayınlıyorlar.Bu girişim üzerine dönemin bakanlar kurulu da o bölgeden hazineye ait bir arsayı camii için 10 yıllığına tahsis ediyor. Ancak CHP’li Belediye Başkanı Ahmet İsvan olayı mahkemeye taşıyınca tahsis iptal ediliyor. Bu arada Süleyman İshakoğlu Taksim’in girişine küçük bir mescit yaptırıyor. Ama belediye onu da mahkemeye taşıyor.1977 yılında hükümet Beyoğlu İlçesi İmar Planı’nda değişiklik yaparak otopark olarak görünen araziyi yeniden cami için tahsis ediyor. Bir cami ve altında çarşıyı içeren Taksim Camii Şerifi Külliyesi Avan Projesi için artık tek bir engel kalıyor; arsadaki diğer mülk sahiplerinin rızası. O mülk sahiplerinden biri de 180 m2’lik alanın sahibi olan İstanbul Belediyesi’dir. Yeni başkanı da CHP’li ve Rizeli Aytekin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yıllardır gündemde olan Taksim Camii nihayet yapıldı ve ibadete açıldı. Hayırlı olsun.<br>Bu caminin (siyasi ve ideolojik tartışmalar haricinde) sanki Rizeliler açısından da ilginç bir hikâyesi var gibi. Bugüne kadar camiyi yaptırmak isteyenler de engelleyenler de (ağırlıklı olarak) Rizeliler olmuş. Ama sonuçta camiyi engelleyen değil yaptırmak isteyen Rizeliler kazanmış 🙂 Şöyle ki;<br><br>Taksim camisi ile ilgili ilk ciddi adımlardan biri 1960’ların ortasında ‘’Taksim Camii Şerifi Derneği’’ kurularak atılıyor. Derneği kuran kim mi? Rizeli bir işadamı olan (İshakol Boyaları’nın sahibi) Süleyman İshakoğlu. İshakoğlu caminin projesi ve maketini bile hazırlıyor. Dönemin gazeteleri İshakoğlu’nun resimleri eşliğinde projenin maketini de yayınlıyorlar.<br><br>Bu girişim üzerine dönemin bakanlar kurulu da o bölgeden hazineye ait bir arsayı camii için 10 yıllığına tahsis ediyor. Ancak CHP’li Belediye Başkanı Ahmet İsvan olayı mahkemeye taşıyınca tahsis iptal ediliyor. Bu arada Süleyman İshakoğlu Taksim’in girişine küçük bir mescit yaptırıyor. Ama belediye onu da mahkemeye taşıyor.<br><br>1977 yılında hükümet Beyoğlu İlçesi İmar Planı’nda değişiklik yaparak otopark olarak görünen araziyi yeniden cami için tahsis ediyor. Bir cami ve altında çarşıyı içeren Taksim Camii Şerifi Külliyesi Avan Projesi için artık tek bir engel kalıyor; arsadaki diğer mülk sahiplerinin rızası. O mülk sahiplerinden biri de 180 m2’lik alanın sahibi olan İstanbul Belediyesi’dir. Yeni başkanı da CHP’li ve Rizeli Aytekin Kotil’dir.<br>Ama Kotil de camii için beklenen o onayı vermiyor ve girişimi engelliyor.<br>Böylece Taksim Camii projesi 1994 yerel seçimlerine kadar gündemden düşüyor.<br><br>1994 yerel seçimlerinde Beyoğlu Belediye başkanlığına Nusret Bayraktar, İstanbul BB başkanlığına Tayyip Erdoğan seçiliyor; İkisi de RP’li ve ikisi de Rizeli olan bu başkanlarla artık yeni bir süreç başlıyor.<br><br>Seçimden kısa bir süre sonra, 12 Nisan 1994’te, Milli Kültür Vakfı üyesi (Rizeli) Hamdi İshakoğlu, 1984 yılında yapılmış bir cami maketini İBB’nin yeni başkanı Erdoğan’a takdim ediyor.<br><br>Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Bayraktar da 28 Nisan 1994’te ‘‘Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nde Ağa Cami dışında bir cami olmadığını biliyoruz… Beyoğlu’nun şanına yakışır bir cami yaptırılması için yardımcı olacağız’’ açıklamasını yapıyor. Nitekim ilk adımını da Taksim Camisi ile ilgili planı 21 Haziran 1994’te başkanı olduğu Beyoğlu Belediye Meclisine havale ederek atmış oluyor. Beyoğlu Belediye Meclisinde kabul edilen dosya Ağustos ayında da Tayyip Erdoğan’ın başkanlık yaptığı Büyükşehir Belediye Meclisi’ne taşınıyor ve İBB meclisinde de onaylanıyor.<br><br>Böylece Taksim Camii projesi ilgili ilçe belediyesinde de büyükşehir belediyesinde de onaylanmış oluyor. Ama Anıtlar Kurulu’nun önerileri ve itirazları oluyor. Bunları da dönemin Kültür Bakanı (Rizeli) İsmail Kahraman çözüyor. Sürece daha sonraki yıllarda bir başka Rizeli Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın da katkıları oluyor. Ve neticede temeli 2012’de atılan Taksim Camii, 2021’de açılıyor.<br><br>Yani camiyi engellemek isteyen Rizeliler değil yaptırmak isteyen Rizeliler kazanıyor. Tekrar hayırlı olsun.<br><br>Not: Yazıda sürece katkısı olan tüm isimler değil sadece başlıktaki espriyi destekleyen Rizeli isimler naklediliyor (bazı atlamalar, takdim-tehirler, absorbsiyonlar ve belirginleştirmeler yapılıyor). Yani gerilim yapmayalım 🙂 Katkısı olan herkese teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/taksim-camiini-yaptirmak-ve-engellemek-isteyen-rizeliler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
