<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bildiri &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/bildiri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Oct 2021 14:01:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Bildiri &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Elçiye Zeval Olur Mu…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/elciye-zeval-olur-mu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/elciye-zeval-olur-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oğuz ALTIN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2021 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükelçi]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[osman kavala]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17807</guid>

					<description><![CDATA[Peşinen söyleyelim olmaz. Ancak elçi büyükse ve kusuru da elçiden büyükse… Aslında bu hafta Cumhurbaşkanımızın Afrika ziyaretini yazmayı planlıyordum. Ancak Büyükelçiler rol çaldı. ABD Ankara Büyükelçiliği resmi sitesinden yapılan 10 Büyükelçiliğin imzaladığı ana teması ‘Osman Kavala’yı serbest bırakın’ olan açıklama bir anda gündem oldu. Türkçe olan açıklamada, ‘Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden dört yıl geçti’ diye başlıyor. Ama bu açıklamayı duyurdukları İngilizce tweet ‘bugün itibariyle Osman kavala 4 yıldır tutuklu’ diye başlıyor. Yani açıklamayı tutuklandığı günün yıldönümünde yapmışlar.&#160; Daha önce de çok kez dile getirmişlerdi. Ama bu açıklama konuyu ne kadar yakın takip etiklerinin göstergesi oldu. Açıklamadaki bir diğer ilginç detay ise ülke bayraklarını ülke isimlerine göre alfabetik sıralamışlar ama Türkçe. Almanya ile başlayan liste Amerika Birleşik Devletleri ile devam ediyor. Son sırada Yeni Zelanda var. Hâlbuki bu ülkeler Germany, USA, New Zelland olarak yazılırdı. Bu detayları geçelim içeriğe gelelim. En başta üslup çok küstahça. ‘Hakkında devam eden dava Türkiye’de demokrasi ve hukukun üstünlüğüne gölge düşürmektedir’ diye makul yumuşak bir girişle başlamak istemişler ancak yabancı diplomatların kendini müfettiş gibi görme alışkanlığı bu cümleyle dışa vurmuş. Demokrasiyi sadece siz biliyorsunuz veya sadece sizin inandığınız bir değer. Hatta bize de siz öğrettiniz. Şimdi de ödev kontrolü yapan öğretmen edasıyla demokrasinize gölge düşüyor diye &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Peşinen söyleyelim olmaz. Ancak elçi büyükse ve kusuru da elçiden büyükse…</p>



<p>Aslında bu hafta Cumhurbaşkanımızın Afrika ziyaretini yazmayı planlıyordum. Ancak Büyükelçiler rol çaldı. ABD Ankara Büyükelçiliği resmi sitesinden yapılan 10 Büyükelçiliğin imzaladığı ana teması ‘Osman Kavala’yı serbest bırakın’ olan açıklama bir anda gündem oldu. Türkçe olan açıklamada, ‘Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden dört yıl geçti’ diye başlıyor. Ama bu açıklamayı duyurdukları İngilizce tweet ‘bugün itibariyle Osman kavala 4 yıldır tutuklu’ diye başlıyor. Yani açıklamayı tutuklandığı günün yıldönümünde yapmışlar.&nbsp; Daha önce de çok kez dile getirmişlerdi. Ama bu açıklama konuyu ne kadar yakın takip etiklerinin göstergesi oldu. Açıklamadaki bir diğer ilginç detay ise ülke bayraklarını ülke isimlerine göre alfabetik sıralamışlar ama Türkçe. Almanya ile başlayan liste Amerika Birleşik Devletleri ile devam ediyor. Son sırada Yeni Zelanda var. Hâlbuki bu ülkeler Germany, USA, New Zelland olarak yazılırdı.</p>



<p>Bu detayları geçelim içeriğe gelelim. En başta üslup çok küstahça. ‘Hakkında devam eden dava Türkiye’de demokrasi ve hukukun üstünlüğüne gölge düşürmektedir’ diye makul yumuşak bir girişle başlamak istemişler ancak yabancı diplomatların kendini müfettiş gibi görme alışkanlığı bu cümleyle dışa vurmuş. Demokrasiyi sadece siz biliyorsunuz veya sadece sizin inandığınız bir değer. Hatta bize de siz öğrettiniz. Şimdi de ödev kontrolü yapan öğretmen edasıyla demokrasinize gölge düşüyor diye ders veriyorsunuz.</p>



<p>Dikkat çeken başka bir husus ise bu listede İngiltere yok. İngiliz Büyükelçi belli ki Londra’dan aldığı talimatla imza atmaktan imtina etmiş. İngiltere ile yakınlığımız son dönemde özellikle Rus basınında sık sık dile getiriliyordu. Öyle görünüyor ki İngiltere’yi bundan sonra dış politikada daha sık telaffuz edeceğiz.</p>



<p>Bildirinin sonu tam bir fecaat, ‘derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz’ şeklinde. Türkiye’nin cevabı ise şöyle oldu: ‘Çağrınızı duyduk ve şimdi size yol veriyoruz.’ Zaman zaman devlet başkanları da birbirlerinden bu tarz şeyler rica ediyorlar. Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu sebebiyle Amerika da bulunduğu sürede yeni açılan Türk Evi’nde de birçok ziyaretçisi olmuştu. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky, o ziyaretlerin birinde Donbas’ta sudan sebeplerle tutuklu bulunan 50 Ukrayna vatandaşının serbest bırakılmasını Rusya Devlet Başkanı Putin’den rica etmesi için Cumhurbaşkanımızdan aracılık yapmasını istemiş. &nbsp;Ukrayna basınında buna dair haberler çıktı. Ancak Moskova Büyükelçiliğimiz derhal serbest bırakılması için çağrıda bulunmadı. Hiçbiri bu derece infial yaratmadı. Bu açıklamanın altında yatan duygu ve anlayış hastalıklıdır. Tepeden bakan denetleyen hakir gören sorunlu bir bakış açısı bu.&nbsp; Derhal tedavi edilmeli,&nbsp; tedavisi mümkün değilse de daha fazla zarar vermeden kesip atılmalı.</p>



<p>İlk sorulması gereken soru şu ki; Bu sizin göreviniz mi? Yargıya parmak sallamak… AİHM kararlarını referans göstermişler ama AİHM kararlarının takipçiliğini yaparken dahi bunu böyle hadsiz bir açıklamayla talimata dönüştürmeye çalışmak büyükelçinin görevi mi? &nbsp;Tecrübeli diplomatların bu açıklamanın sonuçlarını hesap etmemesi imkansız. Neden olacağı tepkiyi bildikleri halde. İddia ettikleri gibi AİHM kararlarını savunmak için yapıyor olsalar bile bu açıklamayla Osman Kavala’nın serbest kalmayacağını da hesap ediyorlardır. Peki bunu neden yaptılar?&nbsp; İntihar bombacısı gibi konuyu gündemde tutmak için kendilerinden vaz mı geçtiler? O kadar mı önemsiyorlar Kavala’yı? Sanmıyorum. Yoksa birkaç açıklama yapılıp konu kapanır mı sandılar? Bunu da sanmıyorum. Emin olduğum tek şey olayın taraflarına yani Kavala’ya, Türkiye’ye ve kendilerine de zarar verecek bir krizi bile isteye yarattılar. Bundan kim faydalanacak zamanla göreceğiz. Bununla birlikte bugün bunlardan kim medet umuyorsa şapkasını önüne koyup düşünmeli. Bugün davula öbür gün tokmağa sahip çıkarlar. Sebep ne olursa olsun bu tavır cezasız kalmamalı. Hepsi birden aynı gün ‘istenmeyen kişi’ ilan edilip sınır dışı edilmeliler ve edilecekler de. Kavgada yumruk sayılmaz artık bunları sınır dışı etmenin vereceği geçici zararı hesaplamaktansa sınır dışı etmemenin vereceği tarihi zarar hesap edilmeli. Bir daha kimsenin konunun haklılık düzeyine ilişkin tartışma olmaksızın böyle tehditkâr bir tavrı Türk Devleti’ne gösteremeyeceği öğretilmelidir. Dışişleri Bakanlığımız doğal bir refleksle konuyu diplomasi sınırlarında kalarak çözmek gayretinde, çabayı takdir ediyorum ancak mesulü olmadıkları krizin içinde boğulmalarına da gerek yoktur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/elciye-zeval-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Darbe Girişimine Hazır Olmak</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/darbe-girisimine-hazir-olmak/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/darbe-girisimine-hazir-olmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2021 09:35:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[muhtıra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17046</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de artık darbeler dönemi bitmiştir, darbe olmaz sözü yalnızca bir ajitasyon sözüdür. Darbe başarılı olmaz belki ama, darbe girişimi olmaz diye bir şey yok. Amerikasız darbe olmaz. Bu günkü Amerikan yönetiminin Türkiye&#8217;de iktidarı değiştirme amacında olduğu saklanamaz bir gerçek. Yeni Başkan Joe Biden bunu açıkça ifade etmişti zaten. Bu Biden&#8217;ın değil, Amerikan derin devletinin ve de Perntagon&#8217;un stratejisidir. Gerçi Biden bunu &#8216;demokratik (!) yoldan&#8217; yapmak istediğini söylemişti ama bu, ya bir yalandı durumu açık etmemek için söylenmişti; ya da gerçek niyeti gizlemek için. Türkiye&#8217;nin darbe girişimine hazırlıksız yakalanmasını sağlamak için. Ya da kamuoyuna açık açık &#8216;gerekirse darbeyle&#8217; diyemeyecekleri için. Ama Türkiye&#8217;de darbe heveslileri olsa Amerika neden bunu alıp cebine koymasın. Bunları neden manipüle ve organize etmesin. Amerikan derin devleti aptal değil. Üstelik yıllardır darbecilik konusunda uzmanlaşmış bir istihbarat aygıtı var. Bunlar Türkiye&#8217;de iktidar değişikliğinin seçimler yoluyla kısa vadede mümkün olmadığını görmüyorlar mı. Tel tel dökülen beceriksiz ve çapsız bu muhalefetle böyle güçlü bir iktidarı deviremeyeceklerinin farkında onlar. Üstelik iktidarın arkasında seçimlerde göründüğünden daha büyük bir halk desteği olduğunu, halkın da kararlı olduğunu görüyorlar. Bu iktidar değişikliğinin, kendilerine Mısır gibi kul köle bir iktidar kurmanın zorluklarını çok iyi biliyorlar. Bunu ancak halkın kararlılığını ve direniş ruhunu kırarak yapabileceklerinin bilincindeler. İşte bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye&#8217;de artık darbeler dönemi bitmiştir, darbe olmaz sözü yalnızca bir ajitasyon sözüdür. Darbe başarılı olmaz belki ama, darbe girişimi olmaz diye bir şey yok.</p>



<p>Amerikasız darbe olmaz. Bu günkü Amerikan yönetiminin Türkiye&#8217;de iktidarı değiştirme amacında olduğu saklanamaz bir gerçek. Yeni Başkan Joe Biden bunu açıkça ifade etmişti zaten. Bu Biden&#8217;ın değil, Amerikan derin devletinin ve de Perntagon&#8217;un stratejisidir. Gerçi Biden bunu &#8216;demokratik (!) yoldan&#8217; yapmak istediğini söylemişti ama bu, ya bir yalandı durumu açık etmemek için söylenmişti; ya da gerçek niyeti gizlemek için. Türkiye&#8217;nin darbe girişimine hazırlıksız yakalanmasını sağlamak için. Ya da kamuoyuna açık açık &#8216;gerekirse darbeyle&#8217; diyemeyecekleri için. Ama Türkiye&#8217;de darbe heveslileri olsa Amerika neden bunu alıp cebine koymasın. Bunları neden manipüle ve organize etmesin.</p>



<p>Amerikan derin devleti aptal değil. Üstelik yıllardır darbecilik konusunda uzmanlaşmış bir istihbarat aygıtı var. Bunlar Türkiye&#8217;de iktidar değişikliğinin seçimler yoluyla kısa vadede mümkün olmadığını görmüyorlar mı. Tel tel dökülen beceriksiz ve çapsız bu muhalefetle böyle güçlü bir iktidarı deviremeyeceklerinin farkında onlar. Üstelik iktidarın arkasında seçimlerde göründüğünden daha büyük bir halk desteği olduğunu, halkın da kararlı olduğunu görüyorlar. Bu iktidar değişikliğinin, kendilerine Mısır gibi kul köle bir iktidar kurmanın zorluklarını çok iyi biliyorlar. Bunu ancak halkın kararlılığını ve direniş ruhunu kırarak yapabileceklerinin bilincindeler. İşte bu yola cehennem taşları döşemek için şimdiden düğmeye bastılar.</p>



<p>Bunun için Kanal İstanbul ve Montrö anlaşması üzerinden yürüyorlar. Kanal İstanbul&#8217;un, Rus savaş gemilerinin rahatça Akdeniz&#8217;e inebilmesinin önünü açacağından endişeliler. Ayrıca Yunanistan üzerinden İstanbul&#8217;a yönelik olası bir askeri harekatlarında bunun büyük engel olacağını düşünmekteler. Haklılar da. Ama onlar kendi açılarından bakıyorsa, Türkiye de kendi açısından bakacak, onların değil.</p>



<p>Peki düğmeye bastılar da ne oldu? 30 Ocakta 126 emekli büyükelçi bir açıklama yaptı ve dedi ki , &#8220;Kanal İstanbul ve ÇED Raporu&#8217;nda sözü edilen Çanakkale Kanalı, ABD&#8217;nin Montrö&#8217;yü tartışmaya açmak amacına hizmet edecektir&#8221;. Metinlerinin ana teması, &#8221;Montrö&#8217;nün Türkiye&#8217;ye olan kazanımları&#8221; üzerine idi.<br>Şimdi de 103 emekli amiral &#8221;Montrö ve Atatürk devrimleri bildirisi&#8221; yayınlıyor. Bunlar tesadüf değildir. Diyorlar ki; &#8221;Montrö Sözleşmesi&#8217;nin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.&#8221;</p>



<p>Ben hiç bir anlaşmanın, hatta anayasada &#8216;değiştirilmesi teklif dahi edilemez&#8217; denilen ilkelerin tartışılmaz olmadığı düşüncesindeyim. Ne yani bunlar, haşa, Allah&#8217;ın buyruğu değil. Kul yapımı. Bir zaman gelir, şartlar değişir, her şeyin değiştirilmesi tartışılabilmeli. Bunun sonucunda değişir değişmez o ayrı bir konu. Ama bunlar, bırakın tartışmayı, &#8216;tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine&#8217; bile karşılar. E peki gelirse masaya ne olacak? Yumruğunuzu masaya mı vuracaksınız? Öyle demeye getiriyorlar. Bildirinin sonunda da yalnızca &#8216;Deniz Şehitlerini&#8217; anıyorlar. Yani hamaset. Tüm şehitlerimiz diyememişler. 15 Temmuz şehitleri de girecek işin içine diye çekinmişlerdir.</p>



<p>Devlet yapısı içinden Amerikancılar büyük ölçüde temizlendiği için şimdilik &#8217;emekliler&#8217; üzerinden yürünüyor. Yakında emekli karacılar, emekli havacılar, emekli yargı mensupları falan gibi açıklamalar da gelirse hiç şaşmam. Eğer bu tutarsa bu kez devlet içinde uyuyan hücrelerini de harekete geçirecekler.</p>



<p>Anlaşılan FETÖ Beceremedi bu sefer başka bir koldan &#8216;Atatürkçü&#8217; maskesi altındakilerle yürüyelim diye düşünüyor olsalar gerek. Tabi FETö cüleri de sonuçta bunlara katacaklar. Nasılsa her iki kol da NATO cu, daha doğrusu Amerikancı.</p>



<p>Türkiye devlet yapısıyla, tüm milletiyle, bütün yurtseverleriyle uyanık ve darbe girişimine hazırlıklı olmak zorunda. Sü uyuyor ama düşman ve onların içerdeki işbirlikçilerinin gözler fıldır fıldır. Onların amacı yalnızca darbe ile yönetim değişikliği değil. Böyle bir şeyin iç savaşa yol açacağını biliyorlar. Bu sayede de İstanbul&#8217;a el koyacaklarının hesabındalar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/darbe-girisimine-hazir-olmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
