<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>baro &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/baro/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2020 07:34:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>baro &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İkinci Baro Dramı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ikinci-baro-drami/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ikinci-baro-drami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal ŞİMŞEK]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2020 06:31:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[baro]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15693</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de meslek odaları ve barolar, baskıcı ve totaliter rejimin devamını sağlamak amacıyla kurulmuşlardır. Özellikle barolar,&#160;Tek Parti Faşizminin&#160;hayatta ve hükümran kalması için özel bir görev ihsas ederler. Baroların, toplumsal devrim ve dönüşümün önünde en büyük engellerden biri olduğunu bilmeyen yok sanırım. Türkiye’de tabandan gelen değişim ve dönüşüm taleplerinin daha hızlı bir şekilde yerine getirilmesi için öncelikle baro tekelinin kırılması gerekliliği görüldü ve gereken yapıldı:&#160;Çoklu Baro Sistemi Babası üç, kendisi de iki faşist ve İslam karşıtı darbe yaşamış bir birey olarak, baroların,&#160;Kemalist diktanın&#160;(Atatürk ve Atatürkçülükle alakası yok Kemalizm’in. Daha çok Stalinizm ve Faşizm karışımı korporatist bir diktatoryal zihniyet) 28 Şubat zulmünün en önemli payandalarından biri olduğunu bütün acıları ile yaşayan biri olarak Çoklu Baro Sistemi’ne en çok sevinenlerden olduk. Yasa, TBMM’den geçip Cumhurbaşkanı’nın onayı ve Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra İkinci Baro çalışmalarına başlanıldı. Dikta rejimin devamında önemli iki saç ayağı olan İstanbul Ve Ankara’daki barolara karşı ikinci baro çalışmaları herkesi heyecanlandırdı. Her iki ilde de binlerce (İstanbul’da on binlerce) avukat, mevcut baronun politika ve siyasal organizasyonmuş gibi duruşuna katılmıyor ve bu politikalardan rahatsızdı. Özellikle İstanbul’da 2. Baro’nun kurulması işten bile değildi. Çünkü bu baronun kuruluş çalışmalarına girişen, hak ve özgürlüklerden yana olan kitlenin sesi olarak temeli atılan Hukukçular Derneği’nin 2000 bin avukat &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye’de meslek odaları ve barolar, baskıcı ve totaliter rejimin devamını sağlamak amacıyla kurulmuşlardır. Özellikle barolar,&nbsp;<strong>Tek Parti Faşizminin</strong>&nbsp;hayatta ve hükümran kalması için özel bir görev ihsas ederler.</p>



<p>Baroların, toplumsal devrim ve dönüşümün önünde en büyük engellerden biri olduğunu bilmeyen yok sanırım.</p>



<p>Türkiye’de tabandan gelen değişim ve dönüşüm taleplerinin daha hızlı bir şekilde yerine getirilmesi için öncelikle baro tekelinin kırılması gerekliliği görüldü ve gereken yapıldı:&nbsp;<strong>Çoklu Baro Sistemi</strong></p>



<p>Babası üç, kendisi de iki faşist ve İslam karşıtı darbe yaşamış bir birey olarak, baroların,&nbsp;<strong>Kemalist diktanın&nbsp;</strong>(Atatürk ve Atatürkçülükle alakası yok Kemalizm’in. Daha çok Stalinizm ve Faşizm karışımı korporatist bir diktatoryal zihniyet) 28 Şubat zulmünün en önemli payandalarından biri olduğunu bütün acıları ile yaşayan biri olarak Çoklu Baro Sistemi’ne en çok sevinenlerden olduk.</p>



<p>Yasa, TBMM’den geçip Cumhurbaşkanı’nın onayı ve Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra İkinci Baro çalışmalarına başlanıldı.</p>



<p>Dikta rejimin devamında önemli iki saç ayağı olan İstanbul Ve Ankara’daki barolara karşı ikinci baro çalışmaları herkesi heyecanlandırdı. Her iki ilde de binlerce (İstanbul’da on binlerce) avukat, mevcut baronun politika ve siyasal organizasyonmuş gibi duruşuna katılmıyor ve bu politikalardan rahatsızdı.</p>



<p>Özellikle İstanbul’da 2. Baro’nun kurulması işten bile değildi. Çünkü bu baronun kuruluş çalışmalarına girişen, hak ve özgürlüklerden yana olan kitlenin sesi olarak temeli atılan Hukukçular Derneği’nin 2000 bin avukat bulması çelik çomak oyunu kadar basitti.</p>



<p>Zaman geçtikçe, verilen süre yaklaştıkça hepimizin heyecanı artıyordu. Özellikle benim kuşağım için 2. Baro, adeta yeni bir Kurtuluş Savaşı Zaferi idi. Kuruluş girişimini başlatanların başında olan zat, televizyonlara çıkıp 2 bin imza topladığını haftalar önce ilan edince derin bir oh çekmiştik…</p>



<p>Ne var ki, eklenen gün geldi, bir de baktık ki kral çıplak.</p>



<p>50 bin avukatın bulunduğu İstanbul’da ikinci baronunu kurulması için 2 bin avukat bulunamamıştı. Demek ki haftalar öncesinde televizyonlara verilen&nbsp;<strong>“2000 avukat imzası aldık”</strong>&nbsp;meyanındaki açıklama bir kandırmacaymış. Demek ki adalet adına yola çıkıldığında gerçek dışı konuşulabiliyormuş. E, hani adalet, gerçeğin tesisini amaçlıyordu? Bir yurttaş olarak aklımız bu çelişik durumu almadı.</p>



<p>Bu başarısızlığın sebebini araştırmaya çalışınca korkunç bir manzara ile karşılaştık.</p>



<p>Benim kuşağın gözünün nuru, medar-ı iftiharı ve 2. Baroyu kurmak için yola çıkan&nbsp;<strong>Hukukçular Derneği</strong>&nbsp;meğer artık o Hukukçular Derneği değilmiş. Çünkü çoklu Baro tartışmaları başladığında, Hukukçular Derneği, resmi Twitter hesabından&nbsp;<strong>“çoklu baroya karşıyız”</strong>&nbsp;diye açıklamada bulunuyor. Hem çoklu baroya karşı çık hem de 2. Baroyu kurmaya kalkış, bu ne mene bir iştir?</p>



<p>İkinci tuhaf ve evlere şenlik iş de kendilerini kanun dışı bir şekilde&nbsp;<strong>“Kurucular Kurulu”</strong>&nbsp;olarak ilan edenlerin arasında tek bir başörtülü avukatın olmamasıdır.&nbsp;<strong>“Başörtülü olması şart mıdır”</strong>&nbsp;diyeceksiniz.&nbsp;<strong>Bize göre şart değil</strong>&nbsp;<strong>“Farz”</strong>dır. Çünkü barolardan en büyük zulmü başörtülüler gördü bu ülkede. Hatta bize kalsaydı, bu ekibin başında bir başörtülü avukat olmasını istedik. O mazlum hanımlarımızın kızlarımızın arasında öyle yiğit ve delikanlı avukatlarımız var ki her birinin yüreği 10 okka gelir.</p>



<p>Barolardan en çok zulüm görenleri temsilen bir kişinin olmaması da ayrı bir utanç verici durum.</p>



<p>Kurucular Kurulu olayı ayrı bir garabet ve facia. Çünkü yasaya baktığımızda, şöyle emrediyor:</p>



<p><strong>“2000 kişinin imzasını toplanması ve bu 2000 kişinin arasından kurucular kurulunun seçilmesi gerekiyor.”</strong>&nbsp;Ama bu yapılmadı.</p>



<p>Tanıdık bir çok avukat arkadaş ve dostumuzu arayıp konuşunca daha da üzücü durumla karşılaştık.&nbsp;<strong>“Bizim avukatları”</strong>&nbsp;arayıp 2. baroya katılmaya davet edenlerden bazılarının mensubu veya yakın durduğu siyasi partiler kafadan 2. Baroya karşı. Ve konuştuğumuz avukat arkadaşlarımız, bu çelişkili durumdan dolayı uzak durduklarını söylediler. Çünkü tarafı oldukları siyasi parti, Sayın Erdoğan’ın bu devrimci duruş ve çabalarına karşı siyaset güttükleri için, bu çalışmadan imtina ediyorlar.&nbsp;</p>



<p>Aslında burada sorgulanması gereken, milletin ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın üzerinde hassasiyetle durduğu 2. Baro çalışmalarının bir drama dönüşmesine sebep olanların faş edilmesidir.</p>



<p>Önce 2. Baroya karşıyım deyip sonra kuruluş çalışmalarının başına geçerek, bu işi kadük bırakmak bu yöntem kimin yöntemidir, hangi grubun, örgütün ve yapının taktiğidir bu ortaya konulmalı ve gereği yapılmalıdır.</p>



<p>Çünkü Ankara ve İstanbul’daki 2 baro çalışmalarının içi daha başlamadan boşaltılmıştır ve ortaya şu acı tablo çıkıyor:</p>



<p>Ekim ayında Türkiye Barolar Birliği&#8217;ne kesinlikle delege gönderilemeyecek. Çünkü 2000 imza toplanamadı ve 2. Baro teşekkül ettirilmedi. Bu husus her şeyden önce Sayın Erdoğan&#8217;a vurulan ağır bir darbedir.</p>



<p>Burada asıl sorgulanması gereken bir diğer konu da son baro seçimlerinde ülkücü adayı destekleyen 9 bin civarındaki Ülkücü avukatlardan neden bir tanesi dahi bu çalışmaya katılmadı?</p>



<p>Bunun içinde Gelecek, Saadet ve Deva etkisi nedir? Ülkücü avukatlar bu durumdan dolayı mı 2. Baro çalışmalarından uzak durdular?</p>



<p>Benim asıl merak ettiğim, açık açık&nbsp;<strong>“Burası AK Parti’nin arka bahçesi değildir.”</strong>&nbsp;diyerek içinde/başında bulunduğu yapıyı Erdoğan’a karşı mevzilendirenlere 2. Baronun kurulması görevini neden tevdi ederler?<br>Bu bir dramdır. Görünürde sadece 2. Baro dramı olmasına rağmen, aslında bu milletin hak, hukuk ve adalet arayışının dramıdır. Ama ok yaydan çıktı. “Kervan yolda dizilir” anlayışıyla Sayın Erdoğan ve bu millet, bu dramı tarihin çöplüğüne atarak hakikatin tesisini gerçekleştirecektir.</p>



<p>Kaynak: haber365.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ikinci-baro-drami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Barosu Mescide Karşı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/istanbul-barosu-mescide-karsi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/istanbul-barosu-mescide-karsi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Nov 2018 08:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[baro]]></category>
		<category><![CDATA[mescit]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4932</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul barosu bazı avukatların baro binasında mescit açılması talebini tadilat gerekçesiyle reddetti. Yeni hizmet binasına taşınalı henüz 1 sene bile olmayan @istBarosu, hizmet sunma iddiasında olduğu Avukatların ibadet ihtiyacı için yeni binada bir mekan belirlemediği gibi,taleplere de saygısızca cevaplar veriyor. Çok mu zor bir mekan tahsisi ibadet ihtiyacı için Olay bazı avukatların tepkisine neden oldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul barosu bazı avukatların baro binasında mescit açılması talebini tadilat gerekçesiyle reddetti.<br />
Yeni hizmet binasına taşınalı henüz 1 sene bile olmayan @istBarosu, hizmet sunma iddiasında olduğu Avukatların ibadet ihtiyacı için yeni binada bir mekan belirlemediği gibi,taleplere de saygısızca cevaplar veriyor. Çok mu zor bir mekan tahsisi ibadet ihtiyacı için Olay bazı avukatların tepkisine neden oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4934" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Unknown.jpeg" alt="" width="269" height="415" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Unknown.jpeg 269w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/11/Unknown-194x300.jpeg 194w" sizes="(max-width: 269px) 100vw, 269px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/istanbul-barosu-mescide-karsi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
