<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Azerbaycan &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/azerbaycan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Dec 2020 11:22:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Azerbaycan &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İran, Karabağ Zaferinden Neden Rahatsız Oldu?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/iran-karabag-zaferinden-neden-rahatsiz-oldu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/iran-karabag-zaferinden-neden-rahatsiz-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2020 07:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Karabağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16476</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, topraklarını işgalden kurtarmak için operasyon başlatan kardeş Azerbaycan’a destek verdi. Azerbaycan bu desteği iliklerine kadar hissetti. Sadece Azerbaycan değil işgalci Ermenistan bile bu desteğin acısıyla dünyaya, &#8216;Türkiye’yi durdurun&#8217; diye çağrıda bulundu. Bu savaşta iki cephe vardı. Birisi özgürlük cephesi olan Azerbaycan ve Türkiye’den diğeri ise işgal cephesi olan Ermenistan ve destekçilerinden oluşuyordu. Özgürlük cephesi işgal edilmiş toprakları işgalden arındırmak gibi son derece meşru bir mücadele veriyordu. İşgal cephesi ise destekçileriyle birlikte işgalin sürmesi için çaba sarf ediyordu. Meşruiyet kazandı, Azerbaycan Türkiye cephesi 44 günlük işgalden kurtarma operasyonundan zaferle çıktı. İşgalci Ermenistan ve destekçileri ağır bir yenilgi aldı. Bu sonucun meşruiyeti savunan her milleti ve her devleti memnun etmesi gerekirdi. Başta da Azerbaycan’ın sınır komşusu olan İran’ı memnun etmesi gerekirdi. Tam tersi bir tepki ile karşı karşıya kaldık. Bakü’deki zafer törenlerinde Başkan Erdoğan’ın okuduğu bir maniyi bahane eden İran, Türkiye’ye karşı öfke, nefret ve kin kustu. Başkan Erdoğan’a en ağır türünden hakaretler yağdırarak siyasetçisiyle medyasıyla bir saldırı başlattı. İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Zarif’in fitilini ateşlediği bu kampanyayı İran devletinin resmen ve fiilen organize ettiği anlaşılıyor. Medyadaki saldırı bir yana 224 milletvekilinin imzasıyla yayınlanan resmi kınama İran’ın Türkiye’ye karşı koyduğu bir devlet tavrı olduğunu gösteriyor. Başkan Erdoğan’ın törende Laçin’in özgürlüğe &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye, topraklarını işgalden kurtarmak için operasyon başlatan kardeş Azerbaycan’a destek verdi.</p>



<p>Azerbaycan bu desteği iliklerine kadar hissetti. Sadece Azerbaycan değil işgalci Ermenistan bile bu desteğin acısıyla dünyaya, &#8216;Türkiye’yi durdurun&#8217; diye çağrıda bulundu.</p>



<p>Bu savaşta iki cephe vardı. Birisi özgürlük cephesi olan Azerbaycan ve Türkiye’den diğeri ise işgal cephesi olan Ermenistan ve destekçilerinden oluşuyordu.</p>



<p>Özgürlük cephesi işgal edilmiş toprakları işgalden arındırmak gibi son derece meşru bir mücadele veriyordu.</p>



<p>İşgal cephesi ise destekçileriyle birlikte işgalin sürmesi için çaba sarf ediyordu.</p>



<p>Meşruiyet kazandı, Azerbaycan Türkiye cephesi 44 günlük işgalden kurtarma operasyonundan zaferle çıktı.</p>



<p>İşgalci Ermenistan ve destekçileri ağır bir yenilgi aldı.</p>



<p>Bu sonucun meşruiyeti savunan her milleti ve her devleti memnun etmesi gerekirdi. Başta da Azerbaycan’ın sınır komşusu olan İran’ı memnun etmesi gerekirdi.</p>



<p>Tam tersi bir tepki ile karşı karşıya kaldık.</p>



<p>Bakü’deki zafer törenlerinde Başkan Erdoğan’ın okuduğu bir maniyi bahane eden İran, Türkiye’ye karşı öfke, nefret ve kin kustu.</p>



<p>Başkan Erdoğan’a en ağır türünden hakaretler yağdırarak siyasetçisiyle medyasıyla bir saldırı başlattı.</p>



<p>İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Zarif’in fitilini ateşlediği bu kampanyayı İran devletinin resmen ve fiilen organize ettiği anlaşılıyor.</p>



<p>Medyadaki saldırı bir yana 224 milletvekilinin imzasıyla yayınlanan resmi kınama İran’ın Türkiye’ye karşı koyduğu bir devlet tavrı olduğunu gösteriyor.</p>



<p>Başkan Erdoğan’ın törende Laçin’in özgürlüğe kavuşturulmasını 200 sene önceki olaylara yakılmış bir mahnı/türkü ile yad etmesinin altında İran’ın toprak bütünlüğüne kastetmenin yattığını düşünmek öküzün altında buzağı arama aymazlığıdır diyesim geliyor ama aymazlık değil kasten ve bilerek yapılmış çok pis ve çirkin bir politikadır.</p>



<p>İsminin başında İslam bulunan bu devlet maalesef takip ettiği dış politikada İslam’a zarar vermeyi adeta ilke haline getirmiştir.</p>



<p>İsrail politikası sebebiyle Filistin direnişine verdiği siyasi amaçlı destek dışında Yemen’de, Suriye’de, Lübnan’da ve Irak’ta takip ettiği mezhepçi politikadan zarar gören tek kesim Müslümanlar olmuştur. Müslümanlara karşı Ortodokslarla işbirliği politikası da cabası.</p>



<p>Azerbaycan Ermenistan ihtilafında ise mezhepçiliği de bir kenara bırakıp Azerbaycan zaferini Erdoğan karşıtlığıyla gölgelemeye çalışmıştır maalesef.</p>



<p>İran’ın Ortadoğu’daki mezhepçi politikalarının da aslında bir aldatmaca olduğu böylece ortaya çıkmıştır. İran’ın çoğunluğu kendi mezhebine mensup olan Azerbaycan’ın yanında durması gerekirken tam tersine Ermenistan’a lojistik destek sağladığı iddia edilmiştir ve o iddiaları çürütememiştir.</p>



<p>İran güçlü bir Azerbaycan istememektedir!</p>



<p>Bu yüzden de Türkiye’ye saldırarak, Azerbaycan zaferini karalamayı tercih etmiştir.</p>



<p>İşgale karşı yürütülen savaş İran için de Türkiye için de bir mihenk taşı olmuştur.</p>



<p>İran çoğunluğu Şii olan Azerbaycan’ın yanında durmak yerine karşısına geçerken çoğunluğu Sünni olan Türkiye bütün imkânlarıyla Azerbaycan’ın yanında durmuştur.</p>



<p>Bu duruş Başkan Erdoğan iktidarlarına karşı yürütülen Sünnici İhvancı iddialarını da çürüten önemli bir mihenk taşıdır.</p>



<p>Hülasa, İran da Türkiye de devlet geleneği olan büyük ülkelerdir. Ancak Türkiye meşruiyet zemininde politika yürüterek önce insan mottosunu somutlaştırmış ve takdir edilmiştir; İran ise bırakın insanı kendi din kardeşlerine zarar verecek politikalar takip ederek siyaseten de kaybeden taraf olmuştur.</p>



<p>Zaten Başkan Erdoğan aleyhine yürüttükleri algı operasyonu da Azerbaycan Ermenistan savaşında yenilmişlik duygusuna kapılmışlığın bir tezahürüdür.</p>



<p>İnşallah bu savrulmuşluktan tez zamanda kurtulurlar!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/iran-karabag-zaferinden-neden-rahatsiz-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özal Adına Bir Düzeltme</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ozal-adina-bir-duzeltme/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ozal-adina-bir-duzeltme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cem ÇALIŞICI]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2020 07:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Özal]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16166</guid>

					<description><![CDATA[Azerbaycan&#8217;ın topraklarını kurtarma adına başlattığı harekatla beraber Türkiye&#8217;de çok şey konuşuldu, tartışıldı. Bunlardan biri de bugün Soner Yalçın&#8217;ın yazısına başlık olarak da koyduğu rahmetli Özal&#8217;ın Hocalı hadiseleri esnasında söylediği iddia edilen &#8221;Onlar Şii biz Sünni&#8217;yiz, bize ne &#8221; sözleridir.. Gene çoğu hesaplar Karabağ&#8217;da şehirlerin işgal edildiği tarihte Özal liderliğindeki Türkiye&#8217;nin hiç bir şey yapmadığından, Özal&#8217;ın Türklük düşmanı olduğundan bahsetti.. Yukarıda söylediği iddia edilen sözleri 20 sene var ki araştırırım, lakin nerede, kime ne söylemiş halâ çıkartamadım..Adriyatik&#8217;den Çin Seddi&#8217;ne Türk dünyası kavramı Özal&#8217;ın buluşu iken bu sözler muhtemelen yakıştırma. Peki Özal neden yardım etmedi veya edemedi?Karabağ&#8217;da işgalin başladığı 92-93 senelerinde Özal Cumhurbaşkanı idi. Türkiye&#8217;yi de Demirel-İnönü liderliğindeki DYP-SHP koalisyonu yönetiyordu. Anayasaya göre yürütme kani kanunları uygulama yetkisi hükumette idi. Şimdi farz edelim Özal meclise başvurup (ABD-ordu ve AB&#8217;den bağımsız olarak düşünüyorum) harp tezkeresi çıkartabilir miydi? Hükumette Özal&#8217;a seni her şartta oradan indireceğiz diyen biz Demirel ve partisi ile Özal&#8217;ın temsil ettiklerini duyduklarında tüyleri diken gibi olan, cin çarpmışa dönen SHP böyle bir tezkereye rey verirler miydi? DYP&#8217;nin 178 ve SHP&#8217;nin 88 vekili olduğu halde.. Kaldı ki Özal&#8217;ın anayasaya göre velev ki böyle bir hakkı olsa, meclise karar gelse, koalisyon hükumeti ortalığı ayağa kaldırmaz, devlet işleyişini durdurmaz mıydı? İşgallerin en azılı senesi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Azerbaycan&#8217;ın topraklarını kurtarma adına başlattığı harekatla beraber Türkiye&#8217;de çok şey konuşuldu, tartışıldı. Bunlardan biri de bugün Soner Yalçın&#8217;ın yazısına başlık olarak da koyduğu rahmetli Özal&#8217;ın Hocalı hadiseleri esnasında söylediği iddia edilen &#8221;Onlar Şii biz Sünni&#8217;yiz, bize ne &#8221; sözleridir.. Gene çoğu hesaplar Karabağ&#8217;da şehirlerin işgal edildiği tarihte Özal liderliğindeki Türkiye&#8217;nin hiç bir şey yapmadığından, Özal&#8217;ın Türklük düşmanı olduğundan bahsetti.. Yukarıda söylediği iddia edilen sözleri 20 sene var ki araştırırım, lakin nerede, kime ne söylemiş halâ çıkartamadım..<br>Adriyatik&#8217;den Çin Seddi&#8217;ne Türk dünyası kavramı Özal&#8217;ın buluşu iken bu sözler muhtemelen yakıştırma.<br></p>



<p>Peki Özal neden yardım etmedi veya edemedi?<br>Karabağ&#8217;da işgalin başladığı 92-93 senelerinde Özal Cumhurbaşkanı idi. Türkiye&#8217;yi de Demirel-İnönü liderliğindeki DYP-SHP koalisyonu yönetiyordu. Anayasaya göre yürütme kani kanunları uygulama yetkisi hükumette idi. Şimdi farz edelim Özal meclise başvurup (ABD-ordu ve AB&#8217;den bağımsız olarak düşünüyorum) harp tezkeresi çıkartabilir miydi? Hükumette Özal&#8217;a seni her şartta oradan indireceğiz diyen biz Demirel ve partisi ile Özal&#8217;ın temsil ettiklerini duyduklarında tüyleri diken gibi olan, cin çarpmışa dönen SHP böyle bir tezkereye rey verirler miydi? DYP&#8217;nin 178 ve SHP&#8217;nin 88 vekili olduğu halde.. Kaldı ki Özal&#8217;ın anayasaya göre velev ki böyle bir hakkı olsa, meclise karar gelse, koalisyon hükumeti ortalığı ayağa kaldırmaz, devlet işleyişini durdurmaz mıydı? İşgallerin en azılı senesi olan 93&#8217;te Türkiye&#8217;deki durumu biliyoruz. Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Adnan Kahveci, aynı senede Özal, Sivas Madımak olayları.. Var da vardı..<br></p>



<p>Gene rahmetlinin &#8221;Ermenistan&#8217;a kazara bir iki bomba düşse&#8221; sözlerini de hatırlatırım..<br></p>



<p>Özal&#8217;ın dini ve milliyetçiliğini kimse tartışamaz. Hadlerine değil. Söz buraya gelmişken Arvasî hocadan bir hatıra nakledeyim, ardından devam ederiz..<br>Arvasî hoca 1980 ihtilalinde tevkif edilir bu esnada rahatsızlık geçirir, Ankara Askeri Mevki Hastanesine kaldırılır. Yan tarafta da rahmetli Korkut Özal yatar. Bir gün Korkut bey koltuk değneklerine dayanarak 70-75 yaşlarında bir hanım efendi ile Arvasi Hocanın ziyaretine gelirler. Hanımefendi Özal kardeşlerin anneleri rahmetli Hafize Özal&#8217;dır. Sohbet esnasında hanım efendi şunu der : &#8221; İslam benim herşeyim. Bunun yanında ben milliyetçiyim de.. Bunun için oğullarımın adını Turgut, Korkut ve Bozkurt koydum..&#8221; ( Seyyid Ahmed Arvasi, Hasbihal V, Burak Yayınevi, sayfa 197)<br></p>



<p>İşte rahmetli böyle bir ananın evlâdı idi.. Böyle bir terbiye ikliminin rahle-i tedrisinden geçmişti Özal..<br></p>



<p>Bilge Kağan&#8217;dan, Alp Arslan&#8217;dan daha az Türk değildir, rahmetli Özal. Onların takipçisi ve ideallerinin savunucusudur.<br>Bu arada bir iki kelam da rahmetli Elçibey adına etmek isterim.<br>Kaliteli bir tarihçi lakin kötü bir siyaset adamı idi rahmetli.. İdealistti.. Hayalleri vardı.. Lakin bunları yerli yerinde kullanmadı..<br>Art arda bağımsızlıklarına kavuşan Türk cumhuriyetlerinin olduğu bir dönemde Pan-Türkist siyaseti başına dert açtı desek yanlış olmaz. Yeni bağımsız olup, yaptığın mitingde Büyük Azerbaycan, birleşik Azerbaycan naraları atarsan, seni daha doğmadan öldürürler.. Kaldı ki Azerbaycan topraklarına göz diken Ermenistan&#8217;ın en büyük destekçisi molla rejimi idi. Rusya&#8217;da cabası..<br></p>



<p>Kimsenin yeni bir Enver Paşa istemediği dönemde cumhurbaşkanı oldu. Petrol ve doğal gaz zengini bir ülkede Türkiye&#8217;ye ki Özal&#8217;ın gayretleri neticesinde oldu, %35 pay verdi. Her iki ülke %70 hisse ile petrol ve doğal gaza hakimdi.<br></p>



<p>Daha 2 sene evvel petrol sebebi ile Irak ile savaşan Batı bunu hazmeder miydi? Suret Hüseyinov isyan etti.. Karabağ&#8217;da komutanları kendi vatanlarını Azerbaycan&#8217;ı sattılar, Tankların arkasında Ermenistan ile pazarlık ettiler.. (Boşuna dememişler Çeçen&#8217;den canını, Azeri&#8217;den paranı koruyacaksın diye).<br></p>



<p>Devletine bile hakim değildi, Büyük Azerbaycan rüyalarını görüyordu..  (Allah Allah kime benziyor acaba) Kimse acımadı.. Enerjide de pay, akabinde Türkiye&#8217;ye 1.75, Azerbaycan&#8217;a 30 olarak taksim edildi. Azeriler sonra kendi paylarından 5 puan bize verdiler..<br></p>



<p>Rahmetli Elçibey, kaliteli bir ilim adamı idi.. Lakin kötü bir devlet adamı idi.. Türk dünyası üzerine büyük hayalleri vardı.. Hayal kurmak güzel.. Hayal kurarsın, rüya görürsün, sonra bir bakmışsın koskoca bir devlet olmuşsun.. Osmanlı da Şeyh Edabali&#8217;nın meşhur rüyası kurulmadı mı? Kuruldu lakin Osman bey akıllı adamdı.. Herkesin Konya tahtını ele geçirmek istediği bir dönemde o Bizans ile uğraştı.. Bir hayal üzere koca bir cihan devletinin temelini attı. Aklın ve siyasetin önderliğinde..<br></p>



<p>Bu arada Türk milliyetçisi olup da şu yaşananlara karşı helal olsun diyemeyenlere.. Efendiler 92-93 Demirel hükumetleri döneminde devlet kadrolarına siz hakimdiniz.. Ne yaptınız? Karabağ işgal edildi.. Başka ne yaptınız? Haa bir de Azerbaycan&#8217;da darbe girişiminde bulundunuz.. Ordu gene Ermenilerle dövüşürken..<br>İttihatçılık kötü be..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ozal-adina-bir-duzeltme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ermenistan&#8217;ın Savaşı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ermenistanin-savasi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ermenistanin-savasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Firuz Türker]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2020 10:14:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15938</guid>

					<description><![CDATA[Ermenistan Yukarı Karabağ&#8217;ı 1991&#8217;de, Sovyetlerden bağımsızlığını ilan eder etmez işgal etti. Daha sonra işgalin sınırlarını genişleterek 1992&#8217;de Hocalı katliamını gerçekleştirdi. O tarihlerde Azerbaycan da yeni bağımsızlaşmıştı ve henüz düzenli bir orduya bile sahip değildi. Ermenistan&#8217;ın arkasında Rusya vardı. Azerbaycan&#8217;a sahip çıkacak kimse yoktu. Türkiye hem siyasi hem de sahip olunan imkanlar açısından Azerbaycan&#8217;a destek verebilecek güce sahip değildi. Gün geldi Türkiye ve Azerbaycan güçlendi. Fakat Ermenistan bunun farkında değildi. Daha doğrusu bu kez de Fransa devreye girdi ve Ermenistan&#8217;ı Azerbaycan ve Türkiye aleyhine kullanmak istedi. Daha fazla toprak elde etme arzusu Ermenistan&#8217;ı heveslendirdi. Azerbaycan topraklarına, özellikle de sivil yerleşim yerlerine taciz saldırılarına başvurdu. Geçtiğimiz Temmuz ayında Tovuz bölgesine ve özellikle de Türkiye ve Azerbaycan&#8217;ın ortak projelerinin bulunduğu bölgelere saldırılar düzenledi. Amaç hem bu bölgelerdeki sivil vatandaşları kaçırmak, hem de her iki devlete zararlar vermekti. Ne var ki gün artık eski gün değildi ve Azerbaycan karşı saldırıya geçerek saldırgan ve işgalci Ermeni ordusunu önüne katıp sürmeye, büyük kayıplar verdirmeye başladı. İşte o zaman da Ermenistan&#8217;ın küstah ve pervasız yöneticileri yaygara yapmaya ve gerçek dışı kara propagandaya başvurdu. Fakat pek kimseye yutturamadı. Ermenistan&#8217;ın işgalci ve Yukarı Karabağ&#8217;ın Azerbaycan toprağı olduğuna dair BM kararları var. Fakat Ermenistan bu güne kadar bu kararlara uymadı. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ermenistan Yukarı Karabağ&#8217;ı 1991&#8217;de, Sovyetlerden bağımsızlığını ilan eder etmez işgal etti. Daha sonra işgalin sınırlarını genişleterek 1992&#8217;de Hocalı katliamını gerçekleştirdi. O tarihlerde Azerbaycan da yeni bağımsızlaşmıştı ve henüz düzenli bir orduya bile sahip değildi. Ermenistan&#8217;ın arkasında Rusya vardı. Azerbaycan&#8217;a sahip çıkacak kimse yoktu. Türkiye hem siyasi hem de sahip olunan imkanlar açısından Azerbaycan&#8217;a destek verebilecek güce sahip değildi.</p>



<p>Gün geldi Türkiye ve Azerbaycan güçlendi. Fakat Ermenistan bunun farkında değildi. Daha doğrusu bu kez de Fransa devreye girdi ve Ermenistan&#8217;ı Azerbaycan ve Türkiye aleyhine kullanmak istedi. Daha fazla toprak elde etme arzusu Ermenistan&#8217;ı heveslendirdi. Azerbaycan topraklarına, özellikle de sivil yerleşim yerlerine taciz saldırılarına başvurdu. Geçtiğimiz Temmuz ayında Tovuz bölgesine ve özellikle de Türkiye ve Azerbaycan&#8217;ın ortak projelerinin bulunduğu bölgelere saldırılar düzenledi. Amaç hem bu bölgelerdeki sivil vatandaşları kaçırmak, hem de her iki devlete zararlar vermekti.</p>



<p>Ne var ki gün artık eski gün değildi ve Azerbaycan karşı saldırıya geçerek saldırgan ve işgalci Ermeni ordusunu önüne katıp sürmeye, büyük kayıplar verdirmeye başladı. İşte o zaman da Ermenistan&#8217;ın küstah ve pervasız yöneticileri yaygara yapmaya ve gerçek dışı kara propagandaya başvurdu. Fakat pek kimseye yutturamadı. Ermenistan&#8217;ın işgalci ve Yukarı Karabağ&#8217;ın Azerbaycan toprağı olduğuna dair BM kararları var. Fakat Ermenistan bu güne kadar bu kararlara uymadı. Şimdi Azerbaycan bu kararları bileğinin hakkıyla uygulamaya koyuyor.</p>



<p>Ermenistan cephede varlık gösteremeyince gayri nizami harp yürütüyor. Sivil yerleşim yerlerine ve Azerbaycan&#8217;ın enerji tesislerine saldırıyor. Kara propagandayla Türkiye&#8217;yi de savaşın içindeymiş gibi göstermeye çalışıyor. AB ülkelerini ve Rusya&#8217;yı bu savaşın içine çekmeye çalışıyor. Ama tutturamıyor. Bu çabaları ayağına dolaşıyor. Uçaklarını dağa çarptırıyor. Kendi askerlerini kendi tanklarını vuruyor.Bunun suçunu da Türkiye&#8217;nin üzerine yıkmaya çalışıyor.</p>



<p>Türkiye Azerbaycan&#8217;a destek veriyor ama bilfiil savaşın içinde değil. Rusya Ermenistan&#8217;ın savaşının haklı bir savaş olmadığını söyleyerek her iki devlete de aynı mesafede duruyor. Fransa ise açıktan destek vermeye çekiniyor. Almanya taraf görünmemek için temkinli yaklaşıyor. Bu durum, Azerbaycan&#8217;ın arkasında duran Türkiye&#8217;nin etkisidir.</p>



<p>Ermenistan zorda. Çareyi daha fazla çamur yapmakta, daha fazla nizami harp kurallarını ihlal etmekte görüyor. Bu arada savaş suçları işliyor. Bölgeye PKK&#8217;lıları getiriyor. Paralı askerleri devreye sokuyor. Kendi askerlerini kaçmasınlar diye mevzilere zincirliyor. Paşinyan kışkırtacak birilerini bulabilmek için aramadık kimse bırakmıyor. Sanki işgalci ve saldırgan olan o değilmiş, mağdurmuş gibi çalmadık kapı bırakmıyor.</p>



<p>Bütün bunlar Ermenistan&#8217;ın tutunacak meşru bir dalı olmadığını gösteriyor. Düştüğü kendi kazmış olduğu kuyuda debelenip duruyor. Hakikati yanıltmak her zaman mümkün değildir. Ermenistan layığını, hak yerini buluyor. Ama hak kendi kendine yerini bulmuyor. Azerbaycan bunu gücüyle sağlıyor. Saldırgana dersini veriyor. Gücün varsa hakkını alabilirsin. Yoksa meydan Paşinyan gibi sahtekarlara kalır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ermenistanin-savasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyler, Dikkat! Ermenistan Demek Rusya’nın Hayati Çıkarları Demektir</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/beyler-dikkat-ermenistan-demek-rusyanin-hayati-cikarlari-demektir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/beyler-dikkat-ermenistan-demek-rusyanin-hayati-cikarlari-demektir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adelina Sfishta]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2020 08:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15875</guid>

					<description><![CDATA[Azerbaycan Ermenistan Krizi 3-4 gündür gündemi işgal ediyor. Hamaset zirvede. “Bozkurtlar”, “Mücahitler” Karabağ yollarına düştü. Türkiye hükümeti de; “Azerbaycan bizden ne yapmamızı isterse, biz de onu yapacağız” diye üzerine rakam yazılmamış bir çek uzattı, Azerbaycan’a. Hani açık çek verilir ya transferlerde, işte öyle. Rakam hanesi boş bırakılmış bir çek. İstediğini yaz. Oldukça cömertçe. Unutmamalı, “söz tutmak için verilir”. Bakalım, destek ete kemiğe bürünecek mi? Göreceğiz. Umalım 2008 Gürcistan Krizinde olduğu gibi, “tası tarağı toplayıp” mevcut kazanımları da kaybetmeyiz. Ben işin bir başka boyutunu dikkatinize sunmak istiyorum. Hem Çarlık Rusya’sı, hem SSCB Rusya’sı, hem de Rusya Federasyonu için; Güney Kafkaslar hayati öneme sahiptir. Bu bütün analizlerin birinci maddesi olmalı. Ruslar; bilirler ki, Güney Kafkas’ı kaybederlerse, Kafkasları kaybedecekler, Kafkasları kaybederlerse, Rusların 3 üncü çöküşü gerçekleşecek. (1. Varşova Paktı, 2. SSCB) Rusların Güney Kafkas hakimiyetinde kilit ülkesi Ermenistan’dır. İran bu gücünü bütünler. Ermenistan’ı ve İran’ı kaybetmeye tahammülleri olamaz. Ruslar; 1991 çöküşünü geri döndürebilmek için, “Yeni Çar” Putin’i göreve getirdikten sonra, çok önemli adımlar atmışlardır Kafkaslarda ve Güney Kafkaslarda.&#160; Putin; var olmak ve yok olmak mücadelesinin farkındadır. Başarısızlığın Rusya’nın “Moskova Knezliğine” doğru “büzülmek” olduğunu bilmektedir. Putin, şimdiye kadar çok kritik adımlar attı ve başardı. Suriye’ye kadar geldi, Libya ile birlikte Doğu Akdeniz’de önemli bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Azerbaycan Ermenistan Krizi 3-4 gündür gündemi işgal ediyor. Hamaset zirvede. “Bozkurtlar”, “Mücahitler” Karabağ yollarına düştü.</p>



<p>Türkiye hükümeti de; “Azerbaycan bizden ne yapmamızı isterse, biz de onu yapacağız” diye üzerine rakam yazılmamış bir çek uzattı, Azerbaycan’a.</p>



<p>Hani açık çek verilir ya transferlerde, işte öyle. Rakam hanesi boş bırakılmış bir çek. İstediğini yaz. Oldukça cömertçe.</p>



<p>Unutmamalı, “söz tutmak için verilir”.</p>



<p>Bakalım, destek ete kemiğe bürünecek mi? Göreceğiz.</p>



<p>Umalım 2008 Gürcistan Krizinde olduğu gibi, “tası tarağı toplayıp” mevcut kazanımları da kaybetmeyiz.</p>



<p>Ben işin bir başka boyutunu dikkatinize sunmak istiyorum.</p>



<p>Hem Çarlık Rusya’sı, hem SSCB Rusya’sı, hem de Rusya Federasyonu için; Güney Kafkaslar hayati öneme sahiptir. Bu bütün analizlerin birinci maddesi olmalı.</p>



<p>Ruslar; bilirler ki, Güney Kafkas’ı kaybederlerse, Kafkasları kaybedecekler, Kafkasları kaybederlerse, Rusların 3 üncü çöküşü gerçekleşecek. (1. Varşova Paktı, 2. SSCB)</p>



<p>Rusların Güney Kafkas hakimiyetinde kilit ülkesi Ermenistan’dır. İran bu gücünü bütünler.</p>



<p>Ermenistan’ı ve İran’ı kaybetmeye tahammülleri olamaz.</p>



<p>Ruslar; 1991 çöküşünü geri döndürebilmek için, “Yeni Çar” Putin’i göreve getirdikten sonra, çok önemli adımlar atmışlardır Kafkaslarda ve Güney Kafkaslarda.&nbsp;</p>



<p>Putin; var olmak ve yok olmak mücadelesinin farkındadır. Başarısızlığın Rusya’nın “Moskova Knezliğine” doğru “büzülmek” olduğunu bilmektedir.</p>



<p>Putin, şimdiye kadar çok kritik adımlar attı ve başardı. Suriye’ye kadar geldi, Libya ile birlikte Doğu Akdeniz’de önemli bir pozisyon dahi elde edebildi.</p>



<p>1991’de bağımsızlığını ilan eden “Çeçen İçkerya Cumhuriyetini”, 2000 yılında, demir yumruğu ile yıkan Putin, Kafkaslarda direnecek halk bırakmadı. Şanlı bir direniş gösteren Çeçenler, Grozny düşünce yenildi. Kafkasları emniyete aldı. Kadiri tarikatının “sahibi” Hacı Kadirov’u da halkın başına diktatör atadı.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://1.bp.blogspot.com/-gp0wt8xof2c/X3UGZ3opGMI/AAAAAAAAAp4/Y9EEVw3tk0011AxJysRvowglPl3nOmISACLcBGAsYHQ/s800/%25C3%25A7e%25C3%25A7en%2Bdireni%25C5%259F.jpg"><img decoding="async" src="https://1.bp.blogspot.com/-gp0wt8xof2c/X3UGZ3opGMI/AAAAAAAAAp4/Y9EEVw3tk0011AxJysRvowglPl3nOmISACLcBGAsYHQ/w636-h404/%25C3%25A7e%25C3%25A7en%2Bdireni%25C5%259F.jpg" alt=""/></a></figure>



<p>Kafkas Dağlarını güvenliğe alan Putin rahat değildi. Güney Kafkas’a inmeden “Rus İmparatorluğunun güvenliğinin” sağlanamayacağını biliyordu.</p>



<p>Bu fırsatı 2008 yılında Gürcistan verir. Batının “romantik devrimlerinden” Gül Devrimi ile Gürcistan’da iktidara gelen “iş bilmez”, “dengelerden habersiz” Saakashvili, “Gürcü Nasyonalizminin etkisi” ve Batılı ülkeler ile Türkiye’nin desteği sayesinde güçlendiğini düşünmüş ve Güney Osetya ile Abhazya’ya müdahale etmeye kalkışmıştı.</p>



<p>Putin’in beklediği de tam buydu. Acemi siyasetçi tuzağa girmişti.</p>



<p>Kodori Vadisin’deki ABD ve Türk özel unsurlarının varlığına rağmen, Rus Zırhlı birlikleri durdurulamadı. Türkiye’nin modernize ettiği Tiflis hava alanı yerle bir edilmiş, Putin uluslararası baskılar sonucu Tiflis’e girmesine kilometreler kala güç bela durdurulabilmişti.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://1.bp.blogspot.com/-I56Jo1SAr1I/X3UGpHAnIPI/AAAAAAAAAp8/SuWyGEDqoWAjrGY6R2kn_V9yTUuDgUPbwCLcBGAsYHQ/s1024/1024px-2008_South_Ossetia_war_tr.svg.png"><img decoding="async" src="https://1.bp.blogspot.com/-I56Jo1SAr1I/X3UGpHAnIPI/AAAAAAAAAp8/SuWyGEDqoWAjrGY6R2kn_V9yTUuDgUPbwCLcBGAsYHQ/w667-h471/1024px-2008_South_Ossetia_war_tr.svg.png" alt=""/></a></figure>



<p>Türkiye’nin Gürcistan’daki askeri varlığı sıfırlanmak zorunda kalındı.</p>



<p>Güney Osetya ve Abhazya da Rus’un kontrolüne girdi. Güney Kafkas’a inen stratejik geçişler ve Karadeniz’deki Abhazya destek limanları da.</p>



<p>Ancak, Putin’in içi hala tam rahat değildir.</p>



<p>Güney Kafkaslarda, “Türkiye’nin müdahalesine açık” bir kriz bölgesi daha vardır.</p>



<p>Dağlık Karabağ.</p>



<p>Aliyevler ailesine emanet edilen Azerbaycan’daki “milliyetçi dalga”; zevk ve sefaya düşkün, acemi oğlan İlham Aliyev tarafından dizginlenebilecek midir?</p>



<p>Türkiye’nin; Aliyevler ve Rus istihbarat oyunları ile dizginlenen askeri çalışmaları, arzu edilmese de belirli bir etki oluşturabilmektedir, Azerbaycan genç kadroları üzerinde.</p>



<p>Bu genç subay-astsubay kadrolarının, Bakü Azadlık meydanında “Başımızda Türkiyeli komutanları isteriz” diyerek, kendi ordularının komutanlarına karşı yaptıkları protesto yürüyüşü de Putin’e önemli işaretler vermiştir. Yetersiz de olsa, Türkiye belirli bir etki oluşturabilmektedir.</p>



<p>NATO üyesi, “Amerikancı” bir Türkiye’nin “yarın” nasıl adım atacağı konusunda da Rusya emin değildir. Suriye’de Rus uçağının 2015 yılında düşürülüşü de bu riski göstermiştir Putin’e.</p>



<p>Putin ayrıca, Ermenistan üzerinde Batı’nın oynadığı oyunları ve Türkiye’nin Ermenistan’la yakınlaşma stratejilerini de “tehlikeli” bulmaktadır. Abdullah Gül’ün bu yönde attığı adımlar tehlikeyi göstermiştir Putin’e.</p>



<p>Ermenilerin içerisinde bulundukları zor şartlar, Dağlık Karabağ’ı tek başlarına koruyamayacak olmaları, Türkiye’nin Azerbaycan merkezli Güney Kafkas siyaseti, Ermenistan siyasetinde D.Karabağ kökenli siyasetçilerin dominant etkileri ile birleşince, Ermeniler için de Putin’den başka seçenek kalmamaktadır aslında.</p>



<p>Rakibi kendi elinle Putin’e teslim etmek buna denir herhalde.</p>



<p>Bu stratejik şartlar, Putin’in Ermenistan’ı Güney Kafkasya’nın “kilit stratejik partneri” olarak seçmesine neden olmuş ve iki ülke “ortak menfaatler” yönünde “bölgesel ortak stratejik duruşlarını” belirlemek zorunda hissetmişlerdir, kendilerini.</p>



<p>Bu nedenle, Ruslarla Ermeniler stratejik müttefiktir. Ermenistan “yoldan çıkmadıkça-çıkabilmedikçe” bu böyle kalacaktır.</p>



<p>Rusya; Ermenistan’da 2 önemli üsse sahiptir. Gümrü’de 102 inci askeri üssü, Erivan’da ise Hava Üssü vardır. Savaş uçakları ve saldırı helikopterleri, tankları, füzeleri, hava savunma silahları gibi son derece modern Rus birlikleri oldukça güçlüdür. Toplamda 5-6 bin Rus askeri Ermenistan’da görev yapmaktadır.</p>



<p>Rusya ve Ermenistan, Güney Kafkas’ta “bölgesel hava savunmasını” ortak yürütmektedir. Yani hava sahasının kontrolü ve hava savunması Ruslara aittir.</p>



<p>Ruslar ile Ermeniler arasındaki askeri anlaşma 2044 yılına kadar geçerlidir.</p>



<p>Rusya Savunma Bakanlığı, Ermenistan’daki askeri varlığının esas görevini; “Türkiye Ordusunun Doğrudan Dağlık Karabağ ve Nahcivan’a müdahalesine karşı koyma” olarak belirlemiştir. Bu birlikler Türkiye’nin bölgeye müdahalesi halinde “harekete geçeceklerdir”.</p>



<p>Rus ve Ermeni askeri birlikleri, belirledikleri “ortak amaç” doğrultusunda, ortak tatbikatlar yaparlar. Rusya hem Ermenistan’daki kendi birliklerini, hem de Ermenistan ordusunun birliklerini modernize eder, yeni teknolojilerle destekler.</p>



<p>Son olarak, bölgeye yerleştirdiği “İskender Balistik Füzeleri” de bölgeyi ihmal etmediğini göstermektedir.</p>



<p>Rusların ayrıca; Abhazya ve Güney Osetya’da da toplam 10 bin civarında askeri bulunmaktadır.</p>



<p>Ermenistan, Rusya için hem kilit ülkedir, hem de “kardeş” ülkedir.</p>



<p>Peki, neden Ruslar Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalara “bir müddet” sessiz kalıyorlar, bazen bir tarafa, bazen diğer tarafa “lokal avantajlar” sağlıyorlar?</p>



<p>Büyük devlet politikaları böyle. Her iki ülkenin “kontrolden çıkma eğilimi göstermesi” veya iç siyasette “sevdiği iktidarların” zor duruma düşme halleri, Rusya’nın diğerine “torpil yapmasına” neden oluyor. Ama asla kendi stratejik menfaatlerinin aşılmasına izin vermiyırlar.</p>



<p>Elbette, Ermenistan ve Azerbaycan, zaman zaman Rusya’nın kontrolünün dışına çıkma eğilimleri gösterebiliyor. Söz gelimi batı yanlısı Pashinyan iktidarı gibi. Ama bu tür eğilimlerin sürdürülebilirliği oldukça sınırlı. Romantik çıkışlar, çok uzun sürmeden gerçekle yüzleşiyor ve fabrika ayarlarına geri dönülüyor.</p>



<p>Türkiye’nin oyunu bozma ve askeri güç kullanarak farklı oyun kurma kapasitesi yok mu dediğinizi duyar gibiyim. Maalesef yok. Türkiye bu “kapasite yetersizliğini”; Suriye-Libya-Mısır-Yunanistan gibi askeri kapışma alanlarında “açık etti”. Keşke “açık etmeseydi”.</p>



<p>Türkiye’nin Rusya’nın koyduğu sınırları “aşmayacağını” Putin de biliyor. Ayrıca Türkiye’nin bunu yapmasını isteyen “Uluslararası bir talep” de yok. Hatta böyle bir hazırlık da gözükmüyor.</p>



<p>Peki, o zaman Türkiye’de bu “mangalda kül bırakmaz” milliyetçi çıkışların anlamı ne? Siyaset, iç politika, fakirlikten boynu bükülmüş, koronadan kırılmış geniş halk kitlelerinin, bir müddet de olsa, hayatın gerçeklerinden uzaklaştırmak. Hepsi bu.</p>



<p>Güney Kafkas’lar halen Ruslara aittir. Aksini söyleyecek-yapacak birisi henüz ortada yok. Ermenistan da, Rusların “kilit ve kardeş” ülkesi. Bu Ermeniler için de hoşlanılmayan hakikat.</p>



<p>Bu dengeyi değiştirmenin tek yolu; Selçukludan bu yana uygulanan stratejiye dönmek.</p>



<p>Türkiye; Azerbaycan’la dost ve kardeş olmakla yetinmemeli, Ermenilerle de dost ve kardeş olmanın yollarını bulmalı. Tıpkı tarihte olduğu gibi.</p>



<p>Bu bir “etnik sorun” değil, “coğrafi zaruret”. Bu gerçeği görerek davranmalı.</p>



<p>Azerbaycan-Türkiye-Ermenistan’ın uzlaşısı ve bu uzlaşıya göre müşterek gelecek belirleyebilmesi, en çok Azerbaycan’a, sonra Türkiye’ye çok ciddi katkılar sağlar. Ermenistan da bölgede refah içinde yaşayan, izole olmamış bir ülke olarak güçlü yerini alır.</p>



<p>Bu makro faydanın yanında, Dağlık Karabağ’ın “halkların müşterek coğrafyası” olması, hiçbir devleti ve halkı incitmez.</p>



<p>Her üç ülkedeki “nasyonalizm” bunun önünde en büyük engel.</p>



<p>Ve Putin de; “bu nasyonalistlerin oluşturduğu dalgalar üzerinde rahatça sörf yapabilmekte, büyük oyununu oynayabilmekte”.</p>



<p>Elbette, büyük ve tarihi adımlar “büyük ve usta siyasetçiler” tarafından atılabilir.</p>



<p>Tarih “acemileri” değil, “ustaları” yazar.</p>



<p>Kaynak: adelinasfishta.blogspot.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/beyler-dikkat-ermenistan-demek-rusyanin-hayati-cikarlari-demektir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Azerbaycan da savaşıyor!..</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/azerbaycan-da-savasiyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/azerbaycan-da-savasiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Feb 2020 09:02:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13625</guid>

					<description><![CDATA[Rus Türkolog ve siyasetçi Jirinovski “Neden Avrupalılar Türkiye’yi kabul etmiyor?” diye soruyor. Cevabı kendisi veriyor: -Çünkü korkuyorlar! Rusların da korkması gerektiğini söylüyor. 30 yıl sonra 150’şer milyonluk Türkiye ve İran ile 200 milyonluk Afganistan ve Pakistan varlığına dikkat çekiyor. 500 milyonluk bir büyüklüğe karşı, 100 milyonluk Rus nüfusundan bahsediyor. Sonra, Türkiye ile birlikte aynı dili konuşan Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tataristan ve Başkurdistan’ı işaret ediyor. “Türkler, Azerbaycan’la birleşip Ermenistan’ı ezecekler” diyor: -Tamamen ezecekler! Jurinovski uç bir örnek. Ancak, Ruslar üzerinde az ya da çok Türk ve İslam tedirginliği olduğu da bir gerçek. Çünkü, gelişen sadece Türkiye değil. Türk Cumhuriyetleri de geleceğin parlak ülkeleri arasında. Azerbaycan, bölgesinin yıldızı. Baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Silahlı Kuvvetleri, dünyanın ilk 50 ordusu içinde. Üstelik, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mehriban Aliyeva ile birlikte büyük bir değişim hareketi başlatmış durumda. *** Aliyev, sıkıntılardan ve safralardan kurtularak kesintisiz bir 4 yıl kazanmak için Parlamento’yu feshetti ve seçimleri yeniledi. Listeler gençleştirildi. Halkta tepki gören isimler ayıklandı. Seçimin yapıldığı pazar günü biz de oradaydık. Parlamento’da 125 sandalye için 1.314 adayın yarışına gözlemcilik ettik. Demokratik bir seçim gerçekleştirildi ve Aliyev hedeflediği sonucu elde etti. Seçimde bol miktarda FETÖ’cü aday dikkati çekti. FETÖ, Azerbaycan’da “Bitmedik, ayaktayız, biz de varız” mesajı vermeye çalıştı. Çünkü orada da uzun yıllardır çalışarak oluşturduğu bir alt yapı var. Kolay değil bir anda yok etmek! Azerbaycan’da şimdi icraat zamanı… Aliyev, önümüzdeki 4 yılı iyi değerlendirip, hedeflediği değişim hareketini sonuçlandırmayı planlıyor. Ancak, son derece dikkatli hareket etmek zorunda. Ukrayna’daki değişim hareketini gördük, başarısız oldu. Gürcistan’daki ise çatışma ile sonuçlandı. O &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p><strong>Rus </strong>Türkolog ve siyasetçi<strong> Jirinovski “Neden Avrupalılar Türkiye’yi kabul etmiyor?” </strong>diye soruyor. Cevabı kendisi veriyor:</p>
<p><strong>-Çünkü korkuyorlar!</strong></p>
<p><strong>Rusların</strong> da korkması gerektiğini söylüyor. <strong>30 yıl</strong> sonra <strong>150</strong>’şer <strong>milyonluk</strong> <strong>Türkiye</strong> ve İran ile <strong>200 milyonluk Afganistan</strong> ve <strong>Pakistan </strong>varlığına dikkat çekiyor. <strong>500</strong> milyonluk bir büyüklüğe karşı, <strong>100 milyonluk Rus</strong> nüfusundan bahsediyor.</p>
<p>Sonra, <strong>Türkiye</strong> ile birlikte aynı dili konuşan <strong>Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tataristan </strong>ve <strong>Başkurdistan</strong>’ı işaret ediyor. <strong>“Türkler, Azerbaycan’la birleşip Ermenistan’ı ezecekler”</strong> diyor:</p>
<p><strong>-Tamamen ezecekler!</strong></p>
<p><strong>Jurinovski </strong>uç bir örnek. Ancak, <strong>Ruslar</strong> üzerinde az ya da çok <strong>Türk</strong> ve İslam tedirginliği olduğu da bir gerçek. Çünkü, gelişen sadece <strong>Türkiye</strong> değil. <strong>Türk Cumhuriyetleri</strong> de geleceğin parlak ülkeleri arasında.</p>
<p><strong>Azerbaycan</strong>, bölgesinin yıldızı. Baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Silahlı Kuvvetleri, dünyanın ilk 50 ordusu içinde.</p>
<p>Üstelik,<strong> Cumhurbaşkanı İlham Aliyev</strong>, eşi <strong>Mehriban Aliyeva</strong> ile birlikte büyük bir değişim hareketi başlatmış durumda.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Aliyev, </strong>sıkıntılardan ve safralardan kurtularak kesintisiz bir 4 yıl kazanmak için <strong>Parlamento</strong>’yu feshetti ve seçimleri yeniledi. Listeler gençleştirildi. Halkta tepki gören isimler ayıklandı.</p>
<p>Seçimin yapıldığı pazar günü biz de oradaydık. <strong>Parlamento</strong>’da <strong>125 </strong>sandalye için <strong>1.314</strong> adayın yarışına gözlemcilik ettik. Demokratik bir seçim gerçekleştirildi ve <strong>Aliyev</strong> hedeflediği sonucu elde etti.</p>
<p>Seçimde bol miktarda <strong>FETÖ</strong>’cü aday dikkati çekti. <strong>FETÖ, Azerbaycan</strong>’da <strong>“Bitmedik, ayaktayız, biz de varız”</strong> mesajı vermeye çalıştı. Çünkü orada da uzun yıllardır çalışarak oluşturduğu bir alt yapı var. Kolay değil bir anda yok etmek!</p>
<p><strong>Azerbaycan’</strong>da şimdi icraat zamanı…</p>
<p><strong>Aliyev, </strong>önümüzdeki 4 yılı iyi değerlendirip, hedeflediği değişim hareketini sonuçlandırmayı planlıyor. Ancak, son derece dikkatli hareket etmek zorunda. <strong>Ukrayna</strong>’daki değişim hareketini gördük, başarısız oldu. <strong>Gürcistan</strong>’daki ise çatışma ile sonuçlandı. O yüzden <strong>Azerbaycan </strong>sonuç alabilmek için hassas dengeleri gözeterek adımlar atmak zorunda!</p>
<p>Elbette hedef daha bağımsız bir <strong>Azerbaycan</strong>. Ancak, bu yapılırken <strong>Ukrayna</strong> ve <strong>Gürcistan</strong>’ın başına gelenleri yaşamamak gerekiyor.</p>
<p><strong>Moskova</strong>’da <strong>Jirinovski </strong>gibi kafalar pusuda!</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Son dönemde <strong>Azerbaycan</strong>’da önemli gelişmeler oldu…</p>
<p>Ekonomi şeffaflaştı, bir yılda fazladan 700 milyon dolar vergi geliri sağlandı. Yolsuzluklar ile kayıp ve kaçakların üzerine gidildi. Halk rahatlatıldı, 3,5 milyar dolar civarında sosyal yardım yapıldı. Peş peşe yapılan artırımlarla asgari ücret ikiye katlandı.</p>
<p>Sistem oturmaya başladı.</p>
<p>Bu arada geçmişin yaraları sarıldı. Daha önce itilen, horlanan muhaliflere el uzatıldı. <strong>Mehriban Aliyeva</strong>, merhum <strong>Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey</strong>’in evini tamir ettirdi. Ailesini maaşa bağladı. <strong>Elçibey</strong>’in eşinin cenaze törenini bizzat üstlendi.</p>
<p>Doğal olarak menfaatleri zedelenenler saldırıya geçti. Sosyal medyada <strong>“Antidemokratik Aile Devleti”</strong> suçlamaları daha da arttı.</p>
<p>Bu noktadan baktığımızda <strong>“Yok aslında Azerbaycan’ın bizden pek farkı”</strong> diyebiliriz!</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/azerbaycan-da-savasiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİT Aranan FETÖ&#8217;cüyü Azerbaycan&#8217;da Yakaladı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mit-aranan-fetocuyu-azerbaycanda-yakaladi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mit-aranan-fetocuyu-azerbaycanda-yakaladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2018 12:15:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[MİT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6997</guid>

					<description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca, Fetullahçı Terör Örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda FETÖ&#8217;cü öğretmen Mehmet Gelen Azerbaycan&#8217;da yakalandı. BAKÜ Edinilen bilgiye göre, FETÖ ile mücadele kapsamında yurt dışı operasyonlarına devam eden MİT, hakkında arama kararı bulunan Gelen&#8217;i takibe aldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Azerbaycan&#8217;da faaliyetleri durdurulan FETÖ&#8217;nün okullarında öğretmenlik yapan Gelen&#8217;in sahte pasaportla Belarus&#8217;a girmeye çalışırken yakalandığı belirlendi. MİT Başkanlığı, Belarus&#8217;un yasal işlemlerden sonra Azerbaycan&#8217;a iade ettiği FETÖ&#8217;cü öğretmen Gelen&#8217;i başarılı bir operasyonla yakaladı. &#8220;Silahlı terör örgütü üyeliği&#8221; suçlamasıyla aranan Mehmet Gelen, Azerbaycan&#8217;dan alınarak Türkiye&#8217;ye götürüldü. Muhabir: Tolga Özgenç]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca, Fetullahçı Terör Örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda FETÖ&#8217;cü öğretmen Mehmet Gelen Azerbaycan&#8217;da yakalandı.</p>
<p class="selectionShareable">BAKÜ</p>
<p class="selectionShareable">Edinilen bilgiye göre, <strong>FETÖ ile mücadele </strong>kapsamında yurt dışı operasyonlarına devam eden MİT, hakkında arama kararı bulunan Gelen&#8217;i takibe aldı.</p>
<p class="selectionShareable">15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Azerbaycan&#8217;da faaliyetleri durdurulan FETÖ&#8217;nün okullarında öğretmenlik yapan Gelen&#8217;in sahte pasaportla Belarus&#8217;a girmeye çalışırken yakalandığı belirlendi. MİT Başkanlığı, Belarus&#8217;un yasal işlemlerden sonra Azerbaycan&#8217;a iade ettiği FETÖ&#8217;cü öğretmen Gelen&#8217;i başarılı bir operasyonla yakaladı.</p>
<p class="selectionShareable">&#8220;Silahlı terör örgütü üyeliği&#8221; suçlamasıyla aranan Mehmet Gelen, Azerbaycan&#8217;dan alınarak Türkiye&#8217;ye götürüldü.</p>
<p class="selectionShareable">Muhabir: Tolga Özgenç</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mit-aranan-fetocuyu-azerbaycanda-yakaladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
