<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>avustralya &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/avustralya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Jan 2020 08:55:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>avustralya &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Batılı İnsan&#8230;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/batili-insan/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/batili-insan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2020 08:55:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[deve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13427</guid>

					<description><![CDATA[1. Batı kendi değerlerine zarar veren her şeyi vahşi görür. 2. Batılı için prototip insan (ecco uomo- işte insan) dediği kimse insanlaşan tanrı, İsa Mesih&#8217;tir. 3. Başka tüm diğer insanlar da ona bir şekilde ona benzetilmelidir ( ister sömürge ile ister misyonerlik ile ister ister zorla) 4. Batılı kendinden olan hayvan bile olsa insan gibi muamele görür. 5. Batılı için kendinden olmayan insan- yanı başında bile olsa- hayvan muamelesi görür. 6. Kendinden olan insan haklarını savunmada iki yüzlü ve ikircikli siyaset güden Batı, ona ait olmayan /vahşi doğaya hayvan haklarında da iki yüzlü olduğunu kanıtladı. 7. Avustralya deve katliamına Batı&#8217;dan herhangi bir tepki yok! HEY DÜNYA! Avustralya 10 bin deveyi çok şu içtiği için katlediyor neredesin!!!!!.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Batı kendi değerlerine zarar veren her şeyi vahşi görür.<br />
2. Batılı için prototip insan (ecco uomo- işte insan) dediği kimse insanlaşan tanrı, İsa Mesih&#8217;tir.<br />
3. Başka tüm diğer insanlar da ona bir şekilde ona benzetilmelidir ( ister sömürge ile ister misyonerlik ile ister ister zorla)<br />
4. Batılı kendinden olan hayvan bile olsa insan gibi muamele görür.<br />
5. Batılı için kendinden olmayan insan- yanı başında bile olsa- hayvan muamelesi görür.<br />
6. Kendinden olan insan haklarını savunmada iki yüzlü ve ikircikli siyaset güden Batı, ona ait olmayan /vahşi doğaya hayvan haklarında da iki yüzlü olduğunu kanıtladı.<br />
7. Avustralya deve katliamına Batı&#8217;dan herhangi bir tepki yok!</p>
<p>HEY DÜNYA! Avustralya 10 bin deveyi çok şu içtiği için katlediyor neredesin!!!!!.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/batili-insan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yok deve</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yok-deve/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yok-deve/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jan 2020 07:01:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[deve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13415</guid>

					<description><![CDATA[Avustralya’da kontrol altına alınmayan yangınlar ve kuraklığın faturası develere kesildi. “Su kaynaklarını tükettikleri” gerekçesi ile itlaf edilecekler. Sayı da az buz değil. En az 10 bin deve vurularak öldürülecek. Yerel yöneticiler onay verdi. Bunun için 16 milyon dolarlık bütçe ayrıldı. Yakında sürek avı başlayacak; helikopterler develeri vurmak için peş peşe havalanacak. Tarihin en büyük hayvan katliamının altına imza atılacak. Günlerdir dikkatle bakıyorum, “bizden bir tepki var mı?” diye araştırıyorum. Yok, çıt çıkmıyor. Hayvan hakları savunucularının tamamı sessiz ve suskun. Bir-iki kedi ve köpek için ortalığı ayağa kaldıranlar, kılını bile kıpırdatmıyor. Ya develeri hayvandan saymıyorlar ya da tamamı deve düşmanı. Kim bilir, belki de “Olay Türkiye’de değil” diye umursamıyorlar. Çünkü, genellikle dertleri hayvan hakları değil bunların. Sokaklarda görüyoruz zaten; gezdirdiği köpeğin yanına yaklaşan bir başka köpeği taşla kovalayanlar, “hayvan hakları savunucusu” kesiliyor bizim ülkemizde. Tıpkı, hayatı boyunca tek bir fidan dikmeyenlerin “çevreciyim” diye ortaya çıktığı gibi. Lafı evirip çevirmeye gerek yok. Bunlar çoğunlukla “hayvan hakları” ya da “çevrecilik” gibi değerlerin arkasına saklanıp kin kusuyorlar. Güzel ve etkili birer kamuflaj malzemesi çünkü bu değerler! Arkasına sığınıp, yaylım ateşi açıyorlar. *** Sözde “çevreciler”; fakat orman yakan PKK’lıları görmüyorlar. “Doğa katlediliyor” diye bağırırken, ormanların içine kondurulan villalarla ilgilenmiyorlar. “Çevre katliamı” diye termik santrallere saldırıyorlar. Ama, bacalarına filtre takmadığı için o santralleri kapatanlara “iyi yaptın” demiyorlar. Hatta, istismar imkanları ellerinden alındığı için belki de kızıyorlar. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avustralya’</strong>da kontrol altına alınmayan yangınlar ve kuraklığın faturası develere kesildi. <strong>“Su kaynaklarını tükettikleri”</strong> gerekçesi ile itlaf edilecekler. Sayı da az buz değil. En az 10 bin deve vurularak öldürülecek.</p>
<p>Yerel yöneticiler onay verdi. Bunun için 16 milyon dolarlık bütçe ayrıldı.</p>
<p>Yakında sürek avı başlayacak; helikopterler develeri vurmak için peş peşe havalanacak. Tarihin en büyük hayvan katliamının altına imza atılacak.</p>
<p>Günlerdir dikkatle bakıyorum, <strong>“bizden bir tepki var mı?”</strong> diye araştırıyorum.</p>
<p>Yok, çıt çıkmıyor. Hayvan hakları savunucularının tamamı sessiz ve suskun. Bir-iki kedi ve köpek için ortalığı ayağa kaldıranlar, kılını bile kıpırdatmıyor. Ya develeri hayvandan saymıyorlar ya da tamamı deve düşmanı.</p>
<p>Kim bilir, belki de <strong>“Olay Türkiye’de değil”</strong> diye umursamıyorlar. Çünkü, genellikle dertleri hayvan hakları değil bunların. Sokaklarda görüyoruz zaten; gezdirdiği köpeğin yanına yaklaşan bir başka köpeği taşla kovalayanlar, <strong>“hayvan hakları savunucusu”</strong> kesiliyor bizim ülkemizde. Tıpkı, hayatı boyunca tek bir fidan dikmeyenlerin <strong>“çevreciyim”</strong> diye ortaya çıktığı gibi.</p>
<p>Lafı evirip çevirmeye gerek yok. Bunlar çoğunlukla <strong>“hayvan hakları”</strong> ya da <strong>“çevrecilik”</strong> gibi değerlerin arkasına saklanıp kin kusuyorlar. Güzel ve etkili birer kamuflaj malzemesi çünkü bu değerler! Arkasına sığınıp, yaylım ateşi açıyorlar.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Sözde <strong>“çevreciler”</strong>; fakat orman yakan <strong>PKK</strong>’lıları görmüyorlar.</p>
<p><strong>“Doğa katlediliyor”</strong> diye bağırırken, ormanların içine kondurulan villalarla ilgilenmiyorlar.</p>
<p><strong>“Çevre katliamı”</strong> diye termik santrallere saldırıyorlar. Ama, bacalarına filtre takmadığı için o santralleri kapatanlara <strong>“iyi yaptın”</strong> demiyorlar. Hatta, istismar imkanları ellerinden alındığı için belki de kızıyorlar.</p>
<p>Birtakım gerekçeler bulup, <strong>“hayvan hakları”</strong> diye sokaklara dökülenler, <strong>Avustralya</strong>’daki dehşet verici katliam girişimine gözlerini kapıyorlar.</p>
<p><strong>Kanal İstanbul</strong>’da tek hücreli hayvanlara bile zarar gelmemesi için tedbirler alınıyor. Doğal hayatın devamı sağlanıyor. Orman yapısı ve sit alanları korunuyor. Bunlar, <strong>“Balık kalmayacak”</strong> diye algı oluşturmak için bağırıyorlar. Ama bir gerçek olan deve katliamını umursamıyorlar.</p>
<p><strong>Libya</strong>’ya asker gönderme kararında gördük bu çarpık anlayışı. <strong>“Kan dökülecek”</strong> diye bağırdılar. O askerler sayesinde <strong>Rusya</strong> ile masaya oturup <strong>“ateşkes”</strong> için ağırlığımızı koyduk. Kan dökülmesini önlemeye çalışıyoruz. Bunlar yine kör, sağır ve dilsizler.</p>
<p>Amaçları üzüm yemek olsaydı bunların, o develerle ilgili de iki laf ederlerdi. Ama değil, bütün dertleri bağcı dövmek!</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Avustralya</strong>’daki deve katliamı girişimi çok önemli…</p>
<p><strong>1) Dünya ve bizdeki samimiyetsiz çevrelerdeki insanlık anlayışını gösteriyor.</strong></p>
<p><strong>2) Yüzlerdeki maskeler düşüyor. Gerçek suretler görünüyor.</strong></p>
<p><strong>3) İllüzyonlar yok oluyor, çarpıcı gerçeklerle karşılaşıyoruz.</strong></p>
<p>Bu olayı bir köşeye not etmeliyiz…</p>
<p>İleride sahte suretler ve iddialarla ortaya çıktıklarında, yüzlerine vurabiliriz. İstismarcılara karşı oldukça etkili bir silah olur.</p>
<p>Yine bazı sahte söylemlerle ortalığı ayağa kaldırmak isterlerse, <strong>“Yok, deve” </strong>deme hakkı doğar herkese!</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yok-deve/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Zelanda’daki Terörist Saldırının İpuçları…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yeni-zelandadaki-terorist-saldirinin-ipuclari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yeni-zelandadaki-terorist-saldirinin-ipuclari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 19:16:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[cami saldırısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9168</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Zelanda&#8217;da, Christchurch kentinde Cuma Namazı esnasında iki camiye düzenlenen terörist saldırıda, çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Hagley Park bölgesindeki Al Nur Camisine gerçekleşen terör saldırısının yanında Linwood Mahallesinde bulunan bir camiden daha silah sesleri geldi. İki farklı camiye yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını iki farklı kişinin yaptığı gelen bilgiler arasında. Terör saldırısında dikkatleri çeken ve dikkatlerden kaçan bazı noktalar var. Saldırının bilgisayar oyunlarına benzer şekilde gerçekleştirilmiş olması ve teröristin saldırı anını sosyal medya hesabından canlı olarak paylaşması, terörist saldırının çok önceden planlanmış ve içinde propaganda barındıran bir saldırı olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor. Teröristin silahındaki mesajlar, bu saldırının arkasında gizlenen büyük oyunun deşifresi niteliği taşıyor. Silahta yazılan isimler daha önce Müslümanlara yönelik saldırılar düzenleyen teröristlerin isimlerinden oluşuyor. Bunun yanında Sultan Murat’ı şehit eden Sırp askerin ismi de Sırpça olarak yazılmış. Saldırının puzzle parçalarını birleştirdiğimizde üç önemli husus göze çarpıyor. İslamofobik nefret namluya sürüldü… İslamofobik zihniyetin propagandadan endüstriye, ardından mermiye dönüşerek namluya sürülen ve kitlesel kanlı eylemlere evrilen süreçte, Batı’nın dinden, kiliseden uzaklaşmasının önünün alınmaya çalışılması, tüm dünyada bir İslam düşmanlığı oluşturulmaya çalışılması işin ekonomik ve siyasi tarafının yanı sıra bir dinler arası savaşın da izlerini taşıyor. Bir yandan dinler arası diyalog adı altında Protestan İslam’ın yayılmaya çalışılması diğer yandan kanlı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Zelanda&#8217;da, Christchurch kentinde Cuma Namazı esnasında iki camiye düzenlenen terörist saldırıda, çok sayıda kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Hagley Park bölgesindeki Al Nur Camisine gerçekleşen terör saldırısının yanında Linwood Mahallesinde bulunan bir camiden daha silah sesleri geldi. İki farklı camiye yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını iki farklı kişinin yaptığı gelen bilgiler arasında.</p>
<p>Terör saldırısında dikkatleri çeken ve dikkatlerden kaçan bazı noktalar var. Saldırının bilgisayar oyunlarına benzer şekilde gerçekleştirilmiş olması ve teröristin saldırı anını sosyal medya hesabından canlı olarak paylaşması, terörist saldırının çok önceden planlanmış ve içinde propaganda barındıran bir saldırı olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.</p>
<p>Teröristin silahındaki mesajlar, bu saldırının arkasında gizlenen büyük oyunun deşifresi niteliği taşıyor. Silahta yazılan isimler daha önce Müslümanlara yönelik saldırılar düzenleyen teröristlerin isimlerinden oluşuyor. Bunun yanında Sultan Murat’ı şehit eden Sırp askerin ismi de Sırpça olarak yazılmış. Saldırının puzzle parçalarını birleştirdiğimizde üç önemli husus göze çarpıyor.</p>
<p><strong>İslamofobik nefret namluya sürüldü…</strong></p>
<p>İslamofobik zihniyetin propagandadan endüstriye, ardından mermiye dönüşerek namluya sürülen ve kitlesel kanlı eylemlere evrilen süreçte, Batı’nın dinden, kiliseden uzaklaşmasının önünün alınmaya çalışılması, tüm dünyada bir İslam düşmanlığı oluşturulmaya çalışılması işin ekonomik ve siyasi tarafının yanı sıra bir dinler arası savaşın da izlerini taşıyor. Bir yandan dinler arası diyalog adı altında Protestan İslam’ın yayılmaya çalışılması diğer yandan kanlı eylemlerle İslam’ı terörizmle yan yana getirilmeye çalışılması birbirini besleyen iki nehir gibi akmaya devam etmektedir. İslamofobik nefretin kanlı eylemlere, terörist faaliyetlere dönüşmesi, islamofobinin önü alınamaz bir şekle dönüşmesinden ziyade oyunun ikinci perdesi olduğunu açık etmektedir.</p>
<p>Saldırının bir bilgisayar oyunu gibi gerçekleştirilip sosyal medyadan canlı olarak verilmesi de propagandanın ne derece çirkin ve insanlık dışı olduğu, Batı terörizmine davetkar sunum niteliği taşıdığı da ayrıca incelenmelidir.</p>
<p>2017 yılının Mart ayında Papa’nın Avrupa Birliği liderlerini aralarında İngiltere olmaksızın bir araya toplaması ve fotoğraf vermesi, Vatikan’ın, Haçlı Birliğinin dağılmasından duyduğu endişeyi de göstermektedir. Brexitin domino etkisi yapmasından ve Haçlı Birliğinin dağılmasından korkan Papa, ortak din etrafında birliği sağlama çabaları ve bunun yanında Vatikan’ın yolsuzluk, pedofili ve din adamlarının hemcinsleriyle olan ilişkileriyle uğraşmak zorunda kalması Katolik dünyada ve Hristiyan dünyada etki gücünün zayıflaması sonucunu da doğuruyor.</p>
<p><strong>Saldırıda mesaj İngiltere’ye mi?</strong></p>
<p>Teröristin islamofobik nefretle İslam düşmanlığı kisvesi altında Müslümanlara yönelik gerçekleştirilmiş olması, terörist saldırının Yeni Zelanda’da yapılmış olması Brexit’in konuşulduğu ve İngiltere’nin siyasi çıkmaza sürüklendiği bu dönemde arada bir bağ kurmak çok da zorlama olmasa gerek.</p>
<p>Yeni Zelanda, hala İngiltere’ye bağlı bir ülkedir. Birleşik Krallıktan bağımsızlığını ilan etmesi bu gerçeği değiştirmemektedir. Birleşik Krallığa bağlı 22 ülkeden biri olan ve hala Kraliçe tarafından Vali atanan bir ülke olan Yeni Zelanda, terörist saldırı için seçilmiş bir ülkedir.</p>
<p>İsrail ile İngiltere arasında olan sorunlar düşünüldüğünde saldırının İsrail tarafından İngiltere’ye yönelik bir gözdağı olabileceği ihtimali de bir köşede dursun.</p>
<p><strong>Türklere nefretin arkasındaki Sultan…</strong></p>
<p>Saldırıyı gerçekleştiren teröristin Türklere yönelik nefret mesajı, arkasında Sultan Murat ve Fatih Sultan Mehmet gibi dünyada zulmü adalete ezdiren, Haçlı zihniyetini Balkanlarda ve Roma’da dağıtan iki ismi barındırıyor. Sultan Murat’ı şehit eden askerin ismini silahına kazıyan terörist, Ayasofya’ya yönelik zavallı arzusunu da kusmaktadır. İstanbul’un fethinin adaletle, birlikte yaşama ahlakıyla kuşanması, huzurun ve güvenin hayat bulması bu kılıç artıklarını rahatsız etmektedir.</p>
<p><strong>Hiçbir geri plan Müslüman kanından daha değerli değildir…</strong></p>
<p>Müslüman kanı üzerinden verilen mesajlar ne olursa olsun ortada koca bir gerçek cansız şekilde yatmaktadır. Terörist saldırıda hayatını kaybeden 49 Müslüman bir Cuma namazı öncesinde şehadete ulaşmıştır.</p>
<p>Tüm denklemler, stratejiler, oyunlar bir yana Müslümanlara ve İslam’a yönelik bu saldırı Müslümanların sinir uçlarını harekete geçirerek bir eylem haline sokmalıdır. Uluslararası platformlarda, BM’de, İİT’de, İnsan Hakları örgütlerinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde ve daha hangi uluslararası topluluk varsa hepsinde kınanmanın da ötesinde bir tepki hareketi başlatılmalıdır. Masum 49 insanın kanı hesap, plan tartışmalarına kurban verilmemelidir. Bunun hesabı sorulmalıdır.</p>
<p>İslamofobik nefretle fitili ateşlenen plan, ikinci perdesini sahneye koymuştur.</p>
<p>Ahmet Turan Latif Yıldız</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yeni-zelandadaki-terorist-saldirinin-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyanet İşleri Başkanlığı Sydney Sosyal İşler Ataşesi Aksoy: Avustralya&#8217;daki Müslümanlar Endişeli</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskanligi-sydney-sosyal-isler-atasesi-aksoy-avustralyadaki-muslumanlar-endiseli/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskanligi-sydney-sosyal-isler-atasesi-aksoy-avustralyadaki-muslumanlar-endiseli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 12:09:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[İslamofobi]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlara saldırı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=9151</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Zelanda&#8217;nıın Christchurch şehrinde iki camiye gerçekleştirilen terör saldırısı sonrası Diyanet İşleri Başkanlığı Sydney Sosyal İşler Ataşesi Bilal Aksoy aksam.com.tr&#8217;ye önemli açıklamalarda bulundu. Avustralya&#8217;daki Müslümanların şuan endişeli olduğunu belirten Aksoy, Avustralya devletinin şuan için Müslümanlarla irtibat halinde olduğunu ve gerekli güvenlik önlemleri için koordinasyon içerisinde olduklarını belirtti. Yeni Zelanda&#8217;da iki camiye gerçekleştirilen İslamofobik terör saldırısında 40 kişinin hayatını kaybetmesi ve 20&#8217;den fazla kişinin de yaralanması ile sonuçlanan olayda 4 terörist gözaltına alındı. Konuyla ilgili aksam.com.tr&#8217;nin sorularını yanıtlayan Diyanet İşleri Başkanlığı Sydney Sosyal İşler Ataşesi Bilal Aksoy, &#8220;Yeni Zelanda&#8217;nın Christchurch şehrinde iki mescide yönelik saldırı gerçekleşti. Mescidlerden birinin ismi Mescid-i Nur olarak geçiyor. Tam olarak hangi milletlerden Müslümanların mescit içerisinde bulunduğuna dair bilgiyi edinemedik ancak Pakistan ve Bangladeş olma ihtimali yüksek duruyor.&#8221; dedi. Biri kadın olmak üzere 4 kişinin gözaltına alındığını belirten Aksoy, katilin kimliği ve neden bu camileri tercih ettiğine ilişkin sorumuza, &#8220;Henüz bir neden belirtilmiyor. Katillerden biri maskeli bir şekilde rahatsızlık duymadan kafasına koyduğu bir kamera ile katliamı canlı yayınlıyor.&#8221; şeklinde cevap verdi. Türklerin saldırının gerçekleştiği bölgede bulunup bulunmadığına ilişkin ise Aksoy yaptığı açıklamada, &#8220;Yeni Zelanda&#8217;nın tamamında yaklaşık olara k bin 500 Türkün yaşadığı tahmin ediliyor. Olayın gerçekleştiği yerde de çok az sayıda Türkün yaşadığını söyleyebiliriz.&#8221; dedi. Avustralya&#8217;daki Müslümanların şuan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Zelanda&#8217;nıın Christchurch şehrinde iki camiye gerçekleştirilen terör saldırısı sonrası Diyanet İşleri Başkanlığı Sydney Sosyal İşler Ataşesi Bilal Aksoy aksam.com.tr&#8217;ye önemli açıklamalarda bulundu. Avustralya&#8217;daki Müslümanların şuan endişeli olduğunu belirten Aksoy, Avustralya devletinin şuan için Müslümanlarla irtibat halinde olduğunu ve gerekli güvenlik önlemleri için koordinasyon içerisinde olduklarını belirtti.</strong></p>
<p>Yeni Zelanda&#8217;da iki camiye gerçekleştirilen İslamofobik terör saldırısında 40 kişinin hayatını kaybetmesi ve 20&#8217;den fazla kişinin de yaralanması ile sonuçlanan olayda 4 terörist gözaltına alındı.</p>
<p>Konuyla ilgili aksam.com.tr&#8217;nin sorularını yanıtlayan Diyanet İşleri Başkanlığı Sydney Sosyal İşler Ataşesi Bilal Aksoy, &#8220;Yeni Zelanda&#8217;nın Christchurch şehrinde iki mescide yönelik saldırı gerçekleşti. Mescidlerden birinin ismi Mescid-i Nur olarak geçiyor. Tam olarak hangi milletlerden Müslümanların mescit içerisinde bulunduğuna dair bilgiyi edinemedik ancak Pakistan ve Bangladeş olma ihtimali yüksek duruyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Biri kadın olmak üzere 4 kişinin gözaltına alındığını belirten Aksoy, katilin kimliği ve neden bu camileri tercih ettiğine ilişkin sorumuza, &#8220;Henüz bir neden belirtilmiyor. Katillerden biri maskeli bir şekilde rahatsızlık duymadan kafasına koyduğu bir kamera ile katliamı canlı yayınlıyor.&#8221; şeklinde cevap verdi.</p>
<p>Türklerin saldırının gerçekleştiği bölgede bulunup bulunmadığına ilişkin ise Aksoy yaptığı açıklamada, &#8220;Yeni Zelanda&#8217;nın tamamında yaklaşık olara k bin 500 Türkün yaşadığı tahmin ediliyor. Olayın gerçekleştiği yerde de çok az sayıda Türkün yaşadığını söyleyebiliriz.&#8221; dedi.</p>
<p>Avustralya&#8217;daki Müslümanların şuan endişeli olduğunu belirten Aksoy, Avustralya devletinin şuan için Müslümanlarla irtibat halinde olduğunu ve gerekli güvenlik önlemleri için koordinasyon içerisinde olduklarını belirtti.</p>
<p>aksam.com.tr</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskanligi-sydney-sosyal-isler-atasesi-aksoy-avustralyadaki-muslumanlar-endiseli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
