<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ateizm &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/ateizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Apr 2023 14:02:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>ateizm &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dinsizlik de Bir Dindir</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ateizm-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ateizm-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gündüz Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 14:02:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18733</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Dinsiz olmanın güzel yanı ne biliyor musun? Cehenneme gidecek olman. Ölünce nereye gidecek olduğunu bilirsin.&#8221; The Glory Bir Kore filmi… Ne demek istediğini ben de tam olarak anlamadım ama, anladığım; bütün ateistlerin uçak düşmeye başlayıncaya kadar ateist kalacağı gibi bir şeydi. Gerçekten tanrı tanımazlık diye bir şey var mıdır, olabilir mi? Mesela… Daha önce hiç insan ayak basmamış olan ıssız adalardan birinde, kolumuzdaki saate benzer bir saat bulsak; bu kendiliğinden oluşmuştur, diyebilir miyiz? Evrimi reddetmiyorum… Darwincilik ayrı, evrim ayrı… Tekamül başka bir şey… İslam &#8220;la ilahe &#8211; tanrı ve put yok&#8221; ile başlar… &#8220;Ancak Allah var &#8211; İllallah&#8221; diye tamam olur Bütün putları ve tanrıları reddetmek çok büyük bir meydan okuyuştur… Bu söylemi çok da değerli buluyorum… Peki ya sonra… Sonra bu boşluk nasıl dolacak? Beynimiz, düşünce sistemimiz veya görünmeyen bir yazılım bir şeyler ortaya çıkarabiliyor ama tanrı yok… Ateizm derneğinin bile başkanı var ama kainatın sahibi yok… Bu çelişki değil mi? &#8220;Her şeyi tabiatın kendisi yapıyor&#8221; ise tabiatın kendisi nasıl bir şey? İslam, pagan dinler gibi yarı tanrı &#8211; yarı insan bir Yaratıcı tarifinden uzaktır. Yahudilik ve Hristiyanlık günümüzde bu yöne evrilmiştir. Ateizmin eleştirilerinin çoğu da zaten bu yönelimedir. İslam&#8217;a gelen eleştiriler ise İslam adına işlenen cinayetler ile başlamaktadır. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;Dinsiz olmanın güzel yanı ne biliyor musun? Cehenneme gidecek olman. Ölünce nereye gidecek olduğunu bilirsin.&#8221; The Glory</p>



<p>Bir Kore filmi… Ne demek istediğini ben de tam olarak anlamadım ama, anladığım; bütün ateistlerin uçak düşmeye başlayıncaya kadar ateist kalacağı gibi bir şeydi.</p>



<p>Gerçekten tanrı tanımazlık diye bir şey var mıdır, olabilir mi?</p>



<p>Mesela… Daha önce hiç insan ayak basmamış olan ıssız adalardan birinde, kolumuzdaki saate benzer bir saat bulsak; bu kendiliğinden oluşmuştur, diyebilir miyiz?</p>



<p>Evrimi reddetmiyorum… Darwincilik ayrı, evrim ayrı… Tekamül başka bir şey…</p>



<p>İslam &#8220;la ilahe &#8211; tanrı ve put yok&#8221; ile başlar… &#8220;Ancak Allah var &#8211; İllallah&#8221; diye tamam olur</p>



<p>Bütün putları ve tanrıları reddetmek çok büyük bir meydan okuyuştur… Bu söylemi çok da değerli buluyorum… Peki ya sonra… Sonra bu boşluk nasıl dolacak?</p>



<p>Beynimiz, düşünce sistemimiz veya görünmeyen bir yazılım bir şeyler ortaya çıkarabiliyor ama tanrı yok… Ateizm derneğinin bile başkanı var ama kainatın sahibi yok… Bu çelişki değil mi?</p>



<p>&#8220;Her şeyi tabiatın kendisi yapıyor&#8221; ise tabiatın kendisi nasıl bir şey?</p>



<p>İslam, pagan dinler gibi yarı tanrı &#8211; yarı insan bir Yaratıcı tarifinden uzaktır. Yahudilik ve Hristiyanlık günümüzde bu yöne evrilmiştir. Ateizmin eleştirilerinin çoğu da zaten bu yönelimedir.</p>



<p>İslam&#8217;a gelen eleştiriler ise İslam adına işlenen cinayetler ile başlamaktadır. Elinden ve dilinden emin olunmayan Müslüman olamaz tanımını kimse görmemektedir. İyiliği yapıp emretmekle kalmayan ve üzerine kötülüğü uzaklaştırmayı da vaaz eden bir İslam&#8217;ı tanımayan çok az insan vardır. Namazı yaratıcı ile sohbet, orucu nefis terbiyesi, haccı birlik, zekatı gelir dağılımında adalet olarak görmek; belki kısmen bir şeyleri ifade edebilir ama İslam, Allah inancına iman ile bunları geçerli kılar.</p>



<p>Öyleyse nasıl bir Allah?</p>



<p>İslam, Allah&#8217;ı sıfatları ile bilmeyi kabul eder… Var olan, kadim ve baki, bir, eşsiz ve başkasına muhtaç olmayan sıfatlarla bir Allah vardır. Yaşayan, bilen, duyan, gören, güç ve irade sahibi olup, istediğini söylemek için söze ve dile ihtiyaç duymayan, ezelden ebede tek başına var olan bir Allah inancı İslamidir.</p>



<p>Eşi benzeri olmayan bir inancı tarife uğraşmak da bazen gereksizdir. Daha uzay ve kainatın zerresini tanıyamamış ve keşfedememiş iken; aklını, düşüncesini veya bir bilgisayar yazılımını, konuşma bilmeyen bir çocuğa tarif ederek anlatmak neyse, bazen Allah&#8217;ın varlığını izaha çalışmak da, o seviye bir uğraşıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ateizm-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dertli Olmak Deli Görülmek</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/dertli-olmak-deli-gorulmek/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/dertli-olmak-deli-gorulmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cağfer Karadaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 08:53:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[meal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14738</guid>

					<description><![CDATA[“Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama&#160;sor kim geceler kaç saat” Dertli olmakla deli olmak arasında ince bir çizgi var. O yüzden dertliyle deliyi ayırt etmek bir hayli zor. Ama dertliye deli muamelesi çekmek de bir o kadar kolay. Hele bir de bakan, görmekten mahrumsa, dert sahibi değilse, dertliyle dertleşmemişse, uykusunu bölüp kalkmamışsa, dertlinin yanında durmamışsa, dertliyle hemhal olmamışsa… Böylelerinden o inceliği ve ince ayrımı beklemek beyhude can sıkmak. Bunlar, dertliyi alırlar, delinin yanına koyarlar, üstünde bir de kara çalarlar, düğüm atıp boğum yaparlar, hem alırlar hem satarlar, anında piyasa yaparlar, bozuk para gibi harcarlar, boşa atarlar, boşluğa kaçarlar… &#160;Ne deyim, kime deyim? Ne ortada denecek bir şey, ne de söz söylenecek bir kimse olmayınca ben ne edeyim? Biri dert edinmiş, Bir şey söylemiş. Öyle ya da böyle, Sen daha iyisini söyle! Söylemez. Nasıl söylesin ki? Söylemek için düşünmek, düşünmek için dert edinmek, dert edinmek için dertlenmek gerek. Düşmek için olmak, taşmak için dolmak, pişmek için yanmak gerektiği gibi… Yemeden içmeden kabız olanlar Yağız ata binmeden yavuz olanlar Damara girmeden nabız olanlar Atarlar tutarlar sen yoluna bak… Biz yolumuza bakacağız. Yolu yordamıyla tutacağız. Yoldan çıkmadan, yolda olana dokunmadan, kaçana göçene aldırmadan, kimseye saldırmadan, saldırandan yara almadan; işaret ve işaretçilerine &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>“Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir</em></p>



<p><em>Mübtelâ-yı gama&nbsp;sor kim geceler kaç saat”</em><strong></strong></p>



<p>Dertli olmakla deli olmak arasında ince bir çizgi var. O yüzden dertliyle deliyi ayırt etmek bir hayli zor. Ama dertliye deli muamelesi çekmek de bir o kadar kolay. Hele bir de bakan, görmekten mahrumsa, dert sahibi değilse, dertliyle dertleşmemişse, uykusunu bölüp kalkmamışsa, dertlinin yanında durmamışsa, dertliyle hemhal olmamışsa…</p>



<p>Böylelerinden o inceliği ve ince ayrımı beklemek beyhude can sıkmak.</p>



<p>Bunlar, dertliyi alırlar, delinin yanına koyarlar, üstünde bir de kara çalarlar, düğüm atıp boğum yaparlar, hem alırlar hem satarlar, anında piyasa yaparlar, bozuk para gibi harcarlar, boşa atarlar, boşluğa kaçarlar…</p>



<p>&nbsp;Ne deyim, kime deyim? Ne ortada denecek bir şey, ne de söz söylenecek bir kimse olmayınca ben ne edeyim?</p>



<p>Biri dert edinmiş,</p>



<p>Bir şey söylemiş.</p>



<p>Öyle ya da böyle,</p>



<p>Sen daha iyisini söyle!</p>



<p>Söylemez. Nasıl söylesin ki? Söylemek için düşünmek, düşünmek için dert edinmek, dert edinmek için dertlenmek gerek. Düşmek için olmak, taşmak için dolmak, pişmek için yanmak gerektiği gibi…</p>



<p>Yemeden içmeden kabız olanlar</p>



<p>Yağız ata binmeden yavuz olanlar</p>



<p>Damara girmeden nabız olanlar</p>



<p>Atarlar tutarlar sen yoluna bak…</p>



<p>Biz yolumuza bakacağız. Yolu yordamıyla tutacağız. Yoldan çıkmadan, yolda olana dokunmadan, kaçana göçene aldırmadan, kimseye saldırmadan, saldırandan yara almadan; işaret ve işaretçilerine uyarak, hakkı duyarak, hakikati koruyarak; düşeni kaldırarak, düşkünü taşıyarak; haklının yanında haksızın karşında, kalsak da bir başımıza…</p>



<p>Eee… Müslümana düşen bu değil midir? Ne demiş şair:</p>



<p><em>“Yol O’nun varlık O’nun gerisi hep angarya</em></p>



<p><em>Yüz üstü çok süründün ağa kalk Sakarya!”</em></p>



<p>Ama ayağa kalkmanı istemez, bir düşman bir de gaflet erbabı. Artlarına koymazlar ellerinden geleni, çevirirler aleyhine hem dolabı hem dümeni.</p>



<p>Akit diye süsleyip aleyhine düğüm atarlar. İşlerine gelmedi mi oracıkta satarlar. Dün bir türlü isim, bugün tersini takarlar, sen dert edin uykuların kaçsın onlar horul horul yatarlar…</p>



<p>Neydi işin aslı?</p>



<p>Ateistler-deistler Kur’an çevirilerini önlerine koymuşlar, kimisi çarpıtma kimisi uydurma kimisi de ipe sapa gelmez soru adı altında bir sürü saçma sapan cümleler kurmuşlar.</p>



<p>Biz de dert edindik bunlara bir cevap hazırladık. Tanımadığım ama eğitim camiasının içinde olduğunu tahmin ettiğim bir kardeşimiz de cevapları okuyup dert edinmiş bir yorum yapmış. İzlenimlerini, gözlemlerini, tecrübelerini birkaç cümle ile ifade etmiş.</p>



<p>Birileri yememişler içmemişler, koşmuşlar meydana, başlamışlar vaveylaya, saldırmışlar bir o yana bir yana, bulamayınca bir şey başlamışlar kendileri çalıp kendileri oynamaya…</p>



<p>Ne demiş yorumunda eğitimci dostumuz? Hep birlikte okuyalım:</p>



<p>&nbsp; &nbsp;<em>‘Hocam ateist ve deistlerin temel argümanları şu anda felsefi olmaktan ziyade Kur’an çevirileri üzerinden oluşmaktadır. Meal çevirisi, bağlamı tam veremiyor. Bu konuda Diyanet’in ve ilahiyatların ortak bir çalışma yapmasının çok yerinde olacağını ve rüzgârı tersine çevireceğini düşünüyorum. Din kültürü öğretmenleri Diyanet’ten ücretsiz meal isteyip öğrencilere dağıtıyorlar. Öğrenciler okumaya başlayıp anlamlandırma sorunu yaşadıklarında kafaları karışıyor ve işte bu akımlara yönelebiliyorlar. Şu anda bizim en temel sorunumuzun, âcizane bu konu olduğunu düşünüyorum’.</em></p>



<p>Şimdi de bunları tek tek ele alıp aklımızı da başımıza alıp inceleyelim:</p>



<p><strong>Birincisi,</strong><em> Ateistlerin argümanı felsefe değil Kur’an çevirileri</em></p>



<p>Peki, o yüz soruyu ateistler felsefe kitaplarına bakarak mı yoksa Kur’an çevirilerden yola çıkarak mı hazırladı? Zahmet edip o soruları bir okuyun lütfen!</p>



<p><strong>İkincisi,</strong><em> mealler bağlamı vermiyor. </em>Yani ayetlerin siyak ve sibakı gözetilerek tam bir çeviri yapılamıyor. Her meal, yorumlardan bir yorumu verebiliyor ancak.</p>



<p>Bunun neresi yanlış? Biz demiyor muyuz, hiçbir meal Kur’an değildir? Meal ancak Kur’an’ın yorumlarından bir yorum olabilir. O da ehlinin elinden çıktıysa ve doğru yapıldıysa!</p>



<p><strong>Üçüncüsü<em>,</em></strong><em> Bu konuda Diyanet’in ve ilahiyatların ortak bir çalışma yapmasının çok yerinde olacağını ve rüzgârı tersine çevireceğini düşünüyorum.</em></p>



<p>Ne güzel demiş işte: Allah aşkına bir araya gelin de bir iş yapın, rüzgarı tersine çevirin!</p>



<p>Bizim sorunumuz ne? Bir araya gelememek. Hatta gelmemek için engeller koymak. Gruplaşmak, trip atmak.&nbsp; Birbirimize sataşmak, sataşacak kimse bulamayınca gölgemizle kavgalaşmak. Aynaya bakın da, üç cümlelik bir yorum karşısında ne hallere düştüğümüzü bir görün hele!</p>



<p><strong>Dördüncüsü,</strong> <em>Din kültürü öğretmenleri Diyanet’ten ücretsiz meal isteyip öğrencilere dağıtıyorlar.</em>&nbsp; Diyanet İşleri Başkanlığımız hizmet olsun diye meal gönderiyor, din kültürü öğretmenlerimiz de aman çocuklar okusun diye meal dağıtıyorlar. Bunlar güzel hizmet. Gel gör ki, bu mealler Kur’an’ı tam yansıtamayınca ve inanç karşıtlarının vesvesesi de bunlara eklenince gençlerin zihinleri karışabiliyor.</p>



<p>Bi durup azıcık düşünmeli değil mi? Saldırmak yerine buna bir çözüm üretmek gerekmez mi?</p>



<p>Ya iyi bir meal yapacaksınız açıklamaya ihtiyaç duymayan ya da iyi bir öğretmen yetiştireceksiniz karışan zihinleri durultan, karmaşıklığı çözen, bulanıklığı gideren.</p>



<p>Kim yapacak bunu?</p>



<p>Tabi ki, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İlahiyat Fakülteleri.</p>



<p>Topu taca atmanın, minderden kaçmanın, güreşe çıkmadan havlu atmanın, iş görünce sıvışmanın yolunu aramayalım. Bu iş, Diyanet ve İlahiyat camiası olarak bizim görevimiz ve boynumuzun borcu!</p>



<p>Kafa konforumuz bozulmasın, keyfimiz kaçmasın, neşemize dokunulmasın diyorsanız, size diyeceğim hiçbir şey yok! Ama mahşer yerinde kaçacak yer de yok bilesiniz!</p>



<p><strong>Beşincisi</strong>, <em>Bunlar kimi zaman kimi gençlerin ateistlerin vesvesesine kapılmasına sebep olabiliyor.</em></p>



<p>Bu tespite katılmayabilirsin. Oturursan fildişi kulende, rahat kanepende, kahve elinde, bir melodi dilinde, keyfin yerinde; etraf yanmış bitmiş senin neyine…</p>



<p>Biz neyin derdindeyiz birileri neyin peşinde…</p>



<p>Evet, “Kur’an’a inanmamanın 100 nedeni” başlığı altında ateistlerin ve deistlerin ortaya attığı vesveselere yönelik bendenizin kendi çapımda “Ateist ve deistlere güvenmemenin 100 nedeni” diye cevap yazmamın iki sebebi vardı: Bunlar meydanı boş bulmasınlar ve gençlerimiz de bu vesveselere karşı bağışıklık kazansın ve kapılmasınlar.</p>



<p>Tekeden yağ çıkartmaya çalışan gayretkeş dostlar! Haydi görelim, siz de bir şey yapın! Hatta daya iyisini yapın! </p>



<p>14 Şevval 1441 / 6 Haziran 2020</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/dertli-olmak-deli-gorulmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
