<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aselsan &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/aselsan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Aug 2023 14:11:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Aselsan &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ASELSAN Cinayetleri Hakkında Neler Biliyorsunuz?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/aselsan-cinayetleri-hakkinda-neler-biliyorsunuz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/aselsan-cinayetleri-hakkinda-neler-biliyorsunuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gündüz Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2023 14:11:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Aselsan]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[Suikast]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=18856</guid>

					<description><![CDATA[Bazılarını özet şekilde yazayım&#8230; Hüseyin Başbilen, Milli Tank Projesinde görevliydi. Geliştirdiği yazılımın sunumunu yapmasına bir hafta vardı. 4 Ağustos 2006 tarihinde aracında ölü olarak bulundu ve ölümü kayıtlara önce intihar olarak geçti. Vahdet Gazetesinde yayınlanan fotoğrafında ise sadece bilekleri değil, boğazı da kesilmişti. Soruşturmayı yürüten savcı Murat Demir, 15 Temmuz sonrası ByLock kullanıcısı çıkmış ama FETÖ mağduru olduğunu öne sürmüştü. Evrim Yançeken, yüksek lisans tezini hazırlıyordu. Kayıtlara göre 24 Ocak 2007&#8217;de, Gölbaşındaki evinin yedinci katından atlayarak intihar etti. Burhaneddin Volkan, Hacettepe Bilgisayar bölümü mezunuydu. Gece gündüz uyumuyor, savunma yazılımı hazırlıyordu. İşine ara verip, evlenmiş, askere gitmiş ve düğününden tam 40 gün sonra 9 Ekim 2007&#8217;de, nöbetçi subay odasında ölü bulunmuştu. Bu dava ile ilgili Askeri Yüksek İdare Mahkemesi TSK&#8217;yı 212 bin lira tazminata mahkum etti. Zafer Oluk, ODTÜ&#8217;yü dereceyle bitirmişti. Leopard tanklarının yazılımı üzerine çalışıyordu. Yedek subay olarak askerlik yapıyordu. 7 Mayıs 2008&#8217;de geçirdiği kaza sonrası öldü ve olay yerinde kimliğine ait bir belge bulunamadı. Önce elektrik trafosu tamirinde kaza diye kayıtlara geçti. Sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ailesine 92 bin lira tazminat ödedi. Hakan Öksüz, elektronik güdüm ve elektro optik bölümünde çalışıyordu. 25 Ocak 2012&#8217;de Eskişşehir yolunda geçirdiği kaza sonucu ölü bulundu. Olay yerinde kendisine ait hiç bir kimlik &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bazılarını özet şekilde yazayım&#8230;</p>



<p>Hüseyin Başbilen, Milli Tank Projesinde görevliydi. Geliştirdiği yazılımın sunumunu yapmasına bir hafta vardı. 4 Ağustos 2006 tarihinde aracında ölü olarak bulundu ve ölümü kayıtlara önce intihar olarak geçti. Vahdet Gazetesinde yayınlanan fotoğrafında ise sadece bilekleri değil, boğazı da kesilmişti. Soruşturmayı yürüten savcı Murat Demir, 15 Temmuz sonrası ByLock kullanıcısı çıkmış ama FETÖ mağduru olduğunu öne sürmüştü.</p>



<p>Evrim Yançeken, yüksek lisans tezini hazırlıyordu. Kayıtlara göre 24 Ocak 2007&#8217;de, Gölbaşındaki evinin yedinci katından atlayarak intihar etti.</p>



<p>Burhaneddin Volkan, Hacettepe Bilgisayar bölümü mezunuydu. Gece gündüz uyumuyor, savunma yazılımı hazırlıyordu. İşine ara verip, evlenmiş, askere gitmiş ve düğününden tam 40 gün sonra 9 Ekim 2007&#8217;de, nöbetçi subay odasında ölü bulunmuştu. Bu dava ile ilgili Askeri Yüksek İdare Mahkemesi TSK&#8217;yı 212 bin lira tazminata mahkum etti.</p>



<p>Zafer Oluk, ODTÜ&#8217;yü dereceyle bitirmişti. Leopard tanklarının yazılımı üzerine çalışıyordu. Yedek subay olarak askerlik yapıyordu. 7 Mayıs 2008&#8217;de geçirdiği kaza sonrası öldü ve olay yerinde kimliğine ait bir belge bulunamadı. Önce elektrik trafosu tamirinde kaza diye kayıtlara geçti. Sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ailesine 92 bin lira tazminat ödedi.</p>



<p>Hakan Öksüz, elektronik güdüm ve elektro optik bölümünde çalışıyordu. 25 Ocak 2012&#8217;de Eskişşehir yolunda geçirdiği kaza sonucu ölü bulundu. Olay yerinde kendisine ait hiç bir kimlik belgesi bulunamadı. Kısa süre önce de ilginç bir tehdit görmüş ve saldırıya uğramıştı.</p>



<p>Erdem Uğur, Yerli İHA ve F16 projelerinde çalışıyordu. Tüpün hortumu yatağında, 15 Ocak 2015 tarihinde gaz zehirlenmesinden ölü bulundu. Önce intihar denildi, sonra takipsizlik kararı verildi.</p>



<p>Kerem Parıldar, yerli savunma sistemleri üzerine çalışan elektronik yüksek mühendisiydi. 21 Kasım 2017&#8217;de ikamet ettiği evden 15 km uzaktaki bir binanın 14. katından atlayarak intihar ettiği öne sürüldü.</p>



<p>&#8230;</p>



<p>&#8230;</p>



<p>ASELSAN, Kıbrıs Harekatı sonrası Türkiye&#8217;ye uygulanan ambargo sonrası 1975 yılında Erbakan&#8217;ın gayretleri ile kuruldu. 1982&#8217;de HAVELSAN ve 1988&#8217;de ROKETSAN iştirakleri ile beraber milli silah sanayimize katkıda bulunması planlanmıştı.</p>



<p>Yıllarca arpalık ve göstermelik bir kurum olarak kaldıktan sonra şimdi yeni yeni canlanıyor&#8230; Yıllarca ne geliştirdi ve icat ettiyse, küresel sermayenin istediği yerlere pazarlandı. TSK ve MİT&#8217;in ABD ve NATO güdümünden kurtulduktan sonra biraz kendisine geldi. Şimdilerde Bayraktar ve TEİ ile beraber teknoloji geliştirerek tam gaz yoluna devam ediyor. Daha gidecek çok yolu var.</p>



<p>Şimdi düşünelim&#8230; Yıllarca bu kurum gelişmesin, Türkiye askeri teknoloji geliştirmesin ve dışa bağımlı kalsın diye neler yapıldı ise, şimdi de bu kurumun finansman kaynağı kesilsin diye aynısı yapılıyor olmaz mı?</p>



<p>Ben borsada işlem gören ASELSAN hisse senedine bu gözle bakıyorum. Paraya ihtiyacı olduğunda kredi çekmesin&#8230; Yüksek fiyattan biraz hisse senedi satsın ve finansman sağlasın. Yeni mini ama devleşmeye aday şirketler kursun ve halka arz etsin. Çip de, cep telefonu da üretsin, kamera da, insansız kara, deniz ve hava aracı da&#8230; Bunları yaptı, yapıyor ve daha fazla kapasitesi var&#8230; İnsan kaynağı sorunu da yok&#8230; Zaman ve finansman konusunda sıkıntıları var ama ülkenin genel durumu da malum&#8230;</p>



<p>Cana ve çalışana yapılan suikastların finansal anlamda da yapılmıyor olacağını kim iddia edebilir? İşte bu nedenle bir ASELSAN hissesi alıp tutmak ve bu şekilde de olsa destek çıkmak milli bir görev sayılmaz mı?</p>



<p>Milli bir anlayışla çalışan kadrosu arttıkça başarısının daha da çok artacağına inanıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/aselsan-cinayetleri-hakkinda-neler-biliyorsunuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhtisas Liseleri Ve Üniversiteleri</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ihtisas-liseleri-ve-universiteleri/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ihtisas-liseleri-ve-universiteleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jan 2019 08:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Aselsan]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7556</guid>

					<description><![CDATA[Pek çok alanda ve konuda, eş zamanlı olarak, yoğun ve yaygın bir &#8220;beka mücadelesi&#8221;nin içinde bulunan Türkiye; savunma sanayiinde, hamle üstüne hamle yapıyor. Toplumun ümidini ve güvenini tazeleyecek, takviye edecek şekilde; yeni ve yerli üretim oranı giderek artıyor. Bu alanda; stratejik öneme sahip bir kurumumuz var. Uzun yıllar boyunca; birileri, üretimini engellemek yahut tamamen yok etmek için her türlü yola başvurdular. Ama son zamanlarda; hep iyi haberler alıyoruz. Savunma sanayii alanında; yüzümüzü güldüren projelere imza attığını görüyoruz, biliyoruz. Sözünü ettiğimiz ve gözümüzün bebeği gibi korumamız, büyütmemiz, geliştirmemiz gerektiğine inandığımız kurum; kısa adıyla, ASELSAN olarak tanınmakta, bilinmektedir. 1975 yılında, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ni Güçlendirme Vakfı tarafından kurulup; savunma sanayii alanında üretim yapan bir Anonim Şirket&#8217;tir. Son günlerde, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile ASELSAN arasında; bir &#8220;iş birliği protokolü&#8221; imzalanmış. Söz konusu protokole göre; yakın zamanda, ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesikurulacakmış. Buna benzer bir şekilde; Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili ve irtibatlı meslek liselerinin de kurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Ancak, Türkiye genelinde, meslek liselerine yönelimin azaldığını görüp; mümkün ve muhtemel sonuçlarından endişe ediyoruz. Gerek iş dünyasının, gerek ilgili kamu yöneticilerinin beyanlarına göre; mesleki bilgi ve beceriye sahip ara elemanlara ihtiyacımız var. Bir yandan, binlerce üniversite mezunu iş bulamazken; öte yandan, sektörler, nitelikli ara eleman bulmakta zorlanıyorlar. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok alanda ve konuda, eş zamanlı olarak, yoğun ve yaygın bir &#8220;beka mücadelesi&#8221;nin içinde bulunan Türkiye; savunma sanayiinde, hamle üstüne hamle yapıyor. Toplumun ümidini ve güvenini tazeleyecek, takviye edecek şekilde; yeni ve yerli üretim oranı giderek artıyor.</p>
<p>Bu alanda; stratejik öneme sahip bir kurumumuz var. Uzun yıllar boyunca; birileri, üretimini engellemek yahut tamamen yok etmek için her türlü yola başvurdular.</p>
<p>Ama son zamanlarda; hep iyi haberler alıyoruz. Savunma sanayii alanında; yüzümüzü güldüren projelere imza attığını görüyoruz, biliyoruz.</p>
<p>Sözünü ettiğimiz ve gözümüzün bebeği gibi korumamız, büyütmemiz, geliştirmemiz gerektiğine inandığımız kurum; kısa adıyla, ASELSAN olarak tanınmakta, bilinmektedir. 1975 yılında, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ni Güçlendirme Vakfı tarafından kurulup; savunma sanayii alanında üretim yapan bir Anonim Şirket&#8217;tir.</p>
<p>Son günlerde, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile ASELSAN arasında; bir &#8220;iş birliği protokolü&#8221; imzalanmış. Söz konusu protokole göre; yakın zamanda, ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesikurulacakmış.</p>
<p>Buna benzer bir şekilde; Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili ve irtibatlı meslek liselerinin de kurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Ancak, Türkiye genelinde, meslek liselerine yönelimin azaldığını görüp; mümkün ve muhtemel sonuçlarından endişe ediyoruz.</p>
<p>Gerek iş dünyasının, gerek ilgili kamu yöneticilerinin beyanlarına göre; mesleki bilgi ve beceriye sahip ara elemanlara ihtiyacımız var. Bir yandan, binlerce üniversite mezunu iş bulamazken; öte yandan, sektörler, nitelikli ara eleman bulmakta zorlanıyorlar.</p>
<p>Bu sorunun çözümü için; bilinçli ve planlı bir şekilde, mesleki eğitim alanının genişletilmesi, oranının yükseltilmesi gerekiyordu. Aslında, son yıllarda; siyasi ve bürokratik kadrolar ve kurumlar da buna vurgu yapıp, mesleki eğitimin teşvik edilmesi ve desteklenmesi istikametinde gayret gösteriyordu.</p>
<p>Ancak, bir yandan orta öğretim kayıt sistemi, öte yandan kamuoyundaki algı ve olgu arızası; süreci, yeniden tersine çevirdi. Öngörülerin aksine bir sonuç doğurup; meslek liselerine giden öğrenci sayısı 2014-2015 öğretim yılında 1.810.999 seviyesine kadar yükselmişken, 2018-2019 öğretim yılı 1.532.502&#8217;ye kadar geriledi.</p>
<p>Gidişata bakıldığında, görülen o ki; meslek liselerinin sınıfları boşalıyor, öğretmenleri boşa çıkıyor. Bunun yanında, Hükümet&#8217;in ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın &#8220;ikili eğitim&#8221; ayıbından kurtulma niyetine ve gayretine rağmen; artık daha çok Anadolu lisesinde, zorunlu olarak ikili eğitim yapılıyor.</p>
<p>Devlet-millet iş birliğiyle; bu soruna, kesin ve köklü bir çözüm üretilmelidir. Orta öğretim kurumlarının büyük çoğunluğu, iş dünyasının ihtiyaç alanları ve konuları ile uyumlu olarak; ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örneğinde olduğu gibi, &#8220;ihtisas liseleri&#8221; haline getirilmelidir.</p>
<p>Şüphesiz, bu kurgunun doğal sonucu olarak; üniversitelerimizin de daha fazla ihtisaslaşmaları zorunludur. Böylece, her meslek ve meşguliyet alanının; liseleri ve üniversiteleri olur.</p>
<p>O zaman, orta derecede mesleki bilgi ve beceri sahibi olan gençler; o alanın, ara elemanları olurlar. Daha fazla ilgi ve yetenek sahibi olanlar ise; aynı alanda ve konuda, üniversite eğitimi de alırlar.</p>
<p>Öğretmen Meslek Lisesi mezunları, Eğitim Fakülteleri&#8217;ne; Sağlık Meslek Lisesi mezunları, Tıp Fakülteleri&#8217;ne; Adalet Meslek Lisesi mezunları, Hukuk Fakülteleri&#8217;ne; Sanat Meslek Lisesi mezunları, Güzel Sanatlar Fakülteleri&#8217;ne; Spor Meslek Lisesi mezunları, Spor Fakülteleri&#8217;ne; Endüstri Meslek Lisesi mezunları, Mühendislik Fakülteleri&#8217;ne yönlendirilirler. İlgili sahalarla ve sektörlerle irtibatlı hale getirilip; teori ile pratik birleştirilerek yetiştirilirler.</p>
<p>Böylece, bir yandan işsizliği azaltmış; öte yandan, &#8220;nitelikli ara eleman&#8221; sorununu çözmüş oluruz. Kamuda ya da özel sektörde; daha fazla katma değer üretme imkânı buluruz.</p>
<p>Fakat bu sonuca giden yolda; aşılması gereken önemli bir engel daha var. Çocuklarımız ve gençlerimiz, yeteri kadar bilgi ve bilinç sahibi olmadan yahut olamadan; el yordamıyla alan ve bölüm tercihi yapıyorlar.</p>
<p>Her şeyden önce; büyük bir çoğunluk, fıtri kabiliyetinin ve kapasitesinin, hangi alanlara ve bölümlere yakın ya da yatkın olduğunu bilmiyor, bilemiyor. Gerekli ve yeterli düzeyde farkındalık oluşmadığı için; kendisini keşfetme ve gerçekleştirme fırsatı bulamıyor.</p>
<p>Binler, hatta milyonlar; akıntıya kapılmış kütükler gibi, bir yerlere yahut bir şeylere doğru sürüklenip gidiyorlar. Düştükleri ya da düşürüldükleri yerlerde, hayata tutunabilmek için; kuşlar yüzme, balıklar uçma öğrenmenin mücadelesini veriyorlar.</p>
<p>Sonuç olarak; birbirinin tamamlayıcı unsuru olacak şekilde, bir kaç önemli adım atmalıyız. Bir yandan, çocukların ve gençlerin ilgi ve yetenek alanlarını erken yaşlarda ve olabildiğince isabetli tespit etmeli; öte yandan, onların madenlerini işleyip işe yarar hale getirebilecek özelliklerde, ihtisas liseleri ve üniversiteleri açmalıyız.</p>
<p><strong>Zekeriya Erdim</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ihtisas-liseleri-ve-universiteleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Aselsan&#8217;ın Hedefi Dışa Bağımlılığı Azaltmak&#8221;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/aselsanin-hedefi-disa-bagimliligi-azaltmak/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/aselsanin-hedefi-disa-bagimliligi-azaltmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Oct 2018 06:47:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Aselsan]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Görgün]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3301</guid>

					<description><![CDATA[HALUK GÖRGÜN AÇIKLADI: Son dönemde önemli savunma hamleleri gerçekleştirildi. Özellikle Türkiye&#8217;ye karşı uygulamaya konan silah ambargoları savunma sanayiinin kendisini geliştirmesine olanak sağladı. ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün, M5 dergisine verdiği mülakatta önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye&#8217;ye uygulanan silah ambargolarına tepki gösteren Görgün &#8220;Yurt dışından alınan bir silah veya sistem ne zaman gerekli olsa ambargoya konu oluyor. Paramızla bile almak için büyük mücadele veriyoruz. Güçlü ve büyük Türkiye için savunmada dışa bağımlılığı en aza indirmek hem kuruluş amacımız hem de en büyük misyonumuz. diye konuştu. M5 dergisinin ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün ile yaptığı söyleşinin tamamı: Genç yaşta ASELSAN gibi çok kritik bir kurumun başına getirildiniz. Bu sizin açınızdan ağır bir sorumluluk, kurumsal açıdan ise yüksek dinamizm demek. 2018 Nisan’ından beri görevdesiniz. Göreve geldiğinizde ilk neyi değiştirmeyi ya da gerçekleştirmeyi hedeflediniz? Bu bağlamda ilk 6 aylık döneminizi nasıl değerlendiriyorsunuz? ASELSAN, kurulduğu günden itibaren samimiyetle ve gayretle çalışarak ülkemizin özellikle savunma alanındaki ihtiyaçlarının karşılanmasında birinci adres oldu. ASELSAN, savunma teknolojileriyle başlayan yolculuğunda ülkemizin teknolojik bağımsızlığını kamusal alanda da göstermek adına sivil çözümlere yönelerek cari açığımızı da kapatmaya katkı sağlayan örnek bir kurum oldu. ÖNCELİĞİMİZ MİLLİ VE YERLİ ÇÖZÜMLERLE ÜLKEMİZİN İHTİYACINI KARŞILAMAK ASELSAN, askeri elektronik alanında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HALUK GÖRGÜN AÇIKLADI:</strong></p>
<p>Son dönemde önemli savunma hamleleri gerçekleştirildi. Özellikle Türkiye&#8217;ye karşı uygulamaya konan silah ambargoları savunma sanayiinin kendisini geliştirmesine olanak sağladı. ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün, M5 dergisine verdiği mülakatta önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye&#8217;ye uygulanan silah ambargolarına tepki gösteren Görgün <strong>&#8220;Yurt dışından alınan bir silah veya sistem ne zaman gerekli olsa ambargoya konu oluyor. Paramızla bile almak için büyük mücadele veriyoruz. Güçlü ve büyük Türkiye için savunmada dışa bağımlılığı en aza indirmek hem kuruluş amacımız hem de en büyük misyonumuz.</strong> diye konuştu.</p>
<p>M5 dergisinin ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün ile yaptığı söyleşinin tamamı:</p>
<p><strong>Genç yaşta ASELSAN gibi çok kritik bir kurumun başına getirildiniz. Bu sizin açınızdan ağır bir sorumluluk, kurumsal açıdan ise yüksek dinamizm demek. 2018 Nisan’ından beri görevdesiniz. Göreve geldiğinizde ilk neyi değiştirmeyi ya da gerçekleştirmeyi hedeflediniz? Bu bağlamda ilk 6 aylık döneminizi nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>ASELSAN, kurulduğu günden itibaren samimiyetle ve gayretle çalışarak ülkemizin özellikle savunma alanındaki ihtiyaçlarının karşılanmasında birinci adres oldu. ASELSAN, savunma teknolojileriyle başlayan yolculuğunda<strong> ülkemizin teknolojik bağımsızlığını kamusal alanda da göstermek adına sivil çözümlere yönelerek cari açığımızı da kapatmaya katkı sağlayan</strong> örnek bir kurum oldu.</p>
<p><strong>ÖNCELİĞİMİZ MİLLİ VE YERLİ ÇÖZÜMLERLE ÜLKEMİZİN İHTİYACINI KARŞILAMAK</strong></p>
<p>ASELSAN, askeri elektronik alanında faaliyet gösteren dünyadaki şirketler içinde en çok ürün yelpazesine sahip olan şirketlerden biri. Telsizden termal silah dürbününe, silah kulesinden radar ve elektronik harp ürünlerine kadar katkımızın olduğu her noktada yer alıp, küçük büyük demeden, tabii ki enerjimizi de etkin kullanmak kaydıyla ihracat için çalışacağız.</p>
<p>Bir diğer önceliğimiz de milli ve yerli çözümlerle savunma alanında ülkemiz ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Savunma ve havacılık sanayinin yanı sıra sivil teknolojiler alanında da yenilikçi özgün ürünler üretmek, ekosistemimiz ile birlikte gelişmek, şirket birleşmeleri ve satın almaları ile büyümemizi daha da ivmelendirmek de öncelikli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor.</p>
<p>ASELSAN, savunma alanında elde ettiği birikimi çeşitli sivil ve güvenlik sistemlerinde de kullanmayı hedeflemek üzere yapılandı. Çift kullanımlı teknolojiler dediğimiz bu savunma ve savunma dışında kullanılan teknolojiler sayesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına hizmet etmeye, savunma dışı alanlarda da devam edeceğiz. Burada bahsi geçen sivil sistemler; ulaşım, sağlık, enerji gibi kritik önem arz eden alanlardaki sistemlerdir. Mevcut durumda bu kritik alanlarda kullanılan sivil teknolojilerin de bazı savunma ürünlerine yön vereceğini öngörüyoruz.</p>
<p><strong>“TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİK BAĞIMSIZLIĞI VE GELİŞİMİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”</strong></p>
<p>Vizyonumuz doğrultusunda ve kuruluş misyonumuzu unutmadan, başta savunma alanında olmak üzere Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı ve gelişimi için çalışmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilirlik hedefimiz doğrultusunda uluslararası ticari ilişkileri güçlendirerek bu yeteneğimizi dünya çapında satışa döndürmeyi ve Türkiye’nin 2023 ihracat ve büyüme hedeflerine destek olmayı amaçlıyoruz.</p>
<p><strong>ASELSAN’ın kuruluşu, 1975 yılında ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosuna tekabül ediyor. O dönemden bu döneme uzanan süreçte ASELSAN’ın tarihsel gelişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında bir haberleşme zaafı yaşanıyor. Bizim uçaklarımız kendi gemimizi vuruyor. Bunun üzerine “Muhabere olmadan, muharebe olmaz!” düsturuyla, haberleşme ve telsiz ürünlerimizin yerli ve kendimizin üretimi olması iradesi ortaya konuyor. Ülkenin o günkü şartları belli, devlet imkânlarını ortaya koyuyor. Millete anlatılıyor ve vatandaşımız elinde ne varsa buraya kuruluş aşamasında bağış yapıyor. Bağış defterlerinde, alyanslarını bağışlayanların ismi de var, ceketini bağışlayan simitçinin de… Tarlasını bile veren olmuş. Ve 1975 yılında kuruluyor. Çok hızlı biçimde beş yıl içinde ihtiyacımız olan ürünler tasarlanıp, üretilmiş ve ihracat yapacak seviyeye gelmiş.</p>
<p><strong>Kurtuluş Savaşından Kıbrıs Barış Harekâtı’na, hatta halen süren terörle mücadelemiz savunmada yerli ve milli olma zorunluluğunu bize hatırlatıyor.</strong></p>
<p>Yurt dışından alınan bir silah veya sistem ne zaman gerekli olsa ambargoya konu oluyor. Paramızla bile almak için büyük mücadele veriyoruz. Güçlü ve büyük Türkiye için savunmada dışa bağımlılığı en aza indirmek hem kuruluş amacımız hem de en büyük misyonumuz.</p>
<p><strong>ASELSAN’da şu anda eş zamanlı olarak yürütülen 400’ün üzerinde proje var.</strong></p>
<p>Bunların bir kısmı kamuoyunda da bilinen büyük projeler, bir kısmı ise güvenlik güçlerimizin ihtiyacına binaen başlanan özel projeler. Savunma sanayiinin dinamikleri gereğince ihtiyaç sahibi makam tarafından açıklanmasına izin verilmeyen hiçbir projeden bahsetmemeye büyük özen gösteriyoruz.</p>
<p>ASELSAN; Askeri ve Sivil Haberleşme Sistemleri, Radar ve Elektronik Harp Sistemleri, Elektro-Optik Sistemleri, Aviyonik Sistemleri, Savunma ve Silah Sistemleri, Komuta Kontrol Sistemleri, Deniz Sistemleri, Ulaşım Sistemleri, Güvenlik Sistemleri, Enerji ve Güç Yönetimi Sistemleri, Ücret Toplama ve Trafik Sistemleri gibi ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamak için var gücü ile çalışıyor.</p>
<p><strong>Belli başlı ürün, sistem ve çalışmalarınızdan söz edebilir misiniz?</strong></p>
<p>ASELSAN silah ve savunma sistemleri konusunda 30 yılı aşkın bir tecrübeye sahip. ASELSAN mini/mikro insansız hava araçlarından balistik füzelere kadar çeşitlenen tehditlerin önlenmesine ve etkisiz hale getirilmesine yönelik hava ve füze savunma sistemlerinde önemli yetenekler kazandı. Elektromanyetik Fırlatma Sistemi konusunda da önemli bir seviyeye ulaşıldı. Gelecekte Elektromanyetik Fırlatma Sistemini kullanan farklı silahlardan da hava savunma çözümlerinde faydalanılması hedefleniyor. Akıllı mühimmatlar konusundaki çalışmalarımızı da yoğun şekilde sürdürüyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin dışa bağımlılığını en aza indiren ve yüksek teknoloji içeren ASELSAN tasarımı milli sistemlerimizin başta T-129 ATAK Helikopteri, F-16 Savaş Uçağı, S-70 Black Hawk Helikopteri, HÜRKUŞ ve ANKA olmak üzere pek çok hava platformunda kullanılması sayesinde, ordumuz daha güvenilir ve etkin görev yapma kabiliyeti kazandı.</p>
<p>Savunma alanında daha bütünleşmiş hibrit sistemlere olan ihtiyaç giderek artıyor. Gece görüş teknolojisi ile termal görüntüyü füzyon yolu ile birleştiren Van Kedisi silah üstü dürbününü buna örnek olarak verebiliriz. Yenilikçilik ödülü alan bu ürünümüz, yakın gelecekte muharebe sahasında fark yaratacak nitelikte.<br />
Günümüz teknolojileri değerlendirildiğinde, sualtı ortamının sağladığı doğal örtüden dolayı, denizlerdeki üstünlük çabalarının denizlerin altına doğru yöneldiği görülüyor. Bu sebeple ASELSAN, sualtı dünyasına ayrı bir önem veriyor. Torpido Karşı Tedbir Sistemleri alanında dünyadaki önde gelen firmalar ile rekabet edebilir bir seviyeye ulaştığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.</p>
<p>Fırat Kalkanı Harekâtı ile birlikte ortaya çıkan tanklarımızın tanksavar yeteneğinin geliştirilmesi noktasındaki ihtiyaca ASELSAN tarafından kısa sürede çözüm oluşturularak, M60T tanklarımızın modernizasyonu gerçekleştirdi. Sistemlerimiz Zeytin Dalı Harekâtında başarıyla görev yaptı. Ayrıca tank ve zırhlı araçların roket ve füze tehditlerine karşı korunması amacıyla yerli ve milli Aktif Koruma Sistemleri geliştirme faaliyetleri yürütülüyor.</p>
<p>Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerimiz bugüne değin 16 ülke tarafından tercih edilmiş durumda. ASELSAN bu alanda dünyadaki lider firmalar arasında yerini aldı.</p>
<p>Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunun (MKEK) ürettiği, uçaktan atılan serbest düşümlü bombaları yüksek doğrulukta hedefe isabet ettirmek üzere Lazer Güdüm Kitleri geliştirildi. Tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirilen bu kitler Türkiye’de yurt dışı bağımlılığı olmayacak şekilde üretildi ve Hava Kuvvetlerimize çok miktarda teslim edildi.</p>
<p><strong>Halihazırda bine yakın insansız hava aracının teslimatı gerçekleştirildi.</strong> Yeni nesil Mini İnsansız Hava Araçlarının geliştirilmesi konusunda çalışmalarımız hızla devam ediyor.</p>
<p>Ayrıca, Emniyet Genel Müdürlüğümüz için şüpheli paketlerin uzaktan incelenmesi ve gerekirse imhasına yönelik Kaplan ve Ertuğrul Bomba İmha Robotlarını geliştirdik, teslim ettik. Yüzden fazla bomba imha robotumuz emniyet güçlerimize hizmet veriyor.</p>
<p>ULAK Projesi kapsamında, ticari ve kamu güvenliği uygulamalarında kullanılmak üzere Mobil İletişim Teknolojilerinde yeni nesil olarak tanımlanan LTE-Advanced teknolojisi temel alınarak geliştirilen Makrocell Baz İstasyonu, GSM operatörlerimiz tarafından kullanılmaya başlandı.</p>
<p>Çok ciddi bir mühendislik kabiliyetine sahibiz. Askeri sistemlerden sivil sistemlere, çok geniş bir yelpazede ürünler ve sistemler üretiyoruz. Otoyollarda ücret toplama sistemlerinin neredeyse tamamı bizim. Sağlık sektöründe cihazlar üretiyoruz. Enerji alanında yenilenebilir enerji sistemleri için güç sistemleri üretiyoruz. Bunlarla birlikte şimdi sağlık sektöründe özellikle X-Ray ve MR cihazlarının üretilmesi konusunda çalışmalarımız var. Bunlarda da ciddi bir getiri bekliyoruz. Asıl amacımız teknolojik bağlılığımızı en aza indirmek ve cari açığımızı kapatmak. Burada ciddi bir katkımız olacağını düşünüyorum.</p>
<p><strong>Alt yüklenici firmalarla çalışma konusundaki bakış açınızı ve hedeflerinizi paylaşır mısınız?</strong></p>
<p><strong>ASELSAN, Türkiye’de Savunma Sanayinin önderliğini yürütüp dünya ölçeğinde yükselişini sürdürüyor.</strong> Bu süreçte elde edilen birikimin sanayiye yayılması için de çalışmalar yürütüyor. Bu doğrultuda sanayileşme modeli olarak alt yüklenici firmalarda yürütülebilecek tüm faaliyetleri firmalara aktararak yeteneklerimizi kritik teknolojilere odaklama anlayışını benimsiyoruz. Özellikle Savunma Sanayinde yeteneklerin bir araya toplandığı Savunma Sanayi Kümelenme çalışmalarına aktif katılım sağlıyoruz. Savunma sanayi eko-sistemimizin Türkiye içinde yaygınlaştırılması konusunda da çalışmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Burada alt yüklenici ağımıza özellikle dikkat çekmek istiyorum. Adil ve şeffaf tedarikçi seçme ve değerlendirme sürecimiz ile nitelikli bir alt yüklenici ağı oluşturduk. Tedarik zincirimizdeki alt yüklenicilerimizin sürekli gelişimini sağlamak için eğitimler ve destekler sağlıyoruz. Böylece firmalarımızı sürekli geliştirirken aldığımız katma değeri de artırmayı hedefliyoruz.</p>
<p>ASELSAN’la çalışmak isteyen firmalarından beklentilerimiz; kalite süreçlerinin içselleştirilmesi, belirli bir alanda uzmanlaşma, sürdürülebilir finansal yapı, yetkin insan kaynağı ve gelişime-öğrenmeye açık olarak teknolojiyi sürekli takip etmeleridir. Bizim için tedarikçi olmak isteyen firmalar internet adresimizdeki Tedarikçiler başlığından ulaşacakları Tedarikçi Portalinden ASELSAN Aday Firma Başvurusu yapabilirler.</p>
<p><strong>Teknofest, Ocak 2017 yılında faaliyete geçti. Ancak çok kısa sürede büyük ilgiyle karşılandı. Savunma sanayiine ilişkin toplumsal farkındalığı ve merakı nasıl yorumluyorsunuz?</strong></p>
<p>Türkiye’nin tek havacılık, uzay, teknoloji festivali ‘’TEKNOFEST’’ İstanbul’da 4 gün boyunca gerçekleştirildi. Festivalde nefes kesen hava gösterilerine imza atıldı, gençler teknolojiyle buluştu, drone yarışmaları yapıldı. Teknoloji yarışmalarının kazananlarına ödüller verildi. Yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı festivalin son gününde, yeri göğü inleten hava gösterileri vardı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 22 Eylül Cumartesi günü Eşi Emine Erdoğan ile birlikte TEKNOFEST’i ziyaret ederek teknoloji tutkunu gençlerle buluştu ve festival alanını gezdi. Erdoğan, festival kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini de verdi.</p>
<p><strong>ASELSAN, Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı öncülüğünde 20-23 Eylül tarihleri arasında Yeni Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST’in en aktif katılımcıları arasında yer aldı.</strong> ASELSAN, TEKNOFEST’te 300 m² bir sergileme alanında ürünlerini sergiledi. ASELSAN Standında İnsan Kaynakları Uzmanları tarafından işe alım ve staj süreçleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca yine İnsan Kaynakları Uzmanları tarafından bir dakikalık mülakat etkinliği gerçekleştirildi. Standımızı ziyaret eden binlerce kişiye anı objeleri dağıtıldı. Gençlerimizin ve çocuklarımızın teknolojiye ve özellikle savunma sanayiine artan ilgisini memnuniyetle izliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/aselsanin-hedefi-disa-bagimliligi-azaltmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
