<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Erbaş &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/ali-erbas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 May 2019 09:27:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Ali Erbaş &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın Kadir Gecesi Mesajı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskani-erbasin-kadir-gecesi-mesaji/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskani-erbasin-kadir-gecesi-mesaji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 09:27:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Gecesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10919</guid>

					<description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kadir Gecesi münasebetiyle yayınladığı mesajda, “Milletimizin ve İslam âleminin Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor, Yüce Mevla’mızdan, bu gecede yapılan dua ve yakarışların, İslam âleminin birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını niyaz ediyorum” dedi. Hayatımıza sayısız güzellikler katan rahmet, bereket ve arınma mevsimi Ramazan ayının son günlerini yaşarken bir Kadir gecesine daha kavuşmanın sevinci içerisindeyiz. 31 Mayıs Cuma gününü Cumartesi’ye bağlayan geceyi Kadir gecesi olarak hep beraber idrak ve ihya edeceğiz. Bu geceyi diğer bütün zamanlardan üstün kılan en önemli özellik; “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi” (Yûnus, 10/57) ayetiyle âleme tanıtılan, 14 asırdan beri insanlığın ufkunu aydınlatan hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in bu gece nazil olmaya başlamasıdır. Zira o Kitap, bizi birbirimize yaklaştıracak, kardeş kılacak, hayatı güzelleştirecek, sorunların çözümüne ışık tutacak, umutla geleceği inşa edecek en büyük değer ve en önemli hazine olarak Rabbimizin insanlığa son vahyidir. Yüce Kitabımızda “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir gecesi, Kur’an’ın getirdiği tevhit, adalet, merhamet, sevgi gibi insanı ve toplumu yücelten değerlerle buluşarak huzurlu ve onurlu bir hayata kavuşmayı ifade etmektedir. Bu gece bizlere, yeryüzüne Rahman’ın merhametinin en büyük &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p class="text-justify">Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kadir Gecesi münasebetiyle yayınladığı mesajda, “Milletimizin ve İslam âleminin Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor, Yüce Mevla’mızdan, bu gecede yapılan dua ve yakarışların, İslam âleminin birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını niyaz ediyorum” dedi.</p>
</blockquote>
<div>
<p>Hayatımıza sayısız güzellikler katan rahmet, bereket ve arınma mevsimi Ramazan ayının son günlerini yaşarken bir Kadir gecesine daha kavuşmanın sevinci içerisindeyiz. 31 Mayıs Cuma gününü Cumartesi’ye bağlayan geceyi Kadir gecesi olarak hep beraber idrak ve ihya edeceğiz.</p>
<p>Bu geceyi diğer bütün zamanlardan üstün kılan en önemli özellik; “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi” (Yûnus, 10/57) ayetiyle âleme tanıtılan, 14 asırdan beri insanlığın ufkunu aydınlatan hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in bu gece nazil olmaya başlamasıdır. Zira o Kitap, bizi birbirimize yaklaştıracak, kardeş kılacak, hayatı güzelleştirecek, sorunların çözümüne ışık tutacak, umutla geleceği inşa edecek en büyük değer ve en önemli hazine olarak Rabbimizin insanlığa son vahyidir.</p>
<p>Yüce Kitabımızda “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir gecesi, Kur’an’ın getirdiği tevhit, adalet, merhamet, sevgi gibi insanı ve toplumu yücelten değerlerle buluşarak huzurlu ve onurlu bir hayata kavuşmayı ifade etmektedir. Bu gece bizlere, yeryüzüne Rahman’ın merhametinin en büyük nişanesi olarak indirilen Kur’an’ın, insana verilen en büyük imkân zamanın, iman ile yüklenilen emanetin, bahşedilen nimetlerin, aziz vatanımızın, kardeşliğimizin değerini ve kıymetini bildirmektedir. Bu manada, varlık gayesini gerçekleştirmek isteyen insan, kendisine sunulan ikram ve lütufların kıymet ve değerini anladığı oranda kendi kadrini ve değerini de yükseltecektir.</p>
<p>Rabbimizin engin rahmetiyle umut, bağışlanma ve huzur kapılarının açıldığı Kadir gecesi, derin bir tefekkür ve samimi bir muhasebe ile bizi değerli kılan inanç ve ahlakı yeniden kuşanma zamanıdır. Gafletle geçen yıllarımızın affı ve günahlarla kirlenen kalplerimizin arınması için bizlere verilen eşsiz bir fırsat olan bu gece, kıymetini bilmeden tükettiğimiz ömür için tövbe imkânıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bu mübarek gece ile ilgili olarak; “Kim inanarak ve sevabını Yüce Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya ederse onun geçmiş günahları bağışlanır” (Buhari, İman, 26) buyurmuş ve bu gece; “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” (İbn Mace, Dua, 5) şeklinde dua etmemizi tavsiye etmiştir.</p>
<p>Bu itibarla, Kadir gecesini kapsamlı bir tefekküre vesile kılarak bütün hayatımızı, Kur’an ve sünnet ölçüsüyle gözden geçirelim. Rabbimizle, kendimizle, çevremizle, bütün varlık ve kâinat ile ilişkimizi tevhit, kulluk, adalet, merhamet, sorumluluk ve güzel ahlak üzere muhasebeye tabi tutalım. Allah’ın rahmetinin yeryüzünü kuşattığı bu esenlik gecesinde bütün hata ve günahlarımıza tevbe ederek bir daha aynı yanlışlara yaklaşmamak azmi ve bilinciyle af dileyelim. İçten ve samimi dualarımıza bütün insanlığı dâhil ederek kin, haset, nefret, korku, ümitsizlik ve ötekileştirmenin olmadığı; güven, sevgi, saygı, kardeşlik ve dayanışmanın hâkim olduğu bir hayatın ve dünyanın inşası için çalışma azmimizi yenileyelim. Bunu başarabildiğimizde, kalbimizde dargınlık, kırgınlık kin ve nefret yerine sevgi, dostluk ve kardeşlik hâkim olacak; ellerimiz, yetimlere, kimsesizlere, fakir ve muhtaçlara yardım için buluşacak, Allah’ın yardımı ve rahmetiyle yeryüzü esenlik olacaktır.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle, milletimizin ve İslam âleminin Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor, yüce Mevla’mızdan, tuttuğumuz oruçları ve yaptığımız tüm ibadetlerimizi kabul buyurmasını, bu gecede yapılan dua ve yakarışların, İslam âleminin birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını niyaz ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Prof. Dr. Ali Erbaş</strong></p>
<p><strong>Diyanet İşleri Başkanı</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskani-erbasin-kadir-gecesi-mesaji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demirel&#8217;in Ahiretten Ali Erbaş&#8217;a Gönderdiği Mektupta Neler Yazıyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/demirelin-ahiretten-ali-erbasa-gonderdigi-mektupta-neler-yaziyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/demirelin-ahiretten-ali-erbasa-gonderdigi-mektupta-neler-yaziyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 May 2019 09:28:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Ömür Çelikdönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Demirel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10786</guid>

					<description><![CDATA[Birkaç gün önce, değme ilim erbabını cebinden çıkaracak, deyim yerindeyse; sulu dereye götürüp, susuz getirecek bilgi birikimine sahip biri, Ankara&#8216;nın kitap kurduSeyfettin Sağlam; Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş&#8216;ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte siyasi içerikli konuşmaların yapıldığı toplantılara katılmasının ve üstüne üstlük alkışlamasının şık olmadığını söyledi. Doğal olarak; “Neden?” diye sordum. Diyanet İşleri Başkanı’nın siyasi olmayan bir kurumu temsil ettiğini, bu ülkede her siyasi partiden, politik meşrebden insan bulunduğunu, camilere AK Partili, CHP’li, MHP’li, HDP’li, Saadetli, Vatan Partili, İyi Partili, Alevi, Sünni ve her etnik kökenden inananın gittiğini belirtti. Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanı’nın bir siyasi partiye yakınlığını hissettirecek şekilde pozisyon almasının, temsil ettiği kurumun tarafsızlığına gölge düşürdüğünü, bu nedenle camiye gitmeyenlerin sayısında çoğalma olduğunu kaydetti. O gece bunları düşünürken uyuya kalmışım. Rüyamda merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel&#8216;i, İslamköy’deki müzeye çevrilen baba evinde masa başında mektup yazarken görüyorum. Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yaşasaydı, mevcut Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş&#8217;a ne tavsiye ederdi?   Hiç düşündünüz mü? Gerçi birileri çıkıp; “17 Eylül 2017&#8216;de Diyanet İşleri Başkanlığı’na atanan, 12 kitabı, çok sayıda makalesi ve yurt içinde ve yurt dışında sunduğu pek çok sempozyum bildirisi ve konferansı bulunan, iyi derecede Arapça ve Fransızca bilen Prof. Dr. Ali Erbaş&#8216;a ne Demirel tavsiye edebilir ki?” diyebilir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kuruluşu… Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin yasanın kabul edilmesinden sonra “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” çıkarıldı. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birkaç gün önce, değme ilim erbabını cebinden çıkaracak, deyim yerindeyse; sulu dereye götürüp, susuz getirecek bilgi birikimine sahip biri, <strong>Ankara</strong>&#8216;nın kitap kurdu<strong>Seyfettin Sağlam</strong>; <strong>Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş</strong>&#8216;ın <strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan’</strong>la birlikte siyasi içerikli konuşmaların yapıldığı toplantılara katılmasının ve üstüne üstlük alkışlamasının şık olmadığını söyledi.</p>
<p>Doğal olarak; “<strong>Neden?</strong>” diye sordum.</p>
<p><img decoding="async" class="detayFoto" src="https://www.dikgazete.com/images/upload/erdogan_erbasss.png" data-imageplus-ch="1" /></p>
<p><strong>Diyanet İşleri Başkanı</strong>’nın siyasi olmayan bir kurumu temsil ettiğini, bu ülkede her siyasi partiden, politik meşrebden insan bulunduğunu, camilere <strong>AK Partili, CHP’li, MHP’li, HDP’li, Saadetli, Vatan Partili, İyi Partili, Alevi, Sünni</strong> ve her etnik kökenden inananın gittiğini belirtti.</p>
<p><strong>Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanı</strong>’nın bir siyasi partiye yakınlığını hissettirecek şekilde pozisyon almasının, temsil ettiği kurumun tarafsızlığına gölge düşürdüğünü, bu nedenle<strong> camiye gitmeyenlerin sayısında</strong> çoğalma olduğunu kaydetti.</p>
<p>O gece bunları düşünürken uyuya kalmışım. Rüyamda merhum <strong>Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel</strong>&#8216;i, <strong>İslamköy</strong>’deki müzeye çevrilen baba evinde masa başında mektup yazarken görüyorum.</p>
<p><strong><em>Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yaşasaydı, mevcut Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş&#8217;a ne tavsiye ederdi?  </em></strong></p>
<p>Hiç düşündünüz mü?</p>
<p>Gerçi birileri çıkıp; “<strong><em>17 Eylül 2017</em></strong><em>&#8216;de </em><strong><em>Diyanet İşleri Başkanlığı</em></strong><em>’na atanan, 12 kitabı, çok sayıda makalesi ve yurt içinde ve yurt dışında sunduğu pek çok sempozyum bildirisi ve konferansı bulunan, iyi derecede </em><strong><em>Arapça</em></strong><em> ve </em><strong><em>Fransızca</em></strong><em> bilen </em><strong><em>Prof. Dr. Ali Erbaş</em></strong><em>&#8216;a ne </em><strong><em>Demirel</em></strong><em> tavsiye edebilir ki?”</em> diyebilir.</p>
<p><strong><em>Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kuruluşu…</em></strong></p>
<p><strong><em><img decoding="async" class="detayFoto" src="https://www.dikgazete.com/images/upload/ali_erbass.jpg" data-imageplus-ch="1" /></em></strong></p>
<p><strong>Halifeliğin</strong> kaldırılması ve <strong>Osmanlı</strong> hanedanı mensuplarının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin yasanın kabul edilmesinden sonra “<strong>Tevhid-i Tedrisat Kanunu</strong>” çıkarıldı.</p>
<p><strong>Evkaf ve Şer’iye</strong> ile <strong>Erkânı Harbiye-i Umumiye Vekaletleri</strong> lağvedildi. Birinin yerine <strong>Diyanet İşleri Riyaseti</strong> (Başkanlığı), diğerinin yerine <strong>Erkânı Harbiye-i Umumiye Riyaseti</strong> (Genelkurmay Başkanlığı) kuruldu.</p>
<p>Buna göre; “<strong><em>Şer’iye ve Evkaf </em></strong><em>ile </em><strong><em>Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletleri</em></strong><em>&#8216;nin İlgası</em>” adını taşıyan <strong>429 sayılı Kanun</strong>la <strong>1920</strong>&#8216;den itibaren faaliyet gösteren “<strong>Şer’iye ve Evkaf Vekaleti”</strong> kaldırılıp, yerine <strong>Diyanet</strong> <strong>İşleri Başkanlığı</strong> kurulurken, <strong>Erkân-ı Harbiye-i Umumiye</strong> de <strong>vekaletten</strong>, &#8220;<strong>Riyaset</strong>&#8220;e dönüştürülmüştü .</p>
<p><strong>Diyanet İşleri Başkanlığı</strong>, <strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong> tarafından <strong>Genelkurmay Başkanlığı</strong> ile aynı kanun içerisinde kuruldu.</p>
<p><strong>Atatürk</strong>&#8216;ün, <strong>Diyanet İşleri Başkanlığı</strong>’na büyük önem verdiği, ilk başkan <strong>Rıfat Börekçi</strong> ile ilgili anılarında yer alır.</p>
<p>Çünkü <strong>Börekçi,</strong> “<strong>Ankara Müftüsü</strong>” sıfatıyla <strong>Anadolu</strong>&#8216;daki diğer müftülerle birlikte<strong>Anadolu</strong>’yu işgal eden <strong>İngiliz</strong> ve <strong>Yunan</strong> ordusuna karşı savaşmanın <strong>farz</strong> olduğu fetvasının verilmesine önderlik etmişti.</p>
<p><strong>İstanbul</strong>&#8216;da <strong>İngiliz</strong> işgal askerlerinin çizmesini yalayanlar gibi öyle “<strong>Koftiden müftü</strong>” değildi?</p>
<p><strong>Diyanet</strong>’e verilen önemi göstermek için uzun yıllar, protokolde <strong>Cumhurbaşkanı’ndan sonra Diyanet İşleri Başkanı</strong> gelmiş, sembolik olarak <strong>Genelkurmay Başkanı</strong>’ndan<strong>5 lira fazla</strong> da maaş verilmiştir.</p>
<p><strong>Diyanet</strong>, toplumumuzda birlik ve beraberliğin mayası haline gelmiş, dini sapkınlarla mücadele etmiş ve Türk vatandaşlarının doğru dini bilgiye ulaşmasının, dini hizmetlerin doğru yürütülmesinin öncüsü olmuştur.</p>
<p>Ya şimdi?</p>
<p><strong><em>Demirel sırasını beklesin; İmam-ı Azam Ebu Hanife ne derdi? </em></strong></p>
<p><strong>Mustafa Kemal Paşa</strong>; <strong>Ehli Beyt</strong> muhibbi,<strong> İmamı Azam Ebu Hanife</strong>&#8216;nin takipçisi<strong>İmam Maturidi</strong> anlayışında olduğu belirtilir.</p>
<p>Nitekim <strong>Hilafet</strong>’in kaldırılması, <strong>Meclis</strong>’te tartışılırken hilafet hakkında uzun bir konuşma yapan <strong>TC Hükûmeti Adalet Bakanı Mehmed Seyyid Bey’</strong>in, <strong>Meclis</strong>kürsüsünden yaptığı konuşmaya “<strong>Biz amelde Hanefi, itikatta Maturridiyiz”</strong> sözlerini koyduran bizzat <strong>Mustafa Kemal Paşa</strong>&#8216;nın kendisiydi.</p>
<p><strong><em>İmam-ı Azam Ebu Hanife, talebesi Ebu Yusuf’a ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş&#8217;a tavsiyesi… </em></strong></p>
<p><strong>Türkiye</strong>’de halkın büyük çoğunluğu “<strong>İtikatta Maturidi, Amelde Hanefi</strong>” mezhebine göre din hayatını şekillendirir.</p>
<p>Mevcut <strong>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş </strong>da <strong>Hanefi</strong> <strong>mezhebi</strong> üzerine amel eder, hüküm verir. Dolayısıyla aşağıdaki metinde geçen “<strong>Ebu Yusuf</strong>” yerine “<strong>Başkan Erbaş</strong>”ı, “<strong>Sultan</strong>” yerine “<strong>Cumhurbaşkanı</strong>” ifadesini koyun.</p>
<p><strong>İmam-ı Azam Ebu Hanife</strong>, talebesi <strong>Ebu Yusuf</strong>’a vasiyetinde olgunluk, ahlak güzelliği ile ilgili şu nasihatte bulunur:</p>
<p><em>&#8220;Ey Yusuf! Sultana ve onun mevkiine saygı göster. Huzurunda yalan söylemekten sakın. İhtiyacı için seni çağırmadığı sürece yanına gitme!.. Çünkü ona gidip gelmeyi çoğaltırsan, itibarın azalır, mevkiin küçülür.</em></p>
<p><em>Sultan ile muamelende ateşten faydalandığın gibi ol. Ondan uzak dur, fazla yaklaşma. Çünkü sultan kendisini başkalarıyla aynı konumda görmez. Huzurunda çok konuşmaktan sakın.</em></p>
<p><em>Çünkü kendisini etrafındakilere senden bilgili göstermek için, söylediklerini bir süre aleyhine tutar ve onları kendi ilmi olarak satar, seni hatalı çıkarır, itibarın azalır. </em></p>
<p><em>Huzuruna girdiğin zaman haddini bil, senin dışındakilere de hak ettiği değeri ver. Sultanın yanında tanımadığın bir ilim ehli var iken huzuruna girme.</em></p>
<p><em>Eğer sen ondan aşağı bir seviyedeyken daha bilgili olduğunu göstermeye çalışırsan, seni bir zarara uğratır. Ama sen ondan daha bilgili olduğun halde konuşurken ondan aşağı seviyede kalırsan sultanın gözünden düşersin.</em></p>
<p><em>İlmi ve hukuki meselelerde sana teklif edeceği işlerden kendine ve mevkiine uygun gördüklerinden başkasını kabul etme ki hükümet işlerinde başka bir yol tutma ihtiyacında kalmayasın. </em></p>
<p><em>Sultanın dostları ile buluşma. Sultana kendin yaklaş. Etrafındakilerden uzaklaş ki şerefin ve merteben yerinde kalsın. Sana soru sordukları zamanlar dışında halk önünde konuşma.</em></p>
<p><em>Avam ve tüccar arasında zaruri bilgiye ait olmayan sözlerden kaçın ki mala olan sevgin ve rağbetin üzerinde durulmasın. Zira senin onlardan rüşvet alma meylinin olduğuna inanıp seni kötülerler.&#8221;</em></p>
<p><strong><em>Rüyada kalmıştık oradan devam edelim…</em></strong></p>
<p><strong><em><img decoding="async" class="detayFoto" src="https://www.dikgazete.com/images/upload/omur_kap_demirel_erbas.jpg" data-imageplus-ch="1" /></em></strong></p>
<p><strong>Demirel,</strong> başını kaldırdığında beni görünce gülümsedi. “<strong><em>Takıldın Erbakan Hoca’nın peşine çok aleyhime çalıştın</em></strong>&#8221; dedi.</p>
<p>Ben kelimeleri ağzımda geveleyip kem-küm edince “<strong><em>Bunlar geride kaldı, anlamadan dinlemeden karar vermeyin”</em></strong> gibi birşeyler söyledi.</p>
<p>Mektubu kime yazdığını sordum; “<strong>Adrese teslim”</strong> dedi. “<strong><em>Diyanet İşleri Başkanına yazdım.”</em></strong></p>
<p>Rüya bu ya!</p>
<p>Ne yazdığını sordum.</p>
<p>Gülümsedi. Dedi ki;<strong> <em>“Camiye, okula ve kışlaya siyaset sokmama düsturunu unutmayın.”</em></strong></p>
<p><strong>9. Cumhurbaşkanı</strong> merhum <strong>Demirel</strong>&#8216;in topluma ve siyaset yapanlara öğüdüydü.</p>
<p>Sokaktan geçen <strong>Ramazan</strong> davulcusunun sesiyle uyandım. Rüyayı hatırladım bir an. Tüylerim diken diken oldu. “<strong>Ya Rabbi!..</strong>”; dedim hayırlara tebdil eyle!</p>
<p>Kıssadan hisse…</p>
<p>.</p>
<p><strong>Ömür Çelikdönmez</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/demirelin-ahiretten-ali-erbasa-gonderdigi-mektupta-neler-yaziyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erbaş Görevine Devam Edecek</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/erbas-gorevine-devam-edecek/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/erbas-gorevine-devam-edecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Nov 2018 10:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=4560</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Açıkladı AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 9 Kasımda tarihçi-yazar Kadir Mısıroğlu&#8217;nu ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ile ilgili açıklamada bulundu: Erbaş için &#8220;Cumhurbaşkanımızca takdir edilen bir ilim adamı&#8221; diyen Ömer Çelik, şöyle devam etti: &#8220;Bu ziyaret insani bir ziyarettir. Siyasi sonuçlar çıkarmaya başlarsak sonu gelmez. Diyanet İşleri Başkanımızın kıyafeti bellidir. Hasta ziyaretinin ideolojisi ve siyaseti olmaz. Diyanet İşleri Başkanımız takdir edilen bir ilim adamıdır, çağrılara cevabımız bu şekildedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortak değerimizdir. Cumhuriyetimizin kurucusu olarak saygı görmeye devam edecektir. Konunun Atatürk tartışmasına dönüşmesi yanlış.&#8221; Ne Olmuştu? Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın açıklamasına göre Prof. Dr. Ali Erbaş, bir süredir rahatsız olan Kadir Mısıroğlu&#8217;na 9 Kasım 2018 tarihinde saat 14.30 sularında insani duygularla bir ziyarette bulundu Bu ziyaret Mısıroğlu’nun Atatürk hakkında geçmişte söylediği bazı sözler sebebiyle önce sosyal medyada sert bir biçimde tenkit edildi. Ardından vasatın iktidar aleyhinde bir ambiyansa evirilmesini değerlendirme konusunda fırsatı ganimet bilen muhalefet partileri Erbaş’ın görevden alınmasını ya da istifa etmesini istemişlerdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Açıkladı</strong></p>
<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 9 Kasımda tarihçi-yazar Kadir Mısıroğlu&#8217;nu ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ile ilgili açıklamada bulundu: Erbaş için &#8220;Cumhurbaşkanımızca takdir edilen bir ilim adamı&#8221; diyen Ömer Çelik, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu ziyaret insani bir ziyarettir. Siyasi sonuçlar çıkarmaya başlarsak sonu gelmez. Diyanet İşleri Başkanımızın kıyafeti bellidir. Hasta ziyaretinin ideolojisi ve siyaseti olmaz. Diyanet İşleri Başkanımız takdir edilen bir ilim adamıdır, çağrılara cevabımız bu şekildedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortak değerimizdir. Cumhuriyetimizin kurucusu olarak saygı görmeye devam edecektir. Konunun Atatürk tartışmasına dönüşmesi yanlış.&#8221;</p>
<p><strong>Ne Olmuştu?</strong></p>
<p>Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın açıklamasına göre Prof. Dr. Ali Erbaş, bir süredir rahatsız olan Kadir Mısıroğlu&#8217;na 9 Kasım 2018 tarihinde saat 14.30 sularında insani duygularla bir ziyarette bulundu</p>
<p>Bu ziyaret Mısıroğlu’nun Atatürk hakkında geçmişte söylediği bazı sözler sebebiyle önce sosyal medyada sert bir biçimde tenkit edildi. Ardından vasatın iktidar aleyhinde bir ambiyansa evirilmesini değerlendirme konusunda fırsatı ganimet bilen muhalefet partileri Erbaş’ın görevden alınmasını ya da istifa etmesini istemişlerdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/erbas-gorevine-devam-edecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyanet İşleri Başkanına Deizm Eleştirisi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskanina-deizm-elestirisi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskanina-deizm-elestirisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Nov 2018 06:24:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hakan]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Deizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3971</guid>

					<description><![CDATA[“DEİZM’İ ELEŞTİRMEYİ BIRAKIP İSLAMIN GÜZELLİĞİNİ ANLAT” Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı Deizm aleyhine konuşarak Deizm propagandası yapmakla suçladı. Ahmet Hakan, köşesinde şunları yazdı&#8230; KIYMETLİ hocam! Deizm aleyhine konuşma yapmak, bana bir tür deizm propagandası gibi geliyor. Lütfen bırakın şu deizm kötülemelerini. Deizme atıp tutmak yerine İslam’ın güzelliklerini anlatmayı tercih ediniz lütfen. Şüphesiz siz çok daha iyi bilirsiniz ama böyle yaparsanız daha çok sevap kazanacakmışsınız gibi geliyor bana.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“DEİZM’İ ELEŞTİRMEYİ BIRAKIP İSLAMIN GÜZELLİĞİNİ ANLAT”</strong></p>
<p><strong>Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı Deizm aleyhine konuşarak Deizm propagandası yapmakla suçladı. </strong></p>
<p><strong><em>Ahmet Hakan, köşesinde şunları yazdı&#8230;</em></strong></p>
<p>KIYMETLİ hocam!</p>
<p>Deizm aleyhine konuşma yapmak, bana bir tür deizm propagandası gibi geliyor.</p>
<p>Lütfen bırakın şu deizm kötülemelerini.</p>
<p>Deizme atıp tutmak yerine İslam’ın güzelliklerini anlatmayı tercih ediniz lütfen.</p>
<p>Şüphesiz siz çok daha iyi bilirsiniz ama böyle yaparsanız daha çok sevap kazanacakmışsınız gibi geliyor bana.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/diyanet-isleri-baskanina-deizm-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
