<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AİHM &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/aihm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Dec 2020 16:17:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>AİHM &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uzun Tutukluluk Süreci Hukuka Zarar Veriyor!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/uzun-tutukluluk-sureci-hukuka-zarar-veriyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/uzun-tutukluluk-sureci-hukuka-zarar-veriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2020 07:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16516</guid>

					<description><![CDATA[ASALA’nın nöbeti devrettiği 1984 yılından beri Türkiye&#160;PKK terör örgütü&#160;ile mücadele ediyor. Terör örgütleri sıradan şiddet örgütlerinden öte siyasi hedefleri olan yapılanmalardır.&#160;PKK,&#160;bölgedeki 4 ülkeden toprak koparıp bir devlet kurma planının en önemli parçasıdır. Binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir&#160;terör örgütüdür. Türkiye&#160;yaptığı üç askeri operasyonla Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen ikinci İsrail senaryosunu boşa çıkarmıştır. Buna rağmen ABD, FETÖ’Yü koruyup kollaması yetmiyormuş gibi PKK’nın Suriye koluna&#160;Suriye Demokratik Güçleri(SDG) adını vererek meşruiyet kazandırma çabalarını sürdürmektedir. Yani ABD teröre açıkça destek vermektedir! Avrupa’nın ABD’den pek farkı olduğu söylenemez.&#160;Terör örgütü PKK’ya en büyük desteği Avrupa ülkeleri vermekte,&#160;teröristlere kucak açıp onlara mali ve siyasi destek sağlamaktadır. İnterpol kayıtlarında aranan binlerce teröristi Avrupa açıktan koruyup kollamaktadır. Suçluların iadesi anlaşmasına ve binlerce delil gösterilmesine rağmen Avrupa teröristleri ne iade ediyor ne de yargılıyor. Tam tersine koruyor, kolluyor, besliyor ve bölgeye gidip terör eylemleri yapmasına yardımcı oluyor. HDP’nin tutuklu eski eş başkanı&#160;Demirtaş&#160;da terör eylemlerini destekliyor,&#160;‘PKK olmasaydı Kürtler olmazdı’&#160;kabilinden sözlerle terörü aklıyor, terörist başının heykelini dikme vadinde bulunuyor,&#160;arkasını terör örgütüne dayadığını&#160;açıkça söylüyor, militanlarını isyana teşvik ediyor, 53 masum insanın linç edilmesine sebep oluyor. Doğal olarak da hakkında davalar açılıp tutuklanıyor; delillerin çokluğundan sebep inceleme uzuyor; mahkeme kararı gecikiyor; dava vekilleri iç hukuk yollarını tüketmeden AİHM’e müracaat ediyor;&#160;AİHM de ihlal kararı&#160;veriyor. Tabiatıyla &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>ASALA</strong>’nın nöbeti devrettiği 1984 yılından beri Türkiye&nbsp;<strong>PKK terör örgütü</strong>&nbsp;ile mücadele ediyor.</p>



<p>Terör örgütleri sıradan şiddet örgütlerinden öte siyasi hedefleri olan yapılanmalardır.&nbsp;<strong>PKK,</strong>&nbsp;bölgedeki 4 ülkeden toprak koparıp bir devlet kurma planının en önemli parçasıdır. Binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir&nbsp;<strong>terör örgütüdür.</strong></p>



<p><strong>Türkiye&nbsp;</strong>yaptığı üç askeri operasyonla Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen ikinc<strong>i İsrail senaryosunu boşa çıkarmıştır.</strong></p>



<p>Buna rağmen ABD, FETÖ’Yü koruyup kollaması yetmiyormuş gibi PKK’nın Suriye koluna&nbsp;<strong>Suriye Demokratik Güçleri</strong>(SDG) adını vererek meşruiyet kazandırma çabalarını sürdürmektedir.</p>



<p><strong>Yani ABD teröre açıkça destek vermektedir!</strong></p>



<p>Avrupa’nın ABD’den pek farkı olduğu söylenemez.&nbsp;<strong>Terör örgütü PKK’ya en büyük desteği Avrupa ülkeleri vermekte,</strong>&nbsp;teröristlere kucak açıp onlara mali ve siyasi destek sağlamaktadır.</p>



<p>İnterpol kayıtlarında aranan binlerce teröristi Avrupa açıktan koruyup kollamaktadır.</p>



<p>Suçluların iadesi anlaşmasına ve binlerce delil gösterilmesine rağmen Avrupa teröristleri ne iade ediyor ne de yargılıyor. Tam tersine koruyor, kolluyor, besliyor ve bölgeye gidip terör eylemleri yapmasına yardımcı oluyor.</p>



<p>HDP’nin tutuklu eski eş başkanı&nbsp;<strong>Demirtaş&nbsp;</strong>da terör eylemlerini destekliyor,&nbsp;<strong>‘PKK olmasaydı Kürtler olmazdı’&nbsp;</strong>kabilinden sözlerle terörü aklıyor, terörist başının heykelini dikme vadinde bulunuyor,&nbsp;<strong>arkasını terör örgütüne dayadığını</strong>&nbsp;açıkça söylüyor, militanlarını isyana teşvik ediyor, 53 masum insanın linç edilmesine sebep oluyor.</p>



<p>Doğal olarak da hakkında davalar açılıp tutuklanıyor; delillerin çokluğundan sebep inceleme uzuyor; mahkeme kararı gecikiyor; dava vekilleri iç hukuk yollarını tüketmeden AİHM’e müracaat ediyor;&nbsp;<strong>AİHM de ihlal kararı</strong>&nbsp;veriyor.</p>



<p>Tabiatıyla terörle mücadele eden&nbsp;<strong>yürütme</strong>, bu kararın siyasi olduğunu Türkiye’nin terörle mücadelesini olumsuz etkileyeceğini söyleyerek&nbsp;<strong>itiraz ediyor</strong>.</p>



<p>Bence de&nbsp;<strong>bu kararın uygulanması emperyalizmin üzerimize saldığı terörle mücadeleyi olumsuz etkileyecek teröristlere ve siyasi destekçilerine cesaret verecektir.</strong></p>



<p>Bu karar Avrupa’nın teröre verdiği desteğin hukuk düzeyinde somutlaşmış halidir. Onun için&nbsp;<strong>AİHM kararı eşittir teröre destek</strong>&nbsp;diyorum.</p>



<p>Bu karara sadece hükümet değil, bu ülkede teröre karşı duran herkesin, her kurumun, her kuruluşun ve her oluşumun itiraz etmesi gerekir.</p>



<p>Ama birçok meselede olduğu gibi bu konuda da&nbsp;<strong>CHP&nbsp;</strong>bizi şaşırtmadı. Terörü destekleyen Avrupa adına&nbsp;<strong>kendi ülkesini tehdit etmeyi yeğledi.</strong></p>



<p>Tıpkı Türkiye’nin S-400 alımına ABD ile birlikte&nbsp;<strong>‘S-400’den vazgeçmeliyiz</strong>.’ dediği gibi; tıpkı Arap Birliği’nin ağzıyla,&nbsp;<strong>‘Türkiye’nin Suriye’deki varlığı meşru değildir.</strong>’dediği gibi; tıpkı Yunanistan ağzıyla ‘<strong>Türkiye Doğu Akdeniz’i geriyor.’</strong>&nbsp;dediği gibi; tıpkı Fransa ağzıyla&nbsp;<strong>‘Türkiye Libya’da çizgiyi aştı.</strong>’ dediği gibi; tıpkı FETÖ ağzıyla&nbsp;<strong>‘Türkiye IŞID’e silah gönderiyor’ dediği</strong>&nbsp;gibi; tıpkı Ermenistan ağzıyla<strong>&nbsp;‘Türkiye Karabağ’a cihatçı gönderiyor’ dediği</strong>&nbsp;gibi AİHM kararında da Türkiye’nin yanında değil karşısında durarak ve kendi ülkesini açıkça tehdit ederek teröre destek mahiyetindeki kararı savundu.</p>



<p>27 Aralık 2020’ de Prof. Dr.&nbsp;<strong>Kemal Üçüncü’nün</strong>&nbsp;Oda TV ‘de yazdığı gibi, bu politikasıyla&nbsp;<strong>CHP emperyalizme hizmet etmektedir.</strong></p>



<p>İğneyi kendimize batıracak olursak, Türkiye gerek imzaladığı sözleşmeler gerekse anayasanın 90. Maddesi mucibince AİHM kararlarını iç hukukun üstünde tuttuğunu kabul etmiştir.</p>



<p>Teröre vereceği desteği bir kenara bırakarak konuya bakacak olursak AİHM kararını Türkiye’nin uygulaması gerekir.</p>



<p>Doğru, doğru ama&nbsp;<strong>teröre destek sonucu çıkacak bir karara Türkiye’nin itiraz etmesi ve direnmesi de o kadar doğru ve gereklidir.</strong></p>



<p>Uzmanların açıklamasından anlıyoruz ki bu kararın uygulanmaması CHP’nin iddia ettiği gibi Türkiye’yi mahvetmeyecektir. Uygulanmaması halinde Türkiye’nin başına silah dayatılmayacaktır. İspanya ve Yunanistan’ın da benzer kararları uygulamadığı bilinmektedir. En fazla&nbsp;<strong>Avrupa Bakanlar Konseyi</strong>&nbsp;toplanacak ve kararın uygulanıp uygulanmayacağını sorgulayacaktır.</p>



<p>Türk yargısı da o zamana kadar gereken adımları atacak/atmalı ve AİHM kararını anlamsız kılacak hükmü verecektir/vermelidir.</p>



<p>Cumhurbaşkanının Avrupa ile ilişkileri geliştirme mesajı; 2021 yılının hukuk reformu yılı olacağını ilan etmesi, Türkiye’yi haksız konuma düşürecek bir uygulamaya izin verilmeyeceğinin işaretidir.</p>



<p>Evet uzun tutukluluk yargımızın en önemli sorunlarından biridir.</p>



<p>Ama terör de ülkenin güvenliğini tehdit eden en önemli sorunların başında gelmektedir.</p>



<p>Ve teröre destek verecek her adıma Türkiye bir şekilde engel olmak zorundadır.</p>



<p>Hülasa, AİHM kararı da terörle mücadeleyi olumsuz etkileyecek bir karardır ve dahi teröre destekle eş anlamlıdır! Türkiye itirazında yerden göğe kadar haklıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/uzun-tutukluluk-sureci-hukuka-zarar-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM&#8217;den Yunanistan&#8217;a Ceza</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/aihmden-yunanistana-ceza/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/aihmden-yunanistana-ceza/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Dec 2018 12:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6523</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Batı Trakya&#8217;daki Müslüman aileyi ilgilendiren bir miras davasında Şeriat yasalarını geçerli sayan Yunanistan devletini mahkûm etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Batı Trakya&#8217;daki Müslüman aileyi ilgilendiren bir miras davasında Şeriat yasalarını geçerli sayan Yunanistan devletini mahkum etti. 2008 yılında eşini kaybeden, Türk azınlığa mensup 68 yaşındaki Hatice Molla Salih isimli kadın, eşinin tüm mal varlığını kendisine bırakmasına karşın, İslam hukukuna göre hukuki süreç başlatan eşinin kız kardeşleri ile mirası paylaşmak zorunda kalmıştı. Gümülcine&#8217;de yaşayan dul kadın, mirasın üçte birini kaybetmesi sonrası davayı din temelinde ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle 2014 yılında AİHM&#8217;e taşımış, Yunan yasaları çerçevesinde tüm mirasın sahibi olduğunu savunmuştu. Molla Salih&#8217;in eşi, Türkiye&#8217;deki bazı taşınmazları da kapsayan mirasını Yunan yasaları çerçevesinde kaleme almıştı. Yunanistan mahkemelerindeki ilk davada ve sonrasındaki temyiz süreci sonunda dul kadın haklı bulundu. Ancak sonrasında alınan mahkeme kararlarında, Müslüman azınlığı ilgilendiren medeni davaların (miras, boşanma, evlenme), Şeriat hukuku çerçevesinde değerlendirilebileceği karara bağlanmış, vasiyet geçersiz kılınmıştı. Fransa&#8217;nın Strasbourg kentinde toplanan mahkeme Çarşamba günü kararını açıklayarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde, dul kadının haklı olduğuna hükmetti. &#8220;Yunanistan, davanın açıldığı süreye kadar, bir kısım vatandaşına, kendi istekleri dışında Şeriat yasalarını uygulayan tek Avrupa ülkesi konumundaydı&#8221; ifadesinin yer aldığı karar şu şekilde sürdü: &#8220;Bu durum, bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Batı Trakya&#8217;daki Müslüman aileyi ilgilendiren bir miras davasında Şeriat yasalarını geçerli sayan Yunanistan devletini mahkûm etti.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Batı Trakya&#8217;daki Müslüman aileyi ilgilendiren bir miras davasında Şeriat yasalarını geçerli sayan Yunanistan devletini mahkum etti.</p>
<p>2008 yılında eşini kaybeden, Türk azınlığa mensup 68 yaşındaki Hatice Molla Salih isimli kadın, eşinin tüm mal varlığını kendisine bırakmasına karşın, İslam hukukuna göre hukuki süreç başlatan eşinin kız kardeşleri ile mirası paylaşmak zorunda kalmıştı.</p>
<p>Gümülcine&#8217;de yaşayan dul kadın, mirasın üçte birini kaybetmesi sonrası davayı din temelinde ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle 2014 yılında AİHM&#8217;e taşımış, Yunan yasaları çerçevesinde tüm mirasın sahibi olduğunu savunmuştu.</p>
<p>Molla Salih&#8217;in eşi, Türkiye&#8217;deki bazı taşınmazları da kapsayan mirasını Yunan yasaları çerçevesinde kaleme almıştı. Yunanistan mahkemelerindeki ilk davada ve sonrasındaki temyiz süreci sonunda dul kadın haklı bulundu. Ancak sonrasında alınan mahkeme kararlarında, Müslüman azınlığı ilgilendiren medeni davaların (miras, boşanma, evlenme), Şeriat hukuku çerçevesinde değerlendirilebileceği karara bağlanmış, vasiyet geçersiz kılınmıştı.</p>
<p>Fransa&#8217;nın Strasbourg kentinde toplanan mahkeme Çarşamba günü kararını açıklayarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde, dul kadının haklı olduğuna hükmetti. &#8220;Yunanistan, davanın açıldığı süreye kadar, bir kısım vatandaşına, kendi istekleri dışında Şeriat yasalarını uygulayan tek Avrupa ülkesi konumundaydı&#8221; ifadesinin yer aldığı karar şu şekilde sürdü:</p>
<p>&#8220;Bu durum, bu davada özellikle problem yarattı çünkü medeni kanun çerçevesinde eşinden kendisine miras kalan bir dul, Şeriat yasalarının uygulanması nedeniyle, bireysel haklarına aykırı şekilde, ne kendisinin ne de eşinin istediği bir hukuki durumun içinde kendini buldu&#8221;</p>
<p>Yunanistan&#8217;ın kuzeyindeki Batı Trakya bölgesinde yaşayan ve çoğunluğu Türk kökenlilerden oluşan Müslüman azınlığı ilgilendiren yasalar, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yıkılması sonrası uluslararası anlaşmalar kapsamında kaleme alınmıştı.</p>
<p><strong>Hatice Molla Salih davası Yunanistan yasalarını değiştirdi</strong></p>
<p>Ancak Hatice Molla Salih&#8217;in Yunanistan devletini AİHM nezdinde dava etmesi sonrası başlayan süreçte Yunan parlamentosu mevcut yasalarda önemli değişikliklere gitti.</p>
<p>Yeni yasal düzenlemeyle birlikte Batı Trakya&#8217;da medeni kanunu ilgilendiren konularda, ancak &#8220;davanın tüm taraflarının kabul etmesi halinde&#8221; İslam Hukuku&#8217;nun uygulanması öngörüldü.</p>
<p>Aksi halde ise konunun, Yunanistan&#8217;daki Medeni Kanunu uygulayan mahkemeler tarafından görülmesi koşulu getirildi.</p>
<p>Eski düzenleme çerçevesinde, Müslüman Türk azınlığın yaşadığı Batı Trakya&#8217;da aile hukukunu ilgilendiren miras, evlenme ve boşanma gibi konularda karar müftüler tarafından Yunan kanunlarına göre değil, şeriat esasları temelinde veriliyordu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/aihmden-yunanistana-ceza/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM: Kutsala Hakaret Özgürlük Değildir</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/aihm-kutsala-hakaret-ozgurluk-degildir/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/aihm-kutsala-hakaret-ozgurluk-degildir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2018 10:17:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=3198</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avusturyalı bir kişinin Hz. Muhammed’e yönelik hakaret içeren ifadelerinin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti. AİHM’den yapılan yazılı açıklamaya göre, 47 yaşındaki Avusturyalının 2009&#8217;da Hz. Muhammed&#8217;e yönelik kullandığı hakaret içerikli ifadelerin İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin düşünce özgürlüğü ile ilgili 10. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğine oy birliği ile karar verildi. Açıklamada, Avusturya mahkemelerinin şahıs hakkında yerinde ve doğru gerekçelerle hükmettiğinin altı çizilerek, &#8220;Kullanılan tartışmalı ifadeler objektif tartışma sınırlarını aşmıştır. Kullanılan ifadeler İslam Peygamberi Hz. Muhammed&#8217;e hakaret içeren bir saldırı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca bu tür başka saldırılar, ön yargıları körükler ve Avusturya&#8217;daki dini özgürlüğünü tehdit eder.&#8221; değerlendirmesine yer verildi. Avusturya mahkemelerinden ceza Avusturya&#8217;da 2009&#8217;da &#8220;İslam&#8217;ın Temel unsurları&#8221; başlıklı bir seminerde konuşan 47 yaşındaki kişi, Hz. Muhammed&#8217;e hakaret içeren ifadeler kullanmış, 2011&#8217;de yerel mahkeme Avusturyalıyı dini öğretiyi aşağıladığı gerekçesiyle 480 avro para cezasına çarptırmıştı. Cezaya itiraz eden Avusturyalı davayı Yüksek Mahkemeye taşımış, ancak mahkeme Hz. Muhammed&#8217;e hakaret eden kişinin itirazını kabul etmemişti. Bunun üzerine söz konusu kişi davayı AİHM&#8217;e taşımıştı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Hazreti Muhammed&#8217;e hakaretin ifade özgürlüğü kapsamına girmediğine hükmetti. Konuyla ilgili A Haber canlı yayınına telefonla bağlanarak konuşan Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş önemli değerlendirmelerde bulundu. Kızıltaş: &#8220;AİHM&#8217;nin özellikle İslam dini söz konusu olduğunda kuruluşundan bu güne zaman &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avusturyalı bir kişinin Hz. Muhammed’e yönelik hakaret içeren ifadelerinin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti.</strong></p>
<p>AİHM’den yapılan yazılı açıklamaya göre, 47 yaşındaki Avusturyalının 2009&#8217;da Hz. Muhammed&#8217;e yönelik kullandığı hakaret içerikli ifadelerin İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin düşünce özgürlüğü ile ilgili 10. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğine oy birliği ile karar verildi.</p>
<p>Açıklamada, Avusturya mahkemelerinin şahıs hakkında yerinde ve doğru gerekçelerle hükmettiğinin altı çizilerek, <strong>&#8220;Kullanılan tartışmalı ifadeler objektif tartışma sınırlarını aşmıştır. Kullanılan ifadeler İslam Peygamberi Hz. Muhammed&#8217;e hakaret içeren bir saldırı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca bu tür başka saldırılar, ön yargıları körükler ve Avusturya&#8217;daki dini özgürlüğünü tehdit eder.&#8221;</strong> değerlendirmesine yer verildi.</p>
<p><strong>Avusturya mahkemelerinden ceza</strong></p>
<p>Avusturya&#8217;da 2009&#8217;da &#8220;İslam&#8217;ın Temel unsurları&#8221; başlıklı bir seminerde konuşan 47 yaşındaki kişi, Hz. Muhammed&#8217;e hakaret içeren ifadeler kullanmış, 2011&#8217;de yerel mahkeme Avusturyalıyı dini öğretiyi aşağıladığı gerekçesiyle 480 avro para cezasına çarptırmıştı.</p>
<p>Cezaya itiraz eden Avusturyalı davayı Yüksek Mahkemeye taşımış, ancak mahkeme Hz. Muhammed&#8217;e hakaret eden kişinin itirazını kabul etmemişti. Bunun üzerine söz konusu kişi davayı AİHM&#8217;e taşımıştı.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Hazreti Muhammed&#8217;e hakaretin ifade özgürlüğü kapsamına girmediğine hükmetti. Konuyla ilgili A Haber canlı yayınına telefonla bağlanarak konuşan Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş önemli değerlendirmelerde bulundu. Kızıltaş: &#8220;AİHM&#8217;nin özellikle İslam dini söz konusu olduğunda kuruluşundan bu güne zaman zaman Müslümanları rahatsız eden kararlar verdiği bilinir. Hristiyanlığı ilgilendiren konularda ifade özgürlüğü konusunu iyice daraltırken İslam dini söz konusu olduğunda geniş bakışlarının bu kararla normalleştiğini söyleyebilmemiz mümkün&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/aihm-kutsala-hakaret-ozgurluk-degildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
