<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>adana &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/adana/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Sep 2021 13:44:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>adana &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Adana&#8217;nın Trafik Çilesi</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/adananin-trafik-cilesi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/adananin-trafik-cilesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2021 05:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17674</guid>

					<description><![CDATA[Şehirlerin ve ülkelerin gelişmişlik durumları değerlendirmeye alındığı durumlarda ölçütlerden birisi de yerleşim birimlerinin mimarisi ve dolayısıyla sağlıklı bir şekilde imar edilmesidir. Yine iktisat bilimi başta olmak üzere birçok bilim dalında Yol=Medeniyet kavramı genel kabul görmektedir. Bu herhangi bir şekilde tartışmaya açılmayacak kadar kati bir durumdur. Hani yazılı olmayan bir kanundur dersek yeridir. Bu nedenle günümüzde artan nüfus artışıyla birlikte kalabalıklaşan Şehirler ve Metropoller de kent içi ulaşım büyük bir önem taşımaktadır. Burada gerek merkezi yönetimlere gerekse yerel yönetimlere çok büyük sorumluluk düşmektedir. Bu konu her geçen gün çok daha büyük bir sorun olma yolunda ilerliyor. Bizler kısır siyasi ve bürokratik çekişmelerden hariç yaşadığımız şehir için çözüm üretilmesi gayesiyle konuyu gündeme taşıyoruz. Kısacası bu hususta konunun tüm paydaşlarını sağduyulu olmaya dikkat çekiyoruz. Oynamak istemeyen gelin yerim dar dermiş. Ben konuya girmeden önce bu mazereti ortadan kaldırıyorum. Deyim yerinde ise Gelinin oynaması için yer açıyorum. Adana Çukurova dediğimiz tepsi misali dümdüz bir coğrafi alan. Yani İstanbul misali 7 tepe değildir. Dahası Trabzon ve Mardin gibi engebeli rampa yokuş bir araziye sahip değildir. İşin ilginç ve trajik yanı bu sarp arazili kentlerdeki yol ve genel anlamda ulaşım çalışmaları maalesef Adana’dan çok ama çok ileri seviyededir. Bakın daha sözün başında bu mazerette ortadan kalkmış &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şehirlerin ve ülkelerin gelişmişlik durumları değerlendirmeye alındığı durumlarda ölçütlerden birisi de yerleşim birimlerinin mimarisi ve dolayısıyla sağlıklı bir şekilde imar edilmesidir.</p>



<p>Yine iktisat bilimi başta olmak üzere birçok bilim dalında <strong>Yol=Medeniyet</strong> kavramı genel kabul görmektedir. Bu herhangi bir şekilde tartışmaya açılmayacak kadar kati bir durumdur. Hani yazılı olmayan bir kanundur dersek yeridir.</p>



<p>Bu nedenle günümüzde artan nüfus artışıyla birlikte kalabalıklaşan Şehirler ve Metropoller de kent içi ulaşım büyük bir önem taşımaktadır. <strong>Burada gerek merkezi yönetimlere gerekse yerel yönetimlere çok büyük sorumluluk düşmektedir.</strong></p>



<p>Bu konu her geçen gün çok daha büyük bir sorun olma yolunda ilerliyor. Bizler kısır siyasi ve bürokratik çekişmelerden hariç yaşadığımız şehir için çözüm üretilmesi gayesiyle konuyu gündeme taşıyoruz. Kısacası bu hususta konunun tüm paydaşlarını sağduyulu olmaya dikkat çekiyoruz.</p>



<p><strong>Oynamak istemeyen gelin yerim dar dermiş. </strong>Ben konuya girmeden önce bu mazereti ortadan kaldırıyorum. Deyim yerinde ise <strong>Gelinin oynaması için yer açıyorum.</strong> Adana Çukurova dediğimiz tepsi misali dümdüz bir coğrafi alan. Yani İstanbul misali 7 tepe değildir. Dahası Trabzon ve Mardin gibi engebeli rampa yokuş bir araziye sahip değildir.</p>



<p>İşin ilginç ve trajik yanı bu sarp arazili kentlerdeki yol ve genel anlamda ulaşım çalışmaları maalesef Adana’dan çok ama çok ileri seviyededir. Bakın daha sözün başında bu mazerette ortadan kalkmış oldu.</p>



<p>Zaman zaman yazılarımda dile getirdim bugün tekrar ediyorum. Özellikle şehrin mimari yapısı ve ulaşım ağı ile ilgili sorumluluk sahibi olan Adana Büyükşehir Belediyesi neredeyse 40 yıldır aynı yerde diyebiliriz. Çok küçük adımlar hariç deyim yerindeyse adam akıllı bir proje hayata geçirmediler.</p>



<p><strong>Kentin birçok yerinde hala trafiği kısmen de olsa rahatlatacak olan basit bir çalışma olan Sağa Kontrollü Dönüş müdahaleleri dahi yapılmamıştır.</strong></p>



<p>Bu arada söylememe gerek yok. Bu uzun sürede parti ve ideoloji gözetmeksizin söylüyorum al birini vur ötekine demek çok yerinde bir ifade olacaktır. Yani birinin birinden farkı yok. Sakın ha kimse bana kendi başkanını veya vekilini övme gafletinde bulunmasın.</p>



<p>Geçmişte Türkiye’nin en büyük şehirlerinden birisi olan ancak bugün çarpık ve büyük bir köy görüntüsüne bürünmüş bu durumdan, 40 yıldır bu şehri yöneten tepeden tırnağa tüm siyasiler ve idareciler sorumludur. Düşünebiliyor musunuz? Adana şehri ilk battı çıktı ile 2014 yılında Sular Mevkiinde açılan Şehit Mustafa Sarı Alt Geçidi ile tanıştı.</p>



<p><strong>Şaka gibi değil mi koskoca Adana şehri ilk taşıt yolu olan alt geçidi ile 2014 yılında tanıştı. Bu ayıp, 40 yıldır bu şehrin yönetiminde bulunan yerel, merkezi fark etmez tüm siyasetçileri ve idarecileri için yeter de artar bile!</strong></p>



<p>Son 20 yılda iktidarda olan merkezi hükümet yapmış olduğu icraatlar ile tüm Türkiye’de ciddi yatırımlar ve hizmetler üretmiştir. Ancak ne hazindir ki bu durum Adana için geçerli olmamıştır veya olamamıştır. Bu durum biliyoruz ki Türkiye genelinde tam aksinedir.</p>



<p>Farklı şehirlerin farklı siyasi partilerine mensup milletvekilleri bir araya gelip, temsil ettikleri şehirlerin kalkınması için ciddi kulisler yapmak suretiyle önemli yatırımları memleketlerine taşımışlardır.</p>



<p>Oysa Adana milenyum çağına girerken henüz Köprülü Kavşağı olmayan adeta bir trafik keşmekeşinin yaşandığı bir kent haline gelmiştir. <strong>Dümdüz ova da bir kepçe ve dozer ile her gün yüzlerce metre yol inşaatı yapılacak mükemmel bir arazide, maalesef yol olamadığından dolayı Trafik Çilesi çeken bir şehir haline getirilmiştir.</strong></p>



<p>Önümüzdeki günlerde okulların açılmasıyla birlikte trafiğe çıkacak hususi araç ve okul servislerini de hesaba katınca hayal dahi edemeyeceğimiz bir tablo ile yüz yüze geleceğiz.</p>



<p>Şehir içinden geçen otoban ile ilgili giriş çıkışların dahi sorun olduğu bir durum, bizlerin olumlu düşünmesine müsaade etmiyor. İyi düşünmek istiyoruz ancak bu mümkün değil. Yıllarca kafasını kuma gömerek sorumsuz bir şekilde bu şehri yönetenlerin ceremesini Adana Halkı çekmek zorunda değildir.</p>



<p>Taraflı tarafsız hemen herkesin benimle aynı fikirde olduğunu gayet iyi biliyorum. <strong>Sadece seçim dönemleri hareketlenen bu şehrin insanları bu denli aşağılanmayı hak etmiyor diye düşünüyorum.</strong> Seçimlerin ertesi günü bu kadim kent siyasilerin günlük hesap yaptıkları şehir kisvesine bürünüyor. Kısır siyasi çekişmelere kurban edilmeyi hak etmiyor.</p>



<p>Her geçen gün artan nüfus ve dolayısıyla trafiğe giren araç sayısının artışı bu konuda acil çözümler üretilmesinin ne denli mühim olduğunu göz önüne sermektedir. Artık ortada bir cenaze olduğunu kimse inkar edemez.</p>



<p>Gün gerek merkezi hükümet gerekse yerel yönetimlerin sorumluluk bilinciyle bir araya gelip tatmin edici projeler ve hizmetlerle Adana halkını mutlu etme günüdür. Aksini bir durumu Adanalılar olarak düşünmüyoruz diyebilirim.</p>



<p>Bu şehirde önümüzdeki dönemlerde Milletvekili ve Belediye Başkanlığı seçimlerinden zaferle ayrılmak isteyenler bu duruma kayıtsız kalamaz!</p>



<p><strong>Selam ve dua ile…&nbsp; &nbsp;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/adananin-trafik-cilesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilboard Başkanı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/bilboard-baskani/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/bilboard-baskani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2020 09:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15809</guid>

					<description><![CDATA[Mart ayı itibariyle başlayan Pandemi döneminde uzun süren Karantina günlerinde ülke genelinde yerel yönetimler halkımızın her türlü sorunlarına el birliğiyle çözüm üretmek için canhıraş bir gayret gösterdiler. Merkezi Hükümetin ve Erdoğan’ın yüksek öngörüleriyle daha önce altyapısını hazırladığı Genel Sağlık Hizmetlerinin yanı sıra devasa Şehir Hastaneleri Covid19 Salgını ile mücadelede ülkemize adeta nefes aldırdı diyebiliriz. Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin Pandemi sürecinde yaşamış oldukları adeta ibretlik bir durum idi. Amerika Pandemi sürecinde resmen sınıfta kaldı diyebiliriz. Trump seçimi kaybederse temel sebebi Pandemi Sürecindeki performansı buna sebep oluşturacak. Dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden olan İngiltere vatandaşlarını adeta ölüme terk etti. Deyim yerinde ise “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” ifadesini bizzat Devlet Başkanları Boris Johnson kullandı. Öyle ki Johnson virüse yakalanan ilk devlet adamı oldu. İngiltere için bundan daha vahimi ise canları pahasına çalışan Sağlık Personellerine Sağlık Bakanları kullandıkları maske ve kıyafetleri atmayıp tekrar kullanmalarını önerdi. Çünkü doktorlara dahi yeni cerrahi maske temin edemediklerini öne sürdüler. Avrupa’nın süper gücü Almanya’da durum nasıldı? Almanya salgın nedeniyle yurt dışında mahsur kalan Alman Vatandaşlarını Almanya’ya ancak şartlı getirebileceğini öne sürdü. Alman Hükümeti vatandaşlarından ücret almak suretiyle ülkelerine dönebileceğini Almanya’da devam edecek tedavilerinin de yine ücrete tabi olacağını dile getirdi. Dünya devleri bu durumda iken Diktatör Erdoğan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mart ayı itibariyle başlayan Pandemi döneminde uzun süren Karantina günlerinde ülke genelinde yerel yönetimler halkımızın her türlü sorunlarına el birliğiyle çözüm üretmek için canhıraş bir gayret gösterdiler.</p>



<p>Merkezi Hükümetin ve Erdoğan’ın yüksek öngörüleriyle daha önce altyapısını hazırladığı Genel Sağlık Hizmetlerinin yanı sıra devasa Şehir Hastaneleri Covid19 Salgını ile mücadelede ülkemize adeta nefes aldırdı diyebiliriz.</p>



<p>Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin Pandemi sürecinde yaşamış oldukları adeta ibretlik bir durum idi. Amerika Pandemi sürecinde resmen sınıfta kaldı diyebiliriz. Trump seçimi kaybederse temel sebebi Pandemi Sürecindeki performansı buna sebep oluşturacak.</p>



<p>Dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden olan İngiltere vatandaşlarını adeta ölüme terk etti. Deyim yerinde ise “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” ifadesini bizzat Devlet Başkanları Boris Johnson kullandı. Öyle ki Johnson virüse yakalanan ilk devlet adamı oldu.</p>



<p>İngiltere için bundan daha vahimi ise canları pahasına çalışan Sağlık Personellerine Sağlık Bakanları kullandıkları maske ve kıyafetleri atmayıp tekrar kullanmalarını önerdi. Çünkü doktorlara dahi yeni cerrahi maske temin edemediklerini öne sürdüler.</p>



<p>Avrupa’nın süper gücü Almanya’da durum nasıldı? Almanya salgın nedeniyle yurt dışında mahsur kalan Alman Vatandaşlarını Almanya’ya ancak şartlı getirebileceğini öne sürdü. Alman Hükümeti vatandaşlarından ücret almak suretiyle ülkelerine dönebileceğini Almanya’da devam edecek tedavilerinin de yine ücrete tabi olacağını dile getirdi.</p>



<p>Dünya devleri bu durumda iken Diktatör Erdoğan diye alçakça saldırdıkları Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı ne yaptı? Erdoğan’ın talimatı ile Acilen Koca Yusuf isimli askeri uçak ambulans uçak haline getirilip Çin’de mahsur kalan 60 vatandaşımızı Türkiye’ye taşıyarak ücretsiz Karantina ve Sağlık Hizmeti sunulmasını sağladı.</p>



<p>Genç Kardeşlerimizin bu anlattıklarımızı anlamamaları gayet normal bir durum. 2000 ve sonrası doğan gençler bu ülkenin en kötü günlerine tanık olmadılar. Keza bu gençler Ak Parti ve Erdoğan’dan başka hükümet ve devlet adamı görmediler. Lafı uzatmadan asıl konumuza geleceğim. Türkiye bugün çok şükür 20 sene öncesine nazaran hayal dahi edemeyeceği nispeten çok daha iyi bir durumda.</p>



<p>Eğer Türkiye Pandemi sürecini çok değil 20 sene önce yaşamış olsa bırakın hasta ve ölü sayısını ülke ekonomik anlamda iflas etmiş olurdu. Bunun en güzel örneğini geçmişte millet olarak Marmara Depreminde yaşamıştık.</p>



<p>Muhakkak ülkemizde ekonomik darboğaz ve işsizlik gibi sorunlar mevcut. Bunun iki önemli sebebi var. Birincisi hızla artan genç nüfusa karşılık istihdam oluşturacak girişimci sayımızın az olması. İkincisi ise dünya genelinde ki salgın süreci ve bu salgın sürecinin global dünyada ülke ekonomilerine olumsuz etkileridir.</p>



<p>Kabul edelim dünyanın büyük eknomilerinin zora girdiği çok istisnai bir dönemden geçiyoruz. Ülke olarak ayakta kalmamız geleceğe umutla bakmamızın en büyük güvencesidir.</p>



<p>Bugün Hükümetin asli görevlerinin yanı sıra yerelde beceriksiz yöneticilerin yerine getiremediği hizmetleri de üstlendiğine tanık oluyoruz. Adana halkının beğenmediği Hüseyin Sözlü döneminde yapılan icraatlar dahi mercekle aranır duruma geldi. Merhum şehit polislerimiz İkizler Köprüsü dahi başlı başına bir icraat idi.</p>



<p>Buna benzer birçok icraat başlamış ve devam etmekte idi. Ancak Zeydan Karalar göreve geldiği andan itibaren başlamış ve devam eden bu çalışmaların hepsini adeta askıya aldı.</p>



<p>Bugün mevcut sözde Adana gibi başkan, Zeydan Bey billboardlara reklamlarını astırmaktan, yapmadığı hizmetleri anlattığı TV Programlarına katılmaktan ve gereksiz yere israf olarak atılan milyonlarca sms mesajından başka bir şey yapmıyor.</p>



<p>Ne hazindir ki Sözlü döneminde başlamış ve bitmek üzere olan köprü ve benzeri çalışmaları bütçe olmadığı bahanesiyle durdurup bir çivi dahi çakmayan ama diğer taraftan 26. Köprü inşaatı sözü ile adeta Adana insanı ile dalga geçen bir başkan var.</p>



<p>Olmayan Sahra Hastanesi ve Makam odasına haciz getirten Aciz Başkan, Belediyelerin asli görevi olan yol ve asfalt çalışmalarını ekstra bir hizmet gibi kamuoyuna sunuyor. Yama yapılan yol açılışları için telefonlara yollanan SMS’ler rezaletin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor.</p>



<p>Şimdilerde ise şehrin koca koca binalarının duvarlarına “Adana’da Rekorlar Devri Başlıyor!” gibi komik ve gayrı ciddi duyurular asıyor. Yetmiyor “Adana’da asfaltsız yol kalmayacak diye ekliyor. Allah için yazıktır günahtır! Bu şehrin insanları bu hakaret gibi cümleleri hak etmiyor. Ben bir vatandaş olarak bu ifadelerden çok ama çok rahatsız oluyorum.</p>



<p>Siyasette Çap Sahibi olmak böyle bir şey olsa gerek. Sinek ile mücadeleden aciz ve merkez ilçelerde sürekli su kesintisi yaşatan bir başkandan ne beklenir ki!</p>



<p>Yıl olmuş 2020 Adana Büyükşehir Belediye Başkanı yolları asfaltladığı için rekor kıracağına inanıyor ve halkında buna inanmasını bekliyor. Yalan dolan ve Bilboard siyaseti ile ne kadar sürecek bu tiyatro bilmiyorum ama olan Adana’mızın kaybolup giden yıllarına oluyor!</p>



<p>Her zaman olduğu gibi Adana insanına, Allahtan sabır dileyeceğim ama kolay olmadığını biliyorum. Ya sabır demekten başka bir şey gelmiyor elden.</p>



<p>Adana seçmeni “İmama kızıp oruç bozmanın diyetini” katmerli bir şekilde ödüyor. </p>



<p>Selam ve dua ile…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/bilboard-baskani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana&#8217;ya Kıymayın</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/adanaya-kiymayin/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/adanaya-kiymayin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korkut Daban]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2020 08:13:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15062</guid>

					<description><![CDATA[Adana yaklaşık olarak 40 yıldır gerek yerel yönetimlerde gerekse merkezi siyasette hak ettiği temsili ve hakkı olan hizmetleri göremedi. Samimiyet ve gayretten yoksun sorumluluk almayan idarecilerin ihmalkar anlayışı sebep oldu diyebiliriz. Ve aynı sebeplerden ötürü bu mümbit topraklar hizmetten ve gelişimden geri kaldı. Anadolu’nun birçok kenti bu süre zarfında hızla gelişip ilerlerken Adana âdeta geriye gitti dersek yalan söylemiş olmayız. Tüm bu olumsuz gelişmeler şehrin sosyo-ekonomik yapısını etkilediği gibi yine şehrimizin değerleri olarak gördüğümüz, alanlarında Türkiye’ye mal olmuş birçok değerli bilim insanı, siyasetçi ve bürokratın bu topraklardan göç etmesine sebep oldu. Şimdi isimleri saymakla bitiremeyiz. Birçoğunuzun bildiği bazı isimleri örnek vermek isterim. Adana’da doğup büyümüş ve NASA’da çalışıp NASA’nın en değerli 10 bilim insanından birisi olmuş merhum İrfan MAVRUK gibi bir bilim insanı yetiştiren bir coğrafyadan bahsediyoruz. Yıllarca Adana’daki siyasi tercihler ve bürokratik atamalar Adana insanına rağmen yapıldı. Adana halkının iradesi yok sayıldı. Sadece koltuk ve menfaat derdinde olan ve Adana için herhangi bir kaygısı olmayan isimler bu makamlarda gemilerini yürüttüler. Buna güncel bir ilave de bulunmak adına Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde büyük bir başarı hikayesi yazan Prof. Dr. Hüseyin AKILLI güzel bir örnek olacaktır. Bu şehrin yetiştirmiş olduğu değerlerden birisidir. Mütevazı kişiliği ve kıt imkanlar ile ürettikleri elektrikli &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adana yaklaşık olarak 40 yıldır gerek yerel yönetimlerde gerekse merkezi siyasette hak ettiği temsili ve hakkı olan hizmetleri göremedi. Samimiyet ve gayretten yoksun sorumluluk almayan idarecilerin ihmalkar anlayışı sebep oldu diyebiliriz. Ve aynı sebeplerden ötürü bu mümbit topraklar hizmetten ve gelişimden geri kaldı.</p>



<p>Anadolu’nun birçok kenti bu süre zarfında hızla gelişip ilerlerken Adana âdeta geriye gitti dersek yalan söylemiş olmayız. Tüm bu olumsuz gelişmeler şehrin sosyo-ekonomik yapısını etkilediği gibi yine şehrimizin değerleri olarak gördüğümüz, alanlarında Türkiye’ye mal olmuş birçok değerli bilim insanı, siyasetçi ve bürokratın bu topraklardan göç etmesine sebep oldu.</p>



<p>Şimdi isimleri saymakla bitiremeyiz. Birçoğunuzun bildiği bazı isimleri örnek vermek isterim. Adana’da doğup büyümüş ve NASA’da çalışıp NASA’nın en değerli 10 bilim insanından birisi olmuş merhum <strong>İrfan MAVRUK</strong> gibi bir bilim insanı yetiştiren bir coğrafyadan bahsediyoruz.</p>



<p>Yıllarca Adana’daki siyasi tercihler ve bürokratik atamalar Adana insanına rağmen yapıldı. Adana halkının iradesi yok sayıldı. Sadece koltuk ve menfaat derdinde olan ve Adana için herhangi bir kaygısı olmayan isimler bu makamlarda gemilerini yürüttüler.</p>



<p>Buna güncel bir ilave de bulunmak adına Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde büyük bir başarı hikayesi yazan <strong>Prof. Dr. Hüseyin AKILLI</strong> güzel bir örnek olacaktır. Bu şehrin yetiştirmiş olduğu değerlerden birisidir. Mütevazı kişiliği ve kıt imkanlar ile ürettikleri elektrikli otomobil ile Adana için bir marka yarattılar. Arabaya <strong>Bir Buçuk Adana</strong> ismi vererek ne denli Adana Sevdalısı olduğunu da ortaya koymuşlardır.</p>



<p>Bizlerin sahip çıkmadığı veya çıkmadığı bu değerlere karşı Adanalı birisi olarak vebal taşıdığımıza inanıyorum. Adana insanı bu yüzden hep mazlum ve mağdur oldu. Sahipsizlik Adana&#8217;nın kaderi oldu. Yıllardır var olan bu gerçeği herkes görmezden duymazdan geldi. <strong>Deyim yerinde ise 3 maymunu oynadılar.</strong></p>



<p>Adana sürekli olarak Vasıflı Göç verirken Vasıfsız Göç alan şehir oldu. Adana her dönem iktidar partisinden başkan olan Aytaç Durak&#8217;ın, <strong>Demirel Tarzı ucuz siyâset anlayışı</strong> maalesef bu şehrin kılcal damarlarına kadar sirayet etti. Kısa yoldan köşe dönme ve boş beleş söylemler siyaset kabul edildi.</p>



<p>Bu anlayış Adana için adeta <strong>Kanser Hücresi </strong>görevi gördü. İnsanlar sırf makam ve koltuk sahibi olmak için oportinist ve menfaatperest olmaktan çekinmediler. Dahası Adana Menfaatperest insanlar için fırsat şehri oldu. Bu noktada liyakat sahibi bilim insanı, siyaset adamı ve bürokratları her daim takdir ettiğimi siz değerli kamuoyu gayet iyi bilir.</p>



<p>Bu kelime <strong>“Menfaatperest”</strong> size tanıdık geldi mi? Geçtiğimiz günlerde sayın Cumhurbaşkanımız bir konuşmasında bu konuya atıfta bulundu. Bu ülkede makam sahipleri hiçbir inisiyatif almadan sadece koltuğunu koruma derdinde olursa o vakit kaybetmesi kaçınılmaz olacaktır.</p>



<p>Geçtiğimiz günlerde <strong>İstanbul Sözleşmesi</strong> ve onun ürünü olan <strong>6284 Zulmü</strong> başlıklı köşe yazımı okuyanlar hatırlayacaktır. Bu ülkedeki her sorunu Cumhurbaşkanımızın çözmesini beklemek en hafif söylemle vicdansızlıktır.</p>



<p>Bu ülkenin bütün yükünü Erdoğan&#8217;a yükleyip her fırsatta<strong> Reisçi</strong> olduğunu iddia edenlere sesleniyorum. Erdoğan&#8217;ın <strong>One Minute</strong> ifadesi ne içindi. Veya Birleşmiş Milletlerde tüm Dünya Ülkelerine karşı <strong>Dünya 5’ten büyüktür</strong> sözü! Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır şiarı ile yürüyen bir lidere lâyık olmak zorundayız.</p>



<p>O vakit Adana ve Adanalı için dertli birileri çıkıp bize geçen hafta yapılan Bürokratik Atama haksızlığı ile ilgili olarak bir açıklama yapmak zorundadır. Bu Adana insanının vicdanını yaralayan elim bir olaydır. Bazı yanlışların telafisi ağır olabilir.</p>



<p>Hayatımın hiçbir döneminde kişiler ve olaylar üzerinden siyaset ve fikir yürütmedim yürütmeyeceğim. Beni yakından tanıyanlar bilir. Liyakat ve hak sahibi düşmanım olsa saygı duyar ve takdir ederim.</p>



<p>Tek gayemiz Rızai İlahi yolunda bu millete gerek sözümüzle gerekse kalemimizle hizmet etmektir. Bu nedenle kimse kamuoyunu hiçe sayarak siyâset yapamaz. Ak Parti kuruluş felsefesinde olduğu üzere <strong>Adalet ve Kalkınma önceliklidir.</strong></p>



<p>Adananın Adil Kadrolar ile Kalkınması için herkes ama herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek durumundadır. Reis Pınarhisar Cezaevine gönderilirken bizler ona reva görülen haksızlık karşısında Karınca misali safımızı belirlemiştik. Şimdi yine aynı şeyi yapmaktan yana zerre şüphe duymayacağız.</p>



<p>Makamlar ve ünvanlar gelip geçicidir. Bizler koltuk ve makamları halka hizmet yolunda bir araç olarak görmekteyiz. Aksi takdirde hiçbir değer taşımadığına inanırız. Bu noktada Adana’da siyasi anlamda <strong>Mehmet Ay Başkanımız</strong> ile başlayan pozitif değişim rüzgarı umudumuzu arttırmaktadır. Bu umudun devamı için sayın başkanımızdan güzel haberler bekliyoruz.</p>



<p>Velhasılı kelam merhum babam Abdurrahman DABAN&#8217;ın bir sözü ile yazıma son vereceğim.</p>



<p><strong>&#8220;Oğlum her şeyi kaybet ancak itibarını kaybetme&#8221;</strong> derdi! </p>



<p>Selâm ve dua ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/adanaya-kiymayin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pes, vallahi pes…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/pes-vallahi-pes/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/pes-vallahi-pes/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2020 08:57:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13885</guid>

					<description><![CDATA[Dünya ile birlikte biz de koronaviris salgını ile boğuşuyoruz. Bütün hayatımız değişti bir anda; düzenimiz de, dengemiz de iyice bozuldu… Siyasi mücadele ise zıvanadan çıktı! Hiçbir şey yapmadan, elini taşın altına koymadan “nasıl kazanırım” hesapları içinde olan fırsatçı siyaset, her türlü imkânı değerlendiriyor. Elinden geleni ardına koymuyor, koronadan rant devşirmeye çalışıyor. Sınır, denge, ölçü falan da kalmadı artık. Adam çıkıyor, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi madem milletin evi, hastaneye çevrilsin” diyor. “Adam” dediysem, sokaktaki herhangi biri değil. Vaktiyle CHP’nin en yüksek karar organı olan Parti Meclisi’nde görev almış bir isim. Evet, şımarık ergen misali bunu söyleyebiliyor. Daha garip olanı da belli bir güruh elleri patlayana kadar alkışlıyor&#8230; Durup dururken “dengemiz bozuldu” demedim. İşte size denge bozukluğuna en çarpıcı örnek! Zaten siyasette ciddi sıkıntılar vardı, korona salgını ile birlikte, siyasi mücadelenin de çivisi çıktı. ***Kemal Kılıçdaroğlu’nu dinledim televizyonda… Korona mücadelesini yerden yere vurdu. İktidarı alabildiğine eleştirdi. Yıpratmak, sıkıntıya sokmak için elinden geleni ardına koymadı. Eyvallah, muhalefettir yapar. Anlayışla karşılanabilir. Övecek değil elbette. Bu kadarla kalmadı. Hızını alamadı. Çok, önemli ve büyük laflar etti. İktidarın sağlık politikasının çöktüğü izlenimini verecek bir tutum takınırken, CHP’li belediyeleri de göklere çıkardı. Ballandıra ballandıra Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Zeydan’ın 1.000 yataklı “Sahra Hastanesinden” bahsetti. Tam “Yaptıysa helal olsun” diyecektim ki, Kılıçdaroğlu’nun “hastane” dediği yerin görüntüleri çıktı ortaya. İnanamadım!.. Bir fuar alanı, bize “Sahra Hastanesi” diye yutturulmaya çalışılmış. Bölmelerden birine &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row shaperin1alt1">
<div class="newsdetailwrap">
<div class="imagewrapper">
<div class="texts">
<p>Dünya ile birlikte biz de koronaviris salgını ile boğuşuyoruz. Bütün hayatımız değişti bir anda; düzenimiz de, dengemiz de iyice bozuldu…</p>
<p>Siyasi mücadele ise zıvanadan çıktı!</p>
<p>Hiçbir şey yapmadan, elini taşın altına koymadan <b>“nasıl kazanırım”</b> hesapları içinde olan fırsatçı siyaset, her türlü imkânı değerlendiriyor. Elinden geleni ardına koymuyor, koronadan rant devşirmeye çalışıyor.</p>
<p>Sınır, denge, ölçü falan da kalmadı artık. Adam çıkıyor, <b>“Cumhurbaşkanlığı Külliyesi madem milletin evi, hastaneye çevrilsin”</b> diyor. <b>“Adam”</b> dediysem, sokaktaki herhangi biri değil. Vaktiyle <b>CHP</b>’nin en yüksek karar organı olan <b>Parti Meclisi</b>’nde görev almış bir isim.</p>
<p>Evet, şımarık ergen misali bunu söyleyebiliyor. Daha garip olanı da belli bir güruh elleri patlayana kadar alkışlıyor&#8230;</p>
<p>Durup dururken <b>“dengemiz bozuldu”</b> demedim. İşte size denge bozukluğuna en çarpıcı örnek! Zaten siyasette ciddi sıkıntılar vardı, korona salgını ile birlikte, siyasi mücadelenin de çivisi çıktı.</p>
<p><center><center><b>***</b></center></center><b>Kemal Kılıçdaroğlu</b>’nu dinledim televizyonda…</p>
<p>Korona mücadelesini yerden yere vurdu. İktidarı alabildiğine eleştirdi. Yıpratmak, sıkıntıya sokmak için elinden geleni ardına koymadı.</p>
<p>Eyvallah, muhalefettir yapar. Anlayışla karşılanabilir. Övecek değil elbette.</p>
<p>Bu kadarla kalmadı. Hızını alamadı. Çok, önemli ve büyük laflar etti. İktidarın sağlık politikasının çöktüğü izlenimini verecek bir tutum takınırken, <b>CHP</b>’li belediyeleri de göklere çıkardı. Ballandıra ballandıra <b>Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Zeydan</b>’ın 1.000 yataklı <b>“Sahra Hastanesinden”</b> bahsetti.</p>
<p>Tam <b>“Yaptıysa helal olsun”</b> diyecektim ki, <b>Kılıçdaroğlu</b>’nun <b>“hastane”</b> dediği yerin görüntüleri çıktı ortaya.</p>
<p>İnanamadım!..</p>
<p>Bir fuar alanı, bize <b>“Sahra Hastanesi”</b> diye yutturulmaya çalışılmış. Bölmelerden birine iki yatak, eski püskü birkaç sağlık cihazı konulmuş. Önünde maskeli iki adam da poz vermiş. Olmuş <b>Sahra Hastanesi</b>!</p>
<p><b>Kılıçdaroğlu</b>’nun övdüğü yer burası! İçinde helası bile olmayan bir hastane! Oraya sağlam giren hasta çıkar! Üstelik, mekanın bir fuar alanı olduğunu ortaya koyan tavandaki <b>“TUYAP”</b> bayrakları da kaldırılmamış, unutulmuş!</p>
<p>Ne denir şimdi buna? Skandal, rezalet, kepazelik…</p>
<p><center><center><b>***</b></center></center><b>Kemal Bey</b>, bu övdüğü yeri görmemiş, belli. Partili birileri fuar alanını <b>“hastane”</b> diye yutturmuş. <b>O </b>da televizyona çıkıp, övgüler düzmüş.</p>
<p>Biz yine konuya iyi niyetli bakalım, <b>“Yanlış bilgilendirme”</b> ya da <b>“Bir yol kazası”</b> diyelim!</p>
<p>Ama öyle değil işte…</p>
<p>Halen savunan <b>CHP</b>’liler var bu rezaleti. Yetmiyor, savunmakla kalmıyor, eleştirenlere de hakaretler savuruyorlar. <b>“Cahiller”</b> diye saldırıyorlar:</p>
<p><b>-Nasıl olacaktı? İşte böyle olur sahra hastanesi. Yandaşlar, Saray yalakaları, İktidar soytarıları…</b></p>
<p>İşte bu çok sakat ve aynı zamanda hastalıklı bir durum!</p>
<p><b>“Pardon”</b> deyip, özür dilemek yok. Onu geçelim. Ama bunlarda utanma da yok. Gerçekten pes denilecek bir noktadayız.</p>
<p>Tedavi gerektirir bu hal bu. O fuar alanı gerçekten hastane haline getirilse… İçine de orayı çok beğenen bu tipler doldurulsa… Bir rehabilitasyon süreci başlatılsa…</p>
<p>Asıl o zaman güzel bir hizmet olacak…</p>
<p>Ciddi anlamda ihtiyaç var çünkü!</p>
<p>Emin Pazarcı/Akşam</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/pes-vallahi-pes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana&#8217;yı Bıraktı İstanbul&#8217;a Müdahil Oluyor</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/adanayi-birakti-istanbula-mudahil-oluyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/adanayi-birakti-istanbula-mudahil-oluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2019 07:10:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[Korkut Daban]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10255</guid>

					<description><![CDATA[Sözde demokrat, sözde herkese eşit mesafeli ve sözde Adana gibi başkan dediğiniz şahsın gerçek yüzünü görün lütfen! Her şey seçim döneminde oy almak içindi. Adana&#8217;ya hizmet etmeyi bırakmış İstanbul seçimlerine müdahil oluyor. Adana Büyükşehir Belediyesi resmi facebook sayfasından siyasi propaganda yapıyor!!! Biz ne olduğunu gayet iyi biliyorduk. Ama olan Adana&#8217;mızın 5 yılına oldu&#8230; Korkut Daban]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sözde demokrat, sözde herkese eşit mesafeli ve sözde Adana gibi başkan dediğiniz şahsın gerçek yüzünü görün lütfen! Her şey seçim döneminde oy almak içindi. Adana&#8217;ya hizmet etmeyi bırakmış İstanbul seçimlerine müdahil oluyor. Adana Büyükşehir Belediyesi resmi facebook sayfasından siyasi propaganda yapıyor!!! Biz ne olduğunu gayet iyi biliyorduk. Ama olan Adana&#8217;mızın 5 yılına oldu&#8230;<br />
Korkut Daban</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/adanayi-birakti-istanbula-mudahil-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutabakatın İmzalandığı Tarihe Dikkat</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/mutabakatin-imzalandigi-tarihe-dikkat/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/mutabakatin-imzalandigi-tarihe-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 13:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8400</guid>

					<description><![CDATA[O Ayrıntıyı Cüneyt Toraman Yakaladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 23 Ocak 2019 tarihinde Moskova’da 1 saat 25 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından basın açıklamasında bir gazetecinin “ABD ile Türkiye arasında yürütülen güvenli bölge görüşmelerini” sorması üzerine Putin, 1998 yılında Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Adana Mutabakatı’nı hatırlatarak, “Türkiye’nin Şam rejimini bu mutabakata uymaya zorlaması gerektiğini” bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moskova dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada, 1998 mutabakatının önemli olduğunu belirterek, &#8220;Nitekim Sayın Putin de özellikle gündeme getirdi. Türkiye bunu işlemeli. Bunun Türkiye&#8217;nin bölgedeki ağırlığını hissettirebileceği önemli bir anlaşma olduğu kanaatindeyim” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Adana Mutabakatı&#8217;nın, Suriye&#8217;nin taahhütleri yerine getirmemesi durumunda Türkiye&#8217;ye askeri müdahale hakkı olduğuna ilişkin sözleri üzerine de mutabakat tartışılmaya başladı. Antlaşmaya Götüren Süreç Adana Mutabakatı, 20 Ekim 1998 tarihinde Suriye ile Türkiye devletinin yetkilileri arasında, PKK terör örgütüne yönelik imzalanan bir protokoldür. Bu protokol geliştirilerek 21.12.2010 tarihinde iki devlet antlaşma imzalamıştır. Bu antlaşma, 31.01.2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararına istinaden TBMM’ye sunulmuş, Genel Kurul’da onaylanmış, üçer yıllık periyodlarla otomatikman yenilenmesi kararlaştırılmıştır. Adana Mutabakatı olarak bilinen bu antlaşmanın, Suriye’deki PKK/PYD terör örgütlerine yönelik mücadelede Türkiye açısından ne anlam ifade ettiğini değerlendirmezden önce, bu antlaşmaya esas teşkil eden süreci hatırlamak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>O Ayrıntıyı Cüneyt Toraman Yakaladı</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 23 Ocak 2019 tarihinde Moskova’da 1 saat 25 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından basın açıklamasında bir gazetecinin “ABD ile Türkiye arasında yürütülen güvenli bölge görüşmelerini” sorması üzerine Putin, 1998 yılında Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Adana Mutabakatı’nı hatırlatarak, “Türkiye’nin Şam rejimini bu mutabakata uymaya zorlaması gerektiğini” bildirdi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moskova dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada, 1998 mutabakatının önemli olduğunu belirterek, &#8220;Nitekim Sayın Putin de özellikle gündeme getirdi. Türkiye bunu işlemeli. Bunun Türkiye&#8217;nin bölgedeki ağırlığını hissettirebileceği önemli bir anlaşma olduğu kanaatindeyim” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Adana Mutabakatı&#8217;nın, Suriye&#8217;nin taahhütleri yerine getirmemesi durumunda Türkiye&#8217;ye askeri müdahale hakkı olduğuna ilişkin sözleri üzerine de mutabakat tartışılmaya başladı.</p>
<p><strong>Antlaşmaya Götüren Süreç</strong></p>
<p><strong>Adana Mutabakatı</strong>, 20 Ekim 1998 tarihinde Suriye ile Türkiye devletinin yetkilileri arasında, PKK terör örgütüne yönelik imzalanan bir protokoldür. Bu protokol geliştirilerek 21.12.2010 tarihinde iki devlet antlaşma imzalamıştır. Bu antlaşma, 31.01.2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararına istinaden TBMM’ye sunulmuş, Genel Kurul’da onaylanmış, üçer yıllık periyodlarla otomatikman yenilenmesi kararlaştırılmıştır. Adana Mutabakatı olarak bilinen bu antlaşmanın, Suriye’deki PKK/PYD terör örgütlerine yönelik mücadelede Türkiye açısından ne anlam ifade ettiğini değerlendirmezden önce, bu antlaşmaya esas teşkil eden süreci hatırlamak gerekiyor.</p>
<p>Adana Protokolü, 28 Şubat darbesinin en etkili olduğu bir dönemde (Refah-Yol hükümetinin düşürülmesinden sonra) imzalanmıştır. İktidarda, (düşürülen Refah-Yol hükümetinin yerine, CHP’nin dışarıdan desteğiyle, ANAP-DSP-DTP tarafından kurulan), Mesut Yılmaz azınlık hükümeti vardır. 30 Haziran 1997&#8217;de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından onaylanan hükümet, 8 Temmuz 1997&#8217;de TBMM&#8217;den (278 kabul, 265 ret ve 1 çekimser oyla) güvenoyu alır.</p>
<p>Hükümetin kurulmasından iki ay sonra ortada kayda değer bir gelişme, terör eylemi olmamasına rağmen, devletin PKK’ya yönelik politikaları sertleşmeye başlar. Hükümet, 19 yıldır Suriye’de bulunan örgütün başı Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılmasını talep eder. Türkiye’nin kararlılığını gören Abdullah Öcalan, 13 Eylül 1998 tarihinde (PKK’nın yayın organı Med TV’de) tek taraflı ateşkes ilan eder. 15 Eylül’de, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş, Suriye’yi, Öcalan konusunda tehdit eder. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 1 Ekim 1998‘de, TBMM’nin açılışında yaptığı “Suriye’ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu, sabrımızın taşmak üzere olduğunu bir kere daha tüm dünyaya ilan ediyorum” açıklamasında bulunur.</p>
<p>PKK lideri, 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkmak zorunda kalır. Öcalan’ın Suriye’yi terk etmesini yeterli görmeyen Türkiye, Suriye’den, PKK ve bileşenlerine destek vermeyeceği konusunda garanti ister. 20 Ekim 1998’de, her iki devletin yetkilileri, Adana’da bir araya gelerek Adana Mutabakatı’nı imzalar.</p>
<p>Öcalan, Suriye’den sahte pasaportla Yunanistan’a giderek bu ülkeden iltica talebinde bulundu. Yunanistan makamları iltica talebini kabul etmeyince, kendisine tahsis edilen jetle Rusya’ya geçerek 4 Kasım’da Rusya’dan iltica talebinde bulundu. Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı Duma, iltica başvurusunu kabul etmesine rağmen süreç uzayınca, 12 Kasım’da İtalya’ya geçerek İtalya’dan iltica hakkı istedi. Roma Havalimanı’nda sahte pasaport kullandığı iddiasıyla tutuklanan Öcalan kısa süre sonra serbest bırakılarak Roma’da bir villaya yerleştirildi. Türkiye, İtalya’dan, Öcalan’ı teslim etmesini istedi. İtalya kabul etmeyince Türkiye’de İtalyan ürünlerine boykot kampanyaları başladı. Türkiye ile ilişkilerinin bozulmasını istemeyen İtalya, Öcalan’ı ülkesinden çıkarmak zorunda kaldı.</p>
<p>Öcalan, 16 Ocak 1999 tarihinde gizlice yeniden Rusya’ya gitti. 10 günden fazla kalmasına izin verilmeyince bu defa 29 Ocak’ta Rusya’dan tekrar Yunanistan’a geçti. 2 Şubat’ta Kenya’ya giderek Yunan Büyükelçiliği’ne sığındı. Elçiliği terk etmesi için baskıların devam etmesi üzerine 15 Şubat’ta Hollanda’ya götürüleceği vaadiyle Türkiye istihbaratına teslim edildi. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yakalandığı haberini, 16 Şubat sabahı, 11 Ocak 1999 tarihinde kurulan DSP azınlık hükümetinin başbakanı Bülent Ecevit açıkladı.</p>
<p>Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmesini Türkiye’nin terörle mücadeledeki başarısına bağlamak yanlış olur. Bu konuda birçok rivayet olsa da en önemli sebebin, <em>28 Şubat darbesine destek veren siyasi partilerin tahkim edilmesine yönelik olduğu</em>anlaşılıyor. Bu operasyonun, PKK’nın eylemlerinin en yoğun olduğu 1996 ve 1997 yıllarında değil de eylemlerin azaldığı 1998 yılında gerçekleşmesi bu tezi teyit ediyor. Öcalan’ın seçimden kısa bir süre önce teslim edilmesi, tesadüf olarak nitelenemez.</p>
<p>ABD, Suriye ve Irak üzerindeki planları nedeniyle PKK liderini gözden çıkarmış olabilir. TBMM, 30.07.1998 tarihinde, genel ve yerel seçimlerin 18 Nisan 1999 tarihinde birlikte yapılması kararı almıştı. Seçim tarihi belli olduktan sonra ANASOL-D hükümeti 11 Ocak 1999 tarihinde gensoruyla düşürüldü.<a name="_ftnref1"></a>[1]Bu hükümetin yerine DSP azınlık hükümeti kuruldu. Seçimlerden yaklaşık 2 ay önce PKK lideri yakalanarak Başbakan Bülent Ecevit’e teslim edildi. Çok sayıda askerimizi ve vatandaşımızı şehit eden terör örgütünün liderinin yakalanması, ülke genelinde büyük bir sevinç yarattı.</p>
<p>Bu olay, iki ay sonra yapılacak seçimler üzerinde de etkili oldu. 1995 seçimlerinde %14,6 oy alan DSP, 18 Nisan 1999 seçimlerinde oylarını %22,19’a yükseltti. Ancak bu takviye (doping), Ecevit’in “tek başına” iktidara gelmesine yeterli olmadı. Ecevit’in başbakanlığında, DSP (136 mv.), MHP (129 mv.) ve ANAP (86 mv.) ile birlikte koalisyon hükümeti kuruldu.</p>
<p>Seçimleri takiben, milletvekili yemin merasiminde, RP milletvekili seçilen Merve Kavakçı’ya yemin ettirilmedi, dört ay sonra 17 Ağustos depremi oldu. Depreme yardıma koşan sivil kuruluşlar bile hükümetin fişlemelerine maruz kaldı. 28 Şubat darbesinin yasakları, en geniş şekilde bu dönemde uygulamaya konuldu.</p>
<p>19 Şubat 2001 tarihli MGK toplantısında, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Başbakan Bülent Ecevit’e anayasa kitapçığı fırlatmasıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşandı. Faizler %700’e fırladı, döviz kurları bir günde iki katına çıktı. Alınan önlemler ekonomik krizi önlemeye yeterli olmayınca MHP lideri Devlet Bahçeli, “erken seçim” istedi. 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde, AK Parti tek başına iktidara gelirken, DSP %1,2 ANAP %5,1, MHP %8,3 DYP %9,5 oy alarak %10 barajının altında kaldılar.</p>
<p><strong>Cüneyt Toraman</strong><a name="_ftn1"></a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/mutabakatin-imzalandigi-tarihe-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhur İttifakı</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/cumhur-ittifaki/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/cumhur-ittifaki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jan 2019 20:25:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[DevletBahçeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7888</guid>

					<description><![CDATA[Yerel Seçimlere çok az bir zaman kala Adana’da siyasi tablo biraz daha belirginleşmeye başladı. Adana’da 31 Mart Yerel Seçimlerine Ak Parti ve Mhp temeli, 24 Haziran seçimlerinde atılmış olan Cumhur İttifakı adayları ile girmeyi planlıyor. Büyükşehir de Mhp adayı Cumhur İttifakını temsil ederken ilçelerde ise yine ortak aday çıkarmak suretiyle hareket edileceği tahmin ediliyor. Cumhur İttifakı ile ilgili olası ortaya çıkacak çatlak sesleri tahmin edebiliyoruz. Siyasetin doğası gereği rakip olan isimler söylemlerinde zaman zaman ters düşebilirler. Ancak bu durum her dönem her siyasi harekette görülmektedir. Öyle abartılacak bir mesele değildir. Oysa bugün asıl tartışılması gereken Millet İttifakı diyebiliriz. Keza İdeolojik olarak birbiri ile hiçbir şekilde örtüşmeyen üç partinin ittifak kurması parti tabanlarında ciddi sorgulamalara ve tartışmalara sebep olacağı olası bir gerçektir. Kısacası Millet İttifakı aday belirleme sürecinde dahi bu sorunları çok net bir biçimde yaşamaktadır. Oysa Cumhur İttifakı yapısal olarak aynı dünya görüşünü taşıyan ve benzer iki siyasi hareketin mensuplarının bir araya geldiği bir kardeşlik hukukunun yansımasıdır diyebiliriz. Sadece iyi günde değil kötü günde de bir ve beraber olan iki siyasi hareketin ortak adımıdır. Tarihsel bir geçmişe sahip olan Cumhur İttifakı ile ilgili sizlerle aşağıda bir örnek olayı paylaşmak isterim. 1991 Genel Seçimleri Aslında bu ittifak çok yeni bir ittifak &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yerel Seçimlere çok az bir zaman kala Adana’da siyasi tablo biraz daha belirginleşmeye başladı. Adana’da 31 Mart Yerel Seçimlerine Ak Parti ve Mhp temeli, 24 Haziran seçimlerinde atılmış olan Cumhur İttifakı adayları ile girmeyi planlıyor. Büyükşehir de Mhp adayı Cumhur İttifakını temsil ederken ilçelerde ise yine ortak aday çıkarmak suretiyle hareket edileceği tahmin ediliyor.</p>
<p>Cumhur<br />
İttifakı ile ilgili olası ortaya çıkacak çatlak sesleri tahmin edebiliyoruz.<br />
Siyasetin doğası gereği rakip olan isimler söylemlerinde zaman zaman ters<br />
düşebilirler. Ancak bu durum her dönem her siyasi harekette görülmektedir. Öyle<br />
abartılacak bir mesele değildir.</p>
<p>Oysa bugün<br />
asıl tartışılması gereken Millet İttifakı diyebiliriz. Keza İdeolojik olarak<br />
birbiri ile hiçbir şekilde örtüşmeyen üç partinin ittifak kurması parti<br />
tabanlarında ciddi sorgulamalara ve tartışmalara sebep olacağı olası bir<br />
gerçektir. Kısacası Millet İttifakı aday belirleme sürecinde dahi bu sorunları<br />
çok net bir biçimde yaşamaktadır.</p>
<p>Oysa Cumhur<br />
İttifakı yapısal olarak aynı dünya görüşünü taşıyan ve benzer iki siyasi<br />
hareketin mensuplarının bir araya geldiği bir kardeşlik hukukunun yansımasıdır<br />
diyebiliriz. Sadece iyi günde değil kötü günde de bir ve beraber olan iki<br />
siyasi hareketin ortak adımıdır. Tarihsel bir geçmişe sahip olan Cumhur İttifakı<br />
ile ilgili sizlerle aşağıda bir örnek olayı paylaşmak isterim.</p>
<p><strong>1991 Genel Seçimleri</strong></p>
<p>Aslında bu ittifak çok yeni bir ittifak değil. Keza temelleri çok eski tarihlere dayanan bir gönül birlikteliği diyebiliriz. Başlangıç olarak 23-24 Eylül 1991 tarihlerinde o dönem Milliyetçi Çalışma Partisinin Genel Sekreteri sayın Dr. Devlet Bahçeli ile Refah Partisi genel sekreteri Oğuzhan Asiltürk arasında başlayan görüşmeler 24 Eylül de partilerin milletvekili dağılımı ve sayısı konusunda mutabakata varması ile olumlu neticelenmiştir. Bu iki partiye dönemin (IDP) Islahatçı Demokrat Partisi de katılmıştır.</p>
<p>20 Ekim 1991<br />
Genel Seçimlerine (MÇP) Milliyetçi Çalışma Partisi ile (RP) Refah Partisi (IDP)<br />
Islahatçı Demokrat Partisi’ni de yanlarına almak suretiyle seçimlere ittifak<br />
halinde girdiler. Sonuç olarak % 16.88 oy ve 62 milletvekili çıkardılar. 19 Milletvekili MÇP’ye, 3’ü<br />
IDP’ye, 40’ı da RP’ye dahil olur. Bu arada Erbakan ve Türkeş arasında ittifak<br />
kararı alındığında görüşmede partilerin genel sekreterleri Oğuzhan Asiltürk ve<br />
Devlet Bahçeli ’de hazır bulunuyordu.</p>
<p><strong>Sonuç Olarak</strong></p>
<p>Öncelikli olarak<br />
Bahçeli’nin bizzat yönlendirdiği ittifak konusunda ve onun geçmişe dönük<br />
muhteviyatında ön ciddi bir siyasi birikime sahip. Bunun yanı sıra 1991’de<br />
kurulan ittifak Türk siyasi yaşamına ciddi katkılarda bulunmuştur. En önemlisi<br />
ise bu seçimin ardından RP’nin oy oranları giderek artarken, MÇP’den MHP’ye<br />
dönüşen ülkücü hareket ise özellikle mahalli yönetimlerde ivme yakalamıştı.</p>
<p>Biz vatandaş veya<br />
siyaset insanları olarak belki sadece seçimde alınacak oyu konuşuyoruz ancak<br />
sonrasında neler olabileceğinin en az onun kadar önemli olduğunu unutuyoruz. 20<br />
Ekim 1991 genel seçim ittifakının başka bir önemi daha bulunmaktadır. O seçim<br />
döneminde yani 20 Ekim 1991’de Refah Partisi İstanbul İl Başkanı  olan<br />
Recep Tayyip Erdoğan milletvekili adayı olup, seçildiği halde tercih li oy<br />
sistemi nedeniyle TBMM’ye vekil olarak girememiş ve böylelikle İstanbul Büyükşehir<br />
Belediye Başkanlığına ilerleyen süreç başlamıştı.</p>
<p>Buradan çıkarmamız gereken sonuç<br />
şudur. Bu ittifak 15 Temmuz ile başlayan ve son olarak 24 Haziran 2018’de<br />
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ile zirve yapan Devletin Bekası adına tartışmasız<br />
bir birlikteliktir. Bu yüzden isimlerin ve bireysel hesapların hiçbir şekilde<br />
gündeme gelmeden el birliği ile Cumhurun birlik ve beraberliği için önemli bir<br />
fırsat olacaktır.</p>
<p>Selam ve dua ile…</p>
<p>Korkut Daban</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/cumhur-ittifaki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana Yok Sayılmasın</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/adana-yok-sayilmasin/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/adana-yok-sayilmasin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Dec 2018 19:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Parti]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Seçimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6617</guid>

					<description><![CDATA[Adana artık sabrın sonuna geldi diyebiliriz. Herkes soluğunu tutmuş Ankara’dan Ak Parti Genel Merkezi’nden gelecek haberi bekliyor. Chp’nin Zeydan Karalar ismini açıklaması ile Adana’da seçimin resmi yavaş yavaş şekillenmeye başladı diyebiliriz. Bu arada İyi Parti yönetimi Adana için Büyükşehir Belediye Başkan adayı açıklamayacağını ilan etti. Yapılan açıklama Adana’da İyi Parti ve Chp’nin İttifakı anlamına geliyor. Zaten bu beklenen bir durumdu. Ancak Ak Parti Yönetimi Büyükşehir ile ilgili olarak henüz bir açıklama yapmış değil. Ak Parti tabanı bu nedenle çok rahatsız. Keza adayın açıklanmadığı her gün zihinlerde ki soru işaretlerini ve dolayısı ile kaygılarının artmasına neden oluyor. Adana için ortada olan bir gerçek var. Adana insanı Ak Parti’den tabanda karşılığı olan makul bir aday istiyor. İthal olmadığı sürece ve Adana’nın dertleri ile hemhal olması yeterli olacaktır. Adana bir Mehmet ÖZHASEKİ veya Binali YILDIRIM kadar marka bir isim olmasa da şehri çekip çevirecek ve projeleri ile Adana’ya vizyon kazandıracak bir aday istiyor. Adana artık iyiden iyiye sos sinyali veriyor. Şehir adeta şehir olmaktan çıkmış bir durumda. Adeta sokaklarında ve caddelerinde yaya ve araç ile hareket edilmiyor. Adana artık nefes alamayan bir şehir durumunda dersek abartmış olmayız. Ortalık yerde afiş ve billboardlarda yazılanlara bakan bir insan, Adana için çok farklı hayaller kurabilir. Daha &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adana artık sabrın sonuna geldi diyebiliriz. Herkes soluğunu tutmuş Ankara’dan Ak Parti Genel Merkezi’nden gelecek haberi bekliyor. Chp’nin Zeydan Karalar ismini açıklaması ile Adana’da seçimin resmi yavaş yavaş şekillenmeye başladı diyebiliriz.</p>
<p>Bu arada İyi Parti yönetimi Adana için Büyükşehir Belediye Başkan adayı açıklamayacağını ilan etti. Yapılan açıklama Adana’da İyi Parti ve Chp’nin İttifakı anlamına geliyor. Zaten bu beklenen bir durumdu.</p>
<p>Ancak Ak Parti Yönetimi Büyükşehir ile ilgili olarak henüz bir açıklama yapmış değil. Ak Parti tabanı bu nedenle çok rahatsız. Keza adayın açıklanmadığı her gün zihinlerde ki soru işaretlerini ve dolayısı ile kaygılarının artmasına neden oluyor. Adana için ortada olan bir gerçek var. Adana insanı Ak Parti’den tabanda karşılığı olan makul bir aday istiyor.</p>
<p>İthal olmadığı sürece ve Adana’nın dertleri ile hemhal olması yeterli olacaktır. Adana bir Mehmet ÖZHASEKİ veya Binali YILDIRIM kadar marka bir isim olmasa da şehri çekip çevirecek ve projeleri ile Adana’ya vizyon kazandıracak bir aday istiyor. Adana artık iyiden iyiye sos sinyali veriyor. Şehir adeta şehir olmaktan çıkmış bir durumda.</p>
<p>Adeta sokaklarında ve caddelerinde yaya ve araç ile hareket edilmiyor. Adana artık nefes alamayan bir şehir durumunda dersek abartmış olmayız. Ortalık yerde afiş ve billboardlarda yazılanlara bakan bir insan, Adana için çok farklı hayaller kurabilir. Daha açıkçası, adeta Adana insanının gözünün içine baka baka yalan yanlış fotoğraflar paylaşılıyor.</p>
<p>Ulaşımda Dev Hamle diyerek abarttıkları icraat aslında Mavi Bulvar üzerine yapılan bir kemer köprüden ibaret. Yine Burası Venedik Değil, Adana diyerek sunulan fotoğraf karesi ise merkez parkının yanında bulunan iç göle bırakılan sadece iki adet kano tipi tekneden ibaretti. Ancak asıl düşünmemiz gereken Büyükşehir Belediyesine talip aday adaylarından hiç biri bu komediye bırakın eleştiride bulunmayı gündemine dahi getirmiyor.</p>
<p>Adana halkı önceki belediye başkanlarının dönemleri de dahil olmak üzere asla bu denli dalgaya alınmamıştı. Bu seçimde seçmen sandıkta tüm bu yapılmayan icraatlara tepkisini koyacaktır.</p>
<p>Adana için bu seçim çok net bir şekilde olmak ya da olmamak üzerine kuruludur. Bugün Adana sürekli olarak beyin göçü veren bir şehir olmuş ise bu konu ciddi bir şekilde düşünülmelidir. Adana çok ama çok zengin bir toprak yapısına ve insan kaynağına sahip olmasına rağmen bu durumda ise, o vakit bu şehri yönetemeyen belediyelerin başkanları bunun hesabını verebilmelidir.</p>
<p>Bu milleti her seçimde boş vaatler ile kandırmış olan sözde siyasi aktörler için bu seçim büyük bir hayal kırıklığı olacaktır. Sokağın nabzını tutan bir yazar olarak her fırsatta bu gerçekleri kaleme almaya çalışıyorum.</p>
<p>Bunun yanında sokakta ki seçmen, Adana siyasetinin yeniden yapılanmadan düzelemeyeceğini dile getiriyor. Bu yüzden sabırla önce seçimleri ardından ise yeni teşkilat yapılanmalarını dört gözle bekliyorlar diyebiliriz.</p>
<p>Selam ve dua ile…</p>
<p>Korkut Daban</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/adana-yok-sayilmasin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana İl Göç İdaresinden Çuder&#8217;e Ziyaret</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/adana-il-goc-idaresinden-cudere-ziyaret/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/adana-il-goc-idaresinden-cudere-ziyaret/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Dec 2018 09:43:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[Çuder]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6496</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Göçmenler Gününde, Adana İl Göç İdaresi Müdürlüğü Çukurova Uluslararası Öğrenci Derneğine anlamlı bir ziyarette bulundu. İl Müdürü Velican DOĞRU ve Müdürlük bünyesinde görev alan idari personellerin de katılımı ile bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Çukurova Uluslararası Gençlik Merkezinin ev sahipliği yaptığı organizasyonda Adana İl Göç İdaresi Müdürü Velican DOĞRU yaptığı konuşma ile misafir öğrencilere hitap etti. Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak yabancı öğrencilere her zaman güler yüz ve hassasiyet ile yaklaştıklarını dile getirdi. Misafir öğrencilerin karşılaştıkları her türlü muhtemel zorluklara karşın yanlarında yer alarak sahip çıktıklarını dile getirdi. Program Göç İdaresinin İdari personelinin yaptığı sunum ile devam etti. Sunumda yabancı öğrencilerin gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında yaşaması muhtemel sorunlara yönelik bilgilendirme yapıldı. Resmi işlemlerde bürokratik işlemler ile ilgili detay bilgiler sunuldu. Programın son kısmında Göç İdaresi İdari Personelleri misafir öğrencilerle soru cevap şeklinde karşılıklı olarak görüşmeye devam ettiler. Yaklaşık 30 ülkeden yabancı misafir öğrencinin yer aldığı program geç saatlere kadar devam etti. &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Göçmenler Gününde, Adana İl Göç İdaresi Müdürlüğü Çukurova Uluslararası Öğrenci Derneğine anlamlı bir ziyarette bulundu. İl Müdürü Velican DOĞRU ve Müdürlük bünyesinde görev alan idari personellerin de katılımı ile bir bilgilendirme toplantısı yapıldı.</p>
<p>Çukurova Uluslararası Gençlik Merkezinin ev sahipliği yaptığı organizasyonda Adana İl Göç İdaresi Müdürü Velican DOĞRU yaptığı konuşma ile misafir öğrencilere hitap etti. Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak yabancı öğrencilere her zaman güler yüz ve hassasiyet ile yaklaştıklarını dile getirdi. Misafir öğrencilerin karşılaştıkları her türlü muhtemel zorluklara karşın yanlarında yer alarak sahip çıktıklarını dile getirdi.</p>
<p>Program Göç İdaresinin İdari personelinin yaptığı sunum ile devam etti. Sunumda yabancı öğrencilerin gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında yaşaması muhtemel sorunlara yönelik bilgilendirme yapıldı. Resmi işlemlerde bürokratik işlemler ile ilgili detay bilgiler sunuldu.</p>
<p>Programın son kısmında Göç İdaresi İdari Personelleri misafir öğrencilerle soru cevap şeklinde karşılıklı olarak görüşmeye devam ettiler. Yaklaşık 30 ülkeden yabancı misafir öğrencinin yer aldığı program geç saatlere kadar devam etti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6500" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.44.png" alt="" width="502" height="333" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.44.png 904w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.44-300x199.png 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.44-768x510.png 768w" sizes="(max-width: 502px) 100vw, 502px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-6499" src="http://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.39.png" alt="" width="501" height="333" srcset="https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.39.png 896w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.39-300x200.png 300w, https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2018/12/Screen-Shot-2018-12-20-at-12.38.39-768x511.png 768w" sizes="(max-width: 501px) 100vw, 501px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/adana-il-goc-idaresinden-cudere-ziyaret/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana Gözden Çıkarıldı mı!</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/adana-gozden-cikarildi-mi/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/adana-gozden-cikarildi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2018 11:38:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=5107</guid>

					<description><![CDATA[Son günlerde sık duymaya başladığımız bir cümle zihinlerin bulanmasına neden oluyor. Adana Gözden Çıkarıldı mı? Ak Partinin Adana Büyükşehir Adayını açıklamadığı her geçen gün bu konudaki tereddütlerin artmasına neden oluyor. Adana’nın ve Türkiye’nin en büyük sorunu tabanın sesinin bir türlü siyasetin tepe yönetimine ulaşamaması durumudur. Bu konuda özelde siz değerli okuyucularımızın genelde ise Adanalı hemşerilerimizin sesi olma konusunda yazmaya devam edeceğim. Adana son kırk yıldır neredeyse bir adım ileri gitmedi diyebiliriz. Göstermelik yapılan işleri hizmetten sayamayız. Her ne kadar önceki belediye başkanı ve mevcut belediye başkanı bunu kabul etmese de tablo ortada. Adana Türkiye’nin 4. Büyük kenti iken bugün malumunuz en iyi tablolar da bile 8. sırada. Hani diyor ya; Söze gerek yok her şey ortada diye! Kaldırım, refüj düzenleme çalışmaları ve kanal üzerine atılan bir kemer köprü “Büyük Dev Proje” olarak billboardlarda yer alabiliyor. Yine “Gondollar Şehri Adana” gibi! Ve daha acısı bir Allah’ın kulu çıkıp siz bu halk ile dalga mı geçiyorsunuz! Diye sormuyor. Ya da kimse bu konuları kaleme almıyor. Yoksa “Korkuyor mu”? Evet resmen Adana insanının duyguları alaşağı ediliyor. Adana ili dışına çıkan herkes, Büyükşehir kavramının ve şehirleşmenin ne demek olduğunu biliyor. Adana Belediyecilik kavramı ile kırk senedir tanışamadı, acaba bunun sebebi nedendir? Bu sorular cevabı bilinen ve konuşulması gereken konular. Bizim derdimiz şu parti veya &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son günlerde sık duymaya başladığımız bir cümle zihinlerin bulanmasına neden oluyor. Adana Gözden Çıkarıldı mı? Ak Partinin Adana Büyükşehir Adayını açıklamadığı her geçen gün bu konudaki tereddütlerin artmasına neden oluyor. Adana’nın ve Türkiye’nin en büyük sorunu tabanın sesinin bir türlü siyasetin tepe yönetimine ulaşamaması durumudur.</strong></p>
<p>Bu konuda özelde siz değerli okuyucularımızın genelde ise Adanalı hemşerilerimizin sesi olma konusunda yazmaya devam edeceğim. <strong>Adana son kırk yıldır neredeyse bir adım ileri gitmedi diyebiliriz.</strong> Göstermelik yapılan işleri hizmetten sayamayız. Her ne kadar önceki belediye başkanı ve mevcut belediye başkanı bunu kabul etmese de tablo ortada. Adana Türkiye’nin 4. Büyük kenti iken bugün malumunuz en iyi tablolar da bile 8. sırada.</p>
<p>Hani diyor ya; Söze gerek yok her şey ortada diye! Kaldırım, refüj düzenleme çalışmaları ve kanal üzerine atılan bir kemer köprü <strong>“Büyük Dev Proje”</strong> olarak billboardlarda yer alabiliyor. Yine <strong>“Gondollar Şehri Adana”</strong> gibi<strong>! </strong>Ve daha acısı bir Allah’ın kulu çıkıp siz bu halk ile dalga mı geçiyorsunuz! Diye sormuyor. Ya da kimse bu konuları kaleme almıyor. Yoksa <strong>“Korkuyor mu”?</strong></p>
<p>Evet resmen Adana insanının duyguları alaşağı ediliyor. <strong>Adana ili dışına çıkan herkes, Büyükşehir kavramının ve şehirleşmenin ne demek olduğunu biliyor.</strong> Adana Belediyecilik kavramı ile kırk senedir tanışamadı, acaba bunun sebebi nedendir? Bu sorular cevabı bilinen ve konuşulması gereken konular.</p>
<p>Bizim derdimiz şu parti veya bu belediye başkanı değil. Kimse ile bir alıp veremediğimiz yok. Ancak Adana ve Adana insanı bu kadar hizmetten mahrum bırakılmayı hak etmiyor. Bu hususta sadece Ak Parti değil, diğer siyasi partilerin il teşkilatları ve genel merkez yönetimleri de aynı derecede sorumlu.</p>
<p><strong>Seçime sadece 4 ay, yani 120 gün kaldı.</strong>Ne acıdır ki Ak Parti dışında muhalefet partilerinin de henüz büyükşehir belediye başkan adayları açıklanmadı. İlginç değil mi. Mevcut belediye başkanı bir önceki seçimde olduğu gibi yine adaylığını en erken açıklayan isim oldu.</p>
<p>Ana Muhalefet Partisi Chp’nin il yönetiminden hiçbir ses veya işaret yok. Mevcut ilçe belediye başkanları dahi aday adaylığını açıklama konusunda adeta ürkek bir tavır sergiliyor. İyi Parti deseniz belli ki bir yerlerden işaret bekliyorlar. Millet İttifakı diyeceğim ama sanmıyorum. Keza Millet İttifakı ile hareket edilecek olsa çoktan adaylarını belirlemiş olmaları gerekirdi.</p>
<p>Bu seçimde Adana’da kilit parti olabilecek Hdp dahi adayını henüz açıklamadığına göre, onlarda İyi Parti gibi bir yerden işaret bekliyor sanki. Veya Millet İttifakından haber bekliyorlar denilebilir.</p>
<p>Adana’da herkes nefesini tutmuş, Ak Partinin adayının açıklanmasını bekliyor. Ve son günlerde tekrardan Cumhur İttifakının harekete geçmesiyle birlikte Adana yine gündemde önemli bir şekilde yer tutmaya başladı. Mhp’nin İstanbul, Ankara ve İzmir’de aday göstermeyerek Ak Partiyi destekleme kararı, gözleri Mhp’nin güçlü olduğu illere çevirdi.</p>
<p>Buradan hareket ile Ak Parti belli ki Manisa, Mersin ve Osmaniye başta olmak üzere Mhp’nin güçlü olduğu illerde Mhp’li adayları destekleyecek. Bu durum Cumhur İttifakının ruhuna ve stratejisine gayet uygun bir hamle olacaktır.</p>
<p>Ancak Adana’nın durumu bu örnek verdiğimiz illerden farklı bir özellik taşımaktadır. Keza Adana son seçimlerde de görüldüğü üzere İyi Parti’nin aldığı oylar ile Mhp’yi 5. Parti konumuna getirmiştir. Bu durumda Adana’da Mhp adayının seçimi kesin kazanacağı iddiası pek mantıklı görülmemektedir.</p>
<p>Geride kalan 5 yılda hizmet üretememiş bir başkana, Cumhur İttifakının adayı olduğu takdirde Ak Parti tabanının ciddi bir kesiminin destek vermeyeceğini hepimiz pekala biliyoruz. Ancak bu durumda Cumhur İttifakı için orta bir yol bulunabilir. Ak Partinin şu anda iddialı diyebileceğimiz 3 başkan aday adayı olan, Fatma Güldemet SARI, Mahmut TEZCAN ve Mustafa KEBUDE bu tanıma uygun isimlerdir.</p>
<p>Ak Parti’nin bu adaylar arasından ittifak yapısına en uygun olan adayı tercih etmek sureti ile Adana’da Büyükşehir’i yüksek bir oy oranı ile kazanması işten bile değildir. Geçtiğimiz cumartesi Ak Partide 40 ilin belediye başkanlığının açıklanmasının ardından 3 büyükşehir başta olmak üzere, diğer büyükşehirlerin başkan adaylarının yarın açıklanacağı söyleniyor.</p>
<p>İlk defa Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayının açıklanması bu denli önem kazanmış durumda. Adana’lı nefesini tutmuş yarın açıklanacak başkan adayları arasında Adana adayını da görmek istiyor. Belki de Adana adayı, kamuoyuna yarın da açıklanmayabilir. Bizler geç olsun ama güç olmasın diyoruz.</p>
<p>Şehrimiz Hakkında hayırlısı ne ise o olsun diyoruz.</p>
<p>Selam ve dua ile…</p>
<p><strong>Korkut Daban</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/adana-gozden-cikarildi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
