<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>2019 Seçimleri &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/etiket/2019-secimleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 May 2019 07:44:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>2019 Seçimleri &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ülkemizde Seçimler Düzgün Yapılıyor mu?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ulkemizde-secimler-duzgun-yapiliyor-mu/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ulkemizde-secimler-duzgun-yapiliyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 07:44:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[2019 Seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Beşir İyidiker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=10358</guid>

					<description><![CDATA[‘Açık oy, gizli tasnif’ yöntemiyle yapılan 1946 seçim rezaletinden sonra halkın iradesinin sandığa yansıması ve sandıktaki oyların da dosdoğru sayılması konusunda muhtelif zamanlarda bazı kural dışılıklar yaşanmış olsa bile Türkiye olarak yüzümüzün en ziyade ak olduğu alan galiba burasıdır. 1975 kısmi seçimlerinde ve 1977 genel seçiminde oy kullanırken kimlik sorulmamış, oy kullanacak olanın, Seçmen Bilgi Kâğıdı’nı sandık görevlilerine ibraz etmesi yeterli görülmüştür. Bazı partilerin militan taraftarları ev ev dolaşarak posta kutularını yoklamışlar, buldukları Seçmen Bilgi Kâğıtlarını toplayarak kendi partilerinden olan gözü kara kişilere dağıtmışlar, bu kâğıtları ellerine geçirenler de bu kâğıtlarla başkasına ait oyları kullanmışlardır. Bu sahtekârlıklar elbette herkesin birbirini tanıdığı yerlerde yapılamazdı. Ya nerede yapıldı bu sahtekârlıklar? Tabii ki kimsenin birbirini tanımadığı büyük şehirlerde. Mükerrer seçmen yazımının önüne de ancak tüm seçmenlerin bilgisayarlara yüklenmesiyle geçilebilmiştir. Seçmen kayıtlarının bilgisayarlara yüklenmesinden önce hem nüfusa kayıtlı olduğu yerde, hem de ikamet ettiği yerde iki defa seçmen olmak çık sık rastlanan bir durumdu. Bütün bu kural dışılıklara rağmen 1977 genel seçiminde CHP’ye verilen %42 oranındaki oyların azami iki puanı haksız kullanılmış oylardan gelmişti. Kısaca bu tür kural dışılıklar hiçbir zaman milli iradenin yönünü ciddi derecede saptıracak seviyelere ulaşmamıştır. Lakin buna rağmen seçim kaybedenlerin “aslında seçimi kazanan bizdik ama alavere-dalavere bize seçimi kaybettirdiler” iddialarının &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>‘Açık oy, gizli tasnif’ yöntemiyle yapılan 1946 seçim rezaletinden sonra halkın iradesinin sandığa yansıması ve sandıktaki oyların da dosdoğru sayılması konusunda muhtelif zamanlarda bazı kural dışılıklar yaşanmış olsa bile Türkiye olarak yüzümüzün en ziyade ak olduğu alan galiba burasıdır.</p>
<p>1975 kısmi seçimlerinde ve 1977 genel seçiminde oy kullanırken kimlik sorulmamış, oy kullanacak olanın, Seçmen Bilgi Kâğıdı’nı sandık görevlilerine ibraz etmesi yeterli görülmüştür. Bazı partilerin militan taraftarları ev ev dolaşarak posta kutularını yoklamışlar, buldukları Seçmen Bilgi Kâğıtlarını toplayarak kendi partilerinden olan gözü kara kişilere dağıtmışlar, bu kâğıtları ellerine geçirenler de bu kâğıtlarla başkasına ait oyları kullanmışlardır. Bu sahtekârlıklar elbette herkesin birbirini tanıdığı yerlerde yapılamazdı. Ya nerede yapıldı bu sahtekârlıklar? Tabii ki kimsenin birbirini tanımadığı büyük şehirlerde. Mükerrer seçmen yazımının önüne de ancak tüm seçmenlerin bilgisayarlara yüklenmesiyle geçilebilmiştir.</p>
<p>Seçmen kayıtlarının bilgisayarlara yüklenmesinden önce hem nüfusa kayıtlı olduğu yerde, hem de ikamet ettiği yerde iki defa seçmen olmak çık sık rastlanan bir durumdu. Bütün bu kural dışılıklara rağmen 1977 genel seçiminde CHP’ye verilen %42 oranındaki oyların azami iki puanı haksız kullanılmış oylardan gelmişti. Kısaca bu tür kural dışılıklar hiçbir zaman milli iradenin yönünü ciddi derecede saptıracak seviyelere ulaşmamıştır. Lakin buna rağmen seçim kaybedenlerin “aslında seçimi kazanan bizdik ama alavere-dalavere bize seçimi kaybettirdiler” iddialarının da önüne bir türlü geçilememiştir. Hele de kaybedenle kazananın oyları birbirine yakınsa böyle iddialardan kaçınmak hiç mümkün olmamıştır.</p>
<p>Az farkla seçim kazanıp kaybetme de en ziyade, iki adayın yarıştığı seçimlerde veya iki alternatifli referandumların oylanmasında söz konusu olmuştur. Cumhurbaşkanlığı seçimi de artık bu tür seçimlerden biri haline gelmiştir. Bu tür seçimlerde evetlerle hayırlar veya yarışan iki aday arasındaki farkların birbirine yakın olması pek sürpriz bir durum değildir. O halde bu tür seçimler, bakkal terazisiyle meyve-sebze tartar gibi olmamalı, hassas teraziyle altın tartar gibi olmalıdır.</p>
<p>Beşir İyidiker</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ulkemizde-secimler-duzgun-yapiliyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP’de Daha Büyük İstifa Dalgası Geliyor</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/chpde-daha-buyuk-istifa-dalgasi-geliyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/chpde-daha-buyuk-istifa-dalgasi-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2019 06:09:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[2019 Seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=8087</guid>

					<description><![CDATA[CHP’de artçı sarsıntıları önümüzdeki günlerde de devam edecek önemli gelişmeler yaşanıyor. 18 saatlik PM toplantısında kriz doruk noktasına çıkıyor. Belediye başkan adaylarıyla ilgili liste delik deşik oluyor. İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, PM toplantısı devam ederken tepki gösterip istifa etmiş, sabah geri dönmüştü. Kaftancıoğlu’nun istifasını geri çekmesi, CHP’de suların durulduğu anlamına gelmiyor. CHP’nin etkili isimlerinden Grup Başkanvekili Engin Altay, “CHP’de bir sıkıntının olduğu görülüyor. İstanbul il başkanının istifa şımarıklığı, CHP’de büyük tahribata yol açtı. İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, bu şımarıklığa rağmen görevine devam edemez. Eğer devam ederse bu kez başka istifalar olur” dedi. CHP’de etkili bir grup, Kılıçdaroğlu’nun Kaftancıoğluhakkında atacağı adımı görmek istiyor. Kaftancıoğlu’nun hiçbir şey yokmuş gibi devam etmesi sağlanırsa istifa etmeye hazırlanıyorlar. CHP’de İzmir ve İstanbul belediye başkan adaylarının görüşüldüğü parti meclisi toplantısında kriz zirve noktasına ulaşıyor ama ilk kıvılcım, MYK toplantısı öncesinde Kılıçdaroğlu’nun İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile görüşmesi sırasında yaşanıyor. Kaftancıoğlu, Ataşehir’de Battal İlgezdi’nin; Maltepe’de Ali Kılıç’ın; Bakırköy’de Bülent Kerimoğlu’nun yeniden aday gösterilmesine karşı çıkıyor. Hatta Kılıçdaroğlu ile görüşme sırasında “yüksek refleks” gösterdiği söyleniyor. Zaten İlgezdi ve Kerimoğlu’nun aday gösterilmesi üzerine istifa etmişti. Kaftancıoğlu’nun tavrına rağmen Battal İlgezdi’yi aday gösteren Kılıçdaroğlu, çok istediği halde Maltepe’de Ali Kılıç’ın adaylığını önümüzdeki PM’ye bırakıyor. OYBİRLİĞİYLE SEÇİLDİ Bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="article-content news-description">
<p>CHP’de artçı sarsıntıları önümüzdeki günlerde de devam edecek önemli gelişmeler yaşanıyor. 18 saatlik PM toplantısında kriz doruk noktasına çıkıyor. Belediye başkan adaylarıyla ilgili liste delik deşik oluyor. İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, PM toplantısı devam ederken tepki gösterip istifa etmiş, sabah geri dönmüştü.</p>
</div>
<div class="article-content news-text">
<p><strong>Kaftancıoğlu</strong>’nun istifasını geri çekmesi, CHP’de suların durulduğu anlamına gelmiyor. CHP’nin etkili isimlerinden Grup Başkanvekili <strong>Engin Altay</strong>, <strong>“CHP’de bir sıkıntının olduğu görülüyor. İstanbul il başkanının istifa şımarıklığı, CHP’de büyük tahribata yol açtı. İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, bu şımarıklığa rağmen görevine devam edemez. Eğer devam ederse bu kez başka istifalar olur”</strong> dedi.</p>
</div>
<p>CHP’de etkili bir grup, <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun <strong>Kaftancıoğlu</strong>hakkında atacağı adımı görmek istiyor. <strong>Kaftancıoğlu</strong>’nun hiçbir şey yokmuş gibi devam etmesi sağlanırsa istifa etmeye hazırlanıyorlar. CHP’de İzmir ve İstanbul belediye başkan adaylarının görüşüldüğü parti meclisi toplantısında kriz zirve noktasına ulaşıyor ama ilk kıvılcım, MYK toplantısı öncesinde <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun İstanbul İl Başkanı <strong>Canan Kaftancıoğlu</strong> ile görüşmesi sırasında yaşanıyor. <strong>Kaftancıoğlu</strong>, Ataşehir’de <strong>Battal İlgezdi</strong>’nin; Maltepe’de <strong>Ali Kılıç</strong>’ın; Bakırköy’de <strong>Bülent Kerimoğlu</strong>’nun yeniden aday gösterilmesine karşı çıkıyor. Hatta <strong>Kılıçdaroğlu</strong> ile görüşme sırasında <strong>“yüksek refleks”</strong> gösterdiği söyleniyor. Zaten <strong>İlgezdi</strong> ve <strong>Kerimoğlu</strong>’nun aday gösterilmesi üzerine istifa etmişti. <strong>Kaftancıoğlu</strong>’nun tavrına rağmen <strong>Battal İlgezdi</strong>’yi aday gösteren <strong>Kılıçdaroğlu</strong>, çok istediği halde Maltepe’de <strong>Ali Kılıç</strong>’ın adaylığını önümüzdeki PM’ye bırakıyor.</p>
<p><strong>OYBİRLİĞİYLE SEÇİLDİ</strong></p>
<p>Bu arada PM’de en büyük tartışmanın İzmir’de yaşanması bekleniyordu. Tam<br />
aksine, İzmir için gizli oylama bile talep edilmemiş, <strong>Tunç Soyer</strong> ismi oybirliği ile kabul edilmiş. <strong>Kılıçdaroğlu</strong>, <strong>Tunç Soyer</strong>’le birlikte İstanbul ve Ankara’dan sonra İzmir’de de başından beri kafasında olan ismi aday gösterdi. <strong>Tunç Soyer</strong>’in babası <strong>Nurettin Soyer</strong>’in <strong>Türkeş</strong> ve arkadaşlarının idamla yargılandığı MHP davasının savcısı olması nedeniyle İYİ Parti ile arasındaki buzları eritmesi gerekiyor. Ama İzmir denilince asıl önemli olan <strong>Aziz Kocaoğlu</strong> faktörüydü. <strong>Kocaoğlu</strong>, <strong>“Gün ayrışma günü değil, birleşme günüdür”</strong> diyerek istifa beklentilerini boşa çıkardı.</p>
<p>CHP, İstanbul ve İzmir’deki aday belirleme sürecinden yara alarak çıktı. Krizin 4 Şubat’ta yapılması beklenen PM’de devam etmesi bekleniyor.</p>
<p>CHP’deki aday belirleme sürecinin bir yüzü de <strong>Muharrem İnce</strong>’yi ilgilendiriyor. Sadece dünürü olan Silivri Belediye Başkanı <strong>Özcan Işıklar</strong>’ın aday gösterilmemesini kast etmiyorum. En büyük destekçileri olan <strong>Aziz Kocaoğlu</strong> ve Kırklareli Belediye Başkanı <strong>Mehmet Kesimoğlu</strong> da yeniden aday gösterilmedi.</p>
<div class="adv-main-container collapsed-adv-area inlineAd">
<div class="adv-wrapper">
<div id="div-gpt-ad-1482420898027-0_41097948" class="dfp-lazy-item ad-title-container completed adv-content" data-ad-offset="20" data-ad-div-id="div-gpt-ad-1482420898027-0_41097948" data-slot-control-value="0" data-inline-ad="1" data-check-responsive="0" data-device-type="" data-google-query-id="CKWSyKiokuACFRc84AodURkA5Q">
<p><strong>HDP’LİLERİN ZİYARETİ</strong></p>
<p>CHP’deki gelişmelere odaklandık ama siyasette ilginç gelişmeler yaşanıyor. HDP Eşbaşkanı <strong>Pervin Buldan</strong> ile Meclis Başkanvekili <strong>Mithat Sancar</strong>, dün AK Parti Grup Başkanı <strong>Naci Bostancı</strong>’yı ziyaret ediyorlar. Uzun süredir HDP ile AK Parti arasında ilk kez doğrudan bir temas yaşanıyor. <strong>Naci Bostancı</strong>, siyasetin dilinin yumuşaması açısından bu ziyareti önemli bulduğunu belirtiyor. Ziyarete ilişkin bir açıklama yapılmıyor ama HDP’nin İstanbul başta olmak üzere 3 büyükşehirde seçimlere girmeme kararından sonra bu ziyaretin yapılması önemli bulunuyor. HDP’nin İstanbul’da seçimlere katılmama kararı CHP’yle <strong>“stratejik ittifak”</strong> olarak yorumlanmıştı.</p>
<p><strong>BİNALİ YILDIRIM CEPHESİNDE </strong><strong>KRİTİK 24 SAAT</strong></p>
<p>Bu arada kulağıma gelen bir kulisi paylaşmak istiyorum. <strong>Binali Yıldırım</strong>’ın yakın çevresine <strong>“Kesin istifa ediyorum. Ama her şeyin bir prosedürü var”</strong> dediği söyleniyor. <strong>Binali Yıldırım</strong>’ın 24 saat içinde istifa kararını açıklayacağı söyleniyor. <strong>Yıldırım</strong>’ın bugün İstanbul’da istifasını açıkladıktan sonra çarşamba günü Ankara’ya döndüğünde istifa dilekçesini işleme koyacağı ifade ediliyor.</p>
<p><strong>Binali Yıldırım</strong> koltuktan güç alan değil, koltuğa güç veren isimlerden birisi. Böylece tereddütleri giderip İstanbul seçimlerine daha güçlü bir şekilde asılacak. <strong>Yıldırım</strong>’ın istifasıyla birlikte, Anayasa’nın 94. maddesine göre beş gün içerisinde adaylar belirlenecek, ardından da seçim sürecine geçilecek. Bu hafta <strong>Binali Yıldırım</strong>’ı uğurlayıp haftaya yeni Meclis Başkanımızı seçeceğiz.</p>
<p><strong>Abdülkadir Selvi</strong></p>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/chpde-daha-buyuk-istifa-dalgasi-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Binali Yıldırım: Ülkemiz Kazansın İstiyoruz</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/binali-yildirim-ulkemiz-kazansin-istiyoruz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/binali-yildirim-ulkemiz-kazansin-istiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jan 2019 11:01:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[2019 Seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akparti]]></category>
		<category><![CDATA[BinaliYıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=7529</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti&#8217;nin İstanbul adayı Binali Yıldırım konuştu. Yıldırım, &#8220;31 Mart seçimlerinde sonuç ne olursa olsun İstanbul kazansın istiyoruz. Ülkemiz kazansın istiyoruz&#8221; dedi. TBMM Başkanı ve AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, İstanbul&#8217;da basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltı programında konuştu. Binali Yıldırım, &#8220;31 Mart seçimlerinde sonuç ne olursa olsun İstanbul kazansın istiyoruz. Ülkemiz kazansın istiyoruz&#8221; şeklinde konuştu. Yıldırım, &#8220;İstanbul&#8217;u dinleyeceğiz, gözlerimiz kapalı değil. Gözlerimiz açık İstanbul&#8217;u dinleyeceğiz, kulaklarımız delik İstanbul&#8217;u dinleyeceğiz&#8221; ifadelerini kullandı. 25 yıl daha sürecek yeni dönemin kapılarını aralamayı hedefliyoruz Yıldırım, &#8220;31 Mart seçimleriyle beraber yeni bir dönemin, belki bir 25 yıl daha sürecek yeni dönemin kapılarını aralamayı hedefliyoruz&#8221; diye konuştu. Yıldırım, &#8220;Bu seçimlerin bir genel seçim havasına dönüştürülmesi, referanduma dönüştürülmesi, bana göre İstanbul&#8217;a yapılabilecek bir iyilik değildir&#8221; ifadesini kullandı. Dünya şehrinin konularının güme gitmesi beni çok üzer &#8220;İstanbul&#8217;un konularının, dünya şehrinin konularının güme gitmesi beni çok üzer.&#8221; diye konuşan Yıldırım, şunları kaydetti: &#8220;Bu bakımdan, kampanya boyunca bu alanda kalmaya devam edeceğim. Mecbur kalmadıkça bu alan dışındaki konularda çok fazla mesai harcamayacağım.&#8221; İstanbul&#8217;da sorun ulaşım ve trafik Binali Yıldırım, &#8220;İstanbul&#8217;da &#8216;sorun nedir&#8217; diye sordurdum vatandaşlara. Birinci şey; ulaşım ve trafik. İstisnasız bütün ilçelerde, her yerde ulaşım ve trafik telaffuz edilen sorun&#8221; dedi. Yıldırım sözlerini şöyle &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti&#8217;nin İstanbul adayı Binali Yıldırım konuştu. Yıldırım, &#8220;31 Mart seçimlerinde sonuç ne olursa olsun İstanbul kazansın istiyoruz. Ülkemiz kazansın istiyoruz&#8221; dedi.</strong></p>
<p>TBMM Başkanı ve AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, İstanbul&#8217;da basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltı programında konuştu.</p>
<p>Binali Yıldırım, &#8220;31 Mart seçimlerinde sonuç ne olursa olsun İstanbul kazansın istiyoruz. Ülkemiz kazansın istiyoruz&#8221; şeklinde konuştu.<br />
Yıldırım, &#8220;İstanbul&#8217;u dinleyeceğiz, gözlerimiz kapalı değil. Gözlerimiz açık İstanbul&#8217;u dinleyeceğiz, kulaklarımız delik İstanbul&#8217;u dinleyeceğiz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>25 yıl daha sürecek yeni dönemin kapılarını aralamayı hedefliyoruz</p>
<p>Yıldırım, &#8220;31 Mart seçimleriyle beraber yeni bir dönemin, belki bir 25 yıl daha sürecek yeni dönemin kapılarını aralamayı hedefliyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Yıldırım, &#8220;Bu seçimlerin bir genel seçim havasına dönüştürülmesi, referanduma dönüştürülmesi, bana göre İstanbul&#8217;a yapılabilecek bir iyilik değildir&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Dünya şehrinin konularının güme gitmesi beni çok üzer</p>
<p>&#8220;İstanbul&#8217;un konularının, dünya şehrinin konularının güme gitmesi beni çok üzer.&#8221; diye konuşan Yıldırım, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Bu bakımdan, kampanya boyunca bu alanda kalmaya devam edeceğim. Mecbur kalmadıkça bu alan dışındaki konularda çok fazla mesai harcamayacağım.&#8221;</p>
<p>İstanbul&#8217;da sorun ulaşım ve trafik</p>
<p>Binali Yıldırım, &#8220;İstanbul&#8217;da &#8216;sorun nedir&#8217; diye sordurdum vatandaşlara. Birinci şey; ulaşım ve trafik. İstisnasız bütün ilçelerde, her yerde ulaşım ve trafik telaffuz edilen sorun&#8221; dedi.<br />
Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Binali olarak geldim. Kasımpaşa&#8217;da, burada Binali Yıldırım oldum. Her türlü sorunuzu cevaplamaya amadeyim. Her şeyi sorabilirsiniz. İsterseniz ayakkabı numaramı da sorun. Kaç yaşında olduğumu sorun. Kaç torunum olduğunu sorun. Hobilerimi, korkularımı sorun. Ne sorarsanız sorun, hiçbir sınırlama yok. Ama daha çok İstanbul&#8217;u sorun. İstanbul&#8217;un yeni vizyonu, yeni hizmet dönemini de bir şekilde &#8216;Endüstri 4.0&#8217;a benzer, &#8216;İstanbul 4.0&#8217; olarak kabul edebiliriz. &#8216;İstanbul 4.0&#8217;ın içinde neler var, bunları zaman içerisinde konuşacağız, değerlendireceğiz.&#8221;</p>
<p>İstifa açıklaması</p>
<p>Yıldırım, istifa tartışmalarıyla ilgili olarak ise, &#8220;Hukukun olduğu yerde etik konuşulmaz. TBMM Başkanlığından istifa etmeme konusundaki kararlılığımda değişiklik yok&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/binali-yildirim-ulkemiz-kazansin-istiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Parti’de Seçim Startı 1 Ocak&#8217;ta</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ak-partide-secim-starti-1-ocakta/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ak-partide-secim-starti-1-ocakta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 06:41:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[2019 Seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akparti]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6766</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti’de yerel seçim kampanyası 1 Ocak’ta başlıyor. İllerdeki seçim koordinasyon merkezleri (SKM) 2019 itibariyle çalışmalarına start verecek. Belediye başkan adayları ve milletvekilleri SKM’lerin belirlediği program dışına çıkamayacak. SKM başkanları ilk kez mülakatla tespit edilirken, motivasyon eğitiminden geçirildiler. Seçim çalışmalarını hızlandıran AK Parti’de kampanya süreci de belli olmaya başladı. 74 ilin belediye başkan adayını açıklayan ve ilçe belediye başkan adaylarının büyük bölümünü belirleyen AK Parti, yeni yılın ilk gününde alana iniyor. AK Parti kendi bünyesinde belirlediği takvime göre illerde kurulan seçim koordinasyon merkezlerini (SKM) 1 Ocak’ta açacak. AK Parti, eş güdüm ve tek seslilik için de adayları SKM’ler kanalıyla sıkı denetime alacak. Belediye başkan adayları ve milletvekilleri bu birimin belirlediği program kapsamında çalışma yapamayacak. MÜLAKATLA SEÇİLDİLER AK Parti, ilk kez yerel seçimlerde seçim takımının beynini oluşturan SKM başkanlarını atama yerine mülakatla belirledi. Seçim işleri çalışmalarında 7 coğrafi bölgenin sorumluları belirlenirken; yurt dışından sorumlu SKM Başkanlığı’na Mustafa Yeneroğlu, SKM Başkanlığı’na ise Harun Tüfekçi getirilmişti. AK Parti kaynakları mülakatlarda üç isim arasında seçim ve saha deneyimi fazla olanları belirledi. Seçilen SKM başkanları aralık sonuna kadar seçim ve motivasyon eğitiminden geçirildikten sonra kendi illerinde çalışmalarına başlayacaklar. RESMİ START ŞUBAT’TA AK Parti, martta önceki seçimlerden farlı olarak sahada olacak. YSK&#8217;nin seçim takvimine göre planlanan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti’de yerel seçim kampanyası 1 Ocak’ta başlıyor. İllerdeki seçim koordinasyon merkezleri (SKM) 2019 itibariyle çalışmalarına start verecek. Belediye başkan adayları ve milletvekilleri SKM’lerin belirlediği program dışına çıkamayacak. SKM başkanları ilk kez mülakatla tespit edilirken, motivasyon eğitiminden geçirildiler.</strong></p>
<p>Seçim çalışmalarını hızlandıran AK Parti’de kampanya süreci de belli olmaya başladı. 74 ilin belediye başkan adayını açıklayan ve ilçe belediye başkan adaylarının büyük bölümünü belirleyen AK Parti, yeni yılın ilk gününde alana iniyor. AK Parti kendi bünyesinde belirlediği takvime göre illerde kurulan seçim koordinasyon merkezlerini (SKM) 1 Ocak’ta açacak. AK Parti, eş güdüm ve tek seslilik için de adayları SKM’ler kanalıyla sıkı denetime alacak. Belediye başkan adayları ve milletvekilleri bu birimin belirlediği program kapsamında çalışma yapamayacak.</p>
<p><strong>MÜLAKATLA SEÇİLDİLER</strong></p>
<p>AK Parti, ilk kez yerel seçimlerde seçim takımının beynini oluşturan SKM başkanlarını atama yerine mülakatla belirledi. Seçim işleri çalışmalarında 7 coğrafi bölgenin sorumluları belirlenirken; yurt dışından sorumlu SKM Başkanlığı’na Mustafa Yeneroğlu, SKM Başkanlığı’na ise Harun Tüfekçi getirilmişti. AK Parti kaynakları mülakatlarda üç isim arasında seçim ve saha deneyimi fazla olanları belirledi. Seçilen SKM başkanları aralık sonuna kadar seçim ve motivasyon eğitiminden geçirildikten sonra kendi illerinde çalışmalarına başlayacaklar.</p>
<p><strong>RESMİ START ŞUBAT’TA</strong></p>
<p>AK Parti, martta önceki seçimlerden farlı olarak sahada olacak. YSK&#8217;nin seçim takvimine göre planlanan kampanya sürecinin ilk aşaması, şu ana kadar açıklanan adaylar ve parti teşkilatlarının ortak çalışmasıyla ilerliyor. AK Parti&#8217;nin açıkladığı adaylar, seçim bölgelerindeki parti teşkilatlarının da aktif katılımıyla vatandaş buluşmaları ve bölgelerindeki STK&#8217;larla bir araya gelmeye başladı. 1 Ocak tarihinde başlayacak propaganda sürecinde, AK Parti’nin her bölge için hazırladığı projelerin tanıtımı yapılacak. Daha sonra 19 Şubat’ta Ankara’da büyük bir lansman ile resmi seçim kampanyasının startı verilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ak-partide-secim-starti-1-ocakta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meydanları Yine Dar Ederiz</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/meydanlari-yine-dar-ederiz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/meydanlari-yine-dar-ederiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yörünge Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Dec 2018 06:53:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[2019 Seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akparti]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=6271</guid>

					<description><![CDATA[Başkan Erdoğan, Gezi benzeri kalkışma çağrısı yapan Kılıçdaroğlu’nu uyardı: Bay Kemal, kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Böyle bir şeye tevessül edersen gereğini yaparız. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Esenler’de 15 Temmuz Millet Bahçesi ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projeleri’nin toplu açılış töreninde konuştu. Esenlerin yine bir başka, yine güzel olduğunu belirten Başkan Erdoğan şunları söyledi: “Heyecan, coşku, yeni eserler. Esenler 31 Mart’ta sandıkları patlatmaya var mıyız? Şimdiden kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Yine İstanbul’da Esenler 31 Mart’ta bir başka olacak. Yaklaşık 600 yıldır bizim olan bu şehri, bize çok görenler olduğunu görüyoruz. İstanbul’a nasıl sıkı sıkıya sahip çıkarsak, ülkemizin geleceğine de o denli katkı yaptığımızı biliyoruz.” HAYAL BİLE EDEMEZLER “AK Parti döneminde hayata geçirdiğimiz dünya çapındaki projelerle Türkiye’nin tamamını büyüttüğümüzü söylüyorum. Marmaray nasıl, güzel değil mi? Avrasya Tüneli nasıl, kullandınız mı? Bizden önce böyle bir şey var mıydı? Hayaldi değil mi? Bunları AK Parti iktidarı olarak biz yaptık, biz. Onların hayalleri bile ulaşamaz ama biz yaptık. Bizden önce boğazın üzerinde 2 köprü vardı, 3’üncü yaptık mı yaptık. Bir de İstanbul’u İzmir’e bağlayalım dedik, Osman Gazi Köprüsü’nü de orada yaptık. Kim yaptı, AK Parti iktidarı. Onlar konuşur biz yaparız. Farkımız bu. Yabancı misafirler geliyor, onlara bak denizin altından raylı sistem geçiyor, buradan arabalar geçiyor. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başkan Erdoğan, Gezi benzeri kalkışma çağrısı yapan Kılıçdaroğlu’nu uyardı: Bay Kemal, kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Böyle bir şeye tevessül edersen gereğini yaparız.</strong></p>
<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Esenler’de 15 Temmuz Millet Bahçesi ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projeleri’nin toplu açılış töreninde konuştu. Esenlerin yine bir başka, yine güzel olduğunu belirten Başkan Erdoğan şunları söyledi: “Heyecan, coşku, yeni eserler. Esenler 31 Mart’ta sandıkları patlatmaya var mıyız? Şimdiden kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Yine İstanbul’da Esenler 31 Mart’ta bir başka olacak. Yaklaşık 600 yıldır bizim olan bu şehri, bize çok görenler olduğunu görüyoruz. İstanbul’a nasıl sıkı sıkıya sahip çıkarsak, ülkemizin geleceğine de o denli katkı yaptığımızı biliyoruz.”  </p>
<p><strong>HAYAL BİLE EDEMEZLER </strong></p>
<p>“AK Parti döneminde hayata geçirdiğimiz dünya çapındaki projelerle Türkiye’nin tamamını büyüttüğümüzü söylüyorum. Marmaray nasıl, güzel değil mi? Avrasya Tüneli nasıl, kullandınız mı? Bizden önce böyle bir şey var mıydı? Hayaldi değil mi? Bunları AK Parti iktidarı olarak biz yaptık, biz. Onların hayalleri bile ulaşamaz ama biz yaptık. Bizden önce boğazın üzerinde 2 köprü vardı, 3’üncü yaptık mı yaptık. Bir de İstanbul’u İzmir’e bağlayalım dedik, Osman Gazi Köprüsü’nü de orada yaptık. Kim yaptı, AK Parti iktidarı. Onlar konuşur biz yaparız. Farkımız bu. Yabancı misafirler geliyor, onlara bak denizin altından raylı sistem geçiyor, buradan arabalar geçiyor. Şaşırıyorlar. Ben 10 sene önce geldiğimde böyle şeyler yoktu diyorlar. Bunlar 15 seneye sığmış eserlerimiz.”  </p>
<p><strong>CHP ÇÖP DEMEKTİR </strong></p>
<p>“1994 yılında bu şehri yönetme sorumluluğunu bu kardeşinize verdiniz. Biz İstanbul’a büyükşehir belediye başkanı olduğumda İstanbul’un hali neydi? İstanbul’da çöp dağları var mıydı, İstanbul’da su var mıydı, İstanbul’da hava kirliliği var mıydı? Çöp dağlarını kaldırdık. Kimden almıştık CHP’den. Susuzluğu giderdik, 180 km uzaklıktan dağları delerek su getirdik. Anadolu Yakası’nda da Sakarya’dan su getirdik. Boğazın altından alternatif tüneller yaparak suyu deplase edelim dedik. 2040 yılına kadar su sorunu yok. CHP çöp demektir. CHP susuzluk demektir. CHP hava kirliliği demektir. CHP yoksulluk demektir. CHP yasaklar demektir. CHP yoksulluğun daniskası demektir. İşte o yokluğu yoksulluğu aramızdaki yaşlı amcalarımız iyi bilir. Nüfus kağıtlarındaki o mühürleri görünce öğrendik. Ne çileler çekmişler, ne sıkıntılar yaşamışlar. Biz de mazot, benzin, gazyağı kuyruklarını biliriz. Bunları CHP yaşattı. Utanmadan, sıkılmadan farklı şeyler konuşuyorlar. Önümüzde yeni bir yol ayrımı var. Kentsel dönüşümden millet bahçelerine kadar her alanda İstanbul’u çok daha ileri hizmetlere kavuşturmaya talibiz.”  </p>
<p><strong>TOPLU AÇILIŞ</strong></p>
<p>“Bugün burada Esenler ve Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçemize kazandırılan 5 hizmetin toplu açılış törenini gerçekleştiriyoruz. Bunlardan biri sadece Esenler değil, tüm İstanbul için önemli bir proje olduğuna inandığım 15 Temmuz Millet Bahçesi’dir. Çevreci iktidar, çevreci belediye kimdir bunu göreceksiniz. Çevrecilik bizim işimiz, belediyecilik bizim işimiz, hizmet bizim işimiz. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bisiklet ve yürüyüş yolları, spor tesisleri, cami, millet kıraathanesi, meyve, sebze, tıbbi bitki bahçeleri, biyolojik göletiyle şehrimize yakışan bir hizmet. Yatırım bedeli 55 trilyon lira olan millet bahçesini resmen hizmete açıyoruz.”  </p>
<p><strong>İBADET AŞKI VE ŞEVKİ </strong></p>
<p>“Büyükşehir belediyemiz Menderes Mahallesinde kapalı otopark ve kapalı pazar yeri inşa etti. Bu tesisi de resmen hizmete alıyoruz. Yine büyükşehir belediyemiz Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bir parkı ilçemize kazandırdı. Tüm bu yatırımların ilçemize ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. AK Parti olarak bakanlarımızla, belediye başkanlarımızla, teşkilatlarımızla millete hizmet için çalışmaya devam ediyoruz. Her işimizi ibadet aşkı ve şevkiyle yapıyoruz.”  </p>
<p><strong>TERÖRİSTİ SAVUNMA </strong></p>
<p>“Zeytinlik operasyonunu yaptık mı, Afrin’i yaptık mı yaptık, Sincar’ı yaptık mı yaptık. Her zaman teröristlerin beynindeyiz. Onları açtıkları çukura gömüyoruz. Teröristler başa bela olmaktan çıkacak. Biz Mehmedimizle oralardayız. ÖSO ile oradayız. Hep birlikte Allah’ın izniyle vatanımıza saldıranlara karşı bedelini ödetiyoruz. Bay Kemal sen de iyi bil. Bu teröristlerle el ele kol kola dolaşma. Teröristleri savunmaktan vazgeç. Dürüst ol, açık ol bu millet de seni bir şey zannetsin.”  </p>
<p><strong>MEYDANI DAR EDERİZ </strong></p>
<p>“Yalan ve iftiranın dozunu artıyorlar. Her fırsatta milleti sokağa davet etmesinin sebebi bu. Burası Paris, Hollanda değil. Sen Gezi olaylarındaki gibi bir şeyler yapmaya tevessül edersen, o televizyon ekranında kendini bilmez, haddini bilmez birilerinin sokağa davet etmesiyle iş yapacağını zannediyorsan bu millet 15 Temmuz’da FETÖ’cülere bu meydanları dar ettiyse, yine dar ederiz. Sen 15 Temmuz gecesinde Atatürk Havalimanı’ndan kaçıp Bakırköy Belediyesi’ne gitmiş olabilirsin, bu sefer kaçmaya fırsat bulamazsın. Gücün yetiyorsa işte sandık. Öyle meydanlarda asla. Buna fırsat vermeyiz, gereğini de yaparız. Yola çıktık gümbür gümbür gidiyoruz. 31 Mart’ta da sandıktan gümbür gümbür çıkacağız inşallah.”  </p>
<p><strong>EKMEĞE MUHTAÇ EDENLER, SUYA DA MUHTAÇ ETTi</strong></p>
<p>“CHP’nin başındaki bu zat çıkmış, İstanbul üzerinden bizi eleştiriyor. Su diyerek, doğalgaz diyerek eleştiriyor. İstanbul CHP döneminde susuzluktan kurumuştu, kokmuştu. Su kuyruklarının ucu gözükmüyordu. Yalova’dan Kuruçeşmeye tankerle su getirdiler. CHP bu ya. Biz geldik, bu işi bitirdik. Ama bunu Bay Kemal de bilmez belki. Bay Kemal Kağıthane’ye Kağıttepe diyecek kadar İstanbul’a uzak. Bu ülkeyi tek parti döneminde bir dilim ekmeğe muhtaç edenler, suya da muhtaç bıraktılar. İstanbul’un suya ihtiyacı yok şu an. Hükümete geldiğimizde diğer şehirlerin su sorunlarını da çözdük. Van HDP belediyesiydi su sorununu çözdük. Bugün İstanbullulara sorsanız en memnun olduğunuz hizmet ne diye su ve doğalgazı en başta söylerler.  AK Parti döneminde desteklenen KOBİ’lerin sayısı 4 binden 320 bine çıktı. KOBİ’lere bizim kadar kaynak sağlayan başka bir ülke yoktur. Esnaflar konusunda söyledikleri yalan yanlış. 2002 yılına kadar açılan her işyerine karşın işyeri kapanan bir ülkeydik. Şimdi başarısına başarı katan bir ülkeyiz. CHP yönetimini rahatsız eden Türkiye’nin namerde muhtaç olmamasıdır. CHP zihniyeti sefaletten ve faşizimden güç alıyor. PKK’nın Almanya’daki uzantılarıyla resim çektiriyor. İstikametini kaybetmiş.”  </p>
<p>Başkan Erdoğan Konya’da 99 eseri hizmete açacak</p>
<p>Erdoğan, Şebi Arus törenleri için bugün Konya’da olacak, yapımı tamamlanan eserlerin toplu açılışını gerçekleştirecek. </p>
<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, tamamlanan yatırımların toplu açılışı ve Şebi Arus törenleri için bugün Konya’da. Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Başkan Erdoğan’ın Şebi Arus törenleri için her yıl Konya’ya geldiğini belirterek, “Bu yıl da Sayın Başkanımızı Şebi Arus Törenleri ve açılışlar nedeniyle Konya’da ağırlıyoruz. Başkanımız bugün saat 13.00’da Mevlana Meydanı’nda toplu açılış töreni gerçekleştirecek. Akşam da Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi’nde Şebi Arus Töreni’ne katılacak. Mevlana Meydanı’ndaki toplu açılışa bütün vatandaşlarımızı davet ediyorum” dedi. </p>
<p><strong>TOPLAM MALİYETİ 1 MİLYAR LİRA</strong></p>
<p>Başkan Erdoğan, Konya programı kapsamında Mevlana Meydanı’nda aralarında Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlanan 26 yatırımın da bulunduğu toplamda 99 hizmetin açılışını gerçekleştirecek. Bakanlıkların, üniversitelerin ve belediyelerin yatırımlarından oluşan açılışı yapılacak yerlerin toplam maliyeti 1 milyar 464 milyon lira. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/meydanlari-yine-dar-ederiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İttifaklar Gölgesinde 2019 Seçimleri</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ittifaklar-golgesinde-2019-secimleri/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ittifaklar-golgesinde-2019-secimleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Resul Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2018 21:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[2019 Seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gül]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Seçim]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[İP]]></category>
		<category><![CDATA[İttifak]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan 2018]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[PYD]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Resul Tosun]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<category><![CDATA[YPG]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=1842</guid>

					<description><![CDATA[Kabul etmek gerekir ki eğer Gül, Erdoğan karşısında 2014 şartlarında aday olsaydı seçimi zorlayabilirdi. MHP’nin tavrını açıkça Erdoğan’dan yana koyduğu tarihe kadar Gül’ün bir şansı vardı. Fakat ne zaman ki Devlet Bahçeli, ‘Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.’ dedi. O gün Erdoğan karşısındaki hiçbir adayın şansı kalmadı. Ne Gül’ün ne de başkasının. 2019’da yerel yönetimler, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı olmak üzere üç seçim yapılacak. Bu üç seçim içinde şüphesiz en önemlisi cumhurbaşkanlığı seçimidir. Çünkü Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimiyle yeni bir evreye girmiş olacak. Parlamenter sistem bütünüyle sona erecek ve adına ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ denen ama dünyada başkanlık olarak bilinen sisteme geçilecek. Bu sistem bir taraftan siyasi istikrarı garanti ederken, diğer taraftan kuvvetler ayrılığı ilkesini pekiştirecek (sert kuvvetler ayrılığı), ülke kalkınmasına olumlu katkıda bulunacaktır. Sistem gereği icra erki yasama erkinin güvenoyuna muhtaç olmayacak, yasama erki de parlamenter sistemdeki icranın vesayetinden kurtulacaktır. Detaylar tartışılabilir, ancak başkanlık sisteminin ülkeye kazandıracağı en önemli kazanımlardan biri de kutuplaşmayı törpüleyecek olmasıdır. Malum parlamenter sistemde yüzde 30-40 bandındaki oy oranı ile de hükümetler kurulabiliyor. Oysa başkanlık sisteminde artık çıta yüzde 50+1’e yükselmiştir. Yani cumhurbaşkanlığında baraj yüzde 50+1 olmuştur. Durum böyle olunca başkan adayları ya da partiler ister istemez ittifaklar kurmak zorunda kalacaklardır. Bu da partileri ve partilileri birbirlerine karşı daha &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kabul etmek gerekir ki eğer Gül, Erdoğan karşısında 2014 şartlarında aday olsaydı seçimi zorlayabilirdi. MHP’nin tavrını açıkça Erdoğan’dan yana koyduğu tarihe kadar Gül’ün bir şansı vardı. Fakat ne zaman ki Devlet Bahçeli, ‘Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.’ dedi. O gün Erdoğan karşısındaki hiçbir adayın şansı kalmadı. Ne Gül’ün ne de başkasının.</strong></p>
<p>2019’da yerel yönetimler, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı olmak üzere üç seçim yapılacak. Bu üç seçim içinde şüphesiz en önemlisi cumhurbaşkanlığı seçimidir. Çünkü Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimiyle yeni bir evreye girmiş olacak. Parlamenter sistem bütünüyle sona erecek ve adına ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ denen ama dünyada başkanlık olarak bilinen sisteme geçilecek. Bu sistem bir taraftan siyasi istikrarı garanti ederken, diğer taraftan kuvvetler ayrılığı ilkesini pekiştirecek (sert kuvvetler ayrılığı), ülke kalkınmasına olumlu katkıda bulunacaktır. Sistem gereği icra erki yasama erkinin güvenoyuna muhtaç olmayacak, yasama erki de parlamenter sistemdeki icranın vesayetinden kurtulacaktır. Detaylar tartışılabilir, ancak başkanlık sisteminin ülkeye kazandıracağı en önemli kazanımlardan biri de kutuplaşmayı törpüleyecek olmasıdır. Malum parlamenter sistemde yüzde 30-40 bandındaki oy oranı ile de hükümetler kurulabiliyor. Oysa başkanlık sisteminde artık çıta yüzde 50+1’e yükselmiştir. Yani cumhurbaşkanlığında baraj yüzde 50+1 olmuştur. Durum böyle olunca başkan adayları ya da partiler ister istemez ittifaklar kurmak zorunda kalacaklardır. Bu da partileri ve partilileri birbirlerine karşı daha dikkatli, daha itinalı ve daha hoşgörülü davranmaya sevk edecektir. Nitekim bugün AK Parti MHP ve BBP arasındaki ittifak bu üç partinin birbirlerine daha dostane yaklaşımlarını sağlıyor. Ayrıca AK Parti, SP’yi de ittifakta görmek istediği için çok ölçülü bir üslup kullanıyor. Yani yeni sistem partilerin birbirlerine karşı sert tutumlarını daha şimdiden yumuşatmıştır diyebiliriz. Aynı esnek tavrı muhalefetteki CHP’nin diğer partilere yaklaşımında da görüyoruz. Dolayısıyla başkanlık sistemi partiler arasında bir dayanışmayı da mecbur kıldığı için kutuplaşmayı törpüleyen bir sistem olarak öne çıkıyor diyebiliriz.</p>
<p><strong>Her Parti Önemlidir</strong></p>
<p>Bir diğer husus da yüzde 50+1 barajı, partileri büyüklüğüne küçüklüğüne bakılmaksızın önemli kılmaktadır. Bırakın yüzde bir oyu, başkanın seçimini bir oy bile etkileyeceği için küçük partiler de artık çok önemli. 1 Kasım 2015 seçimlerindeki tabloya bakıldığında yüzde birin altında oy alan partiler bile cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önem arz ediyor. Mesela SP, yüzde 0.68 ile 325 bin 947 oy almış. BBP yüzde 0.54 ile 259 bin 579 oy almış. VP yüzde 0.25 ile 119 bin 196 oy almış. HAK-PAR yüzde 0.23 ile 109 bin 722 oy almış. DYP yüzde 0.03 ile 14 bin 87 oy alarak en küçük parti olmuş. Ama değil mi ki 14 bin oyu var başkanlık sisteminde DYP bile görüşülmesi, konuşulması ve ittifak edilmesi gereken bir parti konumundadır. Başka bir ifadeyle başkanlık seçimi en küçük partiyi bile önemli kılan bir özelliğe sahip görünüyor. Tabii ki ittifaklar cumhurbaşkanın söylediği gibi azami müşterekleri olan partiler arasında gerçekleşebilir ya da gerçekleşmesi daha mantıklıdır. Onun için cumhurbaşkanı cumhur ittifakına başka partileri de beklediğini açıkça söylüyor. SP’nin yüzde 0.68 oy oranıyla gündemde bu kadar fazla kalmasının bir diğer sebebi de budur.</p>
<p><strong>Cumhur İttifakı</strong></p>
<p>Seçimlere bir seneden fazla vakit olmasına rağmen AK Parti ile MHP arasında cumhur ittifakı adı verilen bir ittifak şimdiden kurulmuştur. Bu ittifaka BBP’nin de olumlu yaklaştığı bilinmektedir. Başta SP olmak üzere belki başka partiler de bu ittifaka destek verebilir. Kimi çevrelerin bu bağlamda SP’yi cumhur ittifakından uzaklaştırma gayretleri de gözden kaçmıyor değil. SP’nin kendisine uzatılan eli boş çevirmiş olması da konunun ayrı bir boyutu. Halbuki azami müşterekleri itibariyle AK Parti’ye en yakın parti Saadet Partisi’dir.</p>
<p>SP, Milli Görüş’ü sahiplenmektedir. Ancak Milli Görüş tabanının ezici çoğunluğu bugün AK Parti’yi desteklemektedir. 1995 seçimlerinde Milli Görüş’ün partisi RP, 6 milyon oy alarak (yüzde 21 oranıyla) birinci parti olmuştu. SP’nin son seçimde aldığı oy miktarı ise 325 bin 947 (%0.68) dir. En basit hesapla Milli Görüş tabanının 5 milyon 600 bini AK Parti’yi desteklemektedir! 7 Haziran ya da 1 Kasım seçimleri öncesiydi. CNN Türk, her partinin liderini misafir ediyordu. SP Lideri Mustafa Kamalak Bey’i misafir ettiğinde sorduğu can alıcı sorulardan biri, ‘Saadet neyi yapmak istedi AK Parti yapmadı?’ sorusuydu. Kamalak söyleyecek söz bulamadı, Suriye politikasını ele alarak bir şeyler söylemeye çalıştı. Azami müşterek itibariyle Ak Parti’ye en yakın parti SP derken bunu kastediyorum. SP tabanının beklentilerinin büyük çoğunluğunu AK Parti gerçekleştirdiği için Milli Görüş’ün ezici çoğunluğu bugün AK Parti saflarındadır. Dahası hâlen SP’de olup da oylarını AK Parti’ye veren sağduyulu Milli Görüşçüler de vardır! Cumhurbaşkanı, ‘azami müştereklerimiz bulunan partileri ittifaka davet ediyoruz’ derken bunların başında SP gelir. Ama SP yönetiminin menfi tavrı öylesine sert ki ‘fazla naz âşık usandırır.’ özdeyişini hatırlatıyor. Sonunda cumhurbaşkanına ‘gelmezlerse güle güle’ dedirttiler.</p>
<p><strong>SP’nin Gerekçeleri</strong></p>
<p>SP lideri Karamollaoğlu’nun cumhurbaşkanına verdiği 3 maddelik ittifak cevabı da anlaşılır gibi değil. Karamollaoğlu, AK Parti’yle ittifaka neden sıcak bakmadığını 3 sebebe bina ediyor. Birinci sebep olarak siyaset üslubunu öne sürüyor ve, ‘Biz siyaset üslubunun kamplaştırıcı, kutuplaştırıcı değil kucaklayıcı olması gerektiğine inanıyoruz. Bu olmazsa olmazımız.’ diyor. Bu, AK Parti’nin programında yazılı olan ve savunmakta olduğu ilkelerden biri. İşin garibi davet edip kucaklayan cumhurbaşkanı ‘Deli miyim?’ diyerek reddeden kendisi? Aslına bakılırsa SP’nin bu gerekçesi, kendileri haricindeki herkesin imanını bile sorgulayan bazı radikal SP’liler için geçerli olabilir ama SP’yi ittifaka davet ederek kucaklayan AK Parti için hiç de inandırıcı görünmüyor.Karamollaoğlu, ittifaka sıcak bakmayışının ikinci sebebini ‘İkincisi yönetim anlayışımız. Biz yönetim anlayışında kuvvetler ayrılığı ilkesinin belirlenmesini istiyoruz.’ diyor. AK Parti de başka bir şey istemiyor ki. Kuvvetler ayrılığının temel özelliklerinden biri olan başkanlık sistemini AK Parti savunmuyor mu? Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı şimdikinden daha sert değil mi? Varsa eksiklik -ki olabilir- katılır ittifaka ıslah etmeye çalışır. Ama bu gerekçeyle ittifaktan kaçarsa bu tavır inandırıcı olmaz diye düşünüyorum. Üçüncü sebep olarak da diyor ki ‘Yolsuzluk ve israf ile mücadele edilmeli.’ AK Parti’nin yolsuzluğun ve israfın önünü açalım dediğini hatırlamıyorum. Ama iktidar süresi içinde kimi icraatları sebebiyle bu gerekçeyi sunuyor olabilir SP. Yolsuzluk suçtur, SP’nin tespit ettiği yolsuzluğu yargıya taşıyarak gereğini yapması beklenir, ittifaka engel olarak zikretmesi inandırıcı olmaktan uzak görünüyor. İsrafa gelince, yoktur denemez ama ittifaka dâhil olarak israf konusunda da iktidara yol gösterilebilir. İlkeler bazında ‘CHP ve İP ile hemfikiriz’ diyen Karamollaoğlu’nun azami müşterekleri bulunan AK Parti’ye karşı tavrının kendi tabanını bile ikna etmeyeceği kanaatindeyim. Bununla birlikte siyasette dengeler her an değişebilir. Yarının nelere gebe olduğunu bilmiyoruz.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı Adayları</strong></p>
<p>Şimdiye kadar sadece bir ittifak netleşmiş görünüyor. ‘Cumhur İttifakı’. Adayı da Recep Tayyip Erdoğan. Muhalefet cephesinden İyi Parti, Meral Akşener’i Vatan Partisi de Doğu Perinçek’i aday ilan ettiler. Her iki partinin de cumhurbaşkanı seçecek gücü olmadığı için dostlar alışverişte görsün kabilinden adaylık olarak görünüyor. Asıl beklenen aday ana muhalefet partisi CHP’nin adayıdır. Normalde genel başkanın aday olması gerekir ama genel başkanın aday olmayacağı anlaşılıyor. Hatta tıpkı 2014 seçimlerinde olduğu gibi CHP kökenli bir aday göstermekten çekindikleri anlaşılıyor. CHP perspektifinden bakınca ben bu tavrı doğru buluyorum. Çünkü CHP’nin tabanının tek başına cumhurbaşkanı seçmeye yetmediğini görüyorlar. Bu tercih bir başka gerçeği daha hatırlatmaktadır ki o da toplumun yüzde 70’lere varan kesiminin dindar, muhafazakâr ve milliyetçi vasıflara sahip olmasıdır. Bu vasıflardan uzak bir CHP’linin yüzde 50+1 oy alması mümkün değildir. Bence CHP bu gerçeği gördüğü için geçmişte İhsanoğlu’nu aday gösterdikleri gibi şimdi de kendi tabanlarına ilaveten yüzde yetmişten en az yüzde 20-25 oy alacak bir muhafazakâr aday belirleme eğilimindedirler ki bence siyaseten doğru bir taktiktir. Onun için İlhan Kesici ve Abdullah Gül isimleri sürekli gündemdedir. Hatta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Abdullatif Şener’in ismi bile geçmektedir. Başkanlık sisteminin en önemli kazanımlardan biri de artık CHP gibi milletin değerleriyle buluşmaktan uzak partilerin icra erkinde etkili olamayacaklarıdır.</p>
<p><strong>Abdullah Gül Faktörü</strong></p>
<p>Abdullah Gül Bey, AK Parti’nin kurucusu, ilk başbakanı, bakanı ve cumhurbaşkanıdır. Kişiliği sebebiyle her kesimin beğenisini kazanmış değerli bir şahsiyettir. Ayrıca siyaseti iyi gözlemleyen ve adımlarını ona göre atan, hesap kitap bilen bir siyasetçidir. ‘Cumhurbaşkanı adayıyım.’ demedi ama ‘Kardeşim Erdoğan karşısında aday olmam.’ da demedi. Kapıyı hep açık tuttu. Yakın çevresi de ‘Neden olmasın?’ diyerek adaylık ihtimalini gündemde tuttular. Kabul etmek gerekir ki eğer Gül, Erdoğan karşısında 2014 şartlarında aday olsaydı seçimi zorlayabilirdi.<br />
MHP’nin tavrını açıkça Erdoğan’dan yana koyduğu tarihe kadar Gül’ün bir şansı vardı. Fakat ne zaman ki Devlet Bahçeli, ‘Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.’ dedi. O gün Erdoğan karşısındaki hiçbir adayın şansı kalmadı. Ne Gül’ün ne de başkasının. O güne kadar medyaya imalı açıklamalar yapan Gül dikkat edilirse o günden sonra cumhurbaşkanlığı konusuna hiç girmedi. Hele MHP’nin 18 Mart’ta yaptığı genel kuruldan sonra cumhur ittifakının oyları daha bir derlenip toparlandı.</p>
<p><strong>MHP Toparlandı İttifak Güçlendi</strong></p>
<p>MHP geçen süre içinde özellikle dindar ülkücüleri tasfiye eden bir kadro tarafından idare ediliyor, partiyi Türk-İslam ülküsünden uzaklaştırıyordu. İyi Parti tabanını küskün MHP’liler oluşturuyordu. İyi parti MHP’yi fiilen bölmüştü. Bunu gören Devlet Bey, 18 Mart Kurultayında dindarları küstürenleri tasfiye etti ve öyle bir kurultay konuşması yaptı ki küskün MHP’lilerin neredeyse tamamı yuvaya döndü. MHP kongresinden sonra Devlet Bey’e şiddetle muhalefet eden bazı önemli MHP’liler mealen ‘MHP aslına döndü biz de MHP’ye döndük.’ diyorlardı. Devlet Bey’in, konuşmasının giriş bölümünde, “Türk ve İslam’ın nefes aldığı her yere” selam göndermesi, “Türk-İslam ülküsünün inanmış yürekleri nerede?” diye sorması, kurultayın “Türk-İslam alemine hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz etmesi”, “duruşumuz Müslüman Türk milletinin ta kendisidir.” vurgusu, vefaya çağrı yaparken, “imani asaletten” bahsetmesi” ve “Vefası olmayanın milli ve manevi değerlere vedası kat’idir, kesindir.” demesi ülkücüleri can evinden yakalamış görünüyor. Partinin milli duruşuna ‘Yüce Allah’ı şahit’ göstermesi, darbecilerin, ‘Türk-İslam ülküsünü yargılamaya’ kalkıştıklarını hatırlatması, “yolumuz hak yolu, hakikat yolu, Allah yoludur.” dedikten sonra, ‘Göğsümüz imanla kabardı, gözlerimiz heyecanla yaşardı, ihanete inançlarımızdan aldığımız güçle dayandık.’ tespitinde bulunması ve Ahmed Arvasi’nin “İmansız zümreyi yokluk kemirir.” diye başlayan dizelerini okuması ülkücülerin ruhuna işlemiş anlaşılan. “Din tacirlerinden kurtulup, hainleri yok edip, taassup bekçilerini ayıklarsak, Türk-İslam ülküsü Türkiye’nin ve komşu coğrafyaların bayraktarlığı göreviyle İ’lay-ı Kelimetullah mührünü cihana vuracaktır.” deyip konuşmasını tekbirlerle noktalaması, küstürülen dindar MHP’lilerin yuvaya dönmelerine yetip de artmış bile. Gördüğüm kadarıyla, MHP, İP’e kaptırdığı ülküdaşlarının gönlüne bu hamle ile girip, yuvaya döndürmüş ve kongreden gerçekten güçlenerek çıkmıştır. MHP’nin güçlenmesi cumhur ittifakının güçlenmesi demektir!</p>
<p><strong>İttifak Sandığa Yansır mı?</strong></p>
<p>Asıl sorulması gereken soru ‘İttifak sandığa yansır mı?’ sorusudur. Çünkü ittifakları yasal çerçeveye oturtan kanunda cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili oy tasnifinde bir boşluk var. Milletvekili seçimlerinde her partinin ne kadar oy alacağı gayet net bir şekilde tespit edilebilecek. Çünkü ittifak kutusunun altında ittifak eden partilerin amblemi olacak ve her seçmen kendi partisine oy verecek.<br />
İttifak partilerinin oyları toplanacak ve toplam oylar barajı geçiyorsa her parti barajı aşmış sayılacak ve partiler aldığı oya göre milletvekili çıkaracak. Bence çok adil ve güzel bir düzenleme. Fakat cumhurbaşkanı seçimlerinde bu netlik olmayacak. Oy pusulasında cumhurbaşkanı adaylarının adı bulunacak, ittifak eden partilerin amblemleri bulunmayacak. Seçmen tercih edeceği adaya oy verecek ama hangi partinin ne kadar oy verdiği belli olmayacak.</p>
<p>Dolayısıyla milletvekili seçiminde kendi partisine oy verip cumhurbaşkanlığı seçiminde başkasına oy verme kapısı açık duruyor. Tıpkı 16 Nisan referandumunda olduğu hangi partinin ne kadar oy verdiği belli olmayacak. Evet referandumda MHP resmen destekledi ama ne kadarı kabul oyu verdi orası meçhul. AK Parti’den ne kadar kabul oyu geldi orası da meçhul. AK Parti ve MHP tabanlarının toplam oyunun yüzde 60’ın üzerinde olması gerekirdi. Durum böyle olunca ittifaklar, cumhurbaşkanlığı seçiminde partilerin oylarını garanti etmiş olmuyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ittifakların tabana ne kadar yansıdığı bilinemeyeceğinden ‘Tabanda ittifak yok’ söylemini yabana atmamak gerekir.</p>
<p>MHP’nin toparlanmasından sonra cumhur ittifakının oy oranı yüzde 60’ların üzerinde görünüyor. Buna istinaden Devlet Bahçeli, 18 Mart Kurultayında, “CHP, İP, HDP, PKK, FETÖ, PYD, YPG, DEAŞ, DHKP-C ve küresel cinayet şebekesinden müteşekkil ihtilaf ve ihanet bloku, cumhurun karşısında tel tel dağılacak, kaybetmekten başka seçeneği olmayacaktır.’ diyor ama 16 Nisan sonuçları göz önünde bulundurulursa ittifakın diğer partilerle güçlendirilmesi gündemden düşmeyecek diye düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ittifaklar-golgesinde-2019-secimleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
