<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rüstem BUDAK &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/author/rustem-budak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2020 09:05:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Rüstem BUDAK &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Müslümanlara Sorular</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/muslumanlara-sorular/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/muslumanlara-sorular/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2020 07:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15637</guid>

					<description><![CDATA[“Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar.” Bakara- 215“Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar.” Bakara- 217.“Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar.” Bakara- 219.“Sana kadınların ay halini sorarlar.” Bakara- 222“Sana ruh hakkında soru soruyorlar.” İsrâ Suresi 85.“Sana Zülkarneyn hakkında soru sorarlar.” Kehf Suresi 83. Kur’an-ı Kerim insanlığın aklındaki sorulara, kalbindeki arayışlara, nefsindeki arayışlara cevap niteliği taşır. Bütün peygamberlere olduğu gibi Hz. Muhammed’e ashabı ve düşmanları çeşitli sorular yöneltmişlerdir. Peygamber bu sorulara muhatap olduğunda cevapsız bırakmaktan kaçınmış, Allah resulüne bilmediklerini bildirmiştir. Sorulan bazı sorulara yukarıda yer verdik. Günümüzde Müslümanlar insanlığın çeşitli sorularına muhatap olmaktadır.Müslümanların sorulara muhatap olduklarındaki tavırları insanlık için nasıl bir yerde durduklarını ortaya koymaktadır. Müslümanlar insanlığın birçok sorusunu cevapsız bırakarak, bazen alakasız cevaplar vererek, bazen soru soranı aşağılayarak, bazen soru sorulmasını reddederek, bazen cevap vermekten kaçarak, bazen cevap veremeyerek, bazen yetersizliğinden dolayı suskun kalarak cevap vermek yoluna gitmektedir. Müslümanlar kimden ve nereden gelirse gelsin bütün sorulara tevhid, özgürlük, hikmet, ahlak, bilgi, düşünce, teori, pratik, hakikat, felsefe bileşkesinde cevap vermelidirler. Cevap veremeyenlerin insanlık için bir çözüm ve kurtuluş önerileri de yoktur. Tarihsel var oluş imkanları kısıtlanmıştır. Zihinsel travmaları aşamamış, tarihin gerisinde kalarak yok oluşa mahkum edilmişlerdir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar.” Bakara- 215<br>“Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar.” Bakara- 217.<br>“Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar.” Bakara- 219.<br>“Sana kadınların ay halini sorarlar.” Bakara- 222<br>“Sana ruh hakkında soru soruyorlar.” İsrâ Suresi 85.<br>“Sana Zülkarneyn hakkında soru sorarlar.” Kehf Suresi 83.</p>



<p>Kur’an-ı Kerim insanlığın aklındaki sorulara, kalbindeki arayışlara, nefsindeki arayışlara cevap niteliği taşır.<br></p>



<p>Bütün peygamberlere olduğu gibi Hz. Muhammed’e ashabı ve düşmanları çeşitli sorular yöneltmişlerdir.<br></p>



<p>Peygamber bu sorulara muhatap olduğunda cevapsız bırakmaktan kaçınmış, Allah resulüne bilmediklerini bildirmiştir.<br></p>



<p>Sorulan bazı sorulara yukarıda yer verdik.<br></p>



<p>Günümüzde Müslümanlar insanlığın çeşitli sorularına muhatap olmaktadır.<br>Müslümanların sorulara muhatap olduklarındaki tavırları insanlık için nasıl bir yerde durduklarını ortaya koymaktadır.<br></p>



<p>Müslümanlar insanlığın birçok sorusunu cevapsız bırakarak, bazen alakasız cevaplar vererek, bazen soru soranı aşağılayarak, bazen soru sorulmasını reddederek, bazen cevap vermekten kaçarak, bazen cevap veremeyerek, bazen yetersizliğinden dolayı suskun kalarak cevap vermek yoluna gitmektedir.<br></p>



<p>Müslümanlar kimden ve nereden gelirse gelsin bütün sorulara tevhid, özgürlük, hikmet, ahlak, bilgi, düşünce, teori, pratik, hakikat, felsefe bileşkesinde cevap vermelidirler.<br></p>



<p>Cevap veremeyenlerin insanlık için bir çözüm ve kurtuluş önerileri de yoktur.<br></p>



<p>Tarihsel var oluş imkanları kısıtlanmıştır.<br></p>



<p>Zihinsel travmaları aşamamış, tarihin gerisinde kalarak yok oluşa mahkum edilmişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/muslumanlara-sorular/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Krizimiz; İsim Koyamamak-Kelime Üretememek&#8230;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/krizimiz-isim-koyamamak-kelime-uretememek/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/krizimiz-isim-koyamamak-kelime-uretememek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2020 09:50:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15538</guid>

					<description><![CDATA[s- Kitap;&#160;İnsanlık üzerinde kibirlenerek kendi düzenini kurmak isteyentüm ilahlaşanların düzenini ortadan kaldırmak, değiştirmek,adaleti- tevhidi ikame etmek&#160;için&#160;vazgeçilmezyoldur- metindir- anlayıştır- ruhtur. s- Söylenmemiş en güzel sözün, yazılmamış en güzel yazının, yapılmamış en güzel işin, görülmemiş en güzel hayatın, duyulmamış en güzel sesin, bilinmemiş en güzel ilmin peşinde olmak… s- Okuduklarını yaşayana kadar yeni bir şey okuma… Yazdıklarını yaşamadan yeni bir şey yazma… Yaşadıklarını yazmadan yeni bir şey yazma… s- Yazı,&#160;yazarın okuyucuya emanetidir. Okuyucu, emanete sahip çıkmalıdır. s- Krizimiz; İsim Koyamamak- Kelime Üretememek… İsim koyamayan- üretemeyen Medeniyet kuramaz. İsim koyabilen, yol bulur ve yol açabilir. Türkiye’de İnsan isimlerinde temel referans Kur’an-ı Kerim’dir.Kötü anlamlı da olsa insanlar Kur’an’da geçen her kelime ve kavramı neredeyse isim olarak kullanmaya çalışıyorlar. İslam tarihinde rol alan kişilerin- sahabelerin- önderlerin isimleri kulanılır. İnsan isimlerinde yeni olarak kullanılan- üretilen isim çok azdır. Eşya- teknoloji isimlerinde kendi üretimimiz olmadığı için isim koyamıyoruz. Bilimsel terimlerde ve akademide kendi kullandığımız isimler yok gibidir.Olacağına dair inanç azdır. Koymaya çalışanları da diğer bilim adamları engellemeye çalışır. Dergi isimlerinde yeni- üretilmiş bir dergi ismi çok azdır. Geneli tarihe atıf ile konulur. Bitki- hayvan isimlerinde çoğunlukla batının koyduğu isimler vardır. İsim koyamayan- İsim üretemeyen- İsimleri yenileyemeyen Akıl- Kalp;kördür- sağırdır- kısırdır. Geçmişi vardır ama geleceği yoktur. Tüm alanlarda &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>s- Kitap;&nbsp;</strong><br>İnsanlık üzerinde kibirlenerek kendi düzenini kurmak isteyen<br>tüm ilahlaşanların düzenini ortadan kaldırmak, değiştirmek,<br>adaleti- tevhidi ikame etmek&nbsp;için&nbsp;vazgeçilmez<br>yoldur- metindir- anlayıştır- ruhtur.</p>



<p><strong>s- Söylenmemiş en güzel sözün,</strong></p>



<p>yazılmamış en güzel yazının,</p>



<p>yapılmamış en güzel işin,</p>



<p>görülmemiş en güzel hayatın,</p>



<p>duyulmamış en güzel sesin,</p>



<p>bilinmemiş en güzel ilmin</p>



<p>peşinde olmak…</p>



<p><strong>s- Okuduklarını yaşayana kadar yeni bir şey okuma…</strong></p>



<p>Yazdıklarını yaşamadan yeni bir şey yazma…</p>



<p>Yaşadıklarını yazmadan yeni bir şey yazma…</p>



<p><strong>s- Yazı,</strong>&nbsp;yazarın okuyucuya emanetidir.</p>



<p>Okuyucu, emanete sahip çıkmalıdır.</p>



<p><strong>s- Krizimiz; İsim Koyamamak- Kelime Üretememek…</strong></p>



<p>İsim koyamayan- üretemeyen Medeniyet kuramaz.</p>



<p>İsim koyabilen, yol bulur ve yol açabilir.</p>



<p>Türkiye’de İnsan isimlerinde temel referans Kur’an-ı Kerim’dir.<br>Kötü anlamlı da olsa insanlar Kur’an’da geçen her kelime ve kavramı neredeyse isim olarak kullanmaya çalışıyorlar.</p>



<p>İslam tarihinde rol alan kişilerin- sahabelerin- önderlerin isimleri kulanılır.</p>



<p>İnsan isimlerinde yeni olarak kullanılan- üretilen isim çok azdır.</p>



<p>Eşya- teknoloji isimlerinde kendi üretimimiz olmadığı için isim koyamıyoruz.</p>



<p>Bilimsel terimlerde ve akademide kendi kullandığımız isimler yok gibidir.<br>Olacağına dair inanç azdır. Koymaya çalışanları da diğer bilim adamları engellemeye çalışır.</p>



<p>Dergi isimlerinde yeni- üretilmiş bir dergi ismi çok azdır. Geneli tarihe atıf ile konulur.</p>



<p>Bitki- hayvan isimlerinde çoğunlukla batının koyduğu isimler vardır.</p>



<p>İsim koyamayan- İsim üretemeyen- İsimleri yenileyemeyen Akıl- Kalp;<br>kördür- sağırdır- kısırdır.</p>



<p>Geçmişi vardır ama geleceği yoktur.</p>



<p>Tüm alanlarda bu kriz yaşanıyor. Kelime ve kavram üretemiyoruz.</p>



<p>Ademi- İnsani olmanın en büyük vasfı olan isim koyma yeteneğini kaybetmişiz.</p>



<p><strong>s- Yeni bir kelime öğrenmek- kullanmak</strong>; hayatın en güzel ve en değerli keşiflerinden biridir.</p>



<p><strong>s- Sosyal medyanın insanları&nbsp;asosyal yaptığı ezber bir okuma biçimidir.</strong></p>



<p>Sosyal medya yeni bir sosyalleşme aracıdır.</p>



<p>Sosyal medyanın&nbsp;etkilediği ve şekillendirdiği sosyal ilişkinin&nbsp; niteliğini,&nbsp;niceliğini,&nbsp;kalitesini sorgulamalı&nbsp;ve&nbsp;verimliliğini&nbsp;artırmalıyız.</p>



<p>Sosyal medya bir imtihan alanıdır.</p>



<p>Sosyalleşmede yeni ufuk ve imkânlar sunmaktadır.</p>



<p><strong>s- Ne hakkında düşünüyorsun…</strong></p>



<p>Yoksa ne hakkında düşünmüyorsun…</p>



<p>Düşündüğün anlar, yaşadığın anlardır.</p>



<p>Düşünmediğin anlar, ölü zamanlardır.</p>



<p><strong>s- Kadın; insan,</strong></p>



<p><strong>Erkek; düşünce doğurur.</strong></p>



<p><strong>s- Kitap okumak;&nbsp;</strong></p>



<p>hayatın</p>



<p>en soylu,</p>



<p>en anlamlı,</p>



<p>en insani,</p>



<p>en ahlaki</p>



<p>eylemidir.</p>



<p><strong>s- Kelimeler bizimdir.</strong>&nbsp;Ödünç kelimeler ve çalıntı bilinçle konuşmadığınızda daha fazla hakikate yaklaşırsınız.</p>



<p><strong>s- Anlam;</strong>&nbsp;yerelleştiği ölçüde küreselleşir</p>



<p>ve</p>



<p>bireyselleştiği ölçüde toplumsallaşır.</p>



<p><strong>s- Medya’nın Kirliliğinden Nasiplenmemek İçin…</strong></p>



<p>Sürekli aynı gazeteyi okumayın- internet sitesini takip etmeyin- televizyonu izlemeyin- radyoyu dinlemeyin.</p>



<p>Karşıt olarak gördüklerinizi de okuyun- dinleyin- izleyin, karşılaştırın.</p>



<p>Verilen spot haber- görüntü- ses kayıtlarına hemen inanmayın. Hemen kalvyeye- telefona sarılıp tepki vermeyin.</p>



<p>Kitap okuyun. Çünkü internet- radyo- televizyon düşünme tembelliği oluşturmaktadır.</p>



<p><strong>s- Sözler, insanın en değerli varlıklarıdır.</strong>&nbsp;Sözümüzün değeri kalmayınca, Varlığımızın da değeri kalmıyor.</p>



<p><strong>s- İnsanlara;</strong>&nbsp;kitap okuyup okumadıklarını sormadan önce, akledip akletmediklerini (Düşünüp düşünmediklerini) sormalıyız.</p>



<p>Akletmeden okunandan, çoğu kez insana zarardan başka bir şey dokunmaz.</p>



<p><strong>s- Anlamın oluşması için taklit veya alışkanlıkların değil şuurun eseri olan bir hal gereklidir.</strong>&nbsp;Şuur anlamın zihinde ve kalpte birleşmesi ile oluşan ortak kararın ürünüdür.</p>



<p>Anlam verilmeyen, anlam taşımayan, anlama götürmeyen, anlama yaklaştırmayan bir hareketin sevap değeri taşıyacağı düşünülemez.</p>



<p>Akılda, ruhta, kalpte ve ameldeki kendi içsel arayışının temelinde bir inşa edilmesi gerekmektedir.</p>



<p>Anlamak sadece düşüncede, niyette kalan bir durum değil bir pratiği zorunlu kılan ve ayrılmaz bir parça olarak var olan sonuç-süreçtir.</p>



<p><strong>Anlamların çoğalması hayat yürüyüşünde her adımda çoğalarak insana yol gösterir.</strong></p>



<p>s- İnsanlara okumak ve yazmaktan önce; düşünmeyi- Tefekkürü/ zikretmeyi- Tezekkürü<br>tavsiye etmek lazım.</p>



<p><strong>s- Toplantı- Seminer- Konferans- Sempozyum Dinleyici Ahlakı…</strong></p>



<p>Cep telefonlarındaki paylaşım imkânının çoğalması ile birlikte&nbsp;yeni dinleyici profili ortaya çıktı.</p>



<p>Program boyunca fotoğraf çeken,&nbsp;çektiği fotoğrafları facebook, twitter ve diğer sosyal medya ortamlarında paylaşan, diğer paylaşımcıların paylaşımlarına yorum yazan, programda duyduğu bir kaç cümleyi paylaşan, programcıların konuşmalarını parça parça kulak kabartan,</p>



<p>başını konuşmacılara doğrultmadan dinleyen,&nbsp;gözü ekranda, kulağı güya konuşmacıda, eli telefonunda, internete girmişken başka site ve haberlere göz gezdiren ve daha sonra birden programın sonlandığını fark eden dinleyici kuşağı var.</p>



<p>Halbuki kendisini sadece fotoğraf çekme ile sınırlamak, sonrasında- aralarda bunları paylaşmak daha ahlaki bir tutumdur.</p>



<p><strong>s- Bir meseleye;</strong> </p>



<p>Tevhid, Adalet, Özgürlük, Emek, Psikolojik, Jeostratejik, ReelPolitik, Ekonomik, Sosyolojik, Felsefi, Silah, Toplum, Güç Merkezleri gibi birçok farklı yönlerden bakmayı denemeliyiz. Sadece bir yönden baktığınızda, eksik ve yanlış görerek hatalı kanaatlere varmaya götürür.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/krizimiz-isim-koyamamak-kelime-uretememek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öncü Öğretmenler&#8230;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/oncu-ogretmenler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/oncu-ogretmenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2020 07:57:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15215</guid>

					<description><![CDATA[Nasıl bir öğretmen olmalı?sorusunun cevabı geçmişin nostaljik dehlizlerinden aramak yerine bugün bizzat bunun canlı şahidi olan öncü şahsiyetlerde aramalıyız. Son bir senede vefat eden öncü öğretmenlere bakarsak bu güzel örnekliği daha iyi görürüz. Mahmut BalcıKazım KayanAsım GültekinBu üç örnek ve öncü öğretmen ile tanışmak ve tanımak nasip oldu. Bu her üç öğretmenin ortak özellikleri şunlardı:1- Büyük bir dava şuuruna sahiplerdi.2- Sürekli gençler ile birlikte olur, onlara tecrübelerini aktarmak için gayret eder, birlikte projeler gerçekleştirirlerdi.3- Düşünce, edebiyat, bilgi, bilinç, kültür merkezli bir benlik dönüşümü için mücade ediyorlardı.4- Sahici ve samimi bir imana sahiplerdi.5- Diğer müslümanlarla kardeşlik hukuklarını muhafaza eder ve herkes ile diyalog kurarlardı.6- Ümmetin var oluş mücadelesindeki eksikleri görmeye çalışır ve bunları gidermeyi hedeflerlerdi. Bu öncü öğretmenlerin şahsındanasıl bir öğretmen olmalı sorusunun cevabı saklıdır. Mü’min bir adanmışlık içinde öğretmenlik mesleğini en iyi şekilde yapmanın örneklerini çoğaltmalıyız. Şikayet ve erteleme değil öğrencilerimizin beklediği öncü öğretmenlik vazifemizi ifa etmeliyiz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Nasıl bir öğretmen olmalı?<br>sorusunun cevabı geçmişin nostaljik dehlizlerinden aramak yerine bugün bizzat bunun canlı şahidi olan öncü şahsiyetlerde aramalıyız.</p>



<p>Son bir senede vefat eden öncü öğretmenlere bakarsak bu güzel örnekliği daha iyi görürüz.</p>



<p>Mahmut Balcı<br>Kazım Kayan<br>Asım Gültekin<br>Bu üç örnek ve öncü öğretmen ile tanışmak ve tanımak nasip oldu.</p>



<p>Bu her üç öğretmenin ortak özellikleri şunlardı:<br>1- Büyük bir dava şuuruna sahiplerdi.<br>2- Sürekli gençler ile birlikte olur, onlara tecrübelerini aktarmak için gayret eder, birlikte projeler gerçekleştirirlerdi.<br>3- Düşünce, edebiyat, bilgi, bilinç, kültür merkezli bir benlik dönüşümü için mücade ediyorlardı.<br>4- Sahici ve samimi bir imana sahiplerdi.<br>5- Diğer müslümanlarla kardeşlik hukuklarını muhafaza eder ve herkes ile diyalog kurarlardı.<br>6- Ümmetin var oluş mücadelesindeki eksikleri görmeye çalışır ve bunları gidermeyi hedeflerlerdi.</p>



<p>Bu öncü öğretmenlerin şahsında<br>nasıl bir öğretmen olmalı sorusunun cevabı saklıdır.</p>



<p>Mü’min bir adanmışlık içinde öğretmenlik mesleğini en iyi şekilde yapmanın örneklerini çoğaltmalıyız.</p>



<p>Şikayet ve erteleme değil öğrencilerimizin beklediği öncü öğretmenlik vazifemizi ifa etmeliyiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/oncu-ogretmenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 Temmuz Darbesinin Anlamları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/15-temmuz-darbesinin-anlamlari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/15-temmuz-darbesinin-anlamlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 07:19:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15155</guid>

					<description><![CDATA[1- Türkiye&#8217;de her zaman bir darbe ihtimali vardır.15 Temmuz öncesi darbe ihtimali akla hiç gelmiyordu.Milletin iktidarı gerçekleştikçe,darbe ihtimali de artmaktadır.Çünkü yerel ve küresel oligarşinin darbe dışında bir iktidar imkanları bulunmuyor.Yerel ve küresel oligarşi,15 Temmuz yenilgisini hazmedemediler.Yeni bir darbe için fırsat kolluyorlar. 2- FETÖ&#8217;nün 15 Temmuz&#8217;dan daha büyük felaket girişimlerine hazır olmalıyız. FETÖ&#8217;den beklenmeyen beklenenin üzerinde düşünmeliyiz. FETÖ&#8217;nün ne yapabileceğine dair beklenmeyen birçok şeyinortaya çıktığını gördük. Siyaset ile işleri olmaz, denildi.Devlet içinde sadece inançlı insanlardır, denildi.Küresel devletleri kullanılıyorlar, kullanılmıyorlar, denildi.Şiddet ile işleri olmaz, denildi.Darbe girişimi hiç olmaz, denildi. Ama denilen ve beklenilen şeylerin tam tersi oldu. Yapabilecekleri son şey; darbedir, başka bir şey yapamazlar, demeyelim. Gülen, teslim edilse bile FETÖ devam edecektir.Aynı Öcalan teslim edildiği halde PKK&#8217;nın varlığı ve oyunları devam ediyor. Yerli ve küresel oligarşik örgütler ve yapılanmalar,bu tür örgütlere sürekli yeni görevler veriliyor. FETÖ&#8217;nün yapacaklarının beterin beteri her daim olacaktır.15 Temmuz&#8217;dan daha büyük felaketler için hazırlanıyorlar. 3- FETÖ ve diğer oligarşik tüm yapılar tasfiye edilmelidir. Bu ülkede FETÖ gibimillete rağmen ve millete karşıdarbe girişimlerini besleyensiyasi- ekonomik- kültürel bir damar vardır. Buhastalıklı, alçak, hain ve sapkın damar,küresel işbirlikçileri ile güçlerini birleştirerek darbe yapmaya kalkıştı. Bu ülkede geçmişte olduğu gibibu tür yapıları ortaya çıkaran dini ve seküler temelli oligarşik yapılar tasfiye &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1- Türkiye&#8217;de her zaman bir darbe ihtimali vardır.<br>15 Temmuz öncesi darbe ihtimali akla hiç gelmiyordu.<br>Milletin iktidarı gerçekleştikçe,<br>darbe ihtimali de artmaktadır.<br>Çünkü yerel ve küresel oligarşinin darbe dışında bir iktidar imkanları bulunmuyor.<br>Yerel ve küresel oligarşi,<br>15 Temmuz yenilgisini hazmedemediler.<br>Yeni bir darbe için fırsat kolluyorlar.</p>



<p>2- FETÖ&#8217;nün 15 Temmuz&#8217;dan daha büyük felaket girişimlerine hazır olmalıyız.</p>



<p>FETÖ&#8217;den beklenmeyen beklenenin üzerinde düşünmeliyiz.</p>



<p>FETÖ&#8217;nün ne yapabileceğine dair beklenmeyen birçok şeyin<br>ortaya çıktığını gördük.</p>



<p>Siyaset ile işleri olmaz, denildi.<br>Devlet içinde sadece inançlı insanlardır, denildi.<br>Küresel devletleri kullanılıyorlar, kullanılmıyorlar, denildi.<br>Şiddet ile işleri olmaz, denildi.<br>Darbe girişimi hiç olmaz, denildi.</p>



<p>Ama denilen ve beklenilen şeylerin tam tersi oldu.</p>



<p>Yapabilecekleri son şey; darbedir, başka bir şey yapamazlar, demeyelim.</p>



<p>Gülen, teslim edilse bile FETÖ devam edecektir.<br>Aynı Öcalan teslim edildiği halde PKK&#8217;nın varlığı ve oyunları devam ediyor.</p>



<p>Yerli ve küresel oligarşik örgütler ve yapılanmalar,<br>bu tür örgütlere sürekli yeni görevler veriliyor.</p>



<p>FETÖ&#8217;nün yapacaklarının beterin beteri her daim olacaktır.<br>15 Temmuz&#8217;dan daha büyük felaketler için hazırlanıyorlar.</p>



<p>3- FETÖ ve diğer oligarşik tüm yapılar tasfiye edilmelidir.</p>



<p>Bu ülkede FETÖ gibi<br>millete rağmen ve millete karşı<br>darbe girişimlerini besleyen<br>siyasi- ekonomik- kültürel bir damar vardır.</p>



<p>Bu<br>hastalıklı, alçak, hain ve sapkın damar,<br>küresel işbirlikçileri ile güçlerini birleştirerek darbe yapmaya kalkıştı.</p>



<p>Bu ülkede geçmişte olduğu gibi<br>bu tür yapıları ortaya çıkaran dini ve seküler temelli oligarşik yapılar tasfiye edilmelidir.</p>



<p>4- Zaferin asıl sahibi Allah&#8217;tır.</p>



<p>Zafere giden yolda mü&#8217;minleri koruyan,<br>onlara itikad, basiret ve feraset veren,<br>zalimlerin planlarını bozan,<br>görünür ve görünmeyen güçlerle yardım eden,<br>mazlumların duasına icabet ederek tağutların gücünü kıran<br>ALLAH&#8217;tır.</p>



<p>5- En büyük dersi Şehitler verdi.<br>Şehitler bir yandan ders verirken,<br>diğer yandan millete ödev verdiler:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Vatan savunması nasıl yapılır?</li></ul>



<p>Her yerde şehitlerin hikayeleri yayınlanıyor, yazılıyor, gösteriliyor.</p>



<p>Küçük bir kısmı anlatılan şehidlerin uzun hikayeleri var.</p>



<p>Ders alınması gereken…<br>Ders verilmesi gereken…</p>



<p>Şehitlere selam olsun!</p>



<p>6- 15 Temmuz Darbesi,<br>küresel bir darbedir.</p>



<p>Dünya ülkeleri geçmişte hiç olmadığı kadar birbirlerinin iç işlerine müdahale etmektedirler.</p>



<p>Bu müdahale açık bir şekilde kurumlar ve kuruluşlar üzerinde resmi bir şekilde olduğu gibi,<br>kapalı örgütlenmeler ve algı operasyonları ile de yapılmaktadır.</p>



<p>15 Temmuz&#8217;un küresel ayağı kendisini deşifre etmiştir.<br>Avrupa ve Amerika, diğer adıyla NATO darbenin açık müdahil tarafıdır.</p>



<p>Küresel 15 Temmuz Darbecilerinin müdahele gücünü azaltmak ve aracılarını ortadan kaldırmak zorunludur.</p>



<p>7- Cephe Türkiye…<br>Son Kale; Anadolu…</p>



<p>15 Temmuz darbesinde darbeciler,<br>ülkenin işgal edilmesi için<br>Anadolu kalesinin kapısını içerden açmaya çalıştılar.</p>



<p>Bu savaşta, bu cephede<br>kafir- zalim- münafık işgalcilerin elinde her türlü silah vardı.</p>



<p>İşgale direnen halkın<br>sadece ve sadece imanı vardı.</p>



<p>Onlar;<br>şehadete, özgürlüğe, Allah&#8217;a, hakikate<br>aşıktılar.</p>



<p>Son kale; Anadolu idi.<br>Cephe Türkiye terk edilmedi!</p>



<p>Allahu Ekber!<br>La İlahe İllallah!</p>



<p>8- Darbeyi millet önledi ve bu milletin de bir lideri vardı:<br>Recep Tayyip Erdoğan…</p>



<p>Geçmiş darbelere göre bu darbenin başarısız olmasının en büyük nedenlerinden biri,<br>millete önderlik edecek bir liderin olmasındandır.</p>



<p>Yerli ve Küresel Darbe Koalisyonu;<br>Ak Parti iktidarı ile birlikte darbe ihtimalini sürekli gündemde tuttu.</p>



<p>Balyoz, Ergenekon, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve muhtırası, Ak Parti Kapatma davası, MİT müsteşarının gözaltına alınmak istenmesi, Erdoğan&#8217;a suikast girişimleri, MİT Tırları, 17/ 25 Aralık darbe girişimleri, Gezi provokasyonları,<br>HDPKK&#8217;nın Hendek Darbe girişimleri…</p>



<p>Bunlara ek olarak;<br>Erdoğan&#8217;ın şahsında kamuoyu oluşturma…<br>Ve kurtulmanın tek yolunun darbe olduğunun empoze edilmesi…</p>



<p>Darbe koalisyonu bunları yaparken,<br>Erdoğan ne yaptı:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>&#8220;Üzeri üzerine&#8221; tavrını benimsedi.</li><li>Halkın yanında durarak halkı terk etmeyeceğini kabul ettirdi.</li><li>Sivil darbe girişimlerine karşı halk ile birlikte cevap verdi.</li><li>Küresel oyunu açık ve net bir şekilde halka anlattı.</li><li>Hassaten Mısır darbesi üzerinden direnilmediği zaman ortaya çıkan sonuçları &#8220;Rabia&#8221; üzerinden gündemde tuttu.</li><li>Kendisine yönelik algı operasyonlarını bozdu.</li><li>Yerel ve küresel muhalefet veya güç merkezleri ile ilişkilendi ve onları yekpare halde saldırıya geçmelerini engelledi.</li></ul>



<p>Yeni Türkiye&#8217;nin kurucu lideri Erdoğan,<br>darbe koalisyonunun oyunlarını bozmuştur.</p>



<p>9- 15 Temmuz darbesine karşı verilen mücadele eksik ve bazen yanlış anlatılıyor.</p>



<p>Darbenin fiili başladığı<br>15 Temmuz saat 22.00&#8217;den<br>16 Temmuz 09.00&#8217;e kadar<br>her anı, her dakikası, her saati<br>büyük bir mücadeleyi, şehadeti, fedakarlığı, teslimiyeti, imanı, kardeşliği, birliği ve direnişi<br>barındırmaktadır.</p>



<p>15 Temmuz;<br>birkaç uçak, birkaç tank ile<br>başıbozuk birkaç askerin deliliği gibi gösterilmeye başlandı.</p>



<p>15 Temmuz&#8217;u anlamak için,<br>250 şehidin kanlarının izine bakmak gerekiyor.<br>Şehitlerin açtıkları cephelerde verilen büyük mücadeleyi tek tek incelemek gerekiyor.<br>Darbe haberini duyduğunda abdest alıp,<br>helalleşerek meydana atılan o yiğit kadın, erkek, yaşlı ve çocukların adımlarının izlerini takip etmek gerekiyor.</p>



<p>15 Temmuz, birkaç imaj görseli ile anlatılmamalıdır.<br>Ne yazık ki eksik ve bazı yanlış anlatımlar,<br>15 Temmuz mücadelesini doğru tanımayı ve anlamayı engelliyor.</p>



<p>Özellikle gelecek kuşaklara<br>bu ihanete ve işgale karşı gösterilen mücadele,<br>mevzi mevzi tanıtılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/15-temmuz-darbesinin-anlamlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 Temmuz&#8217;un Unutulmaz Sözleri</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/15-temmuzun-unutulmaz-sozleri-2/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/15-temmuzun-unutulmaz-sozleri-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15158</guid>

					<description><![CDATA[Sözlerin Özü:“Zekai Paşa &#8220;Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, onu karargaha girmeden öldür bu yolun sonunda şahadet var hakkını helal et&#8221; Ömer Halisdemir : &#8220;Hakkım helal olsun vatan sağolsun komutanım&#8221; 1- Dolu füzeleri almış Beştepe’ye giden bir kaç askerin yolunu kesenler &#8220;bu füzeleri pkk&#8217;ya sıkmadınız şerefsizler külliyeye gitmenize izin vermem bize sıkın.” 2- Barış Dedebağı ‘Bu saatten Sonra Canını düşünen soysuz köpektir’ 3- “Ablacığım sarılıyorum döver miyim o benim kardeşim! Kardeşim o benim.” 4- Köprüde, mangal gibi değil, yanardağ gibi yüreği olan ablamızın havaya ateş açan hainlere &#8220;beni bununla mı korkutacaksınız&#8221; demesi. 5- &#8220;Direnen kalabalıklara doğrudan ateş edilsin&#8221; diyen alçak… 6- Köprüyü kapattık geçişe izin vermiyoruz ha şunu diyen varsa ben canıma güveniyorum geçerim, diyen varsa buyursun geçsin diyen polise :İnsan bir kere ölür öleceksek adam gibi ölelim. Ben ölmeye hazırım diyen halk 7- Bir fetöcüyü teslim almış, yere yatırmış, kelepçe bekleyen polis,&#8221;değer miydi gardaşım&#8221; dedi. 8- “Ben ölmeye hazırım sen beni öldürmeye hazır mısın?”diyen gazeteci kardeşimizin sözüde hic çıkmıyor aklımdan. 9- “Devletin helikopteriyle devlete sıkıyor şerefsizler. Bize sıkın lan bize!” 10- Gözaltına alınmış Albay bir Fetocu &#8220;Bizi gözaltına rütbelerimize eş değer asker alsın böyle olmamalı.” Barış Dedebağı : “Albayın ağzını da bantlayın.” 11- “Halk korku içinde.” diyen muhabirehalk;“yalan söyleme halkın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sözlerin Özü:<br>“Zekai Paşa &#8220;Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, onu karargaha girmeden öldür bu yolun sonunda şahadet var hakkını helal et&#8221;</p>



<p>Ömer Halisdemir : &#8220;Hakkım helal olsun vatan sağolsun komutanım&#8221;</p>



<p>1- Dolu füzeleri almış Beştepe’ye giden bir kaç askerin yolunu kesenler &#8220;bu füzeleri pkk&#8217;ya sıkmadınız şerefsizler külliyeye gitmenize izin vermem bize sıkın.”</p>



<p>2- Barış Dedebağı ‘Bu saatten Sonra Canını düşünen soysuz köpektir’</p>



<p>3- “Ablacığım sarılıyorum döver miyim o benim kardeşim! Kardeşim o benim.”</p>



<p>4- Köprüde, mangal gibi değil, yanardağ gibi yüreği olan ablamızın havaya ateş açan hainlere &#8220;beni bununla mı korkutacaksınız&#8221; demesi.</p>



<p>5- &#8220;Direnen kalabalıklara doğrudan ateş edilsin&#8221; diyen alçak…</p>



<p>6- Köprüyü kapattık geçişe izin vermiyoruz ha şunu diyen varsa ben canıma güveniyorum geçerim, diyen varsa buyursun geçsin diyen polise :<br>İnsan bir kere ölür öleceksek adam gibi ölelim. Ben ölmeye hazırım diyen halk</p>



<p>7- Bir fetöcüyü teslim almış, yere yatırmış, kelepçe bekleyen polis,&#8221;değer miydi gardaşım&#8221; dedi.</p>



<p>8- “Ben ölmeye hazırım sen beni öldürmeye hazır mısın?”<br>diyen gazeteci kardeşimizin sözüde hic çıkmıyor aklımdan.</p>



<p>9- “Devletin helikopteriyle devlete sıkıyor şerefsizler. Bize sıkın lan bize!”</p>



<p>10- Gözaltına alınmış Albay bir Fetocu &#8220;Bizi gözaltına rütbelerimize eş değer asker alsın böyle olmamalı.”</p>



<p>Barış Dedebağı : “Albayın ağzını da bantlayın.”</p>



<p>11- “Halk korku içinde.” diyen muhabire<br>halk;<br>“yalan söyleme halkın korkusu yok halk burda” demişlerdi.</p>



<p>12- O gece Bursa Fomara meydanında şahit olduğum, bir babanın telefonda birliğindeki asteğmen oğluyla konuşması: &#8220;O şerefsizlerin emrine uyarsan, anam babam var diye buralara bir daha gelme sakın. Onlara karşı dik durup şehitte olsan, başımın üstünde yerin var.&#8221;</p>



<p>13- Genel kurmay önünde bekleyen kalabalıktaki bir yiğidin “ Abi genel kurmayı kurtarmamız lazım. 500 kişiyiz aynı anda içeri dalalım. En fazla 100 kişi şehit oluruz. Kalanlar burayı kurtarır” sözü</p>



<p>14- Binanın üstündeki adam, gelen F-16&#8217;ya &#8220;Az daha yakından geç de bak üstüne nasıl atlıyorum!&#8221;</p>



<p>Kuş değil bu F-16! F-16!<br>En son levye fırlattı</p>



<p>15- Darbe günü değilde. Gölbaşı Özel Harekat başkanlığında ki Özel Harekatçıl abimizin şu sözleri unutulmaz. “Gençler nizamiyeye geçin oturun diyecektim ama bombaladılar nizamiyemiz yok.” Bu sözü asla unutamam…</p>



<p>16- Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı sokaklara çağırırken kullandığı “HALKIN GÜCÜ ÜZERİNDE BİR GÜÇ TANIMADIM BEN” sözleri “BENDE ORAYA GELİYORUM” diye devam edip “BİZ ÖLÜMÜNE, ÖLÜMÜNE!” diye sözlerini bitirmesi.. Bende böyle bir liderlik örneği görmedim ömrümce!</p>



<p>17- Bekir Bozdağ: “Biz burayı bırakıp sığınaklara inersek millet sokaklara hiç iner mi başımıza da yıksanız buradayız.”</p>



<p>18- Atatürk Havalimanı’nda yerde yatan çocuğun Erdoğan onu öptükten sonra “abi gerçekten o muydu?” demesi.</p>



<p>19- “Alo 155 mi, bende bir tank var, nereye çekeyim!”</p>



<p>20- Nereye dede? diye soranlara dedenin;<br>-Cennete! diye cevap vermesi.</p>



<p>21- Bir polis aracından yapılan &#8221;Lütfen buradan ayrılmayın. Varlığınız bize güç veriyor&#8221; anonsu…</p>



<p>22- Dolu füzeleri almış beştepeye giden bir kaç askerin yolunu kesenler &#8220;bu füzeleri pkk&#8217;ya sıkmadınız şerefsizler külliyeye gitmenize izin vermem bize sıkın&#8221; diyenleride hatırlayalım.</p>



<p>23- Seni almaya geliyoruz diyen darbeci haine<br>&#8220;Asıl ben sizi almaya geliyorum o.. çocukları “ diyen İSMAİL METİN TEMEL PAŞA&#8217;NIN sözü</p>



<p>24- Jetlere yakıtın bitmeyecek mi ulan diyen abi,</p>



<p>25- havaya sıkma korkma bana sık diyen dayı,</p>



<p>26- Erdoğan ölecekse biz de öleceğiz diyen abiler,</p>



<p>27- &#8220;Bizden olmadıkları, bizim kanımızı akıtmalarından bellidir.&#8221;</p>



<p>Bir şehit babasının sözleri…</p>



<p>28- Bursa Karacabey meydanında darbe girişiminden bağımsız biz olay için Polisin havaya ateş ettiği anda henüz silah sesinin nerden geldiği belli değilken, bir amcanın &#8216;bizi silah sesleriyle korkutamazsınız, biz buraya kefenlerimizle geldik&#8217; sözünü unutamıyorum.</p>



<p>29- Emekli Albay: Askerler, bu askerler kimin askeri. Bu asker kime namlu tutuyor. Bu namlu kime tutuluyor bu namlu. Çevir bana, çevir bana namluyu.</p>



<p>30- Bekir Bozdağ: “Biz buradan gidersek Millet korktu der. Millet meydanlara inmez. Bizim burda yapmamız gereken ölmektir. Gitmek isteyen gitsin.”</p>



<p>31- Havaalanında yaralanan kardeşimizin Tayyip Erdoğan eğilip onu alnından öptüğünde söylediği; BABAM BENİM SANA CANIM FEDA OLSUN….</p>



<p>32- “Abdülhamid&#8217;i deviriyorlar, yetişin!”</p>



<p>33- Nihal Olçok: Sen büyüdün de vatan mı kurtardın evlat?</p>



<p>34- Bir abimiz vardı annesiyle birlikte. Kurşunlar üzerlerine yağarken anne yalvarıyordu, &#8220;oğlum bebeğin olacak gidelim&#8221; diye. O abimizin cevabı, &#8220;Sen dön anne&#8221; olmuştu… Allah bin kere razı olsun hepsinden.</p>



<p>35- Fetöcü komutan:<br>-Efendim yazılı emir lazım.<br>Başbakan Binali Yıldırım:<br>-Bak bu telefonda konuştuklarımız yazılı emirdir! Vurun kardeşim vurun!!!</p>



<p>36- Tanktaki askere inmesi icin yalvaran bi teyze vardi<br>&#8220;İn aşaği hadi yavrum bak biz bu tankı kimseye vermeyiz&#8221;</p>



<p>37- O gece alanda bir kardeşimizin<br>&#8220;Bu gece Vatan icin ölmeye geldik yaşamak isteyenler hemen evine gitsin&#8221;<br>cümlesi…</p>



<p>38- Sabaha az kala anneme &#8216;eve tahmini ne zaman döneceğiz&#8217; diye sorduğumda &#8216;yavrum eve dönemeyebiliriz, en az gün ışıyana kadar burdayız onu biliyorum&#8217; deyişi.</p>



<p>39- Samsun meydanda 60 yaşlarında bir dayının yanındaki dayıya sarılıp ağlayarak &#8216;yine yaptılar&#8217; demesi…</p>



<p>40- &#8220;Fetullah Gülen cennete girecekse Ya Rabbim beni cehenneme al&#8221;<br>Barış Dedebağı</p>



<p>41- O gece Şehitlerköprüsünde sağ ayağına kurşun sıkılmış yaralı bir delikanlının sözleri aklıma kazındı. Abla sakın sen köprünün üstüne çıkma.Hainler Kadın, Erkek Çocuk demeden vuruyorlar.Çok sayıda yaralı ve ölü var….</p>



<p>42- &#8220;Çanakkale&#8217;de yenemeyen namertler Kızılay&#8217;a saldırıyor. Ey Dünya! Yedi düveli toplayıp gelin, bir kıl alamazsınız şu garibin başından!&#8221;</p>



<p>43- “Hökümeti deviyolamış Menderes gibi dedile canı isteyen vatanını seven Tayyibi kurtarmaya gidiyo dedile…”</p>



<p>44- “Bugün ölmek için en güzel gün anne…”<br>saraçhane şehidi..</p>



<p>45- Hangisini diyeyim bilmiyorum ama &#8220;bir insan bir kere ölür bir kere&#8221; sözü geldi aklıma.</p>



<p>46- Gölbaşına gittiğimde görevdeki Özel Harekat Polisi şöyle demişti &#8220;hala tiyatro gibi sözler duyuyorum, bunu diyenlerle yüz yüze gelmek istiyorum ve şunu sormak istiyorum; benim arkadaşlarımın kahramanlıklarını anlatacak anıları var ama onlar çocuğunuza torununa ne anlatacaklar?&#8221;</p>



<p>47- Bir askerin darbeci komutana söylediği efsane söz:<br>“Biz seninle ne aynı duyguyu paylaşacağız sen ekmeğini yediğin bu aziz millete kurşun sıkan şerefsiz, hain bir adamsın”</p>



<p>48- Bunu herkes bilmez ben kendi semtimde olanı söyleceğim. Polisler kalabalığın arasına gelip &#8220;bu yolda bizimle misiniz? Bizim yanımızda mısınız?&#8221; diye sormuştu gece 3 civarı bir saatte sonrasında İstiklal Marşı okumuştuk…</p>



<p>49- Dışarı çıktığımızda hızlı adımlarla yürürken bi amca ve teyze bize<br>“koşun kızım koşun bu gece çıkmazsak bi daha hiç çıkamayız.” demişti</p>



<p>50- &#8220;Biz sizlerin bizi ŞEHİT ettiği gibi sizi öldürmeyeceğiz&#8221;<br>Barış DEDEBAĞI</p>



<p>51- &#8220;Kelime-i Şehadet getirin gerisi kolay.&#8221;</p>



<p>52- &#8220;Bizim insanımız bırakın bombaya, g3 tüfeğine karşı savunmaya geçmeyi, yere yatmayı bile bilmez.&#8221; FETÖcü gazeteci</p>



<p>53- Tanktan çıkan mehmetçiğin polise &#8216;abi annem görmesin&#8217; demesi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/15-temmuzun-unutulmaz-sozleri-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217;ın Soruları- 2</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/allahin-sorulari-2/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/allahin-sorulari-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2020 08:18:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15023</guid>

					<description><![CDATA[HAKİKATTEN YÜZ ÇEVİRENLERDe ki: &#8220;Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır,&#160;kalplerinizi de mühürlerse,(Eğer siz nefsinizin, arzu ve isteklerinizin, sevdiğiniz kişilerin, sarılmakta olduğunuz cehaletin, özgürleştirmeyen dininizin doğrultusunda hareket ederseniz;&#160;Kitaplarda- İnternette- Gazetelerde- Televizyonlarda- RadyolardaNe yazılırsa yazılsın, ne söylense söylensin,hakikati işitmez, hakikati görmez ve vicdanınızıda kapatırsanız)Allah&#8217;tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?&#8221;(Bu hakikatleri fıtratınızdan, vicdanınızdan, şahitlik ettiğiniz hayattan, verdiğiniz mücadeleden görebileceğiniz- işitebileceğiniz- hissedebileceğiniz Allah&#8217;tan başka kim size yardım edebilir- öğretebilir.)Bak,&#160;(Tekrar bak,bakarmış gibi değil,görmek için bak,anlamak için,okumak için bak)biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz,&#160;sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?&#160;(Allah tüm hakikati insanlığın&#160;gözü- kulağı- kalbi ve aklı önüne seriyor ama halen nasıl insanlarıelde ettiklerisiyaset ile,medya ile,bilgi ile,sinema ile,üniversiteler ile,fabrikalar ile,reklamlar ilehakikatten yüz çevirmeye devam ediyorlar.)En’am- 46*** SİZ HİÇ DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?“De ki:&#160;&#8220;Ben size, ‘Allah&#8217;ın hazineleri benim yanımdadır&#8217; demiyorum.(Yeryüzünün mülkleri benim elimdedir.Mevki- makamları hakmiyetimdedir.Bilgilerin tümüne sahibimdir.Silahlı- silahsız ordularım vardır.İktidarlara ben hükmediyorumDemiyorum)&#160;Ben gaybı da bilmem.&#160;(Uzak- yakın gelecek ile ilgili garantilerimde yoktur.Sizlere bu dünyada kesin zaferlerde vaad etmiyorum.Yarın başımıza ne geleceğini de bilmiyorum.Fal, ebced hesapları ile geleceğe dair garantilerde veremem.)Size ‘Ben bir meleğim&#8217; de demiyorum.(Günah işleyen bir insanım.Zayıf yaratılışım var.Akli- kalbi- nefsi melekelerle hakikati arıyorum.Bazen yanılabiliyorum.&#160;Bilmediklerimi öğrenmeye çalışıyorum.)Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.&#8221;(Fıtratımdaki ilahi ruha, alemdeki görünür- görünmez vahye, okunan vahye, değişmeyen hakikate, zenginleşen hikmete, özgür bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>HAKİKATTEN YÜZ ÇEVİRENLER<br>De ki: &#8220;Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır,&nbsp;<br>kalplerinizi de mühürlerse,</strong><br>(Eğer siz nefsinizin, arzu ve isteklerinizin, sevdiğiniz kişilerin, sarılmakta olduğunuz cehaletin, özgürleştirmeyen dininizin doğrultusunda hareket ederseniz;&nbsp;<br>Kitaplarda- İnternette- Gazetelerde- Televizyonlarda- Radyolarda<br>Ne yazılırsa yazılsın, ne söylense söylensin,<br>hakikati işitmez, hakikati görmez ve vicdanınızıda kapatırsanız)<br><strong>Allah&#8217;tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?&#8221;</strong><br>(Bu hakikatleri fıtratınızdan, vicdanınızdan, şahitlik ettiğiniz hayattan, verdiğiniz mücadeleden görebileceğiniz- işitebileceğiniz- hissedebileceğiniz Allah&#8217;tan başka kim size yardım edebilir- öğretebilir.)<strong><br>Bak,</strong>&nbsp;<br>(Tekrar bak,<br>bakarmış gibi değil,<br>görmek için bak,<br>anlamak için,<br>okumak için bak)<br><strong>biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz,&nbsp;<br>sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?</strong>&nbsp;<br>(Allah tüm hakikati insanlığın&nbsp;<br>gözü- kulağı- kalbi ve aklı önüne seriyor ama halen nasıl insanları<br>elde ettikleri<br>siyaset ile,<br>medya ile,<br>bilgi ile,<br>sinema ile,<br>üniversiteler ile,<br>fabrikalar ile,<br>reklamlar ile<br>hakikatten yüz çevirmeye devam ediyorlar.)<br><strong>En’am- 46</strong><br>***</p>



<p><strong>SİZ HİÇ DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?</strong><br><strong>“De ki:&nbsp;<br>&#8220;Ben size, ‘Allah&#8217;ın hazineleri benim yanımdadır&#8217; demiyorum.</strong><br>(Yeryüzünün mülkleri benim elimdedir.<br>Mevki- makamları hakmiyetimdedir.<br>Bilgilerin tümüne sahibimdir.<br>Silahlı- silahsız ordularım vardır.<br>İktidarlara ben hükmediyorum<br>Demiyorum)&nbsp;<br><strong>Ben gaybı da bilmem.</strong>&nbsp;<br>(Uzak- yakın gelecek ile ilgili garantilerimde yoktur.<br>Sizlere bu dünyada kesin zaferlerde vaad etmiyorum.<br>Yarın başımıza ne geleceğini de bilmiyorum.<br>Fal, ebced hesapları ile geleceğe dair garantilerde veremem.)<br><strong>Size ‘Ben bir meleğim&#8217; de demiyorum.</strong><br>(Günah işleyen bir insanım.<br>Zayıf yaratılışım var.<br>Akli- kalbi- nefsi melekelerle hakikati arıyorum.<br>Bazen yanılabiliyorum.&nbsp;<br>Bilmediklerimi öğrenmeye çalışıyorum.)<br><strong>Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.&#8221;</strong><br>(Fıtratımdaki ilahi ruha, alemdeki görünür- görünmez vahye, okunan vahye, değişmeyen hakikate, zenginleşen hikmete, özgür bir akıl ile elde edilen birikime)&nbsp;<br><strong>De ki: &#8220;Görmeyenle gören bir olur mu?</strong>&nbsp;<br>(Nu halde iken okuyan- okumayan, araştıran- araştırmayan, soran- sormayan, karşılatıran- karşılaştırmayan bir olur mu?&nbsp;<br><strong>Siz hiç düşünmez misiniz?&#8221;</strong>&nbsp;<br>(Elde ettiğiniz bilgilerin gerçek olup olmadığına bakmaz mısınız?<br>Size gösterilenin yalan olup olmadığına bakmaz mısınız?<br>Okuduklarınızın doğru olup olmadığını araştırmaz mısınız?<br>Bildiklerinizin yanlış olup olmadığını düşünmez misiniz?<br>Kitaba ve bilge insanlara sorarak karşılaştırmaz mısınız?<br>Size öğretilenlerin içeriğini ölçmez misiniz?)<br><strong>En’am- 50</strong><br>***</p>



<p><strong>CAHİLİYE HÜKMÜNE DÖNÜŞ</strong><br><strong>Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar?</strong>&nbsp;<br>(Onlar hala oligarşik egemenlerin varlığını mı istiyorlar?<br>Gelenek adıyla kutsallaştırdıkları ve adalete- tevhide uymayan yaşam biçimlerinin devamını mı istiyorlar?<br>Dini kisve yaparak insanları ve kendilerini aldatan zümrelerin varlığını mı istiyorlar?<br>Mülkün sadece belli kesimler elinde toplanarak kendilerinin onlara köle olarak yaşamalarını mı istiyorlar?<br>Kadın, çocuk ve yaşlılar başta olmak üzere insanların sömürülmesini ve ezilmesini mi istiyorlar?<br>Ticaretin faiz ekseninde dönmesini ve insanların emeklerinin sömürülmesini mi istiyorlar?<br><strong>Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah&#8217;ınkinden daha güzeldir?</strong>&nbsp;<br>(Yeryüzünde adaleti- barışı- eşitliği- hayrı- merhameti- doğruluğu sağlayacak şey;<br>Allah&#8217;ın tüm varlık aleminde kurduğu düzenin akışına uyulmasından geçer.)</p>



<p><strong>Maide- 50</strong><br>***</p>



<p><strong>MÜCADELE YOLUNDAN KAÇANLAR</strong><br><strong>&#8220;Ey iman edenler!&nbsp;<br>Size ne oldu ki, «Allah yolunda savaşa çıkın!»</strong>&nbsp;<br>(Mallarınızı infak edin&#8230;<br>Hakikati anlatan sinema filmleri çevirin&#8230;<br>Televizyonlarda insanları hidayete götüren yapımlar hazırlayın&#8230;<br>Helal gıda üretin&#8230;<br>Faizi ticaretten kaldırın&#8230;<br>Yönetimde yakınlarınızı kayırmayın&#8230;<br>Adil davranın&#8230;<br>Teknolojiyi hayr yolunda kullanın&#8230;<br>Namaz kılın&#8230;<br>Örtünün&#8230;<br>İnsanları elinizle ve dilinizle incitmeyin&#8230;<br>İlim öğrenin&#8230;)<strong><br>denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz?</strong>&nbsp;<br>(Hiç bir şey yapmıyor,<br>Sorumlulukları erteliyor,<br>Görevden kaçıyor,<br>İşine geleni yapıp, diğerini yapmıyor,<br>Dünyalık Kaybedeceğin şeyleri düşünüp bir şey yapmaktan imtina ediyor,<br>Yenilenmekten korkuyorsunuz.)<br><strong>Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz?&nbsp;<br>Fakat dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır.&#8221;<br>Tevbe-38</strong><br>***</p>



<p><strong><br>HESAP GÜNÜ NASIL OLACAK?<br>“Artık onları, kendisinde şüphe olmayan bir gün topladığımızda</strong><br>(Ahiret gününde- vicdanın mahşeri meydanında- hesap gününde)<br><strong>ve<br>her bir nefse -haksızlığa uğratılmaksızın- kazandığı tam olarak ödendiğinde</strong><br>(Yaptıklarının- konuştuklarının- niyet edip gerçekleştirdiklerinin- güldüklerinin- okuyup amel ettiklerinin)<br><strong>nasıl olacak?</strong></p>



<p><strong>Al-i İmran- 25</strong><br>***</p>



<p><strong>HAKİKATTEN NEDEN KAÇIYORLAR?<br>De ki: &#8220;Ey kitap ehli!</strong><br>(Ey Kur&#8217;an-ı Kerim rehberliğinde olduğunu iddia eden Müslümanlar)&nbsp;<br><strong>Sadece Allah&#8217;a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan</strong>&nbsp;<br>(Vahyi esas alarak,<br>İnsanın tevhidi mücadelesine dayanarak,<br>İlahi ruhun rehberliğini esas alarak,<br>Egemenlerin, Müstekbirlerin, Zalimlerin, Tağutların, Kapitalistlerin, İnkarcıların, Küresel Hegamonyacıların emirlerine itaat etmeyerek,<br>Geleneğin ifsad edici, İslam&#8217;a muhalif yönlerine karşı çıkarak,<br>Bazı alim- aydınların tapınağa ve yönetimlere kurban ettikleri dine karşı çıkarak,<br>var olmaya çalıştığımızdan)<br><strong>ve çoğunuzun da fasıklar olmasından</strong>&nbsp;<br>(Adı- kisvesi- sözleri ile müslüman olduğunu iddia eden ama büyük günahlar işleyen,&nbsp;<br>Sahip olduğu malından fazlasını, zekatını, sadakasını vermeyen,<br>çıkarlarının esiri olan,<br>dini istediği gibi iktidarların(Yerel- Küresel) beklediği gibi yorumlayan,<br>Faiz alıp veren,<br>İnsanların katledilmesini teşvik eden,<br>Zinanın yaygınlaşmasına yardımcı olan ve işleyen,<br>Alkollü içkileri satan ve içilmesine yardımcı olan,<br>İhaleler, banka ve diğer yüzlerce yolla insanların malını yiyen,<br>Bürokraside ve özel alanlarda iş kapmak için rüşvet veren, alan,<br>olmadığımızdan,)<br><strong>ötürü mü bizden hoşlanmıyorsunuz?&#8221;</strong>&nbsp;<br><strong>Maide- 59</strong><br>***</p>



<p><strong>TEVBE VE DEĞİŞİM<br>Hâlâ mı Allah&#8217;a tövbe etmezler ve ondan bağışlanma istemezler?</strong> <br>(Her gün tekrar eden <br>yanlışlarına- hatalarına- <br>gafletlerine- yanılgılarına- <br>günahlarına- aldanışlarına- <br>helaklarına- düşüşlerine-<br>isyanlarına- sahtekarlıklarına-<br>yolsuzluklarına- şirklerine-<br>düşüşlerine- kibirlerine-<br>rağmen,<br>Yeni bir <br>diriliş- inşa-<br>dönüş- bağışlanma-<br>inkılab- devrim-<br>çıkış- kurtuluş-<br>arınma <br>yolunu seçmiyorlar?)<br><strong>Maide- 74</strong><br>***<br><strong>KİM DAHA ÜSTÜN?<br>Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, <br>&#8220;Allah aramızdan şu adamları mı iman nimetine layık gördü?&#8221; desinler.</strong><br>(Sadece söz- iman ile değil,<br>Zalimlerle, Emperyalistlerle, Şirk mensuplarıyla, nefisleriyle, şeytanlarıyla, para- mal- mülk- bürokrasi- iktidar ile deneyerek gerçek iman edenlerin kim olduğunu ortaya çıkarırız.)<br><strong>Allah şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi? </strong><br>(Kendilerini Bilgi- Rüya- İlham- Vehimlerle Allah katında yüksek makamlarda gösterenler üstün değildir.<br>Allah gerçek anlamda şükrünü eda edenleri bilir ve <br>onlar bunu iddia etmezler.)<br><strong>En&#8217;am- 53</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/allahin-sorulari-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allah’ın Soruları- 1</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/allahin-sorulari-1/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/allahin-sorulari-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2020 08:09:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15014</guid>

					<description><![CDATA[UYARICILARIN UYARISINI DİNLEMEK! “Ey cin ve insan topluluğu!&#160;İçinizden size âyetlerimi anlatan&#160;(Yaşadığınız mahalleden,Okuduğunuz okuldan,ülkeden,herkesi dinleyebileceğiniz-&#160;okuyabileceğiniz internetten,kitaplardan,televizyonlardan,radyolardan,gazetelerden,sizleri hakikate- tevhide- adalete çağıran) ve bugününüzün gelip çatacağı hakkında&#160;sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?”(Sorumlulukların hesabının daima sorulacağını,yapılan hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını,yapılan her şeyin bedelinin ödeneceğini,hatırlatan- uyaran ve nasıl kurtulunabileceğini pratize edeninsanlar- peygamberler- aydınlar- alimler- bilginlersizlerle muhatap olmadı mı?) Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.”&#160;(Hakikatin- tevhidin mesajını bir çok kişi ve&#160;araçlarla duyduk, gördük, okuduk, dinledik, düşündük.) Dünya hayatı onları aldattı ve&#160;kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.(Hayattaki hakikate yabancı sevdikleri şeyler,&#160;korkuları, çıkarları, cehaletleri,sorumluluklarını ertelemeleridolayısıyla aldandılar- aldattılar.)En&#8217;am- 130 *** TAPINDIKLARIMIZ &#160;(Ey Allah&#8217;ı varlık aleminde-&#160;ekonomide-&#160;siyasette- kültürde-&#160;yönetimde Bir&#8217;leyenler..) De ki:(Ailenize-&#160;Mahallenize-&#160;Fabrikanızdakilere-Öğrencilere-Gençlere-İşyerinizdeki arkadaşlarınıza-&#160;Köyünüzdekilere-&#160;Şehrinizdekilere-&#160;Ülke insanlarına ve dünyaya) &#8220;Allah&#8217;ı bırakıp da,sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi (İktidar Sahiplerine mi,Sermaye sahiplerine mi,Silah Sahiplerine mi,paraya mı,taşınır- taşınmaz mülklere mi,Kadınlara- Erkeklere mi,Allah&#8217;ın adıyla aldatan şeytana, bazı şeyhlere, önderlere, liderlere, aydınlara, alimlere mi,anlayışınızla İlahlık derecesine çıkarttığınız Peygamberlere mi,kaybetmekten korktuğunuz makamlara mı,rüzgarına kapıldığınız kibrinize mi,sahip olduğunuzu düşündüğünüz ilminize mi,fırsat olarak verilmiş makamlara mı) tapıyorsunuz?Maide-76 *** HANGİ HAKİKAT? &#8220;Rabbimizin,&#160;bizi salihler topluluğuyla,&#160;(Yeryüzünde tevhidi düşünen, iman ve amel edenlerle,Adaletle hükmedenlerle,Hakikati zalimlerin yüzüne haykıranlarla,Nefislerini- kadınlarını- erkeklerini- çocuklarını- eşyalarını ilah edinmeyenlerle,fabrikasında işçilerine hakkını verenlerle,okulunda öğrencisine kendini adayanlarla,rızkına haramı bulaştırmaşyanlarla,faizden uzak duranlarla,Müslüman- mümin- muvahhid- muttakilerle) beraber (cennete) koymasını umarken,(Hem yeryüzünü- &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>UYARICILARIN UYARISINI DİNLEMEK!</strong></p>



<p><strong>“Ey cin ve insan topluluğu!&nbsp;<br>İçinizden size âyetlerimi anlatan</strong>&nbsp;<br>(Yaşadığınız mahalleden,<br>Okuduğunuz okuldan,<br>ülkeden,<br>herkesi dinleyebileceğiniz-&nbsp;<br>okuyabileceğiniz internetten,<br>kitaplardan,<br>televizyonlardan,<br>radyolardan,<br>gazetelerden,<br>sizleri hakikate- tevhide- adalete çağıran)</p>



<p><strong>ve bugününüzün gelip çatacağı hakkında&nbsp;<br>sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?”</strong><br>(Sorumlulukların hesabının daima sorulacağını,<br>yapılan hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını,<br>yapılan her şeyin bedelinin ödeneceğini,<br>hatırlatan- uyaran ve nasıl kurtulunabileceğini pratize eden<br>insanlar- peygamberler- aydınlar- alimler- bilginler<br>sizlerle muhatap olmadı mı?)</p>



<p><strong>Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.”</strong>&nbsp;<br>(Hakikatin- tevhidin mesajını bir çok kişi ve&nbsp;<br>araçlarla duyduk, gördük, okuduk, dinledik, düşündük.)</p>



<p><strong>Dünya hayatı onları aldattı ve&nbsp;<br>kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.</strong><br>(Hayattaki hakikate yabancı sevdikleri şeyler,&nbsp;<br>korkuları, çıkarları, cehaletleri,<br>sorumluluklarını ertelemeleri<br>dolayısıyla aldandılar- aldattılar.)<br><strong>En&#8217;am- 130</strong></p>



<p>***</p>



<p><strong>TAPINDIKLARIMIZ</strong></p>



<p>&nbsp;(Ey Allah&#8217;ı varlık aleminde-&nbsp;<br>ekonomide-&nbsp;<br>siyasette- kültürde-&nbsp;<br>yönetimde Bir&#8217;leyenler..)</p>



<p><strong>De ki:</strong><br>(Ailenize-&nbsp;<br>Mahallenize-&nbsp;<br>Fabrikanızdakilere-<br>Öğrencilere-<br>Gençlere-<br>İşyerinizdeki arkadaşlarınıza-&nbsp;<br>Köyünüzdekilere-&nbsp;<br>Şehrinizdekilere-&nbsp;<br>Ülke insanlarına ve dünyaya)</p>



<p><strong>&#8220;Allah&#8217;ı bırakıp da,<br>sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi</strong></p>



<p>(İktidar Sahiplerine mi,<br>Sermaye sahiplerine mi,<br>Silah Sahiplerine mi,<br>paraya mı,<br>taşınır- taşınmaz mülklere mi,<br>Kadınlara- Erkeklere mi,<br>Allah&#8217;ın adıyla aldatan şeytana, bazı şeyhlere, önderlere, liderlere, aydınlara, alimlere mi,<br>anlayışınızla İlahlık derecesine çıkarttığınız Peygamberlere mi,<br>kaybetmekten korktuğunuz makamlara mı,<br>rüzgarına kapıldığınız kibrinize mi,<br>sahip olduğunuzu düşündüğünüz ilminize mi,<br>fırsat olarak verilmiş makamlara mı)</p>



<p><strong>tapıyorsunuz?</strong><br><strong>Maide-76</strong></p>



<p>***</p>



<p><strong>HANGİ HAKİKAT?</strong></p>



<p><strong>&#8220;Rabbimizin,&nbsp;<br>bizi salihler topluluğuyla,</strong>&nbsp;<br>(Yeryüzünde tevhidi düşünen, iman ve amel edenlerle,<br>Adaletle hükmedenlerle,<br>Hakikati zalimlerin yüzüne haykıranlarla,<br>Nefislerini- kadınlarını- erkeklerini- çocuklarını- eşyalarını ilah edinmeyenlerle,<br>fabrikasında işçilerine hakkını verenlerle,<br>okulunda öğrencisine kendini adayanlarla,<br>rızkına haramı bulaştırmaşyanlarla,<br>faizden uzak duranlarla,<br>Müslüman- mümin- muvahhid- muttakilerle)</p>



<p><strong>beraber (cennete) koymasını umarken,</strong><br>(Hem yeryüzünü- evini- şehrini- ülkesini- mahallesini cennet gibi&nbsp;<br>tasavvur edip bu şekilde inşa etmek- yönetmek- yaşamak isteyenlerle,<br>Hem de<br>ölümden sonra bu dünyadaki amellerin- çabaların- hedeflerin devamı- sonucu olan,&nbsp;<br>cennete koymasını umarken)</p>



<p><strong>Allah&#8217;a ve bize gelen gerçeğe</strong><br>(Bizi bu yaşam- hayat- düzen ve pratiğe götürecek- ulaştıracak&nbsp;<br>söze- vahye- ilme- düşünceye- edebiyata- sükuta- isyana- mücadeleye)</p>



<p><strong>ne diye inanmayalım?&#8221;</strong></p>



<p><strong>Maide- 84</strong></p>



<p>***</p>



<p><strong>SORUMLULUK ALMAK…</strong></p>



<p><strong>“Daha önce kendilerine, &#8220;(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin&#8221; denilenleri görmedin mi?</strong></p>



<p><strong>Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı;&nbsp;<br>insanlardan, Allah&#8217;tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve</strong></p>



<p><strong>&#8220;Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın?&nbsp;<br>Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!&#8221; derler.</strong></p>



<p><strong>De ki: &#8220;Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah&#8217;a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez.&#8221;</strong></p>



<p><strong>Nisa- 77</strong></p>



<p><br><strong>HELALİ HARAM KILANLAR&#8230; HARAMI HELAL KILANLAR&#8230;</strong></p>



<p><strong>“De ki: &#8220;Allah&#8217;ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?&#8221;</strong></p>



<p>(Bilgi- Siyaset- Ekonomi- Kültür alanındaki İktidar sahipleri&#8230;<br>Alimler- Şeyhler- Müridler- Bilginler- Aydınlar- Başkanlar- Patronlar- Starlar&#8230;<br>Allah&#8217;ın insanlara&nbsp;<br>Helal kıldığını Haram,<br>Haram kıldığını Helal&nbsp;<br>kılmaya çalışıyorlar.)</p>



<p><strong>De ki: &#8220;Bunlar, dünya hayatında mü&#8217;minler içindir.&nbsp;<br>Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür.&nbsp;<br>İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz.&#8221;&nbsp;<br>A&#8217;raf-32</strong></p>



<p>***</p>



<p><strong>YALAN UYDURANLAR</strong></p>



<p><strong>Kim, Allah&#8217;a karşı yalan uyduran veya onun âyetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir?</strong>&nbsp;<br>(Allah&#8217;a karşı yalan uyduran;<br>Hakikati eğip büken,<br>Allah adına yalan söyleyen,<br>kendi nefsindekini Allah adına söyleyen,<br>adaletsizlikler üreten,<br>zulmü çoğaltan&#8230;</p>



<p>Ayetlerini yalanlayanlar&#8230;<br>Hakikati bildiği halde<br>çıkarları- korkuları ve sevgileri nedeniyle zulüm işleyenler-<br>işlemeye devam edenler,<br>Allaha; şeyhini- liderini- cehaletini- vesveseyi ortak koşanlar&#8230;)</p>



<p><strong>İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir.</strong></p>



<p><strong>Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde,&nbsp;<br>&#8220;Hani Allah&#8217;ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?&#8221; derler.</strong></p>



<p><strong>Onlar da, &#8220;Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular&#8221; derler ve&nbsp;<br>kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.&nbsp;<br>(Araf- 37)</strong></p>



<p><strong>***</strong></p>



<p><br><strong>İSLAM&#8217;I YAŞAMAYANLARIN MAZERETLERİ</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;a ortak koşanlar diyecekler ki:</strong><br>(Kendilerine Müslüman’ın deyip İslam&#8217;ı yaşamayanlar,<br>Adalet ile hükmetmeyenler,<br>Çalışanlarına hakkını vermeyenler,<br>Yaptığı işi hakkıyla yapmayan çalışanlar,<br>Ticaretine yalanı- hırsızlığı ve faizi bulaştıranlar)</p>



<p><strong>&#8220;Eğer Allah dileseydi biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.&#8221;</strong>&nbsp;<br>(Allah insanlar içinden hidayete ulaşmak isteyeni hidayete,<br>dalalete gitmek isteyeni dalalete eriştirir.<br>tüm sorumluluk insanın kendisindedir.<br>Bu noktada ne şeytanileşen insanları, ne kurumları, ne ailesini, ne atalarını, ne yöneticileri ve ne de Allah&#8217;ı suçlayabilir.)</p>



<p><strong>Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı.</strong></p>



<p><strong>De ki: &#8220;Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz?</strong></p>



<p><strong>Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.&#8221;&nbsp;<br>En&#8217;am- 148</strong></p>



<p><strong>***</strong></p>



<p><strong>SÖZ VERENLER</strong></p>



<p><strong>“Derken,&nbsp;onların ardından yerlerine Kitab&#8217;a varis olan bir nesil geldi.</strong></p>



<p>(21. yüzyılda dünyada yeni Müslüman toplumlar-&nbsp;</p>



<p>Müslüman toplumların yönetildiği- yönettiği devletler geldi.)</p>



<p><strong>Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve&nbsp;</strong></p>



<p><strong>&#8220;(nasıl olsa) biz bağışlanacağız&#8221; derlerdi.&nbsp;</strong></p>



<p>(Dinin işlerine- çıkarlarına- korkularına uygun gelen kısmını yaşar,</p>



<p>elde ettikleri bilgi- mal- mülk- maaş- kar- güçten</p>



<p>insanlarla paylaşmaktan uzak durur,</p>



<p>diğer kısımlarını yaşamazlardı ve</p>



<p>nasıl olsa biz müslümanız, Allah bizi kurtaracak derlerdi)</p>



<p><strong>Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar.&nbsp;</strong></p>



<p>(Değersiz olan şeyleri</p>



<p>ilahlaştırmaya- rableştirmeye devam ederler.)</p>



<p><strong>Allah hakkında,&nbsp;</strong></p>



<p><strong>gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair&nbsp;</strong></p>



<p><strong>onlardan Kitap&#8217;ta söz alınmamış mıydı?&nbsp;</strong></p>



<p>(Allah adına, insanları kurtaracaklarına söz verirler,</p>



<p>günahlarını afedileceğini vaad ederler,</p>



<p>yanlış ve yalan yorumlarla insanları aldatırlar.)</p>



<p><strong>Onun içindekileri okumamışlar mıydı?&nbsp;</strong></p>



<p>(Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i düşünerek- aklederek- iman ederek&nbsp;</p>



<p>ve yaşamaya çalışarak okumadılar mı?)</p>



<p><strong>Hâlbuki Allah&#8217;a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır.&nbsp;</strong></p>



<p><strong>Hiç düşünmüyor musunuz? </strong><strong>A&#8217;raf- 169</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/allahin-sorulari-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Abdülhamid ve Erdoğan…</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/ii-abdulhamid-ve-erdogan/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/ii-abdulhamid-ve-erdogan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2020 08:25:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat - Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14967</guid>

					<description><![CDATA[Tarih Tekerrür Edecek mi?Bölünme ve küçülme mi?Birleşme ve büyüme mi? Recep Tayyip Erdoğan’ın en çok benzetildiği tarihsel kişilik II. Abdülhamid.Bundan mülhem “Abdülhamid’in yalnızlığına seni terk etmeyeceğiz.” sloganı çok yaygın kullanılıyor. II. Abdülhamid ve Erdoğan benzerlikleri çok… II. Abdülhamid, Osmanlı’nın son döneminde Osmanlı’yı yeniden diriltmeye çalıştı. Erdoğan, Cumhuriyetin son döneminde Cumhuriyeti diriltmeye çalışıyor. Abdülhamid ekonomik, sosyal, eğitim, kültür, siyaset olarak devleti restore etmeye ve yenilemeye çalıştı. Erdoğan da devlet ve hizmet alanlarında büyük bir değişim gerçekleştirmeye çalışıyor. Abdülhamit tüm küresel siyaset aktörleri ile her daim müzakere içinde ülke için kazanımlar peşinde idi. Erdoğan da bu anlamda küresel siyasette kazanım merkezli müzakereleri sürdürüyor. Abdülhamit nihai anlamda İslamcı bir çizgide İslami endişeleri siyaset ve toplum merkezli olarak öne çıkardı. Erdoğan da aynı çizgide gelen ve devam eden bir çizgide bulunuyor. Abdülhamid ve Erdoğan’ın içerde ve dışarda muhatap olduğu muhaliflerin argümanları da aynıdır. Abdülhamid sonrası yaşananlar Erdoğan sonrasında da yaşanacak mı? Türkiye yeni bir bölünme ile mi karşı karşıya kalacak? Yoksa İslam ve kendi tarihi ile barışık, ekonomik ve siyasi bağımsızlığını korumaya çalışan, moderniteyi ıskalamayan bir çizgideki devlet aklı ile tarih içindeki rolüne geri dönecek mi? Yeni bir tarihsel evrede yeni bir tarih mi yoksa tekerrür mü bizi bekliyor?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tarih Tekerrür Edecek mi?<br>Bölünme ve küçülme mi?<br>Birleşme ve büyüme mi?</p>



<p>Recep Tayyip Erdoğan’ın en çok benzetildiği tarihsel kişilik II. Abdülhamid.<br>Bundan mülhem “Abdülhamid’in yalnızlığına seni terk etmeyeceğiz.” sloganı çok yaygın kullanılıyor.</p>



<p>II. Abdülhamid ve Erdoğan benzerlikleri çok…</p>



<p>II. Abdülhamid, Osmanlı’nın son döneminde Osmanlı’yı yeniden diriltmeye çalıştı. Erdoğan, Cumhuriyetin son döneminde Cumhuriyeti diriltmeye çalışıyor.</p>



<p>Abdülhamid ekonomik, sosyal, eğitim, kültür, siyaset olarak devleti restore etmeye ve yenilemeye çalıştı. Erdoğan da devlet ve hizmet alanlarında büyük bir değişim gerçekleştirmeye çalışıyor.</p>



<p>Abdülhamit tüm küresel siyaset aktörleri ile her daim müzakere içinde ülke için kazanımlar peşinde idi. Erdoğan da bu anlamda küresel siyasette kazanım merkezli müzakereleri sürdürüyor.</p>



<p>Abdülhamit nihai anlamda İslamcı bir çizgide İslami endişeleri siyaset ve toplum merkezli olarak öne çıkardı. Erdoğan da aynı çizgide gelen ve devam eden bir çizgide bulunuyor.</p>



<p>Abdülhamid ve Erdoğan’ın içerde ve dışarda muhatap olduğu muhaliflerin argümanları da aynıdır.</p>



<p>Abdülhamid sonrası yaşananlar Erdoğan sonrasında da yaşanacak mı? Türkiye yeni bir bölünme ile mi karşı karşıya kalacak?</p>



<p>Yoksa İslam ve kendi tarihi ile barışık, ekonomik ve siyasi bağımsızlığını korumaya çalışan, moderniteyi ıskalamayan bir çizgideki devlet aklı ile tarih içindeki rolüne geri dönecek mi?</p>



<p>Yeni bir tarihsel evrede yeni bir tarih mi yoksa tekerrür mü bizi bekliyor?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/ii-abdulhamid-ve-erdogan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversitelerimiz</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/universitelerimiz/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/universitelerimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2020 06:33:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=14823</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de üniversite eğitim zayiatı… Üniversitelerin sayısı her geçen yıl artıyor.Ama eğitimin kalitesi her geçen yıl düşüyor. Nasılki lise eğitimi boyunca sınıfta ve sınavda zamanı geçiyor.Üniversite hayatı da sınıfta ve sınavda geçiyor,sonunda diploma ile gönderiliyor.Diploma vermekten başka işlevi olmayan okullara dönüşüyor. Türkiye&#8217;de normalde 12 yıl olan mecburi eğitim aslında üniversite lisans eğitimi ile birlikte 16- 17 yıl haline geldi.Mecburi eğitim arttıkça eğitim zayiatı da artıyor. Üniversite mezunu olanların çoğunluğu yavaş yavaş mezun oldukları alanların dışında çalışıyorlar.Eğitim fakültesi mezunu olup özel harekat veya polis olanların sayısı artıyor. Tarım ve Sanayii gibi önemli üretim alanlarının istihdamına katkısı olmuyor.Mezun olanlar, bu alanların beklentisini karşılamıyor. Üniversitelerin, İlim- Bilim üretimine katkıları düşüyor.Hocaların çoğunluğu bu perspektifi kuşanacak bilgi ve birikimden uzak düşmüş haldeler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye&#8217;de üniversite eğitim zayiatı…</p>



<p>Üniversitelerin sayısı her geçen yıl artıyor.<br>Ama eğitimin kalitesi her geçen yıl düşüyor.</p>



<p>Nasılki lise eğitimi boyunca sınıfta ve sınavda zamanı geçiyor.<br>Üniversite hayatı da sınıfta ve sınavda geçiyor,<br>sonunda diploma ile gönderiliyor.<br>Diploma vermekten başka işlevi olmayan okullara dönüşüyor.</p>



<p>Türkiye&#8217;de normalde 12 yıl olan mecburi eğitim aslında üniversite lisans eğitimi ile birlikte 16- 17 yıl haline geldi.<br>Mecburi eğitim arttıkça eğitim zayiatı da artıyor.</p>



<p>Üniversite mezunu olanların çoğunluğu yavaş yavaş mezun oldukları alanların dışında çalışıyorlar.<br>Eğitim fakültesi mezunu olup özel harekat veya polis olanların sayısı artıyor.</p>



<p>Tarım ve Sanayii gibi önemli üretim alanlarının istihdamına katkısı olmuyor.<br>Mezun olanlar, bu alanların beklentisini karşılamıyor.</p>



<p>Üniversitelerin, İlim- Bilim üretimine katkıları düşüyor.<br>Hocaların çoğunluğu bu perspektifi kuşanacak bilgi ve birikimden uzak düşmüş haldeler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/universitelerimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayat Boyu Ramazan Yaşam Modeli&#8230;</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/hayat-boyu-ramazan-yasam-modeli/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/hayat-boyu-ramazan-yasam-modeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rüstem BUDAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2020 10:19:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat - Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yorungedergi.com/?p=13970</guid>

					<description><![CDATA[Ramazan;&#160;Mülk- Mülkiyet&#160;ile ilişkimizi yeniden gözden geçirmeye ikazdır, fırsattır ve emirdir. Oysaki bu ilişki sadece Fitre ve varsa Zekât olan mallar üzerinden değerlendirilir. Sahip olduğumuz- Verilen- Bağışlanan- Emanet edilen Mülklerden; ihtiyaç fazlasını bağışlamak ve paylaşmak; İnsanlığın- Müslümanlığın gereğidir. *** Sadece Bireysel- Toplumsal tarz olarak Oruç değil&#8230; Ticarette Oruç&#8230; Siyasette Oruç&#8230; Üretimde Oruç&#8230; Bürokraside Oruç&#8230; Yargıda Oruç&#8230; Askerde Oruç&#8230; Emniyette Oruç&#8230; Trafikte Oruç&#8230; Sporda Oruç&#8230; Tatilde Oruç&#8230; Hayatın her alanında Oruç bir hayat modellemesi sunuyor. Tutumlarımızı, algılarımızı, davranışlarımızı, kararlarımızı&#160;Oruç&#8217;un ruhu ile kuşatmazsak&#160;kardeşini anlamak edebiyatı ile zamanımızı geçireceğiz. *** Ramazan;&#160;zorlukları, sıkıntıları, yoklukları, eksikleri ile İnsan&#8217;a huzur, güven, muhabbet ve sağlık&#160;veriyor. Yani; feda etmenin, vermenin, bağışlamanın, eksiltmenin sonu hakikattir- cennettir. İnsan; yaratıldıktan sonra eylemlerinden, söylediklerinden, düşündüklerinden, tasavvurlarından kendisi sorumludur. Dünyayı, kendisini, toplumu ve devleti adalet- tevhid üzere inşa edebilmek için bütün boyutları ile modelleme yapmak, pratize etmek zorundadır. *** Oruç;&#160;ruhun- aklın- kalbin, beden ve hazlarına karşı kazandığı zaferdir. Oruç; sahur ile iftar arasında cenneti yaşamaktır. Oruç; vahyin kalbe ve akla inişine şahitlik etmektir. Oruç; Allah ile aracıları ortadan kaldıracak bir şekilde buluşmaktır. Oruç; ölü ruhun dirilmesidir. Oruç; varolmak için yok olmaktır. *** Hayat Boyu Ramazan Yaşam Modeli&#8230; Her vahyin kalbine inmesi için hazır olacaksın. Hayatının her anında başkasını gözeteceksin. Haram söz- iş- hal- durumlarla &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan;&nbsp;Mülk- Mülkiyet</strong>&nbsp;ile ilişkimizi yeniden gözden geçirmeye ikazdır, fırsattır ve emirdir.</p>
<p>Oysaki bu ilişki sadece Fitre ve varsa Zekât olan mallar üzerinden değerlendirilir.</p>
<p>Sahip olduğumuz- Verilen- Bağışlanan- Emanet edilen Mülklerden; ihtiyaç fazlasını bağışlamak ve paylaşmak; İnsanlığın- Müslümanlığın gereğidir.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Sadece Bireysel- Toplumsal tarz olarak Oruç değil&#8230;</strong></p>
<p>Ticarette Oruç&#8230;</p>
<p>Siyasette Oruç&#8230;</p>
<p>Üretimde Oruç&#8230;</p>
<p>Bürokraside Oruç&#8230;</p>
<p>Yargıda Oruç&#8230;</p>
<p>Askerde Oruç&#8230;</p>
<p>Emniyette Oruç&#8230;</p>
<p>Trafikte Oruç&#8230;</p>
<p>Sporda Oruç&#8230;</p>
<p>Tatilde Oruç&#8230;</p>
<p>Hayatın her alanında Oruç bir hayat modellemesi sunuyor.</p>
<p>Tutumlarımızı, algılarımızı, davranışlarımızı, kararlarımızı&nbsp;Oruç&#8217;un ruhu ile kuşatmazsak&nbsp;kardeşini anlamak edebiyatı ile zamanımızı geçireceğiz.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Ramazan;&nbsp;zorlukları, sıkıntıları, yoklukları, eksikleri ile İnsan&#8217;a huzur, güven, muhabbet ve sağlık</strong>&nbsp;veriyor.</p>
<p>Yani; feda etmenin, vermenin, bağışlamanın, eksiltmenin sonu hakikattir- cennettir.</p>
<p>İnsan; yaratıldıktan sonra eylemlerinden, söylediklerinden, düşündüklerinden, tasavvurlarından kendisi sorumludur. Dünyayı, kendisini, toplumu ve devleti adalet- tevhid üzere inşa edebilmek için bütün boyutları ile modelleme yapmak, pratize etmek zorundadır.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Oruç;</strong>&nbsp;ruhun- aklın- kalbin, beden ve hazlarına karşı kazandığı zaferdir.</p>
<p>Oruç; sahur ile iftar arasında cenneti yaşamaktır.</p>
<p>Oruç; vahyin kalbe ve akla inişine şahitlik etmektir.</p>
<p>Oruç; Allah ile aracıları ortadan kaldıracak bir şekilde buluşmaktır.</p>
<p>Oruç; ölü ruhun dirilmesidir.</p>
<p>Oruç; varolmak için yok olmaktır.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Hayat Boyu Ramazan Yaşam Modeli&#8230;</strong></p>
<p>Her vahyin kalbine inmesi için hazır olacaksın.</p>
<p>Hayatının her anında başkasını gözeteceksin.</p>
<p>Haram söz- iş- hal- durumlarla hemhal olmayacaksın.</p>
<p>İnsanlara karşı merhametli olacaksın.</p>
<p>Kimsenin canına- malına- namusuna- benliğine kast etmeyeceksin.</p>
<p>Öfkene sahip olacaksın.</p>
<p>Arzularına- şehvetine- isteklerine sahip olacaksın.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Oruç ürkek bir kuş gibidir.</strong></p>
<p>Tutabilmen için&nbsp;sabır, iyilik, vahiy, şuur ve akıl ile hareket etmelisin.</p>
<p>Oruç kuşunu tutabilene helal olsun.</p>
<p>***</p>
<p>Ramazan; fitre,&nbsp;<strong>zekat, infak, sadaka, karz-ı hasen</strong>&nbsp;ile mülkün paylaşımıdır.</p>
<p>Mülkünü yani mideye indirdiğini&nbsp;paylaşmayanın orucu, oruç değildir.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Adam öldürmek orucu bozar mı?</strong></p>
<p>Bugün müslümanlar birbirlerini; Allah dışında tapındıkları ilahlar adına öldürüyorlar.</p>
<p>Mezhep adına, Fıkıh adına, Irk adına, Çıkarlar adına katlediyorlar.</p>
<p>***</p>
<p>Oruç&nbsp;<strong>tuttuğunuz günler ile tutmadığınız günler</strong>&nbsp;arasında&nbsp;sadece&nbsp;açlık farkı varsa henüz Oruç tutmamışsınız demektir.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Sofra, sadece Sofra değildir.</strong><br />
Çünkü gönlünü açmayan, Sofra&#8217;sını da açmaz.</p>
<p>***</p>
<p><strong>İtikaf Vakti;&nbsp;aslında İtiraf vaktidir.</strong></p>
<p>Allah&#8217;a kendisini İtiraf etmektir.</p>
<p>Arınma ve yenilenme için duraktır.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Ramazan&#8217;ın Anlamları</strong></p>
<p>müjdedir Ramazan&#8230; Yüreklere cennet esintisi veren&#8230;</p>
<p>imtihandır Ramazan&#8230; Eline, diline ve beline sahip kılan&#8230;</p>
<p>pratiktir Ramazan&#8230; Dilde ve kalpte olana yaşama yansıtan&#8230;</p>
<p>vahiydir Ramazan&#8230; Ezeli ve Ebedi Hakikati ortaya koyan&#8230;</p>
<p>direniştir Ramazan&#8230; Batıl olan herşeye karşı koyan&#8230;</p>
<p>okumaktır Ramazan&#8230; Vahyi okumak, yine okumak, yeniden okumak, daima okumak olan&#8230;</p>
<p>kardeşliktir Ramazan&#8230; Kendinden bir parçayı paylaşmak olan&#8230;</p>
<p>diriliştir Ramazan&#8230; Şirkin karanlığına karşı Tevhid&#8217;in aydınlığı&#8230;</p>
<p>arınmadır Ramazan&#8230; Günahların akıp gitmesi&#8230;</p>
<p>sevgidir Ramazan&#8230; Kul&#8217;un sevdiği Allah için neler yapabileceğini gösteren&#8230;</p>
<p>yolculuktur Ramazan&#8230; Sabah ile akşam arasında Sırat-ı Müstakim üzere olan&#8230;</p>
<p>vermektir Ramazan&#8230; Elindeki malından bir kısmını ihtiyaç sahiplerine ulaştıran&#8230;</p>
<p>eğitimdir Ramazan&#8230; Ruh ve akıldan başlayarak insan ve toplumu terbiye eden&#8230;</p>
<p>sabırdır Ramazan&#8230; Zorluklara ve mahrumiyetlere karşı dayanma gücü veren&#8230;</p>
<p>huzurdur Ramazan&#8230; Dengesi kurulan hayatın içinde yerini ve yolunu bulan&#8230;</p>
<p>zaferdir Ramazan&#8230; Nefsin ve şeytanın dayatmalarına karşı kazanılan&#8230;</p>
<p>barıştır Ramazan&#8230; Varlık alemi ile tekrar bir ve beraber yaşama ümidi veren&#8230;</p>
<p>farkındalıktır Ramazan&#8230; Örtülen gerçekliğin tüm ayrıntıları ortaya çıktığı ve farkına varıldığı&#8230;</p>
<p>susmaktır Ramazan&#8230; Sözü ve vahyi anlamak için sesi kesip, sese kulak vermek&#8230;</p>
<p>neşvedir Ramazan&#8230; İbadetin beden ve ruhta estirdiği neş&#8217;e, mutluluk ve tebessüm&#8230;</p>
<p>yasaktır Ramazan&#8230; İnsanı, aileyi, toplumu ve devleti ifsad eden tüm unsurları yapmamak&#8230;</p>
<p>projedir Ramazan&#8230; İnsanın bir ömür boyu nasıl yaşayacağına dair arayışının modeli&#8230;</p>
<p>bilmektir Ramazan&#8230; Kendinin, Rabbinin ve Sen&#8217;in hikmetine vakıf olmak&#8230;</p>
<p>oruç tutturmaktır Ramazan&#8230; Mideye, Dile, Ele, Kalbe, Göze, Kulağa, Akla, Ayaklara, Deriye oruç tutturmak olan&#8230;</p>
<p>***</p>
<p><strong>Ruhun güzellikleri içinde,</strong><strong><br />
Vahyin aydınlığında,<br />
Kardeşlik ikliminde,<br />
bir Ramazan dileğiyle,<br />
Orucunuz makbul,<br />
Dualarınız kabul olsun.</strong></p>
<p>Rüstem BUDAK</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/hayat-boyu-ramazan-yasam-modeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
