<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rukiye YILDIZ &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/author/atillafikriergun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jul 2024 13:09:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Rukiye YILDIZ &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Muharref Tevrat’ın Tezviratından, Ma-Şeri Vicdanın Himayesine</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/muharref-tevratin-tezviratindan-ma-seri-vicdanin-himayesine/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/muharref-tevratin-tezviratindan-ma-seri-vicdanin-himayesine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rukiye YILDIZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 13:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=19137</guid>

					<description><![CDATA[Medeni gelişimini tamamlamış dünya! İletişim ve bilim çağının altın dönemini yaşayan dünya, sekiz aydır karanlık çağlarda bile olmayan bir soykırımı izliyor. Milattan sonra iki binli yıllardayız, bu çağda Gazze’de toplu çocuk mezarları oluşuyor, &#160;6-8 yaşlarında çocuklar tutuklanıyor, bebekler öldürülüyor. &#160;Buna engel olmak için,&#160; ne Uluslararası Barış Örgütleri ne İslam Birliği Teşkilatları savaşı durdurmak için hakkı ile çalışmıyor. Bütün dünyada akıllar tutulmuş şekilde sessiz kalıyor. Hatta bazı devlet adamları dünya karşısında çıkıp katliamı savunuyor. Bu katliamı savunanlar kim? Bu soykırımı yapanlar neden akıllara zarar sapkınlık içindeler, kim bunlar. Peygamberlerini öldüren; kutsal kitaplarını tahrif eden,&#160; Medine sözleşmesi başta olmak üzere tarih boyu hiçbir aht ve anlaşmalarına sadık kalmayan, hiçbir kanun kural tanımayan, yeryüzünde bozgunculuk çıkaran, katliamlar kıyımlar yapan, işkence sapkınlık azgınlıkta sınır tanımayan; insanlığın başına bela olan Siyonist Yahudiler ve Beni İsrail… Kim bunlar? “Beni İsrail” Etimolojik olarak, “Beni” kelimesi ibn kökünden türeyen “oğulları” manasındadır, “İsrail” kelimesi&#160; ise Yahova’yı (Tanrıyı)&#160; güreşte mağlup eden Hz. Yakup’un ismidir. Hülasa “Ben-i İsrail” Hz. Yakup’un oğulları demektir. Ben-i İsrail’den&#160; Allah son kitabı Kuran-ı Kerimde: “Şüphesiz ki Allah’ın(c.c) ayetlerini inkâr eden, haksız yere nebileri öldüren ve insanlar arasından adaleti emredenleri öldüren kimseler var ya! Onları can yakıcı bir azapla müjdele! (3/Âl-i İmran, 21)” diye bahseder.&#160; Beni İsrail, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Medeni gelişimini tamamlamış dünya! İletişim ve bilim çağının altın dönemini yaşayan dünya, sekiz aydır karanlık çağlarda bile olmayan bir soykırımı izliyor. Milattan sonra iki binli yıllardayız, bu çağda Gazze’de toplu çocuk mezarları oluşuyor, &nbsp;6-8 yaşlarında çocuklar tutuklanıyor, bebekler öldürülüyor. &nbsp;Buna engel olmak için,&nbsp; ne Uluslararası Barış Örgütleri ne İslam Birliği Teşkilatları savaşı durdurmak için hakkı ile çalışmıyor. Bütün dünyada akıllar tutulmuş şekilde sessiz kalıyor. Hatta bazı devlet adamları dünya karşısında çıkıp katliamı savunuyor.</p>



<p>Bu katliamı savunanlar kim? Bu soykırımı yapanlar neden akıllara zarar sapkınlık içindeler, kim bunlar. Peygamberlerini öldüren; kutsal kitaplarını tahrif eden,&nbsp; Medine sözleşmesi başta olmak üzere tarih boyu hiçbir aht ve anlaşmalarına sadık kalmayan, hiçbir kanun kural tanımayan, yeryüzünde bozgunculuk çıkaran, katliamlar kıyımlar yapan, işkence sapkınlık azgınlıkta sınır tanımayan; insanlığın başına bela olan Siyonist Yahudiler ve Beni İsrail… Kim bunlar?</p>



<p>“Beni İsrail” Etimolojik olarak, “Beni” kelimesi ibn kökünden türeyen “oğulları” manasındadır, “İsrail” kelimesi&nbsp; ise Yahova’yı (Tanrıyı)&nbsp; güreşte mağlup eden Hz. Yakup’un ismidir. Hülasa “Ben-i İsrail” Hz. Yakup’un oğulları demektir. Ben-i İsrail’den&nbsp; Allah son kitabı Kuran-ı Kerimde: <strong>“</strong>Şüphesiz ki Allah’ın(c.c) ayetlerini inkâr eden, haksız yere nebileri öldüren ve insanlar arasından adaleti emredenleri öldüren kimseler var ya! Onları can yakıcı bir azapla müjdele! (3/Âl-i İmran, 21)” diye bahseder.&nbsp;</p>



<p>Beni İsrail, Hz. Zekeriya&#8217;yı bir ağacın kovuğuna saklanırken ağacı ikiye bölerek şehit etmişlerdi,&nbsp; Hz. Yahya&#8217;nın başını keserek şehit etmişlerdi ve yine Hz İsa’yı öldürmek için çarmıha germişlerdi. Bütün insanları kendilerine hizmet için yaratıldığına inanmışlardır. Bu minvalde Allah’ın ağzı ile Tevrat’a yalan ayetler eklemiş, peygamberlere iftira atmışlardır. Kuran-ı Kerim <a href="https://www.kuranvemeali.com/nisa-suresi/46-ayeti-meali">Nisâ suresi 46. Ayet</a>te: “Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden saptırıyorlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak ‘işittik ve karşı geldik diyorlar…” Bu ayette Yahudilerin peygamberlerini alaya almasından bahseder ve ayeti: “Allah onları lânetlemiştir.” diyerek hitama erdirir. <a href="https://www.kuranvemeali.com/bakara-suresi/120-ayeti-meali">Bakara 120. Ayet</a>te: “Onların dinlerine tâbi oluncaya kadar ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar senden asla râzı olmayacaklardır.” diye uyarıda bulunur.</p>



<p>&nbsp;Beni İsrail’in tehakkümü ve yayılmacı gücü nereden geliyor? ABD Başkanı Joe Biden, &#8220;Siyonist olmanız için Yahudi olmanıza gerek yok. Ben bir Siyonist’im, İsrail olmasaydı, dünyada tek bir Yahudi bile güvende olmazdı.&#8221; dedi. Siyonist baskının dünyanın tepesinden kılcalına kadar hükmettiğini Demokrat Parti vekili Alexandria Ocasio-Cortez, ABD&#8217;de siyasetçilerin Yahudi lobisinin kıskacında olduğunu, korkudan kimsenin İsrail&#8217;i eleştirmeyi göze alamadığını” söylemsinden de anlayabiliyoruz.<strong></strong></p>



<p>Yahudilerden Siyonistlere karşı çıkanlar da var,&nbsp; o halde Siyonizmi&nbsp; ayıran nokta neydi? Siyonistler, Babil Kralı II.Nabukadnezar’ın yıktığı Süleyman mabedini yeniden inşa edip&nbsp; Arz-ı Mevud’a ve sonra bütün dünyaya hakim olmak gibi yegane hedefleri olan, Nil’den Fırat’a buradaki insanları yok etmeye kilitlemiş ve&nbsp; bu ham hayallerini de Tevrat’ı tahrif ederek Tevrat’a ayetler ekleyen, Allaha iftira atan kavimdir:“O zaman Rab bütün milletleri önünüzden kovacak ve sizden büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız, sınırınız çölden ve Lübnan´dan, Irmaktan, Fırat Irmağından Garp Denizine kadar olacaktır.” Tesniye, Bab 12, 25. Bölüm</p>



<p>Bu sapkın inançlarından dolayı yeryüzünde bozgunculuk kan kaos çıkaran Siyonist Yahudiler tarih boyu gittikleri yerlerden sürülmüşlerdir. Günümüzde Holokost’u bahane ederek mağduru oynayan, Semitizm ile gözdağı veren Siyonistlerin tarihi kinleri hep diridir. Kinleri bitmediği gibi savaş ahlakına da hiçbir zaman riayet etmemişler, güç ellerine geçince en acımasız katliamları yapmışlar, bunu da Tanrının emri (onların ifadesi ile Tanrı) diyerek suçu Tanrı’ya yıkmışlardır. “Ve Rab onu senin eline verdiği zaman, onun her erkeğini kılıçtan geçireceksin, ancak kadınları ve çocukları ve hayvanları ve şehirde olan her şeyi, bütün malını kendin için çapul edeceksin ve Rabbin sana verdiği düşmanlarının malını yiyeceksin. Ancak Rabbin miras olarak sana vermekte olduğu bu kavimlerin şehirlerinden nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın, onları, Allah´ın Rabbin sana emrettiği gibi tamamen yok edeceksin.” Tesniye, Bab 20, âyet 13-17</p>



<p>Gazze’de öldürdükleri çocukların kanları ile abdest alan Siyonist Yahudiler bunu dini prestij olarak görmüşlerdir. Yine Tevrat’ta: &nbsp;“Ele geçen her adamın gövdesi delik-deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak, evleri çapul edilecek ve karıları kirletilecek.” Isaya bab: 13 Ayet 15 “Burnunu ve kulaklarını kesip düşürecekler, ve senden arta kalan kılıçla düşecek..” Hezekıel Bab: 23 A.25 Bu yüzden bazı Yahudiler, savaştıkları insanları yakalayınca canlı canlı burunlarını kulaklarını uzuvlarını keserek işkenceye yaparlar. &nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Siyonistler, Bürokratından diplomatına din adamından genç askerine hepsi akıl almaz şekilde sapkın inançlarına hizmet etmektedirler. Mesela, İsrail&#8217;in eski Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, kendisi de bir kadın olduğu halde İsrail askerlerine” Filistinli erkekleri değil öncelikle kadınları ve çocukları öldürün ki nesilleri kesilsin” demiştir. &nbsp;</p>



<p>Bir diğer örnek: İsrail eski Başbakanı Menachem Begin: &#8220;Bizim ırkımız üstün ırktır. Biz Yahudiler bu gezegendeki ilahi Tanrılarız. Biz aşağı ırklardan, onların böceklerden olduğu kadar farklıyız. Aslında bizim ırkımızla kıyaslandığında diğer ırklar canavardır ve hayvandır, en iyi ihtimalle sığır. Diğer ırklar insan dışkısı sayılır. Kaderimiz aşağı ırklara hükmetmektir. Dünyevi krallığımız, liderimiz tarafından demir çomakla yönetilecek. Kitleler ayaklarımızı yalayacak ve bize köle olarak hizmet edecekler” ne ilginçtir ki, bu sözleri söyleyen İsrail’in eski Başbakanı Menachem Begin’e Nobel Barış Ödülü verildi.&nbsp;</p>



<p>ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, dehşetengiz şeyler söyledi. Johnson Gazze’deki katliam için &#8220;Binlerce yıl önce İbrahim’e, İshak’a ve Yakup’a verilen vaatlerin gerçekleşmesini kutluyoruz. Babil sürgününden, İslami hilafetlerden ve Nazi soykırımından sağ kurtulan vaatler gerçek oldu.&nbsp; Siyonist rüya gerçeğe dönüştü.”</p>



<p>Ez-cümle, Siyonist Yahudiler, yaptıkları sapkın vahşet ile Hz Musa’yı bile utandırdılar. Kutsal kitaplarını tahrif ederek kendi vahşi hayallerini Tanrı sözü diyerek lanse ettiler. Siyonistlere şunu anlatmak lazım, Hz Musa’ya emirler indiğinde yeryüzünde Hıristiyan ve Müslümanlar yoktu, Allah sizden işkence etmeden savaş etiğine göre putperestlerle mücadele etmenizi istedi. Lakin Siyonistler, kendi hâkimiyetleri için kutsal kitaplarını muharref etmişlerdir. Dünyayı, Siyonist mezaliminden ve muharref Tevrat’ın tezviratından, insanlığın azimli secaatli ma-şeri vicdanı kurtarır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/muharref-tevratin-tezviratindan-ma-seri-vicdanin-himayesine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amerika ve Rusya’nın Türkiye’deki Darbe Yarışları</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/amerika-ve-rusyanin-turkiyedeki-darbe-yarislari/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/amerika-ve-rusyanin-turkiyedeki-darbe-yarislari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rukiye YILDIZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2024 11:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=19129</guid>

					<description><![CDATA[27 Mayısın sene-i devriyesi meşum 1960 darbesini hatırlatır. Ne olmuştu da Bakanlar ve Başbakan asılmıştı? Kimler yapmıştı darbeyi? İnönü neden “Sizi ben bile kurtaramam” demişti? Kimden kurtaramazdı? Menderes’in son sözü “size kırgın değilim, arkanızda kimin olduğunu biliyorum” demişti? ‘Arkanızdakiler’ derken kimleri kast etmişti?&#160; Mili Birlik Komitesi içinde idama karşı olanlar varken işin sonu idama nasıl varmıştı? II. Dünya Savaşından sonra “soğuk savaş” dönemi başlamıştı. Artık dünya çapında uzay araştırmalarında yarış başlamış, biyolojik savaşlar, istihbarat savaşları gibi farklı kulvarlarda savaşlar başlamıştı. Bu dönemde dünya, iki kutuplu bir dünya olmuştu. Amerika kapitalizmin, Rusya kominizin merkezi olarak dünyayı paylaşmaya kalkışmıştı. Kapitalist ve sosyalist bu iki gücün aralarında paylaştığı, sömürdüğü ülkelerde kan kaos durmadı. Filler güreşti, çimler ezildi.&#160;&#160; ‘Büyük dilim senin mi olacak, benim mi olacak’ kavgasının arasında kalan ülkeler, daha fazla karışıklık yaşadı. Kore, Almanya ikiye bölündü ama Türkiye gibi sömürge yapmaya çalıştıkları ülkeler üzerinde bu iki güç hep gizli savaş halinde oldu. Emperyaller kendi çıkarları için o ülkelerde iç karışıklık çıkarmak,&#160; darbe yapmak, ekonomik/ticari baskı yapmak gibi argümanları kullandı.&#160; Darbeler, istihbarat savaşları, faili meçhul cinayetler, devlet başkanlarına suikast dönemleri başlamıştı. 27 Mayıs kimine göre Türkiye’deki Avrasya-Rusya yanlılarının yaptığı darbe olarak nitelendirilir.&#160; Yıllar sonra bu darbe anlatılırken, “27 Mayıs darbesi ilk aşkımız” diyen, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>27 Mayısın sene-i devriyesi meşum 1960 darbesini hatırlatır. Ne olmuştu da Bakanlar ve Başbakan asılmıştı? Kimler yapmıştı darbeyi? İnönü neden “Sizi ben bile kurtaramam” demişti? Kimden kurtaramazdı? Menderes’in son sözü “size kırgın değilim, arkanızda kimin olduğunu biliyorum” demişti? ‘Arkanızdakiler’ derken kimleri kast etmişti?&nbsp; Mili Birlik Komitesi içinde idama karşı olanlar varken işin sonu idama nasıl varmıştı?</p>



<p>II. Dünya Savaşından sonra “soğuk savaş” dönemi başlamıştı. Artık dünya çapında uzay araştırmalarında yarış başlamış, biyolojik savaşlar, istihbarat savaşları gibi farklı kulvarlarda savaşlar başlamıştı. Bu dönemde dünya, iki kutuplu bir dünya olmuştu. Amerika kapitalizmin, Rusya kominizin merkezi olarak dünyayı paylaşmaya kalkışmıştı. Kapitalist ve sosyalist bu iki gücün aralarında paylaştığı, sömürdüğü ülkelerde kan kaos durmadı. Filler güreşti, çimler ezildi.&nbsp;&nbsp; ‘Büyük dilim senin mi olacak, benim mi olacak’ kavgasının arasında kalan ülkeler, daha fazla karışıklık yaşadı. Kore, Almanya ikiye bölündü ama Türkiye gibi sömürge yapmaya çalıştıkları ülkeler üzerinde bu iki güç hep gizli savaş halinde oldu. Emperyaller kendi çıkarları için o ülkelerde iç karışıklık çıkarmak,&nbsp; darbe yapmak, ekonomik/ticari baskı yapmak gibi argümanları kullandı.&nbsp; Darbeler, istihbarat savaşları, faili meçhul cinayetler, devlet başkanlarına suikast dönemleri başlamıştı.</p>



<p>27 Mayıs kimine göre Türkiye’deki Avrasya-Rusya yanlılarının yaptığı darbe olarak nitelendirilir.&nbsp; Yıllar sonra bu darbe anlatılırken, “27 Mayıs darbesi ilk aşkımız” diyen, zavallı garabetler çıkacaktı. Kimine göre Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk darbe 27 Mayıs darbesidir,&nbsp; kimine göre Osmanlıdaki “Kabakçı Mustafa olayı” darbeler başlangıcıdır. Bize göre ise darbeler tarihi daha eskiye, Yedikule zindanlarında öldürülen Genç Osman’a dayanır.&nbsp; Farklı zamanlarda, farklı saiklerle, farklı kişiler tarafından yapılsa da darbelerin sonucu hep hezimettir.</p>



<p><strong>GEÇMİŞİN ÇOK KİRLİ CHP!&nbsp;</strong></p>



<p>CHP’nin, “eşitlik özgürlük” gibi kavramlardan bahsetmesi çok ironik bir tablo çiziyor. Zira kurulduğu günden beri haksız hukuksuz uygulamaları ile tarihe geçti. CHP kurduğu istiklal mahkemelerini, astığı onca masumu unutturmaya çalışırken,&nbsp; listesine Bakan ve Başbakan asmak da eklenecekti. Bu yüzden “Hukuk adalet özgürlük” kelimeleri CHP’ye beş beden büyük sözler. 27 Mayıs darbesini Rusya yanlıları yaptıysa yeni kurulan CHP hükümetine Amerika 34 milyon doları neden hibe etmişti?&nbsp;</p>



<p>İdama giden süreç, CHP’nin tahakkümünden bıkan halkın, tek parti döneminden kurtulmak istemesi ile başladı.&nbsp; “Demokrat parti” adı altında İkinci bir parti kuruldu, “demokrat” kelimesini söyleyemeyen halk, “demir kırat” ismini verecekti. Halk bu partiye canhıraş destek olacaktı ama silahla sandık başı bekleyen CHP, 1946’da açık oy gizli tasnif yaparak seçimi Demir Kırat’a kazandırmamak için her yolu deneyecekti. Hatta “oyunuzu Tayyare Hırsızı Bayar’a değil, Atatürk’ün silah arkadaşı İnönü’ye vereceksiniz” diye, seçmene baskı yapıyordu. Karşı cenah ise buna karşılık veriyor: Osman Bölükbaşı, İsmet İnönü’ye “Kızıl Sultan” diyordu. Demir kırat dörtnala koşmaya başlamıştı hatta 1954’te Menderes %56 oy ile kazanmıştı. İlerlemeyi Batı desteği ile sürdüreceğini düşünen Demir Kırat, yüzünü Batı’ya dönüyor, ‘Truman Doktrini, Marshall Planı’ cazip geliyordu. Amerika Başkanı Truman’dan baraj için ilk etapta 25 bin dolar alındı. Daha sonra Beyaz Saray’da Celal Bayar Amerika ile el sıkışacaktı.&nbsp; CHP içindeki Rusya taraftarları bundan rahatsızdı.</p>



<p>1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti’nin,&nbsp; oy çokluğu ile gelmesi, Bağdat Paktı’nı kurması, halktan hüsn-ü kabul görmesi, giderek güçlenmesi, birilerini rahatsız etmişti. Bütün bunların üstüne, Türkiye’de 1950 Haziran’ına kadar ezan Türkçe okunmuştu, Menderes ezanı aslına (Arapça’ya) çevirmişti. İslam’dan Arapçadan rahatsız olanlar bundan hiç hoşnut olmamıştı. Üstelik Menderes paralardan İnönü resmini çıkarttırmıştı. Menderes, İnönü için “İnönü hasta, hastalığı iktidar olma hastalığıdır” demişti. Menderes, CHP’nin mal varlığını ‘haksız ve yolsuz bir şekilde kazandılar’ diyerek hazineye aktarmıştı. Bütün bunlar Menderes’i darağacına götüren görünür sebeplerdi ama asıl sebep başkaydı.</p>



<p>Gayri meşru “bebek meselesi”, hediye edilen “köpek meselesi”, Menderes’i asmak için, Kırşehir’ in ilçe yapılması gibi basit vaka-ı adiyeden konular bahane edilmişti.&nbsp; Bütün bunlar darağacının kurulmasına sebep gösterilmişti.</p>



<p>27 darbesi en başından beri menfur düşüncelerle başladı.&nbsp; Menderes ise, her şeyden habersiz, ezilen patlama noktasına gelen halkın feryadını işitiyor seçmenlerinin istediklerini yapmak için uğraşıyordu. Ezanı Arapça okutmak bardağı taşıran son damla gibiydi.&nbsp; 27 Mayıs sabahında herkes Alpaslan Türkeş’in bildirisi ile darbeye uyanıyordu. Bu sefer CHP Demokrat Partinin sermayesini CHP’ye aktarmaya başlamıştı. Menderes’in yassı ada günleri başlıyordu, hapis hayatı bir yıla yakın sürdü. Gözaltındaki Başbakan’a aşağılayıcı muameleler had safhada idi.&nbsp; İdamla yükümlü Başbakan prostat muayenesi yaptıracak kadar kin güden CHP nereden besleniyordu? CHP sonunda Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Polatkan’a idam gömleği giydirecek kadar ileri gidecekti.&nbsp; 17 Eylül 1961 sabahı Menderes iki Bakanı ile asılacaktı.</p>



<p>Türkiye’de bir Başbakan asıldı. 27 Mayıs darbesinde sokaklara dökülenler, ‘Menderes gitsin’ diyenler, yıllar sonra: “iyi bir şey yaptık zannediyorduk kime neye hizmet ettiğimizi bilmeden!” diyeceklerdi. Menderes’i asmak için Demokrasi çığlıkları atanların sesi, artık pişmanlık ağıtlarına dönüşmüştü. Ölen niye öldüğünü öldüren niye öldürdüğünü bilmeden,&nbsp; hangi güdümün kumandasından çıkan emirle Türkiye kaos içinde kalmıştı? Mesele parti ülke yönetimi kavgasının çok fevkinde bir meseleydi.&nbsp; Türkiye’de Amerika piyonları da defaatle darbe yapacaktı ama 27 Mayıs biraz farklıydı.</p>



<p>Asıl mesele şu idi: Wilson Prensipleri Cemiyetinin kurucuları arasında olan Ahmet Emin Yalman’ın, Hüseyin Üzmez tarafından vurulması, daha derin başka şeylerin olduğunun emaresi idi. Manda altında olmamızı savunan İngiliz Muhibbiler dernek üyeleri daha sonra ‘Amerika Muhibbileri’ne evirilmişti. Bu kavga acaba Amerika yanlısı ve Rusya yanlıları arasında erk savaşı mıydı?&nbsp; Bununda ötesinde Bağdat Paktı üye ülkelerinde eş zamanlı ihtilal kaos öldürme olaylarına bakınca meselinin parti meselesinin çok fevkinde olduğu anlaşılacaktır.&nbsp; CHP dünya çapında kapışmanın küçük piyonu muydu?</p>



<p>27 Mayıs döneminde Balmumcu’da hapis yatan Kadir Mısıroğlu ile 2011 tarihinde darbeler hakkında yaptığım röportajda “Rukiye hanım 27 Mayıs darbesi İslam’ın bütün emarelerini bu topraklardan silmek isteyenlerin, dışarının kuklası olanların darbesidir” demişti.&nbsp;</p>



<p>Adnan Menderes’in ezanı Türkçeden Arapçaya çevirmesi bunları rahatsız etmişti ama bu tali sebepti. Türkeş’in ‘NATO ve CENTO’ya bağlıyız’ kelimesini vurgulayarak söylemesi meselenin daha büyük çapta olduğunun nişanesi idi. Bağdat Paktı’nı kurmak kimin işine gelmedi ise onların bu meşum olaydaki payını unutmamak lazım. Darbe komutanı CENTO’ya karşı darbe yaptıysa neden ‘NATO’ya CENTO’ya bağlıyız’ deme ihtiyacı hissetmişti? Kime iman tazeliyordu? Demek o zamanda at izi it izi karışmıştı.</p>



<p>Rusya’ya karşı güvenli koridor oluşturmak isteyen İngiltere ve Amerika evvela Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında, 8 Temmuz 1937 tarihinde Tahran&#8217;da “Sadabat Paktı” imzalattı. 2 Nisan 1954&#8217;de&nbsp; Karaçi Antlaşmasını diğer adıyla Türkiye-Pakistan Dostane İş birliği Antlaşmasını, imzalattılar! Amerika, Orta Doğu&#8217;da petrol ve ticaret yollarına sahip olmak için ve Sovyet yayılmacılığına karşı Bağdat Paktını imzalattı.&nbsp; Bu paktın ismi sonra CENTO (Central Treaty Organization) olacaktı. “Bağdat Paktı ülkelerinde” eş zamanlı darbeler idamlar ölümler yaşanması tesadüf olamazdı. Ne ilginçtir ki, “İran’ın petrolü İran’ındır” diyen, Musaddık&nbsp; Amerikan ve İngiliz istihbarat örgütleriyle iş birliği yapan General Fazlullah Zâhidî’nin 20 Ağustos 1953’de düzenlediği bir hükümet darbesiyle düşürülecek 21 Aralık 1953 tarihinde önce idam cezasına çarptırılan, ardından cezası üç yıl hapse çevrilen Musaddık evinde ölü bulunacaktı.</p>



<p>Olayın dışında gibi duran Mısır’da birkaç yıl önce aynı senaryo sahnelenmişti. 23 Temmuz 1952 tarihinde Mısır’da “Hür Subaylar” Darbe yapacaktı. Sabah saat 06.00 olduğunda General Necip, radyodan, ordunun yönetimi el koyduğunu duyuracaktı. Pakistan yine aynı dönem iç karışıklık yaşayacaktı. Irak’ın son Kralı II. Faysal, Menderes’ten iki yıl önce öldürülecekti. 1958’de Menderes Irak Kral’ı II. Faysal’ı havaalanında beklerken Irak Kralı’nın ölüm haberi gelecekti. Menderes o zaman anlamıştı kefen cepte ülke yönetmeyi.</p>



<p>27 Mayıs’ta kendince milliyetçi olanlar Amerika İngiltere üssü olmayacağız derken Avrasya-Rusyacılar ‘pastayı bizimkiler kessin’ diyordu. Dikkate değer bir husus bu çark kendi piyonlarını sahaya sürüp işi bitikten sonra piyonlarını da yok etmeye çalışıyordu. Kiralık katili tutan elleri iş bitince kiralık katilden kurtulmak ister! Nitekim Sivas Kabakyazı’daki toplama kampının acısını 14’lülerden çıkaracaklardı. Milli Birlik Komitesine darbe yaptırıp sonra onları da tek tek tasfiye yoluna gideceklerdi.</p>



<p>Darbe yıllarındaki gazetelere baktığımızda resim biraz daha netleşiyor. 31 Mayıs 1960 tarihli Tercüman Gazetesi manşeti: “Amerika, İngiltere, Fransa, Pakistan ve İran yeni hükümetimizi tanıdıklarını dün resmen açıkladılar.” Bu haberin hemen altında ‘Son dakika’ bölümünde Ankara 31 (hususi): “Sabık Başvekil Menderes’in dün gece jilet isteği intihar etmemesi için yerine getirilmedi.”&nbsp; Aynı sayfanın altında başka haber: “Eski Dâhiliye Vekili Dr. Namık Gedik intihar etti. Menderes iktidarının kanun dışı icraatını soğukkanlılıkla tatbik ettiren Dr Namık gedik dün pencereden kendini attı ve derhal öldü.”</p>



<p>20 Temmuz 1960 Akşam Gazetesinin manşeti: “Düşüklerin Yassıada’da yargılanması katileşti.”</p>



<p>4 ağustos 1960 Akşam Gazetesi manşeti. “İnkılâp mahkemeleri kuruluyor, Milli Birlik ruhunu bozmaya matuf faaliyetleri önlemek içim gereken yerlerde geniş yetkili mahkemeler kurulmasına dair tasarı Milli Birlik komitesince kabul edilebilir.”(İstiklal Mahkemelerinde olduğu gibi!)</p>



<p>4 Ağustos Perşembe 1960 tarihli Akşam Gazetesinin ilk sayfadaki haber, “Amerika yeni hükümete 34 milyon dolar hibe etti”&nbsp;</p>



<p><strong>DARBELER ALTINDA DEVRİM YAPAN ADAM</strong></p>



<p>Bu gün bile ülkemde, Avrasya-Rusya yanlısı olanlar sahada. Putin onlar kadar İslam’dan nefret etmiyor, Kemalizm’in arkasına sığınıp İslam’a veryansın eden bu güruhun atları şimdilerde tırıs gidiyor.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>O gün bu gündür, ne darbe bitiyor ne kaos. Ta ki son darbeye kadar, Amerika İngiltere muhibbanı olanların, 15 Temmuz’da sahaya inmesine kadar.&nbsp; Erdoğan beklediklerinden daha zeki ve daha ağır sıklet çıktı ve darbelere 15 Temmuz’da devrim yaptı. Erdoğan, kefen giymenin, darağacı altında ülke yönetmenin ne demek olduğunu yakın tarihten biliyordu. Osmanlı’ya darbe yapan Kuleliyi kapatıp Milli Güvenlik Üniversitesi açarak Askeriyeyi asıl sahibine yani halka teslim etti. Yılan çıyan besleyenlerin çanına ot tıkadı. Şunca yıllık şer odaklarına darağacı gölgesi altında kefen giyip mücadelesini verdi. Darbeler altında devrim yaptı.&nbsp; İman dolu serhaddin var diyenleri haklı çıkardı.</p>



<p>“Yeter artık söz milletin.”</p>



<p class="has-text-align-right">Rukiye Yıldız</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/amerika-ve-rusyanin-turkiyedeki-darbe-yarislari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
