<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Abdülhamit Kahraman &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.yorungedergi.com/author/abdulhamit-kahraman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<description>&#34;Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 May 2021 08:30:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.yorungedergi.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-logo-favico-32x32.png</url>
	<title>Abdülhamit Kahraman &#8211; Yörünge Dergisi</title>
	<link>https://www.yorungedergi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İran, Hamas&#8217;a Gerçekten Yardım Mı Ediyor?</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/iran-hamasa-gercekten-yardim-mi-ediyor/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/iran-hamasa-gercekten-yardim-mi-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülhamit Kahraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 May 2021 08:30:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Hamas]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=17322</guid>

					<description><![CDATA[İnsan dikkat edince görüyor. Görünce düşünüyor. Düşününce de soruları ve sorunları anlamaya çalışıyor. Aşağıda sıraladığım soruları sorduğum için birçok arkadaşın bana tepki göstereceğini hatta kızacağını tahmin ediyorum. Ancak bunları önemli gördüğüm için anlamak ve anlatmak için soruyorum. AKLA TAKILAN VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR: Kâtil İsrail&#8217;e karşı Hamas kazandığı her zaferin arkasından hemen neden sâdece İran&#8217;a teşekkür ediyor?Hamas&#8217;a, kâtil İran&#8217;dan başka yardım eden kimse yok mu? Var elbette hemde çok. Peki onlar neden hiç zikredilmiyor? Neden sâdece İran?Şii İran&#8217;ın, özellikle sahâbeye ve ehl-i sünnete bu kadar düşman olduğu açıkça bilindiği halde, bir ehl-i sünnet olan Hamas&#8217;a neden yardım ediyor gözüküyor?Kâtil İran, Hamas&#8217;a gerçekte iyilik mi yapıyor yoksa uzun vadeli bakıldığında &#8216;kötülük&#8217; mü yapıyor?Şii İran, Hamas&#8217;a yardım yaptıktan sonra neden Gazze&#8217;nin &#8220;şiileştirilesi&#8221; için özel uğraş veriyor ve mücadele ediyor?Ümmet içinde, Hamas&#8217;a yardım yapan, İran&#8217;dan başka ülkeler olduğuna göre, Hamas neden İsrail&#8217;e karşı kazanılan her zaferin arkasından sâdece İran&#8217;ın yardımlarından söz ediyor ve ağız dolusu teşekkür ediyor?Şii İran, tarih boyunca ne zaman ehl-i sünnetin yanında olmuş ona ve destek olmuştur. Bunun hiç bir örneği var mıdır?Sahâbeye ve müslümanlara tarih boyunca &#8216;düşman&#8217; olan şii İran ne zaman kendi dışındaki Müslümanlara yardım etmiş ve dost olmuşta şimdi kalkıp sünni Hamas&#8217;a yardım ediyor ve ona dost &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsan dikkat edince görüyor. Görünce düşünüyor. Düşününce de soruları ve sorunları anlamaya çalışıyor.</p>



<p>Aşağıda sıraladığım soruları sorduğum için birçok arkadaşın bana tepki göstereceğini hatta kızacağını tahmin ediyorum.</p>



<p>Ancak bunları önemli gördüğüm için anlamak ve anlatmak için soruyorum.</p>



<p>AKLA TAKILAN VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR:</p>



<ol class="wp-block-list"><li>Kâtil İsrail&#8217;e karşı Hamas kazandığı her zaferin arkasından hemen neden sâdece İran&#8217;a teşekkür ediyor?</li><li>Hamas&#8217;a, kâtil İran&#8217;dan başka yardım eden kimse yok mu? Var elbette hemde çok. Peki onlar neden hiç zikredilmiyor? Neden sâdece İran?</li><li>Şii İran&#8217;ın, özellikle sahâbeye ve ehl-i sünnete bu kadar düşman olduğu açıkça bilindiği halde, bir ehl-i sünnet olan Hamas&#8217;a neden yardım ediyor gözüküyor?</li><li>Kâtil İran, Hamas&#8217;a gerçekte iyilik mi yapıyor yoksa uzun vadeli bakıldığında &#8216;kötülük&#8217; mü yapıyor?</li><li>Şii İran, Hamas&#8217;a yardım yaptıktan sonra neden Gazze&#8217;nin &#8220;şiileştirilesi&#8221; için özel uğraş veriyor ve mücadele ediyor?</li><li>Ümmet içinde, Hamas&#8217;a yardım yapan, İran&#8217;dan başka ülkeler olduğuna göre, Hamas neden İsrail&#8217;e karşı kazanılan her zaferin arkasından sâdece İran&#8217;ın yardımlarından söz ediyor ve ağız dolusu teşekkür ediyor?</li><li>Şii İran, tarih boyunca ne zaman ehl-i sünnetin yanında olmuş ona ve destek olmuştur. Bunun hiç bir örneği var mıdır?</li><li>Sahâbeye ve müslümanlara tarih boyunca &#8216;düşman&#8217; olan şii İran ne zaman kendi dışındaki Müslümanlara yardım etmiş ve dost olmuşta şimdi kalkıp sünni Hamas&#8217;a yardım ediyor ve ona dost oluveriyor?</li><li>Kâtil İran, Hamas&#8217;ı bu kadar seviyordu da Suriye Hamas&#8217;ına neden bu kadar zulmediyor, adetâ kök söktürüyor, başına bombalar yağdırıyor, evlerini başlarına yıkıyor ve yok etmek için bunca yıldır uğraş veriyor?</li><li>Zâlim İran, madem Hamas&#8217;ı bu kadar seviyor, Gazze&#8217;nin gelişmesine, alt yapısına okuluna, câmisine medresesine vesaire tüm insani ihtiyaçlarına neden bir kuruş vermiyor da sâdece silah alımı için yardım yapıyor? Bunu neden hiç düşünmüyoruz? Gerçekten Gazze&#8217;yi sevenin topyeyün kalkınmasına yardım etmesi gerekmez miydi?</li><li>İran mâdem Filistin&#8217;e bu kadar önem veriyor ve düşünüyorduysa, koskoca Filistin topraklarında neden sâdece Gazze&#8217;ye yardım yapıyor da diğer Filistin halklarına bir kuruş bile vermiyor? Bunu iyi niyetle nasıl açıklayabiliriz?</li><li>Yoksa bizde herkes gibi gördüğü çelişkileri görmezden gelip, akla takılan soruların üstünü örtüp, hiçbir şey olmamış gibi devam mı etmeliydik?</li></ol>



<p>Herkes bilsin ki,</p>



<p>Biz tüm müslümanları ve tâbi ki Hamas&#8217;ı seviyoruz. Ancak bu sevgi sürekli tekrarlanan bir yanlışları ve çelişkileri dile getirmekten bizleri alıkoymamalı.</p>



<p>Bu soruların gündeme getirilmesi &#8220;Hamas&#8217;ın başarısını gölgeler&#8221; diyenlere de bir çift sözümüz var:</p>



<p>Hamas, İsrail&#8217;e karşı kazanılan bu zaferi, adetâ altın tepside İran&#8217;a sunmakta hiçbir beis görmüyor ve bu tavrı kazanılmış zaferi gölgelemiyor da bizim burada sorduğumuz birkaç sorumu zaferi gölgeliyor?</p>



<p>SON OLARAK</p>



<p>Biz inanıyoruz ki,</p>



<p>Tüm Filistin halkalarına gerçek manada &#8216;karşılıksız&#8217; ve minnetsiz bir şekilde topyekûn yardım yapan sâdece Türkiye&#8217;dir, başka bir ülke değil..</p>



<p>Selâm ile..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/iran-hamasa-gercekten-yardim-mi-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Hırsızlık</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/dijital-hirsizlik/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/dijital-hirsizlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülhamit Kahraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2021 06:28:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=16613</guid>

					<description><![CDATA[Kendisine &#8217;emanet&#8217; ettiğimiz bilgilerimizi başka yerlere aktarmak isteyen whatsapp, güya geri adım atmış. Bizden istemiş olduğu ve aslında uzun süredir bizlere hissettirmeden yapmış olduğu &#8220;dijital hırsızlığa&#8221; onay sözleşmesini üç ay boyunca ertelemiş (!) Biz bunları artık tanıyoruz. Bu adamlarla artık nasıl güvenebiliriz? Bir şeyi bir kere yapan bir daha yapar! Tecrübe edilen bir daha &#8216;tecrübe&#8217; edilmez. Verilerimizi aslında 2016 yılından beri (hukuksuz bir şekilde) başka yerlere aktarıyorlarmış. Ancak mahkeme önünde zor duruma düşmemek ve ağır tazminatlara mahkûm olmamak için bu son sözleşmeyi bize imzalatmaya çalışıyorlardı. Ancak beklemedikleri büyük bir tepki alınca geri adım atmış gibi yaptılar. Mesele tamamen budur. Peki ne değişti? Aslında hiç bir şey.. Sâdece &#8216;zaman&#8217; kazanarak olayın &#8216;soğumasını&#8217; istiyorlar. Üç ay sonra zaten bu hadise unutulacak yada artık kimse şimdiki kadar &#8216;tepki&#8217; vermeyecek, bu dayatmaya bu kadar direnmeyecek. Belki de herkes yarın telefon ekranına sözleşmesi metni çıktığında artık &#8216;düşünmeden&#8217; izin onayını verecek, onlar da artık hiç zorluk çekmeden ve hukuki bir yatırımlara mâruz kalmadan tüm &#8216;verilerimizi&#8217; Facebook&#8217;a yâda başka bir yerlere aktarabilecek.. Ne diyor Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: Bir müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz! Biz bu adamları artık &#8216;tanıdık&#8217;. Nasıl &#8216;dijital hırsızlık&#8217; yaptıklarını da gördük. Bunun sonucunda haklı olarak whatsapp&#8217;ı &#8216;terketme&#8217; kararı aldık. Ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kendisine &#8217;emanet&#8217; ettiğimiz bilgilerimizi başka yerlere aktarmak isteyen whatsapp, güya geri adım atmış.</p>



<p>Bizden istemiş olduğu ve aslında uzun süredir bizlere hissettirmeden yapmış olduğu &#8220;dijital hırsızlığa&#8221; onay sözleşmesini üç ay boyunca ertelemiş (!)</p>



<p>Biz bunları artık tanıyoruz. Bu adamlarla artık nasıl güvenebiliriz? Bir şeyi bir kere yapan bir daha yapar! Tecrübe edilen bir daha &#8216;tecrübe&#8217; edilmez.</p>



<p>Verilerimizi aslında 2016 yılından beri (hukuksuz bir şekilde) başka yerlere aktarıyorlarmış. Ancak mahkeme önünde zor duruma düşmemek ve ağır tazminatlara mahkûm olmamak için bu son sözleşmeyi bize imzalatmaya çalışıyorlardı.</p>



<p>Ancak beklemedikleri büyük bir tepki alınca geri adım atmış gibi yaptılar. Mesele tamamen budur.</p>



<p>Peki ne değişti? Aslında hiç bir şey.. Sâdece &#8216;zaman&#8217; kazanarak olayın &#8216;soğumasını&#8217; istiyorlar.</p>



<p>Üç ay sonra zaten bu hadise unutulacak yada artık kimse şimdiki kadar &#8216;tepki&#8217; vermeyecek, bu dayatmaya bu kadar direnmeyecek.</p>



<p>Belki de herkes yarın telefon ekranına sözleşmesi metni çıktığında artık &#8216;düşünmeden&#8217; izin onayını verecek, onlar da artık hiç zorluk çekmeden ve hukuki bir yatırımlara mâruz kalmadan tüm &#8216;verilerimizi&#8217; Facebook&#8217;a yâda başka bir yerlere aktarabilecek..</p>



<p>Ne diyor Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: Bir müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz! Biz bu adamları artık &#8216;tanıdık&#8217;. Nasıl &#8216;dijital hırsızlık&#8217; yaptıklarını da gördük. Bunun sonucunda haklı olarak whatsapp&#8217;ı &#8216;terketme&#8217; kararı aldık. Ve süratle başka uygulamalara geçmeye başladık.</p>



<p>Sonunda ne oldu?</p>



<p>Dijital hırsızlar baktı ki bu iş çok büyüdü, insanlar fevç fevç whatsapp&#8217;ı terketmeye başladılar. Dolayısıyla onlar için çok önemli olan &#8216;veriler&#8217; başka bir uygulama şirketinin eline geçmeye başladı, sonunda onları bir &#8216;telaş&#8217; sardı ve paçaları tutuştu.</p>



<p>Çünkü bu adamlar için &#8216;bilgi&#8217;, paradan ve pek çok şeyden daha önemlidir! Bilgiyi yâni &#8216;veriyi&#8217; kaybetmek onlar için çok şeyi kaybetmekten daha kötüdür.</p>



<p>Ne yapar yapar bilgiyi elinde tutmaya çalışırlar! Aslında biraz da bizim saflığımızdan ve mecburiyetimizden yararlanırlar.</p>



<p>Ancak bir toplum olarak verilerimizi ve özelimizi hukuksuz bir şekilde çalmaya ve başka yerlere aktarmaya çalışan bu dijital hırsıza &#8216;dur&#8217; dedik, boyun eğmedik elhamdülillah. Halkımızı bu konuda duyarlılık gösterdi tebrik ediyoruz. Bu büyük bir tepkiydi.</p>



<p>Ancak whatsapp&#8217;tan gelen son açılamayla şimdi kafalar yine karışmaya başladı. Çünkü güya whatsapp geri adım atmış gibi yaptı. Öyle mi? Aslâ..</p>



<p>Peki şimdi ne olacak?</p>



<p>Gerçekte kesinlikle vazgeçmedikleri, geri adım da atmadıkları, sâdece işi soğutmak işin biraz &#8216;erteledikleri&#8217; bu dayatma sözleşmede güya biraz yumuşadılar. Öyle mi? Hayır.</p>



<p>Ortada &#8216;değişen&#8217; bir şey yok, sâdece &#8216;zaman&#8217; kazanma var. Yapmış gibi yapıp, gerçekte hiç bir şey yapmadan adetâ bıyık altından gülerek bizi çağırıyorlar.</p>



<p>Şimdi biz bu &#8216;oyunu&#8217; göremeyecek miyiz? Bu &#8216;aldatmaya&#8217; kanacak miyiz? Ne yani bunları tekrar &#8216;sevindirecek&#8217; miyiz?</p>



<p>Bunca tartışmalardan sonra whatsapp&#8217;a tekrar geri mi döneceğiz? Bu akıllıca olur mu? Adamlar bize gülmez mi? &#8220;Nasılda tıpış tıpış geri döndüler&#8221; demezler mi?</p>



<p>Sâhi, hem biz bunlara bu kadar &#8216;muhtaç&#8217; mıyız? Alternatifi yok mu bunların? Hep &#8216;bağımlı&#8217; mı kalacağız? Açıkça &#8220;bilgilerinizi başkalarına vereceğim, siz de buna onay verin&#8221; diyen dijital &#8216;hırsızlara&#8217; eyvallah mı diyeceğiz?</p>



<p>Bir müslüman bir delikten iki kere ısırılır mı? Evini soyan adama bir daha evin anahtarı verilir mi?</p>



<p>Selâm ile.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/dijital-hirsizlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yunus Emre Dizisindeki Yanlış ve Çelişkiler</title>
		<link>https://www.yorungedergi.com/yunus-emre-dizisindeki-yanlis-ve-celiskiler/</link>
					<comments>https://www.yorungedergi.com/yunus-emre-dizisindeki-yanlis-ve-celiskiler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülhamit Kahraman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2020 08:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yorungedergi.com/?p=15879</guid>

					<description><![CDATA[Haber programlar dışında TV programları pek seyretmemeye çalışan bir insanım. Hele dizileri hiç sevmiyorum ve seyretmiyorum. Çünkü diziler, toplumları &#8216;uyutmak&#8217; ve &#8216;yönlendirmek &#8216;için üretilmiş dürüst olmayan bir çeşit sosyolojik uyuşturuculardır. Ancak kendilerine inandığım ve güvendiğim bazı dostlar, Yunus Emre dizisini mutlaka seyretmem gerektiğini bana ısrarla söylediler. Dizilerden pek hoşlanmayan birisi olarak bunca ısrara dayanamayarak Yunus Emre aşkın yolculuğu isimli dizisinin 44 bölümden oluşan tüm bölümlerini çok dikkatli bir şekilde izledim. Bir kere şunu en başa koymak gerekirse; Dizi, oyunculuk, mekân, kostüm, müzik ve şekil açısından oldukça güzel ve etkileyici olarak hazırlanmış. Tabiri câizse, dizi âdeta insanı büyülüyor. TRT ekranlarında alışık olmadığımız dini içerikli bir dizinin, önemli bir konunun ve tarihi şahsiyetin işlenmiş olmasının heyecanından mıdır nedir bilemiyorum, insan bu diziden kendisini alamıyor. Ancak şekil, mekân, kostüm ve oyunculuk açısından bu kadar iyi hazırlanmış bir dizi &#8216;içerik&#8217; yâni muhteva açısından baktığımızda durumun hiç de aynı olmadığına şâhit oldum maalesef. Bazı hikmetli sözleri, bir takım güzel bazı nasihatleri bir kenara bırakacak olursak dizi bir çok hataları ve çelişkileri içinde barındırıyor. Gördüm ki dizinin akışı içinde bir çok yerde imâna, islâm&#8217;a ve hakikate (gerçeklere) ters söz ve düşünceler yerleştirilmiş! Bazen de dizinin yayınlandığı yıllardaki &#8216;siyasi olaylara&#8217; aklı sıra göndermeler yapılıyor! Ancak bu göndermeler &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Haber programlar dışında TV programları pek seyretmemeye çalışan bir insanım. Hele dizileri hiç sevmiyorum ve seyretmiyorum.</p>



<p>Çünkü diziler, toplumları &#8216;uyutmak&#8217; ve &#8216;yönlendirmek &#8216;için üretilmiş dürüst olmayan bir çeşit sosyolojik uyuşturuculardır.</p>



<p>Ancak kendilerine inandığım ve güvendiğim bazı dostlar, Yunus Emre dizisini mutlaka seyretmem gerektiğini bana ısrarla söylediler.</p>



<p>Dizilerden pek hoşlanmayan birisi olarak bunca ısrara dayanamayarak Yunus Emre aşkın yolculuğu isimli dizisinin 44 bölümden oluşan tüm bölümlerini çok dikkatli bir şekilde izledim.</p>



<p>Bir kere şunu en başa koymak gerekirse;</p>



<p>Dizi, oyunculuk, mekân, kostüm, müzik ve şekil açısından oldukça güzel ve etkileyici olarak hazırlanmış. Tabiri câizse, dizi âdeta insanı büyülüyor.</p>



<p>TRT ekranlarında alışık olmadığımız dini içerikli bir dizinin, önemli bir konunun ve tarihi şahsiyetin işlenmiş olmasının heyecanından mıdır nedir bilemiyorum, insan bu diziden kendisini alamıyor.</p>



<p>Ancak şekil, mekân, kostüm ve oyunculuk açısından bu kadar iyi hazırlanmış bir dizi &#8216;içerik&#8217; yâni muhteva açısından baktığımızda durumun hiç de aynı olmadığına şâhit oldum maalesef.</p>



<p>Bazı hikmetli sözleri, bir takım güzel bazı nasihatleri bir kenara bırakacak olursak dizi bir çok hataları ve çelişkileri içinde barındırıyor.</p>



<p>Gördüm ki dizinin akışı içinde bir çok yerde imâna, islâm&#8217;a ve hakikate (gerçeklere) ters söz ve düşünceler yerleştirilmiş!</p>



<p>Bazen de dizinin yayınlandığı yıllardaki &#8216;siyasi olaylara&#8217; aklı sıra göndermeler yapılıyor! Ancak bu göndermeler izleyicilerin bir çoğunluğu tarafından belki farkedilmese de dikkatli izleyicilerin gözünden kaçmıyor.</p>



<p>Konuyla neredeyse hiç alakası olmayan &#8216;garip&#8217; beyanlar oyunculara büyük bir ustalıkla söylettiriliyor!</p>



<p>Eğer târihi şahsiyetler ile ilgili bir dizi çekiliyor ise, târihi gerçeklikler ile büyük bir uyum sağlaması gerekir. Evet araya belki bazı dolgu malzemeleri yerleştirilebilir ancak tamamen asılsız şeyler konulamaz.</p>



<p>Meselâ, Yunus Emre&#8217;nin gerçekte bir kadı olmadığını, tarihte kadı olduktan sonra derviş olan şahsiyetin Azîz Mahmud Hüdâyi olduğunu bilemiyorum burada söylememize gerek var mı?</p>



<p>Mesela dizinin 1. Bölümünden neredeyse son bölümüne kadar sürekli ve yerli yersiz &#8220;adâlet&#8221; vurgusu yapılıyor. Sanırsınız ki dizi &#8220;aşkın yolculuğu&#8221; değilde hukuk fakültesi öğrencilerine eğitim seminerleri!</p>



<p>Bir dizi de yerli yersiz bu kadar &#8220;adâlet&#8221; kavramı ısrarlı bir şekilde oyunculara söylettiriliyorsa demek ki senaryoyu yazanlar bu ülkede adâlet olmadığına yada adâletin iyi işletilmediğine inanıyorlar demektir!</p>



<p>Dizinin çekildiği yukarıdaki siyasi olaylara, (yoğun tutuklamalara) baktığınızda, senaryoyu hazırlayanların neden adâlet konusuna bu kadar ısrarlı bu kadar çok işlediği sanırım daha iyi anlaşılacaktır.</p>



<p>Yine dizide hiç gereği yokken dergahta kalan aklı kıt bir dervişin, önüne çıkan her kese sürekli &#8220;hayat pahalı, hayat pahalı&#8221; dedirttirmek neden olsa acep?</p>



<p>&#8220;Aşkın yolculuğu&#8221; diye bir dizi çekenler, konuyla hiç bir ilgisi ve alakası olmayan hayat pahalı cümlesini izleyenlerin zihnine neden kazımak isterler?</p>



<p>İleride de inşaallah tek tek izah edeceğimiz üzere dini anlamda da çok ciddi hatalar ve içeren sorunlu cümleler var ki, dizideki oyunculara büyük bir ustalıkla söylettiriliyor!</p>



<p>İşin ilginç yanı,</p>



<p>44 bölümden oluşan dizi boyunca, 44 tane bile âyet zikredilmiyor. Hatta yarısı kadar, hatta onun yarısı kadar bile âyet geçmiyor. Hadis-i şerifte hakeza öyle.</p>



<p>Dizinin tüm bölümlerince geçen toplam âyet ve hadis sayısı 3-5 taneyi bile geçmiyor! Hz. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in sünneti de öyle..</p>



<p>Bu nasıl olur? Bu nasıl dini içerikli bir dizidir? Ama bakıyorsunuz hemen her bölümde, bazen gerçek bazen uydurma, bazen hakikat bazen de aslı astarı olmayan menkıbeler büyük bir ustalıkla Şeyh efendiye söylettiriyor!</p>



<p>Ne hikmetse, tüm diziler boyunca bir tefsir ve bir hadis dersi yapmayan şeyh efendi, dergâhta etrafında toplanan insanlara hep menkıbe anlatıyor.?</p>



<p>Hele bu menkıbeler içinde Hz. Adem, Hz. Havva ve şeytanın anlatıldığı bir hikaye var ki gerçekle, Kur&#8217;an&#8217;da ki âyetlerle asla uyuşmuyor! Tamamen asılsız, tamamen gerçek dışı..</p>



<p>Düşünüyorum da, bu dizi film çekilirken yapımcılar hiç mi işi bilen dini bir danışmana ihtiyaç duymamışlar? Hiç mi senaryoyu yu işin ehli hocalarımıza okutmamışlar? Doğrusu bunlar çok garip..</p>



<p>Hele dizinin ilerleyen bölümlerinde hristiyan bir vatandaşın müslüman olmak için kelime-i tevhidin manasını aradığı, insanlara sorduğu ve sorduğu ahaliden hiç bir kimsenin manasını bir türlü bilemediği, mektep medrese görmüş kadı Yunus dâhi kelime-i tevhidin anlamının ne olduğu sorusuna cevap veremediği bir sahne var ki, evlere şenlik.!</p>



<p>Yine ne gariptir ki kimsenin bilemediği bu büyük soru nihâyet şeyh efendiye yani Tapduk Emre&#8217;ye sorulur.</p>



<p>Şeyh efendiye ise hiç kimsenin beklemediği, gerçek ile hiç ilgisi olmayan bir mana vererek, kelime-i tevhide &#8220;ölüm var&#8221; olarak bir mana verir!</p>



<p>İşin daha da ilginci, almış olduğu bu cevaptan çok memnun olup son derece etkilenen hristiyan vatandaş imâna gelmek ister.</p>



<p>Şeyh efendiye imân etmesi için ne yapması gerektiğini sorar. Şeyh efendi ise ona kelime-i şehâdeti söylemesi gerektiğini ifade eder.</p>



<p>Buraya kadar herşey yolunda gibi gözüküyor. Ancak buraya dikkat ediniz, şeyh efendi o hristiyan vatandaşa tekrar etmesi gereken kelime-i şehâdeti söyletirken sadece &#8220;la ilâhe illallah&#8221; demesi gerektiğini ifade ediyor!</p>



<p>Dikkat ettiniz mi? Kelime-i şehâdetin yarısını söyletmiş ama diğer yarısını söyletmemiştir! Yani Muhammedün Resulullah bölümü yoktur! Çıkartılmıştır! Bu nasıl olur?</p>



<p>Bu size neyi hatırlattı?</p>



<p>Kelime-i şehâdeti kimler eksik söylüyor, hatırladınız mı? &#8220;Diyalokçular&#8221; değil mi? Daha açık söylemek gerekiyorsa &#8220;Fetöcüler&#8221; değil mi?</p>



<p>Bu garip dizi,</p>



<p>Daha buna benzer gerçek dışı, imân ve islâmla çelişen sahneler ve ifadelerle dolu dizi..</p>



<p>Nasip olursa biz bunları elimizden geldiğince tek tek ortaya koymaya çalışacağız inşaallah.</p>



<ol class="wp-block-list"><li>BÖLÜM<br>YANLIŞLAR VE ÇELİŞKİLER:</li></ol>



<p>19 dk deniyor ki: &#8220;Şu âlemde her ne var ise Hak&#8217;tandır. Hak&#8217;tan başka da bir şey yoktur. Her şey bir surette bürünmüş, insan da insan suretinde&#8221;..</p>



<p>Bu sözler şeriata yani İslam&#8217;a tamamen ters olan vahdet-i vücut (haşa Allah&#8217;tan başka varlık yoktur, yani sâdece varlık olarak Allah vardır) öğretisidir! Bu tür ifâdelerin dinimizde de yeri yoktur, bidattir.</p>



<p>Batıdan &#8216;panteizmden&#8217; bize karışmış batıl söz ve düşüncelerdir.</p>



<ol class="wp-block-list" start="23"><li>dk da Yunus Emre bir handa konaklamak istiyor, oturuyor ve önce yemek yemek istiyor. Ancak ilginçtir günümüzde bile bayan garsonlar henüz hizmet vermeye daha yeni yeni başlamışken Selçuklu devletinde hemde bir handa bayan garson hizmet veriyor. Bu durum gerçekle hiç bir şekilde uyuşmuyor.</li><li>dk Tapduk Emre dergâha gelir, kapıyı öper. İnsanlar onu görünce karşılıklı olarak hizaya girmiş bir vaziyette adeta yarı rükuya eğilir gibi selamlar.</li></ol>



<p>Bu tür davranışların Hz. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in sünnetinde yâni uygulamalarında yoktur. Bunlar tamamen bidattir!</p>



<ol class="wp-block-list" start="2"><li>BÖLÜMDE<br>YANLIŞ VE ÇELİŞKİLER:</li></ol>



<p>Nallı hana gelen kadı Yunus, sokaklarda dolaşırken ve insanlala konuşurken çok kibirli ve ukala tasvir edilmiş. İlim ehli medrese mezunu bir insan böyle olmaz. Burada hem ilme hemde ilim sahibi insanlara haksızlık yapılmış.</p>



<p>İslam&#8217;da insanın ilmî arttıkça, Allah&#8217;a cc yaklaşır ve tevazu kanatlarını indirir.</p>



<ol class="wp-block-list" start="21"><li>dk da; Tabib: &#8220;Biz yaranın sadece dışını görürüz. Hem içini hemde dışını görmek Tapduk Emre&#8217;ye mahsustur&#8221; diyor. Bu söz de büyük bir yanlıştır. İmâna ve İslam&#8217;a aykırıdır.</li><li>dk da; Tapduk Emre: &#8220;Adalet suçu suçluyu değil, adalet sonuna kadar mâsumiyeti aramaktır&#8221; diyor.</li></ol>



<p>İlk bakışta kulağa hoş gibi gelen bu cümle kendi içinde bir çok çelişkileri barındırıyor! Gariptir ki 44. Bölümün neredeyse sonuna kadar yerli yersiz defalarca tekrarlanıyor. Sanki adeta bir yerlere mesaj veriliyor!</p>



<p>Halbuki adâlet eğer suçu suçluyu bulmak değilse o zaman mâsumiyet nasıl ortaya çıkacak?</p>



<ol class="wp-block-list" start="29"><li>dk da; Tapduk Emre: Koskoca kadı, ol der olur, öl der ölür&#8221; diyor. Bu cümle dini açıdan çok yanlış ve sorunludur. Burada hem kadılık makamını zan altında bırakma, hem de İslâm şeriatini ve hukuku bilerek yada bilmeden yanlış töhmet altında bırakma vardır.</li><li>dk da; Molla Kâsım: &#8220;Kesilerek bir ceza varsa, değil kadı, acemistanda şah olsan başına göçer o taht&#8221; diyor. Burada bir yerlere gönderme var. Bilmem anlayabildik mi?</li><li>BÖLÜM<br>YANLIŞ VE ÇELİŞKİLER</li><li>dk da; Tapduk Emre bir çok yerde yaptığı gibi gerçekte olmayan asılsız menkıbelerle kendi istediği gibi bir din anlayışı inşaa ediyor!</li><li>BÖLÜM<br>YANLIŞ VE ÇELİŞKİLER</li><li>dk da; Yunus Emre&#8217;nin Tapduk Emre&#8217;ye biât etme sahnesinde, kelime-i tevhid&#8217;in manası verilirken, &#8220;Allah&#8217;tan başka ilah yoktur&#8221; şeklindeki gerçek anlam değilde, hâşa &#8220;Allah&#8217;dan başka varlık yoktur&#8221; şeklinde çok yanlış anlam verilmektedir!</li></ol>



<p>Bu anlamın İslâm ile bir alakası yoktur. &#8216;Panteizm&#8217; kaynaklı vahdet-i vücut düşüncesidir ki bu büyük bidattir.</p>



<p>1:05 dk da; Tapduk Emre, Yunus Emre&#8217;e belli ki nefsini terbiye etmek için ve dâhi kibrini indirmek için dergâhın tüm temizlik işlerini kendisine veriyor.</p>



<p>İlk bakışta normal gibi gözüken bu işlem, İslâm terbiye sistemi ile hiç örtüşmektedir.</p>



<p>İslâm terbiye sisteminde nefis terbiyesi tuvalet temizliği gibi nefsin hiç arzu etmediği işleri kişiye yaptırmakla değil, nefsin arzu ettiği şeyleri nefse vermemekle terbiye edilir. İkisi çok farklıdır.</p>



<p>Asr-ı saâdet dönemine baktığımızda, Hz. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ashabını terbiye ederken, nefsin arzu etmediği şeyleri nefse yaptırarak terbiye etmemiştir!</p>



<p>Zaten bunun bir faydası da yoktur. Bu terbiye sistemi bizim değil, uzak doğu felsefelerinin bir terbiye anlayışıdır.</p>



<p>Selâm ile.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yorungedergi.com/yunus-emre-dizisindeki-yanlis-ve-celiskiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
