Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Temmuz 16, 2024

Milli Sinema Günleri Ardından

Geçen hafta Kültür-Turizm bakanlığı ve Afyon valiliğinin desteği ile Afyon’da üç gün süren “Milli Sinema Günleri” adlı bir etkinlik düzenlenmişti. Afyon Kocatepe üniversitesinin büyük ilgi ve yardımına şahit olduğumuz bu organizasyondaki en önemli etkinlik “2. Milli Sinema Açık Oturumu” idi. Dört bölüm halinde düzenlenen bu oturuma katılan arkadaşlar,  en parlak döneminden günümüze kadar geçen süre içinde Milli Sinema’nın kat ettiği merhaleleri ve yaşadığı değişimi tüm yönleriyle tartıştılar. Özellikle Yıldız Ramazanoğlu, Mesut Bostan ve Murat Pay’ın konuşmaları ufuk açıcıydı.

Böylece MTTB Sinema Kulübü’nce Milli Sinema’nın kuram çalışmasını başlatan 1973 tarihli ünlü açık oturumdan 50 yıl sonra, aynı amacı taşıyan yeni bir çalışma hayata geçirilmiş oldu.

Bir yıl gibi kısa bir süre önce kurulmasına rağmen pek çok başarılı organizasyonlara imza atan Uluslararası Sinema Derneği üyeleri, Kamil Engin ve elbette dernek başkanı Nazif Tunç film gösterileri, sohbetler ve sempozyumlarla son derece yoğun geçen bu etkinliği gerçekten başarıyla tamamladılar.

21 yaşındayken “Kabe Yollarında” adlı belgeseli çekmek için (rahmetli) Yücel Çakmaklı ile yollara düşen Ali Osman Emirosmanoğlu’nun anıları ve Ahmet Özhan ile Ahmet Tezcan’ın sohbetvari açıklamaları da izleyicilerin son derece yararlı bilgiler edinmesini sağladı.

Üç günlük başarılı bir organizasyonun ardından tamamlanan Milli Sinema Günleri, 70’li yıllarda verilen eserler, düzenlenen etkinlikler, yerel basında ard arda yayınlanan yazılarla adından sürekli söz ettiren bir akımın ismini tekrar gündeme getirdi. Çünkü aradan geçen yıllar içinde çizgisi bir çok esere yansıyan Milli Sinema mührü, kendi çağdaşları olan devrimci sinema, ulusal sinema, sosyalist sinema gibi unutulmaya terk edilmiş durumdaydı.

Gerçi Milli Sinema adının günümüz sinemasındaki pratik uygulamalar çerçevesinde revize edilerek tekrar gündeme getirilmesi mümkün. Ama böyle bir çaba, uygulayıcıların otomatikman geçmiş dönemlerdeki uzun tartışma ve eleştirileri de yüklenmesi anlamına geleceği için aslında netameli bir karar sayılır.

O sebeple daha geniş yelpaze oluşturacak yeni bir tarif ve tanımlama, mesela “Yeni Milli Sinema” gibi bir isim özelde geçmişin mirasını yansıtırken, yeni bir açılımı da beraberinde getirecektir.

Asıl önemli olan ise genç sinemacı arkadaşların öyle veya böyle, yeni bir akım ismiyle anılmayı kabul edip etmeyecekleridir. Çünkü aynı adla bir arada toplanmanın yararı ve avantajı olduğu gibi, belli oranda bağlayıcılığı da bulunacaktır.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir