Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Nisan 13, 2024

Her Doğuştan Olan Fıtri Olan Mıdır?

Günümüzde bazıları eşcinselliğin gayet doğal olduğunu savunabiliyor. Bunu da eşcinselliğin fıtri olduğuna dayandırıyorlar. Bununla eşcinselliğin doğuştan olduğunu, sonradan kazanılmadığını iddia etmiş oluyorlar.

Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Fıtri olanla doğuştan olan aynı şey midir? Bana göre aynı değildir. Fıtri olanı, Allah’ın değişmez kanunu, sünnetullah olarak anlıyorum. Doğuştan olana gelince, evet, doğuştan olan genelde fıtrat kanununa göre cereyan etmektedir. Ama bu her zaman böyle olmayabilir. Çünkü anne karnındaki dokuz aylık süre zarfında, belki anne babanın genetiğini de ilave edersek, doğuma etki eden çeşitli faktörler bulunabilir. Annenin yediği içtiği bile icabında cenine tesir edebiliyor. Doğuma tesir edebilen muhtemelen çok faktör vardır, ama biz bugün bunların bir kısmını bilebiliyoruz, fakat çoğunu bilmiyoruz.

Konuyu biraz daha açalım. Doğuştan bir erkeğin sesi çok ince olabilir. Yine bir kızın sesi kalın olabilir. Bunlar doğuştandır, ancak fıtrattan değil. Dolayısıyla bunlar fıtrattan olmadığı için normal şeyler olarak kabul edilemez. Belki en güzel örnek hünsa denilen kişilerin varlığıdır. Hünsa, doğuştan hem erkeklik hem de dişilik organına sahip olunan veya erkek mi kadın mı olduğu tespit edilemeyen kişiyi ifade eder. İnsanlarda çok ender rastlanan bu yapısal bozukluk veya çift cinsiyetlilik vücutta hem er bezleri hem de yumurtalıkların bulunması, dış üreme organlarının her iki cinse ait özellikleri taşıması, hatta hücrelerin bazısında erkek bazısında dişi kromozom çiftlerinin görülmesi şeklinde ortaya çıkar. Böyle bir durumun nasıl hasıl olduğunu, buna neyin etki ettiğini şimdilik bilemiyoruz. Bununla birlikte bildiğimiz şey şudur: Bu durum doğuştandır, ancak fıtrattan değildir. Allah’ın fıtrat kanununda böyle bir üçüncü cinsiyet bulunmamaktadır.

Malum olduğu üzere İslam hukukunda estetik müdahaleler tartışma konusudur. Estetik müdahaleye doğuştan anormallikler söz konusu olduğunda cevaz verilmektedir. Dikkat edersek burada fıtrata müdahale yoktur; sadece doğuştan gelen anormalliklere müdahale söz konusudur. Örneğin bir insanın kaşları oldukça sık ve birbirine bitişik ise bu normal bir şey değildir. Yani bu, fıtratta yoktur, ancak doğuştan böyle şeylere rastlamak mümkündür. Bu durum bize fıtrattan olan ile doğuştan gelen arasında bir ayrım yapmamız gerektiğini ortaya koyuyor. Her ne kadar fıtratta olan genelde doğuşta ortaya çıksa bile bu böyledir.

Bunu eşcinsellik meselesine uyguladığımızda şöyle bir tablo ortaya çıkar: Eşcinsellik bildiğimiz kadarıyla sonradan kazanılmış bir şeydir. Hadi, bunun doğuştan olduğunu varsayalım. Evet buraya dikkat edelim. Fıtrattan değil, doğuştan olduğunu varsayalım. Fıtrattan olması mümkün değil, çünkü Allah böyle bir üçüncü cinsiyet türü yaratmamıştır. İnsanlarda X-Y kromozomu dışında cinsiyet belirleyen bir gen yoktur. Yani eşcinsel gen diye bir gen bulunmamaktadır. Allah erkek ve kadını, birbirini çekecek şekilde, birbirini arzulayacak şekilde yaratmıştır. Erkeği kadına, kadını da erkeğe eş yapmıştır.

Hal böyle olunca fıtrat kanununda eşcinsellik yoktur. Ancak doğuştan nadir de olsa hünsa örneğinde görüldüğü gibi eşcinsellik olabilir. Doğrusu, bunu da tam olarak bilmiyorum, bir varsayım üzerinden yola çıkarak bunu söylüyorum. Nadir de olsa böyle bir şeyin bulunması zaten normal bir durum değildir, anormaldir. Belki de bir kromozom bozukluğu buna sebep olmuştur. O kromozom bozukluğuna da neyin sebep olduğunu şimdiki bilgilerimizde bilemiyoruz. Eğer ortada böyle bir yapısal bozukluk varsa bu tedavi edilecek demektir. Aynı şekilde eşcinsellik sonradan kazanılmış ise -ki genelde bildiğimiz budur- ortada yine bir sorun vardır. Bu sorun belki psikolojik bir sorundur; belki çevresel etkileşim sorunudur. Bu sorunun giderilmesi için yine tedaviye ihtiyaç vardır.

Sonuç olarak denilebilir ki, eşcinsellik genelde sonradan kazanılmış bir şeydir, ancak bir varsayım olarak nadir de olsa doğuştan geldiğini kabul edebiliriz. Doğuştan gelmesi normal ve doğal olduğu anlamına gelmez, yani bunun fıtrattan olduğu anlamına asla gelmez. Nitekim doğuştan bazı yapısal bozuklukların olduğu bilinen bir gerçektir. Şayet böyle bir durum varsa eşcinselliği de bu yapısal bozukluklar içerisinde saymak mümkündür.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir