Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Eylül 29, 2022

ABD Sıraya Koydu – (Ukrayna & Avrupa & Yunanistan)

ABD dünyanın tek horozu olma işini kafaya iyice takmış vaziyette. Önce Ukrayna’ya verdiği gaz ve kısmi ve sözde destek ile onun başını yemeye odaklandı. Ardından aynı programın devamı mahiyetinde Avrupa’yı gazladı adamlar gaz sıkıntısı çekmeye başladı. Bu süreçte yaşanan gelişmeler Türkiye’yi ve stratejisini haklı çıkardı. Sadece ABD merkezli bir dış politikanın sonuçları her iki adres için de pahalıya mal oldu, olmaya devam ediyor. Rusya’nın karşısında olmaktan başka bir strateji olmamasının en ilginç bahanesi de NATO.

NATO bir silah gücü ortaklığı olarak işlevini kaybedeceği için tedbir almak zorunda kalan ABD derin devleti tüm bu planları yaparken arada kendi başkanına da sürprizler yapabiliyor. Yani başkana rağmen kararlar ya da uygulamalar olabiliyor. Çünkü ABD de en az diğer ülkeler kadar hatta belki de daha fazla bir derin yapıdan mustarip. Başkanların aldıkları birkaç siyasi karar dahi eninde sonunda ABD derin devletinin hesaplarıyla örtüşecek şekle, hüviyete kavuşup sonra yürürlüğe giriyor.

Hele bir temsilciler meclisi var ki iktidarın ona muhalif karar alması neredeyse imkânsız. Tramp döneminde daha çok göze batan bu süreçler şimdilerde daha nahif bir hal almış durumda. O da başkanın öncekine göre biraz daha ağır davranan bürokrat yapısından kaynaklanıyor. Şimdi sırada Yunanistan var.

Bir yanda adalar, bir yanda deniz mili meselesi bir yanda Kıbrıs. Diğer tarafta Akdeniz ve gaz araştırma alanı mavi vatan. İsrail, Mısır ve Yunanistan bu konuda çelme takmaya çalıştı ama başaramadılar ve abilerini çağırdılar. ABD hem Yunanistan’da hem de Suriye’de terör yapılarıyla ortak tatbikatlar yaparak acemi Yunan yöneticilerini gazlayarak adeta kışkırtma yapıyor. Gelinen noktada bu coğrafyada az savaş varmış gibi bir de çift cepheden Türkiye’yi sıkıştırarak netice almayı hedefliyor.

Maalesef Türkiye muhalefeti bunları görmüyor ya da özellikle gözlerden kaçırmak istercesine Çanakkale köprüsünde geçen araç muhalefetiyle iki bin yirmi üç için hazırlık yaparken ABD’ye göz kırpıyor. Sosyalist ve Marksist PKK ve uzantıları ile aynı cenahın başka bir evladı merkez sol ve uç sol partiler bile bu konuda ABD yanlısı bir tutum sergilemekten imtina etmiyor.

Savaş kendi topraklarından binlerce kilometre uzakta olacağı için sadece silah satarak değil güç olan ya da olma yolunda ilerleyen herkesi bir şekilde savaşla zayıf düşürmek isteyen bir ABD’nin tek derdi kendi menfaati. Ve bunu sadece Türkiye devletinin fark ediyor oluşu hem Avrupa için hem de tüm dünya için inanılmaz bir tehlikeyi de barındırıyor.

Ufku dar devlet yöneticilerinin önce kendi ülkelerine zarar verdikleri bu kadar ortadayken sorumsuzlukla siyaset yapan devlet adamları sorun çözmek yerine üretmeye odaklanınca elbette her an bir savaş daha patlak verebilir. Bir gece ansızın gelebiliriz cümlesini tüm dünyaya öğretmek zorunda kalmak pek hoş olmasa da özellikle adaların durumunu yeniden ele almayı gerektirecek bir sürece evirilmesi mümkün olabilir mi bilinmez. 

O halde şöyle söyleyelim.

Wait and see…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir