Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Ekim 4, 2022

Devlet Döviz ve Altın Ticaretini Kontrol Altına Almaya Çalışıyor…

Katılım bankaları, 28 Nisan’dan itibaren, dünya piyasalarındaki değişimi anında takip ederek, düşük makas aralığı ile döviz ve kıymetli maden işlemlerini 5/24 gerçekleştirebilen platformlarını durdurdu. Bu kapsamda Türkiye Finans TFX TARGET’ı, Kuveyt Türk TRADE PLUS’ı ve Albaraka Türk, ALBAFX’den işlemleri durdurdu. Daha önce bu tür bir uygulama kullanmayıp mobil şube üzerinden benzer hizmet veren Vakıf Katılım, bir süre önce EMİR verme uygulamasını kaldırmıştı.

Bu uygulamalar küçük yatırımcıların Cumartesi /Pazar hariç, 5/24 döviz ve kıymetli maden alım satımına izin verip, mesai sorunu olmadan dünya piyasalarındaki dalgalanmaya göre her saatte işleme açıktı.

Bu karardan sonra banka müşterileri aynı işlemleri bankaların mobil şubelerinden yapmak isteseler bile, aynı hızla yapamayacaklar, emir verip telefon veya bilgisayar başında olmadan alım-satım gerçekleştiremeyecekler.

Bu düzenlemeler, sistemde daha çok Türk Lirası tutulmasına ve işlemlerin zorluğundan dolayı yatırımcının döviz ve kıymetli maden alım satımı yerine, başka alanlara yönelmesini sağlamak için yapılmış olsa da bu yeterli olmayacaktır.

Çünkü dünya piyasalarına açık ve entegre olan yatırımcılar, yurtdışındaki bankalara hesaplarını aktaracak ve internetin olduğu her yerden trade işlemlerine devam edecektir. Sadece teknik bilgisi olmayanlar fiziki altın veya dövize geçerek kendilerini garanti altına almaya çalışacaklardır.

Öteden beri Konut Edindirme Yardımı, zorunlu Bireysel Emeklilik Sigortası, Kur Korumalı Mevduat Hesabı ve belirli aralıklarla halkın yastık altındaki altınlarını bankacılık sitemine dahil etmeye çalışan devlet, kendi bürokratik ve siyasi konforundan taviz vermeden, ekonomik başarısızlığın bedelini, halkın yoksul kesimine ve düzenli vergi veren kesime ödetmeye çalışıyor.

Partilere hazine yardımı, sendika üyelerine yardım, borçların yeniden yapılanması ve ertelemeler, amacına ulaşmayan yatırım teşvikleri, yap-işlet-devret modelindeki dövizle borçlanmalar ve devlet garantileri, lüks tüketim mallarındaki düşük vergiler, stokçuluğun ve tekelciliğin önüne geçecek tedbirlerin alınmaması, devletin özel sektöre ve dış piyasaya borçlanmasına neden oluyor ve ekonomi gittikçe çözülmeye gidiyor.

Bunun yanında belediyelerin promosyon ürünlerine ve reklam harcamalarına ayırdığı bütçeler, enerji ve tarım gibi alanlara devletin doğrudan yatırım ve istihdam sağlamayıp, işi sadece özel sektöre devretmesi ve ihaleyi alan şirketlerle yöneticiler arasındaki şaibeli ilişkiler, seçmenin iktidar partisine olan güvenini yitirmesine neden oluyor.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir