Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Aralık 2, 2022

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Ne ki?

Son zamanların en popüler sorusu, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem nedir?” sorusudur. Muhalefet uzun süredir anlatmaya, izah etmeye çalışıyor ama başaramıyor. Çünkü ortada bir sistem yok! Ak Parti ve liderinin doğru veya yanlış uygulamalarının eleştirilerinin toplamına,  Güçlendirilmiş Parlamenter sistem diyorlar. Yazık da ediyorlar…

Muhalefetin söylediklerinden özetle anladığım, Başkanlık Sisteminin bugünkü yetkileriyle donattığı Başkan, insan yanlış yapar ilkesinden hareketle elleri ayakları bağlanmalı, önüne engeller konulmalı, arkasından çengellerle çekilmeli, hareket kabiliyeti kısıtlanmalı ve de formaliteye dönüştürülmelidir.

İyi de bu sözlerin aynı zamanda bir başka anlamı, seksen dört milyondan oluşan Türk milletinin içinde  Allah’tan korkan, vicdanıyla hareket eden, hiçbir kontrole ihtiyaç duymadan ahlakıyla dürüstçe bu ülkeyi yönetecek adam yok demek değil midir? Bu yaklaşım, milletimize yapılabilecek en büyük hakarettir.  Eğer durumumuz bu ise, oturup hep birlikte ağlayalım o zaman! Hayır bu düşünceyi reddediyorum.  

Ya yıllardır frene ihtiyaç duymayan, haram helal bilen ve Allah korkusu taşıyan adam yetiştirme çabasında olanlar…Ne oldu sizlere? Sizlerde mi adamlarınızdan endişelisiniz? Sizler de mi, bu vasıflarda bir kişiye sahip değilsiniz? O halde sizler neden karşısınız? Bana kalırsa sorun Başkanlık Sisteminin değil, bazı noktalarda hatalı uygulanmasıdır. Sistemin dayattığı şartlara göre partilerin idaresi ve milletvekilliğinin oluşmamasıdır. Ancak bu sorunlu durum, seçimlere kadar geçicidir.

Ülkemizde,  idari zaaftan kaynaklı hatalı uygulamalar veya  dış sebepler nedeniyle ortaya çıkan sorunların kaynağı Başkanlık Sistemine yükleniyor. Bu doğru değildir. Bana kalırsa Başkanlık Sistemi bu ülkenin ve milletimizin hayrınadır. Muhafaza edilmesi gerekir.

Yıllar sonra elde ettiğimiz Cumhurbaşkanı seçme hakkımızı elimizden almak istiyorlar. Bir de milletimize sağlamış olduğu, kendi temsilcilerinden başarılı olandan başarısızı ayırma imkanı elinden alınmış olacak. Buna şiddetle karşı çıkmalıyız.

Hükümet olmak zorunluluğu olmadığından, seçimler sonucunda ortaya çıkacak sonuca göre Başkanlık Sistemi ezber bozacak bir sistemdir. Neden mi?

1-Tüm Partilere, bölgesinden seçilebilecek kişiyi milletvekili adayı olarak göstermek zorunluluğunu dayatmaktadır. Hangi parti olursa olsun milletimizin değerliyle kavgalı ve onlara yabancı birini milletvekili seçtirmesi çok zordur. Parti liderinin değil, bölgesinde sevilen, halk nezdinde karşılığı olan, yaşamıyla çevresine örnek olan, sevilen sayılan ve tanınan kişiler arasından milletvekili adayı tercihi yapan kazanacaktır.

2- Bu sistem küçük partilere yarayan bir sistem olacaktır. Dünya görüşü birbirine benzeyen siyasi partiler, yukarıda bahsettiğim ilkelerle aday tercihi yapmaları halinde kazançlı çıkacaklardır. Büyük partilerin aleyhine olan bu sistem küçük partilerin önünü de açmaktadır. Durumu bir örnekle izah etmek mümkündür. Bir yanda büyük partinin tanınmayan ve eski ezbere göre belirlenmiş toplumdan kopuk yaşamı olan milletvekili adayı, diğer tarafta küçük partinin tanınmış ve millet nezdinde karşılığı olan adayı. Kim kazanır? 

3- Bu sistem lider sultasını yıktığından toplum içinde ehliyet ve liyakat sahibi birçok kişiyi siyaset yapmaya zorlayacaktır. Parlamentoda düşündüğünü rahatlıkla söyleyen, yanlışlara kimin yaptığına bakmaksızın itiraz eden çok gürültülü bir meclis meydana getirecektir.

4- Başkanlık Sistemi, iyi kişiliği nedeniyle aday gösterilen ve bu nedenle de kazanan bir milletvekilini, arkasında halk desteği olan biri olarak çok güçlü kılacaktır. Bu yön tüm partilerde cevherlerin ortaya çıkmasına neden olacak ve partilerin yönetimine, lider dahil olmak üzere birçok alternatif oluşturacaktır. Bazı partilerin üst düzey yöneticilerinin sessizliği ve de şiddetle karşı çıkmaları bu nedenledir.

5- Dayatılan bir milletvekilini halk kabul edip seçmez. Hele geçmişte, liste dayatma yanlışı da seçmen üzerinde ciddi olumsuz etki yapmaktaydı. Başbakana oy veren listesine de vermek zorundaydı. Hatta bana kalırsa, her partinin seçmen listesi de tercihli olmalıdır. Partiye ve liderine göre bir kişi birinci sırada olsa da, seçmene göre sonuncu sıradaki aday milletvekili olmaya daha layık olabilir. Bu yönüyle sistem, seçmene iradesini tam olarak parlamentoya yansıtma imkanı tanımaktadır.

6- Halktan doğrudan destekle seçilen milletvekili vatandaştan dert dinleyebilir,  hesap sorabilir hatta sorun çözebilir.

Başkanlık sisteminin azaltabilecek sorunlarına ve zararlarına da bir sonraki yazımda değineceğim inşallah…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir