Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Ocak 19, 2022

Doktorla Randevu Zamanı Nasıl Daha Verimli Kullanılabilir?

Sağlıkta yaşanan sorunların biri hatta belki de en önemlisi yoğunluk ve zaman kısıtlılığıdır. Tartışma ve gerginliklerin çoğu bu yüzden yaşanıyor. Hastalar kendilerine yeterince zaman ayrılmadığından yakınıyor, doktorlar ise bu kadar fazla [aşırı] hasta bakmaktan. Nitekim bazı kamu hastanelerinde 5 dakikadan bir randevu veriliyor. Hekimler bir günde 100 civarında hasta bakıyorlar. Acil servislerde ise 200-300 hasta…

Bu durum sadece hastaları değil hekimleri de mağdur ediyor. Ama işin ilginci bu yoğunluk nedeniyle yaşanan sıkıntıların faturası da [kendisi de mağdur olan] hekime çıkıyor. Çünkü hasta somut muhatap olarak onu buluyor karşısında. Bu işin düzelmesi için ciddi tedbirler gerekiyor. Ancak şimdilik vakıa bu olduğuna göre bu kısıtlı süreleri nasıl daha verimli kullanabiliriz?

Şu önerilerin kısmen faydası olabilir;  

1-Öncelikle hasta ve yakınlarının şunu bilmesi gerekiyor; Bu yoğunluğun ve kısa sürenin sebebi hekim değildir. Hekim de bu işten mağdurdur. Çünkü bu yüzden hem çok yorulmakta hem de mesleğini yeterince iyi icra edememektedir, üstelik de bunun risklerini [davalar vs] üstlenmektedir. En önemlisi doktor size yardımcı olmaya çalışmaktadır. Yorgun ve bitkin olabilir. Onu tıbbi olmayan [gereksiz] detaylarla meşgul etmeyin [örnek verilecek] ve zamanınızı verimli kullanın, israf etmeyin.

2-Muhtemelen ‘’doktorun yanına girdiğimde aklımda olan her şeyi söyleyeyim ve hiçbir şeyi atlamamayayım ki doktor doğru teşhis koysun’’ diye düşünüyor ve içeri girer girmez zihninizdeki detayları anlatmaya başlıyorsunuz [pratikte sık görülür]. Bu durum çoğu kez doktorun işine yaramayan [vaktinizi boşa harcayan] bilgiler nakletmenize neden oluyor. Bunun yerine doktora sadece şikayetinizi söyleyin ve bekleyin. Çünkü hekim size şikayetinizle ve hastalığınızla ilgili [onu detaylandıran] teknik sorular soracak ve sizi yeterince konuşturacaktır zaten. Bu teknik sorulara ‘’evet-hayır’’ şeklinde verdiğiniz [veya benzeri] cevaplar, sizin için çok kısa olabilir ama kendi kendinize konuşarak vereceğiniz 10 dakikalık konuşmalardan çok daha yararlı ve elzemdir. Anamnez dediğimiz bu teknik sorgulama, muayenenin en önemli unsurudur ve tüm doktorlar bunun eğitimini 6 yıllık fakülte hayatının 4 yılında [3,4,5, ve 6. yıl] hem teorik hem pratik olarak alırlar.  

3-Anamnez alma esnasında doktor sizden sadece şikayetinizin detaylarını [teknik niteliklerini] değil, geçirdiğiniz hastalıklar/operasyonlar, kullandığınız ilaçlar vb tıbbi öz geçmişinizi ve anne-baba, kardeşler… ailede bulunan hastalıkları vs gibi tıbbi soy geçmişinizi de sorgulayacaktır. Eğer varsa kullandığınız ilaçları yazılı not halinde ve tetkik-tedavi ile ilgili raporları [tarih sırasına göre düzenleyerek] yanınıza alın ki hem doğru bilgi vermiş olun hem zaman israfı yapmayın.

4-Doktorun sorularını cevaplarken yorum yapmaktan kaçının, sadece sorularını cevaplayın. Çünkü yorumlarınızla onu yönlendirmiş ve yanıltmış olabilirsiniz.  Yorum yapmayı doktorunuza bırakın.

5-Geçmişte yapılan tetkik ve operasyonlarla ilgili belgeler verdi iseniz, doktorun bunları incelemesine fırsat verin, onları okurken konuşmayın. Doktorunuz sizden veya belgelerden aldığı bilgileri aynı zamanda otomasyon sistemindeki dosyanıza da işleyecektir. Onun başka bir iş yaptığını sanmayın ve gerilmeyin [bilgileriniz dosyanıza işliyordur].

7-Eğer hastanın iletişimi yeterli değilse doktorun yanına en fazla iki kişi olarak girin ve asla ikiniz birlikte konuşmayın [sıklıkla yapılan bir hata].

8-Doktorunuza şikâyetiniz veya hastalığınızla ilgili internetten aldığınız bilgilerden bahsetmeyin. Çünkü bunun bir faydası yok, hekiminiz bunları zaten fazlası ile biliyordur, sadece gerilime neden olur, en iyi ihtimalle zamanınızı harcamış olursunuz. Anlıyoruz, hekiminizle konuşmak, sohbet etmek ve hatta rahatlamak istiyorsunuz ve bu sizin hakkınız, çünkü hekim hem tedavi hem teselli eder[öyle olmalı], ama maalesef sistem buna izin vermiyor, bu hekimin bir kusuru değil, hekim de burada en az sizin kadar mağdur.

9-Kıyafet tercihlerinizi [sırt, göğüs, karın gibi] muayene bölgelerinizi rahat açabilecek şekilde yapın. Dar ve katmanlı kıyafetleri değil, bol ve [alt-üst] iki parçalı kıyafetleri tercih edin. Eğer genital muayene olmanızı gerektirecek bir şikâyetiniz varsa öz bakım ve hijyeninize dikkat edin.

10-Doktorunuza istediği tetkikler için ‘’ben bunları şimdi nerede yaptıracağım?’’, ‘’hangi kata/nereye gideceğim?’’, ‘’bunların sonucu ne zaman çıkacak?’’, ‘’sonuçları bugün mü getireceğim, kime göstereceğim?’’vb sorular sormayın [bunları hasta danışmanlarına sorun, onlar zaten bunun için istihdam edilirler, hekimi bu sorularla meşgul etmeyin].

11-ç-Doktorunuzn istediği tetkikler haricinde [tıbben gerekli görmediği] tetkikleri talep etmeyin, bu konuda ısrarcı olmayın. Gerekli ise zaten ister. Doktor bu talepleri [genelde sabah saatlerinde] ‘’gerekli değil, olsa ben isterim zaten’’ şeklinde izah etmeye çalışır, ısrarcı olursanız gerilimlere neden olur, ya da [genelde öğleden sonraları, yorgun düşünce] hasta ile cedelleşmemek için ister ve hem siz gereksiz tetkik yaptırmış olursunuz hem de kamunun sağlık harcaması artar.

12-Eğer hekiminiz size ilaç yazmadı ise ilaç talep etmeyin. Unutmayın ki ilaç [yaşam stili değişikliği, beslenme-diyet, istirahat, izlem/takip, hidrasyon, egzersiz, fizyoterapi, hidroterapi, termoterapi, farmakoterapi, açık ve endoskopik-laparoskopik operasyonlar, invaziv ve non-invaziv girişimler gibi]  onlarca tedavi seçeneği içinde sadece bir seçenektir ve her hasta/hastalık için şart değildir. Yani ‘’tedavi=ilaç’’ demek değildir. ‘’Ne yani, bunca tahlil vs yapıldı, bir ilaç, bir antibiyotik bile mi yazılmayacak?’’ demeyin. Bu çok hatalı bir yaklaşımdır ve gerilimlere neden olur.

13-Eğer hekiminiz uygun görmüyor ise istirahat raporu talep etmeyin ve bu konuda ısrarcı olmayın. Unutmayın istirahat raporu ‘’bu hastanın tedavi için yatak istirahatine ihtiyacı vardır’’ şeklinde düzenlenen bir teknik rapordur. Bir hekimin böyle bir belgeyi imzalayabilmesi için muayene ve tetkik bulgularına göre böyle bir hastalığın bulunması gerekir. Eğer yoksa bu bir sahtekarlıktır. Hekimin de sizin de başınız yanabilir [‘’Müdürüm/şefim izin vermedi, git doktordan rapor al dedi’’ şeklinde talepler nadir değildir, bu hekime sahtekarlık yap demektir ve ne yazık ki bu taleplere karşı çıktığı için darp edilen hekimler olmuştur/olmaktadır].

14-Son tavsiyemiz de meslektaşlarımıza olsun; bize gelen hastanın ya bir ağrısı ya da bir kaygısı vardır, kaygı içindeki hasta ve yakınları hata yapabilirler, nitekim [izah ettiğimiz üzere] yapıyorlar da, ancak ne olursa olsun biz sabırlı olmalıyız ve elimizden geldiğince doğru izahlarda bulunmalıyız, hastanın kendi zamanını israf edecek tarzdaki konuşmalarına [kırmadan, dökmeden] ustalıkla müdahale etmeliyiz, elimizden geldiğince güler yüzlü olmalı, hasta ile empati kurmaya çalışmalıyız. Biliyorum, her gün 100 hasta bakan kamu hastanelerindeki meslektaşlarımın bunu yapabilmesi gerçekten de çok zor ve sabır gerektiriyor bu ama mecburuz.  Belki de sırf bu zorlukları aşmak için [sabır ve iletişim becerilerimizi artıracak] özel eğitimler almalıyız…

Allah hastaların da doktorların da yardımcısı olsun…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir