Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Aralık 8, 2021

Sütü Suyla Yıkamak!

Meğerse yaptıkları süte su katmak değil de, sütü suyla yıkamakmış…

“Nasılsa Halife Ömer görmez” diyerek, annesinin kızından süte su katmasını istemesine kızının;” Halife Ömer görmez de Allah da mı görmez!” diyerek itiraz etmesini, sağda-solda ve özellikle gençliğe salya, sümük ağlayarak anlatan bazı kişiler, tencerenin tamamını süt yerine suyla doldurmakla meşguller. Hatta sorsanız, sütü yıkadıklarını bile iddia edebilirler…

Böyleler, toplumu ilgilendiren hususlarda bile “telefonla konuşmuştuk, bir araya geldiğimizde etraflıca tahlil etmiştik, siz de hakikati biliyorsunuz” diyerek söze başladığınızda, muhatabınız üç maymunu oynayabilir ve “ikimizin arasında bir meseleydi, mahrem ortamın konusuydu” diyerek Allah’ın da şahit olduğu konuşmaları ve süte su katma taleplerini inkar edebilmektedirler…

Kamuyu ilgilendiren işler milli meselelerle ilgili özel statüye tabi değilse iki kişi arasında konuşulmaz… Mesela, köy camisinin minaresini yıkan imam “sorunu ev ahalisiyle konuşsun” denilemez. Çünkü yıkılan, köylülere ait caminin minaresidir.

İyi bilmeliyiz ki bugün toplumumuzda hem Halife Ömer’in döneminde süte su katan “anneler” varlığını koruyor, hem de annesine Allah’ın her yapılan işe şahit olduğunu söyleyen, ölüm ve hesap gününe inanan “kızlar” da varlıklarını koruyorlar.

Bu örnekte süte su katan kişi “anne” olarak gösterilse de bu sembolik anlatım tarzıdır. Çünkü bunun bazen baba, bazen hacı, bazen de kız veya erkek çocuk olabileceğini hatta hafız, dindar olan veya olmayan kişiler arasından çıkabileceğini asla unutmamalıyız.

Kendisine yarar sağlayacağını düşünür ve çıkarlarına uygun düşerse , kapalı odalarda “süte su katılmasını istediğinin, harama helal dediğinin, hak ve hukuk bilmediğinin” ifşasını asla istemez. Bu nedenle de sakallı Hüsnü, Kasketli Memo gibi gizli konuşulan yerlerde konuşulanları mahrem ilan ederler. Çünkü, bu sözlerin yayılması sosyal medyadaki paylaşımları ile yaptıkları arasındaki uçurumu ortaya çıkaracaktır. Sırf korkusu budur! Çok sıkışınca da sütü yıkıyorduk da diyebilirler…

Böyleler, bir yandan süte su katarken öbür yandan da sosyal medya sayfalarından süte su katmanın ne kadar kötü olduğunun vaazlarına devam ederler. Sanırsınız ki süte su katanlar hep karşıda, alt kat komşuda veya arka mahallenin sakinleri arasında veya yurtdışında yaşamaktadırlar.

Madem ki Allah korkusu, öldükten sonraki hesap, Allah’ın görmesi ve şahitliği bazılarımızı süte su katmaktan alıkoymuyor o halde başka bir çözüm bulmaya ne dersiniz?

Var mısınız? Bir karar alalım… Bugüne kadar ve bundan sonra kapalı odalar arkasında süte su katma ahlaksızlığını kim teklif ederse onu ifşa edelim. Nasılsa Allah işitiyor ve görüyor…Hesap günü de var… Buna da iman etmişiz zaten!

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir