Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Aralık 7, 2021

Para Hareketlerinde Kazanan Kim?

Agatha Christie romanlarının birinde, roman kahramanlarından biri bir yatırımcı (investor) idi. O zamanlarda parayı bankerlikten, borsa hareketlerinden kazanma işi muhtemelen dünyada çok yaygın bilinen mesleklerden biri değildi. Hizmetçi efendisinin işinden bahsederken, “o işe gitmez, çalışanları onun işlerini takip ederler ve mali durumu hakkında bilgi verirler” diyordu. Bizde ise sanayici ve yatırımcı kavramları çok sonraları dillendirilmeye başlandı.

Konuyu detaylı incelemeye başlarsak, dünyada para kazananların üretim yapanlardan daha çok finans şirketleri olduğunu ve bu şirketlerin popüler teknoloji şirketleri gibi adlarının pek duyulmadığını ifade etmeliyiz. Örnek olsun diye bu alanda en bilinen şirketin adını ve kıyaslamalı olarak büyüklüğünü açıklamaya çalışayım.

30 ülkede 70 ofisi ve 100 ülkedeki müşterisiyle dünya çapında faaliyet gösteren ABD merkezli Black Rock şirketinin yönettiği varlıkların toplamı, 2020 sonu itibariyle 8. trilyon 68 milyar $. Bu ne demek derseniz,  2020 rakamlarına göre, Çin’in GSYİH ((satın alma gücü paritesi) 23,trilyon $;  ABD’nin GSYİH 19,8 trilyon $; Türkiye’nin GSYİH ise, 2, 4 trilyon dolar. (Bu son gelişmelere göre oldukça azalmış olmalı). Yani bir şirket düşünün ki, Türkiye’nin 4 katı ekonomik güce sahip.

2010’larda gelişen ve salgın dönemiyle hız kazanan, kripto para ve elektronik sistem üzerinden para hareketlerine dayalı döviz işlemleri (foreks) ve borsa işlemleriyle, daha çok kişinin gündemine giren yatırım kavramı, bir kumar tutkusu gibi kitleleri peşinden sürüklüyor.

Fakat yukarıda birinden bahsettiğimiz devletler üstü güce sahip ve balina diye tabir edilen bu şirketler, acaba kendilerine “küçük yatırımcı” diyen bu küçük balıkların oluşturduğu kitlenin para kazanmasına müsaade eder mi? Veya ne kadar müsaade eder?

Bu finansal hareketlilik ülkeleri, ulusal ve uluslararası siyaseti ne kadar etkiler, toplumu ne kadar dönüştürür? Bütün bunların üzerine kafa yoran profesyonel düşünce kuruluşlarına, devletlerin tedbirleri çözüm olarak yeterli olur mu?

Bize gösterilenler gerçek mi? Bu kadar mali güce sahip olanlar, sadece mali piyasaları mı kontrol ediyor sanıyorsunuz? Medyayı, uluslararası çevre, güvenlik ve sağlık kuruluşlarını, enerji şirketlerini, spor ve sanat dünyasını kendi akışına bırakacağını mı düşünüyorsunuz? Öyle düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

Şimdi size bu alanda söz sahibi sitelerin birinin performans listelerine göre, son 3 yılda döviz ve para piyasalarında gerçek kazananların kimler olduğunu açıklamaya çalışayım.

SON ÜÇ YIL, KAZANDIRANLAR KAYBETTİRENLER

Tabloda TL’nin durumu iç açıcı görünmese de, amacımızın moral bozmak değil, mevcut gerçeği doğru tespit etmek olduğunu hatırlatalım. Tabii burada sormak lazım kime karşı, kim kazanıyor ve kaybediyor? Çünkü biri kazanırken diğeri kaybediyor. Aslında masum görünen kavram “kazan-kazan” burada pek mümkün değil. Bir taraf kesin kaybediyor, bazen biraz diğer taraf da kazanıyor görünse de, kesinlikle her iki taraf eşit kazanmıyor.

Şimdi sadece listedeki ilk 10 ürüne göre değerlendirme yapalım.

1. TABLOYA GÖRE;

En çok kazanan yatırımcılar, bitcoin ve eterium alanlar. Bu coinler, dolar ve euro karşısında %1000 den fazla kazandırmış. Karşı taraftan bakarsak Amerikan Doları, Eterium karşısında %3364 kaybetmiş.

Diğer anlayacağımız şey ise, Türk lirası ile dolar alanlar %112 kazanmış. Tam tersi TL, dolar karşısında %112 değer yitirmiş.

Güney Afrika Randı %14, Rus Rublesi %12, Hindistan Rupisi de dolara karşı % 5 değer kaybetmiş.

Japon Yeni de İsviçre Frankı, Sterlin ve Kanada Dolarına karşı %5 üzeri değer kaybetmiş.

Yani kazanan aslında İngiltere ve Kraliçeye ait İngiliz Milletler Topluluğu üyeleri ile küresel sermayenin merkezi İsviçre.

2. TABLOYA GÖRE;

Dolar, Çin Yuan’ı karşısında son 3 yılda %7,86 değer kaybetmiş.

Euro ise, İsviçre Frankı karşısında %7.7, Sterlin ve Kanada Doları karşısında %5, Yeni Zelanda Doları karşısında %3 değer kaybetmiş. Aslında İngiltere, Kanada ve Yeni Zelanda’yı tek ülke kabul etmeliyiz. Çünkü Kanada, Avusturalya ve Yeni Zelanda’yı Kraliçenin atadığı genel valiler yönetiyor.

HANGİ DERSLERİ ALACAĞIZ?

Yaşadıklarımızın nedenlerinde ekonomi yönetimindeki aksaklıkların payı büyük olsa bile, durum sadece yönetim meselesi değildir. Şu anda başka bir iktidar olsaydı da, ülke olarak kafa yapımız değişmediği sürece, benzer bir tablo ile karşı karşıya olacaktık.

Bazı sitelerde yazıldığı gibi onların istediğini yapsak da Doların ateşi düşmez. Öyle olsaydı, Mısır Lirası veya Suudi Arabistan Riyali, Sterlinden veya Euro’dan geri kalmazdı.

Çin Yuanı her ne kadar küresel sermaye tarafından desteklense de (küresel sermayenin finansal enstrümanı sadece Amerikan doları değildir) Çin’in uygulamaları dikkat çekicidir. (Her alanda rekabet, Amerikan teknoloji ve haber sitelerini, uygulamalarını kısıtlamak /engellemek, farklı ülkelerle işbirliği vs.)

Son birkaç yıllık para hareketlerinde Türkiye’nin özellikle hedef alındığı ortada. Şaka yapmıyoruz.  Diğer hedef ülkeler (Çin hariç) Rusya, Meksika, Brezilya. Ama onların etki alanları sınırlı olduğu ve gerçek rakip olmadıkları için ana hedef Türkiye. Geçen yüzyılda ABD – SSCB soğuk savaşı, 50 yıldan fazla sürdü ama sıcak savaş olmadı. Ama aynı ABD, Müslümanlarla Afganistan, Irak ve Bosna Hersek’te gözünü kırpmadan savaşa girdi. Yani finansal ve diplomatik olarak Türkiye sindirilir ve ezilirse, gerçek bir tehlike ötelenmiş olur.

Türkiye dahil yukarıda saydığımız rakip ülkelerde sosyal medyada, küresel düşünce merkezleri ve yerel işbirlikçiler aracılığı ile suç sadece yönetime yönlendirilerek bir taşla iki kuş vuruluyor. Hem muhalefet güçleniyor, hem iktidar zayıflıyor, hem de halkın morali düşürülerek kendilerine karşı savaşma gücü zayıflatılıyor.

PEKİYİ, NE YAPALIM?

Bireysel olarak, inancınızdan ve değerlerinizden ayrılmayın diyeceğim. Ama iş orada başlıyor.

Önce, inancımız / itikadımız doğru mu? Sonra, gerçekten bunu yani, küresel çarkında dışında kalmak, istiyor muyuz?

Ve bireysel çaba, bu ekonomik, psikolojik, sosyolojik girdaptan çıkışa yeterli mi?

Soruların cevabını da ayrıca değerlendirmek gerekiyor.

Veriler: investing.com / cia.gov/the-world-factbook

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir