Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Aralık 7, 2021

Merhum Sezai Karakoç

Bakıyorum da, merhumun yaşantısına hiç özenen yok…Yaşantısıyla O, dünya sofrasını ve nimetlerini başkalarına terk etmişti…Kim bilir, belki de çok sevilmesinin en önemli nedenlerinden biri de budur…! Sofraya oturmayışı, ortak olmayışı ve başkalarına bırakışıdır…

Sözlerini paylaşanlar arasında eli mühürlü yakinen tanıdığım birkaçını görünce tiksindim…Bu yazıyı yazma nedenim oldular…

Merhumun sözlerini paylaşıp üzüntülerini belirtenlerin çok büyük bölümü geçmişte bir şekilde haksızlığa uğramış İslami kesimin okumuş, eğitim almış ve bugün de belli başlı yerlerde makam ve mevki sahibi olmuş sorumluluk sahibi kişileridirler.

Fakat benim anlayamadığım husus, sözleri bu kadar değerli bulunan merhum Sezai Karakoç’un düşüncelerini paylaşanlar madem ki Ak Parti iktidarıyla bugün işbaşındalar, o halde neden bu sözler fiiliyata dökülmemiş ve pratik hayata uygulanabilir hale getirilememiştir. Neden ki? Sözlerde mi sorun var yoksa sözlere inanmadıkları halde inanır gibi gözüküp söyleyenlerde mi? Sever gibi yapanlarda mı?

Bugün işbaşında olan, eli mühür tutan ve yetki sahibi olan kişi güzel söz söylemez, aksine güzel işler yapar! Konuşmaz, iş yapar! Merhum Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Mehmet Akif gibi önderlerimizin sözlerini anlatmaz, paylaşmaz aksine hayatına uygular. Uyguladılar mı?

Kıymetli sözler uygulandı da, bugün toplumun yarısının aklını esir alacak kadar öfkeli hale gelmelerine neden olan sonuç nasıl ortaya çıktı? Sorun, üstatlarımızın sözleri mi yoksa sözlerin de zıddına yapılan işler ve uygulamalar mı?

Bizimdi…Hatırlanmadığından ve uzun süre işlevsiz kaldığından, hiçbir işe yaramadığından olacak ki helallik müessesini bile elimizden aldılar. Artık o da başkalarının haline geldi. Bizim bağışlama, affetme, hatadan dönme sözleşmemiz bugün başkalarının oldu…Kenardaydı…Hiç işimize yaramıyordu zaten…! Atıl olduğundan onu da elimizden aldılar…

Eyüpsultan camisinde neredeyse hiçbir kelimesi doğru olmadığı halde okudukları Kuranı Kerim-i elimizden aldıkları gibi…Zaten Kuran-ı Kerim sadece okunuyordu, yanlışta olsa bir okuyan daha çıkmıştı…Faiz, haksızlık, hak hukuk ve toplumsal fenalıklarla ilgili ne söylediğinin çok da önemi yoktu…Oku okuyabildiğin kadardı…

Şimdi de ekonomik sorunlara ilişkin “Faizle ilgili Nas(Ayet) emrediyor” demek fayda etmiyor! “Ne ki bu Nas” diye birbirlerine şaşkın şaşkın bakanları görünce öyle üzüldüm ki…Unutmuştuk, işe de yaramadığı için hafızamızdan tamamen çıkarmıştık Nas’ı da…Nasıl da yabancılaştık değerlerimize değil mi?

Merhum Sezai Karakoç’un çok sevilmesinin asıl nedeni, kim bilir belki de dünya sofrasını bütün çeşitleriyle başkalarına bırakmış olmasıdır!

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir