Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Kasım 28, 2021

Seçmene Güvenmek!

Korkmayın, endişelenmeyin…

Geçmişte milletimizin ortak aklı kaç tane siyasi kriz çözmüştür! Emin olun edindiği tecrübelerle bugün, daha da fazla çözmeye elverişli hale gelmiştir.

Milletimizin, alçak darbe girişimine karşı geliştirdiği “15 temmuz ortak aklı” ülkemizi ateş çukurunun kenarından geri çekmedi mi? O halde rahat olalım…!

Batılılar ve toplum bilimcileri aynen Suriye, Libya ve Irak gibi iç savaşa sürüklenip dağılıp gitmemizi ön görmüşlerdi…Oldu mu istedikleri, arzu ettikleri!

O halde, Başkanlık sisteminde seçmene özgürce ” her istediği parti listesinden her istediği kişiyi tercih etme hakkı ” verilmelidir…Bu tercih parlamento üyelerini ehliyet, liyakat, basiret ve feraset yönünden güçlendirecektir…

Aşağıda yazdığım her cümleyi İslami eğitim almış, yıllardır siyasetle ilgilenmiş, memleket meselelerine kafa yormuş, vatansever biri olarak kendi temennilerim ve olmasını istediklerim olarak anlamanızı istemem. Geleceğe ilişkin muhtemel gelişmeleri, herhangi bir partinin duygusal etkisi baskısından uzak bir şekilde akıl çerçevesi ışığında okumaya çalışmaktayım. Bu yüzden yazdıklarım temennilerim veya olmasını istediklerim değil,aksine isabetli olup olmadıkları bakımından önümüzdeki ilk seçimlerde teste tabi tutulacak birer öngörüdürler.

Bir önceki yazımda Başkanlık sistemine vatandaşlar olarak neden sahip çıkmamız gerektiğini gerekçeleriyle birlikte izah etmeye çalışmıştım. Parlamenter sistem seçmene, parti liderinin tercih ettiği kişileri tercih ettiği sırayla seçmeyi dayatmaktaydı. Görünür görünmez çeşitli organize güçlerin parti liderlerine baskı uygulayıp seçmene rağmen kendi adamlarını listelere yerleştirip seçilmelerini sağlayabiliyorlardı.

Kısmen bu sorun Başkanlık Sisteminde de bulunmaktadır. Bu sorunu seçmen, kendine yakın bulduğu partilerin yine kendine yakın gördüğü hissettiği adayları seçerek çözmeye çalışacaktır. Bu yaklaşımdan ise olumsuz anlamda en fazla Ak Parti etkilenecektir. Bu nedenle Ak Parti her istediği kişiyi her istediği yerden seçtirme gücünü büyük oranda kaybedebilir. Şayet seçtirme hatasına düşerse, vekillerini seçmenin kendisine daha yakın bulduğu Yeniden Refah Partisi, Gelecek Partisi, Deva Partisi ve Saadet Partisi’ne yönlendirebilir. Bu nedenle önümüzdeki seçimlerde adaylarını seçmenin istediği profile en yakın kişilerden oluşturmak Ak Parti’yi en fazla zorlayıp terletecek konuların başındadır.

Ak Parti , en çok kendisini sonra da diğer siyasi partileri olumsuz olarak etkileyecek bu sorunu kısmen de olsa aşmak istiyorsa, seçimlerde seçmene 1991 seçimlerinde olduğu gibi tercih hakkı vermelidir. Adaylar arasından birini Cumhurbaşkanı olarak tercih edebilen seçmen, aynı zamanda Cumhurbaşkanı adayının partisinin listesinin ilk sırasında olan kişiye veya listeye itirazı nedeniyle seçmenin, başka partilere oy verme olasılığı yüksektir. Bu sorunu aşmanın ve diğer tüm partileri de lider sultasından tam anlamıyla kurtaracak formül, seçmene listede tercihli oy hakkının verilmesidir. Cumhurbaşkanına oy veren kişi aynı zamanda partisinin listesinin en sonundaki adayına bile oy verebilmelidir. Bu durumda seçmen, partiler arasından değil de öncelikle oy verebileceği kişiyi kendi parti listesinde arayacaktır.

Milletimizin ortak aklı önemlidir. Korkmayın! Verin bu hakkı seçmene seçsin istediğini…
1991 seçimlerinde tercihli oy hakkı vardı. Seçmen ortak aklı öyle ilginç bir tercih yapmıştır ki kimin hangi görevde kendisine daha yararlı olacağını çok ince bir mesajla ortaya koymuştur. Buna göre birinci sıra milletvekili adayı olan Recep Tayyip Erdoğan’ı değil, ikinci sırada o günlerde daha çok tanınmış biri olan Mustafa Baş’ı tercihli oylarla seçerek parlamentoya göndermiştir. Recep Tayyip Erdoğan’a da “ sen biraz bekle seni önce İstanbul Belediye Başkanı sonra da ülkemizi yıllarca yönetecek bir lidere dönüştüreceğim” mesajını vermiştir.
Bir sonraki yazımda, milletimizin ortak aklının nasıl bir çok siyasi krizi çözdüğüne ilişkin örnekler de vereceğim bir yazı yazmak nasip olur inşallah!

Selam ve Dua ile…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir