Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Aralık 9, 2021

Lüks Camiler: Güncel Düşünceler-5 (Diyanet’in kreş-anaokulu projesi)

Sıradan insanların sosyal gelişmelerle ilgili şikayet hakkını doğal, yetki ve imkan sahibi kişilerin aynı konularda yakınmasını ise yüzsüzlük olarak kabul ediyorum. Pek çok küçük olayı basit bir ilgi ve emirle düzeltebilecek, karmaşık olaylarıysa mevkiini kullanarak veya yetkili kişilere direkt ulaşarak çözebilecek insanların “gençlik kayıyor, kültür-sanatta yokuz, maneviyat zayıflıyor” diye ağlamaklı sesle şikayetlerini hiç de samimi bulmuyorum.

Beni tanıyanlar nerden bahsettiğimi bileceklerdir. Bir ilçe camiinde 20 yıl önceye kadar tüm zemin 15-20 adet bildiğimiz el halıları ile kaplıyken ve bunların pek çoğu iyi durumdayken (çünkü insanlar sevap kazanma amacıyla ara sıra camiye halı hediye etmekteydiler) bir gün aniden bu halıların hepsi kalktı ve zemine yekpare sarı desenli kırmıza halılar serildi. Yine bu halılar çok iyi durumdayken bir kaç yıl sonra onlar da kaldırıldı ve zemin bu sefer daha yumuşak, daha gösterişli turkuaz halılarla kaplandı.

İlçeye doğalgaz geldiğinde doğru bir kararla aynı camiye kombi alındı. Bir süre sonra cemaatin rahatlığı için önce iki adet büyük duvar kliması, daha sonra da bunlara ek olarak iki büyük salon kliması yerleştirildi (Üstelik bahsettiğim Sultanahmet ebadında bir cami de değil.) Tüm bu “yapılmasa bile ibadet etmeye hiç bir engel teşkil etmeyecek” türdeki masrafları bizzat Diyanet’in değil çevre halkı ile bazı yerel esnafın karşıladığı elbette malum.

Tüm bu yatırıma rağmen mescidin içi vakit namazlarında yine iki saf cemaatten ibaret. Yani yazın soğuk, kışın sıcak tutulan, secde edilen zemin yatak kadar yumuşak caminin ortalama cemaat sayısı 15-20 arasında. Özetle, semt camilerinin tümünde görülen bu lüks tutkusunun insan (cemaat) karşılığı bulunmamakta.

Sayısı belli protokol camileri dışında Cumhuriyet döneminde yapılan tüm camilerin halk tarafından finanse edildiği, doğalgaz, onarım gibi masraflarının yine her Cuma toplanan paralarla karşılandığı mekanlara personel tayini dışında Diyanet’in maddi katkısı mevcut değil. Ama konu şikayete gelince, her iki Cuma hutbesinden birinde Diyanet’in çocuklar ve gençlerle ilgili (üstelik duyarsızcasına tüm ceremesi aileler üstüne yüklenen) uyarılarını dinlemekteyiz.

Kur’an kursları elbette bir hizmet, ama hitap ettiği kesim zaten camii cemaati ve çevresi. Onun dışında ben bugüne kadar Diyanet’in okul öncesi çocuklar için halka açık “anaokulu-kreş” benzeri bir çalışması olduğunu, hizmet babında aylık 150-200 lira gibi cüzi bir ücret karşılığı çalışan insanların çocuklarını buraya kabul edip, bakım ve oyunla birlikte dozunu kaçırmadan küçük temel dini bilgiler vermeyi amaçladıklarını duymadım.

Öyle ki, bunun yanı sıra ilkokul bölgeleri yakınında yine ebeveynleri çalışan ilkokul öğrencilerini (ve yine çok cüzi ücretlerle) okul bitiminde kabul edip onların gözetim, oyun, ders yardımı ve elbette küçük temel dini dokunuşlarla ikamet edileceği mekanlar dahi oluşturulabilir. Böylelikle camiye yeni klima almayı bile sevap kabul ederek maddi yardımda bulunan insanların samimiyetleri bu anaokulu ve kreşlere yönlendirilerek az-çok geleceğe dönük hayırlı bir hizmette bulunulmuş olabilir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir