Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Ekim 16, 2021

Endişeliyim…

Yaparken de İslam diyoruz, yıkarken de…Hata ederken de doğru yaparken de…Bu sorunlu yaklaşıma din ve onun müesseseleri gelecekte çok ağır bir fatura ödeyebilir…

Oysa yanlışı yapanlar, dine inandığını söyleyip çoğu zaman ona muhalif işler yapanlardırlar…Din değildir!

Hiç şüphesiz gündelik siyasetin ihtiyaçlarına göre düzenlenen her husus aynı zamanda dinden de ruhsat almış olmaz.

Yargıtay binasının açılışında Diyanet İşleri Başkanının dua etmesini doğru bulmadım…İtiraz etmemin nedeni günlerdir televizyonlarda tartışıldığı gibi yargının bağımsızlığına zarar verebileceği endişem nedeniyle değil de aksine yasama, yürütme ve yargıda olan aksamalara, eksiklere, çaresizliklere ve yanlışlara dini müessesenin ortak edilmesi görüntüsünedir. Çözülemeyen gündelik sorunlara dinin de etkisi ve sorumluğu vardır görüntüsüne neden olma riskidir.

Benim bu konuda bir ilkesel duruşum da vardır. O da, ülkemizin yönetiminde yer alan yetkililerin kuran okumaları yerine, mühürlerine ve imzalarına kuran okutmalarıdır. Anladığım kadarıyla çoğu zaman bu yapılamadığından olacak ki, oluşan açık kuran okumakla kapatılmak isteniyor. Fakat unutmayalım ki İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’da sonunda Kuran okudu ve bu yolla okuma farkını ortadan kaldırdı. Artık sadece okumak artı sağlamıyor…

Son zamanlarda atamalarda ehliyet , liyakat ve sadakat noktalarında öyle ciddi hatalar yapılıyor ki, adeta kişinin kasıtlı ve kasıtsız hata sayısının fazlalığı terfi derecesinin yükseklik derececisini belirlemektedir. Bu nasıl iştir yahu!

İçlerinde bir süre birlikte çalıştığım için çok yakından tanıdıklarım olduğundan, son zamanlarda Milli Eğitim Bakanlığına yapılan bazı üst düzey atamaları bu kabilden atamalar olarak görebiliriz. Öyle ki, evimin yanındaki okul idarecisi olsalar çocuklarımı onların idare ettiği okullara asla göndermem. Ancak adamlar tüm okulların idari sisteminin başına gelmeyi başardılar. Bir veli olarak benim bu büyük sorunumu ve endişemi Diyanet İşleri Başkanının Yargıtay açılışındaki duası giderir mi?

Oysa Diyanet İşleri Başkanlığı konumu itibarıyla, gündelik siyasetin dışında durmalıdır. Makamına, ırkına, dinine, mezhebine bakmaksızın herkese nasihat etmeli, bu yolla gündelik siyasetin neden olduğu hatalara müspet veya menfi hiçbir etkisinin olmadığı mesajını çok açık şekilde vermelidir.

Mesela asıl işi olan toplumu çürüten haram, faiz, adam kayırma, rüşvet, hak ve hukuk ihlali, zulüm, kamu malı muhafazası, yetim malı gibi devletimize aidiyeti güçlendirecek konularla ilgilenmeli ve bu konularda nasihatler ve vaazlar vermelidir…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir