Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Eylül 19, 2021

Yanlış Düzeltmek!

İdarede kasıtlı veya kasıtsız hatalara engel olmak hizmet yapmaktan daha fazla değerlidir…Hele de büyük hizmetler, bazı basit yanlışların ruhsatı haline asla getirilmelidir…

Ak Parti farkındalık oluşturabilmesi için görünürde yanlış düzeltmek, çirkini, kötüyü, zararlıyı ve hatayı önlemek görevlerini ifa etmede yetersiz kalmaktadır. Ne yazık ki Ak Parti’nin eline yetki ve mühür verdiği bir grup, yanlışı ortadan kaldırmak yerine yanlışı söyleyeni veya yanlışa karşı duranı ortadan kaldırmayı kolaylıkla başarmaktadır.

Sorunun çok daha fazla üzen yönüyse, söylediği yanlışları ortadan kaldırmak bir yana, hataları söylediği için ortadan kaldırılan kişi derdini anlatacak tek bir merci bulamamaktadır. Bulsa da sadece bolca boş nasihat dinlemektedirler. Sorun basittir. Ya hata olarak görülen gerçekte hata değildir iddia edene izah edilir ve ikna edilir ya da yanlış gerçekten vardır ve ortadan kaldırılır değil mi? Başka yolu var mı ki!

Oysa, hata yerine hataya itiraz edenlerin ortadan kaldırılması veya söylediklerinin dikkate alınmaması sorunu daha da büyütmektedir. Çünkü bu kişiler toplumda çoğu zaman sözü dinlenen ve özgül ağırlıkları olan kişilerdir de…Ak Parti’nin de bu kişilere o kadar çok ihtiyacı vardır ki…Hem yanlışları ortadan kaldırmak, hem de toplumdaki güveni taze tutmak için bu kişiler önemli görevler icra edebilirler. Bu yüzden kanaat önderleri olarak bilinen bu kişilerin uyarılarına dikkat etmek gerekmez mi?

Bugün Ak Parti yaptığı doğru işleri bile vatandaşımıza anlatmak sorunu yaşamaktadır. Muhalefetin yalanı çoğu zaman Ak Parti’nin doğrularını bile bastırabilmektedir. İşte böyle nitelikli kişiler tam da bu noktada çok büyük görev ifa ederler. Tabii afet yangın, sel ve depremler de ne yazık ki muhalefet çoğunlukla tezvirat yolunu seçmektedir. Hükümet de çoğu zaman yaptığı özverili başarılı çalışmaları bile vatandaşımıza anlatmada zorluk yaşamaktadır.

Geçen hafta uğradığım bir çay bahçesinde uzun süredir görüşmediğim çoğu devlet memuru olan dostlarımla karşılaştım. Söz döndü dolaştı ve yukarıda bahsettiğim sorunlara geldi dayandı. Öyle ilginç bir durum oluştu ki, oradaki herkes yanlışları söyledikleri ve de karşı durdukları için mağduriyet yaşamış kişilerden oluşmaktaydılar.

Sonuç aynı olsa da, öyle ilginç senaryolar var ki…”Bir dokun bin ah işit!” cinsinden. Ayak oyunları, kumpaslar, yalanlar, iftiralar, çelme takmalar, arkadan ittirmeler, oyuna getirmeler ve dahası…Sonuç, yaşasın yanlışlar, kahrolsun söyleyenler…Bu kötü durum değişmesin mi!

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir