Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Haziran 19, 2024

Ümit Aktaş ‘’Halk Sağlığı Düşmanı Palavracı [Bir] Doktor’’ Mu, Değil Mi?

Ahmet Hakan, ‘’ABD’de ve Avrupa’da on binlerce insan aşıdan öldü, milyonlarca insanda da kalıcı yan etkiler gelişti’’  diyen Ümit Aktaş’ı delilsiz konuşmakla suçladı ve onu ‘’Halk sağlığı düşmanı palavracı doktor’’ ilan etti (ki ben de destekledim onun bu yazısını).

Aktaş da Ahmet Hakan’ın kendisi hakkında söz söyleyecek yetkinliğe sahip olmadığını, kendisine hakaret ettiğini, özür dilemesi gerektiğini, aşıya bağlı ölümler konusunda kaynak gösterdiğini vs yazdı.  Peki Aktaş’ın (aşıya bağlı ölüm ve yan etkiler için) gösterdiği kaynak ne idi? EudraVigilance’nin web sitesi.

Peki Aktaş bu sitenin girişinde önce ‘’sorumluluk reddi ile ilgili bu açıklamaları okuyup anladığınızı onaylamanız gerekir’’ diyen şu açıklamaları okumadı mı?(okumaması mümkün değil ama gizliyor)

Bakın bu sitenin girişinde yani Aktaş’ın kaynak gösterdiği sitede ne deniyor (dikkat, şu cümleler bana ait değildir, Aktaş’ın kaynak gösterdiği sitedeki cümlelerdir, metnin İngilizce orijinali ektedir);

 ‘’Sorumluluk reddi beyanı aşağıdaki bilgileri içerir:’’

‘’Bu web sitesindeki bilgiler, gözlenen [yan] etki(ler)le ilaç arasında potansiyel bir bağlantının var olduğunu gösteren herhangi bir onay/kanıt içermemektedir[yansıtmamaktadır].’’

‘’Bu web sitesindeki bilgiler, [etkiyi] bildiren kişinin kendi gözlemlerini ve görüşlerini yansıtan şüpheli bağlantılarla ilgilidir.’’

‘’Bir ilaç ile bir etki arasındaki neden-sonuç ilişkisi, bilimsel olarak değerlendirilmesi gereken bir süreçtir [ve bu da] o ilacın yararlarının ve risklerinin sürekli olarak izlenmesini gerektirir [bu sürecin bir parçasıdır], bu değerlendirme için tıbbi durum ve hastanın tıbbi geçmişi gibi diğer birçok faktör hesaba katılmalıdır.’’

‘’EudraVigilance’daki şüpheli yan etkilerin sayısı, bir yan etkinin meydana gelme olasılığını belirlemek için herhangi bir temel oluşturmamaktadır…’’

‘’EudraVigilance’da raporlanan yan etkiler,  bir ilacın yararları ve riskleri ile ilgili mevcut tüm bilgileri yansıtmaz/temsil etmez ve [bu nedenle de] bir hastanın tedavi rejimine ilişkin kararları almak için tek başına kullanılamaz/kullanılmamalıdır; [bunun için] önce ürün/reçete bilgileri dahil olmak üzere diğer bilgi kaynaklarına başvurulmalıdır.’’

‘’Hastalar ve tüketiciler, [ilgili] sağlık uzmanına danışmadan önce [kendilerine] reçete edilen ilaçları [kullanmayı] durdurmamalı veya değiştirmemelidirler.’’

İşte ekte tümü bulunan bu kaynaktaki deklarasyonun bazı cümleleri böyle… Demek ki neymiş? Ümit Aktaş’ın gösterdiği kaynak, etki-yan etki konusunda neden-sonuç ilişkisini ispatlayan, bu şekildeki somut vakaları içeren bilimsel bir kaynak değilmiş, kişilerin kendi görüşlerini içeren, herkesin erişimine açık bir web sayfası imiş, bunlar ilaç [ve dolayısıyla aşıların] yan etkileri konusunda bir veri olarak kullanılamazmış. Bunu -ben değil- kaynağın bizzat kendisi söylüyor. Ama Ümit Aktaş ne yapıyor? Bunları bu uyarılara rağmen kesin bilgi ve kanıtmış gibi kullanıyor. E tabi sayfa İngilizce, kaç kişi okuyacak ve kaç kişi anlayacak bunları, değil mi?

Evet sayın Ümit Aktaş, Ahmet Hakan haklı, sen bir palavracısın, hatta ‘’nitelikli palavracısın’’, çünkü Dr. unvanını kullanıyorsun (hani teknik bilgi gerektiren dolandırıcılığa nitelikli dolandırıcılık denir ya onun gibi yani).

Sen Dr. unvanını kullanarak fahiş fiyata bitki pazarlayan;  örneğin bir kutu Zerdeçal kapsülünü 400 liraya, bir kutu Brokoli kapsülünü 300 liraya, bir kutu Şeytan Pençesi kapsülünü 300 liraya satan bir tüccarsın. Evet bir tüccar, aşılarla ilgili korku pompalayan, palavra sıkan ve pazar payını bu şekilde büyütmeye çalışan bir tüccarsın. Üstelik  sabitlenmiş twitinde de ”ben kimseye bir şey satmaya çalışmıyorum” diyorsun. Bir şeyi satman için illa da pazara çıkıp seyyar satıcılık mı yapman gerekiyor? İnternetteki pazarlaman/satışın bir satış değil mi? Gözümüzün içine baka baka yalan konuşuyorsun.

Evet, yalancı ve palavracısın. Hadi beni dava et de mahkemede hesaplaşalım!

İki haftadır memleketimdeydim. Halkın sağlığını nasıl tehdit ettiğini, insanlara nasıl zarar verdiğini gözlerimle gördüm. Aşı konusunda tereddüt yaşayan, senin de ismini vererek aşı olmayan, ‘’ama o da doktor, aşı öldürüyormuş vs…’’ diyen, sözlerine böyle başlayan onlarca insanla karşılaştım. Bölgede aşı olmadığı için hastaneye yatan/yatırılan ve maalesef ölenler var (tanıdıklarımdan).  Daha bayramdan 2 hafta önce 52 yaşında bir damadımız (mahallemizin) vefat etti, aşı olmamış. 42 yaşında bir köylüm/komşum ise halen hastanede yatıyor, Covide bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle (o da aşı olmamış). 70 yaşındaki babası ve annesi ise gayet iyi, evdeler, çünkü onlar aşı oldular. Ama oğulları için endişeli bir şekilde bekliyor ve (babası 2 gün önce bana) ah vah ediyor, nasıl aşı olmaz diye (neyse ki hastamızın durumu bugün iyi, çok şükür ama kaç gündür sıkıntılı bir şekilde hastanede yatıyor).

Biz bunları zaten bilimsel veriler/makaleler üzerinden biliyoruz, yani bizim bu tür anekdotal  verilere ihtiyacımız yok ama bölge halkının var, inşallah gerçekleri -sizin gibi palavracılara rağmen- daha büyük kayıplar vermeden bir an önce görürler ve anlarlar da kayıplarımız daha az olur.  

Ey Ümit Aktaş ve benzerleri! Attığınız palavralarla kim bilir kaç kişinin hastalanmasına ve hatta ölümüne neden oldunuz/oluyorsunuz, bunu hiç düşündünüz mü? Bu işin hesabını er ya da geç vereceksiniz, bundan kaçışınız olmayacak, bunu bilin,  ama bu dünyada ama öte dünyada, mutlaka vereceksiniz;

‘’… Her kim, kimseyi öldürmeyen veya fesat çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. [Buna karşı] Her kim de bir hayatı kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…’’(Maide 5/32)

Not: ‘’Aşı sonrası (başka nedene bağlı) ölüm’’ ile ‘’aşıya bağlı ölüm’’ arasında fark var, buna dikkat edilmeli (bir sonraki paylaşımım inşallah bu konuda izahlar içerecek).

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir