Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Aralık 1, 2022

Öğrencilerin Yurt Sorununa Çözüm Bulamayan Merkezi Eğitim Sistemi..

Diyelim ki çocuğunuz LGS’ye girdi ve ilk ikibinde.
Türkiye’nin en iyi okullarına girme hakkı var.
İlk ikibinde öğrenci alan okullar nerede
Genellikle İstanbul’da.
İstanbul’un neresinde.
Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih ilçelerinde.
Çocuğu bu ilçelerdeki okullardan birine yazdırmak istiyorsunuz.
İlçelerde yurt yok.
Olan Okulların yurtları aynı anda tadilata girmiş.
Ev tutsanız lise birinci sınıfa gidecek çocuk nasıl evde tek başına kalacak.
İstanbul’da yaşıyor olsanız bile bu ilçelere ulaşım o kadar zor ki.
Çocuğu servise verseniz günlük bazen 3 saat bazen de 4 saat çocuk serviste okula gidip gelebiliyor .
Hergün üç saat serviste yaşayan bir çoçuk ama ülkedeki yapılan sınavda ilk ikibine girmiş..
Bu çocukları süründürüyor gavur işkencesi uyguluyoruz..

Peki çözüm ne .
Şuan ki çözüm Ankara ne derse o oluyor.
Ankara’nın umurunda mı Beşiktaş’a yurt yapılacak
Oysa aynı Ankara Beşiktaş ilçesinden alınan vergileri Trabzona , Rize’ye , Diyarbakır’a gönderiyor.
Beşiktaş’ta toplanan vergi niçin Beşiktaş’a harcanmıyor.
Beşiktaş İlçe Milli Eğitim ve Beşiktaş’taki okullar hergün bu tür sorunlarla boğuşuyor ama imkan ve para yok.
Para nerde Ankara almış kafasına göre harcamış veya harcıyor.
Peki Beşiktaş İlçe Milli Eğitim ve Belediyesi bu işten sorumlu olsaydı ve o ilçeden eğitim için alınan vergileri görseydi , kendileri kullanabilseydi böyle bir sorun yaşanır mıydı?Yaşanmazdı.
Dünyadaki örneklerinde çok hızlı ve yerinde çözümlerin merkezi yönetimlerle değil yerel yönetimlerle çözüldüğü net olarak görülüyor ve biliyoruz .

Bana diyorlar ki Ankara ne yapsın.
Padişahlık zamanında İstanbul’un bu tür sorunlara çözüm bulunamayınca Padişah kendi yetkilerini bir fermanla meclise devretmişti.
En azından sorumlu Padişah değil denebilmişti
Ankara kendinde olan yetkileri asla paylaşmak istemiyor .
Parayı toplatıp istediği il ve ilçeye göndermeyi çok seviyor.
Torpil, adam kayırma, hak yeme işlerine bayılıyor Ankara .
Bu taa kuruluşundan beri böyle .
Fakirlik ne kadar sömürüldüğünüzle ilgilidir.
Ne kadar sömürülüyorsanız o kadar fakirsiniz.
Bu sömürülme bir insan, bir ilçe, bir il ve bir ülke içinde geçerli.

Bazı il ve ilçelerin imkanları olmayabilir .
Bu Almanyada yaşandı.
Doğu ve Batı Almanya birleştiğinde Doğu Almanya çok kötü durumdaydı.
Almanlar Doğu Almanya’nın onarılması ve kalkındırılması için %5 sömürülmeyi kabul etti.
%5 daha fazla vergi toplandı ve Doğu Almanya’ya aktarıldı .
Bizim ülkemizde sömürgede bir oran yok.
Yani %50 hatta %100 bir il veya ilçe bürokratları tüm ülkeyi sömürüp, tüm yatırımları kendi il ve ilçesine aktarabiliyor.
Bu bazen ideolojik, bazen dini, bazen de hemşericilik olabiliyor.
Bir bakıyorsunuz bir ilçeye sınırsız ve ölçüsüzce imam hatip ve yurt açılıyor.
İmam Hatip Lisesine sınıfları 10 kişi zor bulurken, bitişiğindeki Anadolu Lisesi sınıfları 40ile 50 kişi olıyor ve bunu hak yemediğini haykıran dindar bürokratlar yapıyor.
Anadolu Lisesi öğrencisini hakkını İmam Hatip öğrencisine yedirince hak geçmiş olmuyor mu?

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir