Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Kasım 25, 2021

Covid-Politik

Aşılama haritasına baktığımız zaman en yüksek orana CHP’nin güçlü olduğu illerde ulaşıldığını görüyoruz. İkinci sırada ise AKP-MHP’nin güçlü olduğu bölgeler var. En düşük oran HDP’nin güçlü olduğu bölgelerde gerçekleşmiş.

Doğu-G.Doğu bölgesindeki aşı çekimserliği (Yılmaz Erdoğan’ın devletin kendilerini dinlemek için spiral taktırdığını düşünen köylüleri tasvir eden ”Eski köye yeni adet” filminden de anlaşılacağı üzere) bölge insanının bilindik-tahmin edilebilir refleksleri ile izah edilebilir. Ancak burada Ak Parti ve CHP seçmeni açısından ilginç bir tablo var.

CHP seçmeninin önemli bir bölümü Ak Parti hükümetinin (Erdoğan’ın ve sağlık bakanının) aşı politikalarını desteklerken (aşılarını yaptırırken), Ak Partinin tabanında bu politikaları benimsemeyen önemli bir seçmen kitlesi bulunuyor.

CHP tabanı Erdoğan’ın/bakanın doğru yaptığını düşünüyor ve aşısını yaptırıyor. Ama Ak Parti tabanının önemli bir bölümü bu kampanyaya iştirak etmiyor.

Siyasi analistler bu durumu yorumladılar mı bilmiyorum (ben rastlamadım) ama bu durum ‘’Erdoğan ister, tabanı biat eder/yapar’’ ezberini bir kez daha bozuyor. Bu durumu daha önce de gözlemlemiştik.

Destek verdiği siyasi liderin her dediğini kabul etmemek ve bazen ondan ayrışarak özgün tavırlar sergilemek elbette ki siyaseten bir hak ve hatta bazı durumlarda bir erdemdir. Ancak aşılama konusu farklı bir durum. Bu konuda direnç gösteren Ak Partilileri hatalı buluyor, aşılarını yaptıran CHP’lileri ise tebrik ediyorum (tabii ki diğer partilileri de).

Erdoğan’ı destekleyenler, aşılamayı teşvik eden Erdoğan’a, sağlık bakanına ve bilim insanlarına güvensinler. Aşılarını olsunlar. Böylece hem kendilerini hem diğer insanları korumuş, salgının daha fazla uzamasını ve ekonominin daha fazla bozulmasını engellemiş olurlar. Hiçbir devlet bu kadar yoğun gelen bir sel, salgın ve yangın afetini -daha uzun sürmesi halinde- finanse edemez. Dolayısıyla bu (aşı olma) aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur.

Bu arada bazıları ‘’76 milyon aşılama var ama hala günlük vaka sayıları 22 binin üzerinde, demek ki aşılama işe yaramıyor’’ diyor. Yanlış. 76 milyon aşılama 76 milyon bağışık insan demek değil, bu baştan beri yapılan toplam doz sayısı. Aşılaması tamamlanan, yani bağışık hale gelen (2 doz aşılaması yapılan ve üzerinden 2 hafta geçen) nüfusumuz 20 milyon civarında. Yani halen bağışık halde olmayan 60 milyon insanımız var. Bu salgının sürmesi için fazlası ile yeterli olan bir nüfus. Ayrıca aşılananların %10-15’inde de (korunmamaları halinde) virüs (+) olabilir. Ama tabii ki hastalığı daha hafif atlatırlar. Kısaca aşılama hızımız virüsün yayılma hızından daha geride (delta varyantının bulaşıcılığı da fazla). Salgının duraklaması ancak toplumun %70-80’i tam bağışık hale gelince gerçekleşecek. Ne var ki bu orana henüz çok uzağız.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir