Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Haziran 16, 2021

Yeni Türkiye’nin Eski Köylüleri

Eski köy alışkanlıklarıyla yeni Türkiye kurulmaz…Bazı kurumlarımızda “Eski köye yeni kural olmaz” iddiası, bağnazlığı ve direnişi tüm hızıyla devam ediyor. Eski köye veya köylüye yeni demekle de yeni olmaz.

Başakşehir Belediyesi Sosyal İşler Müdürlüğünde çalışan bir personelin, yardıma muhtaç olan insanlarımıza yönelik alaycı, aşağılayıcı, tahkir dolu ifade ve tavırlarını içeren konuşması, olayın üzerinden çok uzun süre geçtikten sonra, ne sebeple bilinmez ama bir şekilde sosyal medya sayfalarına ve basına düştü. Ne acı değil mi!

Bundan çok daha acı olanı nedir bilir misiniz? Böylesine kötü davranışları olanların kurumlarımızda sayılarının çok hızlı şekilde artmaları…Herkesçe bilinmelerine, fark edilmelerine rağmen, unvanı ne olursa olsun hiç kimsenin onlara dokunamaması, dokunan olursa da ya sürgün yemesi ya da işinden olması…

Demek ki bu alaycı personel, videoda gördüğümüz berbat tavırlarıyla uzun süre devletimizin yaptığı yardımlarla şimdiye kadar gönül kazanmamış, aksine gönülleri ve kalpleri kırıp dökmüştür. Ne hazin bir sonuç biliyor musunuz?

İdarecilik yaptığım günlerde elde ettiğim tecrübelerime müracaat ettiğimde kolaylıkla: “ne var ki bunda, en hafif olanlardan biridir bu, dahası, çok daha ağır olanları da vardır” diyebilirim. Mesela, çok daha fazla hatalı işler yapan personeli uyaran, soruşturma açan veya kanunlar çerçevesinde cezalandıran idareci referansı yoksa çok kısa zaman sonra işini kaybeder. Kötü personel kalır, iyi müdür gider…Klasik uygulama budur! Çünkü müdürün görevi hizmet üretmek değil böyleleri mutlu etmektir. Mümkün müdür bu?

Oysa uyarılan personelin arkasındaki referans, uyaran idarecinin arkasındakinden daha güçlüdür. Arkasında çok güçlü bir siyasi kişilik, dernek veya vakıf vardır. Bu durumda referansı zayıf müdür gider ama yerine gelen yeni müdür, söz konusu personele karşı nasıl davranılması gerektiğini de öğrenmiş olur. Aslında kurumu müdür değil de artık, söz konusu kötü personel yönetmeye başlar.

Öte yandan da idareci sert davranmak, iş bilmemek, huzur temin edememek, , insicamı bozmak, düzeni sarsmakla suçlanır. Çünkü güçlü referanslara göre düzen kurmak, idarecilikte maharetli olmak, yukarıda bahsi geçen personel ve daha sorunlu olanları hiç bir sıkıntıya sebep olmadan çalıştırmak maharetidir. İdarecinin görevi, kaliteli ve nitelikli hizmet üretmek yerine, böyleleri idare etmekten öteye geçememektedir. Bu durumda idareci görevini korumak istiyorsa, kurum düzenini böyle kişilerin konforuna, keyfine, zevkine göre ayarlamak zorunda veya sürgün yemek, işten atılmak veya istifa etmek durumundadır.

Ne yazık ki yeni Türkiye’nin ” eski köye yeni kural olmaz “alışkanlıkları tüm hızıyla devam etmektedir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir