Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Haziran 11, 2021

Tekrar Eden Acı…

Kuran-ı Kerim’in test etmemize ihtiyaç bırakmadan haber verdiği gibi, Yahudilerin Müslümanlara olan düşmanlığı ve bitmek tükenmek bilmeyen öfkesi bir kez daha tekerrür etti ve İsrail, Filistinlileri sembol seçerek aslında tüm Müslümanları dün gece bir kez daha Mescid-i Aksa’da bombaladı…

Elimizden hiç bir şey gelmediği halde her yıl beklediğimiz acıyı da tekrar ederek her sene yaşıyoruz…Hem de mübarek aylarda…

İsrail güçlüdür. Bu yönüyle bakıldığında kırmak, tahrip etmek, yok etmek, öldürmek, ortadan kaldırmak, sürmek, ezmek sadece Yahudi’nin işi de değildir. Bazen güç, din gözetmeksizin insanı zalime dönüştürür ve zulmettirir. Bu yüzdendir ki, sayıları bir buçuk milyarı bulan İslam ümmeti İslam’ın emrettiği adalet üzerine ittifak edip bir araya gelemedikleri için Ebabil Kuşlarının gelip zalimleri bombalamalarını bekliyorlar.

Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan başta olmak üzere diğer İslam ülkeleri İsrail zulmü karşısında neden sessizdirler? Çünkü onlar da güçten yana tavır koymaktadırlar ve tüm işlerini çıkarlarına uygun şekilde düzenlemektedirler. Sorun sadece onların da değildir aksine tüm İslam aleminindir. Çünkü İslam ülkeleri çok sağlam ilkelerle birbirine bağlı toplumsal bir sözleşme üzerinde ittifak edememişlerdir.

Global zulme karşı koyabilmek için öncelikle, içinde yaşadığımız toplumu oluşturan en küçük birim olan aileden başlayarak adalet tesis ederek mahalleye, sonra şehre, sonra da ülkeye ulaşmak zorunluluktur. Bir sonraki aşama ise adalet ilkeleriyle yönetilen İslam birliğine ve yeni bir dünya düzenine…

Peki bizler, binlerce kilometre uzaklıktaki zulümden rahatsızlık duyuyoruz da; kendi gücümüz yettiği halde gözümüzün önünde komşu ile komşu arasında, kurumlarda amir ile memur arasında müdahale imkanımız olduğu halde yapılan haksızlıklar için gerekeni yapıyor muyuz? Bu durumda iki rol klasik tutumdur…Ya Suudi Arabistan’ın yaptığı gibi sessiz kalmak, ya da diğer İslam ülkelerinin yaptığı gibi görmezden gelmek değil midir? Zulüm karşısında sessiz kalmayı kendimiz için meşru görüyoruz da, sadece adında İslam olan bir yönetim Suudi Arabistan’a sessizliği karşısında niçin karşı çıkıyoruz? Sorun aynı değil midir? Güçlüden yana olmak ve gündelik kazançlarin zararından endişelenmek!

Bugünden tezi yok! Komşumuzun komşumuza, amirimizin memurumuza, büyüğün küçüğe, güçlünün güçsüze yaptığı zulme gündelik çıkarlarımız zarar görür endişesiyle sessiz kalmayalım…Zulme uzandığımız, ulaştığımız, gücümüz yettiği yerden başlayalım…

İyi biliniz ki bu duruş, İsrail’siz yeni bir dünya düzeni demektir. Sızlanan olmak değil, engelleyen gücü elde edelim…Söylenen değil de söyleyen olalım inşallah!

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir