Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Eylül 27, 2021

Süleyman Soylu Seninleyiz!

Ne yazık ki, mafya başı olmak suçundan aranan birinin söyledikleri muhalefet için can simidi oldu. Kendisi henüz yakalanmadan ve sorgulanmadan suçlu birinin söyledikleri üzerinden savcıların harekete geçmesi isteniyor. Başka isimlerden bahsedilse de hedeflerinde sadece İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu var…

Çünkü Süleyman Soylu Ak Parti için Cumhurbaşkanımızdan sonra en ciddi ikinci siyasi güçtür…Onu da alabilirlerse Ak Parti’yi ciddi manada zayıflatacaklarına inanıyorlar. Süleyman Soylu gücünü, PKK ve FETÖ gibi irili ufaklı terör örgütlerini kökünden kazımak ve aynı zamanda çıkan gürültüden anlaşıldığına göre ise mafya ile hesaplaşmada önemli yol kat etmesinden almaktadır.

Muhalefet partilerinin yöneticileri öyle anlaşılıyor ki, Süleyman Soylu’nun terör örgütlerine verdiği zararın oluşturduğu tepkiyi kendi lehlerine oya tahvil etmek istiyorlar. İşte, ülkemizin siyasi bakımdan sorunu tam da budur!

Lafı sağa sola eğip bükmeye gerek yoktur. Süleyman Soylu’nun, devletimizin güvenliğinden sorumlu olması nedeniyle PKK ve FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine verdiği zararlardan öfke duyanların çoğunlukla oy verdiği HDP’ye kucak açmak, onunla örtülü veya açık biçimde siyasi ilişki kurmak, siyasi alanını genişletmek Bakana değil de ülkemize zarar vermektir. Dağda silahlı güçlerimizle sıkıştırdıklarının ve dünyayı dar ettiklerinin silahsız siyasi uzantılarına kucak açılamaz. Açılmamalıdır…

PKK ilişkili HDP’nin , Millet İttifakı’nın iktidar olması için anahtar parti görevi üstlenmesi demek ülke yönetimini ele geçirmesi demektir. Bu sorunlu durum, partilerin, siyasilerin gündelik çıkarlarının hatırına asla hoş görülemez.

CHP ve İyi Parti başta olmak üzere Millet İttifakı’nın HDP ile ilişkisini, seçimlerde TRT’de okutulan Öcalan mektubuna dayandırmak istemeleri de elde edilmek istenen sonuçlar itibarıyla aynı değildir. Terörist başının mektubuyla da olsa Ak Parti’ye oy verilmesini istemesi, devletimizin PKK ile verdiği amansız silahlı mücadelenin devam etmesinin gerekliliğine oy verilmesini istemek anlamına da gelmektedir. Bu yüzden parti taasubu bir yana, Güneydoğu’da Ak Parti’nin oyunun yükselmesi bu yönüyle değerlendirilmelidir.

Oysa HDP’ye oy verenler ise tam tersine silahlı mücadeleyi bırakmamamızı ve yeniden teröre zemin açılmasını sağlamak amacıyla muhalefet partilerinin arasına girmek istemektedirler. HDP’nin Ak Parti’den kaçması, nefret etmesi PKK ile verdiği amansız mücadelesi nedeniyledir. HDP’nin, millet ittifakı ile birlikte hareket etmesinin nedeni PKK terörüyle silahlı mücadeleyi sekteye uğratmak içindir.

Dolayısıyla Öcalan mektubu PKK terör örgütünü silahlı mücadele ile yok edin mesajıdır. HDP’nin Millet İttifakı İçine girmek istemesi de bunun tam tersi durumdur. Amaçları bakımından değerlendirecek olursa Öcalan mektubundan, PKK ilişkili HDP ortaklığına meşruiyet çıkmaz.

Bu yüzden, Bakanımız Süleyman Soylu ile beraberiz…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir