Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Temmuz 30, 2021

Ermeni Meselesi

Allahu Âlem Ahir Zamanda çok zor bir dönemden geçiyoruz. Nereden kimler tarafından yönetildiği meçhul aslında bildiğimiz Kahpe Bir Savaşın tam orta yerindeyiz.

Dünyanın bir çok Coğrafyası Siyonist Küreselcilerin piyonları olan terör örgütleri tarafından kan gölüne çevrilmiş durumda.

Sudan sebeplerle iç savaşa sürüklenen bu ülkelerin insanlarını ekmeğe muhtaç duruma getirenler yine boş durmuyorlar.

Dahası bu zalim düzenin oyun kurucularının, şimdilerde Güzel Memleketimiz Türkiye üzerindeki hain planları yavaş yavaş deşifre oluyor.

Ne hikmetse ne vakit Güzel Memleketimiz biraz olsun nefes almaya başlasa ortaya bu Siyonist Katillerin yeni planları ve senaryoları baş gösteriyor.

Şöyle yakın tarihimize bir göz atacak olursak meseleyi çok daha iyi anlayabiliriz. Bu nedenle Birlik ve Beraberliğe Aklın ışığında çok ama çok ihtiyacımız olduğunun farkında olmalıyız.

Düne kadar Amerikan Savaş Uçağına, Fransız Helikopterine ve İsrail’in Heronlarına muhtaç olan Devletimiz bugün Savunma Sanayiinde yerli üretime geçilmesiyle birlikte kendi göbeğini kendisi keser duruma gelmiştir. Üreten ve gelişen Türkiye deyim yerindeyse birilerinin rahatını kaçırdı.

Bu durum Erdoğan’ın yeni siyasi anlayışı sayesinde uluslararası arenada daha esnek ve özgür bir Türkiye oluşmasına vesile oldu.

Anlaşılan o ki Tam Bağımsız Türkiye bu Siyonist Güçlerin pek keyif aldığı bir oluşum değildi. Özellikle Erdoğan önderliğinde Yeni Türkiye modeli dünya siyasetinde Kartların Yeniden Karılmasına ve ardından Rollerin Değişimine vesile oldu.

Bu nedenle düne kadar her 24 Nisanda ABD Başkanı nasıl bir ifade kullanacak diyerek bekleyen Türkiye’nin yerini çokta umurumuzda diyen bir Lider ve Yönetim Anlayışı oluştu.

Eğer bu ülkede ve dünya üzerinde Soykırım Tarihinden bahsedecek isek öncelikle Siyonizm’in baş aktörlerinin tarihlerine bakmak yeterli olacaktır.

Baş Katil ABD bizzat kendi coğrafyasında Kızılderili katliamıyla başlayan ve 2. Dünya Savaşı müteakibinde Afganistan, Irak ve Muhtelif mazlum coğrafyalarda devam eden toplu katliamları hali hazırda günümüze dek devam etmektedir.

Yine bir başka Katil Siyonist Terör Devleti İsrail her gün Bayram ve Ramazan gibi kutsallara aldırış etmeden Masum Filistinlileri katletmektedir.

Fransa ve diğer Vahşi Siyonistlerin Afrika’da hem de altın madenlerini sömürmek üzere milyonları bulan toplu katliamlarını nereye saklayacağız.

Ben bu kadim coğrafyanın bir ferdi olarak merhum babamın bize büyük dedemden aktardığı canlı bilgilere sahibim. Bu coğrafyada yapılan ve bilinen 2 büyük katliam vardır.

Birincisi Ermeni Milislerin Doğu ve Güneydoğuda Türk ve Kürt Ayrımı yapmadan çoluk çocuk ve hamile kadınları vahşice öldürdüğü katliamdır. Büyük dedem böylesi bir katliamdan tek başına kurtulmuş bir vatan evladıdır. Osmanlı Arşivlerinde tarihi gerçekler tüm çıplaklığıyla yer almaktadır.

İkinci büyük katliam ise PKK terör örgütü tarafından ağırlıklı olarak ülkemizin doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde 40 yıl boyunca gerçekleştirdiği katliamlarıdır.

Bugün 2021 senesinde Amerika’nın Bidon Kafalı Başkanı Türkler Ermenileri katletti diyorsa biraz aklı olan meseleyi anlar. Bu millet bırakın katliam yapmayı savaşta esir aldığı düşman askerlerine ekmeğini verecek kadar merhamet sahibidir.

Ama unutulmamalıdır ki Bidon Kafanın yerli destekçileri olmadan bu ifadeyi kullanması mümkün değildir. Bidon Kafalı henüz seçim öncesi dahi Türkiye’deki ortaklarından bahsetmiştir.

Türkiye’de düne kadar Sözde Milliyetçi geçinen İpleri kimin elinde olduğu belli olmayan siyasal hareket yok olma aşamasına gelmiş PKK güdümündeki HDP ile âdeta yasak aşk yaşamaktadır.

Açıkçası karşılıklı olarak kafatasçı iki zihniyet ortak bir noktada buluşmuşlardır. Yoksa İpsizler meseleye bu denli sessiz kalmalarını nasıl açıklayacaklar?

Suriye’de zalim Esad’ın insan yerine koyup vatandaş olarak kimlik dahi vermediği Kürt Milleti bu coğrafyanın asırlardır Asli Unsuru olmuşlardır. Yıllarca Kürt Sorunu hikayesi ile bu ülkede Kürtleri sömüren sözde siyasetçiler her kimliğe bürünmüş ancak bir türlü Kürt olamamışlardır.

Bugün Amerika’nın Bidon Kafalı Başkanının Ermeni Soykırımı ifadesine ilk destek ne hazindir ki yine sözde Kürt Partisi HDP içindeki Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan Ermeni kökenli bir vekilden gelmiştir.

Ben bir vatandaş olarak vergilerimin böylesi hainlere maaş olarak verilmesini içime sindiremiyorum. Varlık sebebini önce Cenab-ı Allah’a sonrada Türkiye Devletine borçlu bu akıl yoksunu hainler piyon olmaktan öteye gidemezler.

Zekâ özürlü bu insana sormak lazım. Bu coğrafyada madem Ermeni Soykırımı yapılmışsa nasıl oluyor da sen hem de vekil olarak hayatını bu ülkede idame ettirebiliyorsun!

Merhum Erbakan Hocamızın yıllar önce dile getirdiği öngörüler bugün bizzat yaşanmaktadır. Siyonizm Tam Bağımsız Türkiye modeline alerjik tepki göstermektedir.

Düne kadar Amerikan karşıtı gösterilerde boy gösteren 6. Filoya “Go Home” diye tepki gösteren Tatlı Türk Solu bugün Amerikan hayranı olmanın yanı sıra yine Amerika desteğiyle anti demokratik yollardan iktidara gelme hayali kurmaktadırlar. 15 Temmuz Hain Darbe Girişimini şimdi daha iyi okuyabilirsiniz!

Velhasıl bu tablo Erdoğan Liderliğinde ki Türkiye’nin doğru yolda ilerlediğinin en büyük göstergesidir.

Yakın zamanda Patates Soğan Manipülasyonunun yanı sıra Ak Parti teşkilatlarının boş bulunmuşluğu ile birkaç belediye kazanan muhalefetin maskesi düşmüştür.

Muhalefet birkaç belediye kazanmanın getirdiği rehavet ile yedi düvele yerli ve milli olmadığını göstermiştir. Yoksa ülke menfaatine yönelik samimi eleştirilere siyaseten kimse karşı çıkmaz. Muhalefet Partileri, İktidara İç Siyasette her türlü eleştiriyi getirebilir.

Bunu bizatihi bizlerde hakikati savunmak adına öz eleştiri olarak kaleme alıyoruz. Ancak söz konusu Vatanımız ve Devletimiz ise her türlü kısır çekişmeyi bir kenara koymalıyız.

Ortada yadsınamaz bir gerçek var. Son 18 yılda Erdoğan önderliğindeki Ak Parti gerek Siyonizm’in Küresel temsilcileri gerekse yerli uzantıları ile ciddi bir mücadele vermiş ve gemiyi fırtınadan en az hasarla çıkarmıştır diyebiliriz.

IMF ve Dünya Bankası üzerinden terbiye edemedikleri bir Türkiye her geçen gün Siyonizm’in korkulu rüyası olmaktadır!

Son tahlilde bizlere her daim akıl ve mantık ekseninde düşünmemizi tavsiye eden dinimizi referans almamız birçok sorundan ve ihanetten kurtulmamız için yeterli olacaktır.

Kısacası mesele Hak ile Batılın mücadelesidir. Bizler her daim bu ten bu bedende olduğu sürece Hakkı ve Hakikati konuşmaya ve savunmaya devam edeceğiz inşallah!

Selâm ve dua ile…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir