Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Nisan 15, 2021

Papa Hangisini Tercih Ediyor: Farisi Şiiliği mi, Arabi Şiiliği mi?

Irak’tan bahseden hemen herkesin %60’ı Şii diye söze başlamasından girelim konuya. Gerçekten öyle midir? 38 milyon nüfuslu Irak’ın 23 milyonu Şii midir?

Şunu hemen belirtelim ki Irak devleti kurulduğundan bu yana yapılan sayımlarda mezhep sorusu hiç olmamıştır. Dolayısıyla çoğunluğun Şii olduğu söylemi bir propagandadan ibarettir.

Bunun temelinde 5 milyon nüfuslu Irak Kürdistan Bölge Yönetiminin(IKBY)dışarda tutulması yatar. Oysa IKYB Irak’ın bir parçasıdır ve nüfusunu genel nüfusa eklediğiniz zaman Sünni nüfus çoğunluğu teşkil eder.

IKYB’nin bağımsızlık hevesinin en etkili sonuçlarından biri de Irak’ı İran eksenindeki Şiilere teslim etmektir.

Ayrıca Sünnilerin Şiilerden daha fazla olduğunu Şii Planlama bakanı Dr. Mehdi el Hafız, Sünni Vakfı başkanı Dr. Adnan Düleymi’ye 2003 yılı hac kotası belirlenirken bizzat itiraf etmiştir.

Şimdi bu bir kenarda dursun.

Katolik dünyasının dini lideri Papa Franciscus 4 gün süren bir Irak gezisi yaptı.

Papa’nın ziyareti tek kelimeyle dini kılıflı bir siyasi ziyaretti! Kınamak için siyasidir demiyorum; Papa aynı zamanda devlet başkanı olduğu için siyasi misyonunu söylüyorum.

Hele Şii lider Sistani ile ziyaretinin bu kadar öne çıkarılması siyaseten daha da anlamlıdır.

Katolik dünyanın dini lideri İslam dünyasının yüzde 10’nuna tekabül eden Şii’lerin sadece Irak ayağındaki liderini ziyaret ediyor olması anlamlı değil midir?

Ve mesela nüfusun onda birine tekabül eden Türkmenleri neden ziyaret etmemiştir?

Bu da burada kalsın.

Bu ziyaretin ilk mesajı Papa’nın tüm Hristiyanların hamisi olduğudur.

İkincisi, Tanca’dan Cakarta’ya kadar yaygın olan Sünni dünyaya karşı Hristiyan-Şii dayanışmasının öne çıkarılmasıdır. Ziyaret boyunca Papa ziyaret bir yana Sünnilerin maruz kaldığı ihlallerin hiç birine temas bile etmemiştir!

Üçüncüsü, Sünni yoğunluklu Musul’da ki Hristiyan azınlığın Haşdi Şa’bi silahlı güçleri tarafından korunmasını sağlamaktır.

Türkiye’yi tehdit edip duran Haşdi Şa’bi’nin Hristiyan kolu olan İncil Tugayları’nın komutanı Reyyan Salim el-Keldani’ye Papanın kendi tesbihini vermesi de çok şey anlatmaktadır!

Dördüncüsü, tarihi Ur şehrini ziyaret edip İbrahimi dinlere gönderme yapılmasıdır. Bu tablo Hristiyan-Yahudi koalisyonunun bir başka boyutudur.

İbrahimi dinler kılıfı altında emperyalizmin dünyanın dört bir tarafında Müslümanlara karşı yürüttüğü (Türkiye’de FETÖ’nün üstlendiği) Ilımlı İslam senaryosu ziyaretin bir diğer boyutudur.

Ur şehri meselesi sanılanın da ötesinde mesajlar içermektedir. Çünkü Ur şehrinin takdis edilmesi hatta hacc için Kudüs yerine Ur şehrine gidilmesi kimileri tarafından seslendirilmeye başlamıştır. Yahudilerin Hrıstiyanlarla fikir birliği ettiği bu hususa Irak Şii otoritelerinin de sıcak baktığı gelen haberler arasındadır!

Beşincisi, Farisi Kum eksenli Şiiliğe karşı, Necef eksenli Arap Şiiliğini öne çıkarmaktır.

Bu bağlamda Türkiye’den Irak’tan Suriye’den ve İrandan kopartılacak birer parça ile büyük Kürdistan devleti kurmanın aslında Kürtlerin menfaatini düşünen bir fikir olmayıp Haçlı Siyonist ortaklığının bir projesi (İsrail’in güvenliği) olduğunu da burada hatırlatmak gerekir.

Türkiye Zeytin Dalı, Fırat kalkanı ve Barış Pınarı operasyonlarıyla bu senaryoyu şimdilik boşa çıkarmıştır ama emperyalizm durmuş değil. Papanın ziyaretine bir de bu pencereden bakmakta fayda var.

Papa bu anlamlı ziyaretiyle bölgedeki Türkiye nüfuzunu kırmayı da hedefliyor diyebiliriz!

Sahi bu papalık milyonun üstünde Iraklı katledilirken neredeydi?

İnsanların kardeşliği Türkiye’nin bölgedeki oyunu bozduğunda mı, üstelik de korona salgınında mı aklına geldi?

Ayrıca Papa IKBY’yi ziyaretinde birçok mektup almış bu mektuplardan biri de PKK liderinden gitmiş, Türkiye’yi şikayet ediyormuş! Bence o mektubu CİMER’e gönderselerdi daha çabuk cevap alırlardı!

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir