Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Mayıs 11, 2021

İstanbul Sözleşmesi İptal

İnancımıza, değerlerimize, ve geleneklerimize uygun olmayan İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanımızın onayıyla ve bir hatadan da dönülerek kaldırıldı. Hamdolsun…

Bundan sonra işimiz hem çok hem de zor…

Bu iptalle tüm toplumsal sorunlarımız halloldu, ortadan kalktı zannıyla hareket edip gevşemeyelim. Ailevi ve toplumsal sorunlar bugün artış ve çeşitlilik gösterse de İstanbul Sözleşmesi öncesinde vardı sonrasında da olmaya devam edecek…

İstanbul Sözleşmesinin tüm kötüklüklerin tek nedeni sayılması aldatıcıdır…Oysa sorun çok daha derindir. İletişim kanallarının çoğalması, bir anlamda kontrol sayılabilecek mahalle baskısını azaltacak kentsel yaşamın hızla çoğalması, eğitim ve öğretim sisteminde değerler yerine daha çok salt bilginin önem kazanması, merkezi otoritelerin insan üzerinde baskılarının etkisi, kazanmanın meşru olup olmadığına bakılmaksızın mali imkanların artması , el değiştirmesi ve daha pek çok sosyolojik sebep bulunmaktadır.

Bu nedenle asıl görevimiz sözleşme kaldırıldıktan sonra başlamaktadır. Yerine teorik olarak neyi ve hangi ilkeleri koyacağız? Uyguladıktan sonra ” toplumda ne tür iyileşmeler meydana gelmektedir?” sorusuna cevap arayacağız.

Bugüne kadar şİkayet etmek dışında “sözleşmenin yerine ne konulacak?” sorusuna verebileceğimiz bir cevabımız ve işin uzmanlarının üzerinde çalıştığı hazır bir metnimiz var mıdır?

Bu süreçte ne yazık ki “bundan sonra ne olacak?” sorusu aklıllardaki soru işaretlerini giderecek ve de vicdanları rahatlatacak cevap henüz bulamamıştır.

Eğitim sistemimizi sil baştan bu manada yeniden yapılandırabilecek miyiz? Basın yayın organlarımız aileyi yeniden inşa edecek programlara hazır mı? Bu programlara kendi ellerimizle yabancılaştırdığımız gençlerimizi yeniden nasıl motive edeceğiz? Sorular ve sorunlar bunlardır.

Dedesinin mezar taşlarını okuyamayan bir nesilden şikayet ederken bugün, büyük oranda babasını ve annesini konuştuğunda anlayamayan bir nesil nasıl meydana gelmiştir? Daha da önemlisi yeni nesil bu süre içerisinde geçmişine yabancı hale nasıl getirildi bunun farkındamıyız?

Mesele zor gibi görünse de çözüm basittir. Tek kelime. Adalet! Sonra adalet, sonra yine adalet! …

Aile içinde adalet, mahallede adalet, şehirde adalet, devlette adalet! Adalet, adalet, adalet…!

Sorun oluşmasını önleyici tedbirler almaktır öncelikle hedef…

Kanun sonradır…

Tüm ailevi ve toplumsal sorunların çözüm kaynağıdır bu sihirli kelime…
Sil baştan yeniden başlamaya ve adalet kelimesini tüm işlerimizin veya faillerinin önüne sıfat olarak koymaya var mıyız?

Adaletli eş ve baba, adaletli eş ve anne, adaletli komşu, adaletli idareciler, yöneticiler,

Adil köprüler, adil mahkemeler, adil hastaneler, adil yönetimler, adil yollar, adil imar, adil kalkınma…

Beklentimiz ise Adalet ve Kalkınma Partisi’nin liderinin öncülüğünde bu işi başarabileceği yönündedir…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir