Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Eylül 22, 2021

Zulmün Adresi Olmaz; Kimden Gelirse Gelsin KArşı Çıkılır

Zulmün adresi olmaz. Kim olursa olsun zalime karşı çıkmak ve tavır koymak insani ve İslâmî bir haslettir. Bu bağlamda kültürümüzde pek de meşru dayanakları olmayan bir hüküm oluşturulmuştur. Buna göre, “zulüm içerden yani bizim yöneticilerimizden olursa karşı çıkmamak gerekir.” Hatta bu konudaki yanlış itaat ve zulme karşı sessizliği ulemadan(!) bazıları naslarla destekledikten sonra aksi durumu fitne diye isimlendirmişlerdir. Özellikle de Nisa Suresi’nin 59. Ayetiyle bağlantı kurarak zulme boyun eğmeyi meşrulaştırmaya çalışmışlardır. İlgili ayete baktığımızda “itaat ediniz” emrinin Allah Teâlâ ve Resulü için iki defa tekrarlanmasına karşın “ülü’l emr/idareciler” için tekrar edilmediği ve atıf harfiyle alaka kurulduğu görülmüştür. Bunun anlamı; yöneticilere mutlak itaat edilmez; idarecilere itaat görecelidir. İtaat edilecek idarecileri işaret eden ayetteki “minküm” zamiri, hakka Müslüman idarecilere racidir. İdarecilerin görevlerini Kur’an bütünlüğünde değerlendirirsek en başta Allah’ın emirlerini uygulamak olduğunu görürüz. Bu bağlamda özellikle Nisa ve Maide Surelerinin iyi tahlil dilmesi gerekir Nisa Suresinde 20, Maide Suresinde 10 defa hüküm kavramı üzerinde durulmuş ve Yüce Allah ile bağlantı kurulmuştur. Kur’an özellikle Allah’ın hükmünden ve onunla hayata anlam verilmesinden bahsetmiştir. Hatta Allah’ın hükümlerini uygulamak ile imanın varlığı arasında alaka kurulup “Vahiyle hüküm vermeyenlerin kâfir, zalim ve fasık olduğu” vurgulanmıştır.[1] Bu ayetlere göre Müslümanlığının farkında ve ciddiyetinde olan idareciler, hayatlarında vahyi hâkim kılarlar ve Allah’ın istekleri çerçevesinde hayat sürerler. Bu ayetlere göre Müslüman bir yönetici vahiyle hükmetmek zorundadır. Kendisinin ve yönetiminin meşruiyeti vahiyle hükmetmesiyle mukayyettir. Bu bağlamda şu hadis oldukça meşhurdur: “Başınıza Habeşli bir köle yönetici tayin edilse, o da Allah Teâlâ’nın kitabıyla hükmetse, işte o zaman dinleyiniz ve itaat ediniz.”[2] Ayrıca konuyla alakalı onlarca ayet ve hadis varken hâkimiyet ve vahiyle alakalı emirlerin olmadığını söylemek bilimsel olmadığı gibi dünya sisteminin önünü açacak işbirlikçi bir ifadedir.

[1] Bak: Abdulaziz, Mustafa Kâmil, el-Hukm Ve’t Tehâküm Fi Hitab’i-l Vahy, Riyad, 1995, c. I, s. 113-166.

[2] Ahmed, Müsned, c. IV, s. 70.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir