Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Ocak 21, 2021

Fikri Sağlar’ın Köhne Fikri

Başörtülü hakimlerin adil karar veremeyeceklerini söylüyor…

Oysa başı açık bir kadın hakim de vicdanı olmasa başörtülü kadın hakkında önyargıları nedeniyle adil karar veremeyebilir…Bu durumda sorun başörtüsü değil de vicdan ve adalet sorunu olur.

Bu adam bu kafa yapısıyla bu ülkede ne yazık ki Bakanlık yapmıştır…O günlerde ülkemiz insan hakları ihlallerini en üst düzeyde yaşamıştır…Bir daha o günlerin geri gelmesini asla istemem Fikri Sağlar gibilerin de Bakan olmasını…

Ancak Ak Parti’nin de bu meseleye semobolik, sloganik ve de korkutarak yaklaşmasını da doğru bulmuyorum. Muhalefette olan birinin somut hiçbir zarar veremeyecek şekilde düşüncesini söylemesiyle elinde mühür tutan kişilerin yaptıkları bazı kasıtlı kasıtsız yanlışları saklama çabası da doğru değildir. Biraz böyle bir yol takip ediliyor sanki…

Adeta deniliyor ki bizlerden şikayet ediyorsunuz ama bakın bunlar gelirse…

Biz de diyoruz ki, onlar bu düşünceleriyle iş başına gelmesinler ama sizler de elinizde mühür olduğu halde kasıtlı kasıtsız yanlışlar yapmayın…Hatta onlar gelirler korkutması üzerinden bazı hatalara meşruiyet sağlamayın.

İşte başarılamayan da budur!

İki yanlıştan birini tercih etme dayatması olur bu!

CHP muhalefette olan bir parti olarak ayırımcılığını başörtüsü ve dini değerler üzerinden yapıyor da devleti yönetme imkanına kavuşan Ak Parti’nin bazı yöneticilerinin ellerindeki mühürleriyle ayırımcılikları yok mudur? Konusu ne olursa olsun ayırımcılık sorundur…Adaletsizliktir.

Devlet kadrolarında atamalar yapılırken o cemaatten bu vakıftan ayırımı bitti mi? Tek ölçü ehliyet ve liyakat mi?

Bazı istisnaları olsa da halen daha devlet kadrolarında atamaların kan bağına bağlı abi kardeş, baba oğul, kayın enişte, üzerinden yürüdüğü ayırımcılığını nereye koyacağız? Cemaat ve vakıfların çok etkin ve imtiyazlı oldukları ayırımcılığını görmezden mi gelelim?

Fikri Sağlar’a bu sözlerinden dolayı bozulanlar içerisinde yukarıda saydığım ayırımcılığı en radikal biçimde uygulayan Ak Parti saflarında olan AKP’liler ne olacaklar? Başörtülüye düşman olan gelmesin de abisine, kardeşine, eniştesine, damadına veya bağlı bulunduğu cemaatine ve vakfına imtiyazlı davranan AKP’liler gelsinler öyle mi?

Başörtülüye ayırımcılık yapanlar gelmeyecekler ama kardeşine, akrabalarına, cemaatine, vakfına imtiyazlı davranan da gelmemelidir…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir