Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Haziran 12, 2021

Cumhurbaşkanımızın Tensipleriyle…

Bu veya buna benzer cümleler görür, duyar veya okuruz…

Çoğunlukla parti veya devlet kadrolarına yapılan atamaların başına getirilir bu cümle!

Fakat böyle başlayan bir icraat gördüğümde de hep ürkerim…Çünkü çoğu zaman hoşuma gitmeyecek bir haber olur sonrasında gelen açıklamada!

Yoksa aklın alacağı, vicdanın kabulleneceği, adaletin teşvik edeceği liyakat ve ehliyet sahibi “Ömerler”‘in göreve atanmasıyla veya kişinin hak ettiğini elde etmesi ile ilgili bir hususta ihtiyaç değildir “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle” ifadesi…

Bu cümle endişe verir hale gelmiştir. Neden biliyor musunuz?
Tecrübemizle öğrendik ki çoğu zaman böyle bir cümle ancak muhtemel itiraz edilecek, kabullenmekte zorluk yaşanılacak hatalı işlerin başına getiriliyor ve bu yolla kabulü sağlanıyor.

Çoğu zaman bu tür atamalar Cumhurbaşkanımıza ve seçmenine de çok ciddi zarar vermekte ve idarede kaliteyi düşürmektedir…

Görev yaptığı kurumda haksızlığa uğrayan bir çalışanına haklı olduğunu söylemesine rağmen sahip çıkamayan bir adam, bir de duyuyorsunuz ki 83 milyonun haklarını savunmak üzere bir ülkeye “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle başlayan bir ifadeyle Büyükelçi olarak atanabilmektedir. Ancak böyle bir atamanın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle kabullenilmesi mümkündür de ondan…! Çünkü ehliyet ve liyakat şartı atamada etkin değildir…

Yine çok önemli bir devlet kurumunun idareciliğini vekaleten yürüten bir kişinin sanki çok önemli işler yapmış ve de başarmış gibi görevine asaleten atanmasının da aynı kalıpla duyurulması şarttır. Yoksa onun da kabulü zordur.

Bu işleri bilenlerden biri olarak diyebilirim ki çoğu zaman Cumhurbaşkanımızın yakinen tanımadığı ve fakat yakınındakilerin akrabalık ilişkileri ve de cemaat bağlantıları neticesinde teşvikleri, tavsiyeleriyle iş başına getirdiği kişiler göreve geldikten sonra yetersizlikleri, hataları, ehliyet ve liyakat eksiklikleri yüzünden Cumhurbaşkanımıza çok ciddi zarar da vermektedirler.

“Cumhurbaşkanı tensipleriyle” başlayan atamanın en sorunlu hali de şöyle bir atamadır. Geçmişinde iyi, dürüst bilinen birine bir devlet kurumda işler kanunlara ve adalete uygun yolunda gitsin diye görev verilir. Fakat bu iyi kişi de idare bilmez, hak hukuktan anlamaz, ehliyet ve liyakat sahibi olmaz, basiret ve feraseti yoksa kötü niyetli diğer idarecilerin oyuncağı haline gelebilmektedir. Bu durumda bu iyi adam ne yazık ki hatayı doğrudan ayırt edemediğinden çoğu zaman yapılan yanlışları meşru hale getiren büyük bir günahın parçası haline de gelebilmektedir. Bu yolla “falan iyi adam, abi, hoca… orada varsa yanlış da olmaz” algısı bir çok yanlışın meşruiyet kazandığı ve ruhsata dönüştüğü mekanizma halini almaktadır. Çünkü bu kişiler iyi niyetli olsalar bile kasıtlı yapılan hataların ortaya çıkmasına engel olmakta ve hataları örten perde vazifesi görmektedirler.

O halde atamalar bu saydığım sorunlar ortadan kalkıncaya kadar “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle” ifadesiyle başlamamalıdır…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir