Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Ocak 23, 2021

Uzamış Covid, Uzamış Salgın: -Long Covid, Long Pandemi-

”Uzamış Covid/Long Covid” ifadesini yeni duymuş olabilirsiniz. Ama bundan sonra muhtemelen daha sık duyacaksınız. Çünkü artık literatürde böyle bir tanım/olgu var. Neden mi?

Salgının başından beri Covid-19’un yeni bir virüs/hastalık olduğunu, bıraktığı hasarın neler olduğunu tam olarak bilemediğimizi ama ACE proteinine tutunduğuna göre bu proteinin bulunduğu tüm organlara saldırabileceğini ve hasar bırakabileceğini… söyleyip/yazıp durduk. Ama çoğunluk sadece mortalite/ölüm oranlarına odaklandı. Oysa bir de mobidite vardı (hastalığın bıraktığı hasarlar).  İşte şimdi yavaş yavaş bunları görmeye başladık. Yavaş yavaş diyorum, çünkü hala tam boyutlarını bilmiyoruz. 

İtalya’da yapılan ve JAMA’da yayınlanan bir çalışmaya göre hastaneden taburcu edilen her 10 Covid hastasından 9’unda (yani % 87’sinde), 60 gün sonra bile en az bir semptom bulunuyor. Yani her 10 hastanın yalnızca 1’inde hiçbir belirti kalmıyor(%13). Buna karşı hastaların %32’sinde 1 veya 2 belirti, %55’inde ise 3 veya daha fazla belirti bulunuyor. Yorgunluk (% 53), solunum sıkıntısı (% 43), eklem ağrısı (% 27) ve göğüs ağrısı (% 22) çoğu hastada hala bulunuyor.

Hastaların %20’si daha kötü bir yaşam kalitesi beyan ediyor. Hastaların çoğunda nefes alma güçlükleri, kalp çarpıntıları, ritim bozukluları, kronik yorgunluk, kas fonksiyonlarında azalma, uyku bozuklukları, hayati öneme sahip günlük aktiviteleri yerine getirme kabiliyetinde bozulma, kafa karışıklığı, unutkanlık, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, depresyon ve sisli beyin gibi zihinsel sağlık sorunları görülüyor. Ve tüm bunlar yaşlılardan daha çok gençlerde, erkeklerden daha çok kadınlarda görülüyor.

Bu bireysel anlamda Uzamış Covid. Ama kanaatimce başka bir problem de salgının uzaması yani Long Pandemi-Uzamış Salgın.

Çünkü salgın uzadıkça (kontrol altına alınamadıkça) insanlar korku ve endişe nedeniyle hastanelere gelemiyor. Çok acil haller olmadığı sürece müracaatlar erteleniyor. Bu ise başta kanser ve kalp damar hastalıkları olmak üzere erken teşhisin çok önemli olduğu hastalıklarda tanıyı geciktiriyor. Bu da ölümcül hastalıklarda tedavi başarısını -sağ kalım oranını- azaltıyor.

Örneğin Mesane kanserinde erken tanı koyduğumuz vakalarımızda  5 yıllık sağ kalım oranı %95 iken, geç kalındığında (hastalık metastatik evrede yakalandığında) bu oran %5’lere düşüyor.

Yani her 100 mesane kanserli hastanın 95’ini erken tanı ve tedavi ile yaşatabilme imkânımız var ilen, geç kalındığında bu hastaların 90’ını kaybediyoruz.

Salgının uzamasını (tedbirlere uyulmamasını, aşı karşıtlığını vs) bir de bu açıdan değerlendirmemiz gerekiyor.

Kaynaklar

Mahase E. Covid-19: What do we know about “long covid”? BMJ 2020;370 doi.org/-10.1136/bmj.m2815

Wise J. GPs call for cut in red tape to manage aftermath of covid-19. BMJ 2020;370:m2729.  doi:10.1136/bmj.m2729 pmid:32636191

Carfì A, Bernabei R, Landi F, Gemelli Against COVID-19 Post-Acute Care Study Group. Persistent symptoms in patients after acute covid-19. JAMA2020;9. doi:10.1001/jama.2020.12603. pmid:32644129

Bladder cancer: diagnosis and management of bladder cancer: © NICE (2015) BJU Int. 2017 Dec;120(6):755-765. doi: 10.1111/bju.14045.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir