Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Aralık 1, 2022

Sofuoğlu ve Destekçileri İçin Muhasebe Zamanı

Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr.Ebubekir Sofuoğlu günlerdir ‘’Ben üniversiteler fuhuş evleridir’’ demedim deyip duruyor. Kendisini savunmaya çalışıyor. Ben kendisinin ne dediğini/demediğini aşağıda tam olarak nakledeceğim.

Ve hem kendisine hem destekçilerine şunu soracağım; İnsanın enerjisini böyle şeyler için harcaması, söylemediği bir şeyi söylemiş, yazmadığı bir şeyi yazmış gibi lanse edilmesi ve buna cevap vermek için uğraşması ne kadar da kötü bir şey değil mi?

Ama siz ne yaptınız? Bugün azıcık kendinizin yaşadığı bu sıkıntıyı (ki asla benzeri olmayacak kadar daha şiddetli bir şekilde) hepimize, bu ülkeye toptan yaşattınız…

Aylardır, haftalardır İstanbul Sözleşmesinde olmayan şeyleri varmış gibi gösterdiniz. Her gün yalan, her gün iftira attınız. Utanmadan, sıkılmadan bu millete yalan söylediniz. Hükümeti boş yere meşgul ettiniz. Milyarlarca insanın vaktini, enerjisini çaldınız…

Evet, Sofuoğlu ve onu destekleyen (Dilipak, Şenocak, Şimşirgil, Cübbeli, Maraşlı…) gibi isimler hiç utanmadan, sıkılmadan, İstanbul Sözleşmesinde olmayan şeyleri varmış gibi gösterdiler, hem de TV ekranlarında ve köşelerinde bangır bangır bağırarak…

Neymiş? İstanbul Sözleşmesi fuhşu teşvik ediyormuş, eşcinselliği meşrulaştırıyormuş, LGBTi’yi yaygınlaştıran bir ifsat projesi imiş, daha çok kan dökecekmiş vs vs…

Biz de aylardır ‘’böyle bir şey yok, bunlar iftira, hangi maddede yazıyor bunlar’ deyip durduk, enerjimizi bunlara harcadık ama onlar hiç tınlamadan bu yalanlarına devam ettiler. Hatta hala daha devam ediyorlar.

Mesela Sofuoğlu, 12-13 yaşındaki bir çocuk ‘Ben cinsiyet değiştirme ameliyatı olacağım’ dediğinde ailesinin buna karşı çıkamayacağını, çıkarsa devletin sözleşmeye dayanarak çocuğu ailenin elinden alıp cinsiyet değiştirme ameliyatını SGK’ya ücretsiz bir şekilde yaptırabileceği iftirasını bile atabilmiştir. Oysa cinsiyet değiştirme ameliyatı zaten 18 yaşından önce -değil yaptırmak- talep bile edilemez, çünkü bu tıbbi olarak da bir kuraldır, kanunlarımıza göre de yasaktır. Ve tabi ki İstanbul Sözleşmesinde de böyle bir şey yoktur, ama Sofuoğlu ve onu savunanlar (ilginçtir İS konusunda da aynı koalisyonu sergilediler) hala bu yalanlarına devam ediyorlar. 

Bu vesile ile umarım biraz muhasebe yapar ve belki aylardır bu ülkenin enerjisini boşuna tüketmişiz diyerek nedamet gösterirler.

Ben Sofuoğlu’nun arada moderatör ve diğer konukların bile itirazına neden olan (parantez içindeki ifadeler) o konuşmasını aynen naklediyorum;

‘’Ben şimdi Z kuşağı, hocam vurgu yaptı, o çok önemli, hedonist merkezli gelişen bir Z kuşağı, temelde hedonizm var, başka bir şey yok. Ben üniversitede 27 senedir çalışıyorum. Son 1-2 senedir derslerin bu denli boş olduğunu görmedim. Efendim üniversite şehirleri geliştiriyormuş da falan da filan da. Yalan. Böyle bir şey yok. Üniversitenin şehirleri geliştirdiğinin göstergesi ne olur? Laboratuvarlar artar, kütüphaneler artar, araştırma merkezleri, efendim araştırma enstitüleri artar, gidin bakın üniversitelere, bütün Türkiye’de üniversitelerin yerleştiği yerler Nişantaşı’na döndü. Bizim kanalizasyonu bile ıslah edilmemiş bir yerden yürür giderdik kampüse gitmek için, Serdivan Sakarya’ya gelsin görsünler. (Z kuşağına biraz değinelim mi? Üniversitelerin o yapıların gelişmesinde filan) Yapılar ama Sayın Cumhurbaşkanımız da vurguladı neredeyse fuhuş evleri (Yok hocam, yapmayın) Ben, tabii canım, gördüğüm var hocam (Hocam genelleme en azından yapmayın) Gördüğüm var. İstisna değil, istisna değil. Ve ben derse devamları söylüyorum. Bakın derse devam yüzde 30, yüzde 40. Şimdi internet üzerinden ders veriyoruz. Dersi anlattığım sırada dinleyenleri de görebiliyorum, daha sonra imkânı olup katılamayanlar olabilir.(Biraz ağır oldu hocam, yani)  Bakın dolduruyorum, bakın ne diyorum, e ne yapayım ben şimdi? Yok ya her şey çok güzel mi diyeyim? Gördüklerim var.(hocam güzel demeyin) Apartlar, gelin gezdireyim o zaman. Ben anlamıyorum siz nerde yaşıyorsunuz, gelin ben sizi gezdireyim, misafirim olun, … bir saniye bir saniye Sabri bey, gelin ben sizi gezdireyim, apartları anlattırayım, aradaki komşuları gezdireceğim, komşular size söyleyecek, emlakçılar size söyleyecek (Peki), emlakçılar, bakın bir şey daha söyleyeceğim, bakın ben 27 senedir üniversitede ders veriyorum ve derse kesinlikle devam alırım. Yüzde 60-70 doluluk olurdu, yüzde 60-70, talebelerin, yüzde 30’lar 40’lar seviyesinde, 52 kişilik sınıfı ben 32 kişi ile (Pandemi öncesi mi sonrası mı?) Öncesinde, şimdi pandemiyi de söylüyorum. Ben 50 kişilik sınıfları 20-25 kişiyle ders yapıyorum. Ya ben bunun öncesini de biliyorum. Talebeler kampüse -Sakaryalı mı? Hayır- Gelin ben size o Sakarya’nın Nişantaşı, Serdivan’ı göstereyim. Gelin kendi gözlerinizle görün…’’

Evet, Sofuoğlu’nun ifadeleri böyle; ‘’neredeyse fuhuş evleri’’ ifadesini üniversiteler için değil üniversite öğrencilerinin kaldığı apartlar için kullanıyor. Moderatörün ‘’Yok hocam, yapmayın… en azından genelleme yapmayın’’ şeklindeki itirazını da ‘’tabii canım, gördüğüm var hocam, gördüğüm var, istisna değil, istisna değil’’ diyerek cevaplıyor.

Bu sözlerin hiçbir savunması olamaz. ‘’Gördüğüm var, istisna değil’’ ne demek ya Hu? Neyi gördün? Hem de istisna değil diyerek, genelleme yaparak. Bu durumun çocuklarını üniversite okusunlar diye Sakarya’ya gönderen anne-babalara nasıl bir üzüntü verebileceğini hiç mi düşünmedin? 

Hani neredeyse her sözünüzde dini- Kur’anı ağzınızdan düşürmüyorsunuz ya, bu nedenle ben de size şunu hatırlatayım;

Eğer 4 şahidin yoksa Kur’ana göre; 1)müfterisin, 2)80 sopa cezası hak ettin ve 3)artık şahitliğin ebediyen (ölene kadar) kabul edilmeyecek…

Bana inanmıyorsan Nur suresinin 4. ayetine bakabilirsin.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir