Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Kasım 27, 2021

Kudüs Müftüsü İkrime Sabri’nin Ayasofya Hutbesinin Mehmet Görmez ile İlgisi…

Kudüs eski Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Ayasofya’da Cuma namazı kıldırdı. Kudüs Müftüsü İkrime Sabri’nin Ayasofya’nın şerefli mihrabına geçmesinin iki açıdan büyük önemi var. Bunlardan birincisi, Selahaddin’in emaneti Kudüs’ün Müftüsünün Fatih’in emaneti İstanbul’da Cuma namazı kıldırmasıdır. İkinci büyük önemi ise Kudüs Müftüsüne tam beş yıl sonra gelen vefadır.

Bunun Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile ne ilgisi var?

Bundan beş yıl önce Diyanet İşleri eski Başkanı Görmez, Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın minberinde on binlerce Filistinliye hutbe irad etmişti. Dinleyen on binlerce Filistinli vardı ama hutbe bütün dünyada yankı buldu. O meşhur hutbeyi irad eden Başkan Görmez’i minberin basamaklarına götüren Kudüs eski Müftüsü İkrime Sabri idi.

2015 yılının Mayıs ayında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, hem İslam coğrafyasında hem de Hristiyan ve Musevi dünyasında büyük yankı uyandıran Kudüs ziyaretini gerçekleştirdi. Türkiye Cumhuriyet tarihinde de bir ilk olan bu ziyaret çok konuşuldu. Birçok açıdan değerlendirilmesi gereken bu ziyareti uzun uzun anlatmayacağım. Ben sadece 2015 yılının Mayıs ayının ikinci yarısında neredeyse bütün dünyada gündem olan o hutbeyi, o hutbeye giden yolu ve o ziyaretin bir semeresi olan Ayasofya hutbesini anlatacağım.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, tüm zamanların kadim tartışması olan ‘Bir Diyanet İşleri Başkanı Kudüs’e gitmeli mi gitmemeli mi?’ tartışmalarından sıyrılarak ve inisiyatif alarak 2015 yılında Kudüs’e gitti. Başkan Görmez, Türkiye Cumhuriyet tarihinde bir ilk olan Kudüs ziyaretini, ‘Bu kutsal toprakları, El Aksa’yı işgalci İsrail’e terk edemeyiz’ şeklinde değerlendirdi.

Bir haftalık ziyaretin sonuna doğru Cuma namazı için Mescid-i Aksa’ya on binlerce Filistinlinin tabir-i caizse tezahüratları eşliğinde girdi. Bu ziyarette kendisine eşlik ettiğim için Mescid-i Aksa’nın avlusunu dolduran on binlerce Filistinlinin Görmez’e gösterdiği ilgiye ve sevgi seline bizzat şahitlik ettim. Gözyaşları içinde slogan atan bir Filistinliye yaklaşıp şaşkınlığımı ifade ettiğimde: (Başkan Görmez için) ‘Siz geldiniz ya Kudüs’ün taşları bile sevindi’ dediğini hala hatırlarım.

Başkan Görmez, Mescid-i Aksa’ya girdi. Peşinden biz girdik. Peşinden binlerce Filistinli girdi. EL Aksa’ı bilen bilir. O geniş avlu ve sokak araları da hınca hınç dolmuştu.

Başkan Görmez, mihraba yakın bir yerde oturup namazı beklemeye başladı. Hutbe verilecekti ve İkrime Sabri’nin hutbesini dinleyecektik. Ancak İkrime Sabri’nin Başkan Görmez’e yaklaşıp kulağına bir şeyler fısıldadığını gördük. Ve sonra Başkan Görmez, ayağa kalktı ve minbere ilerledi. Hepimiz şaşkındık. Ve El Aksa’da ‘Allahuekber’ nidaları yükselmeye başladı. El Aksa’da herkes kimi ayağa kalkarak kimi oturduğu yerde gözyaşları içinde ‘Allahuekber’ diye bağırıyorlardı.

Sonra hocaya sorduğumuzda ‘Hocam nasıl oldu? İkrime Sabri kulağınıza ne dedi? diye sorduğumuzda: ‘Bu minber Selahaddin’in minberi, bu minber Sultan Selim’in minberi lütfen siz çıkın hutbeye’ dediğini öğrendik.

Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın safahatını, anlamını anlattığı ve günümüz dünyasına hitaben verdiği hutbede:

“Ey! El Aksa’nın bekçileri. Sizin davanız bizim davamız. Sizi üzen bizi de üzer. Bu ziyaretin tek bir amacı var. O da biz sizdeniz ve sizin yanınızdayız. Sizin yanınızda olmak bizim boynumuzun borcudur.” ifadelerinde El Aksa’nın içini hıçkırıklar doldurmaya başladı.

Cuma namazının ardından Mescid-i Aksa’nın avlusuna çıktığımızda Filistinlilerin destek gösterileriyle karşılaştık.

Başkan Görmez’in hutbesi Ürdün’ü karıştırdı…

Başkan Görmez’in hutbesinin ardından sonraki Cuma namazında hutbe irad etmek için Ürdünlü Bakan El Aksa’ya gelmiş ve tepkilerle karşılaşmıştı. Minbere çıkmasına müsaade edilmeyen Bakan, hızlıca kıldırılan Cuma namazının ardından korumaları tarafından iki saat bir odada kilitli tutulmuş ve ardından Mescidden ayrılmıştı. Filistinliler ise fıkhen namazın olmayacağını belirterek, yönlerini Mescid-i Aksa’ya dönerek tekrar Cuma namazı kılmışlardı.

Filistinlilerin bu denli tepki vermesinin nedeni, 1924’ten bu yana Mescid-i Aksa’nın kontrolünü elinde bulunduran Ürdün’ün İsrail baskınlarına karşı sessiz kalması ve hatta izin vermesiydi.

Gösterilerde Filistinliler, önceki hafta Türkiye’nin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in bu minberde hutbe verdiğini hatırlatarak, “Bu minbere ancak ümmete sadık alimler çıkabilir.” demişlerdi.

Kudüs eski Müftüsü İkrime Sabri’nin bugün Ayasofya’nın mihrabına geçmesinin beş yıl önceki Mescid-i Aksa hutbesi gibi bir anlamı var.

Aynı heyecan, aynı birliktelik mesajı bugün Ayasofya’nın mihrabında ve avlusunda yankılandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da saf tuttuğu bu Cuma namazının Kudüs gibi bir anlamı var. Filistin’in yanında olduğumuzun ve Mescid-i Aksa ile olan akdimizin bir göstergesidir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir