Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Ağustos 14, 2022

Fetvada Tercihin Müsteftiye Bırakılması

Fetva konusunda zaman zaman karşılaşılan tutumlardan birisini, meseleyle ilgili ictihadların/fetvaların sıralanıp, kararın soru sahibine bırakılması oluşturmaktadır (tahyîru’l-mukallid/tahyîru’l-müsteftî).

Bilhassa mahiyeti bakımından biraz netameli bulunan hususlarda (genellikle aile ve tıbbi müdahaleyle ilgili sorunlar) böyle bir yola başvurulduğu görülmektedir. Bu şekilde bir tutum benimsenmesinde, sorumluluk altına girmekten, vebal üstlenmekten kaçınma düşüncesi de etkili olmaktadır.

Öncelikle bir insanın, uzmanlığı bulunmayan konularda fetva vermesinin caiz olmadığını belirtmek gerekir. Gerekli ilmi liyakate sahip olduğu hususlarda fetva vermesinin ise, niyetinde bozukluk, gayretinde eksiklik/ihmal bulunmadığı sürece vebal doğurması söz konusu değildir.

Bu noktaları ifade ettikten sonra, bir Müslüman, karşı karşıya olduğu bir halin dini hükmünü öğrenmek üzere bir alime müracaat ettiğinde;

  1. Fakih/müftü, muhatabın/müsteftinin idrak düzeyine uygun açık ve kesin bir cevap/fetva vermelidir.
  2. Şayet konuyla ilgili kanaatinin netleşmemiş olması ya da başka sebeplerden ötürü görüş belirtmek istemiyorsa;

a. Konuya hiç girmeden, müsteftiyi bir fetva kuruluna veya o konuda özel müktesabatı bulunan emanet ve ehliyet sahibi bir alime yönlendirmelidir.

b. Bunu yapmak yerine, konuyla ilgili görüşleri açıklamakla yetinip, tercihi müsteftiye bırakmak ise, isabetli bir tavır değildir. Zira bu durumda müstefti, nefsi istek ve arzularının etkisi altında bir tercihte ve uygulamada bulunacaktır. Oysa bir bilenin ilmine başvurması, Yaradan’ın razı ve hoşnut olmayacağı bir davranışta/eylemde bulunmama hassasiyetinden kaynaklanıyordu. Alimin bu tavrı onu, nefsiyle baş başa bırakmış oldu. İşbu noktada, müsteftinin, hevasına uygun düşecek şekilde davranmaya yönlenmesinde, bilgisine başvurulan ilim ehlinin de vebalinin bulunduğu söylenebilir.

Sonuç itibariyle, bir alimin, kendisine arzolunan ve dini hükmünü beyan etmesi istenilen bir hususta, konuyla ilgili görüşleri sıralayıp bunlar arasından uygun olanı tercih işini, sorunun sahibine bırakması caiz değildir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir