Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Aralık 3, 2020

İzmir Depremi ve Ona Bağlı Ölümler Takdir-i İlahi Midir?

Elbette. İzmir depremi de daha önceki Gölcük, Van, Erzincan… depremleri (ve bunlara baglı ölümler) de Allah’ın değişmez bir kaderidir. Yani bunların hepsi ‘’takdir-i ilahî’’dir.

Çünkü Allah her şeyi bir kadere (ölçüye, mikdara, yasaya) göre yaratmıştır (1).
Bu bağlamda kainatta hiçbir şey/olay yoktur ki takdir-i ilahi olmasın.

Mesela ‘’Su 100 derecede kaynar’’, ‘’Suyun kaldırma kuvveti vardır’’, ‘’Belli bir hacmi/kütlesi bulunan cisimler yerküre tarafından çekilir, çünkü yerin çekim gücü vardır’’, ‘’İki kere iki dört eder’’, ”Kaynayan suya elini daldırırsan elin haşlanır, yanar”…

İşte bunlar gibi; ‘’Belli bölgelerde fay hatları bulunur ve bunlar belli aralıklarla kırılır’’. Yani fay hatları olan bölgelerde belli aralıklarla deprem/zelzele olur. Eğer bu bölgelerde ev/bina yaparsan, üstelik de bu evleri olması gereken ölçülerde (mikdarda/kaderde) yapmazsan, her fay kırıldığında bu binalar da kırılır/yıkılır. Ve içinde isen enkaz altında kalırsın, başına kiriş veya beton tavan/duvar çöker, ezilirsin, ölürsün….

Bunlar Allah’ın değişmez yasalarıdır, kaderidir (takdir-i ilahi).

Dolayısıyla, evet, İzmir depremi de bu depremde yıkılan evler ve hatta bundan sonraki depremlerde yıkılacak olan tüm evler ve bu evlerin içinde enkaz altında kalanlar/kalacaklar, ölenler/ölecekler de hepsi Allah’ın bir kaderidir, takdir-i ilahidir…

Bu kaderi değiştiremezsin, ta ki fay hattında bina yapmayıncaya veya bu binaları 8-9 şiddetindeki depremlere dayanıklı ölçülerde (KADERDE) yapıncaya kadar…

Tabi o takdirde Allah’ın bu kaderini değiştirmiş olamazsın, bunu yapamazsın zaten ama Allah’ın senin için takdir ettiği başka bir kadere sığınabilirsin. Böylece Allah’ın senin için tayin ettiği o belli süreye (yani ecel-i müsemma’ya) kadar yaşayabilirsin. Eğer ‘’ecel-i müsemma’’nı kısaltacak başka bir ihlal yapmazsan tabi (2-4).

İşte tüm bunlar da Allah’ın yasalarıdır, kaderidir.

Sen eğer fay hattına yakın bir alanda, zemini muhallebi gibi kaygan olan Bayraklı bölgesinde (veya Gölcük’te veya Avcılar’da…) bina yaparsan ve üstelik de bu binaları zemine uygun bir donatı ile yapmazsan, demirini-harcını eksik kullanırsan…

Yani Allah’ın koyduğu jeolojik ve sismolojik yasalara (kadere) uymaz isen, tabi ki depreme yakalanacak ve tabi ki enkaz altında kalacaksın, belki de öleceksin.
Takdir-i ilahi işte…

Kaynayan suya dalarsan yanar; kolonu, demiri, harcı bulunmayan evde yaşarsan enkaz altında kalırsın.
Takdir-i ilahi işte, ne yaparsın!

Allah İzmir depreminde ölenlere rahmet, yaralılara şifa geri kalan bizlere de basiret versin…

İlgili ayetler;
1-‘’Şüphesiz ki biz her şeyi bir ölçüye/kadere göre yarattık.’’ (Kamer, 54/49)

2-“Sizi balçıktan yaratan Odur, sonra O sizin için bir ECEL belirlemiştir. Başka bir ecel (ecel-i müsemmâ) da O’nun katındadır.”(En’âm 6/2)

3-“Sizi yaratan O’dur. O önce topraktan sonra nutfeden sonra da alakadan yaratır. Sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarır. Sonra güçlü döneminize ulaşır ve nihayetinde de yaşlı/ihtiyar olursunuz. Bazılarınız da daha önce vefat eder. Böylece belirlenmiş ecelinize (ecel-i müsemmâ’nıza) ulaşmış olursunuz, ki (bunları düşünerek) belki aklınızı kullanırsınız (diye).” (Mümin 40/67)

4-(Nuh kavmine şöyle demişti) “Ey kavmim! Ben size gönderilmiş açık bir uyarıcıyım. Allah’a kulluk edin, O’ndan çekinin ve bana itaat edin. Ki Allah günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirlenmiş ecelinize (ecel-i musemma’nıza) kadar yaşatsın. Ne ki Allah’ın belirlediği ecel gelince asla tehir olmaz. Keşke bunun bilincinde olsaydınız!” (Nuh 71/2-4)

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir