Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Ocak 19, 2022

Allahu Ekber!

Ayda bebek 91 saat sonra depremden yıkılmış binanın enkazından sağ salim çıkınca kurtarma ekipleri akıl almaz bu harika haber karşısında hep bir ağızlarından sevinçlerinden tekbir getirmişlerdi. Bu durum ekibin sevinç izharıydı. Onları müthiş gayretleri karşısında tebrik etmek insani görevimizdir.

Oysa çok öncesinde Allah’ın büyük olduğu yaşayarak kabul edilmiş olsaydı, müteahhit o binayı çürük yapar mıydı? Devlet kontrol ekipleri gevşek davranabilirler miydi? Her canın hesabını büyük Allah sorar düşüncesi hakim olsaydı…

Tekbir getirilmesinden rahatsız olanlar da oldu elbette…Onlar da bu ülkenin en az bizim kadar vatandaşlarıdırlar bizim tekbir getirmemiz ne kadar hakkımızsa onların da inanmamak! Allah’a inanmayanlar haliyle muhafaza gücüne de inanmayacaklardı. İnanmayan biri için bu durum normal değil mi? Ne demelerini bekliyorduk…?

İnanmadıkları halde inandık mı deselerdi…?Daha mı iyi yapmış olurlardı! Bana kalırsa onlar bu halleriyle çok doğal davrandılar. Oldukları gibi göründüler… İyi de yaptılar. Çünkü inanmıyorlar…

Ya oldukları gibi görünmeyenler!

İnanmadıkları halde inanır gibi yapanlar!

Kendilerini gizleyenler! Başka türlü poz verenler!

Allah’ı güçlü kabul ettiklerini ve hesap gününe inandıklarını söyledikleri halde kul hakkı yiyenler, yalan konuşanlar, aldatanlar, kumpas kuranlar, fitne fesat oluşturanlar, kamu hakkı gözetmeyenler, hile yapanlar, ahlaksızlık yapanlar, yanlı davrananlar ne olacaklar?

Dindar insanlar olarak bizlerin görevi “Allah büyüktür” sözüne itiraz edenleri bu halleriyle kabul edebilmemiz birinci aşamadır… ikinci aşama ise onlar dini tebliğe muhtaç muhataplarımızdırlar. Ancak bunu sadece sloganla yapamayız…Müslümanlar Allah’ın büyüklüğünü, Ayda bebeği 91 saat enkaz altında muhafaza etmesi sonucu öğrenmiş değillerdir elbette!

Allah’ü Ekbere…İnandın ve iman ettin mi? Hesap gününe de inandın demektir…Allah’ın her an yaptıklarını kayıt altına aldığına ve zerre iyilik ve zerre kötülükten hesap vereceğine de inandın demektir değil mi?

Eli mühür tutan tüm yetkililerimiz yaptıkları tüm işlerde adaleti ve zamanı en hassas şekilde gözetirken bizlerin ve çocuklarımızın olmadığı yerlerde imza atıp mühür basarlarken her yönüyle Ayda bebeğe gösterilen titizliği kesintisiz tüm çocuklarımıza göstermek zorunda değiller midir? Sonra da bir yanlışa engel olduklarında sanki enkazdan tüm çocukları kurtarmış gibi sevinmeleri hakları değil midir? İşte böyle bir yerde de Allah’ın büyük olduğunu (Allah’ü Ekber) slogan atarak değil de yanlışa, hataya, kusura, ahlaksızlığa, kumpasa her türlü riski göze alarak karşı durmakla söylemiş olursak Allahın büyük olduğuna inandığımızı yaşayarak söylemiş oluruz…Diğeri sadece slogan olur!

O halde toplumsal olarak bugünden tezi yok… Hem bizler hem de yöneticilerimiz bundan sonra yaşayarak Allah’ü Ekber diyeceğiz… Sloganla değil!

Göreceksiniz, yaşayarak Allah’ın büyük olduğuna inandığımızı ortaya koyabilirsek ne çocuklarımız ne de bizler hiç bir enkazın altında kalmayacağız..

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir