Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Kasım 25, 2020

Eğitimde Reform Denince Aklıma Gelenler..

Önce Eğitimin bir lideri olmalı, ama bizim bildiğimiz anlamdaki liderlerden bahsetmiyorum.
Bizde lider dendi mi hatırı olacak, hitabeti düzgün olacak, birde dini söylemleri çokca kullanırsa işte size lider.
Hayır liderlik bu değil.
Burada yeri gelmişken liderler dini, kültürel ve yerel söylemleri kullanmalıdır.
Liderlerin dine ve kültüre uzak durması hiç iyi değildir.

Liderlik eğitimi almış ve yıllardır şirketler ve projeler yönetmiş biri olarak Türkiye’deki Eğitim Öğretimin lideri eğitimci olması, akademisyen olması, eğitimin her alanında çalışmış olması gerekmiyor.
Sadece liderliğin kurallarını bilmesi ve tam olarak kuralları uygulaması yeterli olur.
Son 25 yıldır eğitim öğretimin içinde iş yapan biri olarak Eğitim Öğretime Liderliğin kurallarını uygulayan ve uzun süre görev yapan bir lider gelmedi.

Gelmişsede liderlik yapamadı.
Mutlaka gelen kişiler liderliğin kurallarını da biliyorlardı ama muhtemelen izin verilmedi veya başka başka nedenler ortaya çıktı.
Bilmekle, başarılı şekilde uygulamak farkıda var elbette.

Türkiye ‘de eğitime liderlik yapmak Avrupa veya Abd eğitimine liderlik yapmakla aynı değil.
Liderlik kuralları tüm dünyada hemen hemen aynı olsa da Türk Eğitim sistemi Merkezi yapıdan dolayı tüm dünyadan ayrılıyor.
O yüzden Türk Eğitimine Liderlik yapacak kişi önce kadroyu Türkiye’ye göre kurmak zorunda..
Geçmişten kalan “Kutsal Kişilerle” asla bu sistem kurulamaz .
“Kutsal Kişi” kavramı liderlikle ilgili bir kavram ve kuramdır.

Türk Eğitim Sisteminde Ekonomide olduğu gibi Makro Eğitimciler ve Mikro Eğitimciler sistemi kurulmalı.
Makro ve Mikro kavramı ekonomi ile ilgili bir kavram.
Avrupa, ABD eğitim sistemine bu kavramı koyamazsınız belki ama Türk Eğitim Sisteminin özel durumundan dolayı böyle bir sistem kurulması gerekir.
Makro Eğitimciler; Veri Bilimini iyi bilmeli ve Dünya eğitim sistemini anlık takipedebilme becerisine sahip olmalılar.
Veri Biliminde; Yazılım, database, veri analizi, istatistik okuma gibi bilgiler öğrenilip beceri dönüştürülmeli.
Eğer bakanlıkta bir Daire Başkanı veya Genel Müdürseniz hangi alt kadrolarsan nasıl bilgi isteyeceğinizi bilmeniz gerekir.
Belki database veya yazılım yapmayacaksanız ama bunları iyi şekilde bilirseniz neyi isteyeceğinizide bilirsiniz.
Bazen Milli Eğitim Bakanlarımızın konuşmalarında yanlış rakamlar söylediğini defalarca şahit oldum.
Sebebinide biliyorum
Veri Bilimi bilmeyen ve kullanmayan kişiler canlı verileri veremiyorlar.
Bakanın verdiği rakam bazen bir ay öncenin rakamları olabiliyor.
Veriye ne kadar hakimsek o kadar iyi sonuçlar alırız.
Makro Eğitimciler tüm dünyanın emarını (MR) anlık çekerken mikro eğitimciler yukardan gelen bilgilerle her öğrencimize ışık olur.
Bizim ülkemizde reform yukardan aşağı olur.
O yüzden Makro Eğitimciler dünyadaki tüm eğitim sisteminin bilgilerini kullanarak kendi kültür ve değerlerimizle harmanlayıp mikro düzeyde işleyerek konu başlıklarına dönüştürlerse dünyaya bir eğitim sistemi kazandırmış oluruz.

Cumhurbaşkanımız Liderliğin gerektirdiği tüm kuralları şimdiye kadar eksiksiz yerine getirdi.
Ak Parti hükümetlerinin en önemli başarısıda iyi bir liderliktir.
Ülkemizde yıktığı en önemli iş “Kutsal Kişiler” kurumuydu.
Geçmişte “Kutsal Kişiler” kuramını uygulayan çok az lider var ülkemizde.
Geçmişte kim uygulamışsa başarılı olmuştur.

Milli Eğitim Bakanlığımızda bu kuram zaman zaman uygulandı ama uygulayan kişiler çok kalamadı ve gitti.
Kuramda zaten öyledir.
Başarız olursanız siz gidersiniz.
Aynı Cumhurbaşkanımızın dedeği gibi.
“Acırsanız, acınacak duruma düşersiniz”

Reformlar ancak ve ancak iyi bir liderle gerçekleştirilebilir..

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir